Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

TIM WALKER İMZALI 2018 PİRELLİ TAKVİMİ NEW YORK’TA TANITILDI

anaslide

TIM WALKER İMZALI 2018 PİRELLİ TAKVİMİ NEW YORK’TA TANITILDI

-

 

Çekimleri Tim Walker tarafından gerçekleştirilen 2018 Pirelli Takvimi bugün New York’taki Manhattan Center’da tanıtıldı.

Pirelli takviminin 45’inci edisyonunun çekimleri geçtiğimiz Mayıs ayında Londra’da İngiliz fotoğrafçı Tim Walker tarafından gerçekleştirildi. Ünlü fotoğrafçı, gösterişli setler ve romantik motiflerle yarattığı stilini uygulayarak İngiliz edebiyatının Alice Harikalar Diyarında adlı en bilinen klasik hikayelerinden birini yeniden ele aldı. Walker’ın ilham kaynağı fantastik hikaye kadar 1865 yılındaki ilk baskı için yazar Lewis Carroll’un çizimlerini bizzat emanet ettiği John Tenniel’ın illüstrasyonları oldu. Tim Walker’ın 2018 Pirelli Takviminde eşsiz bir Harikalar Diyarı yaratmak amacıyla bu illüstrasyonlar 20 farklı ve olağanüstü setten oluşan 28 kare haline geldi.

Tim Walker takvim hakkında şunları söyledi: “Alice’in hikayesi birçok kez anlatıldı. Bense Lewis Caroll’un hayal gücünün derinlerine inmek istedim. Böylece hikayeyi en başından anlatabiliyorsunuz. Farklı ve orijinal bir açı bulmak istedim.”

Walker, Alice Harikalar Diyarında ile ilgili kendi yorumunu aktarmak için tanınmış ve yeni çıkış yapan müzisyenler, oyuncular, modeller ve politik aktivistlerden oluşan 18 kişilik bir kadroyla çalıştı. Takvimde yer alanların listesi şöyle: Sudan asıllı Avustralyalı model Adut Akech, Gana asıllı İngiliz model ve feminist aktivist Adwoa Aboah, Senegal asıllı Alman model Alpha Dia, Ben asıllı Amerikalı oyuncu ve model Djimon Hounsou, Günay Sudan asıllı Avustralyalı model Duckie Thot, Gambiyalı kadın hakları aktivisti Jaha Dukureh, İngiliz model King Owusu, Amerikalı rapçi ve şarkıcı Lil Yachty, Meksikalı-Kenyalı oyuncu Lupita Nyong’o, İngiliz süper model ve oyuncu Naomi Campbell, Amerikalı oyuncu, televizyon şahsiyeti ve müzisyen RuPaul, Amerikalı oyuncu Sasha Lane, Amerikalı rapçi, şarkıcı ve besteci, oyuncu, yapımcı ve girişimci Sean “Diddy” Combs, Amerikalı model Slick Woods, Güney Afrikalı model ve avukat Thando Hopa, Amerikalı oyuncu, komedyen, yazar ve televizyon sunucusu Whoopi Goldberg, İngiliz model Wilson Oryema ve İngiliz stil danışmanı, moda tasarımcısı ve şarkıcı Zoe Bedeaux. İngiliz fotoğraf sanatçısı Terence Donovan’ın o zamanlar on altı yaşında olan Naomi Campbell ile model, yazar ve aktivist Waris Dirie’nin de aralarında bulunduğu beş güzel siyah kadınla çektiği 1987 Pirelli Takviminden sonra ikinci kez tamamıyla siyahlardan oluşan bir kadro Pirelli Takviminde yer aldı.

Geçen yıl Peter Lindbergh’in yaptığı gibi Walker da kendi Takvimini yaratmak için iki önemli sanatçıyla işbirliği yaptı. İngiltere’nin önde gelen sanat yönetmenlerinden ve set tasarımcılarından Shona Heath ve bu yılın gösterişli kostümlerinin arkasındaki stil danışmanı ve moda ikonu Edward Enninful da Takvimin tarzında önemli rol oynadı.

Shona Heath, Alice Harikalar Diyarında’nın bu betimlemesinde kreatif öykü anlatımına izin veren çarpıcı setleri ve yerleştirmeleri yarattı. Hikayenin bugün kolektif hayal gücümüzün bir parçası olan bazı öğeleri ters yüz edildi; örneğin, beyaz tavşan siyah olurken Kraliçe’nin kırmızı gülleri İskambil Kağıtları tarafından siyaha boyandı. Heath, “Ben hep alt üst edecek şeyler aradım, hikayenin ne anlama geldiğini, neyin önemli olduğunu ve ne kadar çeşitlenebileceğini sorguladım. Ama aslında hikayenin özüne çok sadık bir mesaj veriyoruz” dedi.

Bir süre önce İngiliz Vogue’un ilk erkek ve ilk siyah editörü olan Enninful, bu yılki takvime katkısı hakkında şu yorumda bulundu: “Alice’in hikayesinin yeni kuşaklara anlatılması çok önemli. Harikalar Diyarındaki macerası bugün yaşadığımız dünya ile paralellikler taşıyor. Aşmamız gereken engelleri ve farklılıkları kutlama fikrini ele alıyor. Londra’da büyürken çoğu zaman peri masalları ve dedektif romanlarıyla dolu bir fantezi dünyasında yaşadım. Alice her zaman en sevdiğim karakterlerden biri oldu. Hep onunla birlikte Harikalar Diyarında yolculuğa çıktığımı hissettim ve olağanüstü karakterlerin hepsi arkadaşım oldu … korkunç Kraliçe ve cellatları hariç… Bugün siyah bir Alice görmek, her ırktan çocukların genç yaştan itibaren çeşitlilik fikrini kucaklayabileceği ve aynı zamanda güzelliklerin tüm renklerde olduğunu kabul edebileceği anlamına geliyor. Kültürel olarak çok çeşitlilik içeren bir dünyada yaşıyoruz. Bu olağanüstü Pirelli Takvimi gibi projeler, bazen giderek alaycı bir gerçeklik hissi veren durumlarda bile hala umut olduğunu gösteriyor.

Oxford Üniversitesi İngiliz Edebiyatı Profesörü, Kraliyet Edebiyat Derneği Üyesi ve “Being Alice” (Alice Olmak) adlı kitabın (basın kitinde yer almaktadır) yazarı Robert Larglas-Fairhurst, “İlginç olan Tim Walker’ın Harikalar Diyarını Victoria tarzı kitsch bir parçaya dönüştürmeyi reddetmesi” diyor. Fairhurst, makalesinde şöyle devam ediyor: “Her ne kadar ‘Harikalar Diyarı’ büyülü bir yer gibi görünse de, birçok çocuk hikayeyi ilk kez okuduğunda bazı bölümleri korkutucu buluyor. Alice bile kendi rüyalarıyla tehdit edildiğini hissediyor. Karşılaştığı yaratıkların hemen hepsi, sevimli olmaktan ziyade huysuz tipler. […] Ama her şeyin merkezinde Walker’ın Alice fotoğrafları var elbette. Alice, hala Alice. Artık bir çocuk olmayan Alice’i bu dünyaya ait gibi görünmeyen güzelliğiyle Duckie Thot canlandırıyor. Avustralya’ya yerleşen Sudanlı mültecilerin çocuğu olan Duckie Thot, kişisel geçmişiyle Carroll’un huzursuz ve köksüz kahramanına modern bir şekilde hayat veriyor. Pirelli Takvimi, bir bütün olarak Lewis Carroll’un hikayesinin gelişmeye devam ettiğini mükemmel bir şekilde gösteriyor.

2018 Pirelli Takviminin fotoğraf çekimleri, kamera arkasında yaşananlar, hikayeler ve kişilikler www.pirellicalendar.com adlı özel web sitesinde sunulurken siteyi ziyaret edenler 50 yılı aşkın The Cal™ tarihini filmler, röportajlar, fotoğraflar ve daha önce yayımlanmamış yazılar aracılığıyla keşfedebiliyor.

TIM WALKER İLE RÖPORTAJ

Sizce Tim Walker’ın bir Pirelli takvimi yapması için doğru zaman mıydı?

İşin doğrusu, her zaman yapmak istedim. Yani, bir Pirelli Takvimindeki bir resme baktığınızda ne zaman çekildiğini bilmeniz çok ilginç bir şey. Zamanını yansıtıyor.

Baktığınızda fotoğrafçılara görsel hayal gücünü kullanma özgürlüğü verildiğini görmeniz hoşuma gidiyor.

Düşünce sürecinizden ve fikirlerinizi nasıl formüle etmeye başladığınızdan bahsedebilir miyiz?

Alice’in hikayesi sayısız kez anlatıldı. Birkaç yıl önce bir arkadaşım bana John Tenniel’ın illüstrasyonlarını içeren bir versiyonunu hediye etti; o çizimleri daha evvel hiç görmemiştim. Aniden beni Alice’e ve Lewis Carroll’un ne yaptığına götürdü. Hayal gücünün oluşumuna geri dönmek istedim, böylece hikayeyi en başından itibaren anlatabilmek mümkün olacaktı. Disney’in veya Tim Burton’un yorumundan etkilenmek istemedim. Hayal gücünün özüne, kendi çizimlerini yorumlaması John Tenniel’e verdiği noktaya geri dönmek istedim.

Orijinal olarak oldukça karanlıktı diyorsunuz.

Bence son 50 yıldır kültürel anlamda peri masallarını yumuşattık. Halbuki çocuklar karanlığı da aydınlık ve hafiflik kadar görebilir ve hissedebilir. Bu Lewis Carroll’un tamamıyla anladığı bir şey ve belki de bu yüzden çok karşılık buluyor.

İnsanların çalışmalarınızı kesinlikle karanlık bulduğunu söyleyemem ama güzel bir acayiplik olarak tanımladığı olmuştur.

Pek çok farklı şey güzellik barındırır, ölen ve çürüyen bir şey yeni doğan bir şey kadar güzel olabilir bazen. Bence yalnızca daha hafif tarafa odaklanmak için bir yanlış anlayış var.

Başka yeteneklerle çalışırken sizin için önemli olan daha ziyade bir his, kültür ve anlayış mı?

Böyle bir çekimi yapabilecek noktaya gelmeniz ve yapmak istediğinizi gerçekleştirebilmeniz için insanların en iyi yönlerini açığa çıkarabilmeniz gerekir. Sonuçta bu bir işbirliği dolayısıyla mümkün olan en iyi performanslarını sergilemeleri için herkesle birlikte çalışıyorsunuz.

Resimleri düşündüğümde, her zaman daha önce görmediğim fotoğraflar görmek istiyorum. Bu birincisi. Diama daha önce görmediğiniz bir fotoğraf yaratmaya çalışırsınız ama belki daha evvel gördüğünüz bir şeyi anımsatır size. Bence bu çapraz etkilenme çok önemli. Bir fotoğrafçının, sanatçının, film yönetmeninin eserine bakarsınız, okuduğunuz bir hikayeyi hatırlarsınız, bunların hepsini harmanlar ve yepyeni bir şey yaratırsınız.

Shona Heath ile işbirliği…

Shona, setin efendisi ve benim yapabileceğimden çok daha fazlasını katıyor. Benim belli bir vizyonum varsa onu ve beni sorguluyor, daha önce görmemiş olabileceğim şeyleri referans gösteriyor. Başka kimsede olmayan bir renk duygusu var. Detaylara gösterdiği dikkatin de eşi benzeri yok.

Projeniz konusunda gerçekten tutkulu değilseniz insanların bunu anlayacağını söyleyebilir misiniz?

Bence fotoğraf bir nevi görüntüdür, büyülü ve biraz da soyut bir şeydir. Aslında orada değildir ama gerçekten inanırsanız onu gerçekleştirebilir ve görünür hale getirebilirsiniz. Fotoğraf, çabasız bir his veriyorsa en iyi etkiyi yaratır. Bir konu üzerinde aşırı çalışırsanız etkisini kaybeder. Bana göre, fotoğraf neredeyse bir yanlışlık varmış hissi yaratıyorsa, bir anda çekiliyorsa ve bir aciliyet algısı uyandırıyorsa canlanır ve önem kazanır.

Çalışırken uçtuğunuz bir yere ulaşmak istiyorsunuz sanki, öyle mi sizce?

Biliyorsunuz, en ünlü fotoğraflardan bazıları hiç çaba göstermeden çekilmiştir. Hatırladığımız birçok savaş fotoğrafı, bir saniyede olup biten anları yakalamıştır. Bence fotoğraf böyle işleyen, içgüdüsel olarak hızla ve kaos içinde yakalanan bir şey.

Çektiğim fotoğrafların pek çoğu, bir anlamda daha önce yapılanlara bir aşk mektubu niteliğinde. Yani geçmişle kurulan bir köprü, benden önce icat edilmiş olanın kabulü ve teyidi olduğunu düşünüyorum.

Kadro konusuna kısaca yeniden dönecek olursak, daha önce çalıştığınız kişilere göre ilginç bir denge oldu mu sizin için?

P Diddy ve Naomi ile çektiğimiz sahneler tam bir kaostu. Ama iyi bir kaos, yani böyle bir kargaşayı istersiniz. Bir fotoğrafçı olarak şunu öğrendim: işler biraz kontrolden çıktığında daha iyi oluyor çünkü sezgilerinizle hareket ediyorsunuz ve çok hızlı yakalıyorsunuz.

Fikirleri veya kültürel yorumları ya da bir şeyin ağırlığını bir çekimde taşıyamazsınız. Kafanızda sonucun ne olacağı hakkında çok fazla soru varken sete gelip bir anda fotoğraf çekmeye başlayamazsınız. Sezgi burada devreye giriyor sanırım.

Takvim umduğunuz gibi oldu mu sizce?

Bir fotoğrafçı olarak hiçbir zaman tatmin olmazsınız, nasıl farklı olabilirdi diye düşünürsünüz. Ama çektiğim fotoğraflardan çok memnunum ve gurur duyuyorum.

SHONA HEATH İLE RÖPORTAJ

Bu yılki takvimin setleri için vizyonu nasıl yarattınız?

Başlangıç noktamız hep John Tenniel’ın illüstrasyonları oldu. Ardından senaryoyu parçalara ayırma, bunu bir anlamda inanılır bir tablo haline getirmek için gerekenleri belirleme aşaması geldi. Ondan sonra da detaylara ve malzemelere indik. Örneğin, bir Dodo kuşu bulmamız mümkün değil, dolayısıyla bir Dodo nasıl yaratılır onu düşündük. Sonunda, stok fotoğraf kütüphanelerindeki farklı Dodo görsellerinden bir kolaj yaratmaya karar verdik. Stüdyomda seramik bir leylek vardı, onun resmini çektik, kanadını aldık ve dodoya ekledik. Sette kullandığım bazı yapısal ve mimari parçalarla bir tür bağlantısı oldu. Dolayısıyla, dodonun bizim dünyamıza uyması gerekti. Eski bir Dodo resmi alıp kullanamazdık, en iyisi olmalıydı.

Alice’in hikâyesiyle sizin versiyonunuz arasında ne gibi farklar var?

Onlarca yıldır hikayenin pek çok görsel anlatımını gördük. Bizim Alice’imizi farklı kılacak şey ne olmalıydı? Tamamı siyahlardan oluşan bir kadro olması, mevcut unsurlardan bazılarıyla oynama ve ters yüz etme imkanı verdi. Örneğin, tavşan normalde beyazken, burada siyah oldu. Orijinal hikayede iskambil kağıdı karakterlerin gülleri kırmızıya boyadığı ünlü bir sahne vardır. Bizim versiyonumuzda kırmızı gülleri siyaha boyuyorlar.

Ben hep alt üst edecek şeyler aradım, hikayenin ne anlama geldiğini, neyin önemli olduğunu ve ne kadar çeşitlenebileceğini sorguladım. Ama aslında hikayenin özüne çok sadık bir mesaj veriyoruz.

Karakterlerle setleri nasıl eşleştirdiniz?

Arka plana nasıl uydukları daha ziyade anlatımla, yaratmak istediğimiz dünyalar ve tabloyla alakalıydı sanırım. Bazen, bir kişiyi bir duruma zorlamak gibi düzenli değildi. Bazı karakterleri değiştirdik. Kral olması gerek diye düşündüğümüz bir kişi, kral değildi ve bu nedenle değişti.

Bu, yapmak istediğiniz türden bir iş mi?

Zamana ve kaynaklara sahiptik ve harika bir başlangıç noktamız vardı. Muhteşem bir konseptimiz olduğu ve herhangi bir şeyin reklamını yapmadığımız için sadece yaratıcı bir hikayeyi yaratıcı bir şekilde anlatmamız gerekiyordu. Yaratıcı çalışmalar söz konusu olduğunda bundan daha iyisi olmaz bence. Dolayısıyla, evet, böyle bir çalışma yapabilmek büyük şans diyebilirim.

EDWARD ENNINFUL İLE RÖPORTAJ

Bu yılki takvim projesine nasıl dahil oldunuz?

Tim beni aradı ve Pirelli için bir proje yaptığını söyledi. Dahil olmak isteyip istemediğimi sordu. Tabii Pirelli ve Tim Walker söz konusu olunca, fazla düşünmem gerekmedi. Kabul edince Tim bana projenin ne olduğunu anlattı, aklım başımdan gitti. Alice Harikalar Diyarında hikayesini tamamı siyahlardan oluşan bir kadroyla anlatmak oldukça basit bir fikirdi aslında. Tim’in güzelliği de bu işte, ancak o bu kadar inanılmaz bir şey düşünebilir. Ondan sonrası bir tutku projesi gibiydi açıkçası çünkü fikre bayılmıştım.

Tim’in dünyaları da hep fantastik ve mistik.

Çok güzel eskizler vardı. Tim de doğru kelimeleri söylüyordu. Örneğin, ‘Alice ve kadro için 80’lerin Japonya’sını düşün’ diyordu. Ben de ‘vücuttan uzaklaşan şekiller, iddialı omuzlar, her şey bir nevi belden büzgülü’ diye düşünüyordum. Kahverengi tonlarıyla çalıştım, belli renklerden uzak durdum. Büyüleyici bir yolculuktu. Tabii Tim olduğu için de gerçekten inanılmaz bir deneyimdi ve bir parçası olabildiğim için çok memnunum. Bence böyle bir hikayeyi yeniden anlatmak, yaşadığımız dönem, dünyada olup bitenler açısından bakıldığında mükemmel bir fikirdi. Çeşitliliğin bu denli çok konuşulduğu bir zamanda Pirelli’nin de diyaloga katılmasını sağladı. Tim ile Pirelli’nin işbirliğinin bu nedenle de çok müthiş olduğunu düşündüm. Bu proje gerçekten de zamanın ruhuyla ilgili bence.

Kıyafetlere karar verirken Shona ve Tim’le aynı uyumlu işbirliğini hissediyor musunuz?

Bazı kıyafetler için Shona ile birlikte çalıştık çünkü kıyafetlerin kostüm unsurları taşıması ama yine de gerçek dünyanın izlerine sahip olması gereken bir dünya yaratmamız gerekiyordu. Örneğin, Puff’ın muhteşem bir kırmızı takım elbisesi ve kendi çizmeleri var. Naomi’nin de içi lateks olan bir kafesi var. dolayısıyla her şey günümüzün dünyasıyla da ilgiliydi. İskambil kağıtları, spor ayakkabılar giydi. Yani Shona ile çok uyumlu çalıştık.

Üçünüzün yaratıcı enerjisi gerçekten ilham veriyor.

Ne zaman bir çekimde olsanız, belli bir görüntü arayışına giriyorsunuz. Tim’in ilk 20 dakikada her şeye hakim olduğunu hissettim. Daha sonra bu konuyu tartıştık zira bu arayış bazen yarım gün, bazen de iki gün sürebiliyor. Ama bu dünya öyle inanılmaz detaylarla düşünülmüştü ki Alice’i kafese koyduğu anda resmi zaten çekmişti. Bu çok nadir yaşanan bir durumdur.

Kadrodan memnun kaldınız mı?

Whoopi Goldberg, RuPaul ve Puff gibi hayran olduğum kahramanlardan bazılarıyla tanışabilmek hep hayalimdi. Böyle olağanüstü bir kadroyu ancak Pirelli bir araya getirebilirdi. Her biriyle konuştum ve hepsinin bu takvimi çok beğendiğini öğrendim. Biliyor musunuz, Whoopi’yi aradıklarında ‘Aman tanrım ben mi?’ diye sormuş. Herkes orada olduğu için çok heyecanlıydı. Bir ara Puff’ın ‘Bu en inanılmaz şey olacak, burada olmayan herkes çok üzülecek veya kıskanacak’ dediğini hatırlıyorum. Birkaç günlüğüne adeta bir kozanın içinde gibiydik ve çok yoğun bir çalışma oldu. Bence en iyi işlerinizi o konsantrasyonla çıkarıyorsunuz.

‘Oraya gidip resmin üstüne kıyafetler atamam, har halükarda karakter hakkında, kim olduğu ve nereden geldiği konusunda bir fikrim olmalı. Çocuk oyunu oynamak gibi, oyuncak bebekleriniz ver, onlar için karakterler yaratıyorsunuz. Moda içimdeki bu yönü açığa çıkardı’ diyorsunuz.

Elimde bir karakter varsa, seçenekler sonsuz oluyor. Örneğin, Tim’in beni arayıp ‘Alice hikayesini siyah bir kadroyla yeniden anlatıyoruz’ demesi gibi. O an Alice’i tüm senaryolarda gözünüzde canlandırabiliyorsunuz. Karakterin kim olduğu hakkında bir fikrim varsa bir görüntüye daha fazla şey katabiliyorum. Karakter her şeyin önünde geliyor ve benim için en önemli unsur oluyor.

Duckie (Thot) çok büyüleyiciydi.

Duckie gerçekten büyüleyiciydi, sihirliydi. Duckie’nin bu dünyaya ait değilmiş gibi görünen bir yanı var, elinizden kayıp gidiyormuş gibi hissettiriyor. Oradayken var oluyor ama bir yandan da neredeyse başka bir boyuttaymış gibi görünüyor. En iyi yıldızlar böyle oluyor. İnanılmazdı, yorulmadı ve hep Alice karakterini üstünde taşıdı. Tim’in beni arayıp ‘Şu kişiyi düşünüyorum’ dediğini hatırlıyorum. ‘Kesinlikle onu isteyeceksin’ demiştim. Ertesi gün bir e-posta mesajı aldım, ‘Aman tanrım, sen haklıymışsın’ diyordu.

Bugünün dünyasında hayal kurmak ne kadar önemli?

Fantastik olan şeylerin ve yaratıcılığın gücüne inanıyorum. Dünyamızın içinde bulunduğu durumda bence fantastik hikayelere ve hayal gücüne her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuluyor.

İnsanlar, kaçmak istiyor. Dünyanın günlük çarklarına böyle karşı duracak kişiler olmalı. Dolayısıyla her zamankinden daha çok hayaller kurmalıyız.

 

Continue Reading
Advertisement

anaslide

Karpuzun Daha Önce Duymadığınız Faydaları

-

Lezzetli ve ferahlatıcı etkisinin yanı sıra sağlık açısından da önemli faydalar sağlayan karpuzun yaz sofralarımızın vazgeçilmezlerinden biri olduğu yadsınamaz bir gerçek.

Yüzde 92’si sudan oluşan bu leziz meyve, içerdiği yüksek su oranı,vitamin ve mineraller ile kanserden cildi gençleştirmeye, saçları beslemesinden kilo vermeye dek çok sayıda fayda sağlıyor. Üstelik çekirdeği de faydalı! Ancak şeker oranı yüksek olduğundan dolayı dikkatli tüketmende fayda var.  2 dilim (280 gram) karpuz 80 kalori olup; 20 gr şeker, 270 mg potasyum, 17 gr A vitamini, 21 gr C vitamini, 4 gr demir, 1 gr lif içeriyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan, yüksek potasyum içeriğinden dolayı böbrek hastaları mutlaka doktoruna danışmalarını; insülin direnci, hipoglisemi, diyabet hastası olan kişilerin de karpuz tüketirken porsiyon kontrolüne çok dikkat etmelerini ve 2 dilimi (280 gr) aşmamaları gerektiğini belirken, diyabet hastalarının kan şekeri dengesini sağlamak adına karpuzu peynir ile tüketmeleri gerektiğinin altını çiziyor. Karpuzla gelen faydaları öğrenmeye hazır mısınız?

Ödemi azaltıyor

Karpuz, su oranı çok yüksek bir meyve olduğundan diüretik özelliği bulunuyor yani sık sık idrara çıkarıyor. Bu nedenle ödem problemi yaşayanlar için yaz aylarında ilaç gibi bir besin. Suyun yanı sıra lif içeriği sayesinde de kabızlığı önlemeye yardımcı olan karpuz, sağlıklı bir sindirim sistemi için düzenliliği destekliyor.

Kan basıncını dengeliyor

Karpuzda bulunan potasyum ve magnezyum miktarı, kan basıncını yani tansiyonu düşürüyor. Potasyum ‘vazodilatatör’ olarak kabul ediliyor yani kan damarları ve arterler üzerindeki gerginliği serbest bırakıp, böylece kan akışını uyarıyor. Kardiyovasküler sistem üzerindeki stresi azaltıyor. Karpuzda bulunan karotenoidler arter duvarlarının ve damarlarının sertleşmesini de önleyerek kan basıncı, kan pıhtıları, felç, kalp krizi ve damar tıkanıklığı risklerini azaltmaya yardımcı oluyor.

Saç ve cilt sağlığını koruyor

Karpuz içerdiği A ve C vitaminleri sayesinde saçlarımız ve cildimiz için de mükemmel bir besin. Yüksek su oranı ve saçları nemlendiren sebum üretiminde gerekli A vitamini içeriği sayesinde cildi daha canlı ve güzel gösteriyor. C vitamini de cildi sağlıklı, esnek ve güçlü kılan bir protein olan kolajen yapımına yardımcı oluyor; cilt hücrelerini oluşturmasının yanında hücreleri onarıyor.

 Kansere karşı savaşıyor

Kırmızı renginden de anlaşıldığı gibi karpuz antioksidanlardan zengin bir meyve. İçerdiği likopen isimli antioksidan kanser hücrelerini bloke ediyor ve vücudun savunma sistemi olan bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Yine içerdiği yüksek C vitamini sayesinde vücutta kanser oluşumunu sağlayan serbest radikallerin oluşumunu engelliyor.

Kalp sağlığını koruyor

Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan “Cucurbocitrin” adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı oluyor. Tekli ve çoklu yağ asitlerinden zengin olan karpuz, kandaki kötü kolesterolü düşürerek kalp sağlığını da koruyor. Her gün 1 avuç karpuz çekirdeği yeterli olacaktır. Çiğnemek veya doğrudan yutmak fark etmeyecektir. Çiğ olarak tadını sevmeyenler fırında kavurarak da tüketebilir.

Uykuyu düzenliyor

Karpuz, yüksek magnezyum içeriği ile kaliteli uyumaya yardımcı oluyor. Uyku bozukluklarını ve uykusuzluk oluşumunu azaltıyor.

Hafızayı güçlendiriyor

Hücre zarlarının yapısının korunmasında, sinir iletiminin sağlanmasında görev alan yağ asitlerinden zengin karpuz çekirdeği, bu etkileri sayesinde öğrenmeyi kolaylaştırarak, hafızayı güçlendiriyor. Ayrıca yağ emilimine yardımcı oluyor, kronik inflamasyonu azaltıyor.

Kasları rahatlatıyor

Spordan hemen sonra karpuz ve karpuz suyu tüketilmesi kas ağrısını azaltmaya yardımcı oluyor, kasları güçlendiriyor, egzersiz sonrası toparlanma sürecini hızlandırıyor. Hızlı kas toparlanması için spordan hemen sonra 1 bardak karpuz suyu içilebilir.

Beslenme ve Diyet Uzmanından karpuzlu 3 lezzetli tarif

KARPUZ SMOTHIE (200 kalori)

2 dilim karpuz

5 adet çilek

1 limonun suyu

1 tatlı kaşığı bal

Yapılışı: Karpuz doğranıp çileklerle beraber 1-2 saat buzlukta bekletilir. Buzluktan çıkarılan karpuz ve çilekler, limon suyu ve bal ile beraber blender’dan geçirilir, bardaklara paylaştırılarak, dilersen üzerine taze nane yapraklarıyla servis edebilirsin.

 

2 Dilim karpuz

1 bardak kıyılmış roka

5-6 adet mozarella peyniri

Yapılışı: Karpuzları küp küp doğrayın. Kıyılmış rokaların üzerine ekleyin. En üstüne de mozarella peynirlerini ekleyerek servis yapabilirsiniz.

 

KARPUZ PİZZA (150 kalori /1 dilim)

4 pizza dilimi şeklinde kesilmiş karpuz

4 kaşık lor peyniri

4-5 dal nane

Yapılışı: Pizza dilimi şeklinde olan karpuzları tabağa yerleştir. Üzerine lor peynirlerini ekle. Nane yapraklarıyla süsleyerek servis yapabilirsin.

KARPUZLU SALATA (180 kalori)

2 Dilim karpuz

1 bardak kıyılmış roka

5-6 adet mozarella peyniri

Yapılışı: Karpuzları küp küp doğrayın. Kıyılmış rokaların üzerine ekleyin. En üstüne de mozarella peynirlerini ekleyerek servis yapabilirsiniz.

Herkesin merak ettiği soru: Karpuz kilo aldırır mı

Yaz mevsimiyle birlikte tüketim miktarı tavan yapan bu lezzetli meyve, kilo alma konusunda birçok kişiyi kaygılandırsa da en iyi dostlarımızdan biri

Bir dilim soğuk karpuz birçoğumuzu çocukluk günlerine geri götürse de, birçok kişi bu meyvenin tatlı olması nedeniyle beslenme programlarını sabote ettiğini düşünüyor. Öyleyse karpuzseverlere güzel bir haber verelim: karpuz yemek, yağlanma riskinizi artırmadan tatlı bir şeyler yemenin en iyi yollarından biridir. Tabii kontrollü bir biçimde tüketirseniz.

Karpuz Besin Değeri

Yüzde 92’si sudan oluşan karpuz, buna karşın oldukça besleyicidir. Karpuzu her ısırdığınızda ciddi oranda A, B6 ve C vitamini alırsınız. Karpuzda ayrıca bol miktarda likopen, antioksidan ve amino asit bulunur. Karpuzda ayrıca mütevazı miktarda potasyum da bulunur.

150 gram karpuzdaki kalori miktarı ise yalnızca 46’dır. 1 kilo almak için 7700 kalori tüketmeniz gerektiği düşünülürse, karpuz yiyerek kilo almak çok da kolay değildir. Zira 150 gram karpuzda 1 gramdan az yağ vardır ve karpuz düşük yağ tüketilen diyetler için idealdir.

Karpuzdaki amino asitler

Karpuz gibi antioksidan ve amino asit oranı yüksek yiyeceklerin vücudun en iyi şekilde çalışmasını sağladığını söyleyen Academy of Nutrition and Dietetics’in beslenme uzmanı Angela Lemond, “Antioksidanlar vücuttaki hasarı azaltır ve kanseri önler. Proteinleri oluştan amino asitler ise vücutta önemli görevler üstlenir” diyor.

Karpuzun içinde bulunan likopenin kalp ve kemik sağlığı için oldukça önemli olduğunu söyleyen Texas Üniversitesi Fitness Enstitüsü’nde beslenme uzmanı olarak görev yapan Victoria Jarzabkowski, “Likopen ayrıca prostat kanserini önler ve inflamasyonları engelleyen etkili bir antioksidandır” diyor.

Karpuzun içerisinde bol miktarda bulunan bir başka bileşen ise kilo vermenize yardımcı olabilir. Karpuzda yoğun miktarda bulunan sitrülin adlı bileşen, vücudun içerisinde arjinin adlı temel amino asitlerden birine dönüşür. Amino Acids dergisinde 2015 yılında yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmada, farelerin vücudunda artan arjinin seviyesinin yağ depolarındaki yağı azalttığı ve kas gelişimini artırdığı ortaya çıktı. İnsanlar üzerinde yapılan araştırmalar hala devam etse de, kandaki arjinin miktarının artışının kilo vermeye yardımcı olduğu düşünülüyor.

BONUS: KARPUZ YEMEK MUTLULUĞU ARTIRIYOR

Yapılan araştırmalar karpuz yemek ve mutluluk arasındaki ilişkiyi ortaya koydu.

Karpuzla mutluluk arasında bir ilişki olmalı. Biz söylemiyoruz, bilimsel araştırmalar öyle diyor: Amerikan Journal Of Public Health dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, her yemeğine meyve (ya da sebze) ekleyenlerin mutluluk katsayısı artıyor. Mutsuz hissettiğin anlarda, kıpkırmızı bir dilim karpuz atıştırmak size iyi gelebilir. Kendisi bolca vitamin ve kalp dostu likopen ile dolu. Üstelik yüzde 90’ından fazlası su! Susuzluğunuzu gidermek, sağlık ve mutluluk kazanmak için dolabınızda ona yer açın. Ancak dikkat edin: Şeker oranı da yüksek bir meyve olduğundan, aşırıya kaçmak kilo kontrolünde sorun yaratabilir.

Devamı

anaslide

Gülle gibi bicepsler!

-

Gülle gibi bicepslere sahip olmak için bu programı uygulayın.

ISINMA

Kol egzersizlerinizi en verimli hâle getirmek ve sakatlıkları önlemek için omuzlarınızın öne düşmesine izin vermeyin. Prone cobra hareketi omuzlarınızı ve sırtınızdaki stabilizatör kasları güçlendirecektir.

1 Prone cobra

Bacaklarınız düz, kollarınız iki yanda ve avuçlarınız aşağı bakacak şekilde yere yüzüstü uzanın. Kalçanızı yere doğru çekin. Kalça kaslarınızı sıkıştırın, bacaklarınızı yerden kaldırın. Aynı anda nefes alın ve sırtınızın üst kısmındaki kasları sıkın, göğsünüzü, başınızı ve kollarınızı yerden kaldırın. Bunu yaparken başparmaklarınızı tavana doğru kaldırın. Bu pozisyonda 4 saniye kalın ve ardından başlangıç konumuna geri dönün. Bu 1 tekrardır. 10 tekrardan 2 set yapın.

KUVVET

Kas inşa eden bu istasyon çalışmasını 3 tur yapın. Tur aralarında 1 dk dinlenin. Orta ağırlıkta dambıllarla başlayın; ilk iki turda 12, son turda 10 tekrar yapmaya çalışın. Hareketleri kusursuz bir formda tamamlamaya odaklanın.

2 Tall kneeling hold curl

Dizlerinizin üzerine çökün, bacağınızın üst kısmı yere dik bir pozisyonda olsun. Dambılları alttan tutuş ile kavrayın. Ön kollarınız yere paralel bir pozisyona gelene dek ağırlıkla curl hareketini yapın. Bu başlangıç pozisyonunuz. Sol kolunuzu oynatmadan sağ kolunuzu yan tarafınıza doğru indirin. Tam bir curl hareketi tamamlayın. Kolunuzu başlangıç konumuna geri indirin. Sol kolunuzla hareketi tekrarlayın. Bu 1 tekrardır, 10 ila 12 tekrar yapın.

3 Floor JM press

Dambılları göğsünüzün üzerinde tutarak, kollarınız düz ve avuç içleriniz birbirine bakacak şekilde sırtüstü uzanın. Dambıllar doğrudan omzunuzun üzerinde ve dirseklerinizin ucu kaburganızın yanında olana dek dirseklerinizi bükün. Duraklayın ve ardından başlangıç pozisyonuna geri dönün. Bu 1 tekrardır, 10 ila 12 tekrar yapın.

4 Wall curl

10 kilogramlık 2 dambılı alttan tutuş ile kavrayarak, sırtınız duvara dayalı bir şekilde ayakta durun. Sırtınızı ve kollarınızın üst kısmını duvara dayalı tutarak dambılları göğsünüze doğru kaldırın. Curl hareketinin sonunda biceps kaslarınızı sıkın, ardından dambılları indirin. Bu 1 tekrardır, 10 tekrar yapın.

 

5 Close-grip pushup hold

Şınav pozisyonu alın, elleriniz doğrudan omuzlarınızın altında dursun. Dirseklerinizi vücudunuza yakın tutun ve göğsünüz yerden sadece 5 cm kadar yukarıda kalana dek gövdenizi indirin. Bu pozisyonda 4 saniye duraklayın, ardından başlangıç konumuna geri dönün. Bu 1 tekrar demektir. Süre dolmadan veya formunuz bozulana dek egzersizi yapabildiğiniz kadar tekrarlayın.

 

Devamı

anaslide

Asker antrenman programı

-

Askeri disiplini iliklerinize kadar hissedeceğiniz Army Boot Camp antrenmanıyla, kaslarınıza emir komutanın kimde olduğunu gösterin.

Ağırlıkları sürekli olarak aynı biçimlerde indirip kaldırmaktan sıkıldıysanız ve bununla birlikte bir de plato evresine girdiğinizi düşünüyorsanız, sizi Prime Fitness spor salonlarında taş üstünde taşın bırakılmadığı Army Boot Camp ile tanıştıralım. Yoğunluğun en üst seviyede olduğu Army Boot Camp antrenmanı, esasında grup dersi şeklinde olsa da kendi başınıza da uygulayabileceğiniz ve olumlu sonuçlar alabileceğiniz bir antrenman prensibi. Antrenmanın yüksek temposuna karşın 3-4 çalışmanın sonunda vücudunuzun bu disipline adapte olabileceğini söyleyen Prime Fitness antrenörü Onur Türksever, “Antrenmanın interval mantığında olması bir yandan kas kütlenizi artırırken, bir yandan da yağ yakmanızı sağlar. Üstelik dayanıklılığınız da ciddi oranda artar” diyor. Ancak biz en başından uyaralım: Antrenman bittiğinde kan ter içinde kalacaksınız.

TALİMATLAR Hareketleri belirtilen sırayla ve istasyon çalışması şeklinde uygulayın. Toplamda üç tur yapacağınız bu çalışmada hareketleri ilk turda 30 saniye, ikinci turda 45 ve son turda 60 saniye yapın. Hareket aralarında 10-15 saniye, tur sonlarında ise 1-2 dakika dinlenin. Bu antrenman programını kendi başınıza uygulayabileceğiniz gibi, kendi antrenman programlarınıza ek olarak da haftada 2-3 kez yapabilirsiniz. Antrenmana başlamadan önce ısınma egzersizleri yapmayı ihmal etmeyin.

01 Commando Dance and French Press

Dambılın bir ucunu her iki elinizle kavrayın. Göğsünüzü bir asker gibi dik tutarak sol ayağınızla öne doğru adım atın. Sol dizinizi 90 derece bükerek sağ dizinizin zemine temas etmesini sağlayın. Hızlı bir şekilde ayağa kalkın ve ağırlığı başınızın üzerine doğru kaldırın. Ağırlığı başınızın arkasına indirdikten sonra hareketi tekrar edin. Her turun sonunda bacaklarınızın konumunu değiştirin.

02 Thera Band Climber

Thera Band’ın uçlarını ayak bileklerinize bağlayarak sağlam bir dayanak noktasının etrafına dolayın. Ellerinizi zemine yerleştirerek şınav pozisyonu alın. Bakışlarınızı karşıda tutun. Sol dizinizi göğsünüze doğru çekin. Sol bacağınızı düzleştirdikten sonra hareketi sağ bacağınızla tekrar edin ve hareketi süre boyunca akıcı bir şekilde yapın.

03 High Knee Step Up

Önünüze 30 santimlik bir kutu yerleştirin. Ellerinizi yumruklarınız sıkılı bir şekilde göğüs hizanızda tutun. Sol ayağınız kutunun üzerine yerleştirin. Sol ayağınızla kutunun üzerine baskı uygulayarak yükselin ve aynı anda sağ dizinizi göğsünüze doğru çekin. Sağ ayağınızı zemine yerleştirerek kutunun üzerinden inin. Hareketi diğer bacağınızla tekrar edin.

04 Army Crawling

Her iki elinize de birer dambıl alarak ellerinizi ve ayaklarınızı zemine yerleştirin. Dengenizi sağlayabilmek için merkez bölgenizi sıkın. Dirseklerinizi bükün ve sağ elinizle öne doğru küçük bir adım atın. İlerleyebilmek için sağ elinizi sağ ayağınızla takip edin. Aynı hareketi sol el ve sol ayağınızla tekrarlayın. Süre boyunca bu şekilde hareket ederek ileriye doğru gidin.

05 Medicine Ball Pushup

Sol elinizi sağlık topunun üzerine yerleştirerek şınav pozisyonu alın. Dirseklerinizi bükerek göğsünüzle zemin arasında birkaç santim kalıncaya dek alçalın. Kollarınızı düzleştirin ve sağlık topunu sağınıza doğru yuvarlayın. Topu şimdi de sağ elinizle kavrayarak şınav çekin. Topu her tekrarın sonunda diğer yöne yuvarlayarak süreniz bitene kadar harekete devam edin.

06 Sit-Up Punches

Matın üzerine sırtüstü uzanın. Dizlerinizi bükerek ayaklarınızı tamamen zemine yerleştirin. Ellerinizi başınıza koyun. Karın kaslarınızı sıkarak mekik çekin. Şimdi önce sağ, sonra da sol elinizle ileriye doğru birer yumruk savurun. Kontrollü bir şekilde alçalın. Süreyi tamamlayana kadar hareketi yapmaya devam edin.

07 Army Plank

Matı yatay bir şekilde zemine yerleştirin. Ön kollarınızı matın en sol tarafına yerleştirerek plank pozisyonu alın. Sağ kolunuzu yana doğru açın. Sol kolunuzla sağ kolunuzu takip ederek matın sağına doğru ilerleyin. Matın sonuna geldiğinizde bu kez solunuza doğru ilerleyin ve süre dolana kadar matın bir ucundan diğer ucuna gidin.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com