Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

TÜRK KADINININ KALBİ ALARM VERİYOR

-

 

Avrupa genelinde, koroner nedenlerle en fazla kadının hayatını kaybettiği ülke Türkiye. 29 Eylül Dünya Kalp Günü’nde, AstraZeneca’nın desteğiyle başlayan “Artık Kalpler Susmasın” kampanyası Türkiye’de her yıl ortalama 100 bin kişinin ölümüne neden olan ani kalp krizine karşı (Akut Koroner Sendrom) toplumu bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Kampanya 29 Eylül Dünya Kalp Günü’nde yapılan basın toplantısında, ünlü şef Arda Türkmen’in de katılımıyla tanıtıldı.

7

Ani kalp krizi nedeniyle ölüm oranının Avrupa ortalamasına kıyasla daha yüksek olduğu Türkiye’de kalp krizi riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalar yapan Türk Kardiyoloji Derneği, 29 Eylül Dünya Kalp Günü’nde bir basın toplantısı düzenleyerek Türkiye’deki kalp krizi riskini masaya yatırdı. Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mahmut Şahin, derneğin bir önceki dönemde başkanlığını yürüten Prof. Dr. Lale Tokgözoğlu, Türk Kardiyoloji Derneği Gelecek Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol, Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Necla Özer, AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Pelin Eriştiren İncesu ve ünlü şef Arda Türkmen’in katıldığı basın toplantısında ani kalp krizine (Akut Koroner Sendrom) dair toplumu bilinçlendirmeye yönelik olarak AstraZeneca’nın desteğiyle hayata geçirilen “Artık Kalpler Susmasın” sosyal sorumluluk kampanyasının tanıtımı gerçekleştirildi. Basın toplantısında değinilen verilere göre Türkiye, Avrupa genelinde kalp krizi nedeniyle en fazla kadının hayatını kaybettiği ülke durumunda. Kalp krizi ve koroner hastalıkların genellikle erkeklerde görüldüğü gibi yanlış bir kanı olsa da, Türkiye’de tam tersi bir durum söz konusu. Genellikle şişman olan, az hareket eden ve kolesterolü yüksek olan Türk kadınlarında kalp krizi risk faktörleri daha yüksek seviyede. Bu genel risk faktörlerinin yanı sıra, gebelik sırasında görülen yüksek tansiyon, gebelikte aşırı kilo alımı, bu kiloların 1 yıl içinde verilememesi, erken doğum ve depresyon şeklinde kadınlara özgü risk faktörleri de koroner hastalık riskini artırıyor. Ancak bu risk faktörlerinin genel risk faktörleri kadar iyi teşhis edilememesi, kadınlarda görülen kalp krizine bağlı ölümleri artırıyor.

3

Önlem alınmazsa tarihte ilk kez, sonraki nesil bir öncekinden daha kısa yaşayabilir!

Toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye’deki koroner kalp rahatsızlığına bağlı ölümlerin en sık ölüm nedenleri arasında olduğunun altını çizen Prof. Dr. Lale Tokgözoğlu, “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre “iskemik kalp hastalığı” 2030 yılına kadar dünyadaki en önemli mortalite sebebi olacak. Türkiye’de ani kalp krizi geçiren kişilerin bu kriz sebebiyle 1 yıl içinde ölüm oranı %32. Bu oran Avrupa ortalamasının bir hayli üstünde. Koroner kaynaklı ölümlerde Avrupa ülkeleri arasında erkeklerde ikinci, kadınlarda ise ilk sırada yer alıyoruz. Bu, ivedilikle çözmemiz gereken bir sorundur. Dünya sağlık örgütü’nün öngörülerine göre eğer önlem alınmazsa tarihte ilk kez bir sonraki nesil bir öncekinden daha kısa yaşama ihtimaline sahiptir. Sanayi devrimi ile dünyada sağlıksız yağ ve rafine şeker tüketimi artmış, lif alımı azalmış, sağlıksız pişirme teknikleri ve fast food türü besinlerin tüketimi artmıştır. Bunun yanısıra modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve stres gibi faktörlerin de olumsuz etkileri eklenmiştir. Bilim, tıp ve teknolojideki gelişmelerle insan ömrünün giderek uzaması beklenirken sişmanlık, şeker hastalığı ve kalp damar hastalıklarındaki önlenemez artış elde edilen kazanımları yok edecektir.” ifadelerini kullandı.

4

Kalp sağlığı için ideal rutin: haftada 5 gün, yarım saat yürüyüş

Toplantıda açıklamalarda bulunan Türk Kardiyoloji Derneği’nin Önceki Başkanı Prof. Dr. Lale Tokgözoğlu, Türkiye’de her yıl ani kalp krizine bağlı olarak 100 bin civarında ölüm meydana geldiğini belirtirken, bir kez kalp krizi geçiren hastanın yeniden kalp krizi geçirme riskinin sürdüğünü vurguladı. Söz konusu durumdaki hastaların riski azaltmaları için kan sulandırıcı ilaçları düzenli olarak kullanmaları gerektiğini hatırlatan Tokgözoğlu, birçok hastanın bu tedaviyi yarıda kestiğini gözlemlediklerini ifade etti ve hareketsizliğin olumsuz etkilerini vurguladı: “Hareketsizlik çağımızın önde gelen sorunlarından biri olup, özellikle kadınlarda olmak üzere, her iki cinsiyette başlı başına bir risk faktörüdür. İdeali kişinin haftada 5 gün yarım saat yürüyüş veya tempolu başka bir hareketi uygulamasıdır. Modern şehir yaşamında bu zor görülse de, hiç değilse günlük hayatta da mümkün olduğunca taşıt kullanmak yerine yürümek, asansör yerine merdiven kullanmak, birçok şehirde olan yürüyüş parkurlarında yürümek önerilir. Gençleri bilgisayar başından kaldırıp spor alışkanlığı kazandırmak çok önemlidir.”

5

Artık Kalpler Susmasın!

Türk Kardiyoloji Derneği’nin liderliğinde ve AstraZeneca’nın desteğiyle başlatılan “Artık Kalpler Susmasın” sosyal sorumluluk kampanyası ani kalp krizine (Akut Koroner Sendrom) karşı toplum bilincini artırmayı hedefliyor. Proje kapsamında sosyal medyada yeni bir sağlık hareketi başlatılıyor ve herkes sevdiklerinin kalp sağlığını korumasına yardımcı olmak için, onlara kalp dostu görevler vermeye çağrılıyor. #artikkalplersusmasin hashtag’i ile Instagram ve Facebook’ta paylaşılan videolar arasından Türk Kardiyoloji Derneği üyelerinden oluşan jüri tarafından seçilecek en yaratıcı 5 videonun sahibi, ünlü şef Arda Türkmen ile kalp dostu bir yemek yeme şansı yakalayacak. Ayrıntılı bilgi Türk Kardiyoloji Derneği’nin www.tkd.org.tr web sitesinde katılımcılar ile paylaşılmakta.

2

Türkiye’de her yıl ani kalp krizine bağlı olarak 100 bin kişi hayatını kaybediyor

AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Pelin Eriştiren İncesu, Artık Kalpler Susmasın projesi hakkında şunları söyledi: “AstraZeneca olarak, Türkiye’de faaliyet göstermeye başladığımız ilk günden bu yana toplum sağlığının geliştirilmesine destek vermeyi kurumsal sorumluluklarımız ve önceliklerimiz arasında görüyoruz. Ülke çapında yürütülen çalışmalara rağmen Türkiye’de ani kalp krizine bağlı ölüm oranı Avrupa ortalamasının bir hayli üstünde. Türkiye’de her yıl ani kalp krizine bağlı olarak 100 bin civarında ölüm meydana gelirken, böyle bir projenin parçası olmanın bizler için anlamı çok büyük. Bu projeyle sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigarasız bir hayat, daha önce kalp krizi geçirmiş kişilerin kriz sonrasında tedavilerine devam etmelerinin önemi ve bu davranışların kalp sağlığına katkıları konusunda daha bilinçli bir toplum yaratmaya bizler de destek olabilmeyi umuyoruz.”

1

Arda Türkmen: “Ufak değişikliklerle kalbimizi korumamız mümkün”

Kampanyanın yüzü Arda Türkmen, şunları söyledi: “Alışkanlıklarımızı biraz değiştirerek, kalp sağlığımızı koruyabileceğimizi hepimiz biliyoruz. Bunun için tek ihtiyacımız olan şey biraz gayret ve motivasyon. Mesleği gereği sürekli mutfakta yer alan biri olarak, bu değişimin mutfaktan başlayacağına inanıyorum. Ayrıca profesyonel olarak bisiklete biniyor ve yarışlara katılıyorum. Bu anlamlı projenin de herkesin hayatına olumlu bir değişim getirmesini diliyorum. Biz de bu değişimi gerçekleştirmek için, sosyal medyada yeni bir sağlık hareketi başlatıyoruz. Bizzat çekeceğim videolar ve sosyal medya hesaplarımdan yapacağım çağrılarla kalplerin artık susmaması için elimden geleni yapacağım.”

 

 

ERKEK AKLI

90’ların efsane ayakkabısı geri döndü

Umut Doğan Yıldız

-

90’lı yılların efsane koşu ayakkabısı Aztrek, tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yepyeni bir sneaker olarak pazara çıkıyor. 

Zamanının ilerisinde, benzersiz tasarımıyla Aztrek ’93 capcanlı renklerle 90’ları yeniden yaşatmaya geliyor.

Reebok Classic ailesinin en özel üyelerinden biri olan Aztrek ’93, çağın canlı ve genç enerjisinden ilham alırken 90’lı yılları yeniden yaşatmak üzere benzersiz bir sneaker olarak geri döndü.

Piyasaya çıktığı andan itibaren öncü kabul edilen Aztrek, benzersiz tasarımıyla tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yeniden tasarlandı. Cesur renk tonları ve kendine has çizgileriyle göz alan Aztrek ’93, zamanının ilerisinde, yenilikçi bir sneaker olarak piyasaya çıktı.

Ünlü model Gigi Hagid, rap kraliçesi Cardi B’nin yanı sıra Future ve ikinci kişiliği Hndrxx ile iş birliğinde lanse edilen Aztrek ’93, 90’lar ruhuyla geçmişten esintiler taşırken yenilenmiş tasarımıyla günümüz sneaker modasına öncülük etmeye geliyor.

Petra Roasting pop-up mağazaya dönüştü

90’lı yılların tavrını otantik performansla harmanlayan Aztrek ’93, birbirinden renkli modelleriyle Mart ayı boyunca Gayrettepe Petra Roasting’deki Reebok Pop-Up Mağaza’da 559 TL fiyatla satışta olacak.

90’ların havasını solumak isteyenler için yeniden tasarlanan Reebok Pop-Up Mağaza, 7 Mart’tan başlayarak tam bir ay boyunca ziyaretçilerini karşılayacak. Türkiye’de bir ilk niteliğinde olan pop-up mağazada bir ay boyunca eşsiz tasarımıyla göz dolduran Aztrek ’93 modelleri sergilenirken, en sevilen Reebok Classic ürünleri de satışta olacak. 90’lar temalı dekorasyonu ile ziyaretçilerini bekleyen Petra Roasting’de 90’ları yeniden anmak üzere çeşitli atölyeler, Duygu Özaslan, Ekin Beril, Deniz Marşan ve Selen Akyüz gibi isimlerle birbirinden eğlenceli hafta sonu sohbetleri ve pazar günleri ise 90’ların efsane oyunlarını içeren heyecanlı oyun turnuvaları gerçekleşecek.

Reebok Petra Roasting Etkinlik Takvimi:

9 Mart – Duygu Özaslan ile “90’lardan Günümüze Değişen Medya”
13 Mart- Serigrafi baskı yöntemiyle Reebok Classic çanta tasarımı
16 Mart – Ekin Beril ile “90’larda Müzik”
20 Mart – D-I-Y Sticker tasarlama
23 Mart – Deniz Marşan ile “90’lar Modası”
27 Mart – Geçici Dövme atölyesi
30 Mart – Selen Akyüz ile “Sneaker nasıl evrim geçirdi?”
3 Nisan- Kişiye Özel Reeboklar..

Devamı

ERKEK AKLI

İyimser olmak ömrü uzatıyor

Umut Doğan Yıldız

-

Geleceğe yönelik olumsuz bakış, kişinin hem fiziksel hastalıklara hem de zihinsel rahatsızlıklara yakalanma sebebi

İyimser olmanın faydaları

İyimserlik ise fiziksel sağlık ve ruh sağlığı ile yakından ilişkili… Bilim adamlarının araştırmalarına göre iyimserler uzun yaşarken, kötümserler konforsuz bir hayat sürüyor hatta erken ölüyor! Kötümserlik ve fiziksel sağlık şikâyetler de birbiriyle alakalı. Buna göre 65-85 yaş aralığındaki kadın ve erkekler, iyimser bir bakış açısına sahipse kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini daha az taşıyor; ancak aynı şaş grubundakiler kötümser ise kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskleri yükseliyor. Öte yandan genç olmasına rağmen kötümser mizaca sahip göğüs kanseri hastalarında da erken ölüm gözlemleniyor. İyimser mizaçlılar, stresli durumlarla baş etmede daha rahat bir tutum sergiledikleri için depresyonu da daha düşük seviyede yaşıyor. Dahası, iyimser olanlar; kendilerinden daha az iyimser ve kötümser kişilere göre daha yüksek bir yaşam kalitesine sahip oluyor.

Bu durum, ağır hastalıklarda ve operasyonlarda da geçerli… Örneğin, by-pass ameliyatı geçirmiş bir grup hasta üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, ameliyatı takip eden 6 ay içinde, iyimser hastalarda yaşam kalitesi önemli ölçüde artış göstermiş ve hastanede kaldıkları sürede daha hızlı iyileşip taburcu olduktan sonra da günlük yaşamlarına daha çabuk dönebilmiş.

Devamı

ERKEK AKLI

Kendinize güvenmenin yolları var!

Umut Doğan Yıldız

-

Kendimize güvenmiyorsak bu güveni nasıl inşa edeceğiz? Bunun da yolları var elbette. Uzmanların tavsiyelerini sıralamak gerekirse.

*Yaşadığınız ve özgüveninizi sarsan bütün deneyimlerinizi unutun. Bu deneyimler aklınızda kalıcı bir yer edindiği için önünüzü kesip sizi engelliyor olabilir. İkinci adım olarak da istediğiniz şey her ne ise ona odaklanın. Yarım bırakmayın, başarısızlık düşüncesine prim vermeyin ve yapın! Yine başarısız mı oldunuz? Önemli değil. Eksiklerinizi belirlemek ve tamamlamak için zaman kazandınız sadece.

*Arkadaşlarınızla, dostlarınızla sık sık bir araya gelmeye çalışın ve onların başarı ve başarısızlık hikâyelerini dinleyin. Bu, hem kendinizi başkalarıyla kıyaslama fırsatı verecektir hem de karşınızdakilerin anlattıkları, gözünüzde büyüttüğünüz başarısızlıkların o kadar da “felaket” şeyler olmadığını anlamanıza yardım edecektir.

*Dert yanmayı, dünyanız yıkılmış gibi, bitmiş tükenmişsiniz, siz bir sıfırmışsınız gibi davranmayı bırakın! Fırsat buldukça başarılı insanların hayat hikâyelerini okuyun. Hepsinin birkaç ortak noktası olduğunu fark edeceksiniz: Hepsinin istediği şeye odaklanan, sorunları gözlerinde büyütmeyen ve (en önemlisi) çözüm odaklı düşünüp davranan insanlar olduğunu göreceksiniz.

*Başkalarının düşüncelerini umursamayın! Herkes istediğini düşünsün, siz ne düşünüp ne hissediyorsunuz, önemli olan bu.

*Enerjinizi doğru yere harcayın. Spor yapın, yürüyüşe çıkın; onlar da bir yana sizi mutlu eden şeylere yönelin. Depresif, her şeye olumsuz yaklaşan, sürekli eleştiren insanları etrafınızdan uzak tutun.

*Renkler daima hayatınızın içinde olsun. İşyerinizin kuralları gereği lacivert, siyah, gri gibi renkler kullanmaya mecbursanız renkli bir aksesuarla dış görünümünüzü canlandırın. Masanızda kullandığınız malzemeleri en göz alıcı renklerden seçin. Evinizi, hatta evinizin odalarını farklı renklere boyatın. Bütün bu “renkli” yaklaşımlar, hayata daha olumlu yaklaşmanızı sağlayacaktır.

*”Evet” ve “Hayır” iki basit kelime gibi görünebilir ama çoğumuz, kendimize güvenmediğimiz için, hiç istemediğimiz anlarda bile “hayır” diyecekken “evet, “evet” diyecekken “hayır” diyoruz. Size bir soru, bir öneri geldiğinde; siz, içinizdeki asıl kişi ne istiyor, hangi seçim onu mutlu eder, önce ona karar verin. Kimsenin hatırı için de seçiminizi değiştirmeyin.

*Kendinize, özgüven ile ilgili bir program da yapabilirsiniz. Başlangıç için gerçekte istediğiniz ama kendinize bahaneler üretip yapmadığınız bir isteğinizi hedefe koyun. Bir el sanatları kursuna gitmek, saçınızı kestirmek, öğle yemeğine arkadaşlarınız olmadan çıkmak ya da çocuklarınızla sinemaya gitmek gibi bir istekle işe başlayın. Bunu başardıktan sonra sizin için biraz daha önemli olanı, sonra daha da önemli olanı listeye alın. Bir süre sonra geldiğiniz noktaya kendiniz bile inanamayacaksınız! Hayatın ve kendinize güvenmenin tadını çıkarın!

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com