Bizi Takip Edin

SEKS & İLİŞKİLER

SİZDEN SAKLADIĞI 6 KİRLİ SIRRI

-

 

sex-sirÜzerine gitmemeniz gerekenleri de, itiraf edeceği beyaz yalanları da anlayabilmek için…

Hem kalbini hem vücudunu sizinle paylaşıyor olabilir fakat mutlaka içinde tuttuğu sırları olacak. İtiraf etmesini mi isterdiniz? Kurcalamaya başlamadan önce sırlarının ilişkinize dair neler söylediğini iyi düşünün ve dürüstlüğün her zaman en doğru şey olduğuna sonra karar verin.

1) Cinsel geçmişi bir gizem!

Eski partnerlerinin sayısı sizinle paylaştığından az ya da çok olabilir. Neden mi? ‘Flirt Fearlessly’ (Korkusuzca Flört Et) kitabının yazarı Rachel DeAlto’ya göre “Onu yargılayacağınızdan korkabilir, muhtemelen yargılayacaksınız da!” Çok az partnerinin olduğunu söylemesi deneyimsiz olduğunu düşünmenizi sağlayabilir fakat fazlası da onu hoppa hissettirebilir. Doğru bir sayı olamaz. Bunun gizli kalması ikiniz için de doğru olacaktır, onun için boşverin. Eğer ikiniz de ilişkilerinizden mutluysanız çetele tutmak ikiniz için de iyi olmayacaktır.

2) Borç batağında!

Bu zamanda herkesin borcu var. İlişki eksperi Terri Orbuch’a göre eğer para durumunuz tamamen sizden gizliyorsa büyük ihtimalle utanıyor ve suçlu hissediyor olabilir. Para konuları boşanmaların asli sebebi olarak görünüyor. Bunun için uzun süreli ilişkilerde para meselelerinde tamamen açık olmak doğru olacaktır. “Bana açık olmalısın.” hamlesinden sonra muhabbet arasında alışveriş alışkanlıklarından ya da geçen ay faturaları geç ödediğinden bahsedebilirsiniz. Yargıladığını düşündürecek bir şey söylememeye çalışın ve ikinizin finansal olarak ne durumda olduğunuzu açıkça konuşup konuşamayacağınıza emin olun. Orbuch’un tavsiyesi beraberce sağlıklı bir finansal duruma ulaşabileceğinizi konuşmak.

3) Facebook’da eski sevgilisini takipte!

DeAlto’ya göre bir ex-sevgilinin gereğinden fazla ilgi duymak mevcut ilişkinin idamı olabilir, tabi eğer doğru nedenlere sahip değilse! “Ya eski sevgilisini unutamamış ya da mevcut ilişkinizde istediklerini bulamıyor olabilir.” Fakat bunu gergin bir şekilde ifade etmeniz yanlış olacaktır. New York’da evlilik terapisti olan Paul Hokemeyer’e göre “İlişkinizdeki sıkıntıları sormak ve bu sıkıntıların geçmiş ilişkilerden ne derece etkilendiğini anlamaya çalışmak” daha doğru olacaktır.

4) Bir vibratörü var ve çokça kullanıyor!

Tek eşli, stabil bir ilişkiniz olması bazen onun da yalnızlık istiyor olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu konuda neden mi sessiz kalıyor? DeAlto’a göre bu durum sizin duygularınızı yaralamaktan veya yatakta onu tatmin edemediğinizi hissettirmekten çekindiği için olabilir. Aslında sadece çeşitliliği veya kimi zaman sadece kendisine odaklı bir cinsel deneyimi, yani mastürbasyonu seviyor olabilir. Vibratörüyle arasındaki ilişkiyi didiklemenize çok da gerek yok. Gene de sizin önünüzde, sizinle beraber mastürbasyon yapmasını istemek sizin için de ilginç ve aydınlatıcı bir deneyim olabilir.

5) Her zaman harika görünmüyor!

Burnunu yaptırmış olabilir. Ya da belki çenesini. Senin tarafından her zaman en güzel haliyle görünmek isteyecektir. Seni mutlu etmeyi ve arzulanmayı çok istiyor olacaktır. Hokemeyer’e göre bu konuların çok üstüne gitmemek ve sizin için güzel görünmek istemesini sevgiyle karşılamak doğru hareket olacaktır. Eğer rahat hissettirmesini istiyorsanız, bir daha ki sefere yatağa makyajsız geldiğinde ona ne kadar güzel göründüğünü söyleyin. Ama makyajsız daha güzel göründüğünü değil! Bu bir ilfitat gibi görünse de kadınlar için “ne yapsam olmayacak!” hissi yaratacak bir durum olabilir.

6) Geçmişte daha iyi seksler yapmış!

Tabi ki fiziksel olarak! Hayatına girmiş bütün erkekleri alt edip etmediğinizi bilmeniz gerekmiyor ama ortada bir problem varsa onu da anlamak gerek! ‘Sexual Euphoria’ kitabının yazarı ve ilişki eksperi George Moufarrej’e göre “Bu durum kendinize sakladığınız bi hal alırsa cinsel birleşmelerinizin frekansı düşecek ve bir zaman sonra da yakınlığınız azalacaktır.” 2011 yılında Journal of Sex & Marital Therapy’
de yayınlanan bir araştırmaya göre birbirlerinin cinsel ihtiyaçlarını karşılayan çiftler bunu başaramayanlara göre %65 oranında daha mutlu olmaktalar. Bunun için ona “tatmin oluyor musun?” demektense (büyük ihtimalle hayır diyemeyecektir) nasıl daha iyi olabileceğinizi sormaya çalışın.

SEKS & İLİŞKİLER

İlişkilerde iletişim sorunları

Umut Doğan Yıldız

-

İletişim sorunları yüzünden ilişkiniz çatırdıyorsa, büyük bir kavgadan kaçınmanıza ya da bir kavgayı atlatmanıza yardım edecek yedi temel yöntemle tanışın. 

 DERLEYEN: ZEYNEP İLAYDA ZAFER

Dışardan bakıldığında ilişkiler çok basit gibi görünebilir. Bir kez çift olduğunuzda, artık yanınızda sizinle favori dizinizi izleyecek ve yatarken size sarılacak daimi biri olur. Ancak ne yazık ki gerçek bu kadar basit değil. İlişkiler çaba ister. Herhangi bir ilişki terapisti, size başarılı ve sağlıklı bir ilişkiye sahip olabilmenin sırrının yüzde 90 iletişimle ilgili olduğunu söyleyecektir.

Peki, özellikle de partnerinize nasıl hissettiğinizi anlatmaya çalışırken (onunla ilgili, ofisteki korkunç gününüzle ilgili, antrenmanda karşılaştığınız zorluklarla ilgili…) etkili bir şekilde iletişim kurmayı öğrenmemişseniz ne olur?

İletişim kur(a)madığınızda genellikle başınıza gelen, patlayıcı kavgalardır. Lisanslı danışman ve terapist Monte Drenner, “Birçok (natrans) erkek partnerinin duygularını onaylamanın önemini anlamıyor ve bu yüzden tartışmalar kısa sürede kolayca alevlenebiliyor,” diyor. Büyük bir kavga da iletişim becerilerinizin daha da kötüleşmesi demektir çünkü kim öfkeden köpürürken duyguları hakkında konuşabilir ki?

Bu büyük kavgalardan uzak durmak ya da yakın zamanda yaşanan bir tartışmanın yaralarını sarmak için nasıl iletişim kuracağınızı bilmek çok önemli. Tabii ki partnerinizle olan iletişim şeklinizi değiştirmek kolay olmayacak ve zaman alacak. Fakat bu yedi ipucuyla ilk adımları siz atabilirsiniz.

Tuhaflığı kabullenin

Birçok insan (özellikle de erkekler) duyguları hakkında doğrudan ve açık bir şekilde nasıl konuşacağını bilmiyor ve bu da iletişim kurmayı biraz tuhaf ve tatsız bir hale getiriyor. Örneğin birine onu öpüp öpemeyeceğimizi sormak bize tuhaf geliyor. Fakat onay almak konusundaki son görüşler, doğrudan iletişim kurmanın (gerçekten de “Seni öpebilir miyim?” diye sormak gibi) en iyi iletişim şekli olduğunu gösteriyor. Bu, ister birinin onayını alıyor olun ister neden kötü hissettiğinizi açıklıyor olun, herhangi bir konuşma için geçerli.

Şüpheye düştüğünüzde, sürekli iletişim halinde olun

Partnerinizle ne kadarını paylaşmanız gerektiğinden emin değilseniz, her şeyi paylaşacağınız varsayımıyla yola çıkın. Evlilik ve aile terapisti Paul Hokemeyer, “Çalıştığım birçok erkek kendini açmaktansa bundan geri durmayı ve açık açık iletişim kurmak yerine telepatiyi tercih ediyor,” diyor. “Bu yüzden ben de onları özellikle söylenmesine gerek duymadıkları şeyleri söylemeleri ve deneyimleriyle duygularını sürekli anlatmaları konusunda teşvik ediyorum.”

Gergin bir anda geri adım atın

Öfke ve iletişim bir arada gitmiyor. Partnerinizi incittiğiniz anları tekrar düşünün, muhtemelen öfkeliydiniz. “Sevdiğimiz kişiyle kavga ederken merkezi sinir sistemimizin en basit ve ilkel kısmı tarafından kontrol ediliriz,” diyor Hokemeyer. Bu yüzden de problemi çözmek yerine karşımızdakini kötü hissettireceğini bildiğimiz ne varsa söylemeye eğilimliyiz. “Bu çok yıkıcı bir dinamik.”

Bu zarar veren döngüden kaçınmak için, Hokemeyer, kavganın yoğunluğundan bir adım geriye çekilmenizi öneriyor. Oradan uzaklaşın ve hem kendinize hem de partnerinize sakinleşmek için zaman tanıyın. “Şu an bunları tartışmak için pek de iyi hissetmiyorum. Yürüyüşe çıkıp kafamı toplayacağım,” diyebilirsiniz. Nabzınızın düzelmesi, zihninizin yatışması ve kendinizi ifade etmenin daha iyi bir yolunu bulabilmek için ideal olan, kavga ortamından en azından yarım saatliğine uzaklaşmaktır, diyor cinsel terapist Rosara Torrisi.

Hokemeyer, partneriniz uzaklaşmanıza izin vermiyorsa, cevap vermeden önce kafanızda iki kez 50’ye kadar sayın diye tavsiye ediyor. “Burada amaç mantığın devreye girmesine izin vermek ve tepkilerinizin ilkel seviyeden beyninizin daha üst, size durumu çözmeniz için akıllıca taktik veren kısımlarına yükseltmektir.”

Her şeyi düzeltmeye çalışmayın

İletişim kurarken erkeklerin yaptığı en büyük hata, aslında var olmayabilecek bir problemi çözmeye çalışmaktır, diyor Drenner. “Çoğu zaman sevdiğimiz kişi sadece yaşadığı bir zorluğu anlatıyordur ya da bir şeylerden şikâyet ediyordur. Yani ortada her zaman gerçek anlamda bir soruna çözüm aranması gibi bir durum olmuyor.” Karşınızdakine yaslanacak bir omuz yerine bir çözüm sunduğunuz zaman onu hayal kırıklığına uğratabilirsiniz çünkü aradığı şey düzeltilmek değil onu dinleyen birinin olmasıdır. Drenner, “Sizden özellikle istenmedikçe bir şeyi düzeltmeye çalışmayın,” diye öğütlüyor.

Sadece konuşmayın; dinleyin

Çiftler tartıştığı zaman bunun nedeni genellikle partnerlerin birbirini gerçekten dinlememesi oluyor. Kendi argümanınızı kanıtlamaya o kadar odaklanıyorsunuz ki, karşınızdakinin argümanını dinlemiyorsunuz bile. Partnerinizin dediklerine katılmıyor olsanız da onu dinlemek ve bakış açısını anlamaya çalışmak önemlidir. Drenner, “Anlaşılmaktan çok anlamak için çaba gösterin,” diyor. “Sizin bakış açınızı anlamaya çalışan bir insanla tartışmak zordur.” Eğer gerçekten haklı olduğunuzu düşünüyorsanız, karşı tarafın argümanını dinleyerek onları daha kolay çürütecek karşı argümanlar oluşturabilirsiniz.

Kırılgan olmaktan çekinmeyin

“Erkekler kültürel olarak hissetmekten ziyade düşünmek üzerine şekillendirilmiştir,” diyor Hokemeyer. Onlara küçüklükten itibaren duygularını göstermenin zayıflık olduğu öğretiliyor ve zayıf olmak istenmeyen bir özelliğe dönüşüyor. Ancak partnerinizle gerçekten iyi bir iletişim kurmak istiyorsanız, duygularınızı onlarla paylaşmayı öğrenmelisiniz. Hokemeyer, “İletişim, özellikle de yakın ilişkilerdeki iletişim, rahatsız edici ve kontrol edilemeyen duyguları uyandıran bir kırılganlığı gerektirir,” diyor.

Aslına bakılırsa, mantıklı ve dürüst bir şekilde duygularınızdan bahsedebilmek, duygusuz bir robota dönüşmekten daha çekicidir. “Kadınlar duygusal kırılganlığı bir güç olarak görür,” diyor Drenner. Zayıf tarafınızı birine göstermek korkutucu olabilir ancak bu, sağlıklı ve uzun ömürlü bir ilişkinin olmazsa olmazıdır.

Yardım isteyin

Bir ilişki içindeyken iletişim kurmayı öğrenmenin harika yanlarından biri de yalnız olmadığınızı bilmektir. Belki partneriniz iletişim konusunda uzmandır, belki de o da sizinle beraber öğreniyordur. İki şekilde de, partneriniz size yardımcı olmaya açık olmalı. Bu, siz öğrenene kadar sabırla beklemek anlamına gelse de… Hokemeyer, “Partnerinizden, yaptığınız yanlışlar ve mükemmel olmayan davranışlarınız için sizi eleştirmek ya da ayıplamak yerine sabırlı olmasını ve sizi desteklemesini isteyebilirsiniz,” diyor. Açık, doğrudan ve duygusal olarak iletişim kurabilmek bir süreçtir ve bu sürece işe başlar başlamaz mükemmel olamayacağınızı bilmek de dâhildir. Bu size denemeyi bırakmanız için bir bahane sunmamalı ancak partnerinizin size bir alan sunmasını sağlamalıdır.

Devamı

SEKS & İLİŞKİLER

İyi öpüşmenin sırrı

Umut Doğan Yıldız

-

Bu, ellerinizi ya da dudaklarınızı nereye koyduğunuzla ilgili değil. İyi öpüşmenin sırrını açıklıyoruz.

DERLEYEN: ZEYNEP İLAYDA ZAFER

zorlandım. Fakat bir kez hatırlayınca, bir daha aklımdan çıkaramadım: Kafasını bir aşağı bir yukarı oynatarak bardaktan su içen kuş oyuncakları gibiydi. Ondan çok hoşlanıyordum ve onu öpmek için sabırsızlanıyordum fakat büyük bir hayal kırıklığına uğradım. O su içen kuştu ve kuru, mekanik bir ritimle dudaklarımı gagalıyordu. Bir ay kadar bir süre rahatlayacağını ve durumun değişeceğini umarak onunla görüşmeye devam ettim ancak hiçbir şey değişmedi. En sonunda yollarımızı ayırmaya karar verdik.

Geçtiğimiz aylarda yine su içen kuşları düşünüyordum, ancak bu sefer su içen kuş partnerim değildi; bendim. Ona karşı pek bir şey hissetmediğim fakat çekici ve sevimli bulduğum biriyle üçüncü randevumuza çıkmıştık. Onu o kadar mekanik bir şekilde öpüyordum ki ben bile sıkılmıştım. Bu yüzden geri çekilip birdenbire, “Yarın erkenden bir toplantım var,” dediğinde pek şaşırmadım. (Kendisi işsizdi.)

Öpüşmek de nefes almak gibidir: Çok fazla düşünürseniz doğal bir şekilde yapamamaya başlarsınız.

Bu olay sonuncu vaka değildi. Bundan birkaç ay sonra da hala daha kötü öpüşen biriydim. Biriyle harika bir randevuya çıkıyor, fakat gece apartmanımın önünde birbirimize doğru yaklaşırken nedense kaskatı kesiliyordum. Orada dikilip ellerim omuzlarında, kafamı lise yıllarımdaki becerilerim ve umursamazlığımla hareket ettiriyordum. Öpüşme sesleri dikkatimi dağıtıyordu ve bence romantik kariyerim sona ermişti.

Berbat öpüştüğünüzü düşünmüyor olsanız bile, muhtemelen öpücük kariyerinizde kendinizden şüphe ettiğiniz anlar olmuştur. Kadın arkadaşlarımdan biri uzun süreli bir bekârlığın ardından çok yakışıklı biriyle bir ilişki yaşama şansı buldu ve bize resmen nasıl öpüşeceğini unuttuğunu söyledi. Bir ilişkiden soğuma sebepleri söz konusu olduğunda, kötü öpüşmeye kıyasla kötü sevişmeden daha sık bahsediyoruz. Fakat bana göre kötü sevişme daha telafi edilebilir bir durum. Kötü bir sevişmede, partnerinizin yaptığı şeyleri onun şahsını eleştiriyormuş gibi görünmeden eleştirebilirsiniz. Sevişmek konusunda geri bildirim almaya da alışkınız. Yatakta biri bize ne yapmamızı istediğini söylediğinde bunu seksi buluyoruz. Fakat öpüşmek daha farklı. Öpüşmek tutkuyla yönetilir, teknikle değil ve tutku üzerine yorum yapmak daha zordur. Bir öpüşmeden haz almadığınızı düşündüğünüzde, genellikle öpüştüğünüz kişiyle kimyanızın tutmadığını düşünürsünüz. Anlamam vakit aldı, ancak kötü öpüşmeye başlamamın sebebi stresti; endişeliydim ve biriyle kimyamın uyuşması ihtimaline tamamen yabancılaşmıştım. Bir gün, biraz sakinleşmişken çekici bulduğum biriyle öpüştüm ve düzeldiğimi hissettim. Ancak bundan önce bir öpüşmeyi neyin iyi ya da kötü kıldığı üzerine kafa patlatacak bol bol vaktim oldu.

İyi bir öpüşme, iki tarafın da öz farkındalık hissetmediği bir öpüşmedir.

Bir arkadaşımın da dediği gibi, “İyi bir öpüşme, özellikle ilk aşamalarda iki taraf da bunu pek ciddiye almıyorsa gerçekleşir. Tam ortasında durup birbirinize gülümsemek ise harikadır.” İdeal olan, partnerinize duyduğunuz tutkunun teknik konulardaki endişenize üstün gelmesidir. Yine de temel öpüşme taktiklerini aklınızdan çıkarmamakta fayda var: “Partneriniz hiçbir koşulda diliniz yüzünden boğuluyormuş gibi hissetmemeli,” diyor başka bir arkadaşım. “Ayrıca herkesin tükürüğü kendine, eğer sonrasında ağzınızı silmek zorunda kalıyorsanız, o berbat bir öpüşmedir.” Ancak ikiniz de bunları çok fazla düşünmüyorsanız, taktikler kendiliğinden gelişecektir. Ellerinizi nereye koymanız gerektiği konusunda bocalamayacaksınız. (Ben şahsen bir elin saçlarımın arasında olmasını, bir elin de belimde olmasını seviyorum.) Öpüşmek de nefes almak gibidir: Çok fazla düşünürseniz doğal bir şekilde yapamamaya başlarsınız ve kendinizi kötü hissedersiniz. Öptüğünüz kişinin en çekici özelliğine odaklanmanız zihinsel olarak yardımcı olacaktır. Öpüştüğüm erkeğin biceps kaslarını düşünürsem, gözlerinin açık olup olmadığını kontrol etmek için gözlerimi açıp açmamam gerektiği konusunda stres yaşamam ya da tuhaf nefes seslerimi duyup burnumdaki etin farkına varıp varmadığı konusunda endişelenmek zorunda kalmam. Eğer tek başına çekici bir özellik düşünemiyorsanız, en iyisi vazgeçin.

Gerçek ustalık karşınızdakini rahat hissettirebilmektir.

İzin almak önemli. Uzun bir süre boyunca, karşımdaki kişinin beni öpüp öpemeyeceğini sorduğunda doğallığı ve romantizmi mahvettiğini düşündüm. Ancak son yıllarda bu eylem üstünde söz sahibi olmak oldukça hoşuma gitmeye başladı. Beni ilgilendiren her şey konusunda söz sahibi olmak da… Geçen sene Tinder’dan tanıştığım biriyle randevuya çıkmıştım. Bir saatin sonunda beni öpüp öpemeyeceğini sordu. Hayır dedim çünkü onu yeterince inceleme fırsatı bulamamıştım ve herkesin içinde sarmaş dolaş olma fikrinden hoşlanmadım. Sorduğu için de çok memnun oldum çünkü birdenbire dudaklarıma yapışsaydı çok sinirlenebilirdim. Negatif cevabıma karşın alınmış görünmedi ve tatlı bir şekilde ortamdaki gerginliği dağıtmak için, “Peki, seni öpüp öpemeyeceğimi sana sonra tekrar sorabilir miyim?” diye sordu. Bu durum biraz komik görünse de o an hiç de klişe değildi. İzin istemek seksidir.

İzin istemek ve izin vermenin de ötesinde, birinin kendine bu konuda güvenmesini sağlamak oldukça basit: Onlara iyi öpüştüklerini söyleyin.

Aranızda hiçbir çekimin olmadığı, içinden çıkılmayacak bir şekilde endişeye kapılmış ya da doğuştan gelen bir yeteneksizlikle gerçekten kötü öpüşen yüzde 0.0003 insandan biriyle öpüşmüyorsanız, onaylamak durumu düzeltecektir. Gerçekten berbat olsalar bile hoşlandığınız birinden vazgeçmeden önce ona bu küçük yalanı söyleyin. Derin bir nefes alın ve “Vay be, gerçekten de iyi öpüşüyorsun,” deyin. Evet, kötü öpüşmeye devam edebilirler. Fakat daha iyi ihtimalle rahatlayacaklar ve siz de harika bir öpücüğün tadını çıkaracaksınız.

Devamı

SEKS & İLİŞKİLER

Erken Boşalma nasıl tedavi edilir?

Umut Doğan Yıldız

-

Erken boşalma sorunu nedir, nasıl tedavi edilir. İşte tüm ayrıntılar.

Hayatının bir döneminde, her üç kişiden birinin herhangi bir cinsel sorun yaşadığını belirten Psikiyatrist Dr. Aslı Funda Kalkay, erkeklerde en sık görülen cinsel sorunun erken boşalma olduğunu, her 10 erkekten iki ila üçünde görülebildiğini ifade etti.

Erken boşalma, kişinin boşalma (ejakülasyon) refleksi üzerinde bilinçli olarak kontrolünü sağlayamaması, başka bir deyişle, erkeğin boşalmasını (orgazmı) denetleyememesi, istediği kadar erteleyememesidir.

Erkek, orgazma yaklaştıkça genital anestezi olarak tanımlanabilecek bir durum yaşar; aşırı derecede uyarıldığında, genellikle cinsel duyumlarına yönelik algısı yoktur ya da oldukça azdır. İlk cinsel birleşme deneyiminde, kişinin öncesinde kıyaslama yapacağı bir durum olmadığından genelde kontrol edilip edilemeyeceği ile ilgili bir farkındalığı da yoktur. İlerleyen deneyimlerinde, boşalma kontrolü kazandıktan sonra, daha önceden yaşamadıkları hazzı ve doyumu yaşadıklarını ifade ederler.

Önceleri, iki tip erken boşalma tanımlanmıştır. A tipi sık görülen, cinsel dürtüsü yüksek, uyarılma (ereksiyon) sorunu olmayan, hiçbir zaman boşalma kontrolü iyi olmamış genç yaş grubu ve B tipi ileriki yaşlarda ortaya çıkan, uyarılma bozukluğuyla ilişkili, öncesinde boşalma kontrolünün iyi sağlandığı dönemden sonra görülen gruptur. İkinci gruptaki durum artık sertleşme bozukluğu (erektil disfonksiyon) olarak değerlendirilmektedir.

Erken boşalma nedenleri

Cinsel deneyim eksikliği, boşalma ile ilgili mitler (doğru sanılan yanlış bilgiler), erken boşalmayı özendiren paralı cinsel ilişkiler gibi faktörler, erken boşalma nedenleridir. Erken boşalma sadece erkeği değil, partnerini de etkiler ve bu, erkekte sertleşme bozukluğu ve cinsel isteksizlik, kadında ise orgazm bozukluğu ve cinsel isteksizlik gibi ikincil bir cinsel işlev bozukluğuna neden olabilmektedir. Cinsel hayatın olumsuz etkileri, öngörülebileceği şekilde çiftler arası ilişki sürecine de yansımakta ve çatışmalara, ayrılıklara neden olabilmektedir.

Geciktirici sprey, krem, geciktirici etkili prezervatif, alkol veya antidepresan gibi ilaçlar kullanılarak boşalma süresini uzatma çabaları erken boşalma yaşayan erkeklerde sık görülür. Bu sayılan yöntemler cinsel hazzı azalttığı gibi, kesin ve kalıcı tedavi de sağlamaz. Bu sorunun tek, kesin ve kalıcı tedavisi, bu konuda eğitim almış terapistler tarafından yapılan cinsel terapiler ile boşalma kontrolünün öğrenilmesidir. Kişi bir kez boşalma kontrolünü öğrendiğinde, sorun kalıcı şekilde ortadan kalkmaktadır.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com