Bizi Takip Edin

FITNESS

Performans genlere mi bağlı?

-

 

Genetik; vücudumuzun vesağlığımızın geçmişteki ve gelecekteki ipuçlarını barındıran bir tür verizinciri… Aynı genetik, bizim fiziksel performansımızı da belirliyor!

Kısa mesafe-uzun mesafe

Sahip olduğumuz kasların vücudumuzda baskın olduğu lif tipleri, kasılma hızları, kaslara oksijen taşıma kapasitemiz, toparlanma hızımız, sakatlanma riskimiz, mitokondri faaliyetlerimiz, kuvvet ve dayanıklılığımız, antrenman sonrası yorgunluğumuz, vücudumuzun fazla su ve mineral kaybetmesi, kas büyümesini sağlayan hormonların salınımı gibi birçok faktör de genlerimiz tarafından kodlanıyor ve bizim sportif performansımızı etkiliyor. Yalnız şu da var: Performansı kısa süre ama yoğun olarak devam eden sporcularla uzun süreli ve daha az yoğun olarak devam eden sporcuların da genetik yapıları farklı. Yani 100 metre koşan atletle maraton koşan atletin genleri, sırf koşucu oldukları için aynı değil. Örneğin kısa mesafede altın madalyalar kazanan sporcuların dayanıklılıkları düşük ve çabuk yoruluyorlar. Uzun mesafe koşularında, maratonlarda veya dayanıklılık gerektiren başka spor dallarında yarışa çıkamıyorlar, çıksalar da aynı başarıyı elde edemiyorlar. Çünkü genetik alt yapıları buna uygun değil. Buradan şu anlamı çıkarmamak gerek: Bir kısa mesafe koşucusundan asla maratoncu çıkmaz! Tabii ki çıkar ancak genetiği müsait olmadığı için çok daha fazla çalışması, uzun mesafe koşucularından çok daha fazla çaba göstermesi gerekir.

Bizim farkımız ne?

Kısacası hepimiz, genetik açıdan bazı avantajlara ve dezavantajlara sahibiz ve “genlerimiz ne diyorsa o”yuz! Çünkü genlerimizde meydana gelen ve polimorfizmler dediğimiz küçük değişiklikler devreye giriyor ve bu sayede birbirimizden farklı hale geliyoruz. Polimorfizimler, vücudumuzda hangi kas iplikçiklerinin baskın olacağından tutun vücut tipimize kadar birçok özelliğimizin diğerlerinden farklı olmasını sağlıyor. Çok enerjik olmanız, antrenmanlara uzun süre dayanabilmeniz, hatta haftada beş-altı kez spor salonuna gidip yorulmamanız ya da bir anda çok fazla güç üretebilme kapasiteniz vb. polimorfizmlere bağlı. Aynı şekilde kısa mesafeyi hızla koşup çabuk yorulmanız ya da antrenman sonrası yumuşak bağ dokularınızda hassasiyet hissetmenizin nedeni de genetik kodlamanızda yer alan bu polimorfizmlerden kaynaklanıyor olabilir.

Hepsi bu kadar da değil… Örneğin yine sportif performansımızı etkileyen genlerden bir tanesini ele alalım: ACE (anjiyotensin dönüştürücü enzim) dayanıklılık performansını etkileyen en önemli genetik parametrelerden biri. Bu gen içerisinde bazı tekrarların silinmiş olması ya da varlığını koruması, sportif performansınızın etkilenmesine yol açıyor. Bu tekrarlar varlığını sürdürüyorsa dokularda düşük ACE aktivitesine neden oluyor ve iskelet kasımızda Tip I liflerin (yavaş kasılan kas liflerinin) artışını sağlıyor; bu da dayanıklılığımızı artırıyor. Aynı durum, kaslarda kan akımının artmasını ve kasların enerji olarak kullandığı glikoz alımını kolaylaştırmasını da sağlıyor ve uzun süreli antrenmanlarda size avantaj sağlıyor.

Ya sizin potansiyeliniz?

Tüm dünyada hemen her mevsimde, her ayda türlü sebeplerle koşular düzenleniyor. Siz de bunlardan birine katılmış ya da katılmayı düşünüyor olabilirsiniz. Evet, belki düzenli antrenmanlar yapıp istediğiniz performansı elde edebilirsiniz ancak aynı antrenmanı yapanların sizden daha iyi derece aldığına da tanık olabilirsiniz. Daha iyi sonuç almak istiyorsanız yapmanız gerekenler de belli: Potansiyelinizi öğrenmeniz, çalışmanız ve motive olmanız… Özellikle potansiyelinizi öğrenmenin şöyle bir yararı da var: Belki siz bir maraton koşucususunuz ve haberiniz yok, olamaz mı? Elbette şunu da unutmamak gerek: Genleriniz, ipi göğüslemeniz için yeterli değil. Sağlıklı beslenmeyi ve hayatınıza dikkat etmeyi de yapmanız gerekenlere ekleyin… Performansınızı çevresel faktörlerin, yaşadığınız coğrafyanın, iklimin, uyku düzeninizin, cinsiyetinizin, yaşınızın ve kilonuzun da performansınız üzerinde etkili olduğunu ise söylemeye gerek dahi yok… Bu arada hemen belirtelim: Genleriniz sportif performansınızın yüzde 70’ini, çevresel faktörler ise yüzde 30’unu oluşturuyor.

Sporcuların sırrı

Genlerimizin sportif performansımız üzerinde ne kadar etkili olduğunu öğrendikten sonra, olimpik sporcuları izleyip “genetik açıdan çok şanslılar” dememek çok zor! Örneğin Jamaika… Altın madalya kazanan sürat sporcularının neredeyse hepsi Jamaika’dan çıkıyor. Bunun nedeni yıllar önce bilim insanlarında merak uyandırdı ve genetik testler sonucu Jamaika halkının yüzde 78’inde sürat geni olarak bilinen ACTN3 (alfa aktinin -3) geninin, kasların hızlı kasılmasını sağlayan formunun baskın olduğu ortaya çıktı. Dahası var… Bu gen sadece sporcularında değil, tüm Jamaika halkında var! Hızlı kasılan kas iplikçilerinin (Tip II) oksijensiz solunum yapması, onlara kısa mesafe koşularında genetik üstünlük sağlıyor. Çok kısa sürede çok şiddetli şekilde kasılan bu lifler; güç, sürat ve kuvvet açısından en avantajlı kas lifi tipi. ACTN3 geninin bu formu, onlara patlayıcı güç sağlıyor ve kısa mesafede hep başarılı oluyorlar.

Continue Reading
Advertisement

FITNESS

Yağ yakma şampiyonu: Curvelo Arones

-

Amanda Curvelo Arones, vücudunu en iyi tanıyan sporculardan biri. Kaslı kadın Arones, istediği zaman, istediği kadar yağ yakabiliyor.

Amanda Curvelo Arones, çevrimiçi yaşam tarzını herkesle paylaşan Brezilyalı bir spor fanatiği ve blog yazarı.

Milliyet: Brezilya

Meslek: Lifestyle Video-Blogger, Spor modeli

Sıkı bir spor tutkunu olan ve aynı zamanda spor modelliği yapan Curvelo Arones, fotoğraf çekimleri döneminde ağırlığı azaltıyor. Bu dönemde kardiyoya ve hafif ağırlıklara geçen ünlü model, vücut yağlarını verimli bir şekilde azaltıyor.

Amanda olabildiğince çabuk yağ yakmak isterse, zaten yoğun antrenman rejiminin üzerine kardiyo ekliyor.

Kardiyo ekleyerek, Amanda’nın metabolizması daha da çalışmak zorunda kalıyor, bu da sonuçta yağ kaybı sürecini hızlandırıyor.

Amanda Curvelo Arones’dan öğrenebileceğimiz şey, doğru yaklaşımla fitnesin zor veya yorucu olmasının gerekmediğidir.

Amanda ne zaman ve ne yemesi gerektiğini çok iyi biliyor. Curvelo, beslenme taktiğini anlatırken, vücudunu dinlediğini söylüyor.

Devamı

FITNESS

Hangi barfiks daha iyi

-

Spor salonlarında üç farklı barfiks versiyonu görürsünüz. Şimdi barfiks formunuza karar vermeden üçünün de artılarını ve eksilerini değerlendirelim.

Barfiks konusunda büyük tartışma

Barfiks için üç farklı versiyon görüyorsunuz ve hangi hareketin daha iyi ya da daha etkili olduğunu bilmiyorsunuz. İşte size üç tutuş hakkında kapsamlı bilgi!

Dead Hang Pullup

Hareketin en alt noktasında omuz ve sırt kaslarınızı tamamen serbest bırakırsınız ve bir saniye durakladıktan sonra devam edersiniz.

Artıları: Sırt kaslarınızı esnetmenizi sağlar. Bir saniyelik duraksama hile yapma olasılığınızı düşürür.

Eksileri: Omuz bağlarında zedelenmeye ve kasılmaya neden olabilir.

Constant Tension

Hareketin en alt noktasında sırt kaslarınızı sıkarsınız.

Artıları: Omuz çevrenizdeki bağları riske atmadan sırtınızı ve kollarınızı güçlendirirsiniz.

Eksileri: Bu hareketi 8 nizami tekrar yapmak bile fitness seviyesi iyi olan bir erkeği zorlayabilir.

Kipping Pullup

Vücudunuzu ileri savurarak kazanılan momentumun kullanıldığı, Crossfit ile birlikte oldukça popüler hale gelen versiyonudur.

Artıları: Kaslarınızı güçlendirir ve dayanıklılığını artırır.

Eksileri: Eğer sağlam omuzlarınız yoksa dikkatli olun ve hareketi yapmadan önce iki kere düşünün.

Devamı

FITNESS

Kusursuz barfiksin 10 sırrı!

-

Editör :

1 / 2

Basit ipuçlarıyla bar üzerinde hâkimiyet kurun. İşte kusursuz barfiks çekmenin 10 kuralı.

pullup

Vücut ağırlığıyla yapılan barfiks üst vücut, tutuş ve merkez bölge kuvvetinizi en iyi test edebileceğiniz egzersizlerden biri. Ve her erkek bu egzersizde ustalaşmalı. Barfiks çekmekte zorlanıyor veya istediğiniz performansı sergileyemiyorsanız, bu 10 yöntem size fazlasıyla yardımcı olacak.

1- BARI PARÇALAYIN

NEDEN Tutuşunuzun sağlamlığını artırmak üst sırtınızdaki ve omuzlarınızdaki kasların daha uygun bir biçimde kasılmasını sağlayacaktır. Bu kasılmalar sizi daha kuvvetli kılar ve kendinizi bara doğru çekmenizi çok daha kolaylaştırır.
YAPIN Bir kutunun ya da sehpanın üzerine çıkarak bara ulaşın. Kollarınızı omuz genişliğinden biraz daha fazla açarak barı kavrayın. Barı üç kez sıkıştırın. Son yapışınızda barı ellerinizin arasında parçalıyormuşçasına sıkın. Bu tutuşu hareket boyunca sürdürün.

2- KARNINIZI SIKIN

NEDEN Çoğu erkek barfiks çekerken sırtını kamburlaştırır. Bu durum hem kuvvetinizin açığa çıkmasını önler, hem de sırt sakatlığı yaşama riskinizi artırır. Karın kaslarınızı sanki karnınıza yumruk yiyormuşçasına sıkarak omurganızın düz ve sabit kalmasını sağlayabilirsiniz.
YAPIN Bara asıldığınız zaman göbek deliğinizi göğüs kafesinize doğru çektiğinizi hayal edin ve uygulayın. Bunu hareket boyunca sürdürün.

Barfiks çekmek için çok mu uğraşıyorsunuz? İşte barfikste fark yaratan ufak ama etkili detaylar!

3- BİR BÜTÜN OLARAK HAREKET EDİN

NEDEN Vücudunuzu baştan ayağa dik bir biçimde tutmak sadece daha fazla kasınızın (kalça, hamstring, merkez bölge) çalışmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda kollarınızın ve kanat kaslarınızın çekiş gücünü artırır.
YAPIN El parmaklarınızdan ayak parmaklarınıza kadar tüm kaslarınızı sıkın. Bunu dead hang (kol uzunluğunda sarmak) konumundan kendinizi tepeye çektiğiniz ana dek sürdürün ve tekrar dead hang pozisyonuna dönün.

4- REVERSE SHRUG YAPIN

NEDEN Bu egzersiz, bütün işi trapezlerinizin yapmasının önüne geçer. Hareketi trapez kaslarınız yerine latissimus dorsi (üst vücudunuzdaki en büyük kaslar) ve teres major (omuz başlarınızda bulunan kaslar) kaslarınızla yapmalısınız.
YAPIN Barı üstten tutuşla kavrayın. Omuz başlarınızı önce geriye, ardından da omurganıza doğru çekin. Kanat kaslarınızın koltukaltlarınızda gerilmesini ve omuz başlarınızın kulaklarınızdan uzaklaşmasını sağlayın. Henüz bara asılamıyorsanız, hareketi lat pull down makinesinde de yapabilirsiniz.

5- KALÇANIZI KULLANIN

NEDEN Kalça kaslarınızı ve üst bacaklarınızı sıkmak alt vücudunuzu dengede tutarak bacaklarınızın savrulmasını engeller. Bacaklarınız savrulmadığı için de üst vücut gücünüzden bir şey kaybetmezsiniz.
YAPIN Kalça kaslarınızı sıkabildiğiniz kadar sıkın. Pelvis bölgenizin ön tarafını hafifçe kaldırarak sırtınızın hafifçe aşağıya doğru eğilmesini sağlayın.

1 / 2

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com