Bizi Takip Edin

SAĞLIK

Probiyotik nedir ve ne işe yarar?

Umut Doğan Yıldız

-

 

Probiyotikler, kişiye özel etki edebilir. Probiyotiğe vücudun verdiği yanıt, o kişinin mikrobiyotasına göre değişebilir.

1) Probiyotikler nedir ve ne işe yarar?

Probiyotikler yeterli miktarda insana verildiğinde sağlık yönünden fayda sağlayan mikroorganizmalardır.

2) Probiyotik ile prebiyotik arasındaki fark nedir?

Probiyotik canlı mikroorganizmalardır. Prebiyotik ise yenildiğinde bağırsaktaki yararlı mikroorganizmaları çoğaltan lifli gıdalardır.

3) Hangi gıdalar probiyotik kaynağıdır? Yoğurt, kefir, peynir, süt, turşu vs. gibi gıdalar sayılabilir mi?

Bu soruyu şu nedenle cevaplamak zor: Fermente gıdalar yani yoğurt, peynir, turşu, şalgam suyu, boza, kefir gibi ürünler de bakteri ve mantarlar tarafından mayalanır. Örneğin ekmek, bira mayası Saccharomyces cerevisia’dır. Yoğurdu mayalayan bakteriler ise Lactobacillus bulgaricus ve Streptococcus termofilus’dur. Ancak bu mikroorganizmaların probiyotik tanımına tam olarak girip girmediği kesin değil. Ayrıca mide asidi bunların büyük bir kısmını parçalar. Eczanedeki ürünler ise bağırsaklara ulaşacak şekilde formüle edilmiştir. Yani ya aside dirençli kapsül gibi koruma vardır veya miktarı çok fazla olduğundan bağırsaklara ulaşan miktar yeterlidir.

4) Bağırsak hastalıklarında probiyotik tüketilmesinin önemi nedir?

Her bağırsak hastalığında probiyotik etkilidir diye bir şart yok. En etkili olduğu yer ishallerdir. Antibiyotik ishallerinde de çok etkilidir. Çünkü bu hastalıklarda flora doğrudan bozulmuştur ve hastalığın tek nedeni budur. Ülseratif kolitte ise hastalığın tek nedeni flora bozukluğu değildir. Ancak probiyotikler tedavinin yanında yardımcı olarak kullanılabilir. Crohn hastalığında ise genellikle etkili değildir. Sadece bir çalışmada sigara içen Crohn hastalarında Saccharomyces boulardii (Reflor) faydalı bulunmuştur. Diğer bir çalışmada ise VSL3 isimli, Türkiye’de bulunmayan, buna karşılık dünyada üzerinde en fazla çalışma yapılan probiyotiğin, Crohn’da faydalı olabileceği gösterilmiştir. Ancak bunlar genellikle tek başına değil, standart tedaviye yardımcı olarak kullanılmıştır. Cerrahi sonrası Crohn hastalığının nüksetmesinde ise çoğu probiyotiğin faydası yoktur. Sadece bir çalışmada VSL3 etkili bulunmuştur ama vaka sayısı azdır.

İrritabl bağırsak sendromunda (İBS) ise probiyotikler ABD’de yaygın olarak kullanılmaktadır. İshal ile giden İBS’de de kabızlıkla giden İBS’de de etkili bulunmuştur. Gaz şikâyetine de iyi gelmektedir. Divertikül hastalığında da atakları azalttığı gösterilmiştir. Bağırsak ameliyatlarından önce kullanılması ameliyat sonrası enfeksiyon ve komplikasyonları belirgin şekilde azaltmaktadır. Radyoterapi ve kemoterapiye bağlı ishallerde de etkili bulunmuştur. Çölyak hastalarında şikâyetleri belirgin ölçüde azaltmaktadır. Gıda alerjilerinde de faydalı bulunmuştur.

5) Probiyotik devamlı kullanılmalı mıdır? Değilse özellikle hangi zamanlarda kullanılmalıdır?

Probiyotiklerin devamlı kullanılması gerekmez. Ancak bozulmuş bir flora (yeni adıyla mikrobiyota) varsa probiyotikler daha etkilidir. Bu nedenle özellikle ishal vakalarında önce probiyotik denenmeli, körlemesine antibiyotik verilmemelidir (Ülkemizde yapılan en büyük yanlış budur, özellikle Güneydoğu’da, yaz döneminde sık görülen ishal vakalarında hemen Cipo-Flagyl antibiyotikleri verilir. Bu nedenle Türkiye’de antibiyotik kullanımı Avrupa’yı geçmiş durumdadır. Antibiyoriklerin bağırsak mikrobiyotasını kalıcı olarak bozabileceğini düşünürsek, bu yaklaşımın toplum sağlığı üzerindeki tehlikesini daha iyi anlarız)

İshal ve kabızlık dışında yoğun seyahat edenler, hastalık döneminden yeni iyileşenler (nekahat dönemi), yoğun antibiyotik ve mide ilacı kullananlar, yoğun psikolojik stres altında olanlar, diyabet ve hipertansiyon gibi rahatsızlığı olanlar vb. Bu liste daha uzatılabilir.

6) Probiyotik gıda destekleri tüketmek bizler için iyi midir?

Ülseratif kolit ve Crohn hastalarına probiyotik önerilir mi? 

İBH hastalarının probiyotik tüketmesini tavsiye ediyorum. Bilimsel çalışmalarda ülseratif kolit için kanıt derecesi yüksek, Crohn için düşüktür. Poşit (ÜK ameliyatı sonrası) ise yine çok faydalıdır. Unutulmaması gereken ise probiyotiklerin kişiye özel etki edebileceğidir. O kişinin mikrobiyotasına göre yanıt değişebilir. Bu nedenle bir probiyotik markasının etki etmediği insana diğer marka çok faydalı olabilir.

7) Maflor veya benzeri tozlarla yoğurdumuzu probiyotik açısından zengin hale getirebilir miyiz?

Bunlarla yoğurt yapmak çok sorulan bir soru ama bir mantığı yok. Bu endüstüriyel ürünler mayalanma yapmak için tasarlanmamıştır. Etkisini kaybedebilir veya etkili olmaz. Bence bunlara gerek yok. Yoğurt ile probiyotiği özleştirmemek gerek. Yoğurt tam olarak probiyotik değildir.

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

Kalp sağlığı için öneriler

Umut Doğan Yıldız

-

Kalbinize yatırım yapmanız için önerilerimiz var. Kalp sağlığı için önerilerimiz karşınızda.

01 İYİ MÜZİK

Sabah işe giderken klasik müzik dinlemek stresinizi ve kan basıncınızı düşürüyor. GoT’nin açılış müziği de olur. Deutsches Arzteblatt International

02 ALTIN TABAK

Meyve, sebze, balık ve işlenmemiş yiyeceklerden zengin bir diyet, kalp krizini ve erektil disfonksiyonun etkilerini önlemeye yardımcı olabilir. European Society of Cardiology

03 AĞIRLIK KAPIN

Bilim insanları ağırlık kaldırmanın daha düzgün biçimli kırmızı kan hücrele-rinin oluşumunu desteklediğini buldu. Bu da daha düşük bir kalp hastalığı riski demek. Mississippi Üni.

04 YEŞİLİ SEÇİN

Haftada sadece bir tane kivi tüketmek, kanınızdaki “iyi” HDL kolesterolü konsant-rasyonunu artırarak kalp krizini tetikle-yen kan pıhtılarının oluşumunu azaltıyor. Nutrition Journal

05 NEFESLENİN

Haftada bir yoga yapmak, düzensiz kalp ritmine sahip olan kişilerin kalp atış hızını ve kan basıncını düşürdü. European Journal of Cardiovascular Nursing

06 ÇİFT TERAPİSİ

Teklifi erteliyor musunuz? Evlenin ve bekâr arkadaş-larınıza kıyasla bir kalp krizini atlatma şansınızı yüzde 14 artırın. East Anglia Üniversitesi

07 YUMURTAYA DEVAM

Araştırmacılar, yumurtanın atletlerin kanındaki “kötü” LDL kolesterolü seviye-sini etkilemediğini buldu. San Diego Eyalet Üniversitesi

08 TAKIM OYUNCUSU

Takımınızın küme düşme maçını izlemek kalp ağrısıyla sonuçlanmak zorunda değil. Bilim insanları kalp krizi riskinin maç günle-ri özellikle yüksek olmadığını buldu. European Academy of Neurology

09 GÜNEŞ KALKANI

Güncel bir çalışma güneşten gelen vitamini gölgede bırakıyor: Çok yüksek ya da çok düşük seviyelerdeki D vitamininin kalp kaynaklı ölüm riskini artırdığı bulundu. Kopenhag Üniversitesi

10 TUZLU YARA

Tuz eksikliğinin kas gelişimini engelleyebileceğini zaten biliyoruz. Ancak aynı eksikliğin kalp hastalıkları riskinizi yükseltebil-diği de ortaya çıktı. McMaster Üni.

11 YAĞ HİLELERİ

Tereyağı yerine linoleik asit bakımından zengin bitkisel yağları kullanmak koleste-rolü düşürebillir, ancak kalp hastalığı riskini yükseltebilir. British Medical Journal

12 AŞIRI YÜK

Saloncular, not alın. Yüksek kalorili shakeler kan basıncını düşüren ve fazla sodyumu dışarı atan ANP seviyelerini azaltır. American College of Cardiology

13 DUMAN BULUTU

Alışkanlıklarınızı değiştirmeniz için iyi bir zaman. E-sigara dumanı, normal sigaranın aksine atardamarlarda neredeyse yok denecek kadar strese yol açıyor. Bristol Üniversitesi

14 YORGUNLUK

Trafik gürültüsüne ne kadar maruz kalırsanız kalp krizi riskiniz o kadar artar. Sanki uykusuz kalmak için başka bir sebebe ihtiyacınız varmış gibi… Deutsches Arzteblatt International

15 HAVA KİRLİLİĞİ

Üzgünüz şehirciler: Havadaki kirlilik atar damarlarda plak oluşumunu hızlan-dırarak ileriki yıllarda kalp sorunlarıyla boğuşma riskinizi artırıyor. Washington Üni.

16 KÖTÜ İKİLİ

Hareketsiz – ve daha yaygın olan tip 2’de genellikle önlenebilir olan – diyabet, kalp krizinden ölme riskinizi yüzde 50 artırıyor. Leeds Üniversitesi

Devamı

SAĞLIK

Grip aşısı hakkında bilinmeyenler

Umut Doğan Yıldız

-

Grip aşısında aktif olmayan virüsler kullanılır ve bunlar hastalığa yol açmaz. İşte grip aşısı hakkında bilinmeyenler.

Aksine, 2-3 hafta içinde ortaya çıkan ve bir yıl boyunca devam eden etkisiyle, sağlıklı bireylerde gribe karşı koruma sağlar ve gripten kaynaklanan ekonomik ve sosyal kayıpları önler.

Grip, Influenza A ve Influenza B virüslerinin sebep olduğu bir enfeksiyon hastalığıdır. Genellikle kış aylarında sıkça görülen grip; yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, öksürük şikâyetleri ile seyreder. Virüsler solunum yolu ile vücuda girerek üst solunum yolunda enfeksiyona yol açar. Riskli kişilerde ise diğer solunum yolu enfeksiyonları ile birleşerek ağır vakalara yol açabilir. Özellikle 65 yaş üstü kronik hastalıklara sahip olanlarda ölümle sonuçlanacak kadar ciddi sonuçlar doğurabilir.

Grip aşısı virüsten korunmanın en etkili yoludur. Her yıl, kış aylarında görülmesi beklenen grip virüslerine göre özel olarak yeniden hazırlanır. Genellikle Eylül-Kasım aylarında yapılır. Grip aşısı inaktif (ölü) virüsler içerir. 3 veya 4 inaktif virüsten oluşan 2 tip grip aşısı vardır. Bu yıl üçlü grip aşısında Influenza A (H1N1), Influenza A (H3N2) ve Influenza B virüsleri bulunmaktadır. Dörtlü grip aşısında bunlara ek olarak bir Influenza B virüsü daha bulunmaktadır.

Grip aşısı nasıl etki eder?

Grip aşısı yapıldıktan sonra bağışıklık sistemi virüslere karşı antikorlar oluşturur. Oluşan bu antikorlar, aktif virüsle karşılaşınca hastalığın oluşumunu engeller veya hafif geçmesini sağlar. Aşının koruyucu etkisi, yapıldıktan 2-3 hafta sonra ortaya çıkar ve 1 yıl sürer.

Grip aşısı nasıl uygulanır?

Grip aşısı yetişkinlerde üst kol kasına çocuklarda üst bacak kasına yapılır. Aşı uygulandıktan sonra uygulama bölgesinde hafif ağrı hissi olabilir. Bazı durumlarda 1-2 gün süren hafif ateş ve kas ağrıları görülebilir. Sistemik ve lokal etkiler 24-48 saat içinde kaybolur. Grip aşısında aktif virüs olmadığı için hastalığa yol açma ihtimali yoktur.

Grip aşısının yaş gruplarına göre dozları ise aşağıdaki gibidir:
3 yaş altı: İlk kez aşılanıyor ise 4 hafta ara ile iki kez yarım doz (0,25ml). Eğer geçen yıl aşılandı ise; 1 kez yarım doz (0,25ml)
3-8 yaş arası: 4 hafta ara ile 2 tam doz (0,50ml)
9 yaş çocuklar ve yetişkinler: 1 kez tam doz (0,50ml)

Kimler grip aşısı olmalı?

T.C. Sağlık Bakanlığı’nın önerisine göre;
1) Astım, KOAH, diyabet, kalp ve kronik böbrek hastaları,
2) 65 yaş üstü bireyler,
3) 6 ay-5 yaş arası çocuklar,
4) Hamileler (gebeliğin ilk 3 ayından sonra),
5) Emziren anneler,
6) Uzun süreli Aspirin tedavisi gören çocuk ve adolesanlar (6 ay-18 yaş arasındakiler),
7) Grip nedeni ile Reye Sendromu geçirme riski olanlar,
8) Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler; kanser hastalığı, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar, HIV taşıyanlar ve bu kişilerle aynı evde yaşayanlar,
9) Hasta bakımı ile ilgilenen sağlık çalışanları…

Kimler grip aşısı olmamalı?

1) 6 aydan küçük bebekler,
2) Grip aşısı tavuk yumurtasından yapıldığı için, tavuk yumurtasına ciddi alerjisi olanlar,
3) Geçmişte grip aşısı ile ilgili şiddetli alerji öyküsü olan kişiler,
4) Gullian-Borre sendromu olan kişiler,
5) Orta ve ya şiddetli derece ateşli hastalığı olanlar.

Grip aşısının amacı komplikasyon geliştirme yönünden en yüksek risk grubunda olanları korumaktır. Grip bulaşıcı olduğu gibi, bronşit, pnömoni gibi daha ciddi hastalıklara da sebep olur ve hastanede yatarak tedavi gerektirebilir. Özellikle yaşı ileri ve kronik hastalıkları bulunan insanlarda ölümle sonuçlanabilir. Sağlıklı bireylerde de gribe karşı koruma sağlayarak iş gücü kaybının yanı sıra ekonomik ve sosyal kayıplara da engel olur.
Grip ve grip aşısı ile merak ettikleriniz için eczacınız en yakın danışmanınızdır!

Devamı

SAĞLIK

Nöroterapi nedir?

Umut Doğan Yıldız

-

Neurotherapy’ye “EEG Biofeedback” ve “Neurofeedback” denir. Peki bu terimlerin anlamı nedir?

Bir kişinin dikkatini artırmak, dürtüselliği azaltmak ve hiperaktif davranışları kontrol altına almak için beyin dalgası etkinliğini nasıl değiştireceğini öğrenmesine yardımcı olmayı içerir. Bireyin beyin dalgası etkinliği hakkında bilgi edinmesine ve bu bilgiyi beyin dalgası aktivitesinde değişiklikler üretmek için kullanmasına izin veren ağrısız bir tedavi yaklaşımıdır. Mevcut araştırmalar, DEB / DEHB olan bireylerin, beyindeki bazı bölgelerde beyin dalgası aktivitesinde çok az ve / veya diğer bazı beyin dalgası aktivitelerinden çok fazla olanı, bozukluğa sahip olmayanlara kıyasla çok az gösterir. Nöroterapide kişiler, beyin dalgası aktivitelerini değiştirmek için bilgisayarlı biofeedback ekipmanı kullanılarak eğitilir. Beyin dalgası aktivitesi değiştirildiğinde veya beyin Nöroterapi sürecinde belirli şekillerde çalışmak üzere eğitildiği zaman DEB / DEHB semptomları genellikle azalır.

NFT’den önce, beyin aktivitesinin ve psikolojik durumun objektif bir değerlendirmesi yapılır. Eğitim sırasında sensörler kafa derisine yerleştirilir ve daha sonra belirli beyin aktivitesini algılayan, güçlendiren ve kaydeden hassas elektronik ve bilgisayar yazılımlarına bağlanır. Elde edilen bilgiler, geribildirim sinyalindeki değişikliklerin, danışanın beyin aktivitesinin belirlenmiş aralıkta olup olmadığını belirten kavramsal anlayışla danışana hemen geri bildirim verir. Bu geribildirime dayanarak, beyin kalıplarındaki değişiklikler meydana gelir ve bunlar fiziksel, duygusal ve bilişsel haldeki olumlu değişimlerle ilişkilidir. Çoğu zaman, danışan, bu gibi olumlu değişikliklerin “hissi” duygusunu edinmesine ve geri bildirim oturumu dışında bu haklara erişebilmelerine rağmen, genellikle bu tür değişiklikler gerçekleştirilen mekanizmaların bilinçli olarak farkında değildir.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com