Bizi Takip Edin

SAĞLIK

TEMİZ UYKU ÇEKMEK!

Umut Doğan Yıldız

-

 

Birçok sağlık trendi söz konusuyken olduğu gibi, hepimiz “temiz” uyku çekmenin bazı kurallarını biliyoruz ancak kısa yolları bulmayı amaçlıyor gibi görünüyoruz.

ABD’de sıkça verilen kötü şöhretli ilaçların sonucu olarak, çok güçlü uyku ilaçlarına karşı genellikle şüpheci yaklaşıyoruz. Ülkemizde uygulanan ilaç yönetmeliği daha sıkı; bireyler genellikle melatonin tabletleri ya da passiflora gibi bitkisel sakinleştiriciler almayı tercih ediyor. Türkiye’de az bilinse de yurtdışında oldukça popüler olan ancak etkisiyle ilgili bilimsel kanıtların sınırlı olduğu takviyelerden biri ise 5-HTP. Vücudun serotonin üretimini artırmasıyla
tanınan, doğal yolla oluşan bir aminoasit. Bugünlerde ülkemizde de uykuya yardımcı bir takviye olarak eczanelerde ve takviye gıda mağazalarında satılıyor. Söylenenlere göre, 5-HTP’nin yüksek dozlarının, bazı antidepresanlar gibi seçici serotonin gerialım inhibitörleriyle ilişkilendirilen etkilere yol açtığı görülüyor.

Kullanıcılar canlı rüyalar gördüklerini ve “bilinç bulanıklığı” yaşadıklarını anlatıyorlar. Bu yazı hazırlanırken, uykuyla ilgili 5-HTP almak da dâhil olmak üzere ne gerekirse yaptıklarından bahsetmeye istekli kişilerin görüşleri alındı.
31 yaşındaki öğretmen Luke, 5-HTP’nin başlangıçta sunduğu yararları savunuyordu: “Uykuya dalmama hiçbir zaman yardımı olmadı ancak uyku halinde kalmamı ve kullanmadığım zamanlara göre çok daha fazla uyumamı sağladı. Ayrıca bilinçli olduğum, sıklıkla hoş olmayan rüyalar görmeme sebep oldu. Tamamen huzurlu hissederek uyanırdım ancak pek de dinlenmiş hissetmezdim.”

Durumun netlik kazanması açısından, Luke’un tavsiye edilen üç aylık zaman diliminden daha uzun bir süre boyunca her gece bir avuç dolusu 5-HTP aldığını da söylemeliyiz. “Sekiz veya dokuz saat uyumuş olmama rağmen, ne kadar
uzun süre alırsam gün içinde o kadar bilinç bulanıklığı yaşıyordum. Kullanmayı bırakmamın tek sebebinin, yeni bir kutu ilaç siparişi vermeyi unutup durmam olduğundan eminim.”

Ne reçeteli ilaçlar ne de bitkisel takviyeler işe yaradığında uykusuzluk yüzünden zombiye dönen bizler için çözüm nedir? “Doğal bir uyku süreci sağlayan iyi bir ilaç olsaydı benim onayımı kazanırdı,” diyor Walker. “Henüz böyle bir şey yok. Ancak 2016 yılında, American College of Physicians (ACP) önemli bir tavsiyede bulundu. İnsomnia tedavisinde ilk olarak uyku haplarının değil bilişsel davranışçı terapinin (BDT) kullanılmasını önerdi.” Walker, ACP’nin, uyku haplarının aksine terapistle çalışmanın sonlandırılmasından sonra da terapinin faydalarının devam ettiğini gördüğünü ekliyor. “Uyku haplarını bırakmak sadece kötü uyku düzenine döneceğiniz anlamına gelmiyor, aynı zamanda ‘rebound insomnia’ yaşarsınız. Bu çok daha kötüdür.”

SAĞLIK

Vitaminlerle yanlış bilinenler

Umut Doğan Yıldız

-

Vücudumuzun ihtiyacı olan vitaminlerin dengeli beslenmeden alınabileceğini belirten uzmanlar, vitaminlerle ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekiyor.

 

Uzmanlara göre C vitamininin soğuk algınlığını engellediği şeklindeki bilgi gerçeği yansıtmazken; tatlı kırmızı biber en iyi C vitamini kaynağı. Uzmanlar, fazla vitamin tüketiminin vücuda zarar verdiği uyarısında bulunuyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, vücudumuz için gerekli olan vitaminlerle ilgili bilgiler verdi.

 

Vitamin kelimesinin “Vital + amin” kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Bilim insanları önce vitaminlerin, proteinlerin yapı taşları olan amino asitler olduğunu düşündüler. Bugün, sağlık için gerekli olan 13 türünü biliyoruz. Genellikle ihtiyacınız olan vitaminleri dengeli beslenmeden alabilirsiniz. Ancak bazı insanlar, özellikle belirli yiyecekleri sınırlayanlar, takviyelerden yararlanabilir” dedi.

 

Vitamin ve mineral arasında ne fark var?

Vücudun büyüme, sindirim ve sinir fonksiyonu için vitaminlere ihtiyacı olduğunu belirten Dr. Yıldırım, “Mineraller hücreleri destekliyor ve vücudunuzun farklı bölümlerinin işlerini yapmasına yardımcı oluyor. Vitaminler, A, B, C, D, E ve K harflerinin harfleri ile bilinir. Minerallerin örnekleri, kemiği oluşturan ve kan pıhtılaşmasını sağlayan kalsiyumu ve kanın oksijen taşımasına yardımcı olan demiri içerir” diye konuştu.

 

Doğru bilinen yanlışlara dikkat

Bazı vitaminlerle ilgili yanlış bilgilerin çok yaygın olduğunu ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, bunlardan birinin de “C Vitamini soğuk algınlığını engeller” şeklindeki bilgi olduğuna dikkat çekti. Yıldırım, “Araştırmacılar, 10 yıldan fazla bir süreden fazla bulguları incelediğinde, C vitamini mega dozlarının çoğu insan için soğuk algınlığını engellemediğini gördüler. Bazı çalışmalar, semptomları biraz daha hızlı aşmanıza yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor” diye konuştu.

 

Tatlı kırmızı biber, en iyi C vitamini kaynağı

En iyi C vitamini kaynağının tatlı kırmızı biber olduğunu ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Turunçgiller, C vitamininin en iyi bilinen kaynağı olabilir ancak diğer birçok meyve ve sebzede de bulunur. Çoğu yetişkinin günde 75 ila 90 miligram arasında alması gerekir. Bir yarım fincan tatlı kırmızı biber ise yaklaşık 180 cl portakal suyuyla aynı oranda C vitamini içerir” dedi.

 

B 12 vitamini enerji vermez

“B 12 vitamini enerji verir” şeklindeki bilginin de yanlış olduğunu kaydeden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Bu yanlış bir inanıştır. Yeterli B12 almak kesinlikle önemlidir. Çok azı kol ve bacaklarınızda ağrıya, kansızlığa, hafıza kaybına, baş dönmesine ve vücudunuzda karıncalanmaya neden olabilir. Fakat bunu almanın sizi daha fit yaptığını veya size daha fazla enerji verdiğine dair çok az kanıt var. Et, balık veya süt ürünlerini içeren bir diyetle yeterli miktarda B12 alabilirsiniz” uyarısında bulundu.

 

Fazla vitamin zarar verebilir

İstendiği kadar vitamin almanın vücuda hasar verebileceğine işaret eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, şunları söyledi:

“Takviyeler yeterli besin aldığınızdan emin olmanız için iyi bir yol olabilir ancak çok fazla almanız durumunda birçok vitamin ve mineral zehirli olabilir. Fazla alınan A vitamini mide bulantısı, kusma ve karaciğer hasarına neden olabilir. Çok fazla D vitamini alımı zayıflığa, kalp ritim problemlerine ve baş dönmesine neden olabilir. Vücut A, D, E, K ve demir vitaminlerini depoladığından fazlalık organlarınızda ve dokularda birikebilir ve böbreklere, karaciğere, kalbe ve beyne zarar verebilir.”

 

Bu vitaminler kemik sağlığı için önemli

Kemik sağlığının korunmasında kalsiyum, D ve K vitaminleri, potasyum ve magnezyumun önemli rol oynadığını ifade eden Dr. Yıldırım, “D vitamini ve kalsiyumun önemini hepimiz biliyoruz ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, Magnezyum, Potasyum ve K vitaminin de çok önemli olduğunu vurguluyorlar. Özellikle, eğer osteoporoz adı verilen kırılgan, incelen kemikler gibi bir riskiniz varsa doktorunuz kalsiyum ve D vitamini takviyesi önerebilir” dedi.

 

Göz sağlığınız için sebze ve meyve tüketin

Lutein, Zeaxhantin, Çinko, C ve E vitaminlerinin gözleri koruduğunu kaydeden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Özellikle 65 yaşından sonra sigara içmemek kaydıyla sebze ve meyvelerden yeterince yiyip gözlerinizi koruyabilirsiniz” dedi.

 

Hamilelikte folik asit neden önemli?

Folik asidin doğum kusurlarını, özellikle bebekte gelişebilecek beyin ve omurilikteki sorunları önlemeye yardımcı olduğunu ifade eden Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, “Hamilelik sırasında çok önemli olduğu için hamile kadınların ve bebek sahibi olmak isteyenlerin, folik asidin yeterli olduğundan emin olmak için bir ek almaları gerektiğini söylemekteyiz” dedi.

Devamı

SAĞLIK

Kemik erimesini imha edin

Umut Doğan Yıldız

-

Günümüzün baş belası kemik erimesinin önüne geçmek için bu 10 adımı uygulayın.

Günümüzde ortalama yaşam süresinin uzamasıyla dünyada nüfus yaşlanması artış gösteriyor. Bu nedenle 50 yaş üzerindeki kadınların yarısında, erkeklerin ise çeyreğinde görülen kemik erimesi yani osteoporoz, her geçen gün önemli bir sağlık sorunu haline gelmeye devam ediyor. Aynı zamanda yetersiz ve dengesiz beslenme, emilim bozuklukları, gıdaların içeriğindeki minerallerin bozulması, evden çıkmayan çocukların yeterli D vitamini alamaması gibi nedenlerle genç yaşlarda da görülebiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Aytaç Karadağ, 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü öncesinde osteoporoz ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.

 

Kemik erimesinin en önemli nedeni D vitamini eksikliği

Dünya Sağlık Örgütü, osteoporozu kemiğin kitlesinde azalma ve doku mimarisinde bozulma nedeniyle kırık riskinin arttığı bir hastalık olarak tanımlamaktadır. En önemli nedeni yetersiz güneş ışığı yani D vitamininin yeteri kadar alınamamasıdır. Aynı zamanda hareketsiz yaşam, kalsiyum, magnezyum, potasyum, C – A – B6 – B12 vitamini eksiklikleri, yetersiz çinko ve folik asit alımı, stres, insülin direnci ve artan ilaç kullanımı da kemik erimesine yol açmaktadır. Osteoporoz başlangıç evresinde herhangi bir şikayet yapmadığı için sinsi seyretmektedir. İlerledikçe kemik dokusu zayıflamakta, kırık oluşumu, omurgada çökme sonucu boy kısalığı, kamburluk ve kemik ağrısı gelişmektedir.

 

Asitli gıdalar ve stres kemiklerin düşmanı

Gıdalarla alınan asit içeriği idrarla atılmaktadır. Çok asidik gıda tüketildiğinde kemikteki kalsiyumu emerek kemik erimesine neden olmaktadır. Hazır yiyeceklerde ve gazlı meşrubatlarda fazla miktarda bulunan fosfor; gıdalarla fazla alındığında kemik erimesine yol açmaktadır. Stresli anlarda üretimi artan kortizol hormonu da kemik yıkımını artırmaktadır.

 

Beslenme alışkanlığınızı düzenleyin

Menopozdan sonra östrojen üretimi azalarak kemik erimesi hızlanmaktadır. Bu nedenle menopoz sonrası keten tohumu gibi gıdaların tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Ayrıca çalışmalarda düzenli egzersizin özellikle kalça kemiklerinde yoğunluğu artırarak kemik erimesini önlediği kanıtlanmıştır. Düşük sodyumlu, yüksek potasyumlu beslenme alışkanlığı kemik erimesine karşı koruyucudur. Magnezyum eksikliği de kemik sağlığı için oldukça önemlidir. Bu nedenle erkeklerin günde 420 mg, kadınların ise 320 mg magnezyum alması gerekmektedir. Koyu yeşil yapraklı sebze, doğal mineralli maden suları ve kuruyemişlerde bol miktarda olduğu için sağlıklı beslenen bir insanda magnezyum takviyesine gerek yoktur. Ancak aşırı alkol tüketenlerde, bağırsakta emilim bozukluğu olanlarda, kemoterapi görenlerde, yaşlılarda ve idrar söktürücü ilaç kullananlarda kan düzeyine bakılarak takviye gerekebilmektedir.

 

Osteoporoza karşı alınabilecek önlemler
İnsülin direncinin kırılması için unlu ve şekerli gıdalardan kaçının.
Bol taze sebze ve meyve tüketin. Meyve ve sebzeler; kemiğin ihtiyaç duyduğu kalsiyum, fosfor, çinko ve magnezyum gibi mineraller ile C vitamini, folik asit, K vitamini gibi vitaminleri sağlar, alkali yapıları ile kemiğin maruz kaldığı asitleri nötralize eder.
Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş rafine gıdalardan kaçının.
Ayçiçeği, mısır, soya, pamuk ve margarin gibi omega – 6 ve trans yağ asitlerinden zengin yağları beslenmenizden çıkarın. Bunların yerine zeytinyağı ve tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı gibi doğal hayvani yağları tüketin ve balık yağı (omega-3) takviyesi alın.
• Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden zengin gıdalarla beslenin.
• Fazla fosfor ve düşük magnezyum içerdiği için sütü az tüketin; süt yerine peynir, ev yapımı yoğurt tüketilebilir.
Aşırı fosfor ve şeker içerdiği için gazlı meşrubatlardan kaçının.
D vitamini düzeylerinizi yükseltmek için dengeli şekilde güneşlenin ya da D vitamini takviyesi alın.
Günde en az yarım saat hızlı yürüyüş ve 3-5 dakika kültür-fizik hareketleri yapın.
Özellikle menopoz çağındaki kadınlar zayıf östrojenik etkisi olan ve omega-3 öncülerinden zengin keten tohumu tüketmelidir.

Devamı

SAĞLIK

Sürekli gülmek ve kahkaha atmak

Umut Doğan Yıldız

-

Çalışmalar, kahkaha atmanın uzun vadeli sağlığınızı tepetaklak olmaktan koruyacağını gösteriyor. Sürekli gülmek ve kahkaha atmanın faydaları:

Sık sık gülmek

Sık sık gülmek hatırlama kabiliyetinizi koruyabilir. Stres hormonu kortizol, yüksek seviyelerde sadece kas kaybına neden olmakla kalmayıp, Loma Linda Üniversitesi’nden Dr. Gurinder Bains’in söylediği gibi, “beyinde hafızadan sorumlu alan olan hipokampüsünüze zarar verebilir”. Gülmek ise kortizol seviyesini düşürür. Ayrıca doktor, modunuzun yüksek olması için her gün biraz gülmenizi tavsiye ediyor.

Komedi filmleri iyileştiriyor

Florida International University’de yapılan bir çalışma, ameliyattan iyileşme sürecindeyken hastanede klasik komedi filmleri izletilen hastaların daha hızlı bir iyileşme gösterdiğini kaydetti. Ayrıca bu hastalar, Zor Ölüm gibi gerilim filmi izletilen hastalara kıyasla daha az ağrı kesici istedi. Bol bol gülmek ameliyattan intikam almanıza vesile olur.

Zonda olmak: gama durumunu keşfedin

2014 yılında yapılan bir çalışma, biraz kıkırdamanın beyninizi gama durumuna soktuğunu belirtti. Bilinen beş frekanstan en yükseği olan gama, sanatçılar ya da sporcular tarafından sık sık ‘zonda olmak’ ya da ‘trans hâli’ diye anılıyor. Çalışmanın yazarı Dr. Lee S. Berk, “Gama frekansı en yüksek seviyedeki bilişsel süreci temsil eder,” diyor. En iyisi, beyninizi yakmamak için bir sonraki sunumunuzda açılışı yapması için Cem Yılmaz’ı davet edin.

Modunuzu yükseltin

Karnına ağrılar girene kadar gülmek gerçek bir olgu. Bu ağrı, boşalmış ciğerlerden ve yorulmuş merkez bölgesi kaslarından kaynaklanıyor. Fakat içten bir kahkaha, antrenman öncesi gücünüzü toplamanızı sağlayabilir. Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, 15 dakika boyunca komik videolar izleyen katılımcılar acı eşiklerini yüzde 10 yükseltti. Abartılı güldürüler en iyi sonucu verirken, bunu sitcomlar ve stand-up izledi.

Samimi kahkaha

University of Maryland’de yapılan bir çalışmaya göre, günlük doz komedi kalp krizini savuşturabilir. Araştırmacılar, gülmenin stresi azalttığını ve kan akışını hızlandırdığını buldu: Her iki faktör de daha iyi bir kalp sağlığıyla ilişkilendiriliyor. Bu ay güzel bir komediye bir bilet alın ve kalbinize iyi bakın.

Devamı

Popüler