Bizi Takip Edin

SAĞLIK

Zerdeçal’ın mucizevi etkileri

Umut Doğan Yıldız

-

 

Zencefil ailesinden gelen zerdeçalın en önemli etki alanı, eklem iltihaplanmasını hafifletmesi ve arteriti tedavi gücüdür.

Vücutta ateşi yükseltmeden iltihap oluşturup ağrı yapan arterit (atardamar duvarının iltihaplanması), yaşam kalitesini düşüren zor bir hastalıktır. Kişilerin aldığı tedaviyi değiştirmeden, zerdeçal kullanarak aldığı cevaplar bu baharatın mucizevi gücünü açıklıyor. Toksik etki göstermeden, yan etkisiz antienflamatuvar olarak çalışan zerdeçal, karpal tünel sendromu (el parmaklarının uyuşması) da dâhil kas ağrılarının tedavisinde oldukça etkili. Aynı zamanda kanserli hücrelerin gelişimini ve yayılmasını da önleyebiliyor. Etkili olması için her gün 1 tatlı kaşığı tüketilmeli. Soğanla beraber kullanıldığında kolon kanserinin önlenmesinde, karnabahar, lahana, brokoli, Brüksel lahanası, turp gibi sülfürlü sebzelerle kullanıl-dığında ise prostat kanserine karşı koruyuculuğu artıyor. Güçlü bir antioksidan olduğu için damar sağlığını koruyarak kalp hastalıklarının önlenme-sinde etkili olan zerdeçal, kolesterolün düşürülmesinde de rol oynuyor. Kalp krizi veya inme riskini azaltıyor.

İyi bir B6 Vitamini kaynağı olan zerdeçalı özellikle de ailesinde kalp-damar hastalığı olanlar ve diyabete yatkın olan kişiler, sağlıklı beslenme alışkanlıklarına almalı.

Vücudumuzu yaşlandıran zararlı maddelere karşı koruyucu olmasıyla da dikkat çeken zerdeçal, aynı zamanda tam bir karaciğer dostu. Arındırıcı etkisiyle detoks listelerinin vazgeçilmez bir üyesidir. İçten ve dıştan uygulamalarla bedeni temizleme gücü çok kuvvetlidir. Serbest radikaller vücutta başıboş dolaşarak hücrelere zarar verir. Zerdeçalın etken maddesi olan “kurkumin”, yüksek antioksidan etkisiyle bu zararlı molekülleri yok eder.

Diyetisyen Berrin Yiğit, zerdeçalı mutfağımıza kazandırarak sağlığımıza katma değer katabileceğimizi söylüyor. İşte onun kaleminden zerdeçalın faydaları ve nasıl kullanabileceğine dair bilgiler…

Doğanın şifalı güçlerinden zerdeçal, hafif acımsı bir rayihası olan, kullanımı kolay baharatlardan biri. Sarı-turuncu renkli, “Hint safranı” olarak da bilinen zerdeçal, leziz tadı dışında sayısız sağlık faydasına sahip. Hint yemeklerine kendine özgü tadını verir, Çin mutfağının da sağlık formülüdür. Ayurveda ve Çin tıbbında sıkça yer alır.

Tüm dünyada artan kalp-damar hastalıkları, şeker, obezite, kanser ve pek çok hastalığın suçlularından biri iltihaplanmadır. Bazı çalışmalar, kalp hastalıklarına kolesterol yüksekliğinden çok damar içi iltihaplanmanın yol açtığını gösteriyor. Bu durumda, genel sağlığın korunmasında antienflamatuvar (iltihap önleyici) ve antioksidan özellikleri ile zerdeçal imdadımıza yetişiyor.

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Teknolojiyle araya mesafe koymak

Umut Doğan Yıldız

-

İyi kullanıldığında etkili bir silah olan teknoloji, hayatın gerçek tadını almanızı engelleyebilir. Tamamen bırakamasanız da kısıtlamanız işinize yarayacak.

İnsanların çoğu geceleri dokuz saat uyumaz ama her gün en az bu süreyle ekrana bakar. Bununla birlikte, yüzde 46’mız henüz yataktan bile çıkmadan elektronik cihazlarla ilgilenmeye başlıyor. Sonuç olarak boyun, göz ve genel sağlığımızla ilgili problemler yaşıyoruz. Öncelikle, akıllı telefonlar stresle baş etme konusunda bize yardımcı olmuyor ve lise öğrencileri üzerinde yapılan araştırmalara göre, sosyal medya kullanımı yalnızlık duygusunu körüklüyor.

Hayatı ekrandan takip etmeye ara verme zamanınızın gelmiş olabileceğini düşündünüz mü? Elbette ki anksiyeteye sebep olabilecek şiddetli bir dijital detoks yapmanızı tavsiye etmeyeceğiz. Fakat ekrana bakma sürenizi birkaç günlüğüne azaltmanız, hayata dair başka gerçekleri görmenizi sağlayabilir. Örneğin huzur veren sabah dinginliğinin tadını çıkarabilir ya da arkadaşlarınızın konuştuğu şeyleri duyabilirsiniz. The Power of Off kitabının yazarı Nancy Colier, “Yalnızca kendimizi eğlendirmeye çalıştığımız ve dikkatimizi toplamadığımız için dinlemeyi bilmeyen bir kültüre sahip olmaya başladık,” diyor. Ekranınızı size acı vermeyecek şekilde kapatıp hayatın akışına kapılmak istiyorsanız, okumaya devam edin.

1- Çağın gerisinde çalış

EKRANINIZI SEKMELERLE bölmek ya da nabız değeri teknolojisinden yararlanmak performansınızın artmasını sağlayabilir. Ancak bu yöntemlerin zihinsel anlamda nasıl hareket ettiğinizi, hangi kaslarınızı kullandığınızı ve doğru formda nasıl hissettiğinizi bilmemenize yol açabileceğini ifade eden George Mason Üniversitesi Kinezyoloji bölümü öğretim üyesi Joel Martin, “Sakatlık riskinden korunamayacağınız gibi kendi vücudunuzu tanıyamamaya başlarsınız,” diyor.

Ne kadar sıkı çalıştığınızı ne kadar konuşabildiğinizi hesaplayarak da ölçebilirsiniz. Düşük tempoda çalışırken cümleleri tamamlayabilmeniz gerekiyor. Orta tempoda ise konuşmak biraz daha zorlaşır. Running Strong’un kurucusu Janet Hamilton, yüksek tempoda ise bir ya da iki kelime söyleyebileceğinizi belirtirken, bu kelimelerin de çoğu zaman inilti olacağını söylüyor.

Odağınızı verilere çevirmediğinizde soğuk sabah havasını nasıl soluduğunuzu anlayabilir veya binalardaki ışık yansımasının yolları nasıl aydınlattığını görebilirsiniz. Bu iki hissiyatın da size hayranlıkla karışık bir mutluluk verebileceğini belirten Kaliforniya Üniversitesi öğretim üyesi Paul Piff, bunun kendinizi tamamen kaptırdığınızda gerçekleşeceğini söylüyor. Ayrıca bu his azalan enflamasyon işaretleriyle ilişkilendiriliyor.

2- İş yerinde işbirliği yapın

İŞ YAPARKEN teknolojiye çok fazla güvenmek üretkenliğinizi engelleyebileceği gibi terfi almanızı sağlayabilecek iş ilişkileri kurmanızın da önüne geçebilir. Birçok insanın yaptığının aksini yaparak beyin fırtınasını Outlook üzerinden yürütmek yerine yüz yüze yapmayı deneyin. Arkadaşlarınızın çalıştığı bölümlere doğru yapacağınız kısa yürüyüşler de egzersiz niteliği taşır ve bu egzersizler beynin kendini yenileme özelliğiyle ilişkili olan nöroplastisite yeteneğini geliştirir. Columbia Üniversitesi öğretim üyesi Jamie Krenn, böylelikle ortaya yeni fikirler koyabileceğinizi belirtiyor. Çalıştığınız ekip bir arada değilse bile en azından telefonla aramalar yapmaya çalışın. Başka bir insanın sesini duymak aranızda duygusal bir bağ yaratarak daha iyi ilişkiler kurmanıza yardımcı olabilir.

3- Yalnız takıl

CIHAZLARINIZDAN ayrılmanın ilk etapta kulağa korkunç gelmesi anlaşılabilir bir şey. Çünkü Colier’a göre, bizi daha çok mutlu edeceğini düşündüğümüz için “like” almaya, “post” göndermeye ve trendlerin nabzını tutmaya koşullanmış durumdayız. Ancak kendi başınıza yapacağınız bir kahve keyfi ya da tempolu yürüyüş, “Şu anda vücudumda ne oluyor?”, “Zihnimin nesi var?”, “Duygusal dünyamda neler dönüyor?” gibi arayışlarınızı sonlandırmanıza yardımcı olabilir. Böylelikle sadece daha oturaklı hissetmekle kalmaz, ilk fırsatta niçin teknolojiye sarıldığınızı anlamanızı da sağlayabilir.

Bu konuda başarılı olduktan sonra ise bir yere oturun ve birkaç dakikalığına dinginliği deneyimleyin. Colier, bu derin sükûnetin insanlara hayatlarındaki sorunları çözmede yardımcı olabileceğini söylüyor. Öte yandan bu durum derin bir boşluk korkusu yaratırsa, neye minnettar olduğunuzu not edin. Örneğin uzun koşularınızda size yoldaşlık eden koşu partnerinizden memnunsanız, bunu bizzat kendisine söyleyin.

Devamı

SAĞLIK

Dil temizliği gerekli midir?

Umut Doğan Yıldız

-

Yapılan son araştırmalar dil temizliğinin yaşlanmayı geciktirdiğini ortaya çıkardı.

İNTERNET HER DERDE DEVA ürünlerle dolup taşıyor. Dil temizleyicisi olan diş fırçaları çok normalmiş gibi görünse de dilinizi gerçekten fırçalamanın faydaları oldukça sıra dışı. Üstelik bu sefer iddialar bilimle de destekleniyor. Yeni bir araştırmaya göre, günde sadece 10 saniye dilinizi fırçalamak yeni “iyi bakterilerin” oluşumunu destekliyor. Bu bakteriler de yaşlanmayı yavaşlatan, yaşlı hücreleri canlandıran ve genç görünmenizi sağlayan bir molekül olan nitrik oksit oluşumuna olanak sağlıyor. Yaşlanma süreci büyük oranda üç ana faktörün sonucudur.

Birincisi, kromozomlarınızın ucundaki telomerler eskisi gibi verimli çalışamaz ve bu da DNA’nın düzgün çoğalamamasına yol açar. İkincisi, mitokondrileriniz güçten düşer ve hücreleriniz yeterli enerjiyi alamaz. Son olarak, kök hücrelerinizin hasarları onarma yeteneği azalmaya başlar. Amerikalı araştırmacılara göre, nitrik oksit bu üç faktörün etkilerini yavaşlatıyor. Baylor College, Teksas’tan bilim insanları ise vücudunuzun toplam nitrik oksit üretiminin yarısının dilinizde gerçekleştiğine inanıyor. Dilnizi fırçalamak bu gençlik iksirinin üretimini en yüksek seviyeye çıkarıyor. İyi ağız bakterileri nitritleri üretiyor ve bunlar mide asidinize karışarak ihtiyacınız olan nitrik oksiti oluşturuyor. Eğer yaşlanma fikri sizi ürpertiyorsa, bu akşamdan itibaren yatmadan önce saati tersine çevirebilirsiniz.

Devamı

SAĞLIK

Yemek hazırlarken dikkat edilecekler

Umut Doğan Yıldız

-

Her antrenman hedefi ilk olarak beslenmeyle başlar ve yemek hazırlığı, bu yoldaki en büyük müttefikinizdir. İşte yemek hazırlama kılavuzu.

DERLEYEN: SAİDE TOKUÇ

Yumurtadan oluşan bir kahvaltının kaslarınız için çikolata dolu kruvasandan daha besleyici olması sizi şaşırtmaz. Odağınızda kilo kaybı olduğunda ise, arada sırada kurabiye kutusundan vazgeçmenin muhtemelen yardımı dokunacaktır. Bunu bilmek pek de zor değil.

Sorun şu ki, bilmek her zaman “yapmaya” eşit değil. Yapmamanız gerektiği sırada atıştırıyorsunuz. Sağlıklı bir yemek pişirmeye zamanınız olmadığı için dışarıda yiyorsunuz. İyi haber şu ki, tek suçlu siz olmayabilirsiniz. Görünüşe göre, işyerinin kantininden bir dilim pizza almanız için sizi baştan çıkaran tek şey boş mideniz değil.

Bu, “karar verme yorgunluğu” olarak adlandırılan psikolojik bir olgudur. Her gün ortalama 35.000 karar veriyorsunuz: Ertelemeli mi kalkmalı mı? Tost mu yulaf ezmesi mi? Beyaz gömlek mi mavi mi? Ve her kararla, her bir kararı almak daha da külfetli olur ve sonunda, beyniniz kısa yollar aramaya başlayarak dürtüsel davranır.

Beyniniz vücudunuzdaki en çok enerji talep eden organdır ve glukozu birincil yakıt kaynağı olarak kullanır. Zihinsel enerjiniz anlık her kararla tükenirken, vücudunuz azalan stoklarını yenilemek için hızlı bir yol arar: Şeker. Yağ kaybı paradoksu da buradan gelir. Yemeyi bırakmak için iradeye ihtiyacınız vardır ve iradenizi beslemek için yemeniz gerekir.

Yemek hazırlamanın kas kazandıran, yağ yakan en harika müttefikiniz olmasının nedeni de budur. Kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ve atıştırmalıklarınızı önceden hazırlayarak karar vermeyle ilgili çifte sorunu halledersiniz: Yalnızca ne zaman ne yiyeceğiniz değil, aynı zamanda ne kadar yiyeceğiniz sorunu…

Programlarımız dolu olduğunda, yemek zamanlarıyla ilgili sorun yaşayabiliriz,” diyor gıda bloğu Fit Men Cook’un kurucusu Kevin Curry. “Düşünmeden, yemeğin kalori ve besin değerine çok az dikkat ederek yeriz ve öğünleri atlarız ki bu da yoğun açlığımızı doyurmak için bir sonraki öğünde aşırı yememize yol açar. ‘Elimizi uzatsak alabileceğimiz bir yerde’ sağlıklı yemekler ve atıştırmalıklarımızın olması, telaşlı ve yoğun hayat tarzlarımıza daha besleyici gıdalarla devam etmemizi sağlar. Böylece aynı zamanda fitness ve sağlık hedeflerimize de ulaşabiliriz.”

Burada bir profesyonel gibi yemek hazırlamak için ihtiyacınız olan her şeyi bulacaksınız. Beyninizde diğer, daha önemli kararlar için yer açılacak: Göğüs günü mü, bacak günü mü?

Yemek Hazırlamanın Avantajları ve Dezavantajları

Kabul ediyoruz, bu çok basit bir iş değil. Öğle yemeğinizi sevmiyorsanız diğer bir veya iki gün buna mecbur kalıyorsunuz. Pazar öğle saatlerinizin büyük bir kısmını yemek pişirmeye ayırmak zorundasınız. Haftalık alışveriş listeniz titiz bir planlama gerektiriyor çünkü unutulan bir malzeme, bir haftalık yemeği riske atabilir. Her yere saklama kabı taşımak zorundasınız ve planlarınız değiştiği takdirde yemek çöpe gider.

Ancak dedikleri gibi, kolay olsaydı herkes yapardı. Hafta sonunuzdan birkaç saati yemek hazırlığına ayırarak hafta içi akşamlarınızı boşaltmış olacaksınız. Yıkamanız gereken tek şey saklama kabınız olacak. Sokak sandviçlerinden oluşan öğle yemeğiniz olmadığında yalnızca tartınız hafiflemeyecek, cüzdanınız da size minnettar olacak. Makrolarını sayan türden biriyseniz ve belirli antrenman hedefleriniz varsa, her bir gramına kadar bir haftalık yemeğinizi planlayabilirsiniz.

Yemek Hazırlama Fikirleri

İlk adım, hazırlayacağınız yemekler, yani kahvaltı, öğle yemeği, akşam yemeği ve atıştırmalıklar için tarifleri ayrıntılarıyla planlamak. En sade formuyla, kas kazandıran yemeklerin temelinin yaklaşık olarak “iki avuç dolusu sebze, bir yumruk boyutu kadar karbonhidrat ve bir avuç içi boyutunda porsiyon kadar protein” içerdiğini belirtiyor diyetisyen ve The Low Fad Diet kitabının yazarı Jo Travers.

Protein açısından tavuk, balık, hindi, yağsız biftek, yumurta, tofu ve süzme yoğurt gibi yağsız seçeneklere bağlı kalın. Karbonhidratları mümkün olduğunca kompleks tutun ve sağlıklı yağları unutmayın. Zeytinyağı, avokado ve kabuklu yemişler sizi daha uzun süre tok tutacaktır.

Yemek Hazırlamanın Zorluğunu Azaltacak Stratejiler

Yemeklerinizi olabildiğince taze saklamak için, Long, buzdolabına atmadan önce onları tamamen soğutmanızı öneriyor. Yemeğin ıslanmasına yol açan buğulanmadan kaçınmış olacaksınız. Bununla birlikte, yemeğinizi oda sıcaklığında iki saatten uzun süre bırakmayın.

İnternetteki “olgun avokado” şakalarını gördüyseniz, sebzelerin ne kadar değişken doğalı olabileceklerini biliyorsunuzdur. Gıda atığını azaltmak için, donmuş ve konserve gıdaları arkadaş edinin. “Sürekli olarak bozulan ıspanak ve diğer sebze torbalarını çöpe atmaktan bıktığım için daha önceye kıyasla daha fazla doğranmış biberler, soğan, bezelye ve mısır gibi donmuş sebze alıyorum,” diyor Long.

Curry, yemek hazırlamayı yüksek yoğunluklu bir spor salonu antrenmanı gibi düşünün, diyor. “Rutininiz sona erene dek devam edin, yemeğiniz pişerken mutfağı temizleyin. Yemek neredeyse tamamlandığında yemek saklama kaplarını hazırlayın ve kapları tezgâh ya da masaya yayın.” Yemek pişirirken en sevdiğiniz spor salonu şarkı listenizi dahi dinleyebilirsiniz. “Müzik bana sadece enerji vermekle kalmıyor, aynı zamanda bunu neden yaptığımın zekice bir hatırlatıcısı: Yağsız ve çekici olmak için,” diye ekliyor.

Saklama Kapları nasıl olmalı?

Saklama kapları üzerine konuşmadan olmaz çünkü tüm o yemekleri bir şekilde saklamalı ve taşımalısınız. Ne yaptığınıza bağlı olarak her birinin avantaj ve dezavantajları olan, camdan çok bölmeli plastiklere kadar uzanan birkaç seçenek mevcut. Plastik saklama kapları hafif ve dayanıklıyken cam çeşitler de leke tutmayıp yemeği daha uzun süre daha taze tutuyor. Kavanozlar salatayı taze halde saklamanızı sağlıyor ve çok bölmeli plastik saklama kapları atıştırmalıkları paketlemeyi oldukça kolaylaştırıyor. Paslanmaz çelik saklama kapları harika görünüyor ancak genellikle maliyetleri yüksek ve mikrodalgada kullanılamıyorlar.

Düşük Bütçeli Yemek Hazırlama

Her gün ıstakoz yahni hazırlamadığınız sürece, yemek hazırlamak tasarruf etmenizi sağlayacaktır. Ancak paranızın daha da fazlasını cebinizde tutmanın kolay yolları var, sadece biraz daha düşünmenizi gerektiriyor. Long, yapımı kolay ve erişimi basit, ekonomik malzemeler içeren tarifleri seçmenizi öneriyor. Düşünün: Patates, pirinç, makarna, yağsız protein kaynakları ve sebzeler. Mümkün olduğunca toplu şekilde alın ve yulaflar, sütler vb. için süpermarketlerin kendi markalarından alışveriş yapın. Donmuş ve konserve gıdalara odaklanın ve taze ürün almanız gerekiyorsa, “mevsimi olan sebzelere ve mahsule bağlı kalın,” diyor Long. Bir de kendinizin hazırlaması gereken gıdalar alın, diye ekliyor Travers. “Örneğin hazır doğranmış havuçlar için daha yüksek fiyat ödeyeceksiniz.”

Yemek Tarifleri

Şimdi, doğru tarifi bulmanın söylemesi kolay. Yemek hazırlama tarifinde bingo yakaladığınızı düşünürsünüz ancak altı paragraf sonra yazar hala son tatilinden bahsediyordur. Kendine düşkün, çok paragraflık manifestoları unutun; Curry’den takip etmesi kolay bu tarifler sizi doğrudan sonuca götürecek.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com