Bizi Takip Edin

SAĞLIK

HAYATINIZI KURTARMAK SİZİN ELİNİZDE

-

 

Yedi sağlık kontrolüyle doktorculuk oynamaya başlayın. Hayatınızı kurtarın!

Deve kuşu misali kafayı kumun altına gömmenin sağlığınızı korumak adına iyi bir strateji olmadığı aşikâr… Elbette ki bazı ufak rahatsızlıklar herhangi bir tıbbi müdahaleye gerek kalmadan kendiliğinden iyileşebilir fakat inkâr mekanizması sizi ölüme kadar götürebilir. En akıllıca hamleyse uygulayacağınız basit birkaç sabah tetkiki. Bu kendi kendinize yapacağınız muayeneler rutin doktor kontrolünüzün yerine geçmese de sizi büyük sorunlar yaşamaktan kurtarabilir.

KONTROL 1

Korkutucu diş etleri
Neye dikkat etmeli?
Diş etlerinizdeki herhangi bir kızarıklık veya kanama dişeti iltihaplanması yüzünden olabilir. Diş eti iltihabıyla kalp krizi arasındaki bağlantıyı ise artık sağır sultan bile duydu: Diş eti hastalıklarına neden olan bakteriler kan dolaşımınıza girer ve vücudunuzdaki başka bir noktada iltihaplanmaya neden olur. Tabii buna kalbiniz de dâhil. Sonuç: Aterosklerotik kalp hastalığı (atardamarları etkileyen bir hastalık). Dahası, diş eti hastalıkları diyabeti de işaret ediyor olabilir. Northwestern Üniversitesi doktorlarından Robert Pick, “Kan damarları vücut dokularına oksijen ve besin dağıtırken dokulardaki artık maddeleri de beraberinde götürür. Diyabetse kan damarlarının kalınlaşmasına neden olarak bu besin dağıtımı ve zararlı maddelerin yok edilmesi işlemini yavaşlatır. Bu da diş eti dokusunun enfeksiyonlara karşı direncini zayıflatır” diyor.  Açık renk tenli kişilerde somon pembesi rengindeki diş eti, koyu tenli kişilerdeyse biraz daha koyu renkteki diş eti ağzınızın sağlıklı olduğunu gösterir. Ne var ki eğer diş etleriniz şiş ve kırmızıysa ve dişinizi fırçaladıktan sonra kanıyorsa bir dişeti hastalığından muzdarip olabilirsiniz. Her gün diş ipi kullanmaya başlayın ve doktorunuzu sık sık ziyaret edin.
Bir sonraki kontrol: 1 hafta sonra

KONTROL 2

Tıkalı genizler
Neye dikkat etmeli?
Derin bir nefes alın. Peki, burnunuzdan mı yoksa ağzınızdan mı aldınız? Eğer ağzınızdansa genziniz tıkanmış olabilir. Bu da büyük ihtimalle hapşırma, gözlerin kaşınması, burun akıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkan ve genel bir tıkanıklık hali olan alerjik rinitin (saman nezlesi) göstergesidir. Ya da bu belirtilerle birlikte öksürük ve hırıltılı soluma varsa astımınız da olabilir. Teksas Üniversitesi’nden Dr. Bradley Marple, “Astım hemen tedavi edilmezse akciğer fonksiyonlarını daimi olarak kısıtlayabilir” diyerek bizleri uyarıyor. Aynı şekilde tıkanmış genizler beraberinde horlama ve ekstra 10 kilogram getiren uyku apnesine de neden olabilir. Bu üç belirtiye de sahipseniz, soluğu hemen doktorunuzun muayenehanesinde almalısınız.  Tıkanıklığa neden olan ya da durumu daha da kötüleştiren tüm o alerjenleri, havayı kirleten maddeleri ve mukusu dışarı atmak için yatmadan önce derin bir temizlik işlemi yapın. Çeyrek çay kaşığı tuzu iki bardak ılık suyla karıştırın ve bir şırıngaya bu solüsyonu doldurun. Lavaboya eğilin, başınızı yana doğru eğin ve şırınganın ucunu bir santimetreden daha fazla olmayacak şekilde burun deliğinize sokun. Bu tuzlu solüsyon diğer burun deliğinizden çıkana kadar tüm şırıngayı boşaltın. Diğer tarafa da aynı işlemi uygulayın.
Bir sonraki kontrol: 1 hafta sonra

KONTROL 3

Kontrolsüz kalp atışları
Neye dikkat etmeli?
Dinlenirken ölçtüğünüz kalp atış hızınız kalbinizin kanı pompalamak için ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Üstelik sadece tüm vücudunuzun durumu hakkında iyi bir bilgi vermenin yanı sıra değerler yüksek çıktığında diyabet ya da kalp rahatsızlığının da habercisi olabilir. İtalyan araştırmacılar dinlenme kalp atış hızının dakikada 70 vuruştan (bpm) fazla olması halinde kalp hastalığından ölme riskinizin en az yüzde 78 arttığını ortaya koydu. Dinlenme kalp hızınızı kontrol etmek için ilk önce tuvaletinizi yapın; zira dolu bir mesane kalp atış hızınızı artıracaktır. Sonrasında bir-iki dakika hiçbir şey yapmadan oturun. Boynunuza veya bileğinize parmağınızı koyarak kalbinizin 15 saniye boyunca kaç defa çarptığını sayın ve bpm’yi bulmak için bu sayıyı dörtle çarpın. Kural olarak 40-60 bpm kardiyovasküler formunuzun yüksek olduğunu gösterecektir. Yüksek çıkan kalp atış hızınızıysa düzenli bir kardiyo egzersiziyle iki ile sekiz hafta arasında bir-iki vuruş aşağıya çekebilirsiniz.
Bir sonraki kontrol: 1 hafta sonra

KONTROL 4

Gittikçe büyüyen göbek
Neye dikkat etmeli?
Erkekler orta yaşlarına geldiklerinde kilo alırlar ve karın bölgesinde birikerek yerleşik hal alan bu yağlar (iç organlara ait yağ) kalp hastalıkları, felç, diyabet ve kanserden muzdarip olma riskinizi yükseltir. Derinin hemen altındaki yağın aksine iç organlara ait yağ karnınızın derinlerinde birikir. Organlarınızın arasındaki boşlukları doldurur ve iltihaplanma riskini artırır. En kötüsü de pankreasınızı kan dolaşımındaki glikozu temizlemesi için insülin üretmeye zorlar ve insülin direnci yaratır. Bu sorunları belinizdeki yağları eriterek çözebilirsiniz. İşe ne yediğinize dikkat ederek başlayın. Ne kadar yemeniz gerektiğini anlamak için hedef ağırlığınızı 11 ile çarpın. Bu sizin günlük almanız gereken kalori miktarıdır.  Ayrıca tüm hafta boyunca yaptığınız egzersizlerle yaklaşık 2000 kalori yaktığınıza emin olun.

Bir sonraki kontrol: 1 hafta sonra

KONTROL 5

Kötü huylu benler
Neye dikkat etmeli?
Melanoma (deri kanserlerinden biri) teşhisi konan çoğu erkek (genelde 40 yaş üstü) ya mevcut işaretleri görmezden gelir ya da dikkat bile etmez. Melanoma bir erkekte genelde kafası, boyun ya da üst sırt bölgesinde bulunduğu için fark edilmesi ve erken yakalanması zordur.  Duş sonrasında alışılmadık bir durum olup olmadığını kontrol etmek için vücudunuzu inceleyin. Benlerin takibi için altın kriterlerse şunlar: asimetri, sınırlar (bulanık ya da sivri kenarlar), renk (siyah ya da çok renkli), çap (bir santimetreden daha fazlaysa ya da sürekli büyüyorsa) ve değişim (boyut ya da şekil). Eğer bu işaretler mevcutsa mutlaka doktora görünün hatta gerekirse biyopsi uygulatın. Elbette ki melanomayla savaştaki en iyi yol ona engel olmaktır. Bu yüzden güneş koruma ürünlerini asla ihmal etmeyin. Özellikle de hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı mücadele eden ürünleri kullanmaya özen gösterin.
Bir sonraki kontrol: 1 ay sonra

KONTROL 6

Gergin kaslar

Neye dikkat etmeli?
Üst sırt bölgenizin daha az esnek olması alt sırt bölgenizde ağrı ve sakatlanmaya yol açabilir. Uzun saatler boyunca hiç hareket etmeden bir masa başında oturuyor ya da antrenmanlarınızda hiç esneme yapmadan çok fazla ağırlık kaldırıyorsanız, omuzlarınız ve boynunuz kamburlaşacaktır. Bu da üst sırt bölgenizdeki esnekliği sınırlayacağı için alt sırt bölgenizi daha fazla kullanmanızı sağlayarak acı ve rahatsızlığa neden olacaktır. Tabii illa acı çekmek istiyorsanız, diyeceğimiz bir şey yok! Ne var ki pec stretch hareketiyle esnek kalarak bu sorunların üstesinden gelebilirsiniz. Bunun için sağ ön kolunuz ve avuç içinizi tamamen pervaza dayayarak, kolunuz 90 derece açı oluşturacak şekilde bir kapı aralığında durun. Şimdi de kolunuzun gerildiğini hissedene kadar kapıya doğru eğilip sonra da uzaklaşın. Otuz saniye bu şekilde bekleyin ve hareketi sol kolunuzla tekrarlayın. Daha sonra barbell row, dumbbell row ya da cable row hareketlerinden birini seçin ve 10-12 tekrardan iki-üç set yaparak devam edin.

Bir sonraki kontrol: 2 hafta sonra

KONTROL 7

Berbat bir hafıza
Neye dikkat etmeli?
Çoraplarınızı ya da anahtarlarınızı nereye koyduğunuzu bir türlü hatırlayamıyor musunuz? Panik olmayın, muhtemelen stres altındasınız ve stres hormonu kortizol geçici süreliğine hafızanızı kesintiye uğratıyor. Her sabah hafızanızı N-back zihin egzersiziyle kontrol edin (ve tabii geliştirin de): Sabah haberlerini izlerken bir kelime seçin; örneğin ekonomi gibi. Bu kelimeyi her duyduğunuzda o kişinin iki kelime önce (ya da beş kelime) söylediği kelimeyi hatırlayın. Bu egzersiz zihninizin bir kerede ne kadar çok bilgiyle uğraşabildiğini gösterir ve onu geliştirmenizi sağlar. Hemen peşinden bir de koşuya çıkın, zira kardiyovasküler egzersizler beyninize ekstra oksijen akışı sağlayarak zihinsel keskinliğinizi artırır. Duke Üniversitesi’nin araştırmasına göre, kardiyo çalışması yapmak dikkati, beynin işlem hızını ve hafızayı geliştiriyor. En güzeliyse yaptığınız koşuların ya da bisiklet turlarının beyninizin baş düşmanı stresi alt etmenize yardımcı olması…<p>

Bir sonraki kontrol: 1 hafta sonra

 

SAĞLIK

İlk müdahale yanlışları

Umut Doğan Yıldız

-

İlk yardım şart, ama nasıl? İşte ilk müdahale yanlışları!

Her yıl sadece ABD’de 175 bin civarında insan, hayati bir tehlikeyle karşılaştıklarında etrafta ilk yardımdan anlayan biri yok diye ölüyor! Öte yandan ilk yardım uygulamaya kalkanların da büyük çoğunluğu, iyi niyetle bu işe soyunduğu halde, yanlış müdahale yüzünden ölüme sebep oluyor. Örneğin kalp krizi geçirene de boğulma tehlikesi içinde olana da aynı teknikler uygulanınca hasta kaybediliyor. Bu noktada uzmanların uyarısı açık: “Öncelikle zarar verme!”

En sık yapılan ilk müdahale yanlışları ise şöyle:

Bayılan kişiye tokat atmak,
Yapılması gereken: sırt üstü yatırıp ayaklarının altına yüksek bir yastık koymak.

-Epilepsi krizi geçiren kişiye soğan ya da kolonya koklatmak,
Yapılması gereken: Etrafındaki tehlikeli cisimleri uzaklaştırmak, dişlerinin arasına bez parçası sıkıştırmak, yan yatırmak, ağzından akan salyaları silmek.

Suda boğulma halinde kişiye kalp masajı yapmak,
Yapılması gereken: Nefes alıp veriyorsa ağızdan ağıza solunum uygulayıp yan yatırmak ve ciğerlerindeki suyun çıkmasını sağlamak.

Nefes borusuna kaçan cisim için sırtına vurmak,
Yapılması gereken: Öksürmesini sağlamak.

Yanıklara diş macunu vb. sürmek,
Yapılması gereken: Yanığı soğuk suya tutmak ve yanan yere dokunmamak.

Devamı

SAĞLIK

Sigaranın bilinmeyen zararları

Umut Doğan Yıldız

-

Sigaranın hafıza, gözler ve sese verdiği zarar bir yana, felç ya da inme de sigaranın sebep olduğu hastalıklar arasında yer alıyor.

Araştırmalara göre her yıl dünyada 15 milyon kişi, Türkiye’de ise 130 bin kişi inme ya da felç geçiriyor. İnmede en büyük risk faktörleri arasında sigara kullanımı, hipertansiyon ve diyabet yer alıyor. Uzmanlar, sigara içenlerin içmeyenlere göre 2,5 kat daha fazla felç geçirme riski bulunduğuna dikkat çekiyor. Çünkü inme ya da felç; beyni besleyen damarlardan birinin tıkanması veya yırtılması sonucu meydana geliyor ve ilgili beyin bölgesinde işlev kaybı oluyor. İnme vakalarının %85’i damar tıkanıklığı ile kendini gösterirken beyin kanamalarına daha az (%15) rastlanıyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, inmenin türüne bağlı olarak tedavi edildiğine dikkat çekerek, “En sık izlenen beyin damar tıkanıklığı için risk faktörleri sigara içimi, hipertansiyon, diyabet, kalpte atrial fibrilasyon denen ritim bozukluğu, kan yağlarının yüksekliği, yüksek alkol alımı, depresyon, kilo yüksekliği olabiliyor. Mesela sigara içiyorsanız içmeyene göre 2,5 kat fazla felç geçirme riskiniz var” diyor.

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Tütün Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Nazmi Bilir ise konuya farklı bir bakış açısı getiriyor: “Her yıl dünyada yaklaşık 7 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar sonucunda yaşamını yitiriyor. Türkiye’de ise yılda 120 bin kişi sigaraya bağlı nedenlerle hayatını kaybediyor. 1999’daki Marmara Depremi’nde kayıtlara göre 17 bin kişi öldü. Aynı yıl sigara yüzünden 100 bin kişi hayatını kaybetti. Depremin üstünden 20 yıl geçti ama sigara nedeniyle her yıl 100 bin kişi ölmeye devam ediyor!”

Devamı

SAĞLIK

Çocuklarda öfke patlamaları

Umut Doğan Yıldız

-

Çocuğunuzun duygusal patlamaları ve öfkesinin, tipik çocuk davranışının ötesine geçtiğini nasıl anlarız? 

Pek çok çocuk zaman zaman öfke patlamaları ve agresyon yaşayabilir. Bu durum çoğu zaman onların yapmak istemedikleri durumlarla karşılaştıklarında meydana gelir. Ancak çocuklar bu davranışı sürekli hale getirirlerse veya öfke patlamaları kontrolünü kaybederse, bu durum tipik davranış örüntüsünün dışına çıktığını gösterebilir.

Öfke patlamalarında, ebeveyn olarak sizi davranışsal sorun olarak uyaracak işaretler şunlar olabilir;

*Çocuğunuz gelişimsel olarak öfke patlamaları görülebilen yaşları (6-7 yaş) aşıyorsa,

*Bu tür davranışları kendisini veya başkalarını tehlikeye atıyorsa,
*Okulda sürekli sorun yaratıyorsa ve öfke kontrolü ile ilgili konuları öğretmenleri gündeme getiriyorsa,

*Öfke sorunları yüzünden çocuğunuzun yaşıtlarıyla ilişkisi bozuluyorsa (oyunlara alınmama veya doğum günü partisine davet edilmeme gibi),

*Öfke sorunları aile içi çatışmalara neden oluyorsa ve aile ilişkilerini etkiliyorsa,

*Öfke sorunları yüzünden çocuğunuz kendisini üzgün ve umutsuz hissediyorsa…

Çocuklar sürekli öfke patlamaları yaşadıklarında, bunun altında genellikle içsel huzursuzluk yatmaktadır. Bu davranışların olası psikiyatrik nedenleri şunlardır:

DEHB: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu yaşayan pek çok çocuk öfke sorunları yaşamaktadır. Özellikle dürtüsellik bu öfke sorunlarına neden olabilir. Ayrıca dikkat sorunları çocuk ve aile arasında çatışmalara neden olabilir bu da öfke sorunlarını ortaya çıkarır. Ancak her öfke sorunu DEHB demek değildir.

Kaygı: Ciddi öfke yaşayan çocuklarda bazen ortaya konulamamış kaygı sorunları bulunur. Çocuğunuzun kaygısı varsa, özellikle de onu saklıyorsa, sıkıntıya neden olan durumlarla baş edebilmek için öfke davranışına başvurabilir.

Travma ve İhmal: Yapılan çalışmalar, okul içinde ortaya konan agresif davranışların altında evde yaşanan travmatik yaşam olaylarının yattığını göstermektedir. Evde güvende hissetmeyen çocuklar ev dışına çıktıklarında adeta bir eşkıyaya dönebilir.

Öğrenme Sorunları: Çocuğunuz okulda ya da ev ödevi sırasında sürekli öfke davranışını tekrarlarsa, tanı konulmamış bir öğrenme bozukluğu olması mümkündür. Örneğin matematik çalışırken gözlenen bu davranış matematiği öğrenemediğinden kaynaklanabilir.

Duyusal Bütünleme Sorunları: Bazı çocuklar çevrelerindeki dünyadan aldıkları duyusal bilgiyi işleme konusunda sorun yaşarlar. Çocuğunuz uyaranlara karşı aşırı hassas ise (sıkı veya kaşındıran bir kıyafet gibi) bu çocuğunuzu rahatsız edecek ve öfke patlamalarına yol açacaktır.

Otizm: Otizmli çocukların büyük bir kısmı dramatik öfke patlamalarına maruz kalırlar. Takıntılar, sınırlı ilgi alanları duyusal sorunlar ve iletişim problemleri otizmde öfke sorunlarının önemli tetikleyicileridir.

Öfke sorunları yaşayan çocuklara yardım

Pek tabii ki belirli psikiyatrik hastalıklara karşı verilen ilaç tedavileri bir noktaya kadar öfke sorunlarını azaltabilir. Ancak aile bireylerinin davranışlarındaki değişiklik, bu azalmanın kalıcılığına sebep olur. Şimdi çocuğunuzun öfkesiyle nasıl başa çıkacağınızı anlatalım:

Tetikleyicileri ortaya çıkarın: Öfke ile başa çıkmada ilk basamak onu tetikleyen olayları ortaya koymaktır. Hatta anne baba olarak bu olayların bir listesini hazırlayıp bunu çocuğunuzla paylaşabilirsiniz.

Asla pes etmeyin: Çocuğunuzun öfke patlamalarını onun isteklerini anında yerine getirerek azaltmaya çalışmak, tozları halının altına süpürmeye benzer. Hatta bu davranış ona sinirliliğin ve öfkenin işe yaradığını öğretir ki bu davranış tüm hayatına mal olabilir.

Sakin ve tutarlı olun: Önce kendi duygularınızın kontrolünü ele geçirmek çocuğunuza da duygularının kontrolünü öğretmede önemli bir kapı açacaktır. Sert ya da öfkeli cevaplar, bir çocuğun sözlü ya da fiziksel saldırganlığını artırır. Sakin kalarak, çocuğunuzda görmek istediğiniz davranış biçimini modelleyebilir ve öğretirsiniz.

Olumsuz davranışları görmezden gelin ve olumlu davranışları övün: Küçük davranış sorunlarını görmezden gelmenin azarlamaktan veya sertçe ikaz etmekten daha etkili olduğu bilinmektedir. İyi davranışları cesaretlendirmek ve övmek her zaman olumsuz ifadelerden daha etkilidir. (“Bir daha sinirlendiğini görmeyeceğim” yerine “ Sakinleşmek senden beklediğim davranıştı bravo” gibi.)

Tutarlı sonuçları onunla paylaşın: Çocuğunuz, negatif davranışlar neticesinde ne gibi bir yaptırımla karşılaşacağını önceden mutlaka bilmelidir. Sürpriz şekilde yaptırım uygulamak çocukla iletişiminizi çok ciddi şekilde bozar. Ayrıca yaptırımın her zaman benzer olmalıdır yer ve zamana göre değişmemelidir. Düşünsenize kırmızı ışıkta geçmenin cezası her gün değişirse kendinizi nasıl hissedersiniz?

Konuşmak için çocuğunuzun sakinleşmesini bekleyin: Çocuğunuz sakinleşmeden konuşmayı denemek düz duvara konuşmaktan öteye gitmez. Karşılıklı konuşmayı sürdürebilmek için iki tarafın da stabil bir duygu durumuna sahip olması gerekir.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com