Bizi Takip Edin

SAĞLIK

YAZ AYLARINDAKİ GIDA ZEHİRLENMELERİ

Umut Doğan Yıldız

-

 

Yaz aylarında, gıda zehirlenmeleri çok sık görülür. Bunun nedeni sıcak havanın besinlerin bozulmasına zemin hazırlamasıdır.

Tarihi geçmiş besinlerin hastanelik ettiğini unutma; süt içerken hatta sandviç yerken bile dikkat etmende fayda var. Uzmanlar, ayrıca mutlaka etiket okuma alışkanlığı edinmen gerektiğini söylüyor.

Besin zehirlenmesi genellikle hafif geçirilmekle birlikte ölümcül de olabilen, özellikle yaz aylarında yaygın görülen bir hastalıktır. Yaz aylarında artan sıcaklığın etkisiyle mikro organizmalar daha kolay ürer ve besinlerin bozulmasına neden olabilir. Bu, tüm besinler için geçerli olsa da kırmızı et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri daha da çabuk bozulur. Besin zehirlenmesi tek bir kişiyi veya aynı bozulmuş yiyecekten yemiş bir grup insanı etkileyebilir. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Lütfiye Derya İnal, market alışverişinden başlayarak, evde ve tatilde alınacak bazı önlemlerle zehirlenmelerin önüne geçilebileceğini söylüyor.

AYNI YEMEĞİ TEKRAR TEKRAR ISITMA

Öncelikle ‘ucuz’ diye nasıl hayvanlardan elde edildiği, nereden geldiği, nasıl muhafaza edildiği belli olmayan, denetlenmemiş, açık bir şekilde tezgâhlarda satılan ürünleri kesinlikle alma. Eti standartlara uygun işletilen şarküterilerden temin etmeli veya güvenilir markaların paketli ürünlerini almalısın. Paketli ürün alırken de paketin hasar görmediğinden emin ol. Mutlaka etiket okuma alışkanlığı edin. Üzerinde yazılı olan üretim ve son tüketim tarihlerini, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı onayı olup olmadığını kontrol et. Hayvanlardan geçebilecek hastalıklar nedeniyle sütü kesinlikle çiğ tüketme. Pastörize ürünleri de 5-7 derecede saklayın ve son tüketim tarihinden önce tüket. Besinlerin bozulmasını engellemek için en pratik yöntem buzdolabında veya dondurucuda saklamaktır. Pişmiş besinleri hemen tüketmeyeceksen 2 saat içinde buzdolabına koy. Yemeğin yiyeceğin kadarını çıkartıp, 70° derecenin üzerinde homojen bir şekilde ısıt. Aynı yemeği tekrar tekrar ısıtma. Dondurucudan çıkardığın besinleri ise çözüldükten sonra tekrar buzluğa koyma. Pişmiş yiyeceklerle çiğ yiyeceklerin birbirine temasından kaçın. Çiğ yiyecekleri daima alt raflara koyarak pişmiş yiyeceklerin üzerine sularının akmasını engelle. Yaz aylarında severek yediğin dondurmaya çok dikkat etmek gerekir. Hijyen kurallarına uyulmayan, hangi sütün kullanıldığı, nerede üretildiği, hangi şartlarda saklandığı belli olmayan dondurmaları alma.

NEFESİN DARALIP, AĞZIN KURUYORSA…

Besin zehirlenmelerine bakteriler ve toksinleri neden olmaktadır. En sık neden olan bakteriler Staphylococcus, Shigella, Salmonella, Campylobacter’dir. Ancak en ciddi ve en öldürücüsü ‘Clostridium Botulinum’ toksininin neden olduğu besin zehirlemesidir. Bu bakteri, havasız ortamı sevdiği için konservelerde ürer. Kutusu şişmiş, tadı ve kokusu değişmiş konserveleri kesinlikle tüketme. Ev konservelerini de uygun sıcaklıkta hazırla ve açıldıktan sonra en az 10 dakika kaynatarak tüket.

Gözlerde çift görme, şaşılık, göz kapaklarında düşüklük, tükürük salgısında azalma, dil hareketlerinde bozulma, yutma güçlüğü, nefes almada zorluk, Clostridium Botulinum toksini ile zehirlenme bulgularıdır.

ZEHİRLENME 30 DAKİKADA DA, 48 SAAT SONRA DA OLABİLİR!

Her bir bakterinin kuluçka süresi farklıdır. ‘Staphylococcus aureus’ ile bulaşma 30 dakika ile 8 saat sonra zehirlenme belirtileri görülür. Diğer bakteriler ile bulaşma çoğunlukla 6-48 saat sonra ortaya çıkar. Staphylococcus aureus ile bulaşma sonucunda ‘Staphylococcal’ adı verilen bir gıda zehirlenmesi görülür. Bu zehirlenme, genelde et ve et ürünleri; kümes hayvanları ve ürünleri; salatalar (yumurta, tuna, balık, patates ve makarna salataları v.b.); fırın ürünleri (kremalı pastalar ve tartlar, çikolata); sandviçler; süt ve günlük ürünlerinde görülür. Hazırlanma aşamasında dikkatli bir işleme tarzı gerektiren ve bu aşamadan sonra yavaş yavaş yükselen sıcaklıklarda tutulan gıdalar, staphylococcal gıda zehirlenmesi riski altındadır. Hastalık belirtisi olarak mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, ishal, ateş halsizlik yorgunluk, kas ağrıları, bazen de kanlı dışkılama görülebilir. Bu şikâyetler varsa, yediklerin adeta film şeridi gibi gözünüzün önünden geçsin ve vakit kaybetmeden hastaneye başvur.

AÇIK BÜFEDEKİ HER ŞEYİ YEME

Pek çoğumuz için açık büfe demek, tatilin anlamı demektir. Ancak uygun sıcaklıkta muhafaza edilmemiş, saatlerce büfede kalmış, üstü açık besinleri alma. Bozulan bir besinin tadı ve görüntüsünün de normal alabileceğini unutma. Bu nedenle özellikle et, tavuk, balık, süt ve süt ürünlerini büfe açılır açılmaz alıp tüket.

 

SAĞLIK

Ödem atıcı çay tarifi

Umut Doğan Yıldız

-

Az su içiyor ve su içme alışkanlığı kazanamıyorsanız, bunun nedeni az ve sık su içmeyi denemiyor olmanızdan kaynaklanıyor olabilir.

Su içmeyi alışkanlık edinmek için düzenli bir şekilde, su içmeyi gün içine yayın. Günde en az dört küçük pet şişe (500 ml) su içmeye başlayın. Sürahi içerisine, limon ve sevdiğiniz meyveleri ekleyerek biraz tatlandırıp, renklendirmenizde bir sakınca yoktur. Ancak siz fazla abartmayın.

Yapılan araştırmalar, gün içinde dişini fırçalıp,sade naneli sakız çiğneyenlerin daha çok su içme ihtiyacı duyduğunu ortaya koydu. Bu taktikleri deneyerek, su içme ihtiyacı hissedebilirsiniz.

Bitki çayları da vücuttan toksin atımı ve iştah kontrolünde size destek olur. Her gün aynı çayı içmek yerine, elinizin altında farklı bitki çayları bulundurmayı deneyin. Yeşil çay, beyaz çay, mate, rooibos, oolong gibi çaylar metabolizmanızı hızlandırırken; rezene, ıhlamur, melisa ve papatya gibi çaylar sindiriminizi kolaylaştırır. Bunun yanı sıra ödem attıran çay tarifi de veriyoruz. Deneyin ve farkı gör.

Ödem atıcı çay tarifi

1 litre suya 1 yeşil elmayı doğrayın; 2 çubuk tarçın, 3 adet karanfil ve 2 adet kakule ekleyip 5 dakika kaynatın. Ateşi kapatıp içerisine 1 tatlı kaşığı beyaz çay, bir tutam ıhlamur, 20 adet kiraz sapı, bir avuç içi mısır püskülü ilave edin. 4 dakika demlenmesini bekleyin. Süzdükten sonra gün boyu sıcak veya soğuk olarak içebilirsiniz.

Devamı

SAĞLIK

Anksiyete tedavisi: Pilates

Umut Doğan Yıldız

-

Pilates yaparak kaygılarınızla başa çıkabilirsiniz. İşte pilatesin anksiyeteye iyi gelen etkisi.

Anksiyete çağımızın sık rastlanan rahatsızlıklarından. Bir dönem kendisi de anksiyete ile mücadele eden Pilates Eğitmeni Hollie Grant, pilatesin bunun için çok iyi bir tedavi yöntemi olduğunu söylüyor.

Konuyla ilgili fikirlerini dile getiren Pilates Eğitmeni Hollie Grant; “20’li yaşlarımdayken kafamdaki karmaşayı asla yoluna sokamıyordum. Dikkatimi toplamamı sağlayacak bir spor arayışındaydım. Pilates bu açıdan yardımcı oldu. Çünkü egzersiz esnasında konsantre olmak zorundasınız. Nefesinize, çalıştırdığınız kaslara, aktif olmayan kaslara ve hareketler esnasında duruşunuzda yapmanız gereken değişikliklere odaklanmanız gerekiyor.” diyor.

Psikoloji düzelten spor: pilates

Pilates yoğun bir dikkat gerektirdiği için göndermeyi unuttuğunuz e-posta veya nasıl ödeyeceğinizi kara kara düşündüğünüz faturalar o esnada aklınıza gelmiyor. Egzersiz yaparken kurmanız gereken beden ve zihin bağı anksiyeteyi azaltıyor. Hâliyle sağlığınıza daha iyi odaklanıyorsunuz.

Devamı

SAĞLIK

Uykunun yağ yakımına etkisi

Umut Doğan Yıldız

-

Eski ve yeni kurallar dosyamızın bugünkü konusu uyku. Yapılan araştırmalar yeterli uykunun yağ yakımına yardımcı olduğunu söylüyor.

GEÇ SAATE KADAR YATIN

“Erken kalkan yol alır” zihniyeti, ilerlemeniz söz konusu olduğunda erteleme tuşuna basıyor olabilir. Şimdi, bu konuyu masaya yatıralım.

ESKİ KURAL

Siz yataktan çıkana kadar, The Rock kas kazanma çabalarını Instagram’a yüklemiş oluyor. Büyü, şafaktan önceki süreçte gerçekleşiyor, biliyorsunuz.

YENİ KURAL

Uyku üzerinde çalışan bilim adamı Matthew Walker’ın söylediklerini aktaracak olursak;

Doğa Ana’nın “sekiz saat uyku” kavramını bize kazandırması 3,6 milyon yılını aldı ve bizim bunu tersine çevirmemiz yalnızca onlarca yıl sürdü. Şimdilerde, ortalama bir kişi yalnızca yaklaşık yedi saatini uyuyarak geçiriyor ve bu sizin sadece yorgun olmanıza neden olmuyor, aynı zamanda vücut yağ oranınızda görünür farka yol açıyor. “Uyku, yağ kaybının adı duyulmamış kahramanıdır,” diyor Londra’daki antrenman salonu Workshop Gymnasium’un performans koçu Artur Zolkiewicz. “Daha az uyuyan kişilerin kortizol seviyelerinde artış görünüyor, bu da kas kaybına ve iştah düzenlemesinde hayati bir faktör olan insülin hassasiyetinde düşüşe neden olur.” Chicago Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışmada, katılan erkekler 5,5 saatin ardından uyandıklarında, 8,5 saat uyudukları zamana kıyasla diyetleri fark etmeksizin yarı miktarda yağ kaybetti. Aynı zamanda, sekiz saatten az uyuyan atletlerin antrenman sırasında yaralanma ihtimali yüzde 70 daha fazladır. Az uyuyan, fazla esneyen bir erkek için, spor salonunda çalışmak başından savması gereken keyifsiz bir misyona dönüşüyor.
Sürekli olarak yedi saatten az uyuyorsanız, öğle yemeğinde veya işten sonra 30 dakikalık bir antrenman, şafak sökmeden zombi gibi yaptığınız bir saatlik hareketlerden iyidir. Uykuyu yeni durağan kardiyonuz sayın.

Devamı

Popüler