Bizi Takip Edin

SAĞLIK

PROSTATINIZI KORUMA PLANI

-

 

Prostat kanseri riskinizi azaltmak için hemen almanız gereken 8 önlem

1 Daha çok kahve için
“Normal, kafeini azaltılmış, kafeinsiz hiç fark etmez” diyor Harvard araştırmacıları. Harvard Üniversitesi bilim insanlarının yürüttüğü araştırmanın sonuçlarına göre, günde altı ya da daha fazla sayıda kahve içen erkeklerin prostat kanserine yakalanma riski, içmeyenlere göre %59 daha az. Araştırma raporunun yazarı Dr. Kathryn Wilson, “Kahvedeki hangi maddenin buna sağladığını anlamak için daha çok çalışmaya ihtiyaç var” diyor.

2 Prostatınızı çalıştırın
2004’te Journal of American Medical Association’da yayımlanan bir araştırmada 29.342 erkeğin verileri değerlendirilmiş ve ayda 21 ya da daha fazla orgazm yaşayan erkeklerin, prostat kanserine yakalanma oranının ayda 4 ila 7 kez orgazm olanlara göre % 30 daha az olduğu belirlenmiş. Hemen partnerinize “Doktorun emirleri böyle” deyin.

3 Kırmızı gıdaları seçin
Domates tüketmek prostat kanseri riskinizi azaltıyor. Bu bağlantıyı ilk kez 1990’larda Harvard Üniversitesi araştırmacılarından Edward Giovannucci fark etmiş ve daha sonra yapılan araştırmalar da kırmızının gücünü doğrulamış. Bu çalışmalar, söz konusu faydanın domatese rengini veren likopenden kaynaklandığını gösteriyor. Haftada en az iki kez domates yemeye özen gösterin.

4 Hareket edin
Egzersiz, ölümcül prostat kanseri riskini %41 oranında düşürüyor. Ayrıca, prostat kanserinden kurtulan ve haftada en az beş saat yorucu egzersiz yapanların (tenis oynamak, koşmak, yüzmek ya da bisiklete binmek) bu hastalıktan ölme ihtimalleri de %56 azalıyor. “Ne kadar çok hareket ederseniz, o kadar iyidir” diyor Harvard Üniversitesi halk sağlığı bölümünden baş araştırmacı Dr. Stacey A. Kenfield.

5 Omega 3’e devam
Balıklarda prostat yoktur ama olsaydı iddia ediyoruz ki prostat kanserine yakalanmazlardı. Laboratuar hayvanları üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki balık yağındaki DHA ve EPA, tümörlerin ilerlemesini engelliyor. Ayrıca araştırmacılar haftada üç kez balık yiyen erkeklerin agresif prostat kanserine yakalanma riskinin %25 oranında azaldığını buldu.

6 Trans yağlara dikkat!
Kanlarındaki trans yağ oranı en üst seviyede olan erkeklerin prostat kanserine yakalanma riski, en düşük trans yağ oranına sahip erkeklere göre iki kat daha fazla. Trans yağ asitleri, damarlarda iltihaplanmaya ve insülin direncine neden olabiliyor ve bunların her ikisi de prostat kanserinde rol oynayabilen faktörler. Dışarıda satılan kurabiyelerden, donut’lardan ve hidrojenize yağ kullanılan tüm hazır gıdalardan uzak durun.

7 Güneşten faydalanın
2005’te ABD’deki Northern California Cancer Center’da yapılan çalışmalar, güneş ışığı yoluyla alınan D vitamininin prostat kanserini önlemeye yardımcı olduğunu gösterdi. Düzenli olarak güneş ışığına çıkan erkeklerin prostat kanserine yakalanma riski %65 oranında azalıyor. D vitamininin faydası bu kadarla da kalmıyor. D vitamini kanser hücrelerinin uzak odaklara yayılmasının engellenmesinde
(metastaz) de etkili oluyor.

8 Fransız usülü beslenin
Fransız erkekleri prostat kanserine dünyanın geri kalanındaki erkeklere göre daha az yakalanıyor. Bunun en önemli nedenlerinin başında Fransız mutfağının iki vazgeçilmezi olan sarımsak ve şarap geliyor. Journal of the National Cancer Institute’te yayımlanan yakın tarihli bir araştırma, günde 10 gramın üzerinde sarımsak tüketen erkeklerin prostat kanserine yakalanma riskinin günde 2 gramdan daha az sarımsak tüketenlere kıyasla %50 daha az olduğunu gösteriyor. Teksas Üniversitesi Kanser Araştırmaları merkezinin yaptığı bir araştırma da günde bir ya da iki kadeh kırmızı şarap içmenin prostat kanseri hücrelerinin gelişimini önlediğini gösteriyor. Araştırmanın yöneticisi Dr. Catherine O’Brian, “Çok fazla içerseniz alkolün zararları yararının önüne geçer” diyor.

 

SAĞLIK

Kalp sağlığı için öneriler

Umut Doğan Yıldız

-

Kalbinize yatırım yapmanız için önerilerimiz var. Kalp sağlığı için önerilerimiz karşınızda.

01 İYİ MÜZİK

Sabah işe giderken klasik müzik dinlemek stresinizi ve kan basıncınızı düşürüyor. GoT’nin açılış müziği de olur. Deutsches Arzteblatt International

02 ALTIN TABAK

Meyve, sebze, balık ve işlenmemiş yiyeceklerden zengin bir diyet, kalp krizini ve erektil disfonksiyonun etkilerini önlemeye yardımcı olabilir. European Society of Cardiology

03 AĞIRLIK KAPIN

Bilim insanları ağırlık kaldırmanın daha düzgün biçimli kırmızı kan hücrele-rinin oluşumunu desteklediğini buldu. Bu da daha düşük bir kalp hastalığı riski demek. Mississippi Üni.

04 YEŞİLİ SEÇİN

Haftada sadece bir tane kivi tüketmek, kanınızdaki “iyi” HDL kolesterolü konsant-rasyonunu artırarak kalp krizini tetikle-yen kan pıhtılarının oluşumunu azaltıyor. Nutrition Journal

05 NEFESLENİN

Haftada bir yoga yapmak, düzensiz kalp ritmine sahip olan kişilerin kalp atış hızını ve kan basıncını düşürdü. European Journal of Cardiovascular Nursing

06 ÇİFT TERAPİSİ

Teklifi erteliyor musunuz? Evlenin ve bekâr arkadaş-larınıza kıyasla bir kalp krizini atlatma şansınızı yüzde 14 artırın. East Anglia Üniversitesi

07 YUMURTAYA DEVAM

Araştırmacılar, yumurtanın atletlerin kanındaki “kötü” LDL kolesterolü seviye-sini etkilemediğini buldu. San Diego Eyalet Üniversitesi

08 TAKIM OYUNCUSU

Takımınızın küme düşme maçını izlemek kalp ağrısıyla sonuçlanmak zorunda değil. Bilim insanları kalp krizi riskinin maç günle-ri özellikle yüksek olmadığını buldu. European Academy of Neurology

09 GÜNEŞ KALKANI

Güncel bir çalışma güneşten gelen vitamini gölgede bırakıyor: Çok yüksek ya da çok düşük seviyelerdeki D vitamininin kalp kaynaklı ölüm riskini artırdığı bulundu. Kopenhag Üniversitesi

10 TUZLU YARA

Tuz eksikliğinin kas gelişimini engelleyebileceğini zaten biliyoruz. Ancak aynı eksikliğin kalp hastalıkları riskinizi yükseltebil-diği de ortaya çıktı. McMaster Üni.

11 YAĞ HİLELERİ

Tereyağı yerine linoleik asit bakımından zengin bitkisel yağları kullanmak koleste-rolü düşürebillir, ancak kalp hastalığı riskini yükseltebilir. British Medical Journal

12 AŞIRI YÜK

Saloncular, not alın. Yüksek kalorili shakeler kan basıncını düşüren ve fazla sodyumu dışarı atan ANP seviyelerini azaltır. American College of Cardiology

13 DUMAN BULUTU

Alışkanlıklarınızı değiştirmeniz için iyi bir zaman. E-sigara dumanı, normal sigaranın aksine atardamarlarda neredeyse yok denecek kadar strese yol açıyor. Bristol Üniversitesi

14 YORGUNLUK

Trafik gürültüsüne ne kadar maruz kalırsanız kalp krizi riskiniz o kadar artar. Sanki uykusuz kalmak için başka bir sebebe ihtiyacınız varmış gibi… Deutsches Arzteblatt International

15 HAVA KİRLİLİĞİ

Üzgünüz şehirciler: Havadaki kirlilik atar damarlarda plak oluşumunu hızlan-dırarak ileriki yıllarda kalp sorunlarıyla boğuşma riskinizi artırıyor. Washington Üni.

16 KÖTÜ İKİLİ

Hareketsiz – ve daha yaygın olan tip 2’de genellikle önlenebilir olan – diyabet, kalp krizinden ölme riskinizi yüzde 50 artırıyor. Leeds Üniversitesi

Devamı

SAĞLIK

Grip aşısı hakkında bilinmeyenler

Umut Doğan Yıldız

-

Grip aşısında aktif olmayan virüsler kullanılır ve bunlar hastalığa yol açmaz. İşte grip aşısı hakkında bilinmeyenler.

Aksine, 2-3 hafta içinde ortaya çıkan ve bir yıl boyunca devam eden etkisiyle, sağlıklı bireylerde gribe karşı koruma sağlar ve gripten kaynaklanan ekonomik ve sosyal kayıpları önler.

Grip, Influenza A ve Influenza B virüslerinin sebep olduğu bir enfeksiyon hastalığıdır. Genellikle kış aylarında sıkça görülen grip; yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, öksürük şikâyetleri ile seyreder. Virüsler solunum yolu ile vücuda girerek üst solunum yolunda enfeksiyona yol açar. Riskli kişilerde ise diğer solunum yolu enfeksiyonları ile birleşerek ağır vakalara yol açabilir. Özellikle 65 yaş üstü kronik hastalıklara sahip olanlarda ölümle sonuçlanacak kadar ciddi sonuçlar doğurabilir.

Grip aşısı virüsten korunmanın en etkili yoludur. Her yıl, kış aylarında görülmesi beklenen grip virüslerine göre özel olarak yeniden hazırlanır. Genellikle Eylül-Kasım aylarında yapılır. Grip aşısı inaktif (ölü) virüsler içerir. 3 veya 4 inaktif virüsten oluşan 2 tip grip aşısı vardır. Bu yıl üçlü grip aşısında Influenza A (H1N1), Influenza A (H3N2) ve Influenza B virüsleri bulunmaktadır. Dörtlü grip aşısında bunlara ek olarak bir Influenza B virüsü daha bulunmaktadır.

Grip aşısı nasıl etki eder?

Grip aşısı yapıldıktan sonra bağışıklık sistemi virüslere karşı antikorlar oluşturur. Oluşan bu antikorlar, aktif virüsle karşılaşınca hastalığın oluşumunu engeller veya hafif geçmesini sağlar. Aşının koruyucu etkisi, yapıldıktan 2-3 hafta sonra ortaya çıkar ve 1 yıl sürer.

Grip aşısı nasıl uygulanır?

Grip aşısı yetişkinlerde üst kol kasına çocuklarda üst bacak kasına yapılır. Aşı uygulandıktan sonra uygulama bölgesinde hafif ağrı hissi olabilir. Bazı durumlarda 1-2 gün süren hafif ateş ve kas ağrıları görülebilir. Sistemik ve lokal etkiler 24-48 saat içinde kaybolur. Grip aşısında aktif virüs olmadığı için hastalığa yol açma ihtimali yoktur.

Grip aşısının yaş gruplarına göre dozları ise aşağıdaki gibidir:
3 yaş altı: İlk kez aşılanıyor ise 4 hafta ara ile iki kez yarım doz (0,25ml). Eğer geçen yıl aşılandı ise; 1 kez yarım doz (0,25ml)
3-8 yaş arası: 4 hafta ara ile 2 tam doz (0,50ml)
9 yaş çocuklar ve yetişkinler: 1 kez tam doz (0,50ml)

Kimler grip aşısı olmalı?

T.C. Sağlık Bakanlığı’nın önerisine göre;
1) Astım, KOAH, diyabet, kalp ve kronik böbrek hastaları,
2) 65 yaş üstü bireyler,
3) 6 ay-5 yaş arası çocuklar,
4) Hamileler (gebeliğin ilk 3 ayından sonra),
5) Emziren anneler,
6) Uzun süreli Aspirin tedavisi gören çocuk ve adolesanlar (6 ay-18 yaş arasındakiler),
7) Grip nedeni ile Reye Sendromu geçirme riski olanlar,
8) Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler; kanser hastalığı, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar, HIV taşıyanlar ve bu kişilerle aynı evde yaşayanlar,
9) Hasta bakımı ile ilgilenen sağlık çalışanları…

Kimler grip aşısı olmamalı?

1) 6 aydan küçük bebekler,
2) Grip aşısı tavuk yumurtasından yapıldığı için, tavuk yumurtasına ciddi alerjisi olanlar,
3) Geçmişte grip aşısı ile ilgili şiddetli alerji öyküsü olan kişiler,
4) Gullian-Borre sendromu olan kişiler,
5) Orta ve ya şiddetli derece ateşli hastalığı olanlar.

Grip aşısının amacı komplikasyon geliştirme yönünden en yüksek risk grubunda olanları korumaktır. Grip bulaşıcı olduğu gibi, bronşit, pnömoni gibi daha ciddi hastalıklara da sebep olur ve hastanede yatarak tedavi gerektirebilir. Özellikle yaşı ileri ve kronik hastalıkları bulunan insanlarda ölümle sonuçlanabilir. Sağlıklı bireylerde de gribe karşı koruma sağlayarak iş gücü kaybının yanı sıra ekonomik ve sosyal kayıplara da engel olur.
Grip ve grip aşısı ile merak ettikleriniz için eczacınız en yakın danışmanınızdır!

Devamı

SAĞLIK

Nöroterapi nedir?

Umut Doğan Yıldız

-

Neurotherapy’ye “EEG Biofeedback” ve “Neurofeedback” denir. Peki bu terimlerin anlamı nedir?

Bir kişinin dikkatini artırmak, dürtüselliği azaltmak ve hiperaktif davranışları kontrol altına almak için beyin dalgası etkinliğini nasıl değiştireceğini öğrenmesine yardımcı olmayı içerir. Bireyin beyin dalgası etkinliği hakkında bilgi edinmesine ve bu bilgiyi beyin dalgası aktivitesinde değişiklikler üretmek için kullanmasına izin veren ağrısız bir tedavi yaklaşımıdır. Mevcut araştırmalar, DEB / DEHB olan bireylerin, beyindeki bazı bölgelerde beyin dalgası aktivitesinde çok az ve / veya diğer bazı beyin dalgası aktivitelerinden çok fazla olanı, bozukluğa sahip olmayanlara kıyasla çok az gösterir. Nöroterapide kişiler, beyin dalgası aktivitelerini değiştirmek için bilgisayarlı biofeedback ekipmanı kullanılarak eğitilir. Beyin dalgası aktivitesi değiştirildiğinde veya beyin Nöroterapi sürecinde belirli şekillerde çalışmak üzere eğitildiği zaman DEB / DEHB semptomları genellikle azalır.

NFT’den önce, beyin aktivitesinin ve psikolojik durumun objektif bir değerlendirmesi yapılır. Eğitim sırasında sensörler kafa derisine yerleştirilir ve daha sonra belirli beyin aktivitesini algılayan, güçlendiren ve kaydeden hassas elektronik ve bilgisayar yazılımlarına bağlanır. Elde edilen bilgiler, geribildirim sinyalindeki değişikliklerin, danışanın beyin aktivitesinin belirlenmiş aralıkta olup olmadığını belirten kavramsal anlayışla danışana hemen geri bildirim verir. Bu geribildirime dayanarak, beyin kalıplarındaki değişiklikler meydana gelir ve bunlar fiziksel, duygusal ve bilişsel haldeki olumlu değişimlerle ilişkilidir. Çoğu zaman, danışan, bu gibi olumlu değişikliklerin “hissi” duygusunu edinmesine ve geri bildirim oturumu dışında bu haklara erişebilmelerine rağmen, genellikle bu tür değişiklikler gerçekleştirilen mekanizmaların bilinçli olarak farkında değildir.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com