Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

TÜKENMİŞLİĞE YOL AÇAN 6 SEBEP

Umut Doğan Yıldız

-

Mesleki tükenmişliğe yol açan bu 6 sebepten kaçınarak kendi koşullarınızla ulaştığınız başarının tadını çıkarın.

 

Steve Blank’in “eyvah” dediği an, bir cuma günü öğlen saatlerindeki satış toplantısında gerçekleşti. Bugüne dek zamanını Silikon Vadisi’nde teknoloji alanında iki farklı işe ayırmıştı; biri savunma ve istihbarat teşkilatına hizmet veren Palo Alto’nun dışındaki bir şirketti, diğeri ise Zilog adındaki bir mikroişlemci üreticisiydi. İşinde iyiydi, hatta bu iş için gerekli bir isimdi. Haftada altı ya da yedi gün 16 saat çalışıyordu ve bu çılgın iş programını kabul etmişti.

 

Cuma günü gerçekleşen toplantıda, Blank’in deyişiyle “iş haftasının dörtte üçünü geride bırakmışken”, bir iş arkadaşı ona yakın zamanda vermesi gereken kursları hatırlattı. “Şeytan ayrıntıda gizlidir,” diye tavsiye verdi iş arkadaşı. Blank başıyla onayladı ve bariz bir savunma müteahhidi şakasıyla devam etti: “Gelen şeytan SS-18 olmadığı sürece her şey kontrolüm altında.” (“Şeytan” unvanıyla anılan Rus ICBM’sini –kıtalararası balistik füze- kastediyordu). En azından bir iki ufak kıkırdama bekleyen Blank, yalnızca anlamayan gözlerin bakışlarıyla karşılaştı. Tuhaf, diye düşündü. Ardından aniden farkına vardı: Bu insanlar, savunma müteahhidi iş arkadaşları değildi. Savunma alanındaki işinde dahi değildi. Zilog’daydı ve gittikçe artan bir korkuyla farkına vardı ki şehir boyunca araç kullanıp buraya nasıl geldiğini bilmiyordu, iş arkadaşlarıyla selamlaşmasına dair hiçbir şey hatırlamıyordu, nerede olduğunu bilmeden öğlen saatlerinin çoğunu nasıl atlattığıyla ilgili hiçbir fikri yoktu. Sonrasında Blank toplantıdan ayrıldı ve kafa karışıklığı içinde ofisinde oturdu.

 

Satış bölümünün başkan yardımcısı, “Bu hafta sonu ağırdan al,” dedi. “Biraz tükenmiş görünüyorsun.”

 

Tükenmişliğe dair bildiğinizi düşündüğünüz şeylerin büyük bir kısmı yanlış olabilir. Blank’in yaşadığına benzer bir mesleki tükenmişlik, yorgunluk veya can sıkıntısı gibi basit bir durum değil. Yapılan iş için alınan karşılığın düzeyine de bağlı değil. Ciddi tükenmişlik, sizi güçten düşürebilir. Ciddi derecede kuşkucu birine dönüşebilir, işinizde hiçbir şey başaramıyormuş gibi hissedebilirsiniz, müşteri ve iş arkadaşlarınızdan nefret edebilir ve yataktan çıkmak için gereken cesareti bulmakta zorlanabilirsiniz. Kendinizi hayattan kopmuş, neredeyse otomatik pilota bağlamış gibi hissedebilirsiniz. Tükenmişlik sendromu, en kötü haliyle çalışanları ve hatta şirketlerin tamamını mahvedebilir.

   

Psikolog Dr. Michael Leiter, çalıştığı işçilerin yüzde 25’inin tükenmişliğin en az bir belirtisini gösterdiğini belirtiyor ve bu rakamın iş gücünün geneli için de geçerli olduğundan şüpheleniyor. Tükenmişlik ayrım yapmıyor, her düzeyden çalışanı etkiliyor; mavi yakalılar, beyaz yakalılar, girişimciler, çağrı merkezi çalışanları, teknoloji uzmanları, öğretmenler… Her zaman aktif olduğumuz bu çağda, her gün ilk ve son yaptığınız şey akıllı telefonunuzda patronunuzdan gelen e-postayı okumak olduğunda, problemin kötüye gidiyor oluşu çok da şaşırtıcı değil.

“Bu kültürel bir konu; gerçek erkekler düşene kadar çalışır,” diyor Blank. “Bunu patronumdan öğrendim, o da büyük olasılıkla kendi patronundan ve o da bir Neandertal’den…”

Özel ve kurumsal müşterilerle çalışan bir psikolog olan Dr. Ron Friedman, “10 yıl öncesine göre bugün, daha büyük bir tükenmişlik riskiyle karşı karşıya olduğumuz tartışılmaz,” diyor. Erkekler ve amirleri, tükenmişliğin ne olduğuna dair yanlış kanılara sahip olabilir ve nasıl durduracakları hakkında çok az fikirleri olabilir. Çalışanlardaki bu kırılmayla ilgili bir varsayım, iş yükünün altından kalkamamalarıdır. UC Berkeley’de psikoloji profesörü olan Dr. Christina Maslach, “Bu bakış, zorlanıyorsanız sorunun sizde olduğunu, ‘zayıf olduğunuzu, işin ehli olmadığınızı’ farz eder,” diyor. Ancak tükenmişlik, yalnızca fazla çalışmakla ilgili değildir. Aslında, araştırmacılar birkaç yaygın sebep tespit etti. İşte, bunlara dair ve en önemlisi, bundan nasıl kaçınacağınızı anlatan kısa bilgiler:

 

Bağlantınız hiç kesilmiyor.

Bu, tükenmişlik hissinin artmasında en büyük etken olabilir. Friedman, “Dört bir yanımız, dikkatimizi çekmek ve her şeyin acil olduğunu hissettirmek için tasarlanan cihazlarla çevrili,” diyor. “Blackberry ve iPhone’lardan önce, işi ofiste bırakmak geçerli olan kuraldı. Bugünse, hepimiz ofislerimizi cebimizde taşıyoruz.” Gerçekten de, Kronos ve Future Workplace şirketleri tarafından yakın zamanda İK yöneticileriyle yapılan bir ankete göre, yüzde 32’lik bir kısım “çok fazla mesai/iş saatleri sonrası çalışmayı”, çalışan tükenmişliğinin birincil sebebi olarak gösterdi.

■ Tükenmişlik bitirici Beyniniz renkleri sever. Onlara tepki verir. Onlardan keyif alır. Akıllı telefonunuzu sevmenizin bir sebebi de bu. Telefonunuzu kontrol etmek için duyduğunuz dürtüyü hafifletmek amacıyla, Center for Humane Technology renkleri kapatmanızı öneriyor. Ekranı siyah beyaz yapmak, telefonunuzu elinize alma olasılığınızı azaltacak ve ayrıca elinize aldığınızda çevrimiçi olarak daha az zaman harcamanızı sağlayacak. Talimatlar için, arama motorunuza “siyah beyaz ekran” ve telefonunuzun marka ve modelini yazın.

Genetik olarak tükenmişliğe yatkınsınız.

Tükenmişlik, DNA’nıza işlenmiş olabilir. Yakın zamanda yapılan çalışmalar, depresyonu belirli genlerle ilişkilendirdi. Hollanda’daki Utrecht Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Dr. Wilmar Schaufeli, bu bağlantıyı araştırıyor. Tükenmişliğin, ebeveynleri veya kardeşlerinde tükenmişlik görülen çocuklarda daha yaygın olduğunu, ancak bunun, durumun genetik kaynaklı olduğunu göstermediğini, ev hayatının tükenmişliği kışkırttığını söylüyor. Ayrıca araştırmalar, tükenmişlik ve depresyon örnekleri arasındaki korelasyonu da gösteriyor.

■ Tükenmişlik bitirici Aile ağacınızda çökmüş dallar bulunuyorsa, zihin sağlığınıza daha fazla dikkat etmeye başlamalısınız. (Bir sebep isterseniz, farkındalık bu aralar oldukça popüler.) Proaktif olun, tükenmiş hissetmeye başlarsanız büyümesine izin vermeyin. Bazı şirketler, sağlık olanaklarının bir parçası olarak birkaç seanslık ücretsiz, gizli psikolojik danışmanlık sunuyor. İşvereninizin de bu fırsatı sunup sunmadığını öğrenin ve böyle bir imkânınız varsa bundan yararlanın.

 

İşiniz adil değil.

Durmaksızın başarısız olmasına rağmen ilerleyen adam. Yılın Çalışanı seçilen, tüm övgüleri kendisi toplayan yalaka. Sizinle aynı görevleri yapmasına rağmen sizden çok kazanan iş arkadaşı. Adaletsiz hissettiren işyerleri tükenmişliği doğurur. Kronos ile Future Workplace anketinde, on İK yöneticisinden dördü, “adaletsiz olanakları” çalışan tükenmişliğinin en büyük sebebi olarak adlandırdı ve en yaygın cevap da buydu. Ancak adaletsizlik ince bir ayrıntıdır. Bir çalışanın Leiter’a söylediği gibi, “rastgele olarak bazılarının terfi edip bazılarının göz ardı edilmesi ruhunuzu daraltıyor.”

■ Tükenmişlik bitirici Yönetici misiniz? Öyleyse bu sizin hatanız olabilir. Elemanlarınız aynı görevdeki bir çalışanın diğerlerinden fazla kazandığını öğrenebilir. Maaş denkliği veya arada sırada verilen teşvik primi çalışanların ödüllendirilmesini sağlar ve personel değiştirme oranını düşük tutabilir. Yönetici değil misiniz? Terfi veya hak ettiğiniz maaş artışını almanız için hangi belirli sorumlulukları üstlenmeniz ve başarıları göstermeniz gerektiğini amirinize sorun ve ardından bunları başarıyla tamamlayın.

İşiniz sizi tanımlıyor.

Finnish Institute of Occu­pational Health’in araştırma profesörü Dr. Jari Hakanen, tükenmişliğin kısmen işimizle olan temel ilişkimizden kaynaklandığına inanıyor. Tüm tatmin ve özsaygı duygularını işinden karşılayan insanlar, işyerinde terslikler olduğunda tükenmişlik yaşamaya daha yatkın. Hakanen, “Her ne kadar tutku ve işe bağlılık olumlu olabilse de, araştırmalar işten kendinizi ayırmanın iyi olduğunu gösteriyor,” diyor. “Enerjinizi geri kazanıyorsunuz. Hayatınızda, üzerine kimliğinizi inşa edebileceğiniz diğer şeylere ihtiyacınız var. Hayatınız yalnızca işten ibaret değil.”

■ Tükenmişlik bitirici Bir daha yabancının biri size ne yaptığınızı sorduğunda, işinizden bahsetmeden cevap vermeye çalışın. Bu konuda zorlanıyor musunuz? Bu durumda işiniz, büyük ihtimalle kimliğiniz olmuş. Kendinizi tanımlamak için yeni yollar bulmayı deneyin. Kişisel olarak zorlayıcı ve tatmin edici yeni bir hobi edinin. Hakanen, buzda yüzmeyle ilgileniyor. “Donmak üzere olan bir sudayken işle ilgili sorunlarını düşünen kimse görmedim,” diyor. Bu size fazla Fin işi geldiyse çok sayıda başka seçenek, denemeniz için bir yerlerde sizi bekliyor.

Kontrol eksikliği hissediyorsunuz.

Tükenmişlik üç hisle tanımlanır: Yorgunluk, kuşkuculuk ve yetersizlik, yani bir şeyleri başarmak için kendini yeterli görmeme hissi. Hakanen, bunu deneyimlemenin büyük bir yolu, kontrolü size bırakmayan bir işte çalışmanız, diyor. Kendi programınızı kontrol etmiyorsanız iş yükünüzü en uygun hale getiremezsiniz ve işler birikmeye başlar. Kronos ile Future Workplace anketine göre bu, tükenmişliğin başka bir büyük sebebi. Ayrıca, başka biri size danışmadan, sizin için gerçekçi olmayan hedefler ve beklentiler koyuyorsa bu da çaresiz hissetmenizi kolaylaştırır.

■ Tükenmişlik bitirici Basitçe, insanların kendi iş günlerini planlamasına izin vermek, tükenmişliğin azalmasını sağlayabilir. Bunun için üç seçeneğiniz var: İlk olarak, günü yaşayın ve sadece işinizi yapmaya başlayın. Genel günlük amaçlarınıza ulaştığınız sürece, patronunuz nasıl ulaştığınızı önemsememeli. Bu mümkün değilse daha fazla iş talebine “hayır” demeyi deneyin. Kendinizi kaptırmayın; tek gereken, daha yetkili hissetmeniz için arada sırada söylenen bir “Üzgünüm ama bunu yapamam,” demek. Son olarak, sizin işyerinize bu seçeneklerden hiçbiri uymuyorsa kontrol edebileceğiniz şeylerden oluşan bir yapılacaklar listesi (yapışkanlı not kâğıtlarını istifle, klavyeyi temizle gibi) oluşturun ve maddeleri tamamladıkça listeden çıkarın. Telefonunuzdaki verimlilik uygulamasında “tamamlandı” düğmesine tıklamanız yetmez. Maddeleri bir kâğıda yazmak zorundasınız, bitirdikçe her birinin üzerine kalın, saldırgan bir çizgi çekin. Bu tatmin duygusunun tutumunuza yardımı olabilir.

 

İşiniz çooooook sıkıcı.

Can sıkıcı veya tatmin edici olmayan işler, değer algınızı yıpratır. Kimse günde sekiz (veya 10 veya 12) saatini hiçbir şey yapmadan harcamak istemez. Ancak Office Space’teki gibi bir gösteri sunmak her zaman mümkün değildir; birilerinin kirayı ödemesi gerekir.

■ Tükenmişlik bitirici Sizin için yeterli gelmeyen iyi maaşlı bir işte sıkışıp kaldıysanız, Hakanen’in önerisi, “işi dönüştürmek”. Bu, işinizin sınırları içinde keyif aldığınız veya tatmin edici bulduğunuz alana odaklanarak çalışmanız anlamına geliyor. Sorumluluğunu alabileceğiniz, iyi olduğunuz ve yapmayı gerçekten sevdiğiniz başka bir görev var mı? İş yükünüzü artıracak olsa da bu sorumluluğu üstlenin. Üniversiteden yeni mezun o çocuk şirkette ilerlemeye mi çalışıyor? Ona akıl hocalığı yapmayı bir düşünün. Ayrıca kulağa çılgınca gelse de işinizle ilgili tutumunuzu değiştirmeniz de işe yarayabilir. Şu şekilde düşünün: Yalnızca çalışanları ve görevleri yönetmiyorsunuz, teknolojinin ilerlemesini sağlayan ve müşterileri için hayatı iyileştiren bir şirketin parçasısınız. Gözlerinizi devirebilirsiniz ancak bu tarz bir “bilişsel yeniden yapılandırma’nın” faydaları, araştırmalarla destekleniyor.

 

Steve Blank, tüm bu dersleri zor yoldan öğrendi. O korkutucu cuma günü, işten iki gün izin aldı ve aracını el değmemiş Kaliforniya kıyılarına doğru sürdü. Kaliforniya çamı korularının, deniz kıyısındaki yamaçların ve okaliptüs kokularının arasında, kimsenin kendisine daha az çalışmasını hatırlatan bir not göndermeyeceğini fark etti. Bu yüzden, yalnızca en çok ilgi duyduğu alanda çalışmaya başladı ve işi dışında bir hayat kuracağına dair kendine söz verdi. Sonunda, denizin kenarındaki huzur dolu bir arsadan kendisine ev aldı.

Hayata dair aldığı bu kararlar Blank’in kariyerini baltalamadı ya da onu daha az başarılı biri yapmadı. Tersine, sekiz farklı startup işine girdi ve startup oluşturma alanında yenilikçi biri oldu. Ancak bunu, işi kendi bakış açısı dâhilinde tutarak, kendi koşullarına göre gerçekleştirdi. Siz de bunu başarabilirsiniz.

 

ERKEK AKLI

MEN’S HEALTH TÜRKİYE UYGULAMALARI TAMAMEN ÜCRETSİZ!

Umut Doğan Yıldız

-

Men’s Health Türkiye’nin android ve ios için hazırlanmış tamamen ücretsiz uygulamalarını indirin.

Toplam 45 ülkede yayınlanmakla beraber; her ay tüm dünyada 10 milyondan fazla satışa ulaşan Men’s Health, erkek dergi pazarının lideri olarak yayın hayatına başarı ile devam ediyor. Erkeğin tüm ihtiyaçlarını derginin merkezine koyan Men’s Health başta sağlık olmak üzere; beslenme, spor, iş yaşamı, moda, ilişkiler, kişisel gelişim, sosyal hayat, yeni ürün ve teknolojiler gibi birçok önemli konuda kapsamlı içerik sunuyor. Erkekler için ve erkekler hakkında bir numaralı bilgi kaynağı olan Men’s Health; profesyonel, aktif ve başarılı erkeklerin fiziksel ve duygusal yaşamlarını kontrol etmeye yardımcı olmayı amaçlıyor.

Men’s Health Türkiye Dergisi’nin dijital platformlar için hazırlanmış sürümünü ücretsiz okuyabileceğiniz Android uygulaması: İndirmek için tıklayınız!

İOS uygulaması için Tıklayınız

Devamı

ERKEK AKLI

GÖZLÜK SEÇİMİ NASIL OLMALI?

Umut Doğan Yıldız

-

David Kind gözlük markasının kurucusu Dave Barton, gözlük seçimi hakkında uyarıyor ve yüzünüze göre gözlük seçmenin inceliklerini MH için anlatıyor. 

SOLUK TENLİLER İÇİN

Barton, soluk tenli erkeklere zeytin yeşili ya da açık kahverengi renkleri tercih etmelerini öneriyor. Barton’a göre bu renkler teninizle uyumlu bir şekilde kontrast sağlayacak.

KANLI CANLI 

Barton, gri ve mavi renk tercihi en kırmızı suratlarla bile mükemmel uyum sağlayacağını söylüyor. Neon ve fazla parlak çerçevelerden uzak durmak konusunda uyaran Barton, bu seçimlerin sSizi daha da kızarık göstereceğini belirtiyor.

BRONZ

Cesur renkler ve kaplumbağa kabuğu desenler yüzünüzle iyi bir kontrast oluşturur. Yarı saydam çerçeveler de koyu tenle iyi uyum sağlar.

ESMER TEN

Kahverengi ve bej modeller şu anda çok popüler. Siyah gözlüklerle klasik bir şıklık sağlamak da bir seçenek.

Men’s Health’in sizin için önerdiği Güneş gözlüklerine göz atın!

 

Devamı

ERKEK AKLI

İDRARDA KÖPÜRME BÖBREK HASTALIĞI HABERCİSİ OLABİLİR

Umut Doğan Yıldız

-

Organ nakli sadece ameliyatla ilgili bir işlem değildir. Organ nakline hazırlık ve nakil sonrası takip süreci için seçilecek olan merkezin ameliyathanelerden laboratuvara, görüntüleme ünitelerinden yoğun bakıma, yatan hasta katlarından diğer branşlara kadar tüm bölümlerinin üst düzey kalitede olması ve ortak çalışması çok önemlidir.

Prof. Dr. Münci Kalayoğlu mentorluğunda, Koç Üniversitesi Hastanesi Böbrek ve Pankreas Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Burak Koçak ile böbrek sağlığı ve böbrek nakli üzerine konuştuk.

İdrarda köpürme böbrek hastalığı habercisi olabilir!

Çağımızın en sinsi hastalıklarından olan ve hiçbir belirti vermeden ortaya çıkabilen böbrek yetmezliği her geçen gün hızla yaygınlaşmaktadır. Kronik böbrek yetmezliğinin en önemli sebepleri diyabet, yüksek tansiyon ve böbrek iltihabı (nefrit) olarak sıralanmaktadır. Sabah uyandığınız zaman göz kapaklarının altında şişme, ellerde ve ayaklarda hafif ödem, halsizlik ve idrar yaparken meydana gelen aşırı miktardaki köpürme, belirtilerin en önemlilerindendir.

7 aylıktan 70 yaşına kadar her hastaya böbrek nakli yapılabilir

Gerekli önlemler alınmadığı için hızla ilerleyen hastalık, 10-20 sene düzgün çalışabilecek böbreğin işlevini 2-3 sene içinde bozmaktadır. Süzme fonksiyon hızı 10’un altına düştüğünde, kronik böbrek yetmezliği hastalarının bir destek tedavisi olmadan yaşama tutunma şansları zorlaşmaktadır. Diyaliz ve nakilden başka hiçbir tedavi imkanı kalmayan hastalara yaşam kalitesini artırması ve kısa sürede kalıcı iyileşme sağlaması için genel olarak böbrek nakli tavsiye edilmektedir. İlerleyen tıbbi imkanlar ve doktor tecrübeleriyle artık 5 yaşın altındaki çocuklara ve 65 yaş üstü hastalara da nakil yapılabilmektedir. 

Çocuklar böbrek nakli sonrası minyon kalmıyor

Çocukluk dönemindeki böbrek yetmezlikleri genellikle doğumsal nedenlerden kaynaklanmaktadır. Çocuklarda böbrek yetmezliği milyonda 10-15 oranında görülmektedir. Bu nedenle doğum sonrasında diyalize ve nakle ihtiyaç duyan ciddi bir çocuk hasta grubu bulunmaktadır. Böbrek yetersizliği hastası olan çocuklar gelişme geriliği nedeniyle yaşıtlarına göre beden gelişimini tamamlayamıyor, düşük kilo ve kısa boy sorunları nedeniyle hayatları olumsuz etkileniyor.

Bu nedenle özellikle de 5 yaşın altındaki kronik böbrek yetmezliği olan çocuklara mutlaka nakil yapılması gerekmektedir. Geçmişte çocukların düşük kilosu, kısa boyu böbrek nakline engel teşkil ederken, gelişen teknoloji, alternatif ilaçların üretimi ve cerrahi tecrübeler sayesinde artık 6-7 kilo olan çocuklara da böbrek nakli yapılabiliyor.

Hastalığı sırasında gelişim sorunu yaşayan çocuklar için nakil sonrası ilk yıl çok önemlidir. Nakilden sonraki bir yılını sağlıklı bir şekilde geçiren çocuklar, yaşıtları gibi büyümeye başlıyor, okuluna, sporuna devam edebiliyor. 

Nakil sonrası anne baba olunabiliyor

Böbrek nakli sonrası eskiden hastanın yaşamını kısıtlayıcı engeller konurdu. Hastaların evinden, hatta odasından dışarı çıkmaması, sürekli maskeyle dolaşması, sosyal yaşamdan uzak durması önerilirdi.

Modern yöntemlerin kullanılması ve tıbbi tecrübenin artmasıyla artık bunların hiçbirine gerek olmadığı ortaya çıktı. Yaşanan tecrübeler, naklin hastaya konforlu bir yaşam sağladığını gösteriyor. Artık hastalara nakilden önce nasıl yaşıyorlarsa nakilden sonra da aynı şekilde yaşamaları gerektiği belirtilerek, hiçbir kısıtlayıcı önlem getirilmiyor. Nakil sonrası, hastalara kullanacakları ilaçların dışında hiçbir kısıtlama yapılmamaktadır. 

Böbrek nakli olan kişiler doğru zamanda çocuk sahibi olabilmekte, anneler çocuklarını emzirebilmektedir. Hastalığı sırasında sperm kalitesi düşerek üreme fonksiyonları azalan erkek hastaların nakil sonrası sperm parametrelerinde düzelmeler meydana gelmektedir. Kadınların üreme fonksiyonları normale döndüğü için, nakilden 1-2 yıl sonra rahatlıkla hamile kalabilmektedir.

  

Canlı vericiden organ nakli artık çok daha kolay

Tüm dünyada gösterilen bütün çabalara rağmen beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılan kadavra nakilleri belli bir sayıda kalmıştır ve bu rakamlar yıllar içerisinde çok yavaş bir biçimde artmaktadır. Bu sebeple organ yetersizliğine bir çözüm olarak canlı vericilerden yapılan nakiller gündeme geliyor.

Canlı böbrek vericileri kapalı ameliyat sayesinde rutin hayata kısa sürede dönebiliyor

Canlı böbrek vericilerinin sağlığı ve ameliyat sonrası konforu düşünüldüğünde, kapalı yöntemle böbreğin alınması (laparoskopik metot) günümüzde altın standarttır ve merkezimizde böbrek verici ameliyatları kapalı yöntemle yapılmaktadır. Kapalı yöntemle böbrek verici ameliyatında, hastalar açık ameliyata oranla operasyon sonrası çok daha az ağrı sorunu yaşamakta, hastanede daha kısa süre kalmakta, normal yaşamlarına ve işlerine daha erken dönmektedir.

Bir böbrekle uzun bir hayat

Bir yakınınıza böbreklerinizden birini verdiğinizde ve tek böbreğiniz kaldığında, nakilden sonra hiçbir sıkıntı yaşamazsınız. Hiçbir ilaç ve diyet uygulamadan, tek böbrekle hayatınızın geri kalanını sağlıklı bir şekilde geçirebilirsiniz. 

 

Detaylı bilgi için tıklayınız

Advertisement

Devamı

Popüler