Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

Fobiniz varsa neler yaşarsınız?

Umut Doğan Yıldız

-

 

Fobiler, hafif kaygı ve endişeden hayatı tehdit eden panik atağa kadar uzanan geniş bir yelpazede farklı göstergelere sahiptir. 

Genel olarak her neye karşı fobiniz varsa, ona yaklaştıkça ya da uzaklaşamadıkça söz konusu göstergeler de şiddetlenir.

Fiziksel tepkiler:
*Nefes almada zorlanmak,
*Yükselen nabız ve hızlanan kalp atışları,
*Göğüs kafesinde ağrı ve daralma hissi,
*Titreme veya sarsılma,
*Baş dönmesi ya da sersemlik hissi,
*Mide bulantısı,
*Sıcak basması veya soğuk ter dökme, karıncalanma hissi,
*Terleme.

Duygusal tepkiler:
*Yoğun biçimde hissedilen gerginlik ve panik,
*Mekânı derhal terk etme isteği,
*Gerçekle bağını koparma ve kendinden soyutlanma hali,
*Kontrolü kaybedecek ya da delirecekmiş gibi hissetme,
*Bayılacakmış ya da ölecekmiş duygusuna kapılmak,
*Duygu ve davranışlarının anlamsız olduğunu bilmek ama kendini toparlamaktan da aciz olmak…

Fobiler ve korkularla başa çıkmak

Fobiler yaygın olduğu halde genellikle günlük yaşantınızı etkilemezler. Örneğin yılana karşı fobiniz varsa ve şehir ortamında yaşıyorsanız, bir yılanla karşılaşma ihtimaliniz hemen hiç yoktur ve böylece normal hayatınıza devam edersiniz. Öte yandan kalabalık yerlerde bulunma fobiniz varsa, büyük bir şehirde yaşamak sizin için hayli zordur.
Peki, fobilerinizi ya da korkularınızı yenmek için ne yapabilirsiniz?

1) Korkularınızla yüzleşmek

Sizi korkutan şeyden kaçmak ya da uzak durmak normal bir davranış ama söz konusu olan fobilerse, burada anahtar kelime korkunuzla yüzleşmektir. Belki kaçarak ya da uzak durarak bir süre kendinizi iyi hissedersiniz ama bu durum sizi “fobinizi yenebileceğiniz” gerçeğinden de uzaklaştırır. Böylece fobiniz aklınızda daha büyük ve yenilemez hale gelir. Bunun için yapmanız gereken, korktuğunuz her ne ise güvenli ve kontrollü bir biçimde yan yana gelmektir. Örneğin açık alan korkunuz varsa, yanınıza bir dostunuzu alıp küçük meydanlardan başlayarak açık alanlara çıkmaya başlayın. Daima adım adım ilerleyin ve acele etmeyin. Örneğin uçuş korkunuz varsa, herhangi bir sebep olmadan bir uçak bileti alın. Valizinizi toplayın. Havaalanına birkaç saat erken gidin ve inip kalkan uçakları seyredin. Güvenlikten geçin, uçağa binin ve havalanmadan önce kabin görevlilerinin anlattığı talimatları dinleyin. Ancak söz konusu aşamalardan herhangi birinde kötü hissederseniz kendinizi zorlamayın. Bir dahaki sefere hedefiniz o aşamayı geçmek olsun.

2) Panik anında sakinleşmek

Fobinizle karşılaşıp bazı fiziksel panik halleri göstermeye başladıysanız, sakin olmayı deneyin çünkü bu fiziksel belirtiler, sizi en az fobiniz kadar paniğe sürükleyecektir. Örneğin köpek fobiniz var ve yanınızda bir sokak köpeği belirdi… Kasılmaya, gerilmeye, mideniz bulanmaya başladı hatta kusuyorsunuz. Bu durumda hem köpek fobinizle hem de yaşadığınız bu fiziksel tepkilerle başa çıkmak zorundasınız demektir. O yüzden, fobilerinizden önce göstereceğiniz fiziksel tepkilerle başa çıkmanız en doğrusu… Bunun için de sinir sisteminizi daha esnek hale getirmeniz ve gerilimle başa çıkmayı öğrenmeniz gerekir. Uzun yürüyüşlere çıkmak, koşmak, dans etmek ve bateri çalmak en etkili yöntemler olsa da şunları da deneyebilirsiniz:

*Sizi rahatlatan, motive eden manzara resimlerine, aile fotoğraflarına bakın.
*Dinlendiren, neşelendiren müzikleri ya da sesleri dinleyin.
*Kokular da sakinleştirir. Kokulu mumlar ya da oda kokularına evinizde yer açın.
*Sevdiğiniz yiyecekleri küçük lokmalar halinde koparıp, uzun uzun çiğneyerek yutun.
*Dokunma duygunuzu uyaracak şekilde yumuşak bir battaniyeye sarının, tüylü hayvanları sevin hatta rüzgârlı ve soğuk bir havada kısa bir yürüyüş yapın.
*Meditasyon tekniklerini öğrenin ve uygulayın.

3) Olumsuz düşüncelerden arınmak

Fobinizle karşılaşmakla ilgili siz farkında olmadan düşüncelerinizi istila eden olumsuz düşüncelerden kurtulmak da önemlidir. Önce fobinize sebep olan her ne ise onunla karşılaştığınızda aklınızdan geçen olumsuz düşünceleri yazın. Örneğin “Asansörün halatları kopacak ve ben yere çakılacağım” veya “Bütün köpekler tehlikeli, hepsi beni dişleriyle parçalayacak gibi geliyor” gibi… Sonra da bu düşünceleri çürütecek gerçekleri sıralayın. Örneğin “Asansöre binen yüzlerce insan var ve hiç halatları kopan bir asansör de görmedim” veya “Hiç köpeklerin saldırdığı birini görmedim. İnsanların üzerine atladıklarında aslında oyun oynamak istiyorlar” gibi… Sonra da fobinizle karşılaştığınızda neler yapabileceğinizi yazın. Örneğin “Asansörün halatı kopsa bile hepsi aynı anda kopamaz. Kabinlerde de iletişim sistemi var. En kısa sürede yardım ulaştırırlar” veya “Sokak köpeklerinin derdi zaten yiyecek bulmak; aslında onlar benden korkuyor ve yaklaşmıyorlar. Diğer köpekleri de tasmalı ve zincirli halde sahipleri gezdiriyor. Bana saldırmaları için bir sebep yok” gibi…

Fobilerle ilgili unutmamanız gereken en önemli nokta ise şu: Huzurlu ve normal bir hayat hepimizin hedefi ama hepimiz, her gün o huzurlu ve normal hayatı yaşarken binlerce risk de alıyoruz. Daha iyi bir maaş için işten ayrılıp bizi nelerin beklediğini bilmediğimiz maceralara atılıyoruz. Bizi / eşimizi / bebeğimizi neler bekliyor bilmeden çocuk sahibi olmaya karar veriyoruz. Daha sıradan örnekler verelim: Başımıza ne gelecek bilmeden her gün güvenli evimizden çıkıp işe, okula, alışverişe, dost ziyaretine vs. gidiyoruz. Aslına bakarsanız evimiz güvenli mi, onu bile bilmiyoruz. Şimdi bütün bunlara bir de fobilerinizi ve o fobiler yüzünden yaşadığınız korkuyu, sıkıntıları, kısıtlamaları ekleyin ve kendinize sorun: Hayat ne kadar tam olarak sizin ve o hayatı ne kadar tam anlamıyla yaşıyorsunuz? Son söz: Fobilerinizi, korkularınızı mutlaka yenin!

Continue Reading
Advertisement

ERKEK AKLI

Güzellik algısıyla dalga geçen anne

Umut Doğan Yıldız

-

Hana Erskine isimli kadın, doğumdan sonraki olumsuz yorumlara mizahi dille cevap verdi.

Hamile olduğu dönemde aldığı kilolarla birçok kişinin olumsuz yorumlarıyla karşılaşan Hana Erskine, doğumdan sonra bu olumsuz yorumlara cevap verdi.

Yeni doğum yapmış bir annenin ruh halini yansıtan ve güzellik algısıyla dalga geçen yeni anne Hana Erskine, sosyal medyada kısa sürede ünlü oldu.

Doğum sonrasında çok zor zamanlar geçirdiğini ve aldığı kiloları nasıl vereceğini kara kara düşündüğünü söyleyen Erskine, daha sonra bedenini sevdiğini ve nasıl sağlıklı hissediyorsa o şekilde yaşamaya karar verdiğini belirtiyor.

Hana Erskine, kötü yorumlara karşı ünlü mankenlerin pozlarıyla dalga geçerek bir kolaj oluşturdu.

Devamı

ERKEK AKLI

100 metre alana 27 kilo atık bıraktılar

Umut Doğan Yıldız

-

Akdeniz Koruma Derneği, Muğla Gökova Körfezi’ndeki Akçapınar sahilinde 2018 yılında, plastik, tekstil, kâğıt, odun, metal, cam, kauçuk olmak üzere toplam 27 kilo atık bırakıldığını tespit etti.



Muğla’daki Gökova KörfeziMuğla’daki Gökova Körfezi
’nin Akçapınar sahilinde yılın her mevsimi kıyıdan katı atıkları toplayarak belirli kriterlere göre gruplandırıldı. Yıl boyu en fazla toplanan atık türünü 1795 adetle pet şişeler ve poşetler oluştururken en fazla atığın toplandığı mevsimin kış olduğu ortaya çıktı.
Kış aylarında atıkların ağırlığının fazla olmasının farklı nedenleri bulunuyor. Yağışlar ve rüzgâr nedeniyle denizel atıkların ve odun gibi parçaların karaya sürüklenmesi bunlardan biri. Ayrıca yaz ve sonbahar aylarında faaliyet gösterip kıyı temizliği yapan sahildeki turizm işletmelerinin, kış aylarında aktif olmaması da bu durumu etkiliyor. En fazla pet şişenin sonbahar ayında toplanması ise; yaz ve sonbaharın ilk aylarında alanın çok fazla ziyaretçi alması ve kıyı temizlik çalışmalarının yetersiz kalmasından kaynaklanıyor.

Katı atıkların denizlerdeki dip ve yüzey akıntılarıyla ülkeler arasında taşınması, atık sorununu ulusal olmaktan çıkarıyor. Bu nedenle “Çöpe Karşı Hareket” sloganıyla Fransa, İtalya, Arnavutluk, Yunanistan’ın da aralarında olduğu on ülke ile birlikte eş zamanlı olarak bu izleme çalışması yürütülüyor. 2022 yılına kadar devam edecek olan çalışma ile Akdeniz Havzasının ortak sorunu olan katı atıkların, deniz ve kıyılardaki olumsuz etkilerinin azaltılması hedefleniyor. Bu nedenle izleme çalışmasının sonuçları ile yerel ve Akdeniz Havzası ölçeğinde eylem planları hazırlanacak.

Toplanan Atıkların Mevsime Göre Dağılımları:

Kış: 20,07 kilogram ağırlığında 404 adet atık (337 plastik/polyester, 7 tekstil,4 kâğıt, 26 odun, 26 metal, 4 cam)
İlkbahar: 4,37 kilogram ağırlığında 571 adet atık (524 plastik/polyester, 1 kauçuk, 14 tekstil, 7 kâğıt, 8 odun, 11 metal, 6 cam)
Yaz: 2,45 kilogram ağırlığında 438 adet atık (424 adet plastik/polyester, 3 kauçuk, 5 tekstil, 1 kâğıt, 1 odun, 3 metal, 1 cam)
Sonbahar: 0,626 kilogram 581 adet atık (510 plastik/polyester, 2 kauçuk, 11 tekstil, 21 kâğıt, 27 odun, 9 metal, 1 cam)

Devamı

ERKEK AKLI

QR Kod nedir, nasıl ortaya çıktı?

Umut Doğan Yıldız

-

Adını İngilizcede “Hızlı Yanıt” anlamına gelen “Quick Response” harflerinden alan QR Kod uygulamaları yaşamımızın pek çok alanında yerini almaya devam ediyor.

Nasıl ortaya çıktı?

QR Kod, Japonya’da faaliyet gösteren ve Toyota’nın bir yan kuruluşu olan Denso Wave firması tarafından, otomobil sektöründe kullanılmak amacıyla geliştirilen 2 boyutlu bir barkod sistemidir. Qr Kod; içeriği bir metin, web sitesi adresi, video link dâhil herhangi bir veriyi, okuyucu bir yazılım ile herhangi bir cep telefonu ile ilgili ürün veya servis sayfasının açılmasını sağlıyor.

QR kodun en temel özelliği bilginin akışını hızlandırmasıdır. Bir gazete ilanında, bir alışveriş merkezinde, bir mağazada ya da yolda yürürken dikkatinizi çeken bir ilan, bilgilendirme yazısı, web sitesi linki veya iletişim bilgisini not etmek veya aklınızda tutmak yerine akıllı telefonunuza yükleyeceğiniz basit bir uygulama ve kamerası sayesinde bu bilgiye hemen ulaşabilir, kayıt altına alabilir ve dilediğiniz zaman kullanabilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında QR kod dijital dünyadaki bilgi paylaşımını hızlandırmanın en etkin görsel unsurlarından biri olarak kabul edilebilir.

Kullanım alanları nelerdir?

QR kod ile sınırlı alanlarda sınırsız bilgi, mesaj, video ve her türlü içerik aktarımı sağlanabilir. Ayrıca, akıllı telefonunuz ile dışarıya çıktığınızda cüzdanınız olmadan QR Kod sayesinde tüm ödemelerinizi yapabilirsiniz. Sağlık sektöründe ise ilaç ve hasta takibi amacıyla kullanılmaktadır. Bu uygulama sayesinde tüm ilaç bilgilerine ilaç kutularının üzerindeki QR kod ile ulaşabilmek mümkün olmaktadır. Piyasadan kaldırılan ilaçların, üretimi ya da alımı durdurulan ve piyasadan toplatılan ilaçların, son kullanma tarihi geçmiş olan ilaçların bilgilerine de erişilebiliyor böylece sahte ve kaçak ilaç üreticilerine karşı da önlem alınmış oluyor. Amerikan Kanser Derneği’nin de kullandığı yöntemlerden biri olan QR kod teknolojisi, dış alanlarda verdiği reklamlarda yer alan QR kodlar sayesinde mobil sitesine pek çok kullanıcı sağlıyor. Mobil uygulamayı yükleyen kullanıcılara kontrol günleri ve saatleri düzenli olarak hatırlatılıyor, hatta bu mobil uygulama üzerinden yapacakları sosyal paylaşım ile tüm arkadaşlarından bağış toplamayı bile mümkün kılıyor.

Karekod-Barkod farkı nedir?

İlk barkod için patent, 7 Ekim 1952’de alınmıştı. Ama ilk barkodu tarayabilecek lazer teknolojisi mevcut olmadığı için, günümüzde çok iyi bilinen siyah beyaz çubuklardan ve bir dizi rakamdan oluşan barkodun Amerika’daki mağazalarda görülmeye başlaması 1974 yılını buldu. 1974’de barkodla taranan ilk ürünün Ohio’daki bir süpermarkette satılan bir paket sakız olduğunu belirtelim. Ancak siyah beyaz çubuklar hemen benimsenmemiş, örneğin bazı üreticiler estetik nedenlerle barkodları paketlerin üzerine yapıştırmayı reddetmişti.

Yatay dikdörtgen şeklinde uzun kısa çizgilerden oluşan barkod, sadece sayısal verilerin okunmasına imkân verirken QR Kod, sayısal karakterlerin yanında harf ve simgelerin saklanmasına da imkân sağlıyor. QR Kod, klasik ve tek boyutlu barkodlardan farklı olarak her iki yönde de veri depolayabilen, bu nedenle normal barkodlara göre çok daha fazla veri saklama kapasitesine sahip yeni nesil barkodlardır.

Son yıllarda yaygınlaşan QR kodun geleneksel barkodun önüne geçtiğini söylemek yanlış olur nedeni ise kodların farklı işlevleri olduğu. Barkod kullanımında; paketlenmiş bir ürünün üzerinde bulunan barkod, satış sırasındaki tarayıcıda kullanılıyor ve tüketiciden doğru para alınmasını ve stokların güncellenmesini de sağlıyor. QR kodunun başlıca amacıysa, tarama yapan kişiyi daha geniş bir multimedya ortamına taşıması oluyor. Teknolojik olarak bu iki kodlamayı birleştirmek mümkün, ama henüz buna ihtiyaç duyulmuyor.
KUTU

QR Kod Nasıl Okutulur?

Kameraya sahip akıllı bir cep telefonda barkod okumaya yardımcı bir uygulama ile bütün QR kodları okuyabilirsiniz. Nasıl mı? QR Code Reader, hızlı ve kullanımı basit karekod tarama uygulamasıdır. Android telefon veya tabletinizde ücretsiz olarak kullanabileceğiniz en başarılı karekod uygulaması olan QR Code Reader, okunması zor bulanık kare kodları bile rahatlıkla okuyabilmektedir.

-Telefonunuzdan QR Kod uygulamasını açın.

-Telefon kamerasını QR kodun üzerine getirin. QR kod uygulamanın gösterdiği köşelerin içine geldiği anda kod otomatik olarak okunacak ve sizi ilgili bağlantıya yönlendirecektir.

iPhone’da QR Kod nasıl okutulur?

Kamerayı kullanarak iPhone’daki QR kodunu taramak için önce gizli özelliklerin etkin olduğundan emin olmanız gerekiyor.

-iOS cihazınızda Ayarlar uygulamasını açın, aşağı kaydırın ve Kamera seçeneğine dokunun.

-Açık değilse QR Kod Tarama seçeneğinin yanındaki anahtarı açık konuma getirin.

-Cihazınızda Kamera uygulamasını çalıştırın.

-Şimdi akıllı telefon kameranızı birkaç saniye QR kod üzerinde tutun. Kodun kameranın vizöründe göründüğünden emin olun. Kod tarandıktan sonra, taramanın yapıldığına dair bir bildirim alacaksınız. İşlemi tamamlamak için bildirime dokunmanız yeterlidir.

Android’de QR kod nasıl okutulur?

-QR kodunu -barkodu- okutmak için Android cihazlar için geliştirilen QR kod okuyucu uygulamalarından yararlanabilirsiniz.
-Google Play Store’dan cihazınıza uyumlu ve özellikleri açısından ihtiyaçlarınızı karşılayan QR kod okuyucuyu indirin.
-Android barkod okuyucu uygulamasını çalıştırın.
-Kamera uygulaması devreye girecektir.
-Kamera lensini QR kodunu okuyabilecek şekilde konumlandırın.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com