Connect with us

FITNESS

TYSON VS TYSON

-

O bir kabadayı. Kurban. İş adamı. Alkolik. Aile babası. Şovmen. Suçlu. Her şeyden öte, gerçek bir şampiyon. Gezegendeki en sert adam Mike Tyson, hayatında yeni bir sayfa açarken affınıza sığınıyor. 

“ŞU HAYATTA İKİNCİ BİR ŞANS YOK”

Mike Tyson, F. Scott Fitzgerald’a ait bu sözü birkaç yıl önce ilk kez buluştuğumuz gün alıntılamıştı bana. Tyson, ağzından bu cümle dökülürken ünlü yazarı haksız çıkarabileceğini umuyordu. Gerçeği söylemek gerekirse Tyson ikinci, hatta üçüncü şansını kullanalı çok oluyor. Biz artık saymayı bile unuttuk.
Geçtiğimiz ağustos, Tyson kameralar karşısında geçirdiği 28 yılın sonunda kariyerinde yeni bir sayfa açmaya hazırlandı. Iron Mike Productions kapsamında ringde kendi şovunu sundu. Aralık ayında ise, yeni yıldan hemen önce Amerikan televizyon kanalı HBO’da altı bölümlük anı ve belgesel türündeki yapım Undisputed Truth yayınlanmaya başladı. Elbette izlediğimiz şey, bilindik Tyson’dan çok uzaktı. Sürekli ağzından düşürmediği küfürlü cümlelerden eser yoktu. Tyson kimsenin kafasını gözünü dağıtmıyor, dökülen dişlerin sesleri hoparlörlerden yankılanmıyordu. Tam aksine burada izlediğimiz Tyson bize sıcak aile hayatının kapılarını aralıyor, çetin şartlarda öğrendiği hayat derslerini yeni jenerasyon dövüşçülere aktarmaya çalışıyordu. Tyson belki de bu yolla günahlarından arınmaya çalışıyor.
ESPN’de Friday Night Fights’ın prömiyerini yaptıktan hemen sonra Tyson yine kendi çizdiği ahlak kurallarının sınırlarında gezinmeye başladı ve bir basın toplantısı düzenledi. Sözleri çok sertti. “Ölümün hemen eşiğindeyim. Çünkü iflah olmaz bir alkoliğim” diyordu. Dört yıl boyunca ayık dolaştıktan sonra yeniden eski günlerine döndüğünü söylemekte bir sakınca görmüyordu. “Kötü bir adamım ben.
Bazen çok kötü şeyler yapıyorum. Ama affedilmek istiyorum. Artık yeni bir hayat kurmak istiyorum… Aklım başımda dolaşmak istiyorum. Altı gündür herhangi bir ilaç kullanmadım ve içkiyi ağzıma sürmüyorum. Benim açımdan bu bir mucize. Ayık olduğum konusunda herkese yalan söylediğimi fark ettim. Esasında bakarsanız ben ayık falan değilim. Bu benim altıncı günüm. Ve bir kez daha kullanmamaya kararlıyım.”
Mike Tyson yine her yerdeydi.
Gazetelerde, manşetlerde. Tıpkı 2008 yılında James Toback’ın yönettiği belgeselle Tyson’ın gün yüzüne çıktığı günlerdeki gibi. Arşivlere baktığınızda geçtiğimiz beş yıl içinde Tyson’ın ağlamadığı bir röportaja rast gelmek oldukça zor aslında. Bu tamamıyla onun ne kadar zeki olduğunu gösteriyor. Tyson yaşadıkça, onun ismi manşetlerden verilmeye devam edilecek.

01

VE İLK RAUND

İtiraflarından iki gün sonra Tyson’ın Men’s Health ekibiyle bir randevusu vardı. Bu, olaylar patlak vermeden çok önce kararlaştırılmıştı. Mike Tyson’la karşı karşıya oturup röportaj yapacaktık ve dergiye özel bir çekim gerçekleştirecektik. Tyson’ın inişli çıkışlı kariyeri her zaman için büyüleyici olmuştur. Ve hayatında geldiği şu son safhanın da yine bundan aşağı kalır yanı yok. Ancak tıpkı tahmin ettiğimiz gibi randevu, menajerler tarafından alelacele ileri bir tarihe ertelendi. Basın danışmanlarına göre böyle bir zamanda Tyson’la işbirliği yapmak sabun köpüğüne benziyordu.
Öne sürülen sebep kulağa oldukça makul geliyor. Tyson’la son kez yine bir röportaj için 2010 yılında bir Paskalya sabahı Nevada’daki evinde bir araya gelmiştik.Trajik bir şekilde kaybettiği kızının ardından hayatını yeniden yoluna sokmak için çabalıyordu. Bir kez daha evlenmişti ve balon gibi şişip 135 kilograma ulaştıktan sonra yeniden kilo kaybetmeye başlamıştı. Görünüşte her şey tıkırındaydı. Ancak karşı karşıya gelip resmin tamamını gördüğünüzde yolunda gitmeyen şeyleri fark edebiliyordunuz. Tyson, onu birebir hiç içerken görmemiş olsam da kalın bir esrar dumanı içinden geçerek merdivenlerden inmişti ve beni “Bu beyaz adamı kim içeri aldı?” diyerek karşılamıştı.
Sene 2013 ve Tyson’ın karakterinde değişen bir şey yok. Bir şekilde e-posta adresini elde etmeye başardım ve iptal olan çekim ve röportaja rağmen ona hazırlamış olduğum birkaç soruyu yolladım. Ona, böyle bir basın toplantısı düzenlemesinin nedenlerini, insanlardan merhamet dilemeye hazırlanacağı bir zamanda böyle bir işe karışma sebeplerini ve sonunda rahata erip eremeyeceğini sordum.
“Bağımlılığımla olan savaşta hiçbir zaman galip gelemeyeceğimin farkındayım” diyerek geri döndü bana. Yazdığı her bir cümle ciddi bir şekilde kurgulanmıştı. İtiraflarının önceden planlanmadığını söylüyor. “Toplantı sırasında bazı şeylerin boğazımda düğümlendiğini fark ettim. Göğsüme bir şeyler oturmuştu ve bunları dile getirmeliydim. Aslında orada iş adamlarına ve dövüşçülere örnek bir davranış teşkil etmek istiyordum. Ancak bir anda kendimi ikiyüzlü gibi hissettim. Dört yıldır temizdim, ancak bu benim için bir şey ifade etmiyordu. Çizmiş olduğum karaktere bakınca kendimi çok ezik gördüm. Ruhani arınışımı tamamlamak için o konuşmayı yapmam gerekiyordu.”

10

ŞİDDETİN TARİHİ

Mike Tyson, 30 Haziran 1966’da New York’ta dünyaya geldi. Brooklyn’in fakirlik, suç ve uyuşturucuyla anılan bölgesi Brownsville’de yetiştirildi. “Hayatım boyunca bağımlıların arasındaydım” diyor. “Annem ve arkadaşlarının tümü alkol bağımlısıydı. Likör şişesi her zaman masanın üzerinde dururdu. Benim için ‘kafası güzel olmak’ her zaman için bir kaçış yoluydu.”
Tyson’ın kaderi buydu. Ancak 1978 yılında o zamanların şampiyonu Muhammed Ali’yle karşılaştığında her şey değişti. Muhammed Ali çocuk cezaevini ziyaret ederken o sırada gözetim altında tutulan Tyson ile karşılaşmış. Yapmış olduğu tek bir konuşmayla bizimkinin tüm hayatı da değişmiş. Ve işte tam 8 yıl sonra, 20 yaşın dayken Tyson yeni şampiyon olarak kendini tanıtıyor. Bugüne kadar hiç kimse, Ali bile o yaşta böyle bir başarıya imza atamamıştı.
Ağırsiklet klasmanında ilk 28 maçın, 26’sında terör estirdi. Tyson alenen gözdağı veriyordu ringde. Kuvvetliydi. Aynı zamanda hızlı. Yumruklarını savurmak için matematiksel hesaplamalar yapıyordu. 1988 yılında Michael Spinks’i nakavt ettiğinde dünyanın ilk tartışılmaz şampiyonu olmuştu. WBA, WBC ve IBF kemerleri belindeydi.
Geçtiğimiz yıl George Foreman’in Teksas’daki evine davet edildiğimde ona Tyson’la karşılaşmadığı için pişmanlık duyup duymadığını sordum. 90’ların başında Foreman bir dövüş için zorladı, ancak o zamanlar bile Ali ve Joe Frazier’le dövüşen bir adam olmasına rağmen oldukça gergin olduğunu söylüyor. Gülümseyerek “Sana yalan söylemeyeceğim” dedi. “Frazier’den korkuyordum. Ve o Tyson. Aman Tanrım! Ne sert yumrukları vardı!”
Tyson’ın ringe getirdiği narin vahşet dünyanın o güne kadar pek de gördüğü türden bir şey değildi. “Tyson zalim dönemin sembolüydü” diyor Sports Illustrated dergisinin editörü SL Price. “Regan döneminin Amerika’sındandı. Herkes bir şeyler elde edebilmek için tek başına savaşmalıydı. Tyson ise bunu korku yoluyla yapmaya kararlıydı. Onu serbest bıraktığınız anda birilerini öldürebilirdi. Muhammed Ali ise kendi döneminde adamı düşünmeye sevk ederdi. Ancak Tyson’ın ringde yaptığı şeyin entelektüellikle yakından uzaktan alakası yoktu.”

 

09

ŞAMPİYONUN YÜKSELİŞİ VE DÜŞÜŞÜ

Tyson’a inişli çıkışlı kariyerinin sebeplerini soruyorum. Aldığı neticelerin bir şeye yarayıp yaramadığını merak ediyorum.
“Her zaman için boksun sürdüğüm bu cehennem hayatından bir kaçış yolu olduğunu biliyordum. Beraber büyüdüğüm arkadaşlarımın birçoğu ya öldü ya da hapiste. Bu muhteşem beceriye sahip olmasaydım benim de kaderim onlardan pek farklı olmayacaktı.”
“Cus D’amoto, (Tyson’un ilk zamanlardaki akıl hocası, sağda) benim bu işe yatkın olduğumu düşünen ilk insandı. Onunla ilk tanıştığımda kendime güvenim yerlerdeydi. O bana tüm zamanların en genç ağırsiklet şampiyonu olabileceğimi söyledi. Hiç kimse bana bu kadar fazla yardım etmedi ve ben de onun bana karşı olan bu güvenini sarsmamak için çok çalıştım. Şeytanlarım da beni başarıya doğru sürükledi zaten. <p>İnsanların, benim işe yaramaz bir pislik olduğumu düşündüklerine inanıyordum. İşte içimdeki öfke kazanmak için beni daha fazla kamçılamaya başladı.”
Tyson, kariyerinde spor tarihinde hiç olmadığı kadar hızla ilerlerken çöküşü de aynı hızda gerçekleşti. Onu yükselten şeytanlar bu sefer lanetlemişti. 1990 yılında Buster Douglas’a karşı tarihin en kötü bozgunlarından birine uğradıktan sonra çöküşü çorap söküğü gibi hızla ilerlemeye başladı. Hemen ardından tecavüz suçlamalarından dolayı 3 yıl hapis yattı. Tyson bu konuda masumiyetini korumaya devam etse de “Çok daha kötüleriyle uğraştım” demekten de geri kalmıyor.
Bugün hâlâ konu Tyson olunca ön plana çıkan detaylar paradoks ve çelişkiler. 4 sene boyunca takındığı ağırbaşlı tavırdan uzaklaşmaya başladığı sırada ilk antrenörü Teddy Atlas’tan özür diledi. Üstelik hem profesyonel hem de kişisel hayatlarını etkileyen olayın üzerinden 30 sene geçmişti. Tyson, 16 yaşındayken antrenörünün 11 yaşındaki yeğenini elle taciz etmişti. Olayın üzerine Atlas ise 38 kalibrelik bir silahı Tyson kulaklarına dayamıştı.
Peki, ama neden bir özür için 30 sene bekledi?
“Bu kadar uzun sürdüğü için Teddy’den ayrıca özür diledim. O zamanlar genç bir delikanlıydım ve yaptığım şey aptalcaydı. Bundan pişmanlık duyuyordum. Eminim ki yaptığı şeyden sonra o da pişmanlık duymuştur. İkimiz de öfkeli insanlarız. Ve o anda nasıl hissediyorsak öyle davranıyoruz. Olgunlaştıkça hayatın daha fazla sevmek ve affetmek üzerine olduğunu fark etmeye başladım.”
İnanması güç olsa da bir zamanlar kurumsal Amerikan şirketlerinin her birinin Tyson’a taptığını unutmamak gerekiyor. Pepsi, Nintendo ve Kodak gibi dev markaların yüzü olduğu gibi, New York Polis Departmanı, FBI ve Narkotik Şube’nin de basın sözcüsü olarak görev yaptı. Tyson bugünlerde ise sahip olduğu servet hakkında konuşuluyor. Tıpkı Michael Jackson’un kariyerindeki son 10 yılda olduğu gibi, insanlar öncelerde aşırı hayranlık duydukları bu kişilere karşı olan bakış açılarını değiştirmeye başladılar.
Jack Newfield, Tyson’un kariyerini yazarken şöyle diyordu: “Hayatı, sahnelenmeyi bekleyen bir Yunan tragedyasına dönüşmeye başlamıştı.” Sanırım daha yerinde bir metafor düşünülemezdi. New York Times ekibi şöyle bir kehanette bulunmuştu: “Tyson başına işler açtıkça ve bu işler sarpa sardıkça olaylar daha da derinleşecek ve bu durum onu ring dışında fazlasıyla rahatsız edecek. Boş bir kanvas üzerine zarafet içinde işlediği şiddetle kendi sonunu getirmeye hazırlanıyordu. Ali bizim için nasıl bir melektiyse Tyson da tam tersi.”

04

KARANLIK VE AYDINLIK

Ringe çıktığınızda halk sizi öfkeniz ve karanlık tarafınız yüzünden sever. Tyson’a insanların hâlâ bunu bekleyip beklemediklerini soruyorum. Şovunda ve otobiyografisinde bunun üzerinde durup durmadığını merak ediyorum.>
Daha önceden üzerinde çalıştığı belli olan bir ciddiyetle “Karanlık her zaman için benim bir parçam olmaya devam edecek” diyor. “Her zaman derin ve introspektif bir yanım vardır. Bu yüzden ışığım parladığı zamanlarda bile karanlık kendini göstermeye devam edecektir. İyi bir eş ve baba olmaya bayılıyorum. Bu yüzden karanlığın, ışığımı gölgelemesini istemiyorum. Aksi halde sahip olduğum her şeyi kaybederim. Ama öte yandan karanlığı başarımın sırrı olarak da gösterebilirim. Bana iyi olmayı öğretti, çünkü bu yolla dünyaya farklı bir şekilde bakmaya başladım. Işığım çok aydınlık olsaydı bu sefer de kör olurdum. Önemli olan ikisi arasındaki dengeyi tutturabilmek. Sanırım bu günlerde de bu işte oldukça iyiyim.”
50’lilerine geldiğinde hayatının nasıl olacağını düşünüyor muydu acaba?
“Hiçbir zaman 20li yaşlarımı sağ salim tamamlayabileceğimi düşünmüyordum açıkçası. Bu yüzden düşündüğümden çok daha fazla yaşadığım için minnettarım. Bu yaştayken bile hâlâ benim eskimediğimi düşünen insanların varlığı beni mutlu ediyor. Ahlaklı bir şekilde para kazanmaya çalışıp ailemi geçindirmeye çalışıyorum. Benim için de önemli olan tek şey bu.”
Aile, Tyson’ın sıklıkla geri döndüğü bir tema. Bağımlılık, rehabilitasyon, tedaviler ve diğer şeyleri düşününce zaten bu onun da en samimi olduğu tek alan. Dengeyi kurmaya çalışıyor. Zira ortada söz konusu olan şey sevdiği insanlar. Tyson’a nasıl hatırlanmak istediğini sorduğumda ise buna çok fazla anlam yüklemediğini görüyorum. “Beni asıl ilgilendiren şey karım ve çocuğumun beni nasıl düşündükleridir. Nasıl bir eş olduğum, nasıl bir baba olduğum. Onlar için her şey yolundaysa, gerisi teferruat.”

 

03

DEVAM EDEN HAYAT

Onu nasıl bir mutlu sonun beklediğini merak ediyorum. Ya da onun yoluna taş koyabilecek şeyleri. Tyson sonlara odaklanmadığını söylüyor. Hayatını yaşadı, yaşıyor. An ve an. “Dargınlıklar konusunda eğitimliyim. Sanki sürekli bunlara tutunuyormuşum gibi. Dürüst olarak ve bu üzüntüleri kendime yakın tutarak olan bitenle savaşmaya çalışıyorum. Hayatım boyunca travmalar yaşadığım için her şey bir gecede değişmeyecek. Ancak bazı şeylerle başa çıkmayı gittikçe daha fazla öğreniyorum. Sanırım artık daha duygusalım. Dediğim gibi böyle şeyler bir günde değişmez. Devam eden hayatla öğreniyorum.”
Mike Tyson boks kariyerinin sonlarında bir dövüşçüden daha çok, maaş çekine dönüştüğü sırada bir muhabir ona Amerika’nın nasıl hâlâ ona karşı koyamadığını soruyor. Tyson cevap veriyor: “Çünkü melek gibiyim. Ama aynı zamanda tam bir pisliğim.” Tyson’ın ringde zalim olmasının tek nedeni gerçek hayatta kurban rolünde olmasıdır. Tyson küçüklüğünde bunlara karşı koyamadığı için ringde de kendini bu şekilde savunmayı seçti. Hayatında yeni bir sayfa açmaya hazırlanırken aklı başından gitmiş bir şekilde halkın onayını bekliyor sanki.

 

07

ONU O YAPAN DÖVÜŞLER

TYSON – MICHAEL SPINKS, 1988
Bahisçiler ikisi arasında olacak müsabaka konusunda çok heyecanlaydılar. Tyson yenilmez bir ağırsıklet şampiyonu olduktan hemen sonra Spinks’i yere serer.

TYSON – EVANDER HOLYFIELD II, 1997
Boks tarihinin en kötü şöhrete sahip karşılaşmalarından biri. Holyfield ringi kulağının yarısını bırakarak terk etti.

TYSON – ORLIN NORRIS, 1999
Tyson, Las Vegas’taki MGM Grand Hotel’de Orlin Norris’le dövüşmek için hazırlanıyor. Bu müsabaka dövüşsüz maç (no contest) olarak bitti.

TYSON – CLIFFORD ETIENNE, 2003
Pyramid Memphis’te yapılan maçta Tyson, Etienne’i ilk rauntta yere seriyor. Bu Tyson’ın 50. ve son zaferiydi.

TYSON – KEVIN McBRIDE, 2005
MCI Center’daki karşılaşmada Tyson maçı terk eder ve mağlup olur.

02

YENİ TYSON’I YARATAN GÜNAHLAR

TUTUKLANMA
Evander Holyfield II’nin kulağının bir kısmını ısırdıktan iki yıl sonra, Maryland’de başka bir olaya karışır. Eşinin geçirdiği araba kazasıyla ilgisi olan iki motosiklet sürücüsüne saldırır. İki yıl hapse mahkûm olur. Bir yılı ertelenir, 5 bin dolar para cezası öder. Salıverildikten sonra ise iki yıl gözetim altında tutulur.

TECAVÜZ SUÇLAMALARI
1990 yılında Donovan Ruddock’u yendikten altı ay sonra, güzellik kraliçesi Desiree Washington’s tecavüz suçundan yargılanır. Tyson her ne kadar suçlamaları reddetse de, suçlu bulunduk-tan sonra üç yıl hapis yatar ve Müslüman olur.

AHLAKA AYKIRI DAVRANMA
New York’ta imzasını isteyen iki hayranından birini bayılttığı için 2004 yılında suçlu bulunur. Cezasını 100 saat boyunca kamu hizmeti yaparak öder.

UYUŞTURUCU BULUNDURMA
2007 yılında Tyson kokain bulundurmaktan ve etki altındayken araba kullanmaktan dolayı suçlu bulundu. Tyson yakalandığında esrar ve antidepresan içtiğini de söyledi. Bir gün boyunca hapis yattı ve kamu hizmeti cezasına çarptırıldı. Aynı zamanda rehabilitasyon merkezine yollandı.

 

08

MIKE’IN ZİHNİNE YOLCULUK

Bu yazıyı okuyan psikoterapist ve Cracked kitabının yazarı James Davies, Mike Tyson’ı analiz etti.

İsim: Michael Gerard Tyson
Yaş:47
Meslek: Boks organizatörü, yazar, eski dünya şampiyonu

Tyson’ın 40’lı yaşları pişmanlık ve utançla dolu. Bu sadece bir başlangıç. Suçu tecrübe etmesi, psikolojik açıdan konuşacak olursak, iyileşme sürecinin önkoşullarından.
Alaycı kimseler onun henüz emeklemeye başladığını söyleyebilir. Yani bu tamamıyla onun işi kavrayış şekli. Böyle de olabilir, ama psikolojik açıdan bakacak olursak bunun bir önemi yok. İşlerinin yolunda gitmesini istemesi bile iyiye işaret. Geleceğine yatırım yapmak istediğini görüyoruz. Bir tehlikeyle karşılaştığı sırada bunu karakterinin karanlık yüzüyle bağdaştırdığı aşikar. Buna mantıklı düşünmek de diyebiliriz. Kötü olan şeyi iyi bir şey gibi de göstermeye çalışıyor. Tutkulu birisi. Ama bunu iyi ya da kötü olmasıyla bağdaştıramayız.
Önemli olan şey değişmek istemesi ve geçmişindeki hatalarının farkında olması. Öte yandan iyi olan bir diğer şey de, ailesine karşı kendisini sorumlu hissetmesi. Bu da onun kurtuluşu gibi.

SON KARAR
Tahmin yürütmek tehlikeli. Ancak bana kalırsa, eğer Tyson tekrar kötüleşirse, ki bu stresli anlarında olabilir, bunun son kez olacağını düşünmüyorum. Kullandığı dile ve hislerini sergileyiş şekline bakacak olursak, ‘acil vaka’ durumundan çok daha başka bir yerde şimdilerde. Sanırım orta yaş krizinin daha parlak bir döneminde. Eğer yeniden kötüleşirse bunun şiddeti çok daha ufak dozda olur. Eğer benim hastam olsaydı onu kesinlikle cesaretlendirirdim.

 

 

FOTOĞRAFLAR: MEN’S HEALTH ARŞİVİ

Devamı
Reklam

FITNESS

Evde bulunması gereken spor ekipmanları

Umut Doğan Yıldız

-

Egzersiz yapabilmek için pahalı spor ekipmanlarına sahip olmanız gerektiğini düşünmeyin.

Fitness Eğitim Direktörü Samantha Clayton, egzersize yeni başlayanlar için düşük, hatta sıfır maliyetli ekipmanları sıralıyor.

Egzersiz yaparken yeteri kadar sıvı almamız önemlidir. Eğer dışarıda yürüyüş veya başka bir egzersiz yapacaksan, yanında su bulundurmayı ihmal etme. Aynı şekilde evde egzersiz yaparken de yeterli miktarda su alımı büyük önem taşır.

Yoga matı

Uygun fiyat alternatifleriyle kolaylıkla ulaşabileceğiniz bir yoga matı, ihtiyaç duyduğun anda bir egzersiz alanı yaratmanızı sağlar. Yoga matı kullanmak için yoga yapmak şart değil: Mat, şınav ve mekik hareketlerinin yanı sıra farklı mekanlarda yapacağınız egzersizler için temiz ve kaymaz bir zemin sağlar. Yoga matına alternatif olarak halı veya havlu da kullanabilirsiniz.

Dambıl

Dambıllar, dayanıklılık antrenmanlarının vazgeçilmezidir ve mükemmel sonuçlar verir. Dolayısıyla doğru ağırlıkta bir dambıl seçmek büyük önem taşır.

Örneğin daha hafif ancak iyi bir forma sahip dambıllar, ağır ve daha kötü formdaki dambıllara göre çok daha iyi sonuçlar verir.

Atlama ipi

Atlama ipiyle hem çok eğlenebilir hem de mükemmel bir kardiyo egzersizi yapabilirsiniz. Ayrıca atlama iplerini vücut esnekliğini artırmak için yapacağınız egzersizlerde de kullanabilirsiniz. Alternatif olarak herhangi bir iple de ilerleyebilirsiniz.

Direnç bandı

Direnç bandı; pratik, hafif ve kullanımı kolay bir ekipman. Direnç bandına alternatif olarak yumuşak bir ip veya rulo yapılmış bir havlu, basit egzersizlerde işe yarayabilir. Fitness için tasarlanmamış tüpleri veya lastikleri kullanmanızı ise önermem çünkü bunlar egzersiz sırasında koparak vücudunuza zarar verebilir.

Sağlık topu

Sağlık topuyla etkili üst ve alt vücut egzersizleri yapabilirsin. Bu toplar özellikle bir partnerle birlikte yapılan egzersizlerde oldukça işe yarıyor. Sağlık topuna alternatif olarak basketbol veya futbol topu kullanabilirsiniz.

Ayarlanabilir step tahtası

Egzersiz amaçlı step tahtaları az yer kaplar ve dairesel hareketlerde veya kardiyo egzersizlerinde rahatlıkla kullanılabilir. Kaymaz yüzeyli, yüksekliği ayarlanabilir bir step seçmeye özen gösterin. Step tahtasına alternatif olarak sağlam bir ahşap kutu, sandık veya basamak kullanabilirsiniz.

Kronometre

İnterval antrenmanlarını doğru yapmak için mutlaka kronometre kullanmak gerekir. Ayrıca kronometre, egzersiz veya koşu süresi hakkında doğru bilgi verir ve kendinize karşı dürüst olmanızı sağlar. Bunun için kronometre özelliği bulunan bir cep telefonu da kullanabilirsiniz.

Motivasyon müziği

Müzik stresten arınmana ve kalan dakikalara odaklanmak yerine egzersizin tadını çıkarmanıza yardımcı olur.

Devamı

FITNESS

Basketbol İçin Antrenman Programı 1

Umut Doğan Yıldız

-

Basketbol antrenmanları için güçlendirici ve kondisyon artırıcı egzersiz programı serisi hazırladık.

Personal Trainer / Master Trainer Can Bayık, basketbol oynarken performansınızı en üst seviyeye çıkarmak ve sizi sakatlıklardan korumak için Men’s Health takipçilerine özel 4 haftalık bir antrenman programı hazırladı. Uygulamanız gereken bu antrenmanın ikinci programını videoda görebilirsiniz. Bu antrenman programı toplamda 3 set sürüyor ve 4 hareketten oluşuyor. Antrenör Can Bayık, hareketleri 45 saniye uygulamanızı ve aralarda 15 saniye dinlenmenizi öneriyor. Tekrar başa döndüğünüzde aralarda 1 dk dinlenmeyi de unutmayın. 

Bu videoda göreceğiniz başlıca hareketler Around The World, Core Bag Reverse Lunge, Dumbbell Lateral Raise, Front Raise, Montain Climber’dan oluşuyor.

Devamı

FITNESS

Omuzlarınızı ateşyelecek 4 hareketlik dumbbell antrenmanı

-

Editör:

Vücudunuzu dumbbelllardan güç alarak dönüştürün.

Dumbbell, en yaygın kullanılan fitness ekipmanı olabilir. Fakat bu kadar yaygın olması, dumbbell antrenmanlarının sıkıcı olmasını gerektirmiyor.

Bu antrenmanda, antrenör Alexia Clark curl ve press gibi klasik hareketleri küçük numaralarla modifiye ederek, merkez bölge ve omuz dayanıklılığını geliştirmeyi, dolayısıyla da üst gövdenizi şekillendirmeyi hedefliyor.

 

Dumbbell row hareketi sırtınızı ve omuzlarınızı hedeflerken, merkez bölgenizi de çalıştıracak. Sonraki hareketle birlikte omuzlarınız, ağırlığı göğüs seviyesinde tutmak için yer çekimine meydan okurken, özellikle ön ve yan omuz kaslarınız ekstradan çalışacak.

Dumbbell single-arm split-stance rows and presses hareketi ile 2 klasik üst gövde hareketini tek bir kalemde yapacak ve metabolizmanızı ateşleyeceksiniz.

Dumbbell circle press, triceps kaslarınızın desteği olmaksızın omuzlarınıza ekstra yük bindirecek. Ayrıca biceps kaslarınızı da çalıştıracaksınız. Özetle, hem biceps hem de omuz kaslarınız cayır cayır yanacak.

 

Talimatlar: Aşağıda yer alan hareketleri sırası ile 40’ar saniye yapın. Her bir hareketin arasında 20 saniye dinlenin.

  1. Dumbbell row reach
  2. Dumbbell 2-hand position pull
  3. Dumbbell single-arm split-stance row and press
  4. Dumbbell circle press

Bu, 1 turdur. Toplamda 3-5 tur yapın.

Devamı

Popüler