Bizi Takip Edin

SAĞLIK

VÜCUDUNUZUN CİLT KANSERİNE KARŞI ÖZELLİKLE SAVUNMASIZ OLDUĞU PARÇASI NERESİ?

-

 

cilt2İnsanlar bu hassas bölgeyi güneşten korumaya yeteri kadar özen göstermeyebiliyorlar. Cilt sağlığınızı korumak için bunlara dikkat edin.

Sırtınızı ihmal etmeyin ki canınız yanmasın: Amerikan Dermatoloji Akademisi’nin yeni araştırmasına göre insanlar sırtlarının güneş altında pişmesine yeteri kadar özen göstermiyorlar.

Araştırmacılar katılımcı erkeklerin %40’ının dışarıya, güneş çıkarken koruyucu güneş kremlerini ya çok nadiren kullandıklarını, ya da hiç kullanmadıklarını söylüyor.

Maalesef bu bölge ise, melanoma isimli en ölümcül cilt kanseri formunun en sık rastlanıldığı yer.

Georgetown University’de dermatoloji bölümünde klinik doçent olan Dr. Ali Hendi’ye göre “Kimse güneş koruyucuyu yardım almadan kullanamaz.

Bu iki uçlu bir sorun: Kollarınız fizyolojik olarak sırtınıza tamamen değecek şekli alamaz. Ayrıca gözleriniz de garip görünümlü benleri ve lekeleri görecek şekilde olamaz.

Bu erken teşhisi daha zor kılar. Hatta araştırmaya göre 3 yetişkinden 1’i şüpheli bir şey ortaya çıktığında sırtlarını kontrol etmeyi ihmal ettiklerini itiraf ediyor.

Dr. Hendi’ye göre “Sırtınızda, henüz tedavi edilebilirken erken teşhis yaşanmadığı zaman cilt kanseri riski yüksek şekilde yaşanabilir.”

Ayrıca Dr. Hendi’ye göre erkekler kadınlara göre benlerini daha az kontrol ettiriyorlar. Ve maalesef erkekler melanoma yaşadıklarında, cilt kanseri geç safhalarda teşhis edildiği için ölüm riski daha da yükseliyor.

Yapılabilecek en önemli şey UV ışınlarının en güçlü olduğu sabah 11, öğlen 2 arası güneşe çıkmamak. Fakat eğer çıkacaksanız da güneşe maruz kalmadan en az 15 dakika önce, bir arkadaşınızdan sırtınıza güneş koruyucu kremlerden sürmesini rica edin.

Eğer geniş spektrumlu, SPF 30 kalibreli güneş kremlerinden kullandığınızda UVA ve UVB ışınlarından korunmuş olursunuz. Eğer cilt renginiz özellikle açıksa, ana içerik olarak mikronize çinko ya da titanyum içerikler bulunan ürünleri tercih edin.

SAĞLIK

Anksiyetenin 7 işareti

Umut Doğan Yıldız

-

Anksiyete sadece panikataktan ibaret değildir. Anlamak için bakmanız gereken daha küçük ayrıntılar var.

Derleyen: Uğur Mutlu

Bir kişinin anksiyete bozukluğu yaşayıp yaşamadığını anlamak oldukça zordur. Herkesin duygularını sözlü olarak ifade etmeyi sevmediği gibi, birçok insan acılarını gizlemeyi tercih eder.

Zihinsel sağlık kuruluşu Mind tarafından yapılan bir araştırmada, 18-34 yaş aralığındaki kişilerin beşte dördü anksiyete problemi yaşadığında üzülmüyor gibi davrandığını söyledi. Ayrıca, çocuklar anksiyete sorunlarını yetişkinlerden farklı şekilde gösterebilir; bir ebeveynseniz bu işaretleri mutlaka bilmeniz gerekiyor. Bu yedi belirtiyle ailenizin, dostlarınızın ya da çalışma arkadaşlarınızın bu tarz bir sorunla boğuşup boğuşmadığını anlayabilirsiniz.

1- Fiziksel rahatsızlıklar

Anksiyete sıklıkla baş ve mide ağrısı gibi fiziksel sorunlara yol açar. Kişi panikatakla birlikte göğüs ağrısı ve nefes darlığı yaşasa da panikatak geçirdiğinin farkında olmayabilir. Öte yandan anksiyete, egzama gibi daha belirgin hastalıkları da beraberinde getirebilir.

Mind’ın bilgi yöneticisi Rachel Boyd, “Anksiyete bazı kişiler için ciddi bir hastalığı olabileceğine dair kaygılanma ya da fiziksel bir sorun yaşadığını düşünme şeklinde baş gösterebilir,” diyor.

2- Uyku bozukluğu

Anksiyete sorunundan muzdarip insanlar genellikle yorgun hissederler. Bunun nedeniyse vücutlarının aşırı derecede adrenalin üreterek onları kaç ya da savaş moduna sokmasıdır. Öte yandan, Anxiety UK’e göre, anksiyete sorunu yaşayan insanlar bunun etkilerini dikkat dağıtan etkenlerin daha az olduğu gece saatlerinde, uykuya dalma konusunda da görüyor.

Anksiyeteyle boğuşan insanların çok fazla uyuyabileceği gibi, uykuya dalma konusunda da problem çekebildiğini belirten Nightingale Hospital’dan Dr. Joanna Silver, “Kimileri gece defalarca uyanırken kimileri de kâbuslara ya da karabasana maruz kalabilir,” diyor.

3- Sürekli onaylanma isteği

Anksiyetenin etkileri hem fiziksel hem zihinseldir. Psikolojik semptomlar kaygı verici bir durumu tekrar tekrar düşünmek ve diğer insanların anksiyetenizi fark ettiğini hissetmek gibi rahatsız edici ve gergin hisler şeklinde kendini gösterebilir. Boyd, “Bu kişilerin sürekli onaylanmak istediğini ya da normalde iyi oldukları konularda daha güvensiz davrandıklarını fark edebilirsiniz,” diyor.

4- Yeme bozukluğu

Anksiyetenin pençesindeki insanlar beslenme alışkanlıklarında da değişiklik yaşayarak önceki hâllerinden daha az ya da daha çok yiyebilirler. Çocuklarda ise stresin bir sonucu olarak iştah kesilmesi, aşırı yeme ya da yedikten sonra kusma problemleri de görülebilir. Anksiyete seviyesi yüksek insanların genellikle iştahsızlık yüzünden yemek yiyemediğini ifade eden Dr. Silver, “Bazılarıysa endişelerini azaltabilmek için çok fazla yeme ya da kısıtlı beslenme yöntemlerine başvurur,” diyor.

5- Mükemmelliyetçilik eğilimi

Anksiyete problemi yaşayan bazı insanlar görünümü konusunda takıntılı hâle gelebilir ve “kusursuz” görünmek için kesenin ağzını açabilir. İş hayatında ise anksiyete sorunu yaşayan kişiler çok fazla mükemmeliyetçi olabilirken, bu doğrultuda verilen görevleri tamamlamaları uzun sürebilir. Anksiyete bozukluğu olan kişilerin genellikle doğal insanlardan hoşnut olan, detaylı düşünen, merhametli, akıllı ve sorumlu olma eğiliminde olan insanlar olduğu söylenebilir. Yani, bu davranışları mercek altına alarak herhangi bir artış olup olmadığını gözlemleyebilirsiniz. Anksiyetenin başka bir belirtisi ise takıntılı davranışlardır. Dr. Silver, “Aşırı temizlik ve kontrol çılgınlığı, sevdiğiniz bir kişinin anksiyeteyle boğuştuğuna dair daha az belirgin bir işarettir,” diyor.

6- Odaklanma güçlüğü

Anksiyete bozukluğu yaşayan bir kişi olumsuz olayları sık sık ve uzun uzadıya düşünmeye meyillidir. Bu durum da konsantrasyon kaybını beraberinde getirir. Anksiyete sorunu yaşayan kişileri işe sıklıkla geç kalmasından ya da normalde rahatlıkla yapabileceği bir işe odaklanma güçlüğü yaşamasından anlayabilirsiniz.

7- Sosyal izolasyon

Sevdiğiniz bir tanıdığınızın yapmayı sevdiği aktivitelerden uzak durduğunu ve yalnız başına daha fazla zaman geçirdiğini fark ettiyseniz, anksiyetenin işaretlerinden bir diğerini yakalamış olabilirsiniz. Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerin bir şeylerden kaçıyormuş gibi hissedebileceğini ya da endişelendikleri durumları çözebilmek için çok fazla vakit ve enerji harcayabileceklerini söyleyen Boyd, “Sosyal anksiyeteden muzdaripseniz arkadaşlarınızla buluşmak, alışverişe çıkmak ve hatta telefonları açmak gibi anksiyetenizi tetikleyebileceğini düşündüğünüz durumlardan da uzak durmak istersiniz,” diyor

Devamı

SAĞLIK

Hangi benler kanser riski taşıyor?

Umut Doğan Yıldız

-

Masum gördüğümüz benle ne yazık ki kanser riski taşıyabiliyor. Peki benler nasıl kansere dönüşür?

Benlerin kansere dönüşmesini tetikleyen faktörleri basitçe sıralarsak eğer; kontrolsüz ve korumasız bir şekilde güneşe maruz kalmak, genetik yatkınlık ve sürekli travmalardan bahsedebiliriz.

Benlerin renk değişitirmesi ve büyümesi

Kahverengi ya da siyah renkte olan benler, renk değiştiriyor ya da kabarıklık oluşmaya başladıysa, vücudunuzdaki bir ben büyüyorsa, mutlaka bir uzmana görünmeniz gerekmekte.

Benlerde dikkat edilmesi gerekenler:

1. Benler ya da ben düzensiz bir şekle doğru kayıyorsa

2. Benin içinde birden farklı renk tonu bulunmaya başladıysa

3. Benlerde kanama meydana geliyorsa

4. Ben kaşınması şikayetleri başladıysa

5. Benin üzerinde yara çıkıyor ve iyileşmiyorsa

Bu tarz şikayetler yaşadığınız zaman, tedbiri elden bırakmamak için, kanser riskine karşı bir uzmana görünmenizde fayda var.

Devamı

SAĞLIK

Lekeli muzlar o hastalığa çareymiş

Umut Doğan Yıldız

-

İçeriğindeki yüksek vitamin, mineraller ve potasyum bakımından sporcuların gözde meyvesi muzun lekeli olanlarının daha sağlıklı olduğu iddia ediliyor.

Lekeli, benekli buzlar faydalı mı?

Üzerinde leke ve benek oluşan muzları çoğu zaman bozulmuş diye çöpe attığımız olur ancak bunlar diğerlerine oranla daha faydalı olabiliyor.

Muzun faydaları

İçeriğindeki yüksek potasyum, vitamin ve mineral ile herkesin, özellikle de sporcuların gönlünde taht kuran muzun faydaları saymakla bitmiyor. Muz,  ishal gibi sindirim problemlerini yok etmesinin yanı sıra, kemik sağlığını koruyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, tansiyonu düşürüp, kalp sağlığını da koruyor. Çoğu kişi tarafından bilinmese de muz, strese karşı etkili. Stresin azaltılmasını sağlayan muzun faydaları saymakla gerçekten bitmiyor.

Kabuğu benekli muzlar zararlı mı?

Kabuğu lekeli ve benekli diye almaktan çekindiğimiz ya da çöpe attığımız muzlar, uzmanlara göre daha fazla antioksidan içeriyor. Benekli muz, kansere karşı koruyucu bir etki gösteriyor.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com