Bizi Takip Edin

SAĞLIK

Vitaminlerle ilgili yanlışlar

Umut Doğan Yıldız

-

 

Vücudumuzun ihtiyacı olan vitaminlerin dengeli beslenmeden alınabileceğini belirten uzmanlar, vitaminlerle ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekiyor.

 

Uzmanlara göre C vitamininin soğuk algınlığını engellediği şeklindeki bilgi gerçeği yansıtmazken; tatlı kırmızı biber en iyi C vitamini kaynağı. Uzmanlar, fazla vitamin tüketiminin vücuda zarar verdiği uyarısında bulunuyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, vücudumuz için gerekli olan vitaminlerle ilgili bilgiler verdi.

 

Vitamin kelimesinin “Vital + amin” kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Bilim insanları önce vitaminlerin, proteinlerin yapı taşları olan amino asitler olduğunu düşündüler. Bugün, sağlık için gerekli olan 13 türünü biliyoruz. Genellikle ihtiyacınız olan vitaminleri dengeli beslenmeden alabilirsiniz. Ancak bazı insanlar, özellikle belirli yiyecekleri sınırlayanlar, takviyelerden yararlanabilir” dedi.

 

Vitamin ve mineral arasında ne fark var?

Vücudun büyüme, sindirim ve sinir fonksiyonu için vitaminlere ihtiyacı olduğunu belirten Dr. Yıldırım, “Mineraller hücreleri destekliyor ve vücudunuzun farklı bölümlerinin işlerini yapmasına yardımcı oluyor. Vitaminler, A, B, C, D, E ve K harflerinin harfleri ile bilinir. Minerallerin örnekleri, kemiği oluşturan ve kan pıhtılaşmasını sağlayan kalsiyumu ve kanın oksijen taşımasına yardımcı olan demiri içerir” diye konuştu.

 

Doğru bilinen yanlışlara dikkat

Bazı vitaminlerle ilgili yanlış bilgilerin çok yaygın olduğunu ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, bunlardan birinin de “C Vitamini soğuk algınlığını engeller” şeklindeki bilgi olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, “Araştırmacılar, 10 yıldan fazla bir süreden fazla bulguları incelediğinde, C vitamini mega dozlarının çoğu insan için soğuk algınlığını engellemediğini gördüler. Bazı çalışmalar, semptomları biraz daha hızlı aşmanıza yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor” diye konuştu.

 

Tatlı kırmızı biber, en iyi C vitamini kaynağı

En iyi C vitamini kaynağının tatlı kırmızı biber olduğunu ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Turunçgiller, C vitamininin en iyi bilinen kaynağı olabilir ancak diğer birçok meyve ve sebzede de bulunur. Çoğu yetişkinin günde 75 ila 90 miligram arasında alması gerekir. Bir yarım fincan tatlı kırmızı biber ise yaklaşık 180 cl portakal suyuyla aynı oranda C vitamini içerir” dedi.

 

B 12 vitamini enerji vermez

“B 12 vitamini enerji verir” şeklindeki bilginin de yanlış olduğunu kaydeden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Bu yanlış bir inanıştır. Yeterli B12 almak kesinlikle önemlidir. Çok azı kol ve bacaklarınızda ağrıya, kansızlığa, hafıza kaybına, baş dönmesine ve vücudunuzda karıncalanmaya neden olabilir. Fakat bunu almanın sizi daha fit yaptığını veya size daha fazla enerji verdiğine dair çok az kanıt var. Et, balık veya süt ürünlerini içeren bir diyetle yeterli miktarda B12 alabilirsiniz” uyarısında bulundu.

 

Fazla vitamin zarar verebilir

İstendiği kadar vitamin almanın vücuda hasar verebileceğine işaret eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, şunları söyledi:

“Takviyeler yeterli besin aldığınızdan emin olmanız için iyi bir yol olabilir ancak çok fazla almanız durumunda birçok vitamin ve mineral zehirli olabilir. Fazla alınan A vitamini mide bulantısı, kusma ve karaciğer hasarına neden olabilir. Çok fazla D vitamini alımı zayıflığa, kalp ritim problemlerine ve baş dönmesine neden olabilir. Vücut A, D, E, K ve demir vitaminlerini depoladığından fazlalık organlarınızda ve dokularda birikebilir ve böbreklere, karaciğere, kalbe ve beyne zarar verebilir.”

 

Bu vitaminler kemik sağlığı için önemli

Kemik sağlığının korunmasında kalsiyum, D ve K vitaminleri, potasyum ve magnezyumun önemli rol oynadığını ifade eden Dr. Yıldırım, “D vitamini ve kalsiyumun önemini hepimiz biliyoruz ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, Magnezyum, Potasyum ve K vitaminin de çok önemli olduğunu vurguluyorlar. Özellikle, eğer osteoporoz adı verilen kırılgan, incelen kemikler gibi bir riskiniz varsa doktorunuz kalsiyum ve D vitamini takviyesi önerebilir” dedi.

 

Göz sağlığınız için sebze ve meyve tüketin

Lutein, Zeaxhantin, Çinko, C ve E vitaminlerinin gözleri koruduğunu kaydeden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Özellikle 65 yaşından sonra sigara içmemek kaydıyla sebze ve meyvelerden yeterince yiyip gözlerinizi koruyabilirsiniz” dedi.

 

Hamilelikte folik asit neden önemli?

Folik asidin doğum kusurlarını, özellikle bebekte gelişebilecek beyin ve omurilikteki sorunları önlemeye yardımcı olduğunu ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Hamilelik sırasında çok önemli olduğu için hamile kadınların ve bebek sahibi olmak isteyenlerin, folik asidin yeterli olduğundan emin olmak için bir ek almaları gerektiğini söylemekteyiz” dedi.

SAĞLIK

Ofiste uyumayı önleyen besinler

Umut Doğan Yıldız

-

Yorgun uyanmak, işe başlayacak enerjiyi bulamamak, öğleden sonra çöken uyku hali gibi sorunlar, çalışanların sıklıkla tekrarladığı şikâyetlerin başında geliyor.

Bu sorunlarla başa çıkmak, zinde bir gün geçirmek, aktif ve üretken olmak sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve beslenme düzeni ile mümkün. Çalışanların en büyük sorunu, işe yetişme telaşı yüzünden kahvaltıyı atlamaları, çok geç yapmaları ya da sağlıksız seçimlerle geçiştirmeleri oluyor. Kahvaltı yapacak zaman bulamamaktan muzdaripseniz bir bardak süt içmek, peynirli bir sandviç ya da tost yemek hem vakit kazandırıyor hem de güne sağlıklı başlamanızı sağlıyor. Kahvaltı, sadece karbonhidrat ve yağ içeren besinler yerine protein, lif, vitamin ve mineral kaynağı besinlerin de olduğu dengeli bir öğün içeriğine sahip olmalı. Poğaça, simit ve çay yerine peynir, yumurta, sebze içeren tam tahıl ekmekli sandviçler, süt, meyve gibi tamamlayıcılardan oluşan dengeli bir kahvaltı gününüzü daha iyi kontrol etmenize yardımcı oluyor. Ara öğünler ise sağlıksız atıştırmalıklar ile yapıldığında büyük kaloriler içeriyor. Atıştırma ihtiyacınız varsa yanınızda bulunduracağınız taze ve kuru meyveler, ceviz, kavrulmamış tuzsuz badem, fındık gibi kuruyemişler sağlıklı, besleyici ve beslenme kalitesini iyileştiren seçenekler arasında bulunuyor. Masanızda sürekli su bulundurmanız ve çay-kahve gibi içecekler dışında 6-8 bardak su tüketmeniz de sağlıklı beslenme açısından yararlı oluyor.

Devamı

SAĞLIK

GAPS Diyeti nedir?

Umut Doğan Yıldız

-

GAPS, bağırsak ile beyin /beden arasındaki ilişkinin, nöroloji ve beslenme doktoru Natasha Campbell-McBride tarafından uluslararası tescilli ifadesidir.

 GAPS diyetinin asıl amacı bağırsak duvarını ve mikroflorasını iyileştirmek ve devamlılığını sağlamak için beslenme alışkanlığı yaratmaktır. Sızdıran bağırsak sendromuyla beraber eşlik edebilecek hastalıkların da tedavisinde çok önemlidir.

GAPS Diyetine Giriş

Giriş diyeti; bağırsak iç yüzeyinin ihtiyacı olan amino asitleri, vitaminleri, yağı, glukozamini sağlayarak hasarlı bağırsak duvarını iyileştirecek besinleri içeren başlangıçta düşük posalı ve sınırlı besin çeşitliliği olan bir dönemdir. Sonrasında yavaş yavaş açılır. Giriş diyetinde amaç bağırsaklardaki hasarı tamir etmektir böylece sindirilmeyen besinler, toksinler, ağır metaller, katkı maddeleri bağırsak duvarından geçemeyecektir.

Tam GAPS Diyeti

3-5 yıl belki daha uzun sürmesi gereken bir dönemdir. Bağırsak florasının zenginliği ve hücrelerin devamlılığının sağlanması hedeflenir. Bir yandan zor bir dönem değildir aslında. Yaşam şeklimizi ve alışkanlıklarımızı uzun vadede değiştirmiş olacağımızdan sağlıklı besin çeşitliliği ile sürekli yapılabilir bir diyet halini alır.

GAPS Diyeti’nden Çıkış

Bağırsak sorunlarının en az 6 ay yaşanmadığı görüldükten sonra Gaps Diyeti’nden çıkılabilir. Ancak sağlıklı beslenme şeklini dönemsel gördüğümüzde ve bize zarar veren eski beslenmemize döndüğümüzde iyileşmenin de kalıcı olamayacağını bilmekte fayda var. Genel beslenmemizde sağlıklı seçimler yapmaya her zaman özen göstermeliyiz.
Sızdıran bağırsak diyetinde iyi gelen yiyecekler ve takviyeler;

•Omega-3, sardalya, hamsi, somon gibi balıklarda ve keten tohumu, ceviz, avokado, semiz otunda zengin bulunur ve hücre yapılanmasında çok önemlidir.

Probiyotikler, alınması gereken en önemli takviyedir. Bağırsak flarasını zenginleştirir ve kötü bakterilerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Hem probiyotik gıdaları hem de takviye olarak probiyotik almayı öneriyorum.
•L-Glutamine, bağırsak duvarının onarımı için gerekli olan önemli bir amino asit takviyesidir.

Çimlenen tohumlar; filizlenen chia tohumları, keten tohumları, faydalı bakterilerin büyümesini desteklemeye yardımcı olabilecek mükemmel lif kaynaklarıdır.

Kemik suyu; kollajenin artması ve hasarlı hücre duvarlarını iyileştirmeye yardımcı olabilecek amino asit, proline ve glisin içerir.

•Probiyotik süt ürünleri, bağırsakların iyileşmesine yardımcı olabilecek hem probiyotikler hem de prebiyoikler içerir. Kefir, çökelek, yoğurt ve tereyağı en iyileridir.

•Hindistancevizi; MCFA’lar (çoklu doymamış yağ asitleri) bulunur.

•Aloe Vera; sindirim sistemini iyileştiriyor.

•Kudret narı; antioksidan ve yara iyileştirici olarak sindirim sistemini onarıyor.

•Zerdeçal; güçlü bir antienflamatuar ajandır, iltihaplanmayı ve oksidatif stresi engellemek için mekanik bir potansiyele sahiptir.

•Prebiyotikler; probiyotik bakterilerin bağırsaktaki yemeğidir. Pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, domates, soğan, sarımsak, hindiba, kuşkonmaz, hardal bitkisi gibi sebzelerde bulunur.

•Zerdeçal; güçlü bir antienflamatuar ajandır, iltihaplanmayı ve oksidatif stresi engellemek için mekanik bir potansiyele sahiptir.

•Prebiyotikler; probiyotik bakterilerin bağırsaktaki yemeğidir. Pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, domates, soğan, sarımsak, hindiba, kuşkonmaz, hardal bitkisi gibi sebzelerde bulunur.

  • Kurubaklagillerden fasulye, mercimek, bezelye, nohut.
  • Tam tahıllardan; tam buğday, yulaf, kara buğday, arpa, kepekli pirinç.
  • Yağlı tohumlardan; ceviz, badem, fındık, ketentohumu.
  • Meyvelerden; zeytin, muz, üzüm, çilek, elma.

Devamı

SAĞLIK

Bağırsak sağlığımızı etkileyen faktörler

Umut Doğan Yıldız

-

Bağırsak sağlığımızı etkileyen faktörleri sıraladık. İşte bilinmesi gerekenler.

-Şekerli, nişastalı gıdalar

-Sağlıksız yağlar: trans yağlar, (endüstriyel) bitkisel yağlar

-Tatlandırıcılar

-Stres

-Uykusuzluk

-Antibiyotikler (ilaç olarak alınanlar ve yenilen gıdalar yoluyla alınanlar)

-Sık kullanılan ilaçlar; antidepresanlar, kaygı gidericiler (anksiyolitikler), antasitler, proton pompası inhibitörleri, ağrı kesiciler

-Genetiği değiştirilmiş organizma (GDO) içeren gıdalar; mısır, soya, şeker pancarı gibi)

-Endüstriyel yağlar; kanola (kolza), ayçiçeği, mısırözü, pamuk gibi sıvı nebati yağlar ve margarinler (trans yağlar)

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com