Bizi Takip Edin

BESLENME

Kolanın midenize neler yaptığını izleyin

-

Video yükleniyor

İzlemesi biraz zor olabilir…

Kolanın ve diğer gazlı içeceklerin sağlığınız açısından zararlı olduğu sıkça vurgulanır ve sağlığınızı koruma altına almak için koladan uzak durmanız gerektiği söylenir. 

“Kola içmenin zararı yok” diyenlerdenseniz, henüz videoya geçmeden önce sizi her gün 10 kutu kola içen adamın hikayesini okumaya davet ediyoruz.

Bu da yeterli gelmezse, videoyu izlemeye başlayabilirsiniz.

Youtube hesabı Molten Science tarafından yayımlanan bu videoda, kola içtiğiniz zaman midenizde neler olup bittiğine dair bir deney gösteriliyor. Videoda, kullanıcı kolayı mide asidi olduğunu iddia ettiği sıvının içerisine döküyor. Kola, bardakta bulunan mide asidi ile temas kurduğu anda köpürmeye başlıyor. Bu köpürmenin, sizi cezbeden buz gibi bir bardak kolanın köpürmesine hiç benzemediği açık. Ardından, bardaktan duman çıktığını görüyoruz. Kullanıcı, bardağa dokunduğu zaman, bardağın bir hayli sıcak olduğunu söylüyor. Eline aldığı bir parça tahtayla da ortaya çıkan mide bulandırıcı görüntüyü biraz kurcalamaya başlıyor.

Daily Mail’in haberine göre, bu video Facebook’ta 9 milyondan fazla görüntülendi. Fakat videonun negatif eleştirilere maruz kalmadığını da söyleyemiyoruz. Zira, bazıları bardaktaki sıvının mide asidinin muntazam bir temsili olmadığını öne sürüyor. Kimisi ise deneyin tamamen bilimsel olduğunu iddia ediyor. 

Video ister fake ister bilimsel açıdan doğru olsun, siz yine de kola içme alışkanlığınızı bir daha gözden geçirin. 

BESLENME

Probiyotik mi prebiyotik mi?

Umut Doğan Yıldız

-

Zerdeçal latteniz 2017’de kaldı. Paranızdan tasarruf edin ve gelişen sağlığınızın şerefine bir bardak prebiyotik beyaz hindiba kökü için.

Sağlığınızı yenilemenin Herkülvari bir çaba gerektirmesi yanıltıcı bir fikir. Elbette Metcon’larla başlayarak yeni bir antrenman planına dalabilirsiniz. Durmayın, günahlarınızı zor bir hile ve terle yıkayın. Ancak zahmetsiz bir gelişme için basit bir değişiklik yeterli olacaktır. Nutrients dergisindeki bir çalışmaya göre, kafeinsiz kahve alternatifi olan beyaz hindiba kökünde bulunan prebiyotik bileşenler, sağlığınızı tüm yönleriyle geliştirebilir.

Mikroorganizmaların uygun ortamda üremesini sağlayan mide bakterisi, uzun zamandır pazarlamacılar tarafından her derde deva bir ürün olarak övülüyordu. Ancak yoğurt sevenler için hazmetmesi zor haberlerimiz var. Yakın zamanda yapılan araştırmalar, probiyotik ürünlerin çoğunun sözlerini tutmadığı kararına vardı. Her bir şişedeki milyarlarca bakteri mide asidi tarafından yok ediliyor ve bu nedenle sağlığınız üzerinde çok az etkisi oluyor.

Diğer yandan, beyaz hindiba kökünde bulunanlar gibi prebiyotikler ise dayanıklıdır ve doğal mide biyomunuzu değiştirmeye çalışmak yerine onu besler. Mide biyomunuz beslenip iyileştiğinde, bakterileriniz sizi enflamasyon, karaciğer hasarı ve diyabetten korur ve metabolizmanızı ve yağ yakma potansiyelinizi oldukça yükseltir.

Sabahları içtiğiniz lattenin yerine geçecek basit bir değişiklik olarak bu, vücudunuzla ilgili hırsınızı gündemde tutmanın en kolay yoludur. Biz kahvemizi biraz badem sütüyle alalım, teşekkürler.

 

 

Devamı

BESLENME

Hangi yağ nasıl kullanılır?

Umut Doğan Yıldız

-

Yağların dumanlanma noktasını öğrenerek yağınızı ne zaman serpiştireceğinizi ve ne zaman kızartacağınızı bilin. Hangi yağ nasıl kullanılmalı? İşte cevabı.

Avokado yağı

Sıcaklık: 271°C

En iyi: Yüksek sıcaklıkta kızartma

Faydası: Kötü “LDL” kolesterolü düşürür.

Hindistan cevizi yağı

Sıcaklık: 232°C

En iyi: Fırınlama

Faydası: MCT’ler metabolizmayı hızlandırabilir.

Zeytinyağı

Sıcaklık: 191°C

En iyi: Salata üzerine serpiştirme

Faydası: Kalp hastalığı riskini düşürür

Margarin

Sıcaklık: 135°C

En iyi: Ekmeğe sürme

Faydası: A, E ve K2 vitaminleri zengini

 

 

Devamı

BESLENME

Hamsi ve İstavrit’te cıva yok

Umut Doğan Yıldız

-

İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi Bölüm Başkanı İlkay Gök, denizlerimizdeki balıklarda cıva miktarının oldukça düşük olduğunu belirtti.

Özellikle hamsi ve istavrit gibi balıklarda cıvanın yok denecek kadar az olduğunu ifade eden İlkay Gök, “Cıva oranı düşük balıklarımızı sağlık için haftada 2 kere tüketmeliyiz” açıklamasını yaptı.

İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi Bölüm Başkanı İlkay Gök şöyle devam etti:

Genellikle kısa ömürlü, küçük balıklar, çiftlik balıkları ve tatlı su balıklarında cıva oranı düşüktür. Denizlerimizde yaşayan hamsi, sardalya, istavrit gibi balıklarda cıva yok denecek kadar azdır. Dil balığı, barbun, tekir, palamut, uskumru gibi orta boylu balıklarda cıva düşüktür. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi haftada iki öğün düşük miktarca cıva içeren balık tüketiminin sağlık için risk oluşturmadığını bildirmiştir.

Hangi balıklar zararlı?

Çok yüksek cıva miktarı bulunan balıklar:

Köpek balığı, balina, iri uskumru, kılıç balığı, ton balığı (iri ton balığı) gibi balıklar yüksek oranda cıva içerirler ve bu balıkları çok sık tüketmek risklidir. Konserve ton balıkları, ton balığının büyüklüğüne ve türüne göre cıva riski taşıyabilmektedir. Yapılan araştırmalar konserve ton balığının taze ton balıklarından daha düşük miktarda cıva içerdiğini gösteriyor. Ancak konserve ton balıkları küçük boyutlardaki ton balıklarından hazırlandığında riski azaltsa da konserve ton balığının da cıva içermesinden dolayı tüketim miktarına dikkat edilmesi gerekir. Cıva oranı açıklanmış konserve balıkları tüketmenizi öneririm.

Cıva zararlı mı? kimler için zararlı?

Herkes yüksek seviyedeki cıvadan zarar görebilir. Fakat özellikle hamile kadınlar, 6 yaş altındaki çocuklar (özellikle 3 yaş altı), böbrek sorunları yaşayanlar, metallere karşı bağışıklık sisteminde hassasiyeti olanlar cıvaya karşı daha fazla risk altındadır. Bu nedenle Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi risk altındaki insanların bazı balık türlerini tüketmesini önermez.

Metil cıva kolaylıkla plasentaya geçer, kanda ve gelişen fetüsün hücrelerinde birikir. Anne sütünden bebeğe geçerek bebeğin gelişen beynine, sinir sistemine zarar verebilir. Bilişsel düşünce, hafıza, dikkat, motor becerileri ve görsel zeka gelişimini olumsuz etkiler. Sağlıklı yetişkinlerde bu tür balıkların haftada bir tüketiminin vücudumuzdaki cıva miktarını etkilemeyeceğini belirtilmektedir. Eğer haftada birden fazla defa tüketilirse sonraki bir kaç hafta tüketmezse vücuttaki cıva oranını dengeleyebilir. Yüksek metil cıva içeren balık tüketenlerin zamanla kanda biriktiğinden, bebek planlayan kadınlara hamilelik öncesi cıva oranı yüksek balıkları tüketmemeleri tavsiye edilir. Cıva zaman içerisinde vücutta atılır ancak cıva içeren balıklarla sık beslenmek vücutta birikmesine neden olur. Balıkta bulunan cıva miktarı pişirme veya başka işlemlerle azalmaz fakat vücut tarafından emilimi işlemlerle azabilir.

Uzun ömürlü balıklarda cıva daha çok

Cıva doğal olarak çevremizde bulunan bir metaldir. Ek olarak havadaki kirlenme ve atıklardan dolayı binlerce ton cıva havaya karışır. Cıva bakteriler ve doğal yollarla organik metil cıva formuna dönüştürülebilir ve bu form zehirli bir maddedir. Ne yazık ki bu toksin yediğimiz balıkta da bulunur. Her balık yediği çok küçük balıklar ya da organizmalardan cıvayı alır. Bu nedenle köpek balığı veya kılıç balığı gibi uzun ömürlü ve büyük balıklarda çok yüksek seviyede bulunurlar. Balıklardaki cıva miktarı ve tüketim miktarına göre risk oluşur. Genel olarak balığın yaşı ve büyüyüp irileşmesiyle yapısındaki cıva miktarı da artar. Genel olarak insan beslenmesinde kritik cıva miktarı 0.5-1 ppm (mg/kg) olarak tespit edilmiştir.

Devamı

Popüler