Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Yetersiz testosteron belirtileri

SEKS & İLİŞKİLER

Yetersiz testosteron belirtileri

-

 

Testosteron hormonunun az ya da çok salgılanması, hem kadınların hem de erkeklerin hayatını, cinsel yaşamını ve sosyal statüsünü etkiliyor. 

Testosteron, memelilerde bulunan; androjen grubundan bir steroid hormon… Öncelikle erkeklerde testislerde, dişilerde ise yumurtalıklarda vücut tarafından üretiliyor. Az miktarda böbreküstü bezlerinden de salgılanıyor. Erkek cinsiyet hormonu olarak bilinen testosteron, yetişkin bir erkeğin kanında, kadınınkinden 40-60 kat daha fazla bulunuyor. Testosteron, erkek sağlığı söz konusu olduğunda enerji, libido, bağışıklık sistemi ve kemik sağlığı ile de yakından ilgili bir hormon. Her ne kadar “erkeklere özel” bir hormon olsa da, bu sürekli ve eksiksiz salgılandığı; yani her erkeğin testosteron salgısı bakımından kusursuz olduğu söylenemez. Tam tersine, kimi erkekte az, kimi erkekte ise fazla salgılanması söz konusu ve bu da erkeklerin farklı sorunlarla karşılaşmalarına yol açıyor. Salgılandığında neredeyse tamamı taşıyıcı proteinlere bağlanan testosteron, kanda üç farklı şekilde bulunuyor:

*Serbest, yani bağlı olmayan,
*Albümin veya kortizol bağlayıcı globüline zayıf şekilde bağlı olanlar,
*Cinsellik hormonu bağlayıcı globüline sıkıca bağlı olanlar…

Erkeklerde testosteron seviyesinin düşük ya da yüksek olması, bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Testosteron seviyesi yüksek olan erkeklerin fethetmek, sahiplenmek, hükmetmek, yönetmek gibi genellikle erkeklere mal edilen özellikleri var. Bu tür erkekler değişimden yana, hareketli, toplumla iç içe olmaktan hoşlanan ancak uzlaşmacı olmayan kişilik sergiliyorlar. Neşeli, hayatlarını kendi başlarına planlayan, kendi hayatlarının dümenini ellerinde tutmaktan hoşlanan, inatçı, kararlı ve pes etmeyen erkekler bunlar…
Düşük testosteron seviyesine sahip erkeklerde durum farklı… Onların cinsel isteği de cinsel gücü de az; sabırsız, alıngan, duygusal, gergin ve karamsar yapıya sahipler. Hayata pozitif yaklaşmadıkları için depresyona da meyilliler. Daha umutsuz olmalarına karşılık daha uyumlu oldukları ve sosyal uyarılmaya açık oldukları da biliniyor.

İdeal testosteron ortalaması

Dolayısıyla en ideal olan, orta seviyede testosteron salgısına sahip olmak… Bu hormon, dünyadaki erkeklerin çoğunda da orta düzeyde salgılanıyor. Yalnız şu da var: Yüksek testosteron seviyesini düşürmek tıbben pek mümkün değilken, düşük testosteron seviyesini yükseltmek mümkün. Asıl yapılması gereken şey ise var olan belirtileri iyi gözlemleyip testosteron seviyesinin düşük olup olmadığını anlamak ve sonrasında da bir üroloğa başvurmak…

Peki düşük testosteron seviyesinin belirtileri neler?.. Öncelikle cinsellik dürtünüz eskisi kadar güçlü değilse, yaptığınız işe odaklanamıyorsanız ve kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız, testosteron seviyenizde bir düşme olduğundan şüphelenebilirsiniz. Bunu hemen büyük bir sorun haline getirmeyin zira 45 yaş üstü her 10 erkekten 4’ünde testosteron seviyesi azalması görülüyor. Bu durumdaki erkeklerin aklına ilk gelen cinsel yaşamları olsa da Cell Metabolism dergisine göre yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obezite ve tip 2 diyabet riskinde yükselme gibi pek çok hastalığa davetiye çıkaran gelişmenin kapılarını her an çalacağı biliniyor.
Siz de testosteron seviyenizde azalma olduğundan şüpheleniyorsanız, kendinizi gözlem altına alın ve aşağıdaki belirtilere rastlar rastlamaz, derhal üroloğunuzdan bir randevu alın.

· Düşük libido: Erkekler, yaşları ilerledikçe cinsel açıdan daha isteksiz hale geldiklerini gözlemler. Bu da normal bir gelişmedir. Ancak libidoda hızlı ve ani bir düşüş, testosteron seviyesiyle doğrudan alakalıdır.

· Kilo alımı: Yavaş yavaş kilo alıyor ve bu kiloları veremediğinizi mi gözlemliyorsunuz? Dikkatli olun zira testosteron seviyenizde düşme başlamış olabilir. Çünkü yağ hücreleri testosteronu estrojene çevirir. Bu durumda giderek daha az testosteron dolaşım sisteminde yer almaya başlar. Gerçi kilolu ya da obez erkeklerin testosteron seviyesinin düşük olduğu bilinmektedir ama kilo aldıkları için mi bu seviyenin düşük olduğu yoksa zaten testosteron seviyeleri düşük olduğu için mi kilo aldıkları tam olarak bilinmemektedir. Sebebi hangisi olursa olsun sağlıklı beslenmek, egzersiz yapmak ve kilo vermek testosteron seviyesini ortalama düzeye getirir ve erkeğin de kendisini daha iyi hissetmesini sağlar.

· Sertleşme sorunu: Günümüzde milyonlarca erkek sertleşme sorunu yaşıyor ve bunun en önemli nedenlerinden biri de düşük testosteron seviyesi… Sertleşmek ve bu durumu korumak için öncelikle kan dolaşımının düzgün olması gerekir. Kan basıncının normal olması, damarlarda herhangi bir tıkanıklık olmaması, kalp kapaklarının sağlıklı çalışması, başta dokunma olmak üzere duyuların sağlam olması ve cinsel dürtünün yeterliliği kadar testosteron seviyesi de sertleşme sorunuyla doğrudan alakalı bir durumdur.

· Yorgunluk: Günün öğle saatlerinde kendinizi tükenmiş hissediyorsanız, işten eve döndüğünüzde kanepeye yığılıp kalıyorsanız, hafta sonunda bile bir şeyler yapmak üzere parmağınızı kıpırdatamıyorsanız, enerjinizi emen şey düşük testosteron seviyeniz olabilir.

· Uyku sorunları: Düşük testosteron seviyesine sahip olan erkekler genellikle uykusuzluk çeker. Ancak uykusuzluğun genellikle daha önemli bir nedeni vardır: Uyku apnesi!.. Türkiye’deki iki milyonu aşkın uyku apnesi hastasının önemli bir kısmı da erkek. Bu hastalar genellikle yüksek tansiyondan, kalp hastalıklarından, değişken ruh halinden ve hafıza sorunlarından da mustarip oluyorlar. Uyku apnesi ile düşük testosteron seviyesinin alakasına gelince: Düşük testosteron uyku apnesine yol açmaz ancak uyku apnesi olan erkeklerin çoğu fazla kilolu ve o fazla kiloya da düşük testosteron sebep olabiliyor. Sözün özü, uyku apneniz varsa ve kiloluysanız, altında yatan sebep düşük testosteron seviyesi olabilir.

· Konsantrasyon eksikliği: Testosteron, bir şeye odaklanmanızı da sağlar. Eğer odaklanma ile ilgili sorun yaşıyorsanız, testosteron hormonu seviyeniz düşük demektir. Gün içinde bulanık bir akılla dolanıyorsanız ve hafıza ile ilgili sorunlar da yaşıyorsanız, mutlaka bir üroloğa gitmeniz gerekir.

· Depresyon: Journal of Sexual Medicine dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre düşük testosteron seviyesi sınırında yaşayan erkeklerin yüzde 56’sı ya kayda değer depresyon belirtileri gösteriyor ya depresyon teşhisi konmuş ya da hali hazırda anti depresan kullanan erkeklerden oluşuyor. Bu erkeklere testosteron takviyesi uygulandığında ise depresyonlarında gerileme görülüyor. Hatta Los Angeles’taki Erkek Üremesi ve Vazektomi Merkezi doktorlarından ürolog Philip Werthman testosteron takviyesinin anti depresanlardan daha etkili olduğuna dikkat çekiyor.

· Göğüslerde büyüme: Düşük testosteron nedeniyle, vücuttaki estrojen ile testosteronun dengesi bozulduğunda bazı erkeklerin meme bölgesinde büyüme gözlenir. Bu duruma jinekomasti denir. Genellikle herhangi bir sağlık sorununa yol açmaz ancak daha çok toplumsal tepkilere neden olur. Ergenlerdeki jinekomasti geçicidir; erişkin erkeklerin ise yüzde 40’ında jinekomasti değişiklikleri görülebilir.

· Acı ve ağrı: Düşük testosteron seviyesi kas kütlesinin azalmasına sebep olur. Bu durum da bazı erkeklerde güç kaybıyla birlikte eklem ağrılarına, kas ağrılarına yol açar. Bazı erkekler ise yaralanmalara daha açık hale gelir.

· Kemiklerle ilgili sorunlar: Osteoporozun genellikle kadınları etkilediği zannedilir. Ancak testosteron seviyesi düşük olan erkeklerde de osteoporoz sorunları görülür çünkü bu hormonun düşük oranda salgılanması kemik yoğunluğunu da olumsuz etkiler.

Continue Reading
Advertisement

SEKS & İLİŞKİLER

Mutlu bir ilişkinin 8 sırrı

-

Mutlu ve huzurlu bir ilişkinin yolu sandığınız kadar karmaşık değil. Bu listedeki sekiz yöntemi denemenizi tavsiye ederiz.

Herkes size mutlu bir ilişkinin sırrının büyük resmi görmek olduğunu söyleyecektir. Bilirsiniz işte, güven, iletişim ve sevgi yoluyla aranızdaki bağı kuvvetlendirmek… Ayrıca gelecek planlarınız, çocuk yapma fikri ve ekonomik beklenti konusunda da aşağı yukarı aynı ortak görüşlere sahip olduğunuzdan da emin olmalısınız falan filan.

Ancak beraberliğinizin her gün getirdiği güzellikleri gözden kaçırıyorsanız, mutluluğunuzu katlamanızı sağlayacak bir ton fırsatı da kaçırıyorsunuz demektir. Manhattan’dan ilişki terapisti Irina Firstein, her günümüzü ilk gün gibi yaşamamızı sağlayacak ipuçlarını paylaşıyor.

1- ÖPÜŞÜN VE BIRBIRINIZE DOKUNUN

Sevgi göstermek ve sevgi görmek her şekilde tatmin edicidir. Bu, sevişmeye doğru gidebilir de, gitmeyebilir de ancak iki şekilde de çok güzeldir. Sadece, bunu planlamaktan vazgeçin.

“Birçok çiftin birbirine sevgi göstermeye vakti yok ya da birbirlerine dokunurlarsa bunun sevişmeye evrileceğini düşünüyorlar ve o an sevişmek istemedikleri için birbirlerine dokunmaktan vazgeçiyorlar,” diyor Firstein. “Bu çok yanlış. Dokunmak erotizmin temelidir ve amaç odaklı olmak zorunda değildir. Bu daha çok partnerlerin arasındaki bir oyun gibi olmalı.”

2- GİDİŞLERİNİZİ VE GELİŞLERİNİZİ ÖNEMLİ BİR OLAYA DÖNÜŞTÜRÜN

Sabah kapıdan çıkarken sadece “Hoşça kal!” diye bağırıp kaçmayın.
“Partneriniz giderken ve eve geldiğinde meşgul olduğunuz şeyi bir kenara bırakın ve ona bakın, onu karşılayın ve birbirinizi –ikinizin de diğerinin kollarına kendini bıraktığı türden- kucaklayın. Bu hareket iletişim ve şefkat duygularınızı güçlendirir ve teşvik eder. Her iki tarafa da sevildiğini ve önemli olduğunu hissettirir,” diyor Firstein.

Partneriniz bütün gün ayrı kaldığınızda bu kucaklaşmayı düşünecek ve eve döndüğünde de aynısını bulmak için sabırsızlanacak.

3- ELEKTRONİKLERİ KAPATIN

Sevdiğiniz insanla haftada en az bir saatinizi cihazlarınızdan gelen bildirim ve alarm sesleri olmadan geçirmeye ayırın. Uçak modunu kullanabilirsiniz. “Orada olmalı, meşgul olmamalı ve ilginizi partnerinizin üzerinde tutmalısınız,” diyor Firstein. Herhangi bir dikkat dağıtıcı unsur olmadan rahatça oturabilir, konuşabilir ve anın tadını çıkarabilirsiniz.

4- ANILARINIZI TAZELEYİN

İster ilk buluşmada yediğiniz makarnanın kokusu, isterse onun parfümünün kokusu odayı doldurmuş olsun, duyularınızı mutlu zamanları yeniden hatırlamak için kullanın. Koku güçlü bir şekilde hafızayla ilişkilidir ve aynı zamanda nostalji yaşamak için oldukça erotik bir yöntemdir. Personality and Social Psychology Bulletin’da yayımlanan bir çalışma, nostaljinin sizi gelecek için daha umutlu kıldığını buldu.

5- BİRLİKTE FİZİKSEL BİR AKTİVİTE YAPIN

En sevdiğiniz antrenmanları beraber yaparak mutluluk seviyenizi zirveye taşıyın. Bu, birbirinizin hayatı hakkında değerli bilgiler edinmenin organik bir yoludur ve aynı zamanda bu süreçte daha fit olursunuz. Beraber terlemek sizi daha da yakınlaştıracak: Journal of Personal Psychology’de yayımlanan bir çalışma, köpeği yürüyüşe çıkarmanın ya da yatakta kitap okumanın aksine, yapacağınız alışılmadık bir etkinliğin ilişkiden alınan tatmini yükselttiğini savunuyor.

6- AYNI YATAKTA, AYNI ZAMANDA UYUYUN

Bazı çiftler gece geç saatlere kadar uyanık kalıp televizyon izlemeyi tercih ederken bazıları erken uyumayı seçer. Zamanlamanızı senkronize ederek aranızdaki yakınlığı geliştirebilirsiniz. Yatakta birbirinize iyi geceler öpücüğü vermek de bunu perçinler. Bu mümkün değilse bile haftada bir gün bunu başarmaya çalışmak da önemlidir, diyor Firstein.

7- GÜLÜN

Oldukça basit olabilir, ancak gülmek mutlu bir ilişkinin olmazsa olmazıdır. Kansas Üniversitesinde gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, bir kadın bir erkeğin şakalarına ne kadar gülerse, ona romantik olarak bağlanma olasılığı o kadar artar. Ancak bu, erkekler üzerinde stand-up yapma baskısı yaratmamalı: Bir ilişkinin başarılı olduğunun gerçek belirtisi, iki tarafın beraber gülüyor olmasıdır. Birlikte bir komedi şovu izlemeye giderek işe başlayabilirsiniz. Daha sonrasında sadece ikinizin anlayabileceği şakalarınızın olması yakınlaşmanıza yardımcı olur.

8- ŞAŞIRTICI MESAJLAR GÖNDERİN

Dijital bir detoksta olmadığınız zamanlarda, cihazlarınızı romantik faydalar sağlamak için kullanın. Birçok çift sadece günlük, sıkıcı sorular için mesajlaşıyor: “Marketten bir şey lazım mı?” “Çocukları okuldan sonra kim alacak?” Haftada bir gün, partnerinizi sevgi dolu bir mesajla şaşırtın. Onu düşündüğünüzü belli eden ve içten bir mesaj olduğu sürece, açık açık cinsel içerikli olmak zorunda değil. Firstein, “Şahsen ben sürpriz mesajları ve genel olarak bana sürpriz yapılmasını seviyorum,” diye belirtiyor. “Rutin ve alışkanlık romantizmi öldürür. Yenilik ve sürprizler ise işlere heyecan katar.” Partneriniz muhtemelen sürpriz hediyelere ya da çiçeklere de sevinecektir fakat gerçek aşkın bir maliyeti olması gerekmez.

Devamı

SEKS & İLİŞKİLER

İhanetin 6 Nedeni

-

Aldatmak sadece seksle ilgili değildir. Partnerinizi aldatma nedeninizi tam olarak bilebilirseniz, yılanın başını küçükken ezebilirsiniz.

DERLEYEN: UĞUR MUTLU

Çevrenizde mutlaka birini aldatan ya da biri tarafından aldatılan insanlar vardır. Hatta bu kişi siz de olabilirsiniz. Bu ihaneti partnerinizin bilgisi ya da rızası olmadan başkasıyla sevişmek olarak tanımladığınızda, çiftlerin yüzde 50’sinin birbirini lise ya da üniversitede aldattığını söyleyen seks terapisti ve Kinsey Institute araştırmacısı Justin Lehmiller, bu oranın evlilikten sonra yüzde 20-25 bandına düştüğünü söylüyor. Uzmanlarsa aldatan tarafın çoğunlukla erkekler olduğunu belirtiyor. Elbette ki aldatmanın bazı sonuçları olacaktır. Adelphi Üniversitesi psikoloji profesörü Lawrence Josephs, ihanetin boşanma sebepleri arasında başı çektiğini söylüyor. Aldatıldığını öğrenen taraflar genellikle aldatıldığını gördüğü, tekrar eden kabuslar görmek gibi travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor. Bu insanların duygusal olarak sınırlarını kaldırdıklarını, öfkelendiklerini, depresyona girdiklerini ve ihanetin sonucu olarak partnerlerini gözetim altına aldıklarını söyleyen Josephs, çocukların yüzde 25’inin de ebeveynlerinin yaşadığı aldatma probleminin farkında olduğunu ifade ediyor. Bir erkeğin neden aldattığını daha iyi anlayarak ilişkinizi bu tür tehlikelerden koruyabilirsiniz.

DUYGUSAL İHTİYAÇLARINIZ KARŞILANMIYOR

Joseph ve Lovelogy Üniversitesi’nin kurucusu Ava Cadell, erkeklerin uzun süreli ilişkilerinde arıza çıkarmasının en büyük sebebinin duygusal olarak tatmin olamamak ve ego yükselmesine ihtiyaç duymak olduğunu söylüyor. Aldatmak eşini seven erkekler için bile bir kaçış olabiliyor ve bu kişiler evliliklerindeki sorunlarla yüzleşmek istemiyor.

Çözümü başka yerlerde aramak yerine ilişkinizdeki sorunları iletişim yoluyla halletmeyi deneyin. Cadell, günde bir ya da yarım saatinizi partnerinizle konuşup birbirinizle fikir alışverişi yapmaya ayırmanızı tavsiye ediyor. Aldatmanın sorunlarınızı çözmeyeceğini unutmayın. İlişkiniz uzun süreliyse ciddi sorunlar yaşayabileceğinizi ve iki eşe sahipmişsiniz gibi olabileceğini söyleyen Josephs, “Uzun süreli aldatmalar bir noktada kötüleşir ve tıpkı evliliğinizdeki gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz,” diyor.

GÜVENSİZ HİSSEDİYORSUNUZ

Belki biraz kilo aldınız, belki saçlarınız dökülmeye başladı ve belki de kariyeriniz planladığınız gibi gitmiyor. Hayatınızın bir bölümünden endişe duymaya başladığnızda, bu endişe hayatınızın diğer alanlarına da sıçrayacaktır. İlişkinizin de buna dâhil olduğunu söyleyen Cadell, “Aldatarak hala bir şeyleri başarabildiğinizi kanıtlamak isteyebilirsiniz. Erkekler sadece evliliklerinde sıkıntı yaşadığı ya da bir şeylerden sıkıldığı için değil, özgüvenlerini artırmak ve cinsel olarak güçlü olduklarından emin olmak için de aldatır,” diyor.

Josephs’e göre, güvensiz ya da mutsuz hissediyorsanız, size antidepresan ya da danışmanlık verecek bir terapistle görüşmek daha sağlıklı bir yoldur. Bununla birlikte eşinize düzenli olarak üstü kapalı iltifatlarda bulunabilirsiniz. Cadell, “Kadınlar bunu anlayacak ve size aynı şekilde cevap verecektir,” diyor.

DAHA FAZLA SEKS VE MACERA ARAYIŞINDASINIZ

Eskortlar, tek gecelik ilişkiler ve ofis kaçamakları dâhilindeki cinsel ilişkilerin, erkeğin yeteri kadar cinsel çeşitlilik ve yenilik elde edememesinden kaynaklandığını söyleyen Josephs, “Bunları partnerinizle konuşmadığınızda, ihtiyacınızı başkalarıyla giderme arayışına girersiniz,” diyor. Cadell, “Bazı kadınların libidosu oldukça düşükken, bazı erkeklerin cinsel dürtüsü ise muazzam derecede fazladır,” şeklinde konuşuyor. Lehmiller ise, “Araştırmalar, erkeklerin yaşamları boyunca kadınlara kıyasla daha çok sayıda seks partnerine düşkün olduğunu söylüyor,” diyor. Ayrıca Josephs’e göre erkekler, finansal sorunlardan, çocuklardan ve ev işlerinden dolayı sorun çıkarabiliyor.

Birçok erkek cinsel fantezileri hakkında konuşmaktan korksa da hem Cadell hem Josephs, partnerinizle dargınlıklar başlamadan önce cinsel hayatınız hakkında pazarlık yapabilmenin çok önemli olduğunu söylüyor. Siz her gün sevişmek isterken partnerinizin kafasındaki rakam haftada birse, haftada üç kez sevişmeyi düşünebilirsiniz. Ayrıca monoton seks hayatınızı gerek yatak odasının içinde, gerekse dışındaki yeni maceralarla renklendirebilirsiniz. Partnerinizle salsa ya da buz pateni yapabilir, tantracı seksi deneyebilirsiniz. Böylelikle yapacağınız planlar açıklanabilir hale gelecektir.

İNTİKAM ALMAK İSTİYORSUNUZ

Josephs, aldatmanın en büyük tetikleyicilerinden birinin de aldatılmak olduğunu söylüyor. Erkekler ayrıca kendilerine yalan söylendiğinde ya da toplum içinde küçük düşürüldüklerinde egolarını iyileştirmenin en hızlı yolunun intikam almak olduğunu düşünebiliyor.

Partnerinizden intikam almak cezbedici olabilir fakat aldatmanın daha büyük sorunlar yaratacağını aklınızdan çıkarmayın. Cadell, “Kızgınlığınızın ve aşağılanmanızın etkileri daha da büyümeden önce hamle yapmak isteyebilirsiniz,” diyor. Bunun yerine ne hissettiğinizi söyleme konusunda dürüst olun. Cadell’in tavsiyesi, partnerinize bu yaptığının sizi yaraladığını ve artık sizi sevmediğini düşündüğünüzü söylemeniz. Travmayı atlatamadığınız noktada ise danışmanlık almaktan çekinmeyin.

ATMOSFERE KAPILIYORSUNUZ

Erkekler fırsatını bulduğu zaman kadınlardan daha çok aldatıyor. Lehmiller, “Erkekler, partnerinin olmadığı iş gezileri ve tatillerde, birkaç içkinin ardından yatak odasında sonlanan flörtlere başlayabiliyor,” diyor.
Aldatma dürtülerine karşı önlemlerinizi alın. Bu tarz olayların içinde çoğu zaman alkolün rol oynadığını söyleyen Lehmiller, barlardaki ve kulüplerdeki tüketiminizi azaltmanızı tavsiye ediyor. Bununla birlikte geleceği düşünerek ilişkinizi birinci sıraya koyun. Josephs, “İhanetin doğuracağı travmalara dair empati kurabilirseniz, bu riski almak istemezsiniz,” diyor.

ALDATMAK İÇİN YARATILMIŞSINIZ

Liseye ve üniversiteye giden insanların büyük bir kısmı ilişkileri bir oyun gibi görerek aldatmayı heyecanlı bir serüven olarak düşünür. İnsanların çoğu zaman hevesini aldığını ve oyun oynamanın bir işe yaramadığını anladığını söyleyen Josephs, “Alacağı hazzı erteleyebilen ve eylemlerinin uzun vadeli sonuçlarını kestirebilen kişiler aldatmanın matah bir şey olmadığını anlarlar,” diyor.

Ancak bazı erkekler bu anlamda olgunlaşamaz. Josephs, “Bu tarz kişiler bekârken seks konusunda seçici olmaz ve evlendiklerinde aldatmaya meyilli olurlar,” diyor. Aldatmaktan vazgeçmeyen kişilerin psikolojide karanlık üçlü olarak bilinen karakteristik özelliklere sahip olduğunu ifade eden Josephs, bunların narsizm (kibirlilik), psikopati (diğer insanların duygularını önemsememe) ve Makyavelist zekâ (ilişkilerinde manipülatif olma yolunu tercih edenler) olduğunu söylüyor. Bu kişiler özgürce davranarak kuralları yıkabileceklerini düşünür ve aldatma konusunda suçluluk hissetmezler. Bununla birlikte genel olarak değişime kapalıdırlar ve çoğu zaman evlilikleri tamamen bittiğinde reforma giderler.
Cadell, “İnsanlar güçlerini kötüye kullanabilir ve aldatmanın kendilerini üstün kıldığını düşünebilirler. Ancak bu sonsuza dek süremez. Sağlıklarında ya da maddi durumlarında sıkıntı yaşadıkları bir noktada uyanırlar ve her şeyin tozpembe olmadığını anlarlar,” diyor. Sevdiğiniz tüm özelliklere sahip olan bir kişi bulduğunuzda kendinizde hala yoldan çıkma potansiyeli görüyorsanız, terapist yardımı almak en doğrusu olacaktır.

İlişkiniz ve Cinsel Yaşamınız Hakkında Konuşun

Birçok erkeğin zayıflıklarını göstermekten ve duygularından bahsetmekten hoşlanmadığını söyleyen Josephs, “Öte yandan kendini doğru şekilde ifade edebilmek ilişki kalitesi ve tatminle bağlantılıdır,” diyor. Bu nedenle partnerinizle seks yaşantınıza dair neler beklediğinizi ve sorunlarınızı konuşun. Aynı zamanda partnerinizle aldatmaya nelerin yol açtığına dair bir noktada buluşun. İnsanların genellikle farklı fikirlere sahip olduğunu belirten Lehmiller, “Neyin kabul edilebilir olduğuna dair fikir birliğine vararak belirsizliklerin üstesinden gelebilir ve herhangi bir tarafın zarar göreceği davranışlardan kaçınabilirsiniz,” diyor. Bu tarz şeyleri konuşmak için en uygun zamanlar ilişkinin ilk evreleridir. Çünkü Lehmiller’a göre, bu konuşmalardan ne kadar kaçınırsanız, sonrası da aynı oranda rahatsız edici ve zorlayıcı olur.

Aldatmaya niyetleniyorsanız, bu eylemin ilişkiniz üzerindeki uzun vadeli etkilerini düşünün ve bu dürtünüzün temelinde yatan sebepler üzerinde durun. İnsanların samimiyetsiz olduğunda ve ilişkilerine dair hassasiyet göstermediğinde ayrıldığını söyleyen Josephs, “Risk almaya ve dürüst olmaya niyetli kişilerin daha iyi ilişkileri olur. Biraz korkutucu olsa da, bu kişilerin mühim karar anları olabilecektir,” diyor.

Son olarak, partnerinizi aldattıysanız, bu durumu halının altına süpürmek yerine yaptığınız şeyi üstlenin. Josephs, “Bazı ilişkiler, yapılan ihanet kabullenildiği zaman eskisinden daha iyi hale gelebiliyor,” diyor.

Devamı

SEKS & İLİŞKİLER

Game of Thrones’tan ilişki sırları

-

Game of Thrones’un vahşi çiftlerinden ilham alan ilişki stratejileri ve tuzakları! İşte Game of Thrones’tan ilişki sırları!

İlişki rehberliği için Game of Thrones’a bakmak, kulağa ebeveynlik önerileri almak için Yıldız Savaşları filmleri izlemek gibi gelebilir. Ancak 14 Nisan’da final sezonuyla geri dönen HBO dizisinin tüm vahşeti ve kadın nefretinin arasında, farklılıklarını kılıçla çözmeyen erkekler için bazı aydınlatıcı romantik dersler var. Özellikle de güçlü, tutkulu, ejderha camı kadar sert kadınlardan hoşlanıyorlarsa…

Kinsey Institute’ten biyolojik antropolog ve kıdemli araştırmacı Helen Fisher erkeklerin ilişkide ne aradıkları üzerine çalışıyor ve araştırması, birçoğunun kendilerinden önemli ölçüde daha çok kazanan (yüzde 90) ve çok daha eğitimli (yüzde 86) kadınlara uzun vadeli sadakat göstereceğini belirtiyor. “Erkekler güçlü ve etkili kadınlar istiyor,” diyor Fisher. “Kadınların ekonomik ve sosyal açıdan erkeklerle eşit oldukları avcı toplayıcı zamanlara geri dönüyoruz.” Ancak Ejderhaların Annesi veya Yedi Krallığın Kraliçesi ile flört etmek bazı karmaşık güç dinamiklerini yönlendirmeyi içeriyor; bu, kimin daha büyük silaha sahip olduğundan daha fazlasını ilgilendiriyor. Kışın tüm getirdiklerine dayanabilecek daha güçlü bir ilişki inşa etmek için bu önerileri kullanın.

DAENERYS TARGARYEN VE JON SNOW

1. DERS: Ortak Amaçların Farkına Varın

Tanışmaları gerilim doluydu, her ikisi de Demir Taht’ı istiyordu ancak aralarında ortak bir nokta olarak Ölüler Ordusu’nu yenmeye olan karşılıklı adanmışlıklarını keşfettiler. Dany, Jon’un ejderha camı çıkarmasına izin verirken Jon da ona sadakatini sundu. Ardından da “insanlık için son umut biziz” sevişmesi geldi. Keşke ilk önce soylarına dair bir DNA testi yaptırsaydılar…

DERS: Önemli olan, hem çift hem de bireysel olarak yaşama dair hedeflerinizin ortak bir vizyonuna sahip olmak. “İhlal edilen beklentilerin ve çatışan yaşam hedeflerinin ilişkileri mahvettiğini gördüm,” diyor Missouri Üniversitesinden aile bilimi profesörü Kale Monk. “Biri çocuk isteyip diğeri istemediğinden nişanlarını atan danışanlarım oldu.” İlişkinizin sürmesini istiyorsanız, yaşamınızdaki mecazi Ak Yürüyenler’i tespit edin ve bunları yenilgiye uğratmak için birlikte çalışırken hemfikir olduğunuzdan emin olun. Her birinin diğerini desteklemek ve birlikteliklerini güçlendirmek için tavizler vermesi göz önüne alındığında, bu gibi çiftler modern olarak nitelendirilebilir.

CERSEI VE JAIME LANNISTER

2. DERS: Zararlı İlişkiden Kaçın

Bu ikizler birbirlerinin kötü yönlerini açığa çıkarıyorlar ve bu, sıklıkla şehvet yüzünden tetikleniyor. Jaime’nin, onları eylem halinde yakaladığı için bir çocuğu kuleden atmasını veya çiftin ölü oğullarının bedeninin yanında ilişkiye girmesini düşünün. İkisi de bunu sonlandırmayı denedi ancak her zaman birbirlerine geri döndüler.

DERS: Bu ister ebeveynleri kavga eden kişilerin öfkeli eşler seçmeleri olsun, ister alkolik ebeveynlere sahip kişilerin çok içen partnerlerle yakınlaşması olsun, zararlı ilişkiler sıklıkla çiftin ebeveynlerinde görülen kalıpları tekrar eder, diyor psikoterapist ve Marry Him’in yazarı olan lisanslı evlilik ve aile terapisti Lori Gottlieb.

“Evde’ hissetmeye karşı olan o çekim, yetişkinler olarak istediklerini yapmalarını, çocukken deneyimlediklerinden ayırmalarını zorlaştırıyor.” Döngüyü kırın: Zararlı kalıpları tespit etmeli ve işler kızışmaya başlarken bunları yeni etkileşim yollarıyla değiştirmelisiniz. Bu, bir terapistle çalışmanızı gerektirebilir.

SANSA STARK VE PETYR BAELISH

3. DERS: Ufak Yalanlar Dahi Birikir

Baelish, namıdiğer Serçeparmak, gerçekten arkasında duran tek kişi olduğuna onu inandırarak Sansa’nın güvenini kazanmayı denedi (hem de ne denemek!). Ancak sonunda gördüğümüz üzere, romantik teklifleri hesaplanmış ve politik adımlardı. (Ve Sansa’nın annesi Catelyn, gerçekten sevdiği tek kadındı.)

DERS: Kimse en başından beri Serçeparmak değildir. Dürüst olmamak, genellikle yavaşça, küçük beyaz yalanlarla başlar ve University College London’ın çalışmasına göre, ne kadar yalanla paçayı sıyırırsanız yalan söyleme ihtimaliniz o kadar artar. Aldatmacalarınız açığa çıktığında bıçağıyla sizi bekleyecek suikastçi bir kız kardeşiniz olmayabilir ancak ilişkinizin boğazı gerçekten kesilecektir. “Güven bir kez kırıldığında, tüm güven kırılır,” diyor Gottlieb. “Bunu geri kazanmak zorludur ve bazen de imkânsızdır. Önemli bir güven ihlali, ilişki devam etse dahi onu tamamen onaramayacağınız şekilde sıklıkla lekeler.”

MELISANDRE VE STANNIS BARATHEON

4. DERS: Ne Zaman Hayır Diyeceğinizi Bilin

Bir anlamda, Melisandre ve Stannis birbirlerine uygun bir çiftti. Melisandre onun Westeros’un tek gerçek kralı olduğuna, Yedi Krallığın Lordu olmanın kaderinde yazıldığına ikna olmuştu. Size bu kadar koşulsuz inanan bir eşinizin olması güzeldir. Ancak Melisandre, ona aynı zamanda tek kızı Shireen’i kurban olarak yakmasını da söyledi ve Stannis de bunu yaptı. Bu, açıkça sorunlara işaret ediyor.

DERS: Kontrolcü bir ilişkiyi düzeltmenin tek yolu, kendinize güvenmek ve sınırlar koymaktır, diyor Kaliforniya’dan terapist Sharie Stines. “Nerede başlayıp bittiğinizi ve diğer kişinin nerede başlayıp bittiğini bilin,” diyor. “Kendi kimliğinizi onlarınkiyle karıştırmayın. Başkalarından değil, yalnızca kendinizden, kendi düşüncelerinizden, hislerinizden ve davranışlarınızdan sorumlu olduğunuzu kendinize hatırlatın.”

Birbirlerinin dünya görüşlerini karşılıklı olarak genişleten çiftlerle duygusal manipülasyon arasında fark vardır. “Bir partnere tamamen bağımlı olmak, karar verme gücünün tamamına onların sahip olması, kendi bağımsızlığımızı ve benlik algımızı kaybetmemize neden olur,” diyor Monk. Partneriniz size yanlış veya korkutucu gelen, kızınızı ateş tanrısına kurban etmek gibi sizi rahatsız eden bir şey yapmanız için üzerinizde baskı kurmaya çalışıyorsa, hayır diyebilirsiniz. Hayır demelisiniz.

DAENERYS TARGARYEN VE KHAL DROGO

5. DERS: Konuşmayı Bırakın ve Onu Dinleyin

Başlangıçta, ilişkileri bir korku filmi gibiydi: Drogo kibirli, saldırgan ve cinsel olarak agresifti. Nihayetinde, eşit partnerlik gibi hissettiren bir evliliğe alıştılar. Ancak bu, Dany’nin, ordusunu denizlerin ötesine yürütebileceği ve Demir Taht’ta hak iddia edebileceği ısrarından partnerinizin üste geçip göz teması kurmasına izin verdiğinizde seksin çok daha ateşli olabileceğini hatırlatmaya kadar varan fikirlerini, Drogo dinlemeye başladıktan sonra oldu.

DERS: Kadınlar duygularına erişebilen, empati kuran ve hatalarını kabul eden erkekler ister, diyor The Love Gap’in yazarı ve yeni ilişki uygulaması Plum’ın CEO’su Jenna Birch. “Savunmasızlık pratik ister. Korkutucu hissettirmesi olağandır!” Partnerinizle bir bağ kurmak için özel zaman ayırın veya partneriniz konuşmak istediğinde ya da dalgın olduğunda hazır bulunun. Aklından neler geçtiğini sorun ve nazikçe derine inin. Tartışıyorsanız, sorununu çözmeye veya konumunu yargılamaya çalışmayın. Bunun yerine, durumu partnerinizin bakış açısından görmeye çalışın. “Partneriniz sizi pratik olarak, entelektüel olarak, duygusal olarak veya farklı yönlerden daha güçlü kılabilir,” diyor Birch. “Ancak yalnızca ona izin verirseniz…”

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com