Bizi Takip Edin

SAĞLIK

METABOLİZMA NASIL HIZLANDIRILIR?

-

 

Metabolizma hızlandırmak için yapmanız gerekenler.

Metabolizma nasıl hızlandırılır sorusunu cevaplamadan önce daha temel bir soruyla başlayalım isterseniz; metabolizma nedir? Basitçe söylersek, sizi hayatta tutan, yedi gün 24 saat vücudunuzda faaliyet gösteren tüm kimyasal reaksiyonların ortak adıdır. Metabolizmanızı, kalori koruyan bir bodyguard gibi düşünebilirsiniz. Yağları gece kulübünden (yani vücudunuzdan) kovan bir numaralı adamınızdır.

Siz farkında olsanız da olmasanız da vücudunuzda yağlarla kaslar arasında sürekli bir savaş vardır. Bu savaşta hangi tarafta yer alacağınız çok belli. Kaslarınız enerji sağlamak için yağlarınızı yakar. Bu yüzden hımbıllıktan kurtulmak ve sıkı bir vücuda kavuşmak için kas yapmanız ve kaslarınızı da korumanız gerekir. Çünkü kaslar metabolizmayı hızlandırma konusunda ustadır. Gece gündüz kalori yakmanızı sağlar. Ayrıca testosteron seviyenizi yükseltir, yaşlanmayı önler, libidonuzu artırır. Kalp hastalıkları, sırt ağrısı, eklem ağrısı ve depresyonla savaşır. Kasla yağın savaşında kasın tarafında yer alır ve zafer kazanırsanız, bel çevrenizin incelmesi dışında birçok kazancınız olur. Şimdi metabolizmayı hızlandıran ipuçlarına göz atalım.

Gerçek 1; Spor salonunda kalori yakmak tam bir zaman kaybıdır

Kalori yakmak harikadır, bu doğru. Fakat spor salonunda egzersiz aletlerinin üzerindeki göstergelerde yazan kalori değerleri o kadar da gerçekçi değildir. Kalori yakmak için üç seçeneğiniz var. Bunları anlarsanız işiniz spor salonuna kalmaz.
“O zaman neden sadece egzersiz yaparak kilo veremiyorum?” diyor olabilirsiniz. Etrafınıza bir bakın. Spor salonu kilolu insanlarla dolu. Yani yanıt basit. Egzersiz ve hareket yağ yakımının sadece yüzde 15 ile 30’luk küçük bir kısmına denk geliyor. Bir başka deyişle kalori harcamanızı sağlayan yüzde 85’lik kısım kesinlikle vücudunuzla yaptığınız hareketlerle ilgili değil. Yalnız bu, ‘spor salonu önemli değildir’ anlamına gelmemeli. Sadece spor salonunda yaptığınız egzersizleri işe yarar hale getirmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Egzersiz, müttefikiniz olan kasların en büyük silahı. Baş düşman yağlar üzerinde zafere ulaşmanızın da en önemli aracı.

Gerçek 2; Ne kadar şişmanlarsanız bir o kadar daha şişmanlarsınız

Bazal metabolizma (dinlenme anındaki metabolizma) her gün yaktığınız kalorilerin büyük kısmından sorumlu. Birçok faktöre bağımlı olarak gelişir. Yaşınız, cinsiyetiniz, boyunuz, hatta genleriniz ve vücudunuzun yağ oranı bile bazal metabolizma üzerinde etkili olur. Mesele şu ki vücudunuzdaki yağ birikimi kalori tüketimini yavaşlatıyor. Çünkü metabolik anlamda yağ hücreleri tembeldir. Neredeyse kalori tüketimine hiçbir katkıları olmaz. Vücudunuzdaki 500 gramlık yağı beslemek için gün boyu sadece iki kalori harcarsınız. Oysa kaslar epey aktiftir. Dinlenme halinde bile 500 gram kas hücresi yağlardan üç kat fazla kalori yakar. Ne kadar kalori yakarsanız, o kadar yağ kaybedersiniz. Bu yüzden yağlar kaslardan nefret eder çünkü kas oturduğu yerden yağ yakar. Yani kasların asli görevi metabolizmayı da hızlandırmaktır.

Yağ ayrıca adiponektin adlı önemli bir hormonu da baltalar. Adiponektin, metabolizmayı düzenleyen faydalı bir maddedir. Eğer iç yağ oranınız artmışsa vücudunuz daha az adiponektin salgılamaya başlayarak metabolizmanızı yavaşlatır. Yani gerçek anlamda yağ yağı çeker. ABD’deki Journal Of Applied Physiology bülteninde yayımlanan bir bilimsel araştırmaya göre iç yağdan dışarı çıkan diğer salgılar da kaslar için en az adiponektin kadar zararlı. Bu salgılar kasları zayıflatarak yağları adeta bir virüs gibi artırıyor.

Çözüm ise basit: Daha büyük kaslara kavuşmak. Böylece kas oranınız arttıkça metabolizma hızı da artmış olur. Kas hacminin çoğalması da kalp damar hastalıkları ve diyabet riskinizi de azaltıyor. Tam tersi bir durum ise sağlığınız için oldukça riskli. ABD’deki Circulation adlı bilimsel bültende yayımlanan araştırmaya göre kas oranının azalması sadece tip 2 diyabete neden olan insülin direncini artırmakla kalmıyor. Kandaki yağ oranını yükseltiyor ve iç organların yağlanmasını da hızlandırıyor.

Gerçek 3; Ağırlık çalışması yağların en büyük düşmanıdır

Kasların kalori yaktığını öğrendiniz, o zaman düz bir mantıkla daha çok kasın daha fazla kalori yaktığını da tahmin edebilirsiniz. Bu yüzden antrenmanlarla kaslarınızı geliştirmeniz metabolizma hızlandırmak konusunda büyük öneme sahiptir. Araştırmalara göre tek bir ağırlık çalışması bile kalori yakımını 39 saat boyunca maksimuma çekiyor. Ayrıca egzersiz yaptığınız anlarda yaktığınız kaloriler de yanınıza kâr kalıyor.

Kas yapmanın uzun vadede kalori tüketimine etkisi sadece kilo vermekten de öte. Kas yapmak doğrudan yağları hedef alıyor. Connecticut Üniversitesi’nden egzersiz ve diyet araştırmacısı Dr. Jeff Volek’in çalışmasına göre aynı düşük kalorili diyeti uygulayan denekler arasından daha kaslı olanlar, daha az kaslı olanlara nazaran yüzde 40 daha fazla kilo verdi. Ağırlık antrenmanı yapanlar da aerobik antrenmanı yapanlara göre daha hızlı kilo kaybetti.

Ağırlık antrenmanlarının bir numaralı yağ yakma sistemi olduğuna dair bir başka delil daha var: Kaslarınız çoğaldıkça vücudunuza aldığınız besinler daha iyi kullanılıyor ve yağa dönüştürülüp depolanmıyor. Kaslar, enerjiyi yani kalorileri glikojen şeklinde depoluyor. Egzersiz yaptığınızda bu glikojen yakıt olarak kullanılıyor. Egzersizden sonra yağ depolama hormonlarınız, yediğiniz karbonhidratları glikojene dönüştürüp kaslarda boşalan yerlere doldurmaya çalışıyor. Eğer egzersiz yapmamış olsaydınız, bunların hepsi yağa dönüştürülüp karın bölgenizde depolanacaktı.

SAĞLIK

Dünya Sağlık Örgütü 2019’daki tehditleri açıkladı

Umut Doğan Yıldız

-

Dünya Sağlık Örgütü, 2019 yılında dünyayı tehdit etmesi beklenen tehlikeleri açıkladı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı rapora göre 1.6 milyar kişiyi etkileyecek tehditler arasında başta ekonomik daralma ve yetersiz beslenme geliyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2019 yılında insanlığı tehdit etmesi beklenen tehlikeleri bir rapor şeklinde açıkladı. WHO’nun raporuna göre zayıf ekonomi, kuraklık, küresel ısınma, yetersiz sağlık hizmetleri gibi pek çok farklı nedenden dolayı can kayıpları yaşanacak. Listede ayrıca hava kirliliği, insani krizler ve aşı olmayı reddeden insanlar da sağlık krizlerinin nedeni olarak gösteriliyor.

10 yıl sonra dünyanın hali ne olacak?

WHO, bundan 10 yıl sonra küresel ısınma nedeniyle ortaya çıkan kuraklık, yetersiz beslenme, aşırı sıcaklık ve ishal nedeniyle yılda fazladan 250 bin kişinin öleceğini düşünüyor. Ölüm sebepleri arasında ise başı, yüzde 70 ile diyabet, kanser ve kalp rahatsızlıkları çekiyor.

2019 yılında sağlığı tehdit eden etmenlerin sıralaması ise şöyle  

  1. Aşı olmaya karşı direnç/Aşı karşıtları
  2. Küresel grip salgını
  3. Hava kirliliği ve küresel ısınma
  4. Bulaşıcı olmayan hastalıklar
  5. Sağlıklı ve kaliteli yaşam koşullarından mahrum kalmak
  6. Mikroplara karşı dayanıklılık
  7. Ebola ve diğer ölümcül hastalıklar
  8. Yetersiz temel sağlık hizmetleri
  9. Dang hastalığı
  10. Aids (HIV)

Devamı

SAĞLIK

Buzdolabında bozulan besinler

Umut Doğan Yıldız

-

Buzdolabına girince bozulan ve hastalıklara neden olan besinleri sizin için sıraladık.

Besinler nasıl saklanır?

Kahve

Buzdolabının içerisindeki nemli ortam kahvenin tadını, yapısını ve görüntüsünü bozar. Kahve ışık görmeyen bir yerde oda sıcaklığında saklanabilir.

Sarımsak

Sarımsağı 2 gün boyunca dolapta bekletirseniz eğer bu onun bakteri üretmesini sağlayacaktır. Sarımsakları, güneş görmeyen bir yerde oda sıcaklığında saklayabilirsiniz.

Patates

Kesilmiş ancak kullanılmadan buzdolabına koyulmuş patatesler 1.günün ardından bozulur ve bu şekilde tüketilmesi, bağırsak problemlerine neden olabilir.

Reçel ve bal

Bu tarz besinler buzdolabında saklandığında organik içeriklerini kaybedelerler ve sadece şekerden ibaret bir yiyecek olarak kalırlar. Güneş görmeyeni kuru ve serin b,r yerde saklamakta fayda var.

Devamı

SAĞLIK

Anksiyetenin 7 işareti

Umut Doğan Yıldız

-

Anksiyete sadece panikataktan ibaret değildir. Anlamak için bakmanız gereken daha küçük ayrıntılar var.

Derleyen: Uğur Mutlu

Bir kişinin anksiyete bozukluğu yaşayıp yaşamadığını anlamak oldukça zordur. Herkesin duygularını sözlü olarak ifade etmeyi sevmediği gibi, birçok insan acılarını gizlemeyi tercih eder.

Zihinsel sağlık kuruluşu Mind tarafından yapılan bir araştırmada, 18-34 yaş aralığındaki kişilerin beşte dördü anksiyete problemi yaşadığında üzülmüyor gibi davrandığını söyledi. Ayrıca, çocuklar anksiyete sorunlarını yetişkinlerden farklı şekilde gösterebilir; bir ebeveynseniz bu işaretleri mutlaka bilmeniz gerekiyor. Bu yedi belirtiyle ailenizin, dostlarınızın ya da çalışma arkadaşlarınızın bu tarz bir sorunla boğuşup boğuşmadığını anlayabilirsiniz.

1- Fiziksel rahatsızlıklar

Anksiyete sıklıkla baş ve mide ağrısı gibi fiziksel sorunlara yol açar. Kişi panikatakla birlikte göğüs ağrısı ve nefes darlığı yaşasa da panikatak geçirdiğinin farkında olmayabilir. Öte yandan anksiyete, egzama gibi daha belirgin hastalıkları da beraberinde getirebilir.

Mind’ın bilgi yöneticisi Rachel Boyd, “Anksiyete bazı kişiler için ciddi bir hastalığı olabileceğine dair kaygılanma ya da fiziksel bir sorun yaşadığını düşünme şeklinde baş gösterebilir,” diyor.

2- Uyku bozukluğu

Anksiyete sorunundan muzdarip insanlar genellikle yorgun hissederler. Bunun nedeniyse vücutlarının aşırı derecede adrenalin üreterek onları kaç ya da savaş moduna sokmasıdır. Öte yandan, Anxiety UK’e göre, anksiyete sorunu yaşayan insanlar bunun etkilerini dikkat dağıtan etkenlerin daha az olduğu gece saatlerinde, uykuya dalma konusunda da görüyor.

Anksiyeteyle boğuşan insanların çok fazla uyuyabileceği gibi, uykuya dalma konusunda da problem çekebildiğini belirten Nightingale Hospital’dan Dr. Joanna Silver, “Kimileri gece defalarca uyanırken kimileri de kâbuslara ya da karabasana maruz kalabilir,” diyor.

3- Sürekli onaylanma isteği

Anksiyetenin etkileri hem fiziksel hem zihinseldir. Psikolojik semptomlar kaygı verici bir durumu tekrar tekrar düşünmek ve diğer insanların anksiyetenizi fark ettiğini hissetmek gibi rahatsız edici ve gergin hisler şeklinde kendini gösterebilir. Boyd, “Bu kişilerin sürekli onaylanmak istediğini ya da normalde iyi oldukları konularda daha güvensiz davrandıklarını fark edebilirsiniz,” diyor.

4- Yeme bozukluğu

Anksiyetenin pençesindeki insanlar beslenme alışkanlıklarında da değişiklik yaşayarak önceki hâllerinden daha az ya da daha çok yiyebilirler. Çocuklarda ise stresin bir sonucu olarak iştah kesilmesi, aşırı yeme ya da yedikten sonra kusma problemleri de görülebilir. Anksiyete seviyesi yüksek insanların genellikle iştahsızlık yüzünden yemek yiyemediğini ifade eden Dr. Silver, “Bazılarıysa endişelerini azaltabilmek için çok fazla yeme ya da kısıtlı beslenme yöntemlerine başvurur,” diyor.

5- Mükemmelliyetçilik eğilimi

Anksiyete problemi yaşayan bazı insanlar görünümü konusunda takıntılı hâle gelebilir ve “kusursuz” görünmek için kesenin ağzını açabilir. İş hayatında ise anksiyete sorunu yaşayan kişiler çok fazla mükemmeliyetçi olabilirken, bu doğrultuda verilen görevleri tamamlamaları uzun sürebilir. Anksiyete bozukluğu olan kişilerin genellikle doğal insanlardan hoşnut olan, detaylı düşünen, merhametli, akıllı ve sorumlu olma eğiliminde olan insanlar olduğu söylenebilir. Yani, bu davranışları mercek altına alarak herhangi bir artış olup olmadığını gözlemleyebilirsiniz. Anksiyetenin başka bir belirtisi ise takıntılı davranışlardır. Dr. Silver, “Aşırı temizlik ve kontrol çılgınlığı, sevdiğiniz bir kişinin anksiyeteyle boğuştuğuna dair daha az belirgin bir işarettir,” diyor.

6- Odaklanma güçlüğü

Anksiyete bozukluğu yaşayan bir kişi olumsuz olayları sık sık ve uzun uzadıya düşünmeye meyillidir. Bu durum da konsantrasyon kaybını beraberinde getirir. Anksiyete sorunu yaşayan kişileri işe sıklıkla geç kalmasından ya da normalde rahatlıkla yapabileceği bir işe odaklanma güçlüğü yaşamasından anlayabilirsiniz.

7- Sosyal izolasyon

Sevdiğiniz bir tanıdığınızın yapmayı sevdiği aktivitelerden uzak durduğunu ve yalnız başına daha fazla zaman geçirdiğini fark ettiyseniz, anksiyetenin işaretlerinden bir diğerini yakalamış olabilirsiniz. Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerin bir şeylerden kaçıyormuş gibi hissedebileceğini ya da endişelendikleri durumları çözebilmek için çok fazla vakit ve enerji harcayabileceklerini söyleyen Boyd, “Sosyal anksiyeteden muzdaripseniz arkadaşlarınızla buluşmak, alışverişe çıkmak ve hatta telefonları açmak gibi anksiyetenizi tetikleyebileceğini düşündüğünüz durumlardan da uzak durmak istersiniz,” diyor

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com