Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

MEN’S HEALTH SİZİN İÇİN YANITLIYOR!

Umut Doğan Yıldız

-

 

Men’s Health gündelik hayatınızda merak ettiğiniz, kafanıza takılan her şeyi sizler için yanıtlamaya çalışıyor.

Gözlük takmaya başladım ama pek memnun değilim. Lazer göz operasyonu geçiren ve çok iyi sonuç alan tanıdıklarımvar. Ben de yaptırmalı mıyım?

Eğer görüş kalitenizde belli belirsiz bir bozukluk varsa, gerek yok. MH danışmanlarından göz doktoru Kimberly Cockerham, böyle bir durumda hastasına şu soruyu soruyor: “Gözlüksüz araba sürebiliyor musunuz?” Sizin cevabınız hayırsa, operasyon için bir uzmanla görüşme ayarlayabilirsiniz. Doktorunuz görme gücünüzün sabitlendiği (göz bozukluğu zamanla yavaşlar) bir zamanı bekleyecektir ki bu süre genellikle 21 yaşından sonrasına denk geliyor. Dr. Cockerham her operasyon gibi lazer operasyonunun da risk taşıdığını, bu yüzden gözlük takmak konusunda kayda değer bir sorunu olan kişilere uygulanması gerektiğini vurguluyor. Eğer gözlük sizin işinizi yapmanıza açıkça engel oluyorsa lazer ameliyatı olmaya değer. Ancak, çok nadir gerçekleşiyor da olsa kalıcı görme kaybı gibi risklerin bilincinde olun.

Tuzlu burun spreyleri kulağa ilaçtan ziyade, bildiğin tuzlu su gibi geliyor. Ne işe yarıyor?

Tıkanıklığı geçirmek için burun deliklerine sürdüğünüz krem ile burnunuz, eski iki dost gibidir. Bu yüzden tuzlu bir konsantre içeren burun spreyleri yapısal olarak mukusa benzer. Burnun içindeki hassas deriyi nemlendirir ve yatıştırır, sümüğün rahatça akmasını sağlar. Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi’nden önleyici tıp uzmanı Dr. William Schaffner, “Eğer sinüs enfeksiyonunuz veya soğuk algınlığınız varsa veya üşüttüyseniz, daha kolay nefes almanızı sağlar” diyor. Tuzlu burun spreylerinin başka bir faydası daha bulunuyor: Burnunuzdaki ince damarları koruyor ki bu damarlar kuruduğunda çatlayabiliyor ya da burun kanamasına yol açabiliyor. Burnunuzda herhangi bir sorun olmadığında da bu spreylerden faydalanabilirsiniz: Yatak odanızda bu sulardan bir bardak kadar bulundurarak, gece burun kurumasının önüne geçebilirsiniz. Dr. Schaffner, suyun bir miktar buharlaşarak sıcak havanın kurutucu etkisini nötrlediğini söylüyor.

Son günlerde sokaklarda tıpkı Tokyo’daki gibi cerrahi maskelerle dolaşan insanlar görmeye başladım. Bir maske beni hasta olmaktan kurtarabilir mi?

Tam olarak değil. Metroda gördüğünüz maskeli bir adam ya paranoyaktır ya da hastalık hastası. Cerrahi maskeler, sizi diğer insanların yaydığı mikroplardan korumaya yetmez zira bu mikroplar her yere dağılmıştır. Ama eğer hasta olan sizseniz, maske mikrop yaymanıza engel olabilir. MIT tarafından yapılan bir araştırma, öksürük ve hapşırıkla yaydığımız mikro mukus ve tükürük damlalarının 2,5 metre kadar gidebildiğini buldu. Bu yüzden basit bir kumaş mikropların bu yolculuğuna engel olur. Eğer yakın zamanda bir seyahate çıktıysanız ve alışık olmadığınız türden bir grip ya da solunum rahatsızlığı yaşadığınızı düşünüyorsanız, Wisconsin Üniversitesi’nden aile hekimi ve toplum sağlığı uzmanı Dr. Jonathan Temte, cerrahi maskeler yerine N95 solunum maskelerine geçiş yapmanızı öneriyor.

Son günlerde sokaklarda tıpkı Tokyo’daki gibi cerrahi maskelerle dolaşan insanlar görmeye başladım. Bir maske beni hasta olmaktan kurtarabilir mi?

Tam olarak değil. Metroda gördüğünüz maskeli bir adam ya paranoyaktır ya da hastalık hastası. Cerrahi maskeler, sizi diğer insanların yaydığı mikroplardan korumaya yetmez zira bu mikroplar her yere dağılmıştır. Ama eğer hasta olan sizseniz, maske mikrop yaymanıza engel olabilir. MIT tarafından yapılan bir araştırma, öksürük ve hapşırıkla yaydığımız mikro mukus ve tükürük damlalarının 2,5 metre kadar gidebildiğini buldu. Bu yüzden basit bir kumaş mikropların bu yolculuğuna engel olur. Eğer yakın zamanda bir seyahate çıktıysanız ve alışık olmadığınız türden bir grip ya da solunum rahatsızlığı yaşadığınızı düşünüyorsanız, Wisconsin Üniversitesi’nden aile hekimi ve toplum sağlığı uzmanı Dr. Jonathan Temte, cerrahi maskeler yerine N95 solunum maskelerine geçiş yapmanızı öneriyor.

 

ERKEK AKLI

20 Mart Uluslararası Mutluluk Günü

Umut Doğan Yıldız

-

Birleşmiş Milletler tarafından 2013 yılında ilan edilen Uluslararası Mutluluk Günü, her yıl 20 Mart’ta kutlanıyor.

 Amaç, dünya genelinde mutluluğun önemine dikkat çekmek ve bunu sürekli olarak hatırlatmak. “Hepimiz mutluluk istiyoruz fakat ne yazık ki günümüz dünyasında stres, depresyon ve mutsuzluk yükselişte gibi duruyor. Örneğin; Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünyada 300 milyondan fazla insan depresyonda. Üstelik depresyon, endişe bozukluğu gibi ruh sağlığını ilgilendiren konuların, dünya ekonomisine de bir maliyeti var. Bu maliyetin, 1 trilyon USD seviyesinde olduğu tahmin ediliyor” diyen kahkaha yogası eğitmeni Selda Susal Saatçi, insanların, yaşam sevinçlerini yeniden canlandırmaya ihtiyacı olduğunu söylüyor.

“Mutluluğu koşula bağlıyoruz”

İnsanların çoğu için mutluluk, bir koşula bağlı. Terfi etmek, daha fazla para kazanmak, hayalindeki o arabaya/eve sahip olmak bu koşullardan sadece birkaçı. Oysa barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra bu dışsal amaçların, toplam mutluluğumuzun sadece yüzde 10’unu oluşturduğu biliniyor. Kahkaha Yogası eğitmeni Selda Susal Saatçi “Mutluluğun bir de koşula bağlı olmayan ve insanın içinden dışa doğru çıkan bir hali var. Bunu yaşam sevinci ya da neşe olarak da tanımlayabiliriz” diyor. Susal Saatçi, yeni şeyler öğrenmek, etrafımızdakilerle iyi ilişkiler geliştirmek ve kendimizden daha büyük bir amaç için çalışmanın, başka bir deyişle iyilik yapmanın içimizdeki yaşam sevincini beslediğini, bunu yaparken bedenimizin kimyasını değiştiren kahkahanın gücünden de faydalanmamız gerektiğini vurguluyor.

“Kahkaha Yogası’nın mucidi Dr. Madan Kataria’nın dediği gibi; hayatı yeterince ciddiye aldık, artık kahkahayı ciddiye alma vakti geldi”
Kahkahanın bedensel ve ruhsal faydaları, bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Günde 10-15 dakika arasında derin kahkaha atmak, beynin daha fazla mutluluk hormonu salgılamasını sağlarken, stres hormonlarının da seviyesini düşürüyor. Beyin gerçek kahkaha ile sahte kahkahayı birbirinden ayırt edemiyor. Dolayısıyla her gün 10-15 dakika sahte kahkahalar bile atılsa aynı ruhsal ve bedensel faydalar görülebiliyor.

Dünya da ülkemiz de zor zamanlardan geçiyor. “20 Mart Uluslararası Mutluluk Günü” mutluluğu hatırlamak için güzel bir vesile değil mi?

Kahkaha Yogası Nedir?

Kahkaha Yogası, bir Tıp Doktoru olan Dr. Madan Kataria tarafından 1995 yılında geliştirildi. Yoga nefes tekniğini kullanan ve eşsiz bir egzersizler bütünü olan Kahkaha Yogası’nın temeli nedensiz (şaka, espri, komedi olmaksızın) gülmeye dayanıyor.

Kahkaha Yogası, grup içerisinde göz kontağı kurarak ve günlük hayatımızda karşılaştığımız olayların canlandırmasından oluşan çocuksu oyunlar aracılığı yapılıyor. Fiziksel bir egzersiz, yani sahte kahkaha olarak başlatılan gülme, genellikle 45-60 saniye içerisinde gerçek kahkahaya dönüşüyor.

Kahkaha Yogası’nın faydaları

Bundan 24 yıl önce bir parkta birkaç kişi ile başlayan ve bugün 100’ün üzerinde ülkede uygulanan Kahkaha Yogası’nın birçok faydası bulunuyor. Her gün yapılan 10-15 dakikalık Kahkaha Yogası:

· Beynin daha fazla mutluluk hormonu salgılanmasını sağlıyor. Kişinin duygu durumu dakikalar içerisinde yükseliyor. Kişi kendini daha neşeli ve enerjik hissediyor. Bu olumlu ruh hali iş dahil hayatının geneline yayılıyor.
· Beynin salgıladığı stres hormonlarının düşmesini sağlıyor.
· Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
· Ciddi bir egzersiz programıdır. 10 dakikalık bir kahkaha yogası, 30 dakikalık kürek çekmeye eşdeğerdir.
· Kan basıncını düşürüyor, kan dolaşımını artırıyor. İyi bir kalp damar sistem çalışması olarak değerlendiriliyor.
· Yoga nefes bilgisinin bilimsel olgularla birleşmesi sayesinde anksiyeteyi azaltmaya yardımcı oluyor.
· Bedenin ve beynin net oksijen alımını önemli ölçüde artırıyor, odaklanma kapasitesini ve süresini geliştiriyor, kişilerin etkinlik ve iş performanslarında önemli iyileşmeler sağlıyor.
· Kişisel gelişime katkı sağlıyor. Kendine güveni artırıyor, iletişim becerilerini geliştiriyor, çocuksu oyunlar sayesinde sağ beyin tetikleniyor ve yaratıcılık artıyor, duygusal denge sağlanıyor.

Mutluluk için, Sağlık için Kahkaha Atın

Devamı

ERKEK AKLI

Ofiste gülmenin 5 önemli faydası

Umut Doğan Yıldız

-

İşyeri ve çalışmak gülmenize engel değil. Ofiste gülmenin 5 önemli faydasına göz atın.

Amerikan reklamcılık devi ve dünyaca ünlü ajanslar zincirinin sahibi Leo Burnett, “Kimse eğlenmek için işe gitmez ancak bu, iş yerinde eğlence olmayacağı anlamına da gelmez” diyor. Uzmanlar ise ciddiyet ve profesyonelliğin hâkim olduğu iş yerlerinde baskı ve stresi azaltmak için mizahın son derece önemli olduğuna dikkat çekiyor. Bu uzmanlardan biri de Reem Nöropsikiyatri Kliniği’nden Uzman Dr. Mehmet Yavuz… Yavuz’a göre gülümsemek fiziksel ve ruhsal anlamda iyi olmanızı sağlıyor, kan dolaşımını hızlandırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve gülerken salgılanan endorfin de özellikle ağrılara karşı morfinden çok daha güçlü bir etki yaratıyor. Ofiste gülmenin 5 önemli faydası ise şunlar:

*Yaratıcılığı ve üretkenliği artırır. Ofiste gülenler çok daha iyi işler çıkarır çünkü gülerken beyne giden oksijen artar ve zihni açar.

*Gülmek, insanların birbirini anlamasını kolaylaştırır. Çünkü iletişimde en etkili yöntemlerden biri mizahtır. Beraber gülebilenler kolay kaynaşır, aradaki bariyerler kısa sürede kalkar.

*Gülmek, insanların işini daha çok sahiplenmesini sağlar çünkü bir süre sonra, kendilerine bu ortamı sunan yöneticilere karşı kendilerini daha yakın hissederler. Hem otoritesini koruyan hem de mizah yapmayı başarabilen yöneticilerin ekipleri işlerinde çok daha başarılıdır.

*Mizahın ve gülmenin hâkim olduğu ofislere yeni gelenler de ortama daha hızlı uyum sağlar. Çünkü bu tür ofislerde adaptasyon sorunu yoktur veya en azından daha kolay atlatılır. Birlikte gülebilen ekiplerin pozitif bakışı bir süre sonra da yapılan işe yansır.

*Mizah müşterileri de olumlu yönde etkiler. Birçok uluslararası markanın daha sıcak ve samimi bir dili tercih ettiği yüzyılımızda, ölçülü mizah, giderek büyük markaların global kampanyalarında daha sık yer alıyor. Dolayısıyla kendi arasında gülmeyen bir ekibin, müşterilerden gelecek bu tür istekleri karşılaması da mümkün olmayacaktır.

Devamı

ERKEK AKLI

90’ların efsane ayakkabısı geri döndü

Umut Doğan Yıldız

-

90’lı yılların efsane koşu ayakkabısı Aztrek, tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yepyeni bir sneaker olarak pazara çıkıyor. 

Zamanının ilerisinde, benzersiz tasarımıyla Aztrek ’93 capcanlı renklerle 90’ları yeniden yaşatmaya geliyor.

Reebok Classic ailesinin en özel üyelerinden biri olan Aztrek ’93, çağın canlı ve genç enerjisinden ilham alırken 90’lı yılları yeniden yaşatmak üzere benzersiz bir sneaker olarak geri döndü.

Piyasaya çıktığı andan itibaren öncü kabul edilen Aztrek, benzersiz tasarımıyla tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yeniden tasarlandı. Cesur renk tonları ve kendine has çizgileriyle göz alan Aztrek ’93, zamanının ilerisinde, yenilikçi bir sneaker olarak piyasaya çıktı.

Ünlü model Gigi Hagid, rap kraliçesi Cardi B’nin yanı sıra Future ve ikinci kişiliği Hndrxx ile iş birliğinde lanse edilen Aztrek ’93, 90’lar ruhuyla geçmişten esintiler taşırken yenilenmiş tasarımıyla günümüz sneaker modasına öncülük etmeye geliyor.

Petra Roasting pop-up mağazaya dönüştü

90’lı yılların tavrını otantik performansla harmanlayan Aztrek ’93, birbirinden renkli modelleriyle Mart ayı boyunca Gayrettepe Petra Roasting’deki Reebok Pop-Up Mağaza’da 559 TL fiyatla satışta olacak.

90’ların havasını solumak isteyenler için yeniden tasarlanan Reebok Pop-Up Mağaza, 7 Mart’tan başlayarak tam bir ay boyunca ziyaretçilerini karşılayacak. Türkiye’de bir ilk niteliğinde olan pop-up mağazada bir ay boyunca eşsiz tasarımıyla göz dolduran Aztrek ’93 modelleri sergilenirken, en sevilen Reebok Classic ürünleri de satışta olacak. 90’lar temalı dekorasyonu ile ziyaretçilerini bekleyen Petra Roasting’de 90’ları yeniden anmak üzere çeşitli atölyeler, Duygu Özaslan, Ekin Beril, Deniz Marşan ve Selen Akyüz gibi isimlerle birbirinden eğlenceli hafta sonu sohbetleri ve pazar günleri ise 90’ların efsane oyunlarını içeren heyecanlı oyun turnuvaları gerçekleşecek.

Reebok Petra Roasting Etkinlik Takvimi:

9 Mart – Duygu Özaslan ile “90’lardan Günümüze Değişen Medya”
13 Mart- Serigrafi baskı yöntemiyle Reebok Classic çanta tasarımı
16 Mart – Ekin Beril ile “90’larda Müzik”
20 Mart – D-I-Y Sticker tasarlama
23 Mart – Deniz Marşan ile “90’lar Modası”
27 Mart – Geçici Dövme atölyesi
30 Mart – Selen Akyüz ile “Sneaker nasıl evrim geçirdi?”
3 Nisan- Kişiye Özel Reeboklar..

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com