Bizi Takip Edin

BESLENME

Gençleştiren yiyecekler!

Umut Doğan Yıldız

-

 

Yıllara meydan okumak için ihtiyaç duyduğumuz bu bileşenlere bir göz atmanızda fayda var. İşte karşınızda gençleştiren yiyecekler!

Washington University School of Medicine’da gerçekleştirilen araştırmada, vücutta doğal olarak da üretilen nikotinamid mononükleotidin (NMN) tüketilmesine bağlı olarak hayvanlarda yaşlanmanın geriletildiği ortaya çıktı. Hayvanlar üzerine yapılan araştırmaların başarılı olmasının ardından, araştırmacılar, deneylerini insanlar üzerinde de denemeye karar verdiler.

Cell Metabolism‘de yayımlanan araştırmada, NMN içerikli su içen yaşlı farelerin metabolizmalarında ve enerji stoklarında iyileşme yaşandığı ortaya çıkmıştı. İlginç bir şekilde, aynı suyun genç fareler üzerinde hiçbir etkisinin bulunmadığı da belirtiliyordu. NMN stoklarımız yıllar içerisinde azaldığı için, yaşlı farelerin NMN takviyesine ihtiyaç duydukları düşünülüyordu.

Nikotinamid mononükleotidin (NMN) bulunan besinler

NMN, avokado, brokoli, edamame, salatalık ve lahana gibi meyve ve sebzelerde bulunuyor. Peki tüm bunlar, sebze tükettiğimiz sürece sonsuza kadar yaşayabileceğimiz anlamına mı geliyor? Tam olarak öyle değil. Deneyde yer alan farelerin tükettikleri suda, sebzelerdekinden çok daha fazla miktarda NMN bulunuyordu. Her ne kadar aynı etkiyi sağlayabilecek kadar sebze tüketmemiz mümkün olmasa da, anti-aging etkilerinden faydalanabilmek için çok sayıda besine yönelebilmemiz mümkün.

     

NMN içeren besinler

Yukarıda sözü edilen çalışmada, NMN takviyeli suyu içen fareler, kontrol grubundan daha fazla besin tüketmiş ve daha az kilo almıştı. Her ne kadar çalışmadaki kadar büyük sonuçlar beklemememiz gerekse de, gençleşmek adına bol domates, avokado, edamame, brokoli ve salatalık tüketmekten zarar gelmez.

B Vitamini içeren besinler

NMN, B3 vitamininin bir türevi. Tüm B vitaminleri, enerji için önemli. Hem bize hem de hücre metabolizmasına enerji sağlıyorlar. B vitamini açısından zengin besinlerin başında ise taze yeşil çay, yer fıstığı ve mantar geliyor.

Karotenoid içeren besinler

Turuncu ve sarı renkli portakal, havuç, sarı dolmalık biber ve balkabağı gibi sebze ve besinlerde bulunan fitobesinler, cildin esnekliğini destekler ve kollajen yıkımını durdurur. Dahası, antioksidan açısından zengin diğer meyveler de cildin gençleşmesini sağlayabilir. Ahududu ve narda bulunan elajik asit ise, hayvanlar üzerinde gerçekleştirilen araştırmaların sonuçlarına göre kollajen yıkımını azaltıyor.

Omega-3 içeren besinler

Yaşlanma sürecinde enflamasyonda artış meydana gelir. Bunun önüne geçebilmek için alabileceğin lezzetli bir önlem var: Omega-3 açısından zengin besinler tüketmek. Badem, tohumlar, yağlı balıklar ve zeytinyağında yeterli miktarda Omega-3 bulabilirsin.

Akdeniz tipi beslenme

Akdeniz tipi beslenmeye sahip insanlar, bilişsel yeteneklerini daha uzun süre koruyabiliyor ve Alzheimer riskleri daha düşük oluyor. Bol zeytinyağı, meyve, sebze, çerez, fasulyeler ve belirli bir miktarda şarap tüketimi, beynini yaşlanmaya karşı koruyabilir.

BESLENME

Smoothie nasıl hazırlanır?

Umut Doğan Yıldız

-

Smoothie dosyasını açıyoruz. Smoothie’lerden alınacak verimi maksimum seviyeye çıkarmak için tavsiyeler.

SIVI BAZ/PROTEİN KAYNAĞINI SEÇİN

Smoothilere süt yerine sıvı baz olarak su, maden suyu, yeşil çay, yoğurt, kefir veya süzme yoğurt kullanabilirsiniz. Smoothie’nize ekleyeceğiniz protein kaynağı, daha uzun süre tok kalmanızı sağlayacaktır; yoğurt ve sütle bunu elde edebilirsiniz. Ancak bitkisel kaynaklı sütlerin protein içerikleri daha düşük olduğundan, Hindistan cevizi veya badem sütü eklerseniz sağlıklı yağ da eklediğinizden emin olun.

Kış için smoothie tarifi!

SEBZE EKLEYİN

Yeşil yapraklı sebzeler kanserden kalp hastalıklarına, diyabetten kilo sorunları ve hormonal problemlere kadar karşılaşabileceğiniz birçok hastalıktan koruyucu içeriklere sahiptir. Smoothie’niz için en iyi tercihlerden olan ıspanak ve pazıyı kullanabilirsiniz. Mevsiminde olduğu sürece, kabak, maydanoz, havuç, salatalık gibi çoğu sebzeyi smoothie’nize ekleyebilirsiniz.

SAĞLIKLI YAĞ KULLANIN

Yağlar da proteinlere benzer şekilde tokluk sürecinizi uzatır ve sebze ve meyvelerde bulunan, yağda çözünen vitaminlerin emilimine yardımcı olur. Özellikle smoothie kâsesi hazırlayacağınız zaman daha yoğun kıvam elde etmek için avokado, kaju veya fıstık ezmesini deneyebilirsiniz. Tercih edebileceğiniz diğer sağlıklı yağ kaynaklarına örnek olarak badem, fındık, ceviz, keten tohumu, tahin ve chia tohumunu sayabiliriz.

Metabolizma hızlandıran smoothie!

MEYVE İLE LEZZET KATIN

Meyvelerin smoothie’nizin tadını güzelleştirdiğini biliyoruz ancak smoothie’nizin şeker ve kalori bombası hâline gelmemesi için kontrollü miktarlarda, bir ya da iki porsiyon meyve kullanmalısınız. Muz, çilek gibi popüler tatlar yanında yaban mersini, böğürtlen, elma, armut, kivi, mango, şeftali gibi birçok meyveyi de deneyebilirsiniz. Smoothie kâseniz içinse donmuş meyve kullanmak daha hoş bir kıvam elde etmenizi sağlayacaktır.

KOMPLEKS TAHIL SEÇİN

Günlük olarak ihtiyacımız olan enerjiyi karşılamak için karbonhidratlara ihtiyaç duyarız. Bu nedenle smoothie’nize yulaf ekleyebilirsiniz ancak glüten hassasiyetiniz varsa kinoa, karabuğday, amarant gibi seçenekler, smoothie’niz için mükemmel tercihler olacaktır. Haşlanmış baklagiller de smoothie kâselerinize iyi bir kıvam veren karbonhidrat kaynaklarıdır.

BAHARATLARDAN FAYDALANIN

Smoothie’nize tat katacak ve aynı zamanda size fayda sağlayacak baharatlar ve lezzetlendiriciler de kullanabilirsiniz. Tatlı bir smoothie için tarçın, vanilya, agave şurubu, bal veya pekmez gibi ürünler, ferahlatıcı bir deneyim içinse açai, spirulina, zerdeçal, matcha ve zencefil deneyebilirsiniz. Sabah smoothie’nizdeki kahve ve matcha, canlandırıcı bir kafein desteği olarak en iyi dostunuz olacaktır.

Devamı

BESLENME

Cinsel gücü artıran 12 yiyecek

Umut Doğan Yıldız

-

Cinsel gücün ve isteğin artıp azalmasında yeme alışkanlıklarının etkili olduğu bir gerçek. O halde cinsel gücü artıran yiyeceklere bir bakın.

Devamı

BESLENME

Sık aralıklı beslenme doğru mu?

Umut Doğan Yıldız

-

Kurallar değişiyor. Sık aralıklı beslenme, iki ila üç saatte bir altı küçük öğün tüketmek artık doğru kabul edilmiyor.

YEMEK PROGRAMINIZI PARÇALAYIN

Aşırı değişken beslenme kalıpları yüzünden gerilmeyin. Adaptasyon, günümüzün kuralı.

ESKİ KURAL

İstikrarlı yağ kaybı, azimli bir beslenme planıyla kazanılır: İki ila üç saatte bir altı küçük öğün tüketin; kahvaltıyı atlarsanız risk alırsınız. İyisi mi siz tüm o saklama kapları için daha büyük bir iş çantası alın.

YENİ KURAL

Klişe olsa da doğru: En iyi diyet, sadık kalabildiğiniz diyettir. Bu nedenle, iş günü boyunca aç hisse- diyorsanız, dilediğiniz kadar sık yemek yiyin. Ancak yakıtsız kalan vücudunuzun acıyla çığlık atmasın- dan korkup, kahvaltıdan iki saat sonra fıstık ezmeli pirinç patlaklarını zorla yemeye çalışmanıza gerek yok. Tıbbi bir inceleme, öğün sıklığı ile yağ kaybı arasında kayda değer bir ilişki göremedi. Aynı zamanda, Plos One’daki bir çalışmada da günde üç öğün tüketmenin aslında metaboliz- manızı hızlandırdığı keşfedildi.

Vücudunuzun açlık sinyallerini reddettiğinizde, daha büyük bir kilo alma riskiyle karşı karşıyasınız demektir: Cornell Üniversitesi’ndeki bilim insanları, karınları yemeleri gerektiğinin işaretini verene dek bekleyen insanlara kıyasla, iştahları fark etmeksizin saate göre beslenenlerin kan şekerlerinin daha çok yükseldiğini gördü. Ekstra kütle kazanmak istiyorsanız bu işe yarayacak olsa da yağ kaybettiğiniz dönemde ters tepecektir.

Aralıklı orucun büyük bir hayranı-yım,” diyor Zolkiewicz. “Model olarak yaptığım fotoğraf çekimleri için hazırlanmak amacıyla bunu kullanıyorum ve vücudumun açlık sinyalleriyle temasta kalmama yardımcı oluyor.”

Beslenme uzmanlarının “öğün atlama” dediği zaman kısıtlamalı beslenme programının, yağ oksidasyonunu artırdığı görüldü. Diğer bir deyişle, ofise gitmeden önceki yulaf lapası zamanını kaçırırsanız endişelenmeyin. Acıktıysanız da tek yapmanız gereken bir şeyler yemek.

Devamı

Popüler