Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

ŞİFRE KONUSUNDA BU HATALARA DÜŞMEYİN

Avatar

-

 

Şu “qwerty1234” çılgınlığını bir kenara bırakabilir miyiz?

teknoloji-sifre

37 ayrı hesap için 37 ayrı şifre belirleyip, hepsini aklında tutmayı kimse istemez.

Bu yüzden de insanlar genellikle bir şifre belirleyip, birçok sitede aynı şifreyi kullanıyorlar. Tehlikeler de burada başlıyor. Çünkü şifreniz bir kere ele geçirildiği zaman, hackerlar birçok hesabı zincirleme şekilde çalabiliyorlar.

Hackerlar’a geçit vermemek için şifre belirleme konusunda neler yapılabilir? Yapılabilecek ilk şey, genel bazı hatalardan uzak durmak.

Siz de bu 5 hatadan uzak durun, şifrenizi garanti altına alıp kötü niyetli insanlara geçit vermeyin.

Yaygın kullanılan bir şifre kullanmak

Güvenlik şirketi SplashData, her yıl Amerika ve Avrupa’dan şifre toplayarak en sık kullanılan kodları inceliyor.

5 yıl üst üste şampiyon olan şifre ne olabilir?

Hemen söyleyelim: “123456”.

İkinci sırada hangi şifre geliyor dersiniz?

Tahmin etmek zor değil: “Qwerty”.

İşin ehli hackerlar, en sık kullanılan şifreleri (tabii ki birçok kombinasyonları ile birlikte) otomatik giren programlar kullanarak hesabınızı çalmaya çalışıyorlar.

Peki sağlam bir şifre nasıl oluşturulabilir?

En güvenli şifre, 15 karakterden oluşan ve içerisinde semboller, rakamlar ve harfler barındıran olarak tanımlanıyor. Şifre olarak bir cümle seçebilirsiniz. Sadece sizin hatırlayabileceğiniz, rastgele bir şifre olsun. Aralarda büyük harfler de kullanın. Sonuna da bir sembol ekleyin.

Tahmin edilebilir bir şifre kullanmak

LastPass tarafından yapılan bir ankete göre, insanların yarısı şifre olarak soyadlarını kullanıyor. Doğum tarihi, önemli tarihler ya da evcil hayvan isimlerinin şifre olarak kullanılması da oldukça sık rastlanan bir durum.

Fakat bu bilgilere ulaşmak, hackerlar için hiç de zor değil. Eğer hala paticik1234 şifresini kullanıyorsanız, vazgeçin.

Şifreniz başka bir yerde yazılı

Şifrenizi, bilgisayarınızda oluşturduğunuz bir word dosyasında saklamak mı? Daha kötüsünü söyleyelim: Şifrenizi kendinize mail atmak mı?

Mail kutunuzda ya da cihazınızda şifrenizi bulundurmak, oldukça kötü bir fikir. Unutkanlıkla başınız dertteyse, şifrenizi küçük bir kağıda yazın ve evinizin bir yerinde saklayın. Siber suçlular yatak odanıza pek sık uğramazlar.

Sürekli şifre değiştirmek

Araştırmalar gösteriyor ki, sık şifre değiştiren insanlar genellikle zayıf şifreler belirleme eğiliminde oluyorlar. Sağlam bir şifre belirleyip yola onunla devam etmek daha mantıklı.

Güvenlik sorusu kısmını önemsememek

Dünyadaki en karmaşık şifreyi yaratmış olabilirsiniz. Fakat güvenlik sorusunun yanıtı annenizin kızlık soyadı ise tüm emekleriniz boşa gitmiş demektir. Hackerlar için kolay lokmasınız.

İşe biraz yaratıcılık katın. Sorulan sorulara uydurma yanıtlar hazırlayın. Uydurma yanıtları unutmamak için, kağıda yazıp saklama yönteminden faydalanabilirsiniz.

 

Continue Reading
Advertisement

ERKEK AKLI

Geri dönüştürülmüş plastikten ReBotl spor ayakkabı!

Umut Doğan Yıldız

-

Çevreye duyarlı Timberland ReBotl spor ayakkabı koleksiyonu yaz aylarınıza eşlik ediyor. Petlerin geri dönüştürülmesiyle oluşturulan RPET örme teknolojisine sahip, hafif taban ve nefes alabilen üst yüzeyiyle ReBotl modelleri Timberland’in sürdürülebilir üretim bilincinin bir simgesi.  

2019 İlkbahar – Yaz sezonunda Timberland’de hem ikonik hem de yenilikçi ürünler var. Farklı stillerin temsilcisi yenilikçi ve renkli sneaker modellerinden bir tanesi de Rebotl serisi. Timberland ReBotl spor ayakkabı koleksiyonundaki tüm modeller geri  dönüştürülmüş plastik şişelerden oluşan, hafif taban ve nefes alabilen örme teknolojisine sahip.    

Plastik şişeler toplanıp, geri dönüştürülüp RPET  adı verilen ipliğe çevrilerek  Timberland koleksiyonlarındaki pek çok üründe kullanılıyor.

PET plastik şişeler toplanıp ufak parçalara ayrıldıktan sonra her türlü üründe kullanılabilen materyale dönüştürülüyor. RPET (recyled polyethylene terephthalate) adı verilen ipliğe çevrilerek ayakkabı, dış giyim, çanta ve diğer pek çok  koleksiyondaki üründe kullanılıyor. Rebotl serisi rahatlık ya da stilden ödün vermeyen, konvensiyonel polyestere eşit ve hatta daha sağlam bir materyalden oluşuyor.

Halihazırda Timberland ayakkabı koleksiyonlarının %69’u mutlaka belirli oranda geri dönüştürülmüş, organik veya yenilenebilir (ROR) içeriğe sahip bileşenlerden oluşuyor (üst kısımlar, astar gibi). 2020 yılına tüm yeni ayakkabı stillerinin ROR malzemelerini içermesi  ve %100’e ulaşması hedefleniyor.   Tüm Timberland sneaker modelleri gibi tüm gün rahatlık sunan vadeden Rebotl serisinin Oxford, Chukka ve bilekli modellerde açık gri, antrasit, turuncu ve haki renk seçenekleri mevcut.

Mağazalarda ve anlaşmalı e-ticaret sitelerinde yerini alan Timberland Rebotl koleksiyonu 599TL fiyatlarla satışa sunuluyor.

Devamı

ERKEK AKLI

Kadınlar neden ağlar?

Umut Doğan Yıldız

-

Muhtemelen durum sandığınız gibi değil ve vereceğiniz tepki durumu daha da kötüleştiriyor olabilir. Yapmanız gerekenleri öğrenmek için sözlerimize kulak verin.

YAZI: LAUREN LARSON

YAKIN BİR ZAMANDA oldukça acıklı bir film olan Düşler Diyarı’nı yeniden izledim. Filmin en duygusal sahnelerinden birinde, baba son nefesini verirken kızına, “Ağlamak yok,” diyordu. Filmi benimle beraber izleyen arkadaşlarımdan biri ağlarken adeta böğürdü. Resmen iki gözü iki çeşme ağlıyordu. Arkadaşımın ağlaması zincirleme bir etki yarattı ve odada bulunan tüm kadınlar ağlamaya başladı. Kim Jong Il öldükten sonra dizlerinin üzerine çökerek merhum liderlerinin arkasından iç çeken Kuzey Korelilerin görüntülerini izlemiştim. Bunun yanında o hiçbir şeydi. Kadınlar kendilerinden geçmişti. Erkekler ise sessiz bir şekilde oturuyordu.

İnsanların ağlamaktan taktiksel bir şeymiş gibi bahsetmelerine her seferinde şaşırıyorum. Keşke gerçekten ağlamak da manipülasyon aletleri çantamın içindeki pasif agresiflik ve seksi iç çamaşırlarımın yanında duran ve istediğim zaman kullanabildiğim başka bir alet olsaydı. Belki de gerçekten oralarda bir yerlerde bir tartışma veya anlaşma sırasında, “Ağlarsam istediğimi elde edebilirim,” diye düşünen yetişkin kadınlar vardır. Ancak ben bu kadınlardan hiçbirini tanımıyorum ve gözyaşlarının bir “strateji” olduğunu düşünen biri, beni ağlarken hiç görmemiş demektir: Yüzüm kıpkırmızı olur ve dört ila altı saat arası o şekilde kalır. Küçük, şeytani titremelerle kadın atalarımın bütün dertlerini taşıyan uzun iç çekişler arasında gider gelirim. Sümüklü olmak kaçınılmazdır. Anlaşılır bir konuşma ise imkânsız. Benim gözyaşlarım, inip kalkan göğsümün üzerine titreyerek düşmeden önce gözlerimden kıvrılarak dökülen ince bir nehir gibi görünen Hollywood gözyaşları değil. Benim ağlayışımın sempati uyandıran hiçbir yanı yok. Benim ve bu konu hakkında konuştuğum her bir kadın için ağlamak, yalnızca olan bir şey. Üstelik uygun şartlar altında (duygusal bir film izlerken sizinle beraber ağlayan arkadaşlarınız olduğunda) ağlamak sizi gerçekten iyi hissettirir.

Gözyaşlarımı tutmak zorunda olduğumu düşünmüyorum. Liseden beri, iş hayatında tecrübe sahibi olmuş kadınlar bana asla ağlamamam gerektiğini söylüyor. Anladığım kadarıyla, eğer erkekler gözyaşlarını bir manipülasyon aracı olarak görmüyorlarsa, bir zayıflık göstergesi olarak görüyorlar. Yazar Rebecca Traister da buna benzer bir durumdan bahsediyor. Kadın bir iş arkadaşının ofiste gözyaşlarına boğulduktan sonra, “Sinirli olduğunuzu bir türlü anlamıyorlar,” dediğini hatırlıyor. “Üzgün olduğunuzu düşünüyorlar ve sizi alt ettikleri için mutlu oluyorlar.” Daha önce birçok erkeğin önünde ağlamış biri olarak – ofiste, randevuda, yatakta – artık buna inanmıyorum. Bence erkekler artık bir kadının öfkeden mi, hayal kırıklığından mı ya da birden bire her şeyin ölümlü olduğunu fark etmesinden mi ağladığını anlayabiliyor. Asıl sinir bozucu olan şey ise bu gözyaşlarına verdikleri çalışılmış tepkiler.

Bana göre, bir erkeğin ağlayan bir kadına söyleyebileceği en kötü şey, “Şşşşşşşşşş.” Bir keresinde şşşşşş-layan bir erkek arkadaşım vardı. Bir tartışma sırasında ağlamaya başlarsam beni o salak erkeksi kollarıyla sarar, salak erkeksi göğsüne bastırır ve tüm atmosferi şşşşşşş-layarak mahvederdi. Ben de ağlamayı keserdim. Fakat ağlamayı yatıştığım için kesmezdim. Dururdum çünkü susturulma ve çocuk gibi davranılmaya karşı hissettiğim nefret ateşi tüm gözyaşlarımı kuruturdu. Ağlayan yetişkinleri teselli etmek için kullandığımız kelimelerin çoğu, ağlayan çocukları teselli etmek için kullandığımız kelimelerle aynı. Ağlarken, annemden “geçti, geçti,” lafını duymak hoşuma gitse de –çünkü o benim annem ve beni teselli ettiğini bilmek onun hoşuna gidiyor – bunu bir arkadaşımdan duymak beni sinir ediyor. Özellikle o kişi erkekse buna daha da sinir oluyorum çünkü beni eşiti olarak görüp görmediğinden bile emin olamıyorum.

Ağlamaya verilebilecek doğru tepki nerede olduğunuza ve gözyaşlarının sebebine bağlıdır. Üzgün gözyaşları en kolayıdır. Eğer biri öldüğü için (gerçekte ya da tv’de), istediğim işi alamadığım için ya da terk edildiğim için ağlıyorsam, uzun bir sarılma iyi gelecektir. Yapabileceğiniz en iyi şey kaslı kollarınızı ve göğsünüzü bana açarak dünyanın geri kalanından korunabileceğim ve içinde rahatça ağlayabileceğim bir koza sunmaktır. Yaptığınız göğüs antrenmanları aslında böyle zamanlar için.

Öfke gözyaşları daha zorludur. Kızgınsam – birine ya da genel olarak dünyaya- yatıştırıcı sözler ya da acıma istemem. Hele ki tavsiye hiç istemem. Sadece gözyaşları içinde beni neyin sinirlendirdiğini anlatmak isterim. Bir keresinde bir erkeğin başka bir erkek karşısında ağladığını görme şerefine nail oldum. Üçümüz oturmuş bir şeyler içiyorduk ve konuşma derin ve ağır bir hal aldı. Arkadaşlarımdan biri sinirine dokunan bir olayı anlatırken gözyaşlarına boğuldu. (Ben de ağlamaya başladım çünkü rahatlamak için hiçbir fırsatı kaçırmam.) Diğer arkadaşım göz temasını kesmeden içeceğinden uzunca bir yudum aldı ve hiçbir şey demedi. Masadaki gözyaşlarına kayıtsız kaldı ve kimseye şşşşşşşşşş da demedi. Sadece arkadaşımın konuşmasına izin verdi ve gerek duyduğu yerde kafasını sallayarak onayladı.

Herkes karşısındaki kişi ağlarken kayıtsız kalacak serinkanlılığa sahip olamaz. Bu şekilde ve de sadece bu şekilde ağlamak çocukça bir eylemdir: Gözyaşları karşısında kayıtsız kalmak çok zordur, özellikle de bu gözyaşlarında payınız varsa. Bir peçete uzatarak gözyaşlarını görmezden gelmemeyi ama yine de sessiz kalmayı seçebilirsiniz. Öfke gözyaşları içinde boğulurken istediğim tek şey sadece korkunç sesler çıkarıyor olsam bile karşımdakinin beni hala dinlediğinden emin olmaktır.

Devamı

ERKEK AKLI

Nasıl minnettar olunur?

Umut Doğan Yıldız

-

Minnettarlığı hayatımızda nasıl faaliyete geçirebiliriz? Dişlerinizi fırçalarken veya yatmadan önce yapabileceğiniz birkaç egzersiz:

Üç İyi Şey: Mutluluk araştırmacısı Shawn Achor, günde iki dakikayı minnettar olduğunuz üç yeni şeyi ve nedenini düşünmeye ayırmanızı öneriyor. Daha iyisi, haftanın sonunda geriye dönüp bakabilmeniz için bunları yazın. “Beyninizi daha optimist olmak üzere eğitecektir.” Jeff Warren’ın Gratitude Before Sleep (Uykudan Önce Minnettarlık) adındaki harika meditasyonunu keşfettik. Meditasyona ücretsiz ulaşmak için 10percenthappier. com/ menshealth adresine ve 10% Happier uygulamasına göz atın.

Minnettarlık Kavanozu: İyi bir şey olduğu her anda, bunu bir kâğıda yazın, katlayın ve bir kavanoza atın. Bu görsel bir işarettir: Zaman içinde kavanozun nasıl dolduğunu görürsünüz ve hayatınızdaki tüm pozitifliği size hatırlatır.

Katlayıcı: Her gün bir olumlu deneyim hakkında düşünün. Onunla ilgili hatırladığınız üç ayrıntıyı listeleyin: Ne giyiyordunuz, ne söylediniz… “Bu anda beyniniz deneyimi yeniden yaşar,” diyor Achor, özü itibariyle bu hatırayı “katlar.” 21 gün boyunca ara vermeden yaptığınızda, hayatınızda anlamlı bir gidişat görmeye başlayacaksınız.

Duygusal Bir Mesaj: Her gün farklı bir kişiye, lisedeki İngilizce öğretmeninize, eşinize veya bir iş arkadaşınıza, onu takdir eden veya ona teşekkür eden iki dakikalık bir mesaj ya da e-posta yazın, diyor Achor. “Kısa tutun.” Yalnızca sizin mutluluğunuzu değil, aynı zamanda sosyal bağlarınızı da dönüştürebilir ki bu, sağlık için oldukça etkilidir.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com