Bizi Takip Edin

SAĞLIK

Probiyotik içeren besinler

Umut Doğan Yıldız

-

 

“Vücut için fayda sağlayan mikro canlılar” olarak tanımlanan probiyotikler; birçok hastalığın tedavi edilmesinde yardımcı görevi görüyor.

Zayıf bağışıklık sisteminden, diyabete; kilo vermeden, diş sağlığına; idrar yolu enfeksiyonlarından, kan basıncının düzenlenmesine kadar birçok hastalığın tedavisinde rol alan probiyotiklerin, ruhsal hastalıkların tedavisine yardımcı olması öngörülüyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, probiyotikler hakkında önemli bilgiler verdi.

“Yunanca/ Latince bir kelime olan ‘pro’ yani ‘için’ sözcüğü ile, Yunanca ‘biotikos’ yani ‘canlı’ kelimesinin bir araya gelmesi ile meydana gelen “probiyotik” kelimesi “yaşam için, canlı’ anlamına gelmektedir. Probiyotikler, ‘Vücut için fayda sağlayan mikro canlılar’ olarak tanımlanabilir” diyen Uzm. Dr. Güzin Oğuz Yıldırım,”En popüler probiyotik gıda, canlı kültürlü yoğurt ya da inek, keçi veya koyun sütünden yapılır” diyerek, probiyotik içeren besinler hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:

Yoğurt alırken bu 3 şeye dikkat!

“Çoğu durumda, yoğurt ham, çiğ beslenen hayvanlardan geliyorsa probiyotik gıdaların zirvesinde olabilir. Sorun şu ki; piyasadaki yoğurtların kalitesi üzerinde büyük bir değişiklik var. Yoğurt satın alırken 3 şey arayın: Birincisi; keçi, koyun sütü veya A2 inek sütünden yapılması, ikincisi; otlarla beslenen hayvan kaynaklı olması ve üçüncüsü de organik olması çok önemli.

3 bin yıldır tüketilen probiyotik kaynağı: Kefir

Kefir,3 bin yıldan fazla bir süredir tüketiliyor. ‘Kefir’ terimi Rusya ve Türkiye’de başladı ve ‘iyi hissetmek’ anlamına geliyordu. Hafif asidik ve ekşili bir tada sahiptir ve 10 ila 34 suşlu probiyotik içerir. Kefir yoğurda benzer, ancak maya ve daha fazla bakteri ile mayalanmasından dolayı, probiyotikler bakımından daha zengindir.

“Lahana turşusu” deyip geçmeyin!

Lahana turşusu, Lactobacillus gibi iyi bir doğal laktik asit bakterisi kaynağıdır. Fermente lahana ve diğer sebzelerden yapılmıştır veiyi bakteri üremesini destekleyen organik asitler de (ekşi tat veren gıdalar) yüksektir. Lahana turşusunda C vitamini ve sindirim enzimleri de yüksektir.

Yüksek kaliteli çiğ süt ürünleri kullanın!

Ham inek, keçi, koyun sütü ve A2 peynirler probiyotikler bakımından zengindir. Tüm pastörize sütler sağlıklı bakteriler içermemektedir, bu yüzden probiyotik almak için sadece yüksek kaliteli çiğ süt ürünlerini kullanılmalıdır. Ayrıca Uzakdoğu bitki örtüsü ve kültüründe bulunan Kimchi adlı bir çeşit turşu, japon yemeği Natto, makrobiyotik Kvass, Kombu çayı da probiyotik içeren besinler arasında bulunmaktadır.”

Probiyotiklerin faydaları saymakla bitmiyor!

Uzm. Dr. Güzin Oğuz Yıldırım, ruhsal hastalıkları iyileştirme potansiyeli araştırılan probiyotiklerin faydalarını şöyle sıraladı: “Sindirim sağlığı, antibiyotik direncinde azalma, bağışıklık sisteminin güçlenmesi & iltihabın azalması, sağlıklı cilt, gıda alerjisinden korunma, bebeklerde ciddi hastalıkları tedavisi, kan basıncının düşmesi, diyabet tedavisi, alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı tedavisi, anti-kanser, diş sağlığı, idrar yolu enfeksiyonları, romatoid artrit, böbrek taşı, kilo verme.”

Bağışıklık sistemi zayıf olanlar, dikkat!

“Bağışıklık sistemi zayıflığı olan hasta grupları ve özel suş seçimi için mutlaka doktora danışılmalı” diyen Uzm. Dr. Yıldırım, “Hasta gerekli değerlendirmeden geçirildikten sonra muayene ile kişi için uygun seçim doktor tarafından yapılmalıdır” uyarısında bulundu.

Bağırsak ve beyin ilişkisi, yeni tedavi yöntemlerinin kapısını aralıyor

“Bağırsakların ‘ikinci beyin’ olarak görülmesi, bilim adamlarının bağırsak-beyin bağlantısının önemini keşfettiği için önemli bir araştırma noktası olmuştur” diyen Yıldırım,

“2015’teki bir araştırma, bağırsak ve beyin arasındaki karmaşık etkileşimlerin altını çizdi. Çeşitli bağırsak-beyin etkileşimleri, duygudurumu bozukluğu, otizm spektrum bozuklukları, dikkat eksikliği hipersensitivite bozukluğu, çoklu skleroz ve obezite gibi inflamasyonun rol oynadığı birçok bozukluğun altyapısına etki etmektedir. Araştırmacılar, bu durumların gelişimini ele almada “psiobiyotik” (beyin fonksiyonlarını etkileyen probiyotikler) tanımlama altında çalışmalarını sürdürmektedirler. Henüz insanlar üzerine yapılmamış olmasına karşın hayvanlar üzerine yapılan çalışmalar, probiyotiklerin hasar azaltıcı etkisi sayesinde kaygı bozukluklarını azaltmaya katkı sağlayacağını düşündürmektedir” şeklinde konuştu.

Probiyotikler nasıl tüketilmeli?

Uzm. Dr. Yıldırım, “Doğal probiyotikleri genel olarak tercih etmek daha doğru olur. Ya da güvenilen markaların probiyotik suş üreticileri tercih edilmelidir. Mutlaka detaylı prospektüs bilgisine sahip ürünler talep edilmelidir” diyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

Elma sirkesi ve fermente sebzeler gibi ekşi yiyecekler probiyotiklerin fonksiyonunu destekleyen sağlıklı asitleri de içermekte ve bazı durumlarda probiyotik işlevi görmektedir. Kahvaltı, öğle yemeği ya da akşam yemeğinde yemeğinize bir yemek kaşığı elma sirkesi ekleyebilirsiniz. Günde 2 kez 1 er su bardağı kefir tüketilebilir. Beslenmenizde iyi, yüksek kaliteli lifler almak aslında probiyotiklerin vücudunuzda artmasına neden olabilir. Enyüksek lifli yiyeceklerden bazıları chia tohumları ve keten tohumlarıdır. Sağlıklı bir yüksek lifli beslenme de diğer büyük eklemeler arasında organik meyveler, sebzeler ve tatlı patates sayılabilir.”

SAĞLIK

Ödem atıcı çay tarifi

Umut Doğan Yıldız

-

Az su içiyor ve su içme alışkanlığı kazanamıyorsanız, bunun nedeni az ve sık su içmeyi denemiyor olmanızdan kaynaklanıyor olabilir.

Su içmeyi alışkanlık edinmek için düzenli bir şekilde, su içmeyi gün içine yayın. Günde en az dört küçük pet şişe (500 ml) su içmeye başlayın. Sürahi içerisine, limon ve sevdiğiniz meyveleri ekleyerek biraz tatlandırıp, renklendirmenizde bir sakınca yoktur. Ancak siz fazla abartmayın.

Yapılan araştırmalar, gün içinde dişini fırçalıp,sade naneli sakız çiğneyenlerin daha çok su içme ihtiyacı duyduğunu ortaya koydu. Bu taktikleri deneyerek, su içme ihtiyacı hissedebilirsiniz.

Bitki çayları da vücuttan toksin atımı ve iştah kontrolünde size destek olur. Her gün aynı çayı içmek yerine, elinizin altında farklı bitki çayları bulundurmayı deneyin. Yeşil çay, beyaz çay, mate, rooibos, oolong gibi çaylar metabolizmanızı hızlandırırken; rezene, ıhlamur, melisa ve papatya gibi çaylar sindiriminizi kolaylaştırır. Bunun yanı sıra ödem attıran çay tarifi de veriyoruz. Deneyin ve farkı gör.

Ödem atıcı çay tarifi

1 litre suya 1 yeşil elmayı doğrayın; 2 çubuk tarçın, 3 adet karanfil ve 2 adet kakule ekleyip 5 dakika kaynatın. Ateşi kapatıp içerisine 1 tatlı kaşığı beyaz çay, bir tutam ıhlamur, 20 adet kiraz sapı, bir avuç içi mısır püskülü ilave edin. 4 dakika demlenmesini bekleyin. Süzdükten sonra gün boyu sıcak veya soğuk olarak içebilirsiniz.

Devamı

SAĞLIK

Anksiyete tedavisi: Pilates

Umut Doğan Yıldız

-

Pilates yaparak kaygılarınızla başa çıkabilirsiniz. İşte pilatesin anksiyeteye iyi gelen etkisi.

Anksiyete çağımızın sık rastlanan rahatsızlıklarından. Bir dönem kendisi de anksiyete ile mücadele eden Pilates Eğitmeni Hollie Grant, pilatesin bunun için çok iyi bir tedavi yöntemi olduğunu söylüyor.

Konuyla ilgili fikirlerini dile getiren Pilates Eğitmeni Hollie Grant; “20’li yaşlarımdayken kafamdaki karmaşayı asla yoluna sokamıyordum. Dikkatimi toplamamı sağlayacak bir spor arayışındaydım. Pilates bu açıdan yardımcı oldu. Çünkü egzersiz esnasında konsantre olmak zorundasınız. Nefesinize, çalıştırdığınız kaslara, aktif olmayan kaslara ve hareketler esnasında duruşunuzda yapmanız gereken değişikliklere odaklanmanız gerekiyor.” diyor.

Psikoloji düzelten spor: pilates

Pilates yoğun bir dikkat gerektirdiği için göndermeyi unuttuğunuz e-posta veya nasıl ödeyeceğinizi kara kara düşündüğünüz faturalar o esnada aklınıza gelmiyor. Egzersiz yaparken kurmanız gereken beden ve zihin bağı anksiyeteyi azaltıyor. Hâliyle sağlığınıza daha iyi odaklanıyorsunuz.

Devamı

SAĞLIK

Uykunun yağ yakımına etkisi

Umut Doğan Yıldız

-

Eski ve yeni kurallar dosyamızın bugünkü konusu uyku. Yapılan araştırmalar yeterli uykunun yağ yakımına yardımcı olduğunu söylüyor.

GEÇ SAATE KADAR YATIN

“Erken kalkan yol alır” zihniyeti, ilerlemeniz söz konusu olduğunda erteleme tuşuna basıyor olabilir. Şimdi, bu konuyu masaya yatıralım.

ESKİ KURAL

Siz yataktan çıkana kadar, The Rock kas kazanma çabalarını Instagram’a yüklemiş oluyor. Büyü, şafaktan önceki süreçte gerçekleşiyor, biliyorsunuz.

YENİ KURAL

Uyku üzerinde çalışan bilim adamı Matthew Walker’ın söylediklerini aktaracak olursak;

Doğa Ana’nın “sekiz saat uyku” kavramını bize kazandırması 3,6 milyon yılını aldı ve bizim bunu tersine çevirmemiz yalnızca onlarca yıl sürdü. Şimdilerde, ortalama bir kişi yalnızca yaklaşık yedi saatini uyuyarak geçiriyor ve bu sizin sadece yorgun olmanıza neden olmuyor, aynı zamanda vücut yağ oranınızda görünür farka yol açıyor. “Uyku, yağ kaybının adı duyulmamış kahramanıdır,” diyor Londra’daki antrenman salonu Workshop Gymnasium’un performans koçu Artur Zolkiewicz. “Daha az uyuyan kişilerin kortizol seviyelerinde artış görünüyor, bu da kas kaybına ve iştah düzenlemesinde hayati bir faktör olan insülin hassasiyetinde düşüşe neden olur.” Chicago Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışmada, katılan erkekler 5,5 saatin ardından uyandıklarında, 8,5 saat uyudukları zamana kıyasla diyetleri fark etmeksizin yarı miktarda yağ kaybetti. Aynı zamanda, sekiz saatten az uyuyan atletlerin antrenman sırasında yaralanma ihtimali yüzde 70 daha fazladır. Az uyuyan, fazla esneyen bir erkek için, spor salonunda çalışmak başından savması gereken keyifsiz bir misyona dönüşüyor.
Sürekli olarak yedi saatten az uyuyorsanız, öğle yemeğinde veya işten sonra 30 dakikalık bir antrenman, şafak sökmeden zombi gibi yaptığınız bir saatlik hareketlerden iyidir. Uykuyu yeni durağan kardiyonuz sayın.

Devamı

Popüler