Bizi Takip Edin

SEKS & İLİŞKİLER

Akıllı telefonlar ve aşk

Umut Doğan Yıldız

-

 

Akıllı telefonlar aşk hayatını ve evlilikleri olumsuz etkiliyor. İşte akıllı telefonlardan kurtulmanın yolları.

İşten eve geldiğinizde en azından bir saat telefonunuza (ya da herhangi bir cihaza) bakmama konusunda kararlı olun. Partnerinizle yüz yüze iletişimde bulunun. E-postalar ve sosyal medya biraz bekleyebilir.

Teknolojisiz yemek saatleri yapın. Evde ya da dışarıda, yemek sırasında teknolojik aygıt bulundurmama kuralı koyun. Bebek bakıcınızdan önemli bir telefon gelmesine karşı sesi en yüksek seviyeye alın ama çantanızda tutun.

Yatak odasında en azından uyku zamanından önce teknolojiden uzak durma politikasını uygulamaya devam edin. Tabii ki, yatağında dizi keyfi yapmak isteyebilirsiniz, ama en azından uyumadan 30 dakika önce telefonunu kaldırın. Bir çalar saat alın. Böylece telefonunuzu istemeden kullanmanın önüne geçmiş olacaksınız.

Akıllı telefonunuz ilişkinizi etkilemesin!

İkiniz de evdeyken bir odadan diğerine mesajla iletişim kurmamaya özen gösterin.

Tatildeyken, eğer acil olarak yapmanız gereken işler varsa bunu partnerinizle paylaşın. Bu iş için bir plan yapın ve sapmamasına dikkat edin.

Ailenizle ya da partnerinizleyken telefonunuzun dikkatinizi dağıtmasına izin vermeyin.

Eğer partnerinizle ilgili bir şüpheniz varsa, onun telefonunu ya da bilgisayarını kontrol etmek yerine onunla bu meseleyi konuşun.

İlişkilerle ilgili sorunları yazışarak çözmeye çalışmayın. Mümkünse yüz yüzeyken sorunları masaya yatırın.

SEKS & İLİŞKİLER

Bütün çiftlerin ortak problemleri

Umut Doğan Yıldız

-

Partneriyle hiç kavga etmediğini söyleyen arkadaşlarınıza “Hadi oradan!” demek istiyorsanız, haklısınız. İşte bütün çiftlerin ortak problemleri…

New York’tan ilişki terapisti Rachel Sussman, “Bütün çiftler tartışır ve bu tamamen normaldir,” diyor. “Sağlıklı çiftleri daha zorlu ilişkilerden ayıransa, bu tartışmaların nasıl gerçekleştiğidir.”

Herhangi bir kavgada hatırlamanız gereken en önemli nokta, daha fazla iletişim kurmak istemenizdir, daha az değil. “Partnerinize sinir olduğunuzu ya da öfkelendiğinizi hissettiğinizde, iş iyice büyümeden meseleyi halledin. Aklınızdan geçenleri anlatın,” diyor Sussman. “Partnerinize sizi neyin, neden rahatsız ettiğini söyleyin ve duygusal yükünüzü boşaltmaktansa gerçekten problemi çözmeye odaklı olun. Daha sonra arkanıza yaslanıp onu dinleyin ve vereceği cevapları onaylamaya çalışın. Dinleyebilmek; kendi hislerinizi keşfetmek ve açıklayabilmek kadar önemlidir.”

Tamamen normal olan dargınlıklar ve büyük patlamalarda size biraz olsun yol gösterebilmek adına, ilişkinizde yaşanması olası problemleri ve bunların üstesinden nasıl gelebileceğinizi uzmanlara sorduk.

EKONOMİK ÖNCELİKLERİNİZ BİRBİRİNDEN FARKLI

O, birikiminizi bitcoin’e yatırmanızı isterken, siz kanepeyi yenilemeyi düşünüyorsunuz. Belki de, nasılsa bütün gün sahilin tadını çıkaracağınız için ucuz bir otelde kalmayı düşünürken, o lüks bir yer tercih ediyor. Para konusunda farklı fikirlere sahip olmak gayet normaldir; fakat New York’tan terapist Rebecca Hendrix, “Karşı tarafın bu konudaki düşüncelerinizi bilmesi, daha sonra sıkıntı çıkmaması için önemlidir,” diyor. “Her görüş ayrılığı yaşandığında kazanamayabilirsiniz, ancak ihtiyaçlarınızı paylaşmak sağlıklıdır.” Nasıl halledeceksiniz: “Partnerinizin yapmak istediği şeyi neden yapmak istediğini anlamak önemlidir. Bazen onların bakış açısından bakıp durumu anlamaya çalışmak, ortak kararlar almanıza yardımcı olur,” diyor Hendrix. Diyelim ki lüks bir otelde kalmanın tüm avantajlarının farkındasınız ancak bütün gün dışarıda vakit geçireceğinizi, bu yüzden de buna değmeyeceğini düşünüyorsunuz. “Partnerinizin de olayı bu şekilde görmesine ve bunun size sağlayacağı faydayı anlamasına yardımcı olun.”

BULAŞIK MAKİNESİNİI DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE DOLDURUYORSUNUZ

Tamam, belki bu sadece bulaşık makinesiyle ilgili değil, ama hepimizin işleri farklı şekilde halletme yolları vardır. Diş macununu sıkma, yatağı toplama veya çöpleri ayırma yöntemimiz sevgilimizin sinirlerini hoplatıyor olabilir. “Ne yazık ki hiçbir çift, ‘biz bu işleri farklı yaparız’ sıkıntısından kaçamaz,” diyor Hendrix. En nihayetinde, tartışma kaçınılmazdır. Nasıl halledeceksiniz: Hendrix, “Bir çamaşırı onun gibi katlayıp katlamama seçiminizin partnerinizi ve evinizin durumunu nasıl etkileyeceğini sorgulayın,” diyor. “Bu gerçekten de büyütülecek bir mesele mi?” Belki bu konuda biraz daha esnek davranabilirsiniz. Belki de bir şeyleri katlama şekliniz zihinsel sağlığınızın önemli bir parçasıdır ve bunu değiştirmek sizi bir duvara toslamışsınız gibi hissettirecektir. Eğer savaşmaya değeceğini düşünüyorsanız, partnerinize bunun sizin için neden önemli olduğunu açıklayın.

FARKLI ZAMANLARDA SOSYALLEŞİYORSUNUZ

Birçok çift, ne kadar süre beraber ve ne kadar süre ayrı takılmak istedikleri konusunda anlaşmazlığa düşüyor,” diye belirtiyor Hendrix. Yine, bu konuyu ne kadar erken konuşursanız uzun vadede o kadar rahat edersiniz. Nasıl halledeceksiniz: “Partnerinizle çok fazla ya da yetersiz zaman geçiriyor oluşunuzun ilişkilenme biçiminizi nasıl etkilediğini onunla paylaşın,” diyor Hendrix. “Bu maratona hazırlanma, onun yerine benimle daha fazla vakit geçir,” demek yerine, partnerinize, hedeflerini desteklediğinizi ancak bu süreçte onunla olan bağlantınızın kopmasını istemediğinizi söyleyin. “Kişisel hedeflerinizin peşinde koşarken birbirinizden nasıl kopmayacağınız hakkında birlikte oturup düşünün.”

“TEMİZLİK” KAVRAMLARINIZ BİRBİRİNDEN FARKLI

Toplu olmak konusunda farklı görüşlere sahipseniz, bu durum sürekli tartışmanıza yol açabilir. Hendrix, bir görüşün diğerinden iyi veya kötü değil, sadece farklı olduğunu belirtiyor. Nasıl halledeceksiniz: “Partnerinizi suç lamayın ya da ayıplamayın,” diyor. Başka bir deyişle, çoraplarını yerde bıraktığı için ona korkunç bir insan olduğunu söylemek doğru bir yaklaşım değil. Bunun yerine, bu huyunun sizi nasıl etkilediğini ona anlatmaya çalışın. “Ayıplanmak, partnerinizin sadece suçlu ve öfkeli hissetmesine yol açar.”

Devamı

SEKS & İLİŞKİLER

Sosyal medya ve seks hayatı!

Umut Doğan Yıldız

-

Teknoloji hayatlarımıza müdahale eden bir unsur; bundan maalesef kaçamıyoruz. İlişkilerimize ve seks hayatımıza birçok yönden zarar verme potansiyeline sahip.

Telefon ve laptop’lar, yatak odasındaki dinamikler için icat edilen en kötü şeyler olsa gerek. Dr. Yvonne K. Fulbright, Sheknows.com’daki yazısında; “Feng Shui’ye göre, çiftler aralarındaki çekim enerjisini yatak odalarında kontrol altında tutmalı. Böylece daha iyi bir uyku ve yatak odası atmosferine sahip olabilirler” diyor.

Teknoloji, partnerleri daha çok içine çekerek dikkatlerini dağıtıyor. Konuşmalarını ve birbirlerine dokunmalarını engelliyor. Sosyal medya veya işleri aracılığıyla onların üzerinde hâkimiyet kurarak, başka insanları ‘arzulatan’ bir hâle getiriyor. Bunun sonucu olarak partnerler kendilerini birbirlerine olan bağlarından, iletişimden, duygusallık ve cinsellikten mahrum bırakıyor.

Bu cihazları kullanmak ilişkilerin sadece fiziksel boyutunu etkileyen bir konu değil. İlişki içindeyken, sosyal medyaya takıntı derecesinde bağlı olmak dargınlık ve kıskançlığa neden oluyor. Missouri Üniversitesi’ndeki uzmanlar, partnerleriyle çıkan çatışmaların Facebook hesapları yüzünden olduğuna inanan, 18 ve 82 yaş aralığındaki kullanıcı grubuyla röportaj yaptı. Araştırma sonucu gösteriyor ki; sitede geçirilen sürenin artması, ayrılık, aldatma ve boşanma gibi nedenlere sebep oluyor. Dijital yakınlığa başvuruldukça, gerçek samimiyet azalıyor.

Research Center’ın yaptığı bir ankette görülüyor ki; Y jenerasyonundan olan deneklerden yüzde 45’i sosyal medyanın, partnerleriyle olan ilişkilerinde büyük bir etkiye sahip olduğunu belirtmiş.

Forbes.com‘un belirttiğine göre; bu ankete katılanların yüzde 25’i, birlikte oldukları partnerlerinin telefon yüzünden dikkatlerinin fazlasıyla dağınık olduğunu öne sürmüş. Ek olarak yaşları 18 ile 29 arasında değişen denekler, partnerlerinin internette zaman harcama alışkanlığıyla ilgili ciddi tartışmalar yaşadıklarını söylemiş. Kadınların yüzde 34’ü, erkeklerin ise yüzde 62’si partnerlerinin gizlice mesaj kutularını karıştırdıklarını doğrulamış. İronik olan ise, partnerimin mesaj kutusuna üçüncü girişim, her defasında kendi ilişkimin bitmesine neden oluyor.

Aslında teknoloji dozunda kullanıldığı zaman, cinsel hayatını hareketlendirme konusunda etkili olabilir. Clue ve Kinsey Institute tarafından yürütülen 2017 Global Seks Anketi, Güney Afrika’nın dünyada en çok ‘sexting’ yapan ulus olduğunu, yüzde 77 oranında ‘sexting’ yaptığını öne sürüyor. Kinsey Institute’de araştırma görevlisi olan Amanda Gesselman; “Sexting, yeni bir aksiyon gibi görünüyor olabilir fakat cinsel ve romantik ilişkide tipik bir adım” diyor.

Seksolog Marlene Wasserman Iol.co.za  internet sitesindeki makalesinde  bakın ne diyor:

“Bu konuda dünyada ilk sırada yer almamız şaşılacak bir durum değil. Bana kalırsa bunun başlıca nedeni seks eğitimi veren bir kuruma sahip olmayışımız. Yüz yüze konuşmaktan rahatsız oluyoruz. Bunu online olarak gerçekleştirmek daha kolay geliyor. Problem şu ki, okullarımızda hâlâ seks eğitimine dair sağlam bir sistem yok. Bu yüzden sexting abartılı bir yakınlaşma duygusu yaratıyor. Partnerinizle konuşmadan, bir yabancıyla online olarak sohbet etmek… Bireyler çevrimiçi olduğunda, partnerine söyleyemeyeceği şeyleri başkasına dile getirip, gerçek hayattaki çatışmalardan kaçmış oluyor.” 

Teknolojiyi, bizim için önemli olan şeyler için kullanıp, ilişkimizi devam ettirmek adına hayatlarımıza dâhil ettiğimizi söyleyen Amanda Gesselman, anket sonuçlarını şöyle açıklıyor:

“Anketin sonuçlarına göre, bağımlı insanlar teknolojiyi sadece yeni partnerlerle tanışmak için değil, seks hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak ve cinsel ilişkilerini geliştirmek için de kullanıyor. Elimizde teknolojinin özel hayatlarımıza etkisine dair çok fazla veri olsa da, bu sonuçlar daha pozitif bir hikâyenin habercisi. İnsanlar, teknolojiyi kendileri ve partnerleri adına daha iyi bir deneyim yakalamak için de kullanıyor. Bu araştırma, teknolojinin cinsel ilişkiye etkisi adına yürütülmüş olsa da, hangi amaçla kullanıldığını ve pozitif sonuçlarını da göstermiş. Bu sonuçlarla nasıl ileri gideceğimizi anlamaya başlıyoruz.”

Devamı

SEKS & İLİŞKİLER

Teknolojinin seks hayatına etkisi

Umut Doğan Yıldız

-

Teknoloji, ilişkilerini ve seks hayatını nasıl etkiliyor? İstatistiklerle açıklıyoruz!

“Tatlım, telefonunu kapat ve yanıma gel.” Bu, yatağın diğer tarafından çok sık duyduğum bir cümle. Düşüncesizce telefonuma bakmaya devam ederken, “Sadece alarmımı kuruyorum” diyorum. Gerçek şu ki, zihnim hâlâ gün içinde yaşadıklarımla meşgul ve sosyal medyada neler olduğuna bakarak kafamı dağıtmaya çalışıyorum. Farkına varıyorum ki; birden karşılaştığım bilgi bombardımanıyla kafamı dağıtmak tabii ki yapabileceğim en son şey. O mavi ekran ışığının uykumu engelleyeceği kesin.

Fakat uyku, bu senaryodaki başlıca endişem değil. Konu tamamen seks. Bir süre sonra alarmımı kurdum ve fark ettim ki, daha önce şehvetli olan tarafım hızlıca uykuya dalmış ama ben fazlasıyla uyanığım.

Bu konuda yalnız değilim. Dijital dünya eğitimi alan, Dijital Inferno kitabının yazarı ve Brighton Üniversitesi’nde kıdemli araştırmacı olan Paul LevyUK Newspaper’a verdiği röportajında “Sanal hayatlarımızın, fiziksel ilişkilere olan etkilerini okumaya başladım ve ilişkileri teknoloji bağımlılığıyla tehdit altında olan yüzlerce çiftle konuştum” diyor ve ekliyor;

“Bunun nedenini ‘acınası memnuniyet’ olarak açıklıyorum. Hiç konuşmadan sürekli telefona bakıp, akşamları televizyon izleyerek zaman harcamak tatmin edici değil, sadece doyurucu. Fiziksel bağlarımız zamanla azaldıkça, buna uyum sağlayıp daha az beklenti içine girmeye başladık. Gerçek romantizmin ne demek olduğunu unuttuk.”

Romantizm tek bir şeydir; seksDurex’in 2016’da yaptığı ankette 2.000 yetişkinden alınan sonuca göre, (çoğu seks sırasında bile telefonla meşgul olduğunu kabul ediyor) katılanların yüzde 41’i partnerlerini sekse teşvik etmeye gönüllü bile olmuyor.

Fakat cinsel hayatımızda partnerimizle aramıza giren tek şey telefonlar değil. Ben sosyal medyaya takıntılı olsam da, partnerim de tüm hafta sonu boyunca kendini laptop’una kaptırıp saatlerce e-postalarını cevaplamayı tercih ediyor. Benimle zoraki ilgileniyor, bir soru sorduğumda ise cevabı kafasını sallayarak sadece; “Hmm, evet…” oluyor.

Bir de yatak odasında onu birkaç saat görmezden gelmeme neden olan dizi maratonları var. Teknoloji, insanlarla olan iletişimimizi engelliyor. Bu da fiziksel yakınlık kurmamız konusunda bizi çekingen hâle getiriyor. Böylece mutluluktan uzaklaşıyoruz. Hepimizin derin bir iletişime ihtiyacı var fakat buna yeterli miktarda sahip değiliz.

Kaynak: Marie Claire 

Devamı

Popüler