Bizi Takip Edin

BESLENME

KADEHLERİNİZİ DOLDURUN

-

 

Yüzyıllardır zarafetin ve zevkin simgesi olmayı başaran şarap, ilgi odağı olmaya hâlâ devam ediyor.

Şişesine bak şarabını seç

Kimi zaman etikete hiç ihtiyaç duymadan, sadece şişesi sayesinde bir şarap hakkında ilk bilgiyi alabilmeniz mümkün. Zira şişenin şekli ile rengi şarabın çeşidine ve bölgesel özelliklerine göre belirleniyor. Örneğin beyaz şaraplarda renk olarak yeşil ve kırmızı, şekil olarak ise genellikle boğaza doğrulan silindir, ‘ren’ tipi şekli tercih ediliyor. Oysa kırmızı şaraplar için geniş gövdeli, dar silindir boğazlı ‘bordo’ tip kullanılıyor. Ayrıca elinizdeki yüksek bombeli silindirden, şişenin içindeki kırmızı şarabın Cabernet Sauvignon; beyaz şarabın ise Sauvignon Blanc olduğunu anlayabilirsiniz. Pinot Noir içinse bombelerin düşük olmasına dikkat edin. Beyaz şarapta düşük bombe sizi Chardonnay’a götürecektir. Bunların dışında, uzun ve dar şişeler Almanya gibi ülkelerin soğuk hava beyaz şarabını işaret eder.

Hangi yemekle hangi şarap?

Elinizdeki şarap ne kadar iyi olursa olsun yemekle ahengi sağlayamazsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. “Kırmızı etle kırmızı şarap, beyaz etle beyaz şarap” görüşü ise artık çok klişe… Farklı bir şeyler denemeniz gerek; çünkü şarap ve yemek ilişkisi o kadar kolay özetlenecek gibi değil.

Et: Izgara dana eti ile kırmızı şarap ve alkolü az olmayan roze şarap seçin.

Balık: Tuzlu su balığı ile kuvvetli beyaz sek şarap gider.

Peynir: Taze ve yumuşak peynir ile yumuşak ve hafif beyaz yarı sek şarap;  sert peynir ile beyaz sek, hafif kırmızı ve roze şarap için. 

Tatlılar: Kremalı tatlılar ile yumuşak beyaz ya da köpüklü şarap uygundur.

En popüler üzümler

Şarap yapımında bazı üzüm türleri diğerlerinden daha çok tercih ediliyor. Örneğin şaraptan hiç anlamasanız bile, eminiz Cabernet Sauvignon’u duymuşsunuzdur. Hatta onları şarabın markası zannedenlerimizin sayısı küçümsenmeyecek kadar çok. İşte daha bilinçli bir seçim için size en ünlülerinden ufak bir seçme:

Cabernet Sauvignon:

Dünyanın en bilinen üzüm çeşidi… En kaliteli kırmızı şarap üretimi için vazgeçilmez.

Pinot Noir:

Kırmızı Bourgogne şarapları için kullanılan tek üzüm.

Merlot:

Cabernet Sauvignon’u sert buluyorsanız, işte yerine koyabileceğiniz daha yumuşak bir tat.

Chardonnay:

En ünlü beyaz sek şaraplarının kaynağı.

Sauvignon Blanc:

Kalite olarak Chardonnay’dan sonra geliyor.

Riesling:

Çok kaliteli bir beyaz şarap üzümüdür ve aroması oldukça keskindir.

Öküzgözü:

Türkiye’de yetişen üzüm çok iyi kalitede bir sofralık tür…

Şarap seçimi

Görüntü:

Şarap deyince akla ilk gelen koku ve tat olsa da dış görünümünün de kendine has bir önemi var. Ne de olsa parlak, berrak ve tortusuz bir görüntü oldukça hoşunuza gidecektir. Ancak siz yine de şarabın dış görüntüsüyle fazla vakit harcamayın.

Koku:

Nezle olduğunuzda yemek yediğiniz zamanları düşünün. Önemli olan konsantre olmak, kokuların 5-6 saniye sonra yoğun hale geçeceğini unutmamak ve burun alıştıysa daha fazla ısrar etmeyip biraz beklemeyi bilmek.

Damak tadı:

Şarabın içindeki tüm aromalı maddeleri hissedeceğiniz bölüm budur. Ağzınıza çok fazla şarap almayın, aksi takdirde hareket ettirmeniz oldukça zor olur. Amacınız, aldığınız şarabı dil köküne yakın olan tat alma cisimciklerine göndermek.

Continue Reading
Advertisement

BESLENME

Sporcu beslenmesi nasıl olur?

Umut Doğan Yıldız

-

Sporcu beslenmesi konusunda son zamanlarda değişik öneriler duyuyorsanız eğer, bunların bir kısmını birlikte inceleyelim.

HİNDİSTAN CEVİZİ SUYU

Yüksek kaliteli bir spor salonu size bunlardan ikram edebilir, ancak araştırmacılar hidrasyon için bildiğiniz normal sudan daha iyi olmadığını düşünüyor. Susadınız mı? Sebile yönelin.

AVOKADO

Araştırma üstüne araştırma, meyvenin kalp sağlığına faydalarını doğruladı. Ayrıca yüksek lif içeriği tok tutmaya yardımcı olabilir.

KIVIRCIK LAHANA

Turpgillerden olan bu sebze, âdeta doğanın CrossFit’çisi gibi pek çok şeyi başarır. Vitamin bakımından zengindir ve ayrıca kanserin büyümesini ve yayılmasını önleyebilecek kükürt bileşikleri içerir.

ACAİ ÇİLEĞİ

Bu meyveler sadece antioksidanlarla dolup taşmıyor, aynı zamanda sağlıklı bir antienflamatuvar görevi görüyor. Onları diyetinize dâhil etmek, egzersiz sonrası iyileşmeye yardımcı olabilir ve kas hasarını sınırlayabilir.

KOMBU ÇAYI

Bağırsak sağlığını destekleyici bu içecek, homeopatik sahnenin temelini oluşturuyor. Ancak bilimsel jüri hâlâ yararları üzerinde fikir birliğine varamadı. Tadı da bir acayip.

KİNOA

Bu kadim tahıl, esansiyel amino asitleri içeren eksiksiz bir protein kaynağı. Kas büyümenizi hızlandırmak için beyaz pirinç yerine deneyin.

YEŞİL ÇAY

Yeşil çaydaki kateşinlerin uzun süreli tüketimi metabolik sendromla savaşır (tip 2 diyabetin öncüsü) ve koroner hastalık riskinizi azaltabilir. Demliğin altını yakın.

ISPANAK

Yapraklı yeşillerin kaslara yardım eden demir içeriğine ek olarak, günde bir porsiyon yiyenler üzerinde yapılan bir çalışma, kalp hastalığı riskini yalnızca bir haftada azalttığını buldu.

BADEM SÜTÜ

Mineral içeriği bakımından süt ile karşılaştırılabilir, ancak protein içermez (bu yüzden yine de süt içiyorsunuz, değil mi?). Bir bardak inek sütü, bademden yapılandan beş kat fazla protein içerir.

ÇİYA TOHUMU

Etiket üzerindeki iddialarına rağmen, bu tohumlarda vücudunuzun gerçekten ihtiyaç duyduğu omega-3 türü bulunmuyor. İyi bir lif kaynağı olmakla birlikte, omega almak için yağlı balık yemeniz daha iyi olur.

Devamı

BESLENME

Sebze ve meyve tüketmeden beslenmek

Umut Doğan Yıldız

-

Karbonhidratsız, sebze ve meyve tüketmeden beslenme mevzusuu masaya yatırdık.

Hata: Karbonhidratsız beslenmek

Diyete başlayanların en büyük hatalarından biri karbonhidratlı gıdaları tamamen kesmektir. Bu amaçla sadece ekmeği değil, makarnayı da bırakırlar. Oysa yapılacak en büyük hatalardan biri sıfır karbonhidratla zayıflamaya çalışmak olacaktır çünkü bu besin grubunun yerini alacak başka bir şey yoktur. Şöyle düşünün: Karbonhidrat, anne sütünde bile bulunur ve unutmayın ki anne sütü, hali hazırda dünya üzerindeki en mucizevi besindir!

Düzeltmek için: Burada anahtar kelimeler “kaliteli karbonhidratlar” ve “ihtiyaç oranı!” Kaliteli karbonhidratlardan kasıt tam tahıllı, çavdarlı ekmekler; makarna, bulgur ve esmer pirinç gibi vücuda yararlı gıdalar. Hepsinden önemlisi de şu: Beyin hücreleriniz enerjisini karbonhidratlardan alır ve karbonhidrat tüketmek, aynı zamanda insan psikolojisini de olumlu yönde etkiler.

Hata: Sebze ve meyve tüketmemek

Yukarıda aşırı proteinle beslenmenin zararlarından söz etmiştik. Bunun nedenlerinden biri de sebze ve meyve tüketimindeki azalma… Eskiden yemekten kalkınca ortaya gelen meyve tabaklarına artık rastlanmaz oldu. Sebzeler de günlük yediklerimiz arasından yavaş yavaş çekiliyor. Çünkü beslenmeyi doymakla, tok kalmakla açıklar olduk. Bir de itiraf etmek gerekirse, kimsenin sebzelerle uğraşacak zamanı yok. Tavuğu ızgaraya atıp sofraya getirdiğiniz zaman dilimi sebzelerin yıkanıp temizlenmesine, kabuklarının soyulup doğranmasına anca yetiyor. Hal böyle olunca sebzelerden adım adım uzaklaştık ve meyvelerin yerine hazır satılan meyve suyu ve meşrubatlara yöneldik.

Düzeltmek için: Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi şu: Günde 5-8 porsiyon sebze ve meyve yiyin! Ana öğünlerinizde yediklerinizin biri mutlaka sebze olsun, ara öğünlerde de meyveyi tercih edin.

Devamı

BESLENME

Aşırı proteinle beslenmek

Umut Doğan Yıldız

-

Aşırı protein almak zararlı mıdır? Protein dengesi nasıl olmalı?

Her besin grubunun aşırısını tüketmek yanlış. Proteinle ilgili sorun ise şu: Son 10 yılda aşırı protein tüketimiyle birlikte hem rektum kanseri hem de kolon kanseri olarak tanımlanan kolorektal kanserin de aynı oranda artması, sadece diyet yapanların değil herkesin aşırı protein tüketiminden kaçınması gerektiğinin işareti…

Düzeltmek için: Proteinsiz yaşamaya çalışmanın bir anlamı yok; çünkü proteinin ana görevi, doku ve hücrelerin onarılması… Burada yapılması gereken, doğru miktarı bulmak… Ortalama bir rakam vermek gerekirse, vücut ağırlığınızın her kilosu için günde 0,8-1 gram protein tüketmek yeterli. Diyelim 65 kilosunuz. Bu da demektir ki günde tükettiğiniz protein miktarı en fazla 65 gram olmak zorunda. Peki, hangi proteinleri tüketeceğiz? Öncelikle tükettiğiniz kırmızı et miktarı, haftada 2-3 üç defadan fazla olmamalı. Tavuk, balık, hindi eti de diğer protein kaynakları olarak diyetinizde yer almalı. Daha da önemlisi mercimek, karabuğday, kuru fasulye,Antep fıstığı, kabak çekirdeği gibi bitkisel protein kaynaklarına yönelmelisiniz. 

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com