Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Zihin Sağlığı İlk Yardımı

SAĞLIK

Zihin Sağlığı İlk Yardımı

-

 

RACHEL STURTZ, zihinsel sağlık krizleriyle başa çıkmayı öğrenmek için bir kursa katıldı. Kullanışlı bilgiler ve çok sayıda soruyla geri döndü.

DENVER’DAKİ MENTAL HEALTH CENTER’IN bir kursu olan Zihinsel Sağlık İlk Yardımı’nın sabah oturumunun yarısına gelmişken, eğitmenim masa arkadaşlarımdan birine dönmemi, gözlerinin içine bakarak basit bir soru sormamı istedi: “Kendini öldürmeyi hiç düşünüyor musun?” “Kendine zarar vermek” değil, çünkü semantik burada size karşı çalışır. “Kendini öldürmek.” Basit, doğrudan, ciddi bir şekilde.

Başarısız oldum. Soruyu rahatsız bir kahkaha ve yarım bir gülümseme ile sordum. Görünüşe göre soruyu sormak gerçekten, gerçekten çok zormuş, bu sorunun geldiğini bilen, eğitim egzersizindeki intihar eğilimi olmayan bir yabancıyı sorguluyor olsanız dahi. Ve mesele de bu. Gittikçe artan popülerliğe sahip bu yardım etmeyi öğrenme sınıflarındaki eğitmenler, soruyu sesli sormamızı istiyor ki gerçek hayatta kullanmamız gerektiğinde tereddüt etmeyelim veya berbat etmeyelim.

Bunun nedeni, Amerikalıların beşte birinin zihinsel sağlık hastalıklarına sahip olması ve bu hoşumuza gitse de gitmese de arkadaş, ebeveyn ve dert ortağı olarak birinin panik atağına, depresyonuna veya intihar düşüncelerine cevap veren ilk duygusal kişi olma olasılığımız. Ve benim gibi, birçoğumuzun ne yapacağı konusunda en ufak bir fikri yok.

Zihinsel Sağlık İlk Yardımı, Avustralya’da zihinsel sağlık okuryazarlığına sahip bir hemşire ve profesör tarafından halkı zihinsel hastalıklarla ilgili eğitmek için yaratıldığı 2000’lerden bu yana varlığını sürdürüyor. Kütüphanelerde ve diğer kamuya açık tesislerde çeşitli hastalıkların işaretlerini ve belirtilerini ve ardından -bu oldukça önemli- sıkıntılı kişiyle bunları nasıl konuşacağınızı öğretiyor. ABD’de 12.000 MHFA (Zihinsel Sağlık İlk Yardımı) eğitmeni, bir milyondan fazla kişiyi eğitti. Newton’daki Sandy Hook silahlı okul saldırısından sonra Başkan Obama, eyalet ve yerel eğitim kurumları çapında programın uygulanması için Madde İstismarı ve Zihinsel Sağlık Hizmetleri İdaresine 15 milyon dolar ödenek sağladı.

Yetişkin MHFA sınıfımda sekiz saatlik bir kurs bana 20 dolara (fiyatlar ücretsizden 75 dolara kadar değişiyor) mal oldu. Sıralarımız, bir hemşirelik öğrencisi, kırsaldaki çiftçilerle çalışan bir USDA temsilcisi ile bir evsiz-sığınma evi gönüllüsü de dâhil olmak üzere, çoğunlukla zihinsel sağlık uzmanı olmayanlarla doluydu ve hepsi sıklıkla kriz müdahalesi ile karşı karşıya kalıyordu. Evden çalışan bir gazeteci olarak ben bunlardan biri değildim.

2018’in en sonunda, yakın bir arkadaşım hakkında endişelenmeye başladım. Ailesi ve işi çöküşteydi. İçiyordu ve tekrar tekrar “karanlık bir yerde” olduğundan bahsediyordu. Endişelendiğimi gösterdim, sorular sordum, destek sundum ve evimde akşam yemekleri önerdim. Terapi ve danışmayı önerdim ancak en önemli soruyu bir kez bile sormadım: “Kendini öldürmeyi düşünüyor musun?” İntihar kelimesinin etrafından dolaşabileceğimi düşündüm çünkü ikimiz de “karanlık yerin” kararını verirken beklediği bir oda olduğunu anlıyorduk. Ancak kelimeden kaçınmanın, onun da benimle birlikte kelimenin etrafından dolaşmasına yol açtığını şimdi öğreniyorum.

Sınıfta, çok sayıda zihinsel hastalıktan muzdarip insanları gösteren düşük bütçeli videolar izledik ve depresyonun, birinin tekdüze duygulanımında kendini gösterme şekli veya birinin arkadaşlarından kendini çekip işe gitmemesi gibi işaretlerini aradık. Arkadaşıma yaptığı gibi, depresyonun hayatlarını tüketmesini izledik. Kafamızdaki anksiyete görüntüsünü çizdik, çoğumuz Halka filmindeki çocuk gibi karanlık spiraller çizdi. Ardından egzersizi şizofreni ve bipolar hastalıkla tekrarladık. Dört saate bir dönemlik Psikoloji 101 dersini sıkıştırdık ve tahmin edeceğiniz gibi çok azını muhafaza edebildik.

Gün boyunca, programın eylem planı ALGEE’yi öğrendik ve sıkıcı bir tekrarlamayla ezberden okuduk: İntihar veya zarar verme riskini değerlendirme (assess), yargılamadan dinleme (listen), güvence ve bilgi verme (give), uygun profesyonel yardım alımı için teşvik etme (encourage) ve öz yardım ve diğer destek stratejileriyle ilgili teşvik etme (encourage). Kafamıza sokulduğu üçüncü seferden sonra birkaç diğer öğrenciyle birbirimize usanmış bakışlar attık, kursun bu kısmının herkesi kızdırdığı açıktı. Sekiz saatlik iş gününü krem tonlarında, perdeleri çekilmiş bir odada floresan ışıklar altında harcıyorduk. Eylem planı istemiyorum, senaryoyla daha çok zaman geçirmek istiyorum, ne söyleyeceğimi ve nasıl söyleyeceğimi bilmek istiyorum. Bir diyaloğun rolünü bir kez yapıyoruz, çeşitli oyunlarla ALGEE’nin üzerinden beş kez geçiyoruz.

Bazı sağlık profesyonelleri MHFA’yı fazla indirgeyici olmakla eleştiriyor. Diğerleri, bir günlük eğitimin öğrencileri basmakalıp semptomlar listesine göre teşhis koyup etiketlendirmeye yöneltmesiyle zihinsel hastalıkları yaftaladığını ve insanları zihinsel sağlık uzmanlarına yönlendirmeye yönelik hamlesinin, ülkenin bu hizmetlere erişimin mevcut olmadığı kısımları için gerçekçi olmadığını söylüyor. En az etkiliden en çok etkiliye kadar çeşitli hastalıklar olarak hepimizin sıraya geçtiği bir egzersiz, bunu gören birçok profesyonelin kıvranmasına yol açardı.

TEMEL SORUYU SORMAK

İNSANLARLA KONUŞMAYI BİLMEK üzerine bir kariyer inşa ettim ve travmadan kurtulanlarla kapsamlı olarak çalıştım. Ancak röportajlarımdaki kişiler, zorlu bir konuşma yapacağımızı önceden biliyor. Sevdiğiniz birine yaklaşmak farklı hissettiriyor. Ya işleri kızıştırırsanız? Ya yanlış yaparsanız?

Samimi olarak endişeli olsanız dahi birinin kişisel hayatına müdahale etmek can sıkıcı bir iştir. National Council for Behavioral Health’e göre, çoğu insan zihinsel sağlık krizi yaşayan birinden kaçınır. Bu korku, sınıftaki bir polis danışmanının da işaret ettiği gibi, kontrol etmemiz gerekirken kendi işimize bakmamıza yol açıyor. “Bildikleri biri aktif bir silahlı saldırgan olduğunda arkadaşlar ve aile her zaman şaşırıyor,” diyor. “Ancak işaretler hep oradaydı, işaretler her zaman orada. Sadece onlar kaçırdılar.”

Korku, aynı zamanda bizi “Kendini öldürmeyi düşünüyor musun?” sorusunu doğrudan yöneltmek konusunda dengesiz kılıyor. “Sorudan ürktüğünüz açıksa, arkadaşınız cevabı kaldırabileceğinizi düşünmeyebilir,” diyor eğitmen. Bu tartışmaları yapmanın yolunun, sahte veya gerçek olması fark etmeksizin sakin bir özgüven olduğunu öğreniyoruz. Bu, huzursuzca kıpırdanmamalısınız anlamına geliyor. Açık bir vücut pozisyonunda kalın. Dikkatli bir şekilde dinleyin. Karşı karşıya değil, yan yana oturun çünkü zorlu konuşmayı yapmak için zor durumda hissetmemelisiniz. Ayrıca aklınızdan geçmiş olabileceğinin tersine, birine intiharı sormak hislerini yoğunlaştırmaz, genellikle onları etkisizleştirir. Gün ilerledikçe, zamanımız kullanışlı (dilinizi çözmenin temel yolları için sağdaki “Zorlu Bir Konuşmayı Daha Az Zorlu Kılın” bölümüne bakın) ve usandırıcı bölümlerle doldu.

BİLGİNİN SINIRLARI

BAZI PSIKOLOGLARIN ve iyileşme merkezi yöneticilerinin MHFA’nın etkililiği üzerine öne sürdüğü en büyük sorunların arasında, katılımcıların müdahalesinden insanların fayda gördüğünü gösteren bir araştırmanın olmaması da var. Yakın zamanda Colorado Üniversitesi School of Medicine’de yapılan bir çalışmada, MHFA katılımcıları arasında zihinsel sağlık farkındalığı ve müdahale etme özgüveni konusunda neredeyse yüzde 30 artış olduğu görüldü. Ancak mezunların ne sıklıkla müdahale ettiğini veya yaptıklarının etkili olup olmadığını kimse bilmiyor.

Yine de bir başlangıç noktasına ihtiyacımız var ve eğitim bunlardan biri. Çünkü çoğu kişi anksiyete hastalığının ortalama başlangıç yaşının 11 olduğunu bilmiyor. Ya da panik atakların 20 dakika kadar uzun sürebileceğini… Ya da mutlu olmayan birinin açıklanamayacak şekilde mutlu olmasının intihar riskinin endişelendirici bir işareti olduğunu… Ya da intihar düşünceleriyle yardım arayan veya intihar teşebbüsünden sonra sağ kalan kişilerin ilk üç ayında ekstra dikkat etmeniz gerektiğini çünkü bu sürecin kendilerini öldürme riskinin en yüksek olduğu dönem olduğunu bilmiyor.

Aksine, ideal olsun ya da olmasın, bu tarz bir sınıf bir oyun planı sunuyor ve daha da önemlisi bizim çoğunlukla geçici bir önlem olduğumuzun ve harekete geçmemiz gerektiğinin hatırlatıcısı oluyor. Neyse ki arkadaşım kendi kendine İsimsiz Alkolikler’e katıldı. O günden bu yana intihar düşünceleriyle ilgili dürüst konuşmalarda bulunduk ve bir gün yine o karanlık yere düşmesi halinde ne soracağımı bildiğim için daha iyi hissediyorum.

Eğitimli profesyonel gibi hissediyor muyum? Hayır. Bir şeyleri unutup bu öyküyü yazmak için notlarıma geri dönmem gerekti mi? Evet. Bu müdahale etme ihtimalimi artırıyor mu? Arkadaşlar ve ailem konusunda kesinlikle, yabancılar konusunda hala tereddüt ederdim.

Ancak markette biri panik atak geçiriyorsa ve insanlar birbirine bakarak dikiliyorsa, yardım gelene dek dizginleri elime alacağımı düşünüyorum.

SAĞLIK

Hava kirliliği günde 1 paket sigara içmeye eşit

-

Bilim insanları, hava kirliğine sürekli maruz kalmanın, akciğer ve alt solunum yolları hastalıklarına yakalanma riski bakımından günde bir paket sigara içmeye eş değer olduğu söylüyor.

Sputnik’te yer alan habere göre, sonuçları ABD Tabipler Birliği yayını JAMA Journal’da yayımlanan araştırmada, hava kirliliğine yol açan bileşenlerin güneş ışığıyla etkileşimiyle ortaya çıkan yer seviyesindeki ozon gazının, amfizem gibi, akciğerlerde ve diğer oksijen taşıyan alt solunum organlarında ortaya çıkan, doku ve organlar arasında hava boşlukları oluşturarak vücudun yeterli miktarda oksijen kullanmasını engelleyen rahatsızlıkların ortaya çıkmasında, günde bir paket sigara kadar etkili olduğunu belirledi.

Araştırma kapsamında ABD’nin New York, Los Angeles, Chicago, Baltimore, St. Paul ve Winston-Salem kentlerinde yaşayan, yaşları 45 ve 84 arasındaki 7 binden fazla sağlıklı yetişkini 10 yıl boyunca izleyen bilim insanları, hava kirliliği oranlarının yüksek olduğu söz konusu metropollerde yaşayan kişilerde amfizem ortaya çıkma riskinin, hava kirliliği oranlarının düşük olduğu yerlerde yaşayıp günde bir paket sigara içen bireylere eşit olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya önderlik eden Columbia Üniversitesi’nden Dr. Graham Barr, “Hava kirliliğine maruz kalmanın amfizeme yakalanma riskini belirgin şekilde artırdığını gördük. Bu, günde 1 paket sigara içmeye eş değer bir risk oluşturuyor ve vücuda 3 yıl ilave yaşlanmaya eş değer bir zarar veriyor” ifadesini kullandı.

Araştırmanın yazarlarından, Washington Üniversitesi’nden Dr. Joel Kaufman da “Sigara içmek amfizeme yol açan en önemli etken. Hastalığın ortaya çıkmasında hava kirliliğinin de bu kadar etkili olduğunu görmek bizim için sürpriz oldu” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’de daha önce yapılan araştırmalarda da yer seviyesindeki ozon gazı yoğunlaşmasının akut solunum hastalıklarına yol açabileceği konusunda uyarılar içeren araştırmalar yayımlanmıştı. Araştırmalarda ABD’de yalnızca 2011’de solunum hastalıkları kaynaklı hastalıklardan 107 bin kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekilmişti.

Devamı

SAĞLIK

4500 yıllık mayadan ekmek pişirdi

-

Antik Mısır’dan kalma bir çanaktaki mayayı kullanarak ekmek pişiren bilim insanı Seamus Blackley, pişirdiği ekmeğin, diğer ekmeklerden daha lezzetli olduğunu söylüyor.

Fizikçi ve video oyunu tasarımcısı Seamus Blackley, Antik Mısır üzerine çalışmalar yürüten Serena Love ve mikrobiyolog Richard Bowman’la ABD’nin Massachusetts eyaletinde bir araştırmada çalıştığı sırada, Antik Mısır’dan kalma bir çanaktan maya kalıntıları çıkardığını söyledi.

Numunelerin kapların gözeneklerinden toplandığını söyleyen araştırmacı, organizmaları uyandırmadan önce bir sterilizasyon tekniği kullandığını söylüyor.

Devamı

SAĞLIK

Metabolizma hızlandırmanın 12 yolu!

-

Metabolizma hızlandırmanın yollarını merak edenler için 12 tüyomuz var.

Vücudunuz bir makine olsaydı, metabolizmanız işletim sistemi olma görevini üstlenirdi: Bütün girdileri, yani besinleri işleyerek sizi fonksiyonel kılan bir sistem. Onu abur cuburla doldurursanız düşük performans gösterecektir. Sisteminizi daha verimli şekilde kullanmak istiyorsanız, beslenme ve antrenman programlarınızı güncellemeyi deneyebilirsiniz.

Metabolizma nasıl hızlandırılır?

YEŞİLİN GÜCÜ

Tıpkı kahve gibi çay da antioksidan açısından zengindir. Journal of Research in Medical Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günde dört fincan yeşil çay içen tip 2 diyabet hastaları, çay içmeyenlere göre daha fazla kilo verdi ve tansiyonunu düşük tuttu. Bilim insanları, yeşil çaya has bir antioksidan olan kateşinlerin metabolizmayı hızlandırdığını düşünüyor.

KAHVALTI YAP

Bath Üniversitesinin 2018 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, günün ilk öğünü metabolizmadaki yağ genlerini pasif hale getiriyor ve vücudu antrenmandan sonraki saatlerde daha fazla karbonhidrat yakması konusunda harekete geçiriyor. İtalyan bilim insanlarının yaptığı birbirinden bağımsız araştırmalara göre, kahvaltı ayrıca dinlenen metabolik değerinizi her akşam aynı yemekleri yemekten daha fazla artırıyor.

BOL BOL SU İÇİN

Yüksek protein diyeti yapan sporcuların metabolizmaları yeteri kadar su tüketmeme sebebiyle sekteye uğrayabilir. Yani bol miktarda su tüketmeniz gerekiyor. Frontiers in Nutrition tarafından yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bol su tüketmek vücudunuzdaki yağların parçalanmasına yardımcı olarak kilo vermenizi sağlıyor. Elinize küçük bir bardak alıp ofisinizdeki sebile doğru yürümek, iş gününüzün daha aktif geçmesine yardımcı olabilir.

BİRAZ BAHARAT

Sabah tükettiğiniz yulaf ezmeli karışımınızı tarçınla tatlandırmayı deneyin. Metabolism’de yayımlanan 2017 tarihli bir araştırma, baharatların metabolizmanın ürettiği sıcaklık olan termojenez miktarını artırdığını söylüyor. Tam buğday ekmeğinin arasına fıstık ezmesi ve muz koyarak yaptığınız bir tost da benzer bir etki yaratacaktır.

AKŞAM YEMEĞİ YE

İtalyan bilim insanları tarafından yapılan ve PLOS One’da yayımlanan bir araştırmaya göre, günlük toplam kalorilerinin en büyük parçasını akşam yemeğinde tüketenler, bu öğünü günün daha erken saatlerinde tüketenlere oranla obeziteye iki kat daha meyilli oluyor. Bilim insanları bu tarz beslenmenin metabolik fonksiyonlara katkıda bulunan sirkadiyen ritminizle daha doğal bir uyum yakalamanıza yardımcı olacağını söylüyor.

AYARI KAÇIRMA

PLOS One’da yayımlanan ve Hollandalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gün içinde büyük öğünler tüketmekten kaçınan erkeklerin, toplam kalori tüketimi aynı miktarda olan erkeklere oranla daha iyi bir iştah kontrolüne ve daha yüksek dinlenen metabolik değere sahip olduğu ortaya çıktı. Acıktığınız zamanlarda fazla yemenize neden olacak brunch’lara meyletmek yerine elma ve armut gibi ufak atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.

İyotlu tuz metabolizma hızlandırır mı?

İYOTLU TUZ KULLAN

Deniz tuzları, tiroidinize metabolizmanızı sağlıklı tutması konusunda yardımcı olan iyot bakımından zengin değildir. Günlük 150 mikrogram iyot tüketmeniz tavsiye edilirken, bu miktar yarım çay kaşığı iyotlu tuza tekabül eder. Ancak iyot alabilmek için balık, süt ürünleri, meyve ve sebze de tüketebilirsiniz.

PEDALLARA ASIL

Kopenhag Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, antrenman sonrasında bisikletçilerin ağırlık kaldıranlara oranla metabolizmayı harekete geçiren FGF21 hormonunun daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle metabolizmanızı hızlandırmak için antrenmanlarınızın sonunda pedal çevirebilirsiniz.

PATLAMA MODUNA GEÇ

İtalyan araştırmacılar, yüksek yoğunluklu kuvvet antrenmanı yapanların geleneksel kuvvet antrenmanları yapanlara oranla egzersiz sonrasında daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu. Araştırmalara göre 6 tekrar, 20 saniye dinlenme, 2-3 tekrar, 20 saniye dinlenme ve 2-3 tekrar prensibiyle çalışabilirsiniz. Toplamda iki dakika sürecek üç egzersiz yapın. Set aralarında 30 saniye dinlenerek sekiz seti tamamlayın.

KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİR

Kanadalı bilim insanları tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kan dolaşımında kemik hormonu osteokalsin miktarı fazla olan kişiler şekeri ve yağı daha iyi metabolize ediyor. Osteokalsin hormonunuzu artırabilmek için brokoli, soğan, somon ve zeytinyağı tüketebilirsiniz.

ŞALTERİ İNDİR

Şimdiye kadarki tüm ipuçlarını uygulamaya başlasınız bile, kötü bir uyku tüm çabalarınızı boşa çıkarabilir. Yapılan birçok araştırma, yetersiz uykunun metabolizmanızın fonksiyonelliği için bir hayli önemli olan glukoz metabolizmasını ve düzenleyici hormonları olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

TELEFONU DA KAPAT

Geceleri Instagram’da gezinmenin tek kötü yanı uykunuzun bölünmesi değildir. Zira bu davranış kilo almanıza da neden olabilir. Northwestern Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, cihazınızdan yayılan mavi ışık insülin direncinizi artırarak vücudunuzun kan dolaşımınızdaki glukozu temizleme kabiliyetini düşürebiliyor.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com

    Loading RSS Feed