Bizi Takip Edin
Men's Health Türkiye

Men's Health Türkiye

Kakao yağının faydaları güncellendi!

SAĞLIK

Kakao yağının faydaları güncellendi!

-

 

Cilt bakımında doğal çözümlerden yana bir tavırdaysanız eğer, kakao yağının faydalarına bir göz atın. 

Kakao yağı, ciltteki çatlaklardan yıpranmış saçlara kadar birçok şeye iyi geliyor. İçerdiği yağ asitleri nedeniyle doğal ve faydalı yağların başında gelen bu yağı, doğru bir şekilde ve miktarda kullanmanız bağışıklık sistemini de düzenliyor.

Kakao yağı hem katı hem sıvı halde kullanılabiliyor

Kakao yağı genel olarak katı halde bulunsa da vücut sıcaklığıyla kolayca eridiğinden doğrudan cilde uygulanabiliyor. Alerjik reaksiyonların oluşması ihtimaline karşın kakao yağı öncelikle vücutta çok küçük bir alana uygulanıp 24 saat gözlemlendikten sonra kullanılmalı.

Kakao yağı Hindistan cevizi yağı ya da zeytinyağı gibi yağlarla da karıştırılarak etkisi artırılabiliyor. Bu sayede cildin nemlendirilmesi hızlanırken vücuttaki çatlaklar ve yara izleriyle baş ediliyor.

Bunun yanı sıra, özellikle kuru ve yıpranmış ciltler ya da saçlar için kullanacaksanız bal ve süt gibi destekleyici malzemeler de karıştırılabiliyor.

Kakao yağı bronzlaşmak için kullanıyor ancak mutlaka kakao yağını sürmeden önce cildine bir güneş koruyucu krem sürülmesi gerekiyor. Aksi halde çok hızlı bir şekilde yanabilir, vücutta güneş yanıklarının neden olduğu kızarıklık, kaşıntı gibi belirtiler baş gösterebilir.

Kakao yağı, doğru bir şekilde ve miktarda kullanıldığında bilinen ciddi bir zararı bulunmuyor. Ancak kakao yağı, doymuş yağ içerdiğinden kakao yağı ile hazırlanan yiyecekler çok fazla yendiğinde kalori ve yağ olarak dönebiliyor. Bu nedenle içinde kakao yağı bulunan yiyecekleri aşırıya kaçmadan tüketmek büyük önem taşıyor. Aynı şekilde fazla tüketilmesi hazımsızlık, uykusuzluk gibi sorunlara da neden olabiliyor.

Kakao yağının faydaları saymakla bitmiyor:

  • Kakao yağı, güçlü antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
  • Ölçülü olarak tüketildiğinde kalp krizi, felç gibi ciddi kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyor.
  • Stres ve yorgunluğa iyi geliyor, stres nedeniyle yaşanan uykusuzluk sorununa da çözüm oluyor.
  • Bağırsakların sağlıkla çalışmasına destek oluyor, bu özelliğiyle kabızlık sorunu yaşayanlara da yardım ediyor.
  • Kakao yağı cildin nemlenmesini sağlıyor, bu sayede özellikle kuru cilt sorunu yaşayanlara iyi geliyor.
  • Nemlendirici özelliği nedeniyle kuruyan, çatlayan dudakların bakımında da rahatlıkla kullanılabiliyor.
  • Kuru ve yıpranmış saçların sağlığına kavuşmasına destek oluyor.
  • Kepek sorununun çözümünde de önemli roller üstlenebiliyor.
  • Kakao yağı, antioksidan bakımından zengin olduğundan hücrelerin serbest radikallerden arınmasını sağlıyor. Bu zararlı maddeler yüzünden zarar gören cildin onarılmasını sağlıyor.
  • Cildi onarırken kırışıklıklara karşı da olumlu etkilerde bulunuyor. Yaşlanma karşıtı bir etki oluşturuyor.
  • Özellikle ciltte oluşan çatlakların oluşumunu engelliyor, var olan çatlakların görünümünü en aza indiriyor.
  • Yaralanmalar nedeniyle oluşan ama bir türlü geçmek bilmeyen izlerin görünümünü de iyileştiriyor.
  • Kakao yağı bronzlaşmanın daha hızlı ve kalıcı olmasını sağladığından güneşlenip bronzlaşmak isteyenlerin kullandığı en doğal ürünlerden olmasıyla da biliniyor.
  • Son olarak ağız içinde oluşan yaralara, egzama ve sedef rahatsızlığı gibi cilt sorunlarına da iyi geldiği söyleniyor.

Continue Reading
Advertisement

SAĞLIK

4500 yıllık mayadan ekmek pişirdi

-

Antik Mısır’dan kalma bir çanaktaki mayayı kullanarak ekmek pişiren bilim insanı Seamus Blackley, pişirdiği ekmeğin, diğer ekmeklerden daha lezzetli olduğunu söylüyor.

Fizikçi ve video oyunu tasarımcısı Seamus Blackley, Antik Mısır üzerine çalışmalar yürüten Serena Love ve mikrobiyolog Richard Bowman’la ABD’nin Massachusetts eyaletinde bir araştırmada çalıştığı sırada, Antik Mısır’dan kalma bir çanaktan maya kalıntıları çıkardığını söyledi.

Numunelerin kapların gözeneklerinden toplandığını söyleyen araştırmacı, organizmaları uyandırmadan önce bir sterilizasyon tekniği kullandığını söylüyor.

Devamı

SAĞLIK

Metabolizma hızlandırmanın 12 yolu!

-

Metabolizma hızlandırmanın yollarını merak edenler için 12 tüyomuz var.

Vücudunuz bir makine olsaydı, metabolizmanız işletim sistemi olma görevini üstlenirdi: Bütün girdileri, yani besinleri işleyerek sizi fonksiyonel kılan bir sistem. Onu abur cuburla doldurursanız düşük performans gösterecektir. Sisteminizi daha verimli şekilde kullanmak istiyorsanız, beslenme ve antrenman programlarınızı güncellemeyi deneyebilirsiniz.

Metabolizma nasıl hızlandırılır?

YEŞİLİN GÜCÜ

Tıpkı kahve gibi çay da antioksidan açısından zengindir. Journal of Research in Medical Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günde dört fincan yeşil çay içen tip 2 diyabet hastaları, çay içmeyenlere göre daha fazla kilo verdi ve tansiyonunu düşük tuttu. Bilim insanları, yeşil çaya has bir antioksidan olan kateşinlerin metabolizmayı hızlandırdığını düşünüyor.

KAHVALTI YAP

Bath Üniversitesinin 2018 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, günün ilk öğünü metabolizmadaki yağ genlerini pasif hale getiriyor ve vücudu antrenmandan sonraki saatlerde daha fazla karbonhidrat yakması konusunda harekete geçiriyor. İtalyan bilim insanlarının yaptığı birbirinden bağımsız araştırmalara göre, kahvaltı ayrıca dinlenen metabolik değerinizi her akşam aynı yemekleri yemekten daha fazla artırıyor.

BOL BOL SU İÇİN

Yüksek protein diyeti yapan sporcuların metabolizmaları yeteri kadar su tüketmeme sebebiyle sekteye uğrayabilir. Yani bol miktarda su tüketmeniz gerekiyor. Frontiers in Nutrition tarafından yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bol su tüketmek vücudunuzdaki yağların parçalanmasına yardımcı olarak kilo vermenizi sağlıyor. Elinize küçük bir bardak alıp ofisinizdeki sebile doğru yürümek, iş gününüzün daha aktif geçmesine yardımcı olabilir.

BİRAZ BAHARAT

Sabah tükettiğiniz yulaf ezmeli karışımınızı tarçınla tatlandırmayı deneyin. Metabolism’de yayımlanan 2017 tarihli bir araştırma, baharatların metabolizmanın ürettiği sıcaklık olan termojenez miktarını artırdığını söylüyor. Tam buğday ekmeğinin arasına fıstık ezmesi ve muz koyarak yaptığınız bir tost da benzer bir etki yaratacaktır.

AKŞAM YEMEĞİ YE

İtalyan bilim insanları tarafından yapılan ve PLOS One’da yayımlanan bir araştırmaya göre, günlük toplam kalorilerinin en büyük parçasını akşam yemeğinde tüketenler, bu öğünü günün daha erken saatlerinde tüketenlere oranla obeziteye iki kat daha meyilli oluyor. Bilim insanları bu tarz beslenmenin metabolik fonksiyonlara katkıda bulunan sirkadiyen ritminizle daha doğal bir uyum yakalamanıza yardımcı olacağını söylüyor.

AYARI KAÇIRMA

PLOS One’da yayımlanan ve Hollandalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gün içinde büyük öğünler tüketmekten kaçınan erkeklerin, toplam kalori tüketimi aynı miktarda olan erkeklere oranla daha iyi bir iştah kontrolüne ve daha yüksek dinlenen metabolik değere sahip olduğu ortaya çıktı. Acıktığınız zamanlarda fazla yemenize neden olacak brunch’lara meyletmek yerine elma ve armut gibi ufak atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.

İyotlu tuz metabolizma hızlandırır mı?

İYOTLU TUZ KULLAN

Deniz tuzları, tiroidinize metabolizmanızı sağlıklı tutması konusunda yardımcı olan iyot bakımından zengin değildir. Günlük 150 mikrogram iyot tüketmeniz tavsiye edilirken, bu miktar yarım çay kaşığı iyotlu tuza tekabül eder. Ancak iyot alabilmek için balık, süt ürünleri, meyve ve sebze de tüketebilirsiniz.

PEDALLARA ASIL

Kopenhag Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, antrenman sonrasında bisikletçilerin ağırlık kaldıranlara oranla metabolizmayı harekete geçiren FGF21 hormonunun daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle metabolizmanızı hızlandırmak için antrenmanlarınızın sonunda pedal çevirebilirsiniz.

PATLAMA MODUNA GEÇ

İtalyan araştırmacılar, yüksek yoğunluklu kuvvet antrenmanı yapanların geleneksel kuvvet antrenmanları yapanlara oranla egzersiz sonrasında daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu. Araştırmalara göre 6 tekrar, 20 saniye dinlenme, 2-3 tekrar, 20 saniye dinlenme ve 2-3 tekrar prensibiyle çalışabilirsiniz. Toplamda iki dakika sürecek üç egzersiz yapın. Set aralarında 30 saniye dinlenerek sekiz seti tamamlayın.

KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİR

Kanadalı bilim insanları tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kan dolaşımında kemik hormonu osteokalsin miktarı fazla olan kişiler şekeri ve yağı daha iyi metabolize ediyor. Osteokalsin hormonunuzu artırabilmek için brokoli, soğan, somon ve zeytinyağı tüketebilirsiniz.

ŞALTERİ İNDİR

Şimdiye kadarki tüm ipuçlarını uygulamaya başlasınız bile, kötü bir uyku tüm çabalarınızı boşa çıkarabilir. Yapılan birçok araştırma, yetersiz uykunun metabolizmanızın fonksiyonelliği için bir hayli önemli olan glukoz metabolizmasını ve düzenleyici hormonları olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

TELEFONU DA KAPAT

Geceleri Instagram’da gezinmenin tek kötü yanı uykunuzun bölünmesi değildir. Zira bu davranış kilo almanıza da neden olabilir. Northwestern Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, cihazınızdan yayılan mavi ışık insülin direncinizi artırarak vücudunuzun kan dolaşımınızdaki glukozu temizleme kabiliyetini düşürebiliyor.

Devamı

SAĞLIK

Kan testi ile hangi hastalıklar anlaşılır?

-

Üstün teknolojiye sahip olduğumuz bu dünyada bile, kan analizi en ilgi çekici yeni sağlık teknolojisi olabilir. CASSIE SHORTSLEEVE kanınızın sizin hakkınızda açığa çıkaracağı bilgileri keşfediyor.

Yakın zamana kadar, bilim insanları damarlarınızda gezen şeyden kısıtlı miktarda bilgi derleyebiliyordu. Beyaz ve kırmızı kan hücresi sayıları, vitamin ve elektrolit seviyeleri ve karaciğer işleviyle ilgili işaretler gibi temel bilgileri alabiliyorlardı. Kolesterol ve kan şekeri ölçümünü yapabiliyorlardı.

Günümüzün en iyi doktorları, hala kanınızın sağlığınız hakkında önemli bilgilere ışık tutabileceğini belirtiyor. Daha önceden, kan akışınızdaki hastalık işaretleri fark edilmek ve anlaşılmak için fazla küçük ve fazla karmaşıktı. Yapılabileceklerin hepsi de buydu. Ancak teknolojide adım adım gerçekleşen gelişmeler, kanın her zamankinden daha hızlı, daha az maliyetle ve daha etkili analiz edilip çalışılabileceği anlamına geliyor. Kanserin tespiti ve tedavisi için yeni bir kan testi var (acılı biyopsinin yerini alabilir) ve kalp hastalıkları, depresyon ve hatta kronik acının boyutuyla ilgili umut verici testler mevcut.

“Beş yıl önce tüm bunlar bilim kurguydu,” diyor Mayo Clinic’ten karaciğer kanseri için kan testi geliştiren bir gastroenterolog Dr. John. B. Kisiel. “Şimdi, kanı vücudun kolayca dokunup tarayamadığımız bölgelerinde neler olduğunu anlamak için bir pencere olarak kullanıyoruz.” İşte kanayan yaramızın çareleri:

TEST: KANSER

İDDİASI: Bilim insanları, kanserin kanınıza DNA bıraktığını gördü. CancerSEEK adlı bir test, bu DNA’yı ve kanınızdaki kanserin protein işaretlerini tanımlayabiliyor. Bu zamana dek, test yüzde 70’den yüksek bir oranla sekiz farklı yaygın kanser türünü tespit etti ve tespit ettiği bu kanser türlerinden beşinin güncel olarak görüntüleme testleri bulunmuyor (yumurtalık, karaciğer, mide, pankreas ve yemek borusu). Araştırmacılar, testin beş yıl içinde kullanılabileceğini umuyor. Biyopsi yapılmadan önce, vücudunuzun kanser için antikorlar üretmeye başladığı anda melanomu tespit etmek için ise farklı bir kan testi üzerinde çalışılıyor. Memorial Sloan Kettering Cancer Center’dan onkolog Dr. Elizabeth Comen, doktorların da “kütle oluşturmak için çoğalabilen” habis kanser hücrelerini tespit etmek için yollar aradığını belirtiyor.

ŞU ANDA: Bir kan testi, kolon kanserini tespit etmek üzere onaylandı ancak kanser öncesi polipleri bulma konusunda henüz çok doğru sonuç veremiyor. Doktorlar bunun diğer kolon kanseri testlerini yaptırmayacak kişiler için olduğunu belirtiyor (kolonoskopi ve gaita immunokimya testleri). “Liquidbiopsy” (sıvı biyopsi) olarak adlandırılan bir akciğer kanseri kan testi, tümörlerin bıraktığı kanser DNA’larını tespit edebilir ve bireyin tedaviye nasıl yanıt verdiğini diğer testlerden daha hızlı ve daha doğru şekilde izleyebilir, diyor John Hopkins Medicine’den kanser araştırmacısı Dr. Victor Velculescu.

TEST: KALP KRİZİ RİSKİ

İDDİASI: Şu anda, doktorlar genel kalp krizi riskinizi ölçmek için aile geçmişini, kolesterol değerlerini, yaşam tarzı alışkanlıklarını ve diğer faktörleri bir araya getirmek zorunda. Ancak Boston’daki Massachusetts General Hospital’daki bilim insanları, genetik olarak size geçmiş olabilecek kalp hastalığı riskini belirlemek için genomunuzdaki milyonlarca noktayı analiz eden bir test üzerinde çalışıyor. Bu test, standart ölçümler aracılığıyla ölçülemeyen bir bileşeni yakalayabilecek bir genetik puan veriyor. Test, yaşamının daha erken yıllarında yüksek riskli kişileri tespit edebilir, diyor test üzerinde çalışan kardiyolog Dr. Krishna Aragam. (Klinik olarak birkaç yıl içinde kullanılabilir hale geleceği öngörülüyor.) Bu da ihtimallerinizi düşürmek için daha kısa zamanda adım atabileceğiniz anlamına geliyor.

ŞU ANDA: Mevcut kan testleri kalp sağlığınız hakkında hala size birçok bilgi veriyor; bu nedenle kolesterol, trigliserit ve kan şekeri kontrollerinizi yaptırmaya devam edin. Genleriniz yüksek risk altında olduğunuzu öne sürse dahi, sağlıklı bir yaşam tarzı ve/ veya ilaçlar bu riski düşürmenize yardımcı olabilir.

TEST: DUYGUSAL VE FİZİKSEL ACI

İDDİASI: Acı, depresyon, intihar riski ve psikiyatrik hastalıklar gibi endişeler için objektif medikal testler bulunmuyor. Ancak beyin ve bağışıklık sistemi bu koşullara tepki veriyor. Kan testleri, bu hastalıklarla ilgili olarak genlerin ne kadar “aktif” olduğunu yansıtan RNA moleküllerini tespit edebilir, diyor ekibi intihar riski, acı ve stres için kan testi geliştiren, Indiana Üniversitesi School of Medicine profesörü Dr. Alexander Niculescu. “Biyolojik bir temelin olması, stigmayı ortadan kaldırır ve insanlara riski ölçümü ve tedavi için imkân sunar,” diye belirtiyor. Ancak bu karmaşık bir durum, erkeklerdeki işaretler kadınlarda görülenlerden farklı olabiliyor.

ŞU ANDA: Hala kan testine değil, iyi bir zihinsel sağlık hekimi veya acı uzmanıyla yapacağınız diyaloğa güvenmek zorundasınız. (Dr. Niculescu testin tamamlanmaktan yaklaşık üç yıl daha uzakta olduğunu söylüyor.) Bu o kadar da kötü değil: Yanınızda birilerinin olması ve neler olduğuna dair konuşmanız her zaman tedavinin önemli bir parçası olacaktır.

BEYİN SARSINTISI KANINIZI NASIL DEĞİŞTİRİYOR

Geçtiğimiz yıl, FDA, yetişkinlerde beyin sarsıntısının şiddetini ölçen ilk kan testini açık hale getirdi. Bu test, baş yaralanmalarından sonraki 12 saat içinde beyninizin kanınıza saldığı iki proteinin seviyelerini ölçüyor. FDA, bu seviyelerin kimin CT taramasıyla tespit edilebilecek bir beyin yaralanmasına sahip olduğunu ve kimin pahalı ve gereksiz bir testten vazgeçebileceğini tahmin etmemizi sağlayacağını belirtiyor.

Devamı

Popüler

 

 

www.pilioo.com