Bizi Takip Edin

SAĞLIK

Az uyumak kilo yapar mı?

Umut Doğan Yıldız

-

 

Az uyumak kilo yapar mı? Kilo yapan gerçekleri öğrenin.

İşler yoğun. Gece yarılarına kadar ofistesiniz. Eve adeta uyumaya geliyorsunuz ama o zaman da evdeki işler, sorumluluklar yakanıza yapışıyor. Yatmaya gittiğinizde bir bakıyorsunuz ki saat yine 03:00 olmuş. Bugün de beş saatlik uykuyla idare edeceksiniz. Diyet yapıyorsunuz ama açlığa dayanmanız mümkün değil. Sonuç olarak hazırladığınız ekmek arası sandviçi kemirirken kendinize kızıyorsunuz “Ben niye diyet yapamıyorum?” diye.

Eğer sürekli diyete başlıyor ama tamamlamadan yarıda bırakıyorsanız, nedeni belki de yeterince istekli olmamanız değil, yeterince uyumamanızdır. Journal of Health Psychology’de sonuçları yayınlanan bir araştırmaya göre, bölünen uyku özellikle diyet yaparken sizi normalden daha fazla yorgun ve bezgin hissettirir. Sonuç olarak acıkırsınız. Üstelik bu durum hem çocuklar hem de yetişkinler için geçerli. Nebraska-Lincoln Üniversitesi’ndeki araştırma ekibi de deliksiz uyunmayınca iştah hormonlarının iki kat fazla salgılandığını, duygusal stresin yükseldiğini ve insanların yitip giden enerjilerini telafi etmek için farkına bile varmadan yemeklere saldırdığını ortaya koymuş. “Sıfır Karın Diyeti”nin yazarı Daviz Zinczenko ise yetersiz uyku yüzünden diyet yapanların normalde verebilecekleri kiloların en az yüzde 55’inden kurtulamadıklarını savunuyor. Öte yandan beslenmenize ve uykunuza dikkat ederek kilo vermeyi hedefliyorsanız, aşağıdaki tavsiyelere de kulak vermeniz gerekiyor.

Aman teknoloji ırak dursun

Yapılan araştırmalara göre, yatak odamıza ne kadar elektronik alet sokarsak o kadar kilo alıyoruz. Bu konuda yapılmış araştırmalar da var ve bir tanesi de Pediatric Obesity dergisinde yayınlandı. Buna göre, gece geç saatlere kadar televizyon ya da bilgisayar başından kalkmayan çocuklar yeteri kadar dinlenemiyor ve yaşam kaliteleri de düşüyor. Araştırmacıların şu iddiası da önemli: Uyudukları odaya tek bir elektronik alet sokan çocuklar, yaşıtlarına kıyasla 1,5 kat daha fazla kilolu oluyor. Üstelik elektronik alet sayısı arttıkça kilolu olma riski de artıyor. Örneğin uyuduğu odada cep telefonu, PSP ve bilgisayar bulunan çocukların kilolu olma ihtimali de 2,5 kattan fazla! Yapmanız gereken ise basit: Uyuduğunuz odayı tüm elektronik aletlerden temizleyin!

Gece lambası, kapı dışarı

Uyuduğunuz odada ışık varsa, kaliteli bir uyku yok demektir. Hatta son yapılan ve sonuçları American Journal of Epidemiology’de yayınlanan bir araştırma da “lambasız uyuyamam” diyenlerin gözle görülür bir sebep olmaksızın kilo aldığını kanıtladı. Buna göre en ışıksız odalarda uyuyanlar, en ışıklı odalarda uyuyanlara kıyasla yüzde 21 daha az obez olma riski taşıyor. Kısaca, gece lambası yoksa kilo da yok…

Renklerin gizli mesajı

Hiç dikkat ettiniz mi, dünyaca ünlü tüm fast-food devlerinin logolarında hep aynı iki renk kullanılır: Sarı, kırmızı ve bu iki rengin tonları… Bu renklerin neden ısrarla aynı olduğunu bize psikologlar şöyle açıklıyor: Bu iki renk ve tonları alt beynimize yolladıkları mesajlarla kendimizi aç hissetmemizi sağlar. Bu fast food dükkânlarının yanından geçerken kendimizi bir anda sipariş verirken bulma nedenimiz de budur… Peki, aynı şey ev ortamında geçerli mi? İç mekân tasarımı üzerine yayın yapan Contract dergisi de bunu merak etmiş ve üç farklı parti mekânı hazırlayıp ilkinde kırmızı ve tonlarını, ikincide sarı ve tonlarını sonuncuda da mavi ve tonlarını kullanmış. Her üç mekâna da farklı kaplarda aynı yiyecek-içecekleri yerleştirmiş. Partiye katılanlara da hangi mekândaki yiyeceklerin daha leziz olduğunu sormuş. Sonuç: Sarı mekândaki yiyeceklerin hepsi tükenmiş ve herkes sarı mekânın yiyeceklerini son derece lezzetli bulmuş. Kırmızı ikinci sırayı almış ancak mavi mekândaki yiyeceklerin yarısı tabaklarda kalmış… (Mutfağınızı ya da salonunuzu dekore ederken bu bilgiyi de göz önünde bulundurun.)

Haydi shaker başına

Florida State Üniversitesi’nin sonuçlarını yayınladığı bir çalışma epey şaşkınlık yarattı. Buna göre yatmadan önce hazırlanıp içilen bir bardak protein içeceği insan metabolizmasının çalışma hızını farklı etkiliyor. Uzmanlar, iyi bir akşam yemeğinin ardından, yatmadan önce 30 gram whey ya da casein proteini içen erkeklerin, ertesi sabah henüz kahvaltı etmedikleri halde daha dinlenmiş bir metabolizma hızıyla güne başladığını söylüyor. Bunun nedeni de ortada: Protein, yağla veya karbonhidratla kıyaslandığında daha termojenik; yani fizyolojik işlemler vasıtasıyla vücutta daha fazla ısı üretilmesini sağlıyor. Dolayısıyla proteinin sindirimi sırasında vücut daha fazla kalori yakıyor. Tavsiyemize gelince… Bitkisel proteinleri yağ yakan meyvelerle karıştırarak leziz smoothie’ler hazırlayın ve yatmadan önce için. Uyurken kilo vermenin keyfine varın.

Soğuktan yararlanın

Diabetes’te yayınlanan bir araştırma sonucuna göre, kış aylarının en soğuk günlerinde bile uykuda olduğumuz saatlerde ısıtıcıyı ya da petekleri kapatmak, uyurken kilo vermemizi sağlıyor. Çünkü düşük ortam ısısı, vücudumuzdaki kahverengi yağ dokularının etkinliğini artırıyor ve bu yağ dokusu da karın bölgemizdeki beyaz yağı yakarak ihtiyacımız olan kaloriyi sağlıyor. Özetle biz soğuk ortamda uyurken kahverengi yağlarımız karın bölgemizdeki yağları yakarak ısınmamızı sağlıyor. Araştırmacıların bunu kanıtlamak için yaptığı deney de şu: Deneklerin birkaç hafta boyunca farklı ısıdaki odalarda uyumasını sağlıyorlar. İlk dört haftayı ortalama 23 °C’de geçiren denekler, sonraki dört haftayı 18 °C’de ve son dört haftayı da ortalama 27 °C’de geçiriyor. Sonuç? En çok karın bölgesi yağını, 18 °C’de uyudukları o dört haftada yakıyorlar ve vücutlarındaki kahverengi yağ miktarı da yine 18 °C’de uyudukları o dört haftada artıyor.

Hoş kokular ve aromalar, iyidir

Siz de bilirsiniz: Bazı kokular ağzınızın suyunu akıtırken bazıları da iştahınızı kapar. Journal of Neurological and Orthopaedic Medicine’da yayınlanan bir araştırma ise kokularla ilgili ilginç bir sonucu ortaya koydu. Buna göre iki saatte bir nane aroması koklayanlar, ayda ortalama 2-3 kilo veriyor. Muz, yeşil elma ve vanilya kokuları da aynı etkiyi yaratıyor ve kilo verdiriyor. Şimdi nane aromalı mum yanan bir odada bulunduğunuzu ve mumun siz yatana kadar yandığını düşünün… Ya da yastığınıza birkaç damla nane kokusu damlattığınızı… Parmağınızı kıpırdatmadan kilo verme yöntemlerinden biri de bu olsa gerek.

Mutfağı kilitleyin

Mutfak kapısını ne zaman kapatıyorsunuz? Bu işi olabildiğince erken saatlere alın ki kilo vermenize faydası olsun. Cell Metabolism’de yayınlanan bir makaleye göre, gün içinde ne yemiş olursanız olun ve ne kadar çok şey yemiş olursanız olun, akşam belli bir saatten sonra yemeyi kesmenin kilo kontrolünüzle ilgili pek çok faydasını göreceksiniz. Makaleye göre, bunun doğruluğunu kanıtlamak üzere yapılan deneyde, iki gruba ayrılan laboratuvar farelerine 100 gün boyunca iki farklı diyet uygulanmış. İlk gruba gece gündüz sağlıklı yiyeceklerden oluşan bir menü sunulurken, ikinci grup sekiz saat boyunca istediklerini yemekte özgür bırakılmış ve sekiz saat dolduğunda da yemek kapları toplanmış. Sonuç olarak istediğini yiyen ama 16 saat boyunca aç bırakılan fareler kilo verirken, sağlıklı beslenip gün boyu yiyen fareler obez olmuş. Bu arada her iki grup farenin de aynı miktarda kalori tükettiğini belirtelim…

Bu kelimeyi öğrenin: Triptofan

Triptofan, et türü gıdaların çoğunda bulunan doğal bir aminoasittir ve önemli fonksiyonlarından biri de uykuya sebep olmasıdır. Örneğin derisi alınmış bir tavuk budunda ya da 80 gr. hindi göğüs etinde bulunan 0,25 gram triptofan, saatlerce uyumanızı sağlayabilir. Uyumak da kilo vermektir. Hatta Colorado Üniversitesi araştırmacılarının da işaret ettiği üzere, diyet yapan ve gerektiği kadar uyuyan herkes, yüzde 6 daha fazla kalori harcar. Örneğin 2000 kalorilik diyet uygulayan ve her gün 120 kalori yakmak durumunda olan biri, her ay karın bölgesine yarım kilo daha az yağ depolayacak demektir. Bunun yanı sıra her gün en az sekiz saat uyumak ve güne demlenmiş yeşil çay içerek başlamak da kilo vermenize yardımcı olacaktır.



SAĞLIK

Kalp sağlığı için öneriler

Umut Doğan Yıldız

-

Kalbinize yatırım yapmanız için önerilerimiz var. Kalp sağlığı için önerilerimiz karşınızda.

01 İYİ MÜZİK

Sabah işe giderken klasik müzik dinlemek stresinizi ve kan basıncınızı düşürüyor. GoT’nin açılış müziği de olur. Deutsches Arzteblatt International

02 ALTIN TABAK

Meyve, sebze, balık ve işlenmemiş yiyeceklerden zengin bir diyet, kalp krizini ve erektil disfonksiyonun etkilerini önlemeye yardımcı olabilir. European Society of Cardiology

03 AĞIRLIK KAPIN

Bilim insanları ağırlık kaldırmanın daha düzgün biçimli kırmızı kan hücrele-rinin oluşumunu desteklediğini buldu. Bu da daha düşük bir kalp hastalığı riski demek. Mississippi Üni.

04 YEŞİLİ SEÇİN

Haftada sadece bir tane kivi tüketmek, kanınızdaki “iyi” HDL kolesterolü konsant-rasyonunu artırarak kalp krizini tetikle-yen kan pıhtılarının oluşumunu azaltıyor. Nutrition Journal

05 NEFESLENİN

Haftada bir yoga yapmak, düzensiz kalp ritmine sahip olan kişilerin kalp atış hızını ve kan basıncını düşürdü. European Journal of Cardiovascular Nursing

06 ÇİFT TERAPİSİ

Teklifi erteliyor musunuz? Evlenin ve bekâr arkadaş-larınıza kıyasla bir kalp krizini atlatma şansınızı yüzde 14 artırın. East Anglia Üniversitesi

07 YUMURTAYA DEVAM

Araştırmacılar, yumurtanın atletlerin kanındaki “kötü” LDL kolesterolü seviye-sini etkilemediğini buldu. San Diego Eyalet Üniversitesi

08 TAKIM OYUNCUSU

Takımınızın küme düşme maçını izlemek kalp ağrısıyla sonuçlanmak zorunda değil. Bilim insanları kalp krizi riskinin maç günle-ri özellikle yüksek olmadığını buldu. European Academy of Neurology

09 GÜNEŞ KALKANI

Güncel bir çalışma güneşten gelen vitamini gölgede bırakıyor: Çok yüksek ya da çok düşük seviyelerdeki D vitamininin kalp kaynaklı ölüm riskini artırdığı bulundu. Kopenhag Üniversitesi

10 TUZLU YARA

Tuz eksikliğinin kas gelişimini engelleyebileceğini zaten biliyoruz. Ancak aynı eksikliğin kalp hastalıkları riskinizi yükseltebil-diği de ortaya çıktı. McMaster Üni.

11 YAĞ HİLELERİ

Tereyağı yerine linoleik asit bakımından zengin bitkisel yağları kullanmak koleste-rolü düşürebillir, ancak kalp hastalığı riskini yükseltebilir. British Medical Journal

12 AŞIRI YÜK

Saloncular, not alın. Yüksek kalorili shakeler kan basıncını düşüren ve fazla sodyumu dışarı atan ANP seviyelerini azaltır. American College of Cardiology

13 DUMAN BULUTU

Alışkanlıklarınızı değiştirmeniz için iyi bir zaman. E-sigara dumanı, normal sigaranın aksine atardamarlarda neredeyse yok denecek kadar strese yol açıyor. Bristol Üniversitesi

14 YORGUNLUK

Trafik gürültüsüne ne kadar maruz kalırsanız kalp krizi riskiniz o kadar artar. Sanki uykusuz kalmak için başka bir sebebe ihtiyacınız varmış gibi… Deutsches Arzteblatt International

15 HAVA KİRLİLİĞİ

Üzgünüz şehirciler: Havadaki kirlilik atar damarlarda plak oluşumunu hızlan-dırarak ileriki yıllarda kalp sorunlarıyla boğuşma riskinizi artırıyor. Washington Üni.

16 KÖTÜ İKİLİ

Hareketsiz – ve daha yaygın olan tip 2’de genellikle önlenebilir olan – diyabet, kalp krizinden ölme riskinizi yüzde 50 artırıyor. Leeds Üniversitesi

Devamı

SAĞLIK

Grip aşısı hakkında bilinmeyenler

Umut Doğan Yıldız

-

Grip aşısında aktif olmayan virüsler kullanılır ve bunlar hastalığa yol açmaz. İşte grip aşısı hakkında bilinmeyenler.

Aksine, 2-3 hafta içinde ortaya çıkan ve bir yıl boyunca devam eden etkisiyle, sağlıklı bireylerde gribe karşı koruma sağlar ve gripten kaynaklanan ekonomik ve sosyal kayıpları önler.

Grip, Influenza A ve Influenza B virüslerinin sebep olduğu bir enfeksiyon hastalığıdır. Genellikle kış aylarında sıkça görülen grip; yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, öksürük şikâyetleri ile seyreder. Virüsler solunum yolu ile vücuda girerek üst solunum yolunda enfeksiyona yol açar. Riskli kişilerde ise diğer solunum yolu enfeksiyonları ile birleşerek ağır vakalara yol açabilir. Özellikle 65 yaş üstü kronik hastalıklara sahip olanlarda ölümle sonuçlanacak kadar ciddi sonuçlar doğurabilir.

Grip aşısı virüsten korunmanın en etkili yoludur. Her yıl, kış aylarında görülmesi beklenen grip virüslerine göre özel olarak yeniden hazırlanır. Genellikle Eylül-Kasım aylarında yapılır. Grip aşısı inaktif (ölü) virüsler içerir. 3 veya 4 inaktif virüsten oluşan 2 tip grip aşısı vardır. Bu yıl üçlü grip aşısında Influenza A (H1N1), Influenza A (H3N2) ve Influenza B virüsleri bulunmaktadır. Dörtlü grip aşısında bunlara ek olarak bir Influenza B virüsü daha bulunmaktadır.

Grip aşısı nasıl etki eder?

Grip aşısı yapıldıktan sonra bağışıklık sistemi virüslere karşı antikorlar oluşturur. Oluşan bu antikorlar, aktif virüsle karşılaşınca hastalığın oluşumunu engeller veya hafif geçmesini sağlar. Aşının koruyucu etkisi, yapıldıktan 2-3 hafta sonra ortaya çıkar ve 1 yıl sürer.

Grip aşısı nasıl uygulanır?

Grip aşısı yetişkinlerde üst kol kasına çocuklarda üst bacak kasına yapılır. Aşı uygulandıktan sonra uygulama bölgesinde hafif ağrı hissi olabilir. Bazı durumlarda 1-2 gün süren hafif ateş ve kas ağrıları görülebilir. Sistemik ve lokal etkiler 24-48 saat içinde kaybolur. Grip aşısında aktif virüs olmadığı için hastalığa yol açma ihtimali yoktur.

Grip aşısının yaş gruplarına göre dozları ise aşağıdaki gibidir:
3 yaş altı: İlk kez aşılanıyor ise 4 hafta ara ile iki kez yarım doz (0,25ml). Eğer geçen yıl aşılandı ise; 1 kez yarım doz (0,25ml)
3-8 yaş arası: 4 hafta ara ile 2 tam doz (0,50ml)
9 yaş çocuklar ve yetişkinler: 1 kez tam doz (0,50ml)

Kimler grip aşısı olmalı?

T.C. Sağlık Bakanlığı’nın önerisine göre;
1) Astım, KOAH, diyabet, kalp ve kronik böbrek hastaları,
2) 65 yaş üstü bireyler,
3) 6 ay-5 yaş arası çocuklar,
4) Hamileler (gebeliğin ilk 3 ayından sonra),
5) Emziren anneler,
6) Uzun süreli Aspirin tedavisi gören çocuk ve adolesanlar (6 ay-18 yaş arasındakiler),
7) Grip nedeni ile Reye Sendromu geçirme riski olanlar,
8) Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler; kanser hastalığı, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar, HIV taşıyanlar ve bu kişilerle aynı evde yaşayanlar,
9) Hasta bakımı ile ilgilenen sağlık çalışanları…

Kimler grip aşısı olmamalı?

1) 6 aydan küçük bebekler,
2) Grip aşısı tavuk yumurtasından yapıldığı için, tavuk yumurtasına ciddi alerjisi olanlar,
3) Geçmişte grip aşısı ile ilgili şiddetli alerji öyküsü olan kişiler,
4) Gullian-Borre sendromu olan kişiler,
5) Orta ve ya şiddetli derece ateşli hastalığı olanlar.

Grip aşısının amacı komplikasyon geliştirme yönünden en yüksek risk grubunda olanları korumaktır. Grip bulaşıcı olduğu gibi, bronşit, pnömoni gibi daha ciddi hastalıklara da sebep olur ve hastanede yatarak tedavi gerektirebilir. Özellikle yaşı ileri ve kronik hastalıkları bulunan insanlarda ölümle sonuçlanabilir. Sağlıklı bireylerde de gribe karşı koruma sağlayarak iş gücü kaybının yanı sıra ekonomik ve sosyal kayıplara da engel olur.
Grip ve grip aşısı ile merak ettikleriniz için eczacınız en yakın danışmanınızdır!

Devamı

SAĞLIK

Nöroterapi nedir?

Umut Doğan Yıldız

-

Neurotherapy’ye “EEG Biofeedback” ve “Neurofeedback” denir. Peki bu terimlerin anlamı nedir?

Bir kişinin dikkatini artırmak, dürtüselliği azaltmak ve hiperaktif davranışları kontrol altına almak için beyin dalgası etkinliğini nasıl değiştireceğini öğrenmesine yardımcı olmayı içerir. Bireyin beyin dalgası etkinliği hakkında bilgi edinmesine ve bu bilgiyi beyin dalgası aktivitesinde değişiklikler üretmek için kullanmasına izin veren ağrısız bir tedavi yaklaşımıdır. Mevcut araştırmalar, DEB / DEHB olan bireylerin, beyindeki bazı bölgelerde beyin dalgası aktivitesinde çok az ve / veya diğer bazı beyin dalgası aktivitelerinden çok fazla olanı, bozukluğa sahip olmayanlara kıyasla çok az gösterir. Nöroterapide kişiler, beyin dalgası aktivitelerini değiştirmek için bilgisayarlı biofeedback ekipmanı kullanılarak eğitilir. Beyin dalgası aktivitesi değiştirildiğinde veya beyin Nöroterapi sürecinde belirli şekillerde çalışmak üzere eğitildiği zaman DEB / DEHB semptomları genellikle azalır.

NFT’den önce, beyin aktivitesinin ve psikolojik durumun objektif bir değerlendirmesi yapılır. Eğitim sırasında sensörler kafa derisine yerleştirilir ve daha sonra belirli beyin aktivitesini algılayan, güçlendiren ve kaydeden hassas elektronik ve bilgisayar yazılımlarına bağlanır. Elde edilen bilgiler, geribildirim sinyalindeki değişikliklerin, danışanın beyin aktivitesinin belirlenmiş aralıkta olup olmadığını belirten kavramsal anlayışla danışana hemen geri bildirim verir. Bu geribildirime dayanarak, beyin kalıplarındaki değişiklikler meydana gelir ve bunlar fiziksel, duygusal ve bilişsel haldeki olumlu değişimlerle ilişkilidir. Çoğu zaman, danışan, bu gibi olumlu değişikliklerin “hissi” duygusunu edinmesine ve geri bildirim oturumu dışında bu haklara erişebilmelerine rağmen, genellikle bu tür değişiklikler gerçekleştirilen mekanizmaların bilinçli olarak farkında değildir.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com