Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Alerji nedenleri ve türleri

SAĞLIK

Alerji nedenleri ve türleri

-

 

Alerji neden olur, alerji nasıl önlenir ve alerjinin türleri nelerdir. sizin için aydınlatıcı bir rehber hazırladık.

Alerji konusuna girmeden önce bir annenin çocuğuyla ilgili olarak yaşadığı iki ayrı alerji hikâyesini dinlemekte fayda var: “Bebeğim altı aylıktı. Çok ağlıyordu. Sütümün yetmediğini düşünüp doktora danıştım. Doktorum “istersen takviye olarak hazır mama verebilirsin” dedi. Yine ağladığı ve uyumadığı gecelerden birinde mamayı hazırladım ve verdim. Hemen uykuya daldı. Aradan iki saate yakın zaman geçmişti ki garip, boğuk ve derinden gelen bir ağlama ile uyandım. Bebeğim ağız dolusu kusmuştu ve ağladıkça daha da kötüye gidiyordu. Bütün vücudunu küçük kırmızı benekler kapladı ve şişmeye başladı. Hastaneye gidene kadar neredeyse tüm vücudu şişmişti. Acile gittik. Bir iğne yaptılar ve doktorla birlikte başında beklemeye başladık. Doktor, “Mamanın içindeki bir maddeye alerjisi varmış. Uyanamasaydınız iç organlarındaki ödem nedeniyle soluk borusu tıkanacaktı ve nefes alamadığı için boğulacaktı” dedi.

Bağışıklık sistemi yabancı bir maddeyle ilk kez karşılaştığında bu maddeye karşı bir antikor geliştirir. Söz konusu maddeyle ileride yeniden karşılaşırsa geliştirdiği bu antikoru kullanır.

Kediler alerji yapar mı?

Basit bir alerjinin bu kadar önemli olabileceğini o ana kadar hiç düşünmemiştim!” “Oğlum bebekliğinde bile hayvanları severdi. Bir zararı olur diye temas etsin istemezdik. Korktuğumuz başımıza geldiğinde 9 yaşındaydı. Arkadaşının evinde beslediği iki kedinin neden olduğu alerjiyle kıvranmaya başladı. Eve zor geldik, ilaçlarını içirip gece boyu başında bekledik. Aradan iki ay geçmedi, oğlumun kedilere ilgi gösterdiğini bilen komşumuz bir kedi yavrusunu bize vermek istedi. Kesin bir dille reddettim ama oğlumun gözyaşlarına dayanamayıp, “Bir gün kalsın bizde. Alerjisi azarsa kediyi getiririm” dedim. Ama olumsuz hiçbir şey olmadı! Hatta o kedi bizde kaldı, bizim kedimiz oldu ve 2 yıldır bizim evimizde. Bunu hem doktorumuza hem veterinere sorduğumuzda aynı cevabı aldık: “Her kedi, herkese alerji yapmaz. Kedi tüyü alerjisi standart değildir. Sizin çocuğunuza alerji yapmayan kediniz bir başka çocuğu hastanelik edebilir!”

Alerji üzerine genel bilgi

Alerji konusu gerçekten sürprizlerle dolu. Dahası bir anda ortaya çıkan alerjilere karşılık, yıllardır varlığını bildiğiniz alerjinizin geçtiğini görmek de şaşırtıcı. Ancak kesin olan bir şey varsa, o da alerji konusunda bilgi açısından pek donanımlı olmadığımız… Bağışıklık sisteminin, solunum ya da temas yoluyla kişinin maruz kaldığı ve gerçekte hiç de zararlı olmayan çeşitli maddelere karşı verdiği reaksiyon ya da aşırı duyarlılık “Alerji” olarak tanımlanır. Bağışıklık sistemi, yabancı bir maddeyle ilk kez karşılaştığında bu “maddeye” karşı bir antikor geliştirir ve savunmaya geçer. Söz konusu maddeyle ileride tekrar karşılaştığında ise daha önce geliştirmiş olduğu bu antikorlar yeniden devreye girer. Bir örnek vermek gerekirse polenlere karşı alerjisi olan biri her polen mevsiminde alerji riski ile karşı karşıya kalacak demektir. Alerji belirtileri, etkilenen organa ve şiddetine göre oldukça farklıdır. Ancak bir genelleme yapmak gerekirse, başlıca alerji belirtileri kaşıntı, döküntü, hapşırma, burun akıntısı, öksürük, hırıltılı nefes alma, nefes darlığı, gözlerde yanma ve dudaklarda şişme olarak sıralanabilir. Yine bir genelleme yaparsak, en sık görülen alerji türleri saman nezlesi, göz nezlesi, astım, egzama ve kurdeşen olarak sıralanabilir.

Alerji faktörleri nelerdir, alerji tedavi edilebilir mi?

Pek çok faktör alerjiye neden olabilir. Bilinen en önemli faktör ise kalıtımdır; diğer bir ifadeyle siz ya da eşiniz alerjik bünyeye sahipseniz, çocuğunuzda da benzer bir tablo ortaya çıkacak demektir. Polenler, toz akarları nedeniyle evdeki tozlar, kedi-köpek gibi hayvanların tüyleri ve küf mantarları ise en iyi bilinen alerji nedenleridir. Öte yandan sigara dumanı, katkı maddeli gıdalar, deterjan ve parfüm kokusu, hava kirliliği de alerji şikâyetlerini tetikleyebilir. Alerji tedavi edilebilir bir rahatsızlık durumu değildir. Yani herhangi bir alerjene karşı vücudunuz tepki veriyorsa, ömrünüzün sonuna dek bu durumla yaşayacaksınız sadece bağışıklık sisteminiz direnç gösterirse alerjiden kurtulacaksınız demektir. Tedavisi olmayan alerjide semptomları kontrol altında tutmak ise yaşam kalitenizde iyileşme sağlayacaktır. Bunun için de sizde alerjiye yol açan her şeyden uzak durmanız gerekir. Örneğin polenlerin yoğun olarak atmosferde bulunduğu günlerde evden dışarıya çıkmayabilir, toz akarlarına alerjiniz varsa, paspasların üstüne anti alerjik örtüler örtebilirsiniz. Elbette alerji semptomlarını baskılayan ilaçlar, aşılar da kullanabilirsiniz ancak bu ilaçları mutlaka bir doktora göründükten sonra almanız gerekir. Çünkü alerji ilaçlarının çeşitli yan etkileri vardır ve alerjinizi baskılarken bünyenizde farklı rahatsızlıklara neden olabilirler.

Alerji türleri nelerdir

Peki kaç çeşit alerji var? Cevabımız net olacak: Sayılamayacak kadar çok! Örneğin besin alerjisi olan kişiler bu yiyecekleri yemeseler bile dokunmak veya koklamakla dahi alerjik reaksiyon gösterebiliyorlar. Hava ile taşınan alerjenler ise astıma kadar pek çok soruna yol açabilir. Bu alerjenler hava tarafından oradan oraya taşınabilen, çok küçük partiküller olduğu için; polen, ev tozu akarları, küf, hayvan tüyü, hayvandan dökülen deri (kepek), boya kimyasalları, sigara dumanı, parfüm veya halı malzemeleri de hava ile taşınabildiği için örneğin evinde hayvan beslemeyeni bile etkileyebiliyor. Aynı şekilde küf ve ev tozu akarları ise yıl boyu süren alerjilerin başlıca nedenlerinden biridir ve kökünü kurutmak pek mümkün olmaz. Sadece ev değil, iş ortamları da alerjiyi tetikler. Örneğin pırıl pırıl temizlenmiş bir ofiste, döşeme altında küflenme varsa, sizi hasta etmeye yeter. Lateks alerjisi de pek bilinmeyen ancak sık rastlanan, teşhisinde güçlük çekilen bir alerji türüdür. Brezilya kauçuk ağacının öz suyundan elde edilen lateksten ameliyat eldiveni, balon, oyuncak, cerrahi maskeler, biberon emziği gibi pek çok malzeme üretilir. Bu yüzden lateks alerjisi en çok sağlık alanında çalışanlarda görülür. Kozmetik alerjisi (cilt tahrişi ya da kontakt dermatit olarak da bilinir), genel olarak cilt bakım ürünlerine karşı hassasiyet şekline açıklanabilir. Kozmetik alerjisi olan kişiler, söz konusu kozmetik ürünü kullandıklarında ürünün içindeki bazı bileşenlere tepki verir ve ürünle her temaslarında alerjik kontakt dermatit meydana gelir. Kozmetik ürünlerde en fazla alerjiye neden olan koruyucu, renklendirici ve aroma içeren maddelerdir. Ürünü daha az kullanmak alerjiyi önlemez, tek çare alerji yaptığı bilinen ürünleri kullanmamaktır. Metal alerjisi de yaygın olarak rastlanan ancak alerji ile ilgili olarak ilk akla gelenler arasında bulunmayan bir alerji türüdür. Gündelik hayatımızda bolca karşılaştığımız metallerin neden olduğu alerji türüdür hatta bu metaller yemeklerimizde bile bulunur. Alerjik reaksiyona neden olduğu bilinen metallerin başında nikel gelir. Nikel, pek çok imitasyon takıda kullanıldığı gibi bezelye, domates, mercimek, çikolata, fındık, ceviz, ay çekirdeği ve soyada da bulunur. Diş dolgularında kullanılan cıvanın dışında altın, kobalt ve kromat da temas halinde alerjik dermatite yol açar.

Kaç çeşit alerji bulunur?

Kaç çeşit alerji var?” sorusuna verilecek tek cevap var: Sayılamayacak kadar çok. Öyle ki bugüne kadar tanımlanan alerjilerin dışında her gün bir yenisi daha ortaya çıkıyor. Hatta dünyada sadece bir kişide görülen alerji türü bile var!..

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Hava kirliliği günde 1 paket sigara içmeye eşit

-

Bilim insanları, hava kirliğine sürekli maruz kalmanın, akciğer ve alt solunum yolları hastalıklarına yakalanma riski bakımından günde bir paket sigara içmeye eş değer olduğu söylüyor.

Sputnik’te yer alan habere göre, sonuçları ABD Tabipler Birliği yayını JAMA Journal’da yayımlanan araştırmada, hava kirliliğine yol açan bileşenlerin güneş ışığıyla etkileşimiyle ortaya çıkan yer seviyesindeki ozon gazının, amfizem gibi, akciğerlerde ve diğer oksijen taşıyan alt solunum organlarında ortaya çıkan, doku ve organlar arasında hava boşlukları oluşturarak vücudun yeterli miktarda oksijen kullanmasını engelleyen rahatsızlıkların ortaya çıkmasında, günde bir paket sigara kadar etkili olduğunu belirledi.

Araştırma kapsamında ABD’nin New York, Los Angeles, Chicago, Baltimore, St. Paul ve Winston-Salem kentlerinde yaşayan, yaşları 45 ve 84 arasındaki 7 binden fazla sağlıklı yetişkini 10 yıl boyunca izleyen bilim insanları, hava kirliliği oranlarının yüksek olduğu söz konusu metropollerde yaşayan kişilerde amfizem ortaya çıkma riskinin, hava kirliliği oranlarının düşük olduğu yerlerde yaşayıp günde bir paket sigara içen bireylere eşit olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya önderlik eden Columbia Üniversitesi’nden Dr. Graham Barr, “Hava kirliliğine maruz kalmanın amfizeme yakalanma riskini belirgin şekilde artırdığını gördük. Bu, günde 1 paket sigara içmeye eş değer bir risk oluşturuyor ve vücuda 3 yıl ilave yaşlanmaya eş değer bir zarar veriyor” ifadesini kullandı.

Araştırmanın yazarlarından, Washington Üniversitesi’nden Dr. Joel Kaufman da “Sigara içmek amfizeme yol açan en önemli etken. Hastalığın ortaya çıkmasında hava kirliliğinin de bu kadar etkili olduğunu görmek bizim için sürpriz oldu” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’de daha önce yapılan araştırmalarda da yer seviyesindeki ozon gazı yoğunlaşmasının akut solunum hastalıklarına yol açabileceği konusunda uyarılar içeren araştırmalar yayımlanmıştı. Araştırmalarda ABD’de yalnızca 2011’de solunum hastalıkları kaynaklı hastalıklardan 107 bin kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekilmişti.

Devamı

SAĞLIK

4500 yıllık mayadan ekmek pişirdi

-

Antik Mısır’dan kalma bir çanaktaki mayayı kullanarak ekmek pişiren bilim insanı Seamus Blackley, pişirdiği ekmeğin, diğer ekmeklerden daha lezzetli olduğunu söylüyor.

Fizikçi ve video oyunu tasarımcısı Seamus Blackley, Antik Mısır üzerine çalışmalar yürüten Serena Love ve mikrobiyolog Richard Bowman’la ABD’nin Massachusetts eyaletinde bir araştırmada çalıştığı sırada, Antik Mısır’dan kalma bir çanaktan maya kalıntıları çıkardığını söyledi.

Numunelerin kapların gözeneklerinden toplandığını söyleyen araştırmacı, organizmaları uyandırmadan önce bir sterilizasyon tekniği kullandığını söylüyor.

Devamı

SAĞLIK

Metabolizma hızlandırmanın 12 yolu!

-

Metabolizma hızlandırmanın yollarını merak edenler için 12 tüyomuz var.

Vücudunuz bir makine olsaydı, metabolizmanız işletim sistemi olma görevini üstlenirdi: Bütün girdileri, yani besinleri işleyerek sizi fonksiyonel kılan bir sistem. Onu abur cuburla doldurursanız düşük performans gösterecektir. Sisteminizi daha verimli şekilde kullanmak istiyorsanız, beslenme ve antrenman programlarınızı güncellemeyi deneyebilirsiniz.

Metabolizma nasıl hızlandırılır?

YEŞİLİN GÜCÜ

Tıpkı kahve gibi çay da antioksidan açısından zengindir. Journal of Research in Medical Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günde dört fincan yeşil çay içen tip 2 diyabet hastaları, çay içmeyenlere göre daha fazla kilo verdi ve tansiyonunu düşük tuttu. Bilim insanları, yeşil çaya has bir antioksidan olan kateşinlerin metabolizmayı hızlandırdığını düşünüyor.

KAHVALTI YAP

Bath Üniversitesinin 2018 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, günün ilk öğünü metabolizmadaki yağ genlerini pasif hale getiriyor ve vücudu antrenmandan sonraki saatlerde daha fazla karbonhidrat yakması konusunda harekete geçiriyor. İtalyan bilim insanlarının yaptığı birbirinden bağımsız araştırmalara göre, kahvaltı ayrıca dinlenen metabolik değerinizi her akşam aynı yemekleri yemekten daha fazla artırıyor.

BOL BOL SU İÇİN

Yüksek protein diyeti yapan sporcuların metabolizmaları yeteri kadar su tüketmeme sebebiyle sekteye uğrayabilir. Yani bol miktarda su tüketmeniz gerekiyor. Frontiers in Nutrition tarafından yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bol su tüketmek vücudunuzdaki yağların parçalanmasına yardımcı olarak kilo vermenizi sağlıyor. Elinize küçük bir bardak alıp ofisinizdeki sebile doğru yürümek, iş gününüzün daha aktif geçmesine yardımcı olabilir.

BİRAZ BAHARAT

Sabah tükettiğiniz yulaf ezmeli karışımınızı tarçınla tatlandırmayı deneyin. Metabolism’de yayımlanan 2017 tarihli bir araştırma, baharatların metabolizmanın ürettiği sıcaklık olan termojenez miktarını artırdığını söylüyor. Tam buğday ekmeğinin arasına fıstık ezmesi ve muz koyarak yaptığınız bir tost da benzer bir etki yaratacaktır.

AKŞAM YEMEĞİ YE

İtalyan bilim insanları tarafından yapılan ve PLOS One’da yayımlanan bir araştırmaya göre, günlük toplam kalorilerinin en büyük parçasını akşam yemeğinde tüketenler, bu öğünü günün daha erken saatlerinde tüketenlere oranla obeziteye iki kat daha meyilli oluyor. Bilim insanları bu tarz beslenmenin metabolik fonksiyonlara katkıda bulunan sirkadiyen ritminizle daha doğal bir uyum yakalamanıza yardımcı olacağını söylüyor.

AYARI KAÇIRMA

PLOS One’da yayımlanan ve Hollandalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gün içinde büyük öğünler tüketmekten kaçınan erkeklerin, toplam kalori tüketimi aynı miktarda olan erkeklere oranla daha iyi bir iştah kontrolüne ve daha yüksek dinlenen metabolik değere sahip olduğu ortaya çıktı. Acıktığınız zamanlarda fazla yemenize neden olacak brunch’lara meyletmek yerine elma ve armut gibi ufak atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.

İyotlu tuz metabolizma hızlandırır mı?

İYOTLU TUZ KULLAN

Deniz tuzları, tiroidinize metabolizmanızı sağlıklı tutması konusunda yardımcı olan iyot bakımından zengin değildir. Günlük 150 mikrogram iyot tüketmeniz tavsiye edilirken, bu miktar yarım çay kaşığı iyotlu tuza tekabül eder. Ancak iyot alabilmek için balık, süt ürünleri, meyve ve sebze de tüketebilirsiniz.

PEDALLARA ASIL

Kopenhag Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, antrenman sonrasında bisikletçilerin ağırlık kaldıranlara oranla metabolizmayı harekete geçiren FGF21 hormonunun daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle metabolizmanızı hızlandırmak için antrenmanlarınızın sonunda pedal çevirebilirsiniz.

PATLAMA MODUNA GEÇ

İtalyan araştırmacılar, yüksek yoğunluklu kuvvet antrenmanı yapanların geleneksel kuvvet antrenmanları yapanlara oranla egzersiz sonrasında daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu. Araştırmalara göre 6 tekrar, 20 saniye dinlenme, 2-3 tekrar, 20 saniye dinlenme ve 2-3 tekrar prensibiyle çalışabilirsiniz. Toplamda iki dakika sürecek üç egzersiz yapın. Set aralarında 30 saniye dinlenerek sekiz seti tamamlayın.

KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİR

Kanadalı bilim insanları tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kan dolaşımında kemik hormonu osteokalsin miktarı fazla olan kişiler şekeri ve yağı daha iyi metabolize ediyor. Osteokalsin hormonunuzu artırabilmek için brokoli, soğan, somon ve zeytinyağı tüketebilirsiniz.

ŞALTERİ İNDİR

Şimdiye kadarki tüm ipuçlarını uygulamaya başlasınız bile, kötü bir uyku tüm çabalarınızı boşa çıkarabilir. Yapılan birçok araştırma, yetersiz uykunun metabolizmanızın fonksiyonelliği için bir hayli önemli olan glukoz metabolizmasını ve düzenleyici hormonları olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

TELEFONU DA KAPAT

Geceleri Instagram’da gezinmenin tek kötü yanı uykunuzun bölünmesi değildir. Zira bu davranış kilo almanıza da neden olabilir. Northwestern Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, cihazınızdan yayılan mavi ışık insülin direncinizi artırarak vücudunuzun kan dolaşımınızdaki glukozu temizleme kabiliyetini düşürebiliyor.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com