Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

Şizofreni türleri!

Umut Doğan Yıldız

-

 

Kaç tür şizofreni var, dünyadaki en ünlü şizofrenler kimler işte cevabı.

Kaç tür şizofreni var?

Her ne kadar tek bir başlık altında tanımlanan bir hastalık gibi görünse de şizofreni de kendi içinde türlere ayrılıyor:

Paranoid Şizofreni: Şizofreninin en sinsi ilerleyen türü. Paranoid şizofrenler kolay anlaşılamaz ve kendilerini de iyi gizler. Dengeli bir izlenim uyandırırlar ancak bütün sorunları içlerinde yaşarlar. Normal görünseler de yapıları paranoyaktır ve olmayan şeyleri var zannederler. Algılamada, düşünmede ve davranışlarında bozukluk bulunur. Hastalık genelde 15-20 yaş aralığında kendini gösterir. Renkli ve renksiz tablo sergilerler.

Saldırganlaşırlar. Direkt suçlar ya da savunmaya geçerler. Çevreye; etraflarındaki kişilere ve eşyalara zarar verirler. Bağırarak iletişim kurarlar, yüksek sesle ve öfkeli bir tonda konuşurlar. Olmayan sesleri duyar, kişileri yapmadıkları davranışlarla suçlarlar ve bunlara kendileri de inanırlar. Etrafındaki herkesin hatta en yakınlarının bile kendisine zarar vereceğine inanırlar. Adım adım etraflarına duydukları güveni kaybederler ve korkuya kapılırlar. Yaşadıkları evin kapısını kilitler, pencereleri hemen hiç açmazlar…

Hasta içine kapanır, kimseyle görüşmek istemez, az konuşmaya meyilli hale gelir. Kalabalık ortamlardan uzaklaşır, eve kapanmaya istekli hale gelir. Sosyal hayattan kopar. Hastalığının farkındadır ve kendini çevresinden uzaklaştırır.

Dezorganize (Hebefrenik) Şizofreni: Bozuk konuşma ve davranışlar görülür. Tepkisiz ya da uygunsuz duygulanım sergiler. Hayalleri ve halüsinasyonları vardır ama bunlar sistemli değildir. Toplumdan tamamen soyutlanabilir ya da amaçsız ve yararsız nitelikte etkinliklerde bulunur, garip düşünceleriyle kendini belli eder. Gerçekle bağlantıları zayıftır. Genellikle 25 yaş ve öncesinde son derece sinsi belirtilerle ortaya çıkar. Uyumsuz, kendilerine bakmada yetersiz, duygusal tepkileri uygunsuz; sık sık ve nedensiz olarak bağıran veya gülen kişiler daha meyillidir.

Katatonik Şizofreni: Psikolojik ya da farklı tıbbi nedenlerle ortaya çıkabilir. Hasta hiç kıpırdamadan günlerce sabit konumda kalabilir, duyduğu en sevindirici ya da en üzücü haber karşısında gözlerini bile kıpırdatmaz. İstemli davranışlarda anormallikler sergiler, örneğin konuşmaz. Bir başkasının davranışlarını devamlı taklit eder ya da basmakalıp davranışlar sergiler. İstemli taklitçilik sergiler, örneğin bir kelimeyi sürekli gereksiz yere tekrarlar. Bu, katatoni sürecidir. O dönemi atlattıktan sonra hislerini, duyduklarını anlatabilirler.

Amaçsız ve düşüncesizce anormal davranışlar sergilerler. Kimseyi umursamadan soyunabilir, tuhaf ve komik yüz ifadeleri takınabilir, sorulara tek kelimelik anlamsız cevaplar verebilirler.

Rezidüel Şizofreni: Hastanın en az bir şizofrenik nöbet geçirmesi, şizofrenik bozukluğun sürmesi ancak belirgin pozitif belirtilerin görülmemesi halinde rezidüel şizofreni tanısı konur. Hastalarda genelde duygusal tepkisizlik, toplumsal ortamdan çekilme, düşünme ve konuşmada gerileme, girişim yetersizliği ve çağrışım esnekliği gibi belirtiler gözlemlenir. Hayaller ve halüsinasyonlar belirgin değildir. Rezidüel şizofrenler kendilerine bakamazlar. Boşluk duygusu içinde bulunduklarından söz ederler ve sıkıntıdan yakınırlar. Bir işe başlar ancak sonunu getiremezler. Yaşama karşı motivasyonları zayıf hayata ilgileri eksiktir.

Şizoaffektif Bozukluk: Hasta şizofreni belirtileriyle birlikte manik/depresif ruh hali bozuklukları da gösterir. Aralıksız devam eden bir hastalık süreci içinde hayal, halüsinasyon, dezorganize düşünce ve davranış gibi belirtilerle eş zamanlı olarak manik, depresif veya manik-depresif atakla birlikte kendini gösterir. Bazı tıp çevrelerine göre şizofreni ile bipolar affektif bozukluk arasında yer alan bir ara türdür ve hem şizofreninin hem de bipolar bozukluğun özelliklerini taşır ancak ne tam şizofreni ne tam bipolar bozukluk olarak tanımlanabilir.

Dünyaca ünlü şizofrenler

Şizofreni, genellikle 17-28 yaş aralığında görüldüğü için “dünyaca ünlü şizofren” gibi bir kavramdan söz etmek de pek mümkün değil çünkü hastalığa yakalananlar, ünlü olamayacak kadar genç oluyor. Toplumda karşılaştıkları olumsuzluklar, tedavi süreci vs. derken herhangi bir alanda ünlü olmalarını sağlayan bir beceri de sergileyemiyorlar. Yine de birkaç nadir isim var. En iyi bilineni ise, yaşamı “A Beautiful Mind” filmine de konu olan dünyaca ünlü matematikçi John Forbes Nash. Pink Floyd’un efsane elemanı Syd Barrett ve Fleetwood Mac grubunun gitaristi Peter Green, Fransız oyun yazarı, oyuncu, yönetmen ve şair Antoin Artaud, Polonyalı efsane balet Vaclav Nijinski, Kanada asıllı Amerikalı yazar, Allen Ginsberg ve William S. Burroughs ile birlikte Beat Kuşağı akımının kurucusu ve bugün bile ilgiyle okunan “Yolda” (On The Road) romanının yazarı Jack Kerouac ise diğer bilinen şizofrenlere örnek verilebilir.

Continue Reading
Advertisement

ERKEK AKLI

Güzellik algısıyla dalga geçen anne

Umut Doğan Yıldız

-

Hana Erskine isimli kadın, doğumdan sonraki olumsuz yorumlara mizahi dille cevap verdi.

Hamile olduğu dönemde aldığı kilolarla birçok kişinin olumsuz yorumlarıyla karşılaşan Hana Erskine, doğumdan sonra bu olumsuz yorumlara cevap verdi.

Yeni doğum yapmış bir annenin ruh halini yansıtan ve güzellik algısıyla dalga geçen yeni anne Hana Erskine, sosyal medyada kısa sürede ünlü oldu.

Doğum sonrasında çok zor zamanlar geçirdiğini ve aldığı kiloları nasıl vereceğini kara kara düşündüğünü söyleyen Erskine, daha sonra bedenini sevdiğini ve nasıl sağlıklı hissediyorsa o şekilde yaşamaya karar verdiğini belirtiyor.

Hana Erskine, kötü yorumlara karşı ünlü mankenlerin pozlarıyla dalga geçerek bir kolaj oluşturdu.

Devamı

ERKEK AKLI

100 metre alana 27 kilo atık bıraktılar

Umut Doğan Yıldız

-

Akdeniz Koruma Derneği, Muğla Gökova Körfezi’ndeki Akçapınar sahilinde 2018 yılında, plastik, tekstil, kâğıt, odun, metal, cam, kauçuk olmak üzere toplam 27 kilo atık bırakıldığını tespit etti.



Muğla’daki Gökova KörfeziMuğla’daki Gökova Körfezi
’nin Akçapınar sahilinde yılın her mevsimi kıyıdan katı atıkları toplayarak belirli kriterlere göre gruplandırıldı. Yıl boyu en fazla toplanan atık türünü 1795 adetle pet şişeler ve poşetler oluştururken en fazla atığın toplandığı mevsimin kış olduğu ortaya çıktı.
Kış aylarında atıkların ağırlığının fazla olmasının farklı nedenleri bulunuyor. Yağışlar ve rüzgâr nedeniyle denizel atıkların ve odun gibi parçaların karaya sürüklenmesi bunlardan biri. Ayrıca yaz ve sonbahar aylarında faaliyet gösterip kıyı temizliği yapan sahildeki turizm işletmelerinin, kış aylarında aktif olmaması da bu durumu etkiliyor. En fazla pet şişenin sonbahar ayında toplanması ise; yaz ve sonbaharın ilk aylarında alanın çok fazla ziyaretçi alması ve kıyı temizlik çalışmalarının yetersiz kalmasından kaynaklanıyor.

Katı atıkların denizlerdeki dip ve yüzey akıntılarıyla ülkeler arasında taşınması, atık sorununu ulusal olmaktan çıkarıyor. Bu nedenle “Çöpe Karşı Hareket” sloganıyla Fransa, İtalya, Arnavutluk, Yunanistan’ın da aralarında olduğu on ülke ile birlikte eş zamanlı olarak bu izleme çalışması yürütülüyor. 2022 yılına kadar devam edecek olan çalışma ile Akdeniz Havzasının ortak sorunu olan katı atıkların, deniz ve kıyılardaki olumsuz etkilerinin azaltılması hedefleniyor. Bu nedenle izleme çalışmasının sonuçları ile yerel ve Akdeniz Havzası ölçeğinde eylem planları hazırlanacak.

Toplanan Atıkların Mevsime Göre Dağılımları:

Kış: 20,07 kilogram ağırlığında 404 adet atık (337 plastik/polyester, 7 tekstil,4 kâğıt, 26 odun, 26 metal, 4 cam)
İlkbahar: 4,37 kilogram ağırlığında 571 adet atık (524 plastik/polyester, 1 kauçuk, 14 tekstil, 7 kâğıt, 8 odun, 11 metal, 6 cam)
Yaz: 2,45 kilogram ağırlığında 438 adet atık (424 adet plastik/polyester, 3 kauçuk, 5 tekstil, 1 kâğıt, 1 odun, 3 metal, 1 cam)
Sonbahar: 0,626 kilogram 581 adet atık (510 plastik/polyester, 2 kauçuk, 11 tekstil, 21 kâğıt, 27 odun, 9 metal, 1 cam)

Devamı

ERKEK AKLI

QR Kod nedir, nasıl ortaya çıktı?

Umut Doğan Yıldız

-

Adını İngilizcede “Hızlı Yanıt” anlamına gelen “Quick Response” harflerinden alan QR Kod uygulamaları yaşamımızın pek çok alanında yerini almaya devam ediyor.

Nasıl ortaya çıktı?

QR Kod, Japonya’da faaliyet gösteren ve Toyota’nın bir yan kuruluşu olan Denso Wave firması tarafından, otomobil sektöründe kullanılmak amacıyla geliştirilen 2 boyutlu bir barkod sistemidir. Qr Kod; içeriği bir metin, web sitesi adresi, video link dâhil herhangi bir veriyi, okuyucu bir yazılım ile herhangi bir cep telefonu ile ilgili ürün veya servis sayfasının açılmasını sağlıyor.

QR kodun en temel özelliği bilginin akışını hızlandırmasıdır. Bir gazete ilanında, bir alışveriş merkezinde, bir mağazada ya da yolda yürürken dikkatinizi çeken bir ilan, bilgilendirme yazısı, web sitesi linki veya iletişim bilgisini not etmek veya aklınızda tutmak yerine akıllı telefonunuza yükleyeceğiniz basit bir uygulama ve kamerası sayesinde bu bilgiye hemen ulaşabilir, kayıt altına alabilir ve dilediğiniz zaman kullanabilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında QR kod dijital dünyadaki bilgi paylaşımını hızlandırmanın en etkin görsel unsurlarından biri olarak kabul edilebilir.

Kullanım alanları nelerdir?

QR kod ile sınırlı alanlarda sınırsız bilgi, mesaj, video ve her türlü içerik aktarımı sağlanabilir. Ayrıca, akıllı telefonunuz ile dışarıya çıktığınızda cüzdanınız olmadan QR Kod sayesinde tüm ödemelerinizi yapabilirsiniz. Sağlık sektöründe ise ilaç ve hasta takibi amacıyla kullanılmaktadır. Bu uygulama sayesinde tüm ilaç bilgilerine ilaç kutularının üzerindeki QR kod ile ulaşabilmek mümkün olmaktadır. Piyasadan kaldırılan ilaçların, üretimi ya da alımı durdurulan ve piyasadan toplatılan ilaçların, son kullanma tarihi geçmiş olan ilaçların bilgilerine de erişilebiliyor böylece sahte ve kaçak ilaç üreticilerine karşı da önlem alınmış oluyor. Amerikan Kanser Derneği’nin de kullandığı yöntemlerden biri olan QR kod teknolojisi, dış alanlarda verdiği reklamlarda yer alan QR kodlar sayesinde mobil sitesine pek çok kullanıcı sağlıyor. Mobil uygulamayı yükleyen kullanıcılara kontrol günleri ve saatleri düzenli olarak hatırlatılıyor, hatta bu mobil uygulama üzerinden yapacakları sosyal paylaşım ile tüm arkadaşlarından bağış toplamayı bile mümkün kılıyor.

Karekod-Barkod farkı nedir?

İlk barkod için patent, 7 Ekim 1952’de alınmıştı. Ama ilk barkodu tarayabilecek lazer teknolojisi mevcut olmadığı için, günümüzde çok iyi bilinen siyah beyaz çubuklardan ve bir dizi rakamdan oluşan barkodun Amerika’daki mağazalarda görülmeye başlaması 1974 yılını buldu. 1974’de barkodla taranan ilk ürünün Ohio’daki bir süpermarkette satılan bir paket sakız olduğunu belirtelim. Ancak siyah beyaz çubuklar hemen benimsenmemiş, örneğin bazı üreticiler estetik nedenlerle barkodları paketlerin üzerine yapıştırmayı reddetmişti.

Yatay dikdörtgen şeklinde uzun kısa çizgilerden oluşan barkod, sadece sayısal verilerin okunmasına imkân verirken QR Kod, sayısal karakterlerin yanında harf ve simgelerin saklanmasına da imkân sağlıyor. QR Kod, klasik ve tek boyutlu barkodlardan farklı olarak her iki yönde de veri depolayabilen, bu nedenle normal barkodlara göre çok daha fazla veri saklama kapasitesine sahip yeni nesil barkodlardır.

Son yıllarda yaygınlaşan QR kodun geleneksel barkodun önüne geçtiğini söylemek yanlış olur nedeni ise kodların farklı işlevleri olduğu. Barkod kullanımında; paketlenmiş bir ürünün üzerinde bulunan barkod, satış sırasındaki tarayıcıda kullanılıyor ve tüketiciden doğru para alınmasını ve stokların güncellenmesini de sağlıyor. QR kodunun başlıca amacıysa, tarama yapan kişiyi daha geniş bir multimedya ortamına taşıması oluyor. Teknolojik olarak bu iki kodlamayı birleştirmek mümkün, ama henüz buna ihtiyaç duyulmuyor.
KUTU

QR Kod Nasıl Okutulur?

Kameraya sahip akıllı bir cep telefonda barkod okumaya yardımcı bir uygulama ile bütün QR kodları okuyabilirsiniz. Nasıl mı? QR Code Reader, hızlı ve kullanımı basit karekod tarama uygulamasıdır. Android telefon veya tabletinizde ücretsiz olarak kullanabileceğiniz en başarılı karekod uygulaması olan QR Code Reader, okunması zor bulanık kare kodları bile rahatlıkla okuyabilmektedir.

-Telefonunuzdan QR Kod uygulamasını açın.

-Telefon kamerasını QR kodun üzerine getirin. QR kod uygulamanın gösterdiği köşelerin içine geldiği anda kod otomatik olarak okunacak ve sizi ilgili bağlantıya yönlendirecektir.

iPhone’da QR Kod nasıl okutulur?

Kamerayı kullanarak iPhone’daki QR kodunu taramak için önce gizli özelliklerin etkin olduğundan emin olmanız gerekiyor.

-iOS cihazınızda Ayarlar uygulamasını açın, aşağı kaydırın ve Kamera seçeneğine dokunun.

-Açık değilse QR Kod Tarama seçeneğinin yanındaki anahtarı açık konuma getirin.

-Cihazınızda Kamera uygulamasını çalıştırın.

-Şimdi akıllı telefon kameranızı birkaç saniye QR kod üzerinde tutun. Kodun kameranın vizöründe göründüğünden emin olun. Kod tarandıktan sonra, taramanın yapıldığına dair bir bildirim alacaksınız. İşlemi tamamlamak için bildirime dokunmanız yeterlidir.

Android’de QR kod nasıl okutulur?

-QR kodunu -barkodu- okutmak için Android cihazlar için geliştirilen QR kod okuyucu uygulamalarından yararlanabilirsiniz.
-Google Play Store’dan cihazınıza uyumlu ve özellikleri açısından ihtiyaçlarınızı karşılayan QR kod okuyucuyu indirin.
-Android barkod okuyucu uygulamasını çalıştırın.
-Kamera uygulaması devreye girecektir.
-Kamera lensini QR kodunu okuyabilecek şekilde konumlandırın.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com