Bizi Takip Edin

SAĞLIK

ÜZGÜNÜZ AMA ÇOCUĞUNUZ ASLINDA O KADAR DA ÖZEL DEĞİL

-

 

kidSöylemek istemezdik ama sonsuz övgüler bir narsisist yaratmanıza sebep olabilir.

Tabi ki anlıyoruz: Çocuğunuz en iyisi. Fakat Hollanda’da gerçekleştirilen araştırmaya göre ona sürekli ne kadar harika olduğunu söylemek küçük narsisistler yetiştirmenize sebep olabilir.

Araştırmada, çocuklarına gereğinden fazla övgüde bulunan ebeveynler (“benim çocuğum diğer çocuklardan daha özel” gibi cümleler kuranlar) bu durumu daha fazla içselleştiren çocuklar yetiştirebiliyorlar. Böylelikle bu ufaklıklar “Ne kadar muhteşem olduğumun farkındayım.”, “Benim gibi çocuklar özel şeyleri hak ediyor.” gibi cümleleri kurabilme noktasına daha kolay gelebiliyorlar.

Haberler: Araştırmacılardan Dr. Eddie Brummelman’a göre ailelerinden bu tarz şeyleri duyarak büyüyen çocuklar daha fazla kendileriyle meşgul hale geliyorlar.

Narsisistik bir çocuk basitçe mini bir narsisistik yetişkin gibidir. Brummelman’a göre bu çocuklar kendilerini herkesten daha iyi görmeye eğilimli olurlar. Ayrıca övgü onlar için önemli hale gelecek ve sürekli övülmek isteyeceklerdir.

Çocuğunuzu böyle yetiştirmek uzun vadede sosyal hayatlarını zorlaştırmaktan fazlasını yapabilir: Brummelman bazı narsisistik çocuklar için, gelecekte yetişkin olduklarında depresyon ve anksiyete riskinin daha yüksek olduğunu ve uyuşturucu bağımlılıklarına daha yatkın olduklarını söylüyor.

Tabi ki bu çocuğunuzu nötr, yansız yetiştirmeniz demek de değil. Araştırmaya göre kendine güvenli çocuklar yetiştirmenin önemli noktası narsisisizm değil, ebeveyn sıcaklığı.

Çocuklarına sevdiklerini söyleyen, paylaşan ve ilgi duydukları şeylere alaka gösteren ebeveynlerin yetiştirdiği ufaklıkların daha yüksek özgüvene sahip, beraber oldukları insanlarla daha mutlu bireyler haline geldiği araştırmanın sonuçlarından.

Brummelman’a göre ebeveyn sıcaklığı çocuklara değerli olduklarını hissettirmekle beraber kimseden daha üstün olduklarını da düşündürtmez. Bu makul seviyede özgüvene sahip çocuklar yetişmesini ve büyüdüklerinde daha sağlam akli sağlığa yetişkinler oluşmasını sağlayabilir.

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Dünya Sağlık Örgütü 2019’daki tehditleri açıkladı

Umut Doğan Yıldız

-

Dünya Sağlık Örgütü, 2019 yılında dünyayı tehdit etmesi beklenen tehlikeleri açıkladı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı rapora göre 1.6 milyar kişiyi etkileyecek tehditler arasında başta ekonomik daralma ve yetersiz beslenme geliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2019 yılında insanlığı tehdit etmesi beklenen tehlikeleri bir rapor şeklinde açıkladı. WHO’nun raporuna göre zayıf ekonomi, kuraklık, küresel ısınma, yetersiz sağlık hizmetleri gibi pek çok farklı nedenden dolayı can kayıpları yaşanacak. Listede ayrıca hava kirliliği, insani krizler ve aşı olmayı reddeden insanlar da sağlık krizlerinin nedeni olarak gösteriliyor.

10 yıl sonra dünyanın hali ne olacak?

WHO, bundan 10 yıl sonra küresel ısınma nedeniyle ortaya çıkan kuraklık, yetersiz beslenme, aşırı sıcaklık ve ishal nedeniyle yılda fazladan 250 bin kişinin öleceğini düşünüyor. Ölüm sebepleri arasında ise başı, yüzde 70 ile diyabet, kanser ve kalp rahatsızlıkları çekiyor.

2019 yılında sağlığı tehdit eden etmenlerin sıralaması ise şöyle  

  1. Aşı olmaya karşı direnç/Aşı karşıtları
  2. Küresel grip salgını
  3. Hava kirliliği ve küresel ısınma
  4. Bulaşıcı olmayan hastalıklar
  5. Sağlıklı ve kaliteli yaşam koşullarından mahrum kalmak
  6. Mikroplara karşı dayanıklılık
  7. Ebola ve diğer ölümcül hastalıklar
  8. Yetersiz temel sağlık hizmetleri
  9. Dang hastalığı
  10. Aids (HIV)

Devamı

SAĞLIK

Buzdolabında bozulan besinler

Umut Doğan Yıldız

-

Buzdolabına girince bozulan ve hastalıklara neden olan besinleri sizin için sıraladık.

Besinler nasıl saklanır?

Kahve

Buzdolabının içerisindeki nemli ortam kahvenin tadını, yapısını ve görüntüsünü bozar. Kahve ışık görmeyen bir yerde oda sıcaklığında saklanabilir.

Sarımsak

Sarımsağı 2 gün boyunca dolapta bekletirseniz eğer bu onun bakteri üretmesini sağlayacaktır. Sarımsakları, güneş görmeyen bir yerde oda sıcaklığında saklayabilirsiniz.

Patates

Kesilmiş ancak kullanılmadan buzdolabına koyulmuş patatesler 1.günün ardından bozulur ve bu şekilde tüketilmesi, bağırsak problemlerine neden olabilir.

Reçel ve bal

Bu tarz besinler buzdolabında saklandığında organik içeriklerini kaybedelerler ve sadece şekerden ibaret bir yiyecek olarak kalırlar. Güneş görmeyeni kuru ve serin b,r yerde saklamakta fayda var.

Devamı

SAĞLIK

Anksiyetenin 7 işareti

Umut Doğan Yıldız

-

Anksiyete sadece panikataktan ibaret değildir. Anlamak için bakmanız gereken daha küçük ayrıntılar var.

Derleyen: Uğur Mutlu

Bir kişinin anksiyete bozukluğu yaşayıp yaşamadığını anlamak oldukça zordur. Herkesin duygularını sözlü olarak ifade etmeyi sevmediği gibi, birçok insan acılarını gizlemeyi tercih eder.

Zihinsel sağlık kuruluşu Mind tarafından yapılan bir araştırmada, 18-34 yaş aralığındaki kişilerin beşte dördü anksiyete problemi yaşadığında üzülmüyor gibi davrandığını söyledi. Ayrıca, çocuklar anksiyete sorunlarını yetişkinlerden farklı şekilde gösterebilir; bir ebeveynseniz bu işaretleri mutlaka bilmeniz gerekiyor. Bu yedi belirtiyle ailenizin, dostlarınızın ya da çalışma arkadaşlarınızın bu tarz bir sorunla boğuşup boğuşmadığını anlayabilirsiniz.

1- Fiziksel rahatsızlıklar

Anksiyete sıklıkla baş ve mide ağrısı gibi fiziksel sorunlara yol açar. Kişi panikatakla birlikte göğüs ağrısı ve nefes darlığı yaşasa da panikatak geçirdiğinin farkında olmayabilir. Öte yandan anksiyete, egzama gibi daha belirgin hastalıkları da beraberinde getirebilir.

Mind’ın bilgi yöneticisi Rachel Boyd, “Anksiyete bazı kişiler için ciddi bir hastalığı olabileceğine dair kaygılanma ya da fiziksel bir sorun yaşadığını düşünme şeklinde baş gösterebilir,” diyor.

2- Uyku bozukluğu

Anksiyete sorunundan muzdarip insanlar genellikle yorgun hissederler. Bunun nedeniyse vücutlarının aşırı derecede adrenalin üreterek onları kaç ya da savaş moduna sokmasıdır. Öte yandan, Anxiety UK’e göre, anksiyete sorunu yaşayan insanlar bunun etkilerini dikkat dağıtan etkenlerin daha az olduğu gece saatlerinde, uykuya dalma konusunda da görüyor.

Anksiyeteyle boğuşan insanların çok fazla uyuyabileceği gibi, uykuya dalma konusunda da problem çekebildiğini belirten Nightingale Hospital’dan Dr. Joanna Silver, “Kimileri gece defalarca uyanırken kimileri de kâbuslara ya da karabasana maruz kalabilir,” diyor.

3- Sürekli onaylanma isteği

Anksiyetenin etkileri hem fiziksel hem zihinseldir. Psikolojik semptomlar kaygı verici bir durumu tekrar tekrar düşünmek ve diğer insanların anksiyetenizi fark ettiğini hissetmek gibi rahatsız edici ve gergin hisler şeklinde kendini gösterebilir. Boyd, “Bu kişilerin sürekli onaylanmak istediğini ya da normalde iyi oldukları konularda daha güvensiz davrandıklarını fark edebilirsiniz,” diyor.

4- Yeme bozukluğu

Anksiyetenin pençesindeki insanlar beslenme alışkanlıklarında da değişiklik yaşayarak önceki hâllerinden daha az ya da daha çok yiyebilirler. Çocuklarda ise stresin bir sonucu olarak iştah kesilmesi, aşırı yeme ya da yedikten sonra kusma problemleri de görülebilir. Anksiyete seviyesi yüksek insanların genellikle iştahsızlık yüzünden yemek yiyemediğini ifade eden Dr. Silver, “Bazılarıysa endişelerini azaltabilmek için çok fazla yeme ya da kısıtlı beslenme yöntemlerine başvurur,” diyor.

5- Mükemmelliyetçilik eğilimi

Anksiyete problemi yaşayan bazı insanlar görünümü konusunda takıntılı hâle gelebilir ve “kusursuz” görünmek için kesenin ağzını açabilir. İş hayatında ise anksiyete sorunu yaşayan kişiler çok fazla mükemmeliyetçi olabilirken, bu doğrultuda verilen görevleri tamamlamaları uzun sürebilir. Anksiyete bozukluğu olan kişilerin genellikle doğal insanlardan hoşnut olan, detaylı düşünen, merhametli, akıllı ve sorumlu olma eğiliminde olan insanlar olduğu söylenebilir. Yani, bu davranışları mercek altına alarak herhangi bir artış olup olmadığını gözlemleyebilirsiniz. Anksiyetenin başka bir belirtisi ise takıntılı davranışlardır. Dr. Silver, “Aşırı temizlik ve kontrol çılgınlığı, sevdiğiniz bir kişinin anksiyeteyle boğuştuğuna dair daha az belirgin bir işarettir,” diyor.

6- Odaklanma güçlüğü

Anksiyete bozukluğu yaşayan bir kişi olumsuz olayları sık sık ve uzun uzadıya düşünmeye meyillidir. Bu durum da konsantrasyon kaybını beraberinde getirir. Anksiyete sorunu yaşayan kişileri işe sıklıkla geç kalmasından ya da normalde rahatlıkla yapabileceği bir işe odaklanma güçlüğü yaşamasından anlayabilirsiniz.

7- Sosyal izolasyon

Sevdiğiniz bir tanıdığınızın yapmayı sevdiği aktivitelerden uzak durduğunu ve yalnız başına daha fazla zaman geçirdiğini fark ettiyseniz, anksiyetenin işaretlerinden bir diğerini yakalamış olabilirsiniz. Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerin bir şeylerden kaçıyormuş gibi hissedebileceğini ya da endişelendikleri durumları çözebilmek için çok fazla vakit ve enerji harcayabileceklerini söyleyen Boyd, “Sosyal anksiyeteden muzdaripseniz arkadaşlarınızla buluşmak, alışverişe çıkmak ve hatta telefonları açmak gibi anksiyetenizi tetikleyebileceğini düşündüğünüz durumlardan da uzak durmak istersiniz,” diyor

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com