Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

ZORLU PARKUR, DOĞAL ANTRENMAN

FITNESS

ZORLU PARKUR, DOĞAL ANTRENMAN

-

 

Kodlarında fonksiyonel çalışmaların ve değişimin saklı olduğu Crossfit’i bu kez doğayla iç içe deneyimledik.01

Swissotel The Bosphorus’daki Sultan Park çevresinde oluşturulan Vita Parkur’dayız. İstanbul’un merkezinde oksijeni ve yeşili bir arada yakalayabildiğimiz nadir yerlerden biri. Yoga, pilates, spinning, kinesis ve gravity gibi dersler için sıklıkla tercih edilen mekâna biz, doğayla iç içe crossfit yapmayı deneyimlemek için gittik. Crossfit eğitmeni Serhat Türkoğlu, burada gerçekleştirilen antrenmanların daha doğal ve gerçekçi olduğunu söylüyor: “Kapalı alanlarda spor yapmak daha yapay bir his veriyor. Burada ise doğanın bize sunduklarından faydalanıyoruz. Bu yüzden çalışmalarımız daha eğlenceli geçiyor. Oksijenin bol olması da en büyük avantajımız.” Kim sehpa yerine ağaç kütükleri üstünde çalışmak istemez ki?
Üstelik antrenmanları doğaya taşımak ya da gerçek hayata adapte etmek crossfit’in felsefesine birebir uyuyor. Türkoğlu, crossfit’i fonksiyonel bir antrenman olarak tanımlıyor: “Ömür boyu kullanacağınız uzuvlarınızın çalıştırılmasını sağlıyor. Oturma ve kalkma gibi gündelik eylemler için squat ve lunge; kendinizi yerden kaldırmak adına şınav; bir yere tutunup vücudunuzu yukarı çekmeniz gereken durumlar için de barfiks gibi hareketleri uygulayabilirsiniz.” Bir anlamda crossfit, hayatınız boyunca aktif kalmanızı sağlıyor.

04

Crossfit’in Farkı

Yukarıda bahsedilen hareketlerin
sıradan fitness antrenmanlarında
da uygulandığını düşünebilirsiniz.
Ama bu egzersizleri sürekli aynı
şekilde yaptığınızda bir süre sonra
plato etkisi yaratmaya başlar. Yani
elde ettiğiniz verim her geçen hafta
azalır. Bunun nedeni, vücudun
hareketlere adapte olmaya başlamasıyla
birlikte sıkılaşmanın son
bulması ve artık kilo kaybetmemeniz.
Öte yandan, crossfit çerçevesinde
uyguladığınız hareketler
sürekli değişim halinde oluyor.
Türkoğlu’nun deyimiyle, “Egzersizlerin
yoğunluğunu değiştirdiğimiz
için vücut manipüle ediliyor ve
plato etkisi kırılıyor.” Crossfit
“sürekli değişim” odaklı bir çalışma
sistemi olarak nam salmış
durumda. Bu da motivasyonu her
daim yüksek tutuyor.
Türkoğlu bunun sırrını şöyle
anlatıyor: “Her gün bacak, sırt ve
göğüs egzersizleri yapmıyoruz.
Değişik varyasyonlarla hareketleri
çeşitlendiriyoruz. Bu, değişik kas
gruplarını çalıştırmanıza olanak
sağladığı gibi; tekrarlardan ötürü
antrenmanlara karşı gelişen isteksizliği
de ortadan kaldırıyor. Örneğin,
klasik squat egzersizini
tahtaların üzerinde yapıyoruz. Çift
bacak yerine tek bir bacağımızı kullanarak,
denge kabiliyetimizi artırıyor
ve güç kazanıyoruz.”
Bu şekilde antrenmanlardan elde
edilen verim de sürekli en üst seviyede
oluyor.

 

03

Türkoğlu, performans geliştirmeye
odaklanan crossfit’i haftada
en fazla dört gün yapmanızı öneriyor:
“Vücudunuzun en az bir gün
dinlenmeye ihtiyacı var. Plato etkisini
önlemek ve kaslarınızı dinlendirmek
açısından bu çok önemli.”
Estirdiği zorlu rüzgârlar nedeniyle
crossfit’i son dönemin en korkutucu
antrenman programı olarak
düşünebilirsiniz.<p>
Türkoğlu, farklı fitness seviyelerindeki
insanlar için çeşitli varyasyonlar
hazırladıklarını belirtiyor:
“Antrenörlerin program hazırlamadan
önce kişilerin kas kütlelerini
ve fitness seviyelerini iyi
belirlemeleri şart. İnsanların fiziksel
ihtiyaçları genelde aynıdır. Ama
önemli olan, hareketin yoğunluğunun
doğru belirlenmesidir.”
Crossfit’te kendi vücut ağırlığınızla
uygulayabileceğiniz hareketler
de mevcut. Ancak kas
yırtılmaları ve eklem zedelenmelerini
engellemek adına, hareketleri
yaparken dikkatiniz en üst seviyede
olmalı.

02

Doğru Besinler, Güçlü Kaslar

Serhat Türkoğlu sağlıklı kas gelişimi
için antrenmanlarınızı beslenme
programıyla desteklemenin
büyük önem taşıdığını vurguluyor:
“Sağlıklı olmak adına antrenmanları
doğayla iç içe yaptığımız gibi,
güçlü kaslar için de sağlıklı besleniyoruz.
Yoğun programlar nedeniyle
vücut hızla yıpranmaya başlıyor.
Bu yüzden kas ve eklemlerin
sürekli yenilenmesi gerekir. Yağ
yakmanın ve kas kütlelerini artırmanın
en doğru yolu, sağlıklı bir
beslenme planı uygulamaktır.
(Sayfa 64’de yer alan beslenme
programına bir göz atabilirsiniz.)
Özellikle kompleks karbonhidratlardan
uzak durmalıyız. Patates,
tuz, şeker ve ekmek gibi besinleri
tüketmemek, sağlıklı beslenmek
adına atacağımız en doğru adımlardan
biri.” Unutmayın, spor yaşamınız
doğayla ne kadar iç içe olursa, o
kadar sağlıklı güçlenirsiniz.

Continue Reading
Advertisement

FITNESS

Kuaförlükten Fitness Antrenörlüğüne

-

Kuaförlükten fitnes antrenörlüğüne giden yolun kahramanı Michell Kaylee ile tanışın. Kendisi fitnessçı kadınlar arasında fark yaratıyor.

Fitnessçı kadın, vücutcu kadın ve erkekler, fitness modelleri, bikini modeller ve daha fazla fitness fenomenleri dosyamızda!

Michell Kaylee, İsviçre’den bir fitness uzmanı ve bikini modelidir. Estetik ve fit vücudu ile Michell, takipçilerinin sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmesi için bir ilham kaynağıdır.

Michell her zaman böyle değildi, alkol ve abur cubur yeme alışkanlığını çok abarttığı bir geçmişi vardı.

Michell Kaylee, 1994 yılında İsviçre’nin Sursee kentinde doğdu. Büyürken Michell’in ailesi, özellikle başarılı bir dövüş sanatçısı olan babası olmak üzere aktif kalmasını teşvik etti.

Babasının yaptığı şey ilgisini çekti, Michell ayak izlerini takip etmeye ve altı yaşında dövüş sanatlarına katılmaya karar verdi.

Zorunlu eğitimden sonra kuaför olmak isteyen Michell Kaylee, çırak olarak bu işe başladı. Hem spor hem iş hayatı devam ederken ve Michell dövüş sanatlarında büyük yetenekler sergilerken,bir süre sonra spora ilgisini kaybetti.

Kendisini yavaş yavaş alkole de veren ünlü isim, sağlıksız yiyeceklerden de uzak duramıyordu.

Daha sonra çevresindekilerin de teşvikiyle spora tekrar sarıldı ve şimdilerde neredeyse tüm dünyanın tanıdığı ünlü bir instagram fenomeni.

Devamı

FITNESS

Bruce Lee antrenmanı

-

Editör :

Quentin Tarantino’nun ülkemizde 23 Ağustos’ta vizyona girmesi planlanan yeni filmi Once Upon a Time in Hollywood’da efsanevi aktörü canlandıran Mike Moh, bu zor role nasıl hazırlandığını anlattı.

Mike Moh karma dövüş sanatlarına genç bir delikanlıyken Power Rangers, Ninja Kaplumbağalar ve tabii ki Bruce Lee filmleriyle birlikte başladı. 20 yıllık bir sürenin ardından tekvandoda beşinci derece siyah kuşak sahibi olan Moh, bu yaz sonu vizyona girecek olan Quentin Tarantino’nun son filmi Once Upon a Time in Hollywood’da ise Bruce Lee rolünü kaptı.

Bruce Lee rolüne hazırlanmak, tahmin edebileceğiniz gibi hiç de kolay değil. Moh seçmelere çağrıldıktan sonra hazırlık için yalnızca 3 ayı vardı. Moh, “Bruce Lee’yi hakkını vererek canlandırabilmek için sadece kişiliğini araştırmakla yetinemezdim” diyor ve ekliyor: “Nasıl beslenip nasıl antrenman yaptığını da bilmeliydim”.

Moh, Bruce Lee rolüne hazırlanırken ne bir ünlü antrenörüyle anlaştı, ne de spor salonuna kaydoldu. Bunları yapmak yerine Bruce Lee’nin karma dövüş sanatları tekniği üzerinde çalıştı ve efsane oyuncunun egzersizlerini kendi antrenmanlarına uyarladı. Bruce Lee’nin boks tutkunu olduğunu söyleyen ve antrenmanlarına başlamadan önce birçok boksör gibi ip atlayarak ısınan Moh, “İp atlamak eklemlerinizi, sinirlerinizi ve kaslarınızı ısındırır. Ayrıca zamanlamalarınızı ve ayak çabukluğunuzu da geliştirir” diyor.

Moh akabinde ise şınav çekiyordu. Bruce Lee’nin tek parmakla çektiği şınavı tüm dünya bilse de, Moh bu yöntemi uygulamaya çalışmadı. Moh, rolün hakkını verebilmek adına klasik şınav, archer pushup ve Superman pushup yaptı.

Bruce Lee stili

Bruce Lee’nin karın antrenmanları ise ayrı bir efsanedir. 20 Temmuz 1973 yılında aramızdan ayrılan Lee, V-sit egzersizinden dragon flag hareketine kadar birçok hareket yapıyordu. Moh ise bu hareketleri yapabilecek seviyeye gelebilmek için hanging leg raise ve windshield wiper egzersizlerini yaptı.

Karma dövüş sanatları yeteneğini yumruklar ve tekmelerle sivrilten Moh, aynı zamanda kontrollü olmaya da odaklandı. Brad Pitt’in de rol aldığı filmde Moh’un en son istediği şey rol arkadaşını yaralamaktı. Moh, “Çekimlerde Lee gibi güçlü ve hızlı olabilmemin yanında, tekmelerimin de yüzde 100 kontrollü olması gerekiyordu. Sevgili Brad Pitt’in kaburgalarını kırmak isteyeceğim son şeydi” diyor.

Moh çalışmalarında geleneksel ancak oldukça etkili burpee hareketini de ekledi. Bu burpee çalışmalarının sonlarında ise birkaç ters takla attı. Sonuçta yaptığı antrenmanlar Bruce Lee’ninkiler gibi olmalıydı.

Bruce Lee’den ilham alan antrenman

İp Atlama

100 tekrar

Şınav

30 tekrar

Archer Pushup

20 tekrar

Superman Pushup

10 tekrar

Hanging Leg Raise

20 tekrar

Windshield Wipers

10 tekrar

Yumruk

3 dakika x 3 raunt

Tekme

30 tekrar

Burpee

1 dakika x 3 set

Devamı

FITNESS

Muhteşem değişim: Lauren Tickner

-

Lauren Tickner Surrey, İngiltere’den bir spor modeli ve video blog yazarı. Lisede fazla kilolu olan Lauren Tickner yeni haliyle görenleri şaşırtıyor.

Lisedeyken fazla kilolarından şikayetçi olan ve her gün aşırı sıkı diyetlere ve saatlerce süren kardiyoya başvuran Lauren, kısa sürede sağlıksız bir kilo vermişti.

Fitnessçı kadınlar, kaslı kadınlar ve sporcu kadınların yaşam öykülerini toparladığımız dosyamızın diğer üyelerini web sitemizde bulabilirsiniz.

Sonuç olarak, zihinsel ve fiziksel sağlığı kötüleşti ve anksiyete ataklarından acı çekmeye başladı.

Lauren’in hayatı, ağırlık çalışmasını keşfettiğinde tamamen değişti. Ağırlıklarla antrenman yapma yaklaşımını benimsedikten sonra, daha dengeli bir diyet uygulayan Lauren’in fiziksel sağlığını düzeltti.

Dönüşümüne başladığından beri, Lauren hayatta uzun bir yol kat etti. Bir sosyal medya yıldızı ve fitness modeli oldu ve inanılmaz hikayesiyle sayısız insana ilham verdi.

Lauren Tickner, zorbalık, kilo sorunları, depresyon ve yaşamındaki birçok başarısızlığa karşı mücadele etti. Hepimiz ilham bulabileceği bir isim.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com