Bizi Takip Edin

SAĞLIK

ÖMÜR UZARKEN UNUTKANLIK DA ARTIYOR

-

 

Alzheimer tehdidinden korunmak için bu önerilere dikkat!

 

Fotolia-02İçinde bulunduğumuz yıllarda ortalama insan ömrü uzuyor ve yaşlı nüfusta buna bağlı bir artış ortaya çıkıyor.  Türkiye Alzheimer Derneği nin açıklamasına göre; Dünyada 30 milyon üstünde, Türkiye ‘ de de 400 bin civarında Alzheimer hastası varsayılıyor. Yine araştırmalara göre; Türkiye 2050 yılında dünyada en fazla Alzheimer hastalığı görülecek ülkelerden biri….

Alzheimer hastalığı  ; yaşamın orta ve ileri evrelerinde ortaya çıkıyor ve 50 yaş altında görülmesi pek nadir oluyor. Görülme sıklığı yaşla birlikte artıyor ve 65 yaşında üzerinde on kişiden birinde görülüyor. Alzheimer Hastalığı ‘ nı tamamen ortadan kaldırmak veya geriye döndürmek mümkün olmasa da erken tanı ve tedavi yöntemleriyle en azından hastalığın ilerlemesi durdurulabiliyor. Tedavinin temel hedefi, hasta ve yakınlarının yaşam kalitesini artırabilmek ve özellikle hasta yakınları için de büyük bir problem yaratan, davranış problemlerini ve günlük yaşam aktivitelerini düzeltmek.

Yakınlarınızda Alzheimer belirtileri hissettiğiniz anda vakit kaybetmeden Nöroloji uzmanına başvurularak muayene edilmesi gerekli ve son derece önemli.

Uzmanlara göre ; “Birinci dereceden yakınlarında Alzheimer olanlar hastalık açısından risk altında. Özellikle erken yaşlarda başlayan hastalıkta genetik faktörler daha çok rol oynuyor. 60 yaşından sonra başlayan hastalıkta ise ailevi özellikler daha az etkilidir. Diğer risk faktörleri arasında diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, obezite sayılabilir.

21 Eylül Dünya Alzheimer günü dolayısıyla  Hastabezim.com ,  uzmanların önerilerine dikkat çekiyor.

 Alzheimer ‘dan Korunmanın Yolları:

Dil Yeteneğinizi geliştirin: Özellikle genç yaşlarınızda dil yeteneğinizi geliştirmek ileride Alzheimer risklerini düşürür.

Zihninizi aktif tutun: Bulmaca çözmek, hikâye yazmak, satranç oynamak, okumak… Önemli olan beyni aktif tutmak, bu nedenle yaratıcı aktivitelerle ilgilenin. Zihinsel aktivitenizi sürekli hareketli tutan sosyal ortamlar içinde bulunun.

Hayvansal yağlardan uzak durun: Sağlıklı beslenin. Bunun için tereyağı, iç yağı gibi hayvansal yağlar yerine zeytinyağı, ayçiçek, mısırözü, soya gibi bitkisel yağları tercih edin. Protein kaynaklarından et, tavuk, balık, yumurtanın daha düşük yağ içeren türlerini tüketin. Beslenmenizde sebze ve meyveye mutlaka yer verin.

Egzersiz yapın: Egzersiz endorfin hormonunun salgılamasını artırarak insanı mutlu kılar, kasların daha düzgün çalışmasını sağlar. Sadece Alzheimer’den değil kalp-damar hastalıklarından da sizi korur.
İdeal egzersiz,  düzenli yürüyüştür. Özellikle haftada 150 dakikayı bulan tempolu yürüyüşler yapın. İmkânı olanlar için yüzme çok iyi bir yöntem . Ayrıca fizyoterapistlerin kontrolünde ağırlık çalışmaları da hem kas gücünün korunması hem de kemiklerin korunması için çok yararlı.

Kolesterole dikkat: Yapılan çalışmalar yüksek tansiyon ,diyabet ,yüksek  kolesterol,sigara,şişmanlık gibi olumsuz faktörlerin  alzheimer hastalığı riskini artırdığını gösteriyor.Gerekli önlemler baştan alınmalı. Stresten uzak durun. Sağlıklı kolesterol değerleri için toplam kolesterolünüz 200 ‘ün altında, kötü kolesterolünüz 130’un altında, iyi kolesterolünüz de 50’nin üstünde olmalı.

Alkol tüketimine dikkat edin: Hafif ve orta dereceli alkol Alzheimer hastalığından korurken; aşırı alkol tüketimi vasküler riskleri artırdığı için Alzheimer hastalığı riskini de artırır.

Sigarayı bırakın: Alzheimer riskini artırdığı için sigaradan uzak durun.

Alzheimer ile ilgili daha detaylı bilgi için: http://www.hastabezim.com/sayfa/alzheimer/54/

SAĞLIK

Ödem atıcı çay tarifi

Umut Doğan Yıldız

-

Az su içiyor ve su içme alışkanlığı kazanamıyorsanız, bunun nedeni az ve sık su içmeyi denemiyor olmanızdan kaynaklanıyor olabilir.

Su içmeyi alışkanlık edinmek için düzenli bir şekilde, su içmeyi gün içine yayın. Günde en az dört küçük pet şişe (500 ml) su içmeye başlayın. Sürahi içerisine, limon ve sevdiğiniz meyveleri ekleyerek biraz tatlandırıp, renklendirmenizde bir sakınca yoktur. Ancak siz fazla abartmayın.

Yapılan araştırmalar, gün içinde dişini fırçalıp,sade naneli sakız çiğneyenlerin daha çok su içme ihtiyacı duyduğunu ortaya koydu. Bu taktikleri deneyerek, su içme ihtiyacı hissedebilirsiniz.

Bitki çayları da vücuttan toksin atımı ve iştah kontrolünde size destek olur. Her gün aynı çayı içmek yerine, elinizin altında farklı bitki çayları bulundurmayı deneyin. Yeşil çay, beyaz çay, mate, rooibos, oolong gibi çaylar metabolizmanızı hızlandırırken; rezene, ıhlamur, melisa ve papatya gibi çaylar sindiriminizi kolaylaştırır. Bunun yanı sıra ödem attıran çay tarifi de veriyoruz. Deneyin ve farkı gör.

Ödem atıcı çay tarifi

1 litre suya 1 yeşil elmayı doğrayın; 2 çubuk tarçın, 3 adet karanfil ve 2 adet kakule ekleyip 5 dakika kaynatın. Ateşi kapatıp içerisine 1 tatlı kaşığı beyaz çay, bir tutam ıhlamur, 20 adet kiraz sapı, bir avuç içi mısır püskülü ilave edin. 4 dakika demlenmesini bekleyin. Süzdükten sonra gün boyu sıcak veya soğuk olarak içebilirsiniz.

Devamı

SAĞLIK

Anksiyete tedavisi: Pilates

Umut Doğan Yıldız

-

Pilates yaparak kaygılarınızla başa çıkabilirsiniz. İşte pilatesin anksiyeteye iyi gelen etkisi.

Anksiyete çağımızın sık rastlanan rahatsızlıklarından. Bir dönem kendisi de anksiyete ile mücadele eden Pilates Eğitmeni Hollie Grant, pilatesin bunun için çok iyi bir tedavi yöntemi olduğunu söylüyor.

Konuyla ilgili fikirlerini dile getiren Pilates Eğitmeni Hollie Grant; “20’li yaşlarımdayken kafamdaki karmaşayı asla yoluna sokamıyordum. Dikkatimi toplamamı sağlayacak bir spor arayışındaydım. Pilates bu açıdan yardımcı oldu. Çünkü egzersiz esnasında konsantre olmak zorundasınız. Nefesinize, çalıştırdığınız kaslara, aktif olmayan kaslara ve hareketler esnasında duruşunuzda yapmanız gereken değişikliklere odaklanmanız gerekiyor.” diyor.

Psikoloji düzelten spor: pilates

Pilates yoğun bir dikkat gerektirdiği için göndermeyi unuttuğunuz e-posta veya nasıl ödeyeceğinizi kara kara düşündüğünüz faturalar o esnada aklınıza gelmiyor. Egzersiz yaparken kurmanız gereken beden ve zihin bağı anksiyeteyi azaltıyor. Hâliyle sağlığınıza daha iyi odaklanıyorsunuz.

Devamı

SAĞLIK

Uykunun yağ yakımına etkisi

Umut Doğan Yıldız

-

Eski ve yeni kurallar dosyamızın bugünkü konusu uyku. Yapılan araştırmalar yeterli uykunun yağ yakımına yardımcı olduğunu söylüyor.

GEÇ SAATE KADAR YATIN

“Erken kalkan yol alır” zihniyeti, ilerlemeniz söz konusu olduğunda erteleme tuşuna basıyor olabilir. Şimdi, bu konuyu masaya yatıralım.

ESKİ KURAL

Siz yataktan çıkana kadar, The Rock kas kazanma çabalarını Instagram’a yüklemiş oluyor. Büyü, şafaktan önceki süreçte gerçekleşiyor, biliyorsunuz.

YENİ KURAL

Uyku üzerinde çalışan bilim adamı Matthew Walker’ın söylediklerini aktaracak olursak;

Doğa Ana’nın “sekiz saat uyku” kavramını bize kazandırması 3,6 milyon yılını aldı ve bizim bunu tersine çevirmemiz yalnızca onlarca yıl sürdü. Şimdilerde, ortalama bir kişi yalnızca yaklaşık yedi saatini uyuyarak geçiriyor ve bu sizin sadece yorgun olmanıza neden olmuyor, aynı zamanda vücut yağ oranınızda görünür farka yol açıyor. “Uyku, yağ kaybının adı duyulmamış kahramanıdır,” diyor Londra’daki antrenman salonu Workshop Gymnasium’un performans koçu Artur Zolkiewicz. “Daha az uyuyan kişilerin kortizol seviyelerinde artış görünüyor, bu da kas kaybına ve iştah düzenlemesinde hayati bir faktör olan insülin hassasiyetinde düşüşe neden olur.” Chicago Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışmada, katılan erkekler 5,5 saatin ardından uyandıklarında, 8,5 saat uyudukları zamana kıyasla diyetleri fark etmeksizin yarı miktarda yağ kaybetti. Aynı zamanda, sekiz saatten az uyuyan atletlerin antrenman sırasında yaralanma ihtimali yüzde 70 daha fazladır. Az uyuyan, fazla esneyen bir erkek için, spor salonunda çalışmak başından savması gereken keyifsiz bir misyona dönüşüyor.
Sürekli olarak yedi saatten az uyuyorsanız, öğle yemeğinde veya işten sonra 30 dakikalık bir antrenman, şafak sökmeden zombi gibi yaptığınız bir saatlik hareketlerden iyidir. Uykuyu yeni durağan kardiyonuz sayın.

Devamı

Popüler