Bizi Takip Edin

SAĞLIK

VÜCUDUNUZU HAZIRLAYIN

-

 

Alkolün zararlı olduğuna ve asla alınmaması gerektiğine dair duyduklarınızı bir kenara bırakın. Unutmayın her şeyin fazlası zarardır, önemli olan miktarını doğru ayarlamak. Yapılan araştırmalar da makul miktarda (günde 1-2 kadeh) içki içenlerin, içmeyenlere oranla daha sağlıklı oldukları ispatladığına göre, alkol için doğru ölçüyü öğrenmenizin zamanı gelmiş demektir.

Birçok beslenme programında şarap bulunur çünkü üzümde bulunan antioksidantlar, kanserden kurtulmaya yardımcı olabilir. Ayrıca şarabın artrit semptomlarını azalttığı görülmüştür. Şarap en yoğun etkiyi ise kardiyovasküler sistemimizde gerçekleştirir. Alkol kanı inceltmeye yardımcı olarak pıhtılaşma ve arterde yığılma riskini azaltır. Yapılan son araştırmalar, karbonhidratlı besinlerle birlikte alınan beyaz şarabın glisemik indeksi düşürdüğü de gösterdi.

Peki 2-3 kadehten sonrası? 

Alkol önerilen miktarlardan fazla alındığında koruyucu etki sıfırlanıyor ve bize zarar veren bir sistem işlemeye başlıyor. Öncelikle kandaki trigliserid (arterlerde yığılma yapan bir madde) miktarı hızla artıyor. Daha da kötüsü, vücuttaki kan damarları genişliyor. Bu yüzden kalp, kan dolaşımını hızlandırmak için daha fazla atmaya zorlanıyor. Az miktarda faydalı olan antioksidantlar, bir anda taraf değiştiriyor ve hücrelerde mutasyonu tetikliyor.

Vücudumuz ise tüm bu zararlara karşı, can siperhane bir şekilde savaşıyor. Ancak bu boşa kürek çekmekten farksız. Çünkü tüm çabalarına rağmen saatte bir kadehten fazlasını atamıyor.

Çözümü var mı?   

Yapabileceğiniz en iyi şey, karaciğerinizi bu zorlu mücadeleye hazırlamak. Size tavsiyemiz, karaciğerinizi deve dikeni (milk-thistle) ile güçlendirmek. Klinik deneylerde, milk thistle’ın alkole ve kimyasal kaynaklı karaciğer hasarına karşı yardımcı olduğu saptandı. Milk thistle’ın ana etken maddesi silimarin, bilinen en güçlü karaciğer koruyucu maddelerden birisidir. Bu madde karaciğer detoksifikasyon yeteneğini artırdığı gibi protein sentezini stimule ederek sağlıklı karaciğer hücrelerinin gelişimini destekliyor. Yapılan araştırmalar, alkol içilmeden önceki günlerde milk thistle alanlarda, akşamdan kalma semptonlarının daha az görüldüğü kaydedildi.

Tavsiye edilen bir başka takviye, sistein isimli bir madde.  Vücutta önemli bir detoks enzimi olan glutatyon’a dönüşen sistein, alkol metabolizmasına doğrudan etki ediyor. Sistein’i almak için  Advanced Antioxidant Formula’yı tercih edebilirsiniz.

ALKOL SONRASINDAKİ DURUM

Tüm bunların dışında, besin deponuzu da gözden geçirmeniz gerekiyor. Vücut, alkolü işlerken birçok besin maddesini kullanır. Örneğin B3 vitamini. Eğer B3 seviyeniz düşükse, alkol işleme sistemi zayıflar ve alkol vücutta daha uzun süre kalır. Kepekli ekmek, kahvaltılık gevrek ve yapraklı yeşil sebzeler yüksek miktarlarda B vitamini içeren gıdalar arasındadır.

Alkol tarafından yok edilen ve aslında alkolün neden olduğu hücre hasarıyla savaşmaya yardımcı olan C vitamini de alımını artırmanız gereken vitaminler arasında yer almaktadır.

SINIRI AŞTIĞINIZDA

Bir iki kadehi aştığınızda, küçük çaplı bir kriz başlar. Vücut olağanüstü hal ilan ederek kendini koruma sistemini devreye sokar. 

• Bu durumda vücuttan zehri atmak için yaratılmış olan bağışıklık tepkisi tetiklenir. Bunun en önemli  bölümü, mide çeperini tahriş eden, ağrı ve mide bulantısına yol açan histamin salgısıdır. 

• Vücut alkol emilimini yavaşlatmak için, midede besinlerin sindirilmesi durdurulur. Bu, alkolle savaşmak ve sağlıklı kalmak açısından önemli olan vitaminlerin emilimini engeller. ABD’de yapılan bir araştırmada içki içenlerin, içmeyenlere oranla 6 kat daha fazla C vitamini almaları gerekli olduğu görüldü. 

• Alkol karaciğerde parçalanır ve asetaldehid denilen bir maddeye dönüşür. Bu madde, cildinizi bir arada tutan liflere saldırır bu da kırışıklıklara neden olur. Aseltaldehid ayrıca, kırmızı kan hücrelerinin şeklini değiştirip, kandaki oksijenin azalmasına neden olur ve normal hücrelere saldırarak kansere dönüşme potansiyeli olan mutasyonlar meydana gelir.

• Alkol, vücudun su tutmasına yardımcı olan hormonu etkisiz hale getirerek susuzluk ve baş ağrılarına neden olur.

SAĞLIK

5 erkekten 1’i kısır

Umut Doğan Yıldız

-

Erkek kısırlığı, toplumda her 5 kişiden 1’inde görülüyor. Erkeklerdeki kısırlığın nedenleri.

 Nedenleri arasında, beyinden salınan hormonlarda yaşanan sıkıntılar, testislerde üretim bozuklukları, üretilen spermlerin dışarı atılma aşamasında kanallar ile ilgili yaşanan problemler ve genetik sorunlar olabiliyor. İnsanlar tarafından çok bilinmiyor ancak toplumun %1’inde azoospermi ile karşılaşılıyor.

Azoospermi, menide hiç canlı sperm hücresi olmaması durumu. Bu durumun nedenindeki %40 oran kanal tıkanıklıklarının olması. Ayrıca kanalların doğuştan olmaması veya enfeksiyonlara bağlı olarak tıkanması gibi sorunlarla da karşılaşılabiliyor. Ancak yine de olgun sperm hücresi elde edilebiliyor ve özellikle tıkalı damarlardan girilerek sperm alınması veya kanal yok ise de testis dokusundan sperm alınması ile mikroenjeksiyon yapılarak çocuk sahibi olmak mümkün. Azoospermi durumlarının %60 kadarında ise testislerde üretim sorunu bulunuyor. Bu gibi durumlarda olgun sperm elde etmek ve çocuk sahibi olmak biraz daha zor olabiliyor.

Devamı

SAĞLIK

Acı oje tırnak yemeyi bıraktırır mı?

Umut Doğan Yıldız

-

Kaygı düzeyi yüksek çocuklar, stresli ve baş edemeyecekleri bir durumla karşılaştıklarında, rahatlama amacıyla bazı davranışlar sergileyebilirler. 

Sürekli eleştiren, beklenti düzeyi yüksek bir ebeveyn karşısında, tırnak yeme davranışının gerginliğin habercisi olarak görülebileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Çocuğun tırnak yeme davranışını sürekli uyararak, bağırarak, acı oje sürerek, ödül veya ceza vererek çözemezsiniz” açıklamasında bulundu.

Çocukla kurulacak doğru iletişimin tırnak yeme alışkanlığı çözümü için atılması gereken ilk adım olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Yuva veya kreşe başlama, çocuğun oyun parkında baş edemeyeceği bir durumla karşılaşması sonucunda da benzer bir davranış görülebilir. Ayrıca ‘taklit ve modelleme ile öğrenmenin’ belirgin olduğu okul öncesi dönemde ise tırnak yeme basit bir taklit etme davranışı biçiminde de gelişmiş olabilir” dedi.

Tırnak yeme alışkanlığı ruhsal bozukluğun habercisi olabilir

Tırnak yeme sorununun nedenlerinin çok basit olabileceği gibi bu davranışın ciddi ruhsal bozuklukların da habercisi olabileceğine değinen Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Tırnak yeme davranışı sırasında, öncesinde ve sonrasında, çocukta kendi saçını çekme ya da yolma, parmak emme veya diş gıcırdatma gibi davranışlar da görülebilir” şeklinde konuştu.

Çocuklarla karşılıklı konuşularak tırnak yeme sebebi anlaşılmaya çalışılmalı
Tırnak yeme davranışının altında yatan sıkıntı veya gerginlik yaratan bir durumun olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Tırnak yiyen çocuğa ‘Beni üzüyorsun, lütfen bunu yapma’ ya da ‘Bebek gibi davranıyorsun’ ‘Neden tırnaklarını yiyorsun?’ gibi ifadeler kullanılarak çocuk üzerinde ek bir stres faktörü oluşturulmamalı. Aksine çocukla karşılıklı konuşarak, stres yaratan durum anlaşılmaya çalışılmalı” açıklamasında bulundu.

‘Elini ağzından çek demek’ daha çok dikkat çekici olabilir

Küçük yaştaki çocuklar için, eline bir nesne vermek, ilgisini başka bir yöne kaydırmanın uygun olabileceğini söyleyen Figen Karaceylan Çakmakçı, “Elini ağzından çek yönergesi daha çok dikkat çekici olacağından davranışın devam etmesine neden olabilir. Tırnak yeme davranışı sergileyen çocuğun yaşı büyükse, çocukla iş birliği yapıp, davranışın ne zaman ve nerede olduğunu tespit etmeye yönelik bir çizelge yapılabilir. Davranışın belirginleştiği ortam ve durum tespit edildikten sonra önleyici yöntemler ve çözümler çocukla birlikte oluşturulabilir” dedi. Çakmakçı, sadece acı oje sürmenin tırnak yeme davranışını engellemediğini belirterek, davranışın nedenlerinin tam olarak anlaşılmadan ezbere bir çözüm üretmenin yanlış olduğunu vurguladı.

Devamı

SAĞLIK

Ofiste uyumayı önleyen besinler

Umut Doğan Yıldız

-

Yorgun uyanmak, işe başlayacak enerjiyi bulamamak, öğleden sonra çöken uyku hali gibi sorunlar, çalışanların sıklıkla tekrarladığı şikâyetlerin başında geliyor.

Bu sorunlarla başa çıkmak, zinde bir gün geçirmek, aktif ve üretken olmak sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve beslenme düzeni ile mümkün. Çalışanların en büyük sorunu, işe yetişme telaşı yüzünden kahvaltıyı atlamaları, çok geç yapmaları ya da sağlıksız seçimlerle geçiştirmeleri oluyor. Kahvaltı yapacak zaman bulamamaktan muzdaripseniz bir bardak süt içmek, peynirli bir sandviç ya da tost yemek hem vakit kazandırıyor hem de güne sağlıklı başlamanızı sağlıyor. Kahvaltı, sadece karbonhidrat ve yağ içeren besinler yerine protein, lif, vitamin ve mineral kaynağı besinlerin de olduğu dengeli bir öğün içeriğine sahip olmalı. Poğaça, simit ve çay yerine peynir, yumurta, sebze içeren tam tahıl ekmekli sandviçler, süt, meyve gibi tamamlayıcılardan oluşan dengeli bir kahvaltı gününüzü daha iyi kontrol etmenize yardımcı oluyor. Ara öğünler ise sağlıksız atıştırmalıklar ile yapıldığında büyük kaloriler içeriyor. Atıştırma ihtiyacınız varsa yanınızda bulunduracağınız taze ve kuru meyveler, ceviz, kavrulmamış tuzsuz badem, fındık gibi kuruyemişler sağlıklı, besleyici ve beslenme kalitesini iyileştiren seçenekler arasında bulunuyor. Masanızda sürekli su bulundurmanız ve çay-kahve gibi içecekler dışında 6-8 bardak su tüketmeniz de sağlıklı beslenme açısından yararlı oluyor.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com