Bizi Takip Edin

BESLENME

Sağlıklı salata yapmanın 7 önemli kuralı!

Umut Doğan Yıldız

-

 

Salata, besin değerleri açısından zengin güçlü silahşörleri, kendine has tadı ve rengiyle lezzetinin yanı sıra tam bir sağlık deposu. Ancak aman dikkat!

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel, salata hazırlarken bazı kurallara mutlaka uyulması gerektiğini söylüyor. Aksi halde sağlık vadeden bu yeşilliklerin bir anda tehlikeli hale gelebildiğini belirten Evrim Demirel “Üstelik içine katılan soslar ile kilo almanıza bile neden olabiliyor” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel, salatanın faydalarını ve sağlıklı salata hazırlamanın yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

  1. Lezzet artırıcı soslardan kaçının

Bağırsak hareketlerini hızlandıran ve sindirim sisteminin hızlı çalışmasına yardımcı olan salata, vücudu toksik öğelerden temizleyerek yeniliyor. Aynı zamanda yüksek lif ve yüksek su içeriği sayesinde mide kapasitesini doldurarak tokluk hissi de yaratıyor. Düşük kalorileri ile diyet yapanlar için de uzun süreli tokluk sağlıyor. Ancak, düşük kalorisi ile diyetlerin vazgeçilmezi olan salata, daha fazla kilo almanıza da yol açabilir! Salatanın üzerine koyacağınız soslar, içindeki pek çok katkı maddesinin yanı sıra yüksek kalorileri ile tehdit oluşturabiliyor. Bu nedenle salatanıza saf zeytinyağı ve limon, biraz da elma sirkesi ekleyip başka bir sos kullanmamakta fayda var.

  1. Gelişigüzel yıkamayın

Salatalar, yüksek miktarda antioksidan ve lif içermeleri sayesinde bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor ve kanser başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyor. Buna karşın yeşil yapraklı sebzeler; yapıları itibariyle birçok hastalık riski taşıyabiliyor. Bu nedenle, salata malzemelerini musluk altında gelişigüzel temizlemek ciddi tehlikelere davetiye çıkarıyor.  Örneğin; yiyeceklerin üretilmesi esnasında zararlı organizmalardan korumak için kullanılan pestisitler iyi yıkanmadığında besinlerin üzerinde kalabiliyor ve buna bağlı olarak da insanda ölümcül hastalıklara sebep olabiliyor. Musluk altında akıttıktan sonra içine sirke koyduğunuz bol su dolu bir kapta yeşillikleri mutlaka bekletin. Bir süre sonra kirli suyu döküp musluk altında teker teker tekrar yıkayın.

  1. ‘Bahçe bunlar, doğal’ diye yanlış inanışa kapılmayın

‘Bahçe bunlar, doğal, temiz’ diye yanlış bir inanışa kapılmayın. Bahçe yeşillikleri olması onun sağlıklı ve organik olduğu anlamına gelmez. Zira, kanalizasyonun karıştığı sular da ishal gibi hastalıklara yol açabilirken, yol kenarlarında satılan yeşilliklerin ise üzerine yoldan geçen araçların egzozundan gelen zararlı atıklar sinebiliyor ve böylece salata malzemeleri zararlı hale gelebiliyor.

  1. Metal bıçak kullanmayın

Yeşillikleri doğrarken metal bıçak değil tahta bıçak kullanın. Hatta en iyisi elinizle doğramanız. Metal, yeşilliklerde vitamin ve mineral kaybına yol açıyor ki özellikle de küçük çocuklar, hamile ve emzikliler için bu değerler çok önemli. Yeşillikleri küçük parçalar yerine büyük parçalar şeklinde doğramak da en faydalısı.  

  1. Çok bekletmeyin

Bu tür yiyecekler besin değerini çabuk kaybettiğinden, tüketmeden hemen önce ve tüketeceğiniz miktarda hazırlamak ideali. Ancak günün yoğun koşuşturmacasının ardından evde hazır olsun diyorsanız tüm yeşillikleri ve salata malzemelerini iyice yıkayıp doğramadan buzdolabı poşetine koyup ağzını sıkıca bağlayın ya da salatalık malzemelerini hazırlayarak koyduğunuz kabın kapağını hava almaması için iyice kapatın. 

  1. Kesme tahtasını temizleyin

Salata çiğ tüketilen bir besin olduğundan, kesme tahtasını her kullanımdan önce yıkamaya özen gösterin. Aynı zamanda kesme tahtalarını besinlere göre ayırın. Et kestiğiniz tahta ve çiğ sebzeleri doğradığınız kesme tahtasının birbirinden farklı olması çok önemli. Aksi halde kesme tahtasına bulaşabilecek bir mikroorganizma salatanıza geçebilir ve hastalık kapmanıza neden olabilir.  

  1. Önce yıkayıp sonra doğrayın

Beslenme ve Diyet Uzmanı Evrim Demirel, “Çiğ sebze ve salatalarımızı kesinlikle önce iyice yıkamalı, sonra az bıçak darbesi ile veya elle doğramalıyız. Özellikle yeşil yapraklı sebzelerde bulunan C vitamini darbelerden ve sıcaklık gibi faktörlerden kayıplara çok çabuk uğrar. O nedenle örneğin; ıspanaklarımızı veya marullarımızı ilk önce uygun koşullarda yıkayıp sonra doğrayarak tüketmeliyiz” diyor.  

BESLENME

Probiyotik mi prebiyotik mi?

Umut Doğan Yıldız

-

Zerdeçal latteniz 2017’de kaldı. Paranızdan tasarruf edin ve gelişen sağlığınızın şerefine bir bardak prebiyotik beyaz hindiba kökü için.

Sağlığınızı yenilemenin Herkülvari bir çaba gerektirmesi yanıltıcı bir fikir. Elbette Metcon’larla başlayarak yeni bir antrenman planına dalabilirsiniz. Durmayın, günahlarınızı zor bir hile ve terle yıkayın. Ancak zahmetsiz bir gelişme için basit bir değişiklik yeterli olacaktır. Nutrients dergisindeki bir çalışmaya göre, kafeinsiz kahve alternatifi olan beyaz hindiba kökünde bulunan prebiyotik bileşenler, sağlığınızı tüm yönleriyle geliştirebilir.

Mikroorganizmaların uygun ortamda üremesini sağlayan mide bakterisi, uzun zamandır pazarlamacılar tarafından her derde deva bir ürün olarak övülüyordu. Ancak yoğurt sevenler için hazmetmesi zor haberlerimiz var. Yakın zamanda yapılan araştırmalar, probiyotik ürünlerin çoğunun sözlerini tutmadığı kararına vardı. Her bir şişedeki milyarlarca bakteri mide asidi tarafından yok ediliyor ve bu nedenle sağlığınız üzerinde çok az etkisi oluyor.

Diğer yandan, beyaz hindiba kökünde bulunanlar gibi prebiyotikler ise dayanıklıdır ve doğal mide biyomunuzu değiştirmeye çalışmak yerine onu besler. Mide biyomunuz beslenip iyileştiğinde, bakterileriniz sizi enflamasyon, karaciğer hasarı ve diyabetten korur ve metabolizmanızı ve yağ yakma potansiyelinizi oldukça yükseltir.

Sabahları içtiğiniz lattenin yerine geçecek basit bir değişiklik olarak bu, vücudunuzla ilgili hırsınızı gündemde tutmanın en kolay yoludur. Biz kahvemizi biraz badem sütüyle alalım, teşekkürler.

 

 

Devamı

BESLENME

Hangi yağ nasıl kullanılır?

Umut Doğan Yıldız

-

Yağların dumanlanma noktasını öğrenerek yağınızı ne zaman serpiştireceğinizi ve ne zaman kızartacağınızı bilin. Hangi yağ nasıl kullanılmalı? İşte cevabı.

Avokado yağı

Sıcaklık: 271°C

En iyi: Yüksek sıcaklıkta kızartma

Faydası: Kötü “LDL” kolesterolü düşürür.

Hindistan cevizi yağı

Sıcaklık: 232°C

En iyi: Fırınlama

Faydası: MCT’ler metabolizmayı hızlandırabilir.

Zeytinyağı

Sıcaklık: 191°C

En iyi: Salata üzerine serpiştirme

Faydası: Kalp hastalığı riskini düşürür

Margarin

Sıcaklık: 135°C

En iyi: Ekmeğe sürme

Faydası: A, E ve K2 vitaminleri zengini

 

 

Devamı

BESLENME

Hamsi ve İstavrit’te cıva yok

Umut Doğan Yıldız

-

İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi Bölüm Başkanı İlkay Gök, denizlerimizdeki balıklarda cıva miktarının oldukça düşük olduğunu belirtti.

Özellikle hamsi ve istavrit gibi balıklarda cıvanın yok denecek kadar az olduğunu ifade eden İlkay Gök, “Cıva oranı düşük balıklarımızı sağlık için haftada 2 kere tüketmeliyiz” açıklamasını yaptı.

İstanbul Okan Üniversitesi Gastronomi Bölüm Başkanı İlkay Gök şöyle devam etti:

Genellikle kısa ömürlü, küçük balıklar, çiftlik balıkları ve tatlı su balıklarında cıva oranı düşüktür. Denizlerimizde yaşayan hamsi, sardalya, istavrit gibi balıklarda cıva yok denecek kadar azdır. Dil balığı, barbun, tekir, palamut, uskumru gibi orta boylu balıklarda cıva düşüktür. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi haftada iki öğün düşük miktarca cıva içeren balık tüketiminin sağlık için risk oluşturmadığını bildirmiştir.

Hangi balıklar zararlı?

Çok yüksek cıva miktarı bulunan balıklar:

Köpek balığı, balina, iri uskumru, kılıç balığı, ton balığı (iri ton balığı) gibi balıklar yüksek oranda cıva içerirler ve bu balıkları çok sık tüketmek risklidir. Konserve ton balıkları, ton balığının büyüklüğüne ve türüne göre cıva riski taşıyabilmektedir. Yapılan araştırmalar konserve ton balığının taze ton balıklarından daha düşük miktarda cıva içerdiğini gösteriyor. Ancak konserve ton balıkları küçük boyutlardaki ton balıklarından hazırlandığında riski azaltsa da konserve ton balığının da cıva içermesinden dolayı tüketim miktarına dikkat edilmesi gerekir. Cıva oranı açıklanmış konserve balıkları tüketmenizi öneririm.

Cıva zararlı mı? kimler için zararlı?

Herkes yüksek seviyedeki cıvadan zarar görebilir. Fakat özellikle hamile kadınlar, 6 yaş altındaki çocuklar (özellikle 3 yaş altı), böbrek sorunları yaşayanlar, metallere karşı bağışıklık sisteminde hassasiyeti olanlar cıvaya karşı daha fazla risk altındadır. Bu nedenle Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi risk altındaki insanların bazı balık türlerini tüketmesini önermez.

Metil cıva kolaylıkla plasentaya geçer, kanda ve gelişen fetüsün hücrelerinde birikir. Anne sütünden bebeğe geçerek bebeğin gelişen beynine, sinir sistemine zarar verebilir. Bilişsel düşünce, hafıza, dikkat, motor becerileri ve görsel zeka gelişimini olumsuz etkiler. Sağlıklı yetişkinlerde bu tür balıkların haftada bir tüketiminin vücudumuzdaki cıva miktarını etkilemeyeceğini belirtilmektedir. Eğer haftada birden fazla defa tüketilirse sonraki bir kaç hafta tüketmezse vücuttaki cıva oranını dengeleyebilir. Yüksek metil cıva içeren balık tüketenlerin zamanla kanda biriktiğinden, bebek planlayan kadınlara hamilelik öncesi cıva oranı yüksek balıkları tüketmemeleri tavsiye edilir. Cıva zaman içerisinde vücutta atılır ancak cıva içeren balıklarla sık beslenmek vücutta birikmesine neden olur. Balıkta bulunan cıva miktarı pişirme veya başka işlemlerle azalmaz fakat vücut tarafından emilimi işlemlerle azabilir.

Uzun ömürlü balıklarda cıva daha çok

Cıva doğal olarak çevremizde bulunan bir metaldir. Ek olarak havadaki kirlenme ve atıklardan dolayı binlerce ton cıva havaya karışır. Cıva bakteriler ve doğal yollarla organik metil cıva formuna dönüştürülebilir ve bu form zehirli bir maddedir. Ne yazık ki bu toksin yediğimiz balıkta da bulunur. Her balık yediği çok küçük balıklar ya da organizmalardan cıvayı alır. Bu nedenle köpek balığı veya kılıç balığı gibi uzun ömürlü ve büyük balıklarda çok yüksek seviyede bulunurlar. Balıklardaki cıva miktarı ve tüketim miktarına göre risk oluşur. Genel olarak balığın yaşı ve büyüyüp irileşmesiyle yapısındaki cıva miktarı da artar. Genel olarak insan beslenmesinde kritik cıva miktarı 0.5-1 ppm (mg/kg) olarak tespit edilmiştir.

Devamı

Popüler