Bizi Takip Edin

SEKS & İLİŞKİLER

Testosteron seviyesi nasıl artar?

-

 

Erkek için en zor görev, kadınların cazibesine yenilmemek.

Testosteron, kilo kaybetmeye çalışırken önemli bir rol oynar. Ancak çoğu düşük yağlı diyet testosteron seviyesini de düşürür. Kısacası yağ kaybederken kas da kaybedersiniz. Diyetisyen Serkan Tutar’ın verdiği bu mönüler, kas yapmak ve zayıflamak için ihtiyacınız olan testosteron seviyesini sağlayacak yüksek miktarda protein ve yağ içeriyor. Ancak sıkı çalışmayı unutmayın, zira tek başına diyet yapmak bu konuda işe yaramıyor.

Fit erkek testi!

 

MÖNÜ 1: KIRMIZI ETİN GÜCÜ

Kahvaltı
• 1 adet peynirli-domatesli gözleme
• Ara öğün
• 2–3 adet çikolatalı diyet bisküvi
• 1 kutu light süt

Öğle
• 1 porsiyon dana etli veya karidesli noodle
• 1 şişe maden suyu

Ara öğün
• 1 kupa kremalı kahve
• 1 adet kurabiye

Akşam
• 1 kâse çorba
• 4-5 adet ızgara tavuk kanadı
• Bulgur pilavı
• Çoban salata

Ara öğün
• 1 kupa bol tarçınlı ılık süt

Neden?
Testosteron seviyesini hiçbir şey kırmızı et kadar artıramaz. Sığır eti, testosteron ve kas yapımı potansiyelini en uygun değere çıkaran protein ve çinko açısından zengindir.

MÖNÜ 2: PROTEİN DEPOLAYIN

Kahvaltı
• 2 dilim yulaf ekmeği
• 1 dilim yarım yağlı peynir
• 1 adet haşlanmış yumurta
• 1 su bardağı taze sıkılmış meyve suyu
• Söğüş sebze
Ara öğün
• Bir avuç badem

Öğle
• Peynirli pizza (orta boy)
• Diyet asitli içecek

Ara öğün
• 1 porsiyon enginar

Akşam
• Körili tavuk salatası
• Sebzeli makarna
• 1 kutu probiyotik yoğurt
• 3 dilim yulaf ekmeği

Ara öğün
• 1 su bardağı light süt

Neden?
Protein alımınız ne kadar düşük olursa, vücudunuz testosteronu kullanmaktan o kadar uzaklaşır. 90 kilogramağırlığındaki bir erkek, her kilosu için 2 gram protein almasında fayda var.

MÖNÜ 3: AFRODİZYAK ETKİSİ

Kahvaltı
• 1 adet peynirli sandviç
• Yarım avuç yeşil zeytin
• 1 adet haşlanmış yumurta
• Taze sıkılmış meyve suyu

Ara öğün
• Fındıklı çikolata (40 gram)

Öğle
• 100 gram yağsız tavuk (üzerine 1 tatlı kaşığı hardal)
• Yarım porsiyon makarna
• Brüksel lahanası
• 1 kâse yoğurt
• 2 dilim tam buğday ekmeği

Ara öğün
• 1 kâse meyve salatası

Akşam
• 1 kâse çorba
• Yoğurtlu ıspanak
• 3 dilim yulaflı ekmek
Ara öğün
• 3–4 adet ceviz

Neden?
Burnunuzu kapatın ve Brüksel lahanasının östrojen engelleyici faydalarından yararlanın. Ayrıca çikolatanın testosteronu artırıcı etkisi olduğu düşünülüyor. Çünkü çikolata mutluluk hormonu olarak adlandırılan serotoninin vücutta artmasına neden oluyor. Mönüde bulunan hardal ise afrodizyak etkisine sahip olmasının yanında E ve C vitamini bakımından da zengin bir kaynak.

MÖNÜ 4: KORTİZOLÜ ENGELLEYİN

Kahvaltı
• Şekersiz çay
• 1 adet karışık tahıllı simit
• 2 dilim eritme peynir
• Söğüş sebze

Ara öğün
• 10 adet fındık

Öğle
• Penne makarna
• Sezar salata
• 1 su bardağı ayran
• 1 dilim tam buğday ekmeği

Ara öğün
• 1 su bardağı karışık meyve suyu

Akşam
• 1 adet ızgara çipura
• Yeşillik salata
• 1–2 dilim kızarmış ekmek

Ara öğün
• 1 fincan yeşil çay
• 2–3 adet diyet bisküvi

Neden?
Makarnanızın sosuna sarımsak eklemeyi unutmayın. Çünkü sarımsak testosteron seviyesini artırır ve testosteronun hareketini sınırlayıp kas dokusunu yıkan bir hormon olan kortizolü engeller.

MÖNÜ 5: İYİ YAĞLARI TERCİH EDİN

Kahvaltı
• 1 adet beyaz peynirli omlet
• 1 tatlı kaşığı tereyağı
• 1 tatlı kaşığı bal
• 1 kupa şekersiz çay
• 2–3 dilim çok tahıllı ekmek

Ara öğün
• 1 dilim kek

Öğle
• 1 porsiyon domatesli makarna
• Mevsim salatası
• 1 kutu ayran

Ara öğün
• 4 adet kuru kayısı
• 2–3 adet tam ceviz
Akşam
• 1 porsiyon somon veya ızgara karides
• 1 porsiyon avokado salatası
• 4–6 kaşık zeytinyağlı sebzelerden seçmeler
• 1 kadeh şarap
Ara öğün
• Yarım avuç kaju fıstık veya 1 su bardağı patlamış mısır

Neden?
Düşük yağlı diyetler aynı zamanda düşük testosteron anlamına gelir. ‘Journal of Sports Medicine’ dergisi fazla yağ alımının testosteronu artırdığını gösteriyor. Ancak amacınız zayıflamaksa iyi yağlara sadık kalmalısınız. Bu yüzden de diyetiniz doymamış yağ ve omega 3’ler ile zengin avokado ve somon içeriyor.

SEKS & İLİŞKİLER

İlişkilerde iletişim sorunları

Umut Doğan Yıldız

-

İletişim sorunları yüzünden ilişkiniz çatırdıyorsa, büyük bir kavgadan kaçınmanıza ya da bir kavgayı atlatmanıza yardım edecek yedi temel yöntemle tanışın. 

 DERLEYEN: ZEYNEP İLAYDA ZAFER

Dışardan bakıldığında ilişkiler çok basit gibi görünebilir. Bir kez çift olduğunuzda, artık yanınızda sizinle favori dizinizi izleyecek ve yatarken size sarılacak daimi biri olur. Ancak ne yazık ki gerçek bu kadar basit değil. İlişkiler çaba ister. Herhangi bir ilişki terapisti, size başarılı ve sağlıklı bir ilişkiye sahip olabilmenin sırrının yüzde 90 iletişimle ilgili olduğunu söyleyecektir.

Peki, özellikle de partnerinize nasıl hissettiğinizi anlatmaya çalışırken (onunla ilgili, ofisteki korkunç gününüzle ilgili, antrenmanda karşılaştığınız zorluklarla ilgili…) etkili bir şekilde iletişim kurmayı öğrenmemişseniz ne olur?

İletişim kur(a)madığınızda genellikle başınıza gelen, patlayıcı kavgalardır. Lisanslı danışman ve terapist Monte Drenner, “Birçok (natrans) erkek partnerinin duygularını onaylamanın önemini anlamıyor ve bu yüzden tartışmalar kısa sürede kolayca alevlenebiliyor,” diyor. Büyük bir kavga da iletişim becerilerinizin daha da kötüleşmesi demektir çünkü kim öfkeden köpürürken duyguları hakkında konuşabilir ki?

Bu büyük kavgalardan uzak durmak ya da yakın zamanda yaşanan bir tartışmanın yaralarını sarmak için nasıl iletişim kuracağınızı bilmek çok önemli. Tabii ki partnerinizle olan iletişim şeklinizi değiştirmek kolay olmayacak ve zaman alacak. Fakat bu yedi ipucuyla ilk adımları siz atabilirsiniz.

Tuhaflığı kabullenin

Birçok insan (özellikle de erkekler) duyguları hakkında doğrudan ve açık bir şekilde nasıl konuşacağını bilmiyor ve bu da iletişim kurmayı biraz tuhaf ve tatsız bir hale getiriyor. Örneğin birine onu öpüp öpemeyeceğimizi sormak bize tuhaf geliyor. Fakat onay almak konusundaki son görüşler, doğrudan iletişim kurmanın (gerçekten de “Seni öpebilir miyim?” diye sormak gibi) en iyi iletişim şekli olduğunu gösteriyor. Bu, ister birinin onayını alıyor olun ister neden kötü hissettiğinizi açıklıyor olun, herhangi bir konuşma için geçerli.

Şüpheye düştüğünüzde, sürekli iletişim halinde olun

Partnerinizle ne kadarını paylaşmanız gerektiğinden emin değilseniz, her şeyi paylaşacağınız varsayımıyla yola çıkın. Evlilik ve aile terapisti Paul Hokemeyer, “Çalıştığım birçok erkek kendini açmaktansa bundan geri durmayı ve açık açık iletişim kurmak yerine telepatiyi tercih ediyor,” diyor. “Bu yüzden ben de onları özellikle söylenmesine gerek duymadıkları şeyleri söylemeleri ve deneyimleriyle duygularını sürekli anlatmaları konusunda teşvik ediyorum.”

Gergin bir anda geri adım atın

Öfke ve iletişim bir arada gitmiyor. Partnerinizi incittiğiniz anları tekrar düşünün, muhtemelen öfkeliydiniz. “Sevdiğimiz kişiyle kavga ederken merkezi sinir sistemimizin en basit ve ilkel kısmı tarafından kontrol ediliriz,” diyor Hokemeyer. Bu yüzden de problemi çözmek yerine karşımızdakini kötü hissettireceğini bildiğimiz ne varsa söylemeye eğilimliyiz. “Bu çok yıkıcı bir dinamik.”

Bu zarar veren döngüden kaçınmak için, Hokemeyer, kavganın yoğunluğundan bir adım geriye çekilmenizi öneriyor. Oradan uzaklaşın ve hem kendinize hem de partnerinize sakinleşmek için zaman tanıyın. “Şu an bunları tartışmak için pek de iyi hissetmiyorum. Yürüyüşe çıkıp kafamı toplayacağım,” diyebilirsiniz. Nabzınızın düzelmesi, zihninizin yatışması ve kendinizi ifade etmenin daha iyi bir yolunu bulabilmek için ideal olan, kavga ortamından en azından yarım saatliğine uzaklaşmaktır, diyor cinsel terapist Rosara Torrisi.

Hokemeyer, partneriniz uzaklaşmanıza izin vermiyorsa, cevap vermeden önce kafanızda iki kez 50’ye kadar sayın diye tavsiye ediyor. “Burada amaç mantığın devreye girmesine izin vermek ve tepkilerinizin ilkel seviyeden beyninizin daha üst, size durumu çözmeniz için akıllıca taktik veren kısımlarına yükseltmektir.”

Her şeyi düzeltmeye çalışmayın

İletişim kurarken erkeklerin yaptığı en büyük hata, aslında var olmayabilecek bir problemi çözmeye çalışmaktır, diyor Drenner. “Çoğu zaman sevdiğimiz kişi sadece yaşadığı bir zorluğu anlatıyordur ya da bir şeylerden şikâyet ediyordur. Yani ortada her zaman gerçek anlamda bir soruna çözüm aranması gibi bir durum olmuyor.” Karşınızdakine yaslanacak bir omuz yerine bir çözüm sunduğunuz zaman onu hayal kırıklığına uğratabilirsiniz çünkü aradığı şey düzeltilmek değil onu dinleyen birinin olmasıdır. Drenner, “Sizden özellikle istenmedikçe bir şeyi düzeltmeye çalışmayın,” diye öğütlüyor.

Sadece konuşmayın; dinleyin

Çiftler tartıştığı zaman bunun nedeni genellikle partnerlerin birbirini gerçekten dinlememesi oluyor. Kendi argümanınızı kanıtlamaya o kadar odaklanıyorsunuz ki, karşınızdakinin argümanını dinlemiyorsunuz bile. Partnerinizin dediklerine katılmıyor olsanız da onu dinlemek ve bakış açısını anlamaya çalışmak önemlidir. Drenner, “Anlaşılmaktan çok anlamak için çaba gösterin,” diyor. “Sizin bakış açınızı anlamaya çalışan bir insanla tartışmak zordur.” Eğer gerçekten haklı olduğunuzu düşünüyorsanız, karşı tarafın argümanını dinleyerek onları daha kolay çürütecek karşı argümanlar oluşturabilirsiniz.

Kırılgan olmaktan çekinmeyin

“Erkekler kültürel olarak hissetmekten ziyade düşünmek üzerine şekillendirilmiştir,” diyor Hokemeyer. Onlara küçüklükten itibaren duygularını göstermenin zayıflık olduğu öğretiliyor ve zayıf olmak istenmeyen bir özelliğe dönüşüyor. Ancak partnerinizle gerçekten iyi bir iletişim kurmak istiyorsanız, duygularınızı onlarla paylaşmayı öğrenmelisiniz. Hokemeyer, “İletişim, özellikle de yakın ilişkilerdeki iletişim, rahatsız edici ve kontrol edilemeyen duyguları uyandıran bir kırılganlığı gerektirir,” diyor.

Aslına bakılırsa, mantıklı ve dürüst bir şekilde duygularınızdan bahsedebilmek, duygusuz bir robota dönüşmekten daha çekicidir. “Kadınlar duygusal kırılganlığı bir güç olarak görür,” diyor Drenner. Zayıf tarafınızı birine göstermek korkutucu olabilir ancak bu, sağlıklı ve uzun ömürlü bir ilişkinin olmazsa olmazıdır.

Yardım isteyin

Bir ilişki içindeyken iletişim kurmayı öğrenmenin harika yanlarından biri de yalnız olmadığınızı bilmektir. Belki partneriniz iletişim konusunda uzmandır, belki de o da sizinle beraber öğreniyordur. İki şekilde de, partneriniz size yardımcı olmaya açık olmalı. Bu, siz öğrenene kadar sabırla beklemek anlamına gelse de… Hokemeyer, “Partnerinizden, yaptığınız yanlışlar ve mükemmel olmayan davranışlarınız için sizi eleştirmek ya da ayıplamak yerine sabırlı olmasını ve sizi desteklemesini isteyebilirsiniz,” diyor. Açık, doğrudan ve duygusal olarak iletişim kurabilmek bir süreçtir ve bu sürece işe başlar başlamaz mükemmel olamayacağınızı bilmek de dâhildir. Bu size denemeyi bırakmanız için bir bahane sunmamalı ancak partnerinizin size bir alan sunmasını sağlamalıdır.

Devamı

SEKS & İLİŞKİLER

İyi öpüşmenin sırrı

Umut Doğan Yıldız

-

Bu, ellerinizi ya da dudaklarınızı nereye koyduğunuzla ilgili değil. İyi öpüşmenin sırrını açıklıyoruz.

DERLEYEN: ZEYNEP İLAYDA ZAFER

zorlandım. Fakat bir kez hatırlayınca, bir daha aklımdan çıkaramadım: Kafasını bir aşağı bir yukarı oynatarak bardaktan su içen kuş oyuncakları gibiydi. Ondan çok hoşlanıyordum ve onu öpmek için sabırsızlanıyordum fakat büyük bir hayal kırıklığına uğradım. O su içen kuştu ve kuru, mekanik bir ritimle dudaklarımı gagalıyordu. Bir ay kadar bir süre rahatlayacağını ve durumun değişeceğini umarak onunla görüşmeye devam ettim ancak hiçbir şey değişmedi. En sonunda yollarımızı ayırmaya karar verdik.

Geçtiğimiz aylarda yine su içen kuşları düşünüyordum, ancak bu sefer su içen kuş partnerim değildi; bendim. Ona karşı pek bir şey hissetmediğim fakat çekici ve sevimli bulduğum biriyle üçüncü randevumuza çıkmıştık. Onu o kadar mekanik bir şekilde öpüyordum ki ben bile sıkılmıştım. Bu yüzden geri çekilip birdenbire, “Yarın erkenden bir toplantım var,” dediğinde pek şaşırmadım. (Kendisi işsizdi.)

Öpüşmek de nefes almak gibidir: Çok fazla düşünürseniz doğal bir şekilde yapamamaya başlarsınız.

Bu olay sonuncu vaka değildi. Bundan birkaç ay sonra da hala daha kötü öpüşen biriydim. Biriyle harika bir randevuya çıkıyor, fakat gece apartmanımın önünde birbirimize doğru yaklaşırken nedense kaskatı kesiliyordum. Orada dikilip ellerim omuzlarında, kafamı lise yıllarımdaki becerilerim ve umursamazlığımla hareket ettiriyordum. Öpüşme sesleri dikkatimi dağıtıyordu ve bence romantik kariyerim sona ermişti.

Berbat öpüştüğünüzü düşünmüyor olsanız bile, muhtemelen öpücük kariyerinizde kendinizden şüphe ettiğiniz anlar olmuştur. Kadın arkadaşlarımdan biri uzun süreli bir bekârlığın ardından çok yakışıklı biriyle bir ilişki yaşama şansı buldu ve bize resmen nasıl öpüşeceğini unuttuğunu söyledi. Bir ilişkiden soğuma sebepleri söz konusu olduğunda, kötü öpüşmeye kıyasla kötü sevişmeden daha sık bahsediyoruz. Fakat bana göre kötü sevişme daha telafi edilebilir bir durum. Kötü bir sevişmede, partnerinizin yaptığı şeyleri onun şahsını eleştiriyormuş gibi görünmeden eleştirebilirsiniz. Sevişmek konusunda geri bildirim almaya da alışkınız. Yatakta biri bize ne yapmamızı istediğini söylediğinde bunu seksi buluyoruz. Fakat öpüşmek daha farklı. Öpüşmek tutkuyla yönetilir, teknikle değil ve tutku üzerine yorum yapmak daha zordur. Bir öpüşmeden haz almadığınızı düşündüğünüzde, genellikle öpüştüğünüz kişiyle kimyanızın tutmadığını düşünürsünüz. Anlamam vakit aldı, ancak kötü öpüşmeye başlamamın sebebi stresti; endişeliydim ve biriyle kimyamın uyuşması ihtimaline tamamen yabancılaşmıştım. Bir gün, biraz sakinleşmişken çekici bulduğum biriyle öpüştüm ve düzeldiğimi hissettim. Ancak bundan önce bir öpüşmeyi neyin iyi ya da kötü kıldığı üzerine kafa patlatacak bol bol vaktim oldu.

İyi bir öpüşme, iki tarafın da öz farkındalık hissetmediği bir öpüşmedir.

Bir arkadaşımın da dediği gibi, “İyi bir öpüşme, özellikle ilk aşamalarda iki taraf da bunu pek ciddiye almıyorsa gerçekleşir. Tam ortasında durup birbirinize gülümsemek ise harikadır.” İdeal olan, partnerinize duyduğunuz tutkunun teknik konulardaki endişenize üstün gelmesidir. Yine de temel öpüşme taktiklerini aklınızdan çıkarmamakta fayda var: “Partneriniz hiçbir koşulda diliniz yüzünden boğuluyormuş gibi hissetmemeli,” diyor başka bir arkadaşım. “Ayrıca herkesin tükürüğü kendine, eğer sonrasında ağzınızı silmek zorunda kalıyorsanız, o berbat bir öpüşmedir.” Ancak ikiniz de bunları çok fazla düşünmüyorsanız, taktikler kendiliğinden gelişecektir. Ellerinizi nereye koymanız gerektiği konusunda bocalamayacaksınız. (Ben şahsen bir elin saçlarımın arasında olmasını, bir elin de belimde olmasını seviyorum.) Öpüşmek de nefes almak gibidir: Çok fazla düşünürseniz doğal bir şekilde yapamamaya başlarsınız ve kendinizi kötü hissedersiniz. Öptüğünüz kişinin en çekici özelliğine odaklanmanız zihinsel olarak yardımcı olacaktır. Öpüştüğüm erkeğin biceps kaslarını düşünürsem, gözlerinin açık olup olmadığını kontrol etmek için gözlerimi açıp açmamam gerektiği konusunda stres yaşamam ya da tuhaf nefes seslerimi duyup burnumdaki etin farkına varıp varmadığı konusunda endişelenmek zorunda kalmam. Eğer tek başına çekici bir özellik düşünemiyorsanız, en iyisi vazgeçin.

Gerçek ustalık karşınızdakini rahat hissettirebilmektir.

İzin almak önemli. Uzun bir süre boyunca, karşımdaki kişinin beni öpüp öpemeyeceğini sorduğunda doğallığı ve romantizmi mahvettiğini düşündüm. Ancak son yıllarda bu eylem üstünde söz sahibi olmak oldukça hoşuma gitmeye başladı. Beni ilgilendiren her şey konusunda söz sahibi olmak da… Geçen sene Tinder’dan tanıştığım biriyle randevuya çıkmıştım. Bir saatin sonunda beni öpüp öpemeyeceğini sordu. Hayır dedim çünkü onu yeterince inceleme fırsatı bulamamıştım ve herkesin içinde sarmaş dolaş olma fikrinden hoşlanmadım. Sorduğu için de çok memnun oldum çünkü birdenbire dudaklarıma yapışsaydı çok sinirlenebilirdim. Negatif cevabıma karşın alınmış görünmedi ve tatlı bir şekilde ortamdaki gerginliği dağıtmak için, “Peki, seni öpüp öpemeyeceğimi sana sonra tekrar sorabilir miyim?” diye sordu. Bu durum biraz komik görünse de o an hiç de klişe değildi. İzin istemek seksidir.

İzin istemek ve izin vermenin de ötesinde, birinin kendine bu konuda güvenmesini sağlamak oldukça basit: Onlara iyi öpüştüklerini söyleyin.

Aranızda hiçbir çekimin olmadığı, içinden çıkılmayacak bir şekilde endişeye kapılmış ya da doğuştan gelen bir yeteneksizlikle gerçekten kötü öpüşen yüzde 0.0003 insandan biriyle öpüşmüyorsanız, onaylamak durumu düzeltecektir. Gerçekten berbat olsalar bile hoşlandığınız birinden vazgeçmeden önce ona bu küçük yalanı söyleyin. Derin bir nefes alın ve “Vay be, gerçekten de iyi öpüşüyorsun,” deyin. Evet, kötü öpüşmeye devam edebilirler. Fakat daha iyi ihtimalle rahatlayacaklar ve siz de harika bir öpücüğün tadını çıkaracaksınız.

Devamı

SEKS & İLİŞKİLER

Erken Boşalma nasıl tedavi edilir?

Umut Doğan Yıldız

-

Erken boşalma sorunu nedir, nasıl tedavi edilir. İşte tüm ayrıntılar.

Hayatının bir döneminde, her üç kişiden birinin herhangi bir cinsel sorun yaşadığını belirten Psikiyatrist Dr. Aslı Funda Kalkay, erkeklerde en sık görülen cinsel sorunun erken boşalma olduğunu, her 10 erkekten iki ila üçünde görülebildiğini ifade etti.

Erken boşalma, kişinin boşalma (ejakülasyon) refleksi üzerinde bilinçli olarak kontrolünü sağlayamaması, başka bir deyişle, erkeğin boşalmasını (orgazmı) denetleyememesi, istediği kadar erteleyememesidir.

Erkek, orgazma yaklaştıkça genital anestezi olarak tanımlanabilecek bir durum yaşar; aşırı derecede uyarıldığında, genellikle cinsel duyumlarına yönelik algısı yoktur ya da oldukça azdır. İlk cinsel birleşme deneyiminde, kişinin öncesinde kıyaslama yapacağı bir durum olmadığından genelde kontrol edilip edilemeyeceği ile ilgili bir farkındalığı da yoktur. İlerleyen deneyimlerinde, boşalma kontrolü kazandıktan sonra, daha önceden yaşamadıkları hazzı ve doyumu yaşadıklarını ifade ederler.

Önceleri, iki tip erken boşalma tanımlanmıştır. A tipi sık görülen, cinsel dürtüsü yüksek, uyarılma (ereksiyon) sorunu olmayan, hiçbir zaman boşalma kontrolü iyi olmamış genç yaş grubu ve B tipi ileriki yaşlarda ortaya çıkan, uyarılma bozukluğuyla ilişkili, öncesinde boşalma kontrolünün iyi sağlandığı dönemden sonra görülen gruptur. İkinci gruptaki durum artık sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon) olarak değerlendirilmektedir.

Erken boşalma nedenleri

Cinsel deneyim eksikliği, boşalma ile ilgili mitler (doğru sanılan yanlış bilgiler), erken boşalmayı özendiren paralı cinsel ilişkiler gibi faktörler, erken boşalma nedenleridir. Erken boşalma sadece erkeği değil, partnerini de etkiler ve bu, erkekte sertleşme bozukluğu ve cinsel isteksizlik, kadında ise orgazm bozukluğu ve cinsel isteksizlik gibi ikincil bir cinsel işlev bozukluğuna neden olabilmektedir. Cinsel hayatın olumsuz etkileri, öngörülebileceği şekilde çiftler arası ilişki sürecine de yansımakta ve çatışmalara, ayrılıklara neden olabilmektedir.

Geciktirici sprey, krem, geciktirici etkili prezervatif, alkol veya antidepresan gibi ilaçlar kullanılarak boşalma süresini uzatma çabaları erken boşalma yaşayan erkeklerde sık görülür. Bu sayılan yöntemler cinsel hazzı azalttığı gibi, kesin ve kalıcı tedavi de sağlamaz. Bu sorunun tek, kesin ve kalıcı tedavisi, bu konuda eğitim almış terapistler tarafından yapılan cinsel terapiler ile boşalma kontrolünün öğrenilmesidir. Kişi bir kez boşalma kontrolünü öğrendiğinde, sorun kalıcı şekilde ortadan kalkmaktadır.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com