Bizi Takip Edin

BESLENME

İşlenmiş yiyecekler düşmanımız mı?

Umut Doğan Yıldız

-

 

Hearst Big Book kazananımız Anthony Warner, fabrikada üretilmiş yemekleri şeytan gibi göstermenin neden tehlikeli derecede mantıksız olduğunu açıklıyor.

Neredeyse tüm yemek yazarlarının, eylemcilerin ve şeflerin katıldığı bir konu varsa, o da işlenmiş, fabrikada üretilmiş yiyecekler tüketmenin zararlı olduğudur. Maksimum sağlığı korumak için işlenmemiş yiyeceklere odaklanmalı ve bizi şişman ve hasta yapan fabrika üretimi çöpleri atmalıyız. Temiz beslenen biri, New Age sağlık bloggerı, ünlü bir şef ya da ünlü, çalışmaları yaygın bir şekilde yayımlanan bir araştırmacı olmanızın önemi yok; mesaj her zaman aynı. En sağlıklı seçenek, “gerçek” yiyecekleri yemektir.

Kendimi popüler olmayan biri yaptığım yer tam da burası. Fabrika üretimi ürünleri kötüleyerek geçici her yiyecek modasının altında yatan aynı hatayı tekrarlıyoruz ➊: Yiyecekleri “iyi” ve “kötü” olarak sınıflandırmaya çalışıyoruz ve bunu yaparak yediğimiz şeyle aramızdaki ilişkiye büyük bir zarar veriyoruz.

İşlenmiş yiyecekler, genel olarak aromasını, kompozisyonunu ve raf ömrünü değiştirmek amacıyla işlemden geçmiş tüm yiyecekler olarak tanımlanır. Ancak bu tarz bir tanımlama, birçoğu kendini beğenmiş sağlık bloggerlarının bile kaçınmamızı önermeyeceği gıdalar olan, yaygın olarak bilinenden çok daha geniş çeşitlilikteki yiyecekleri kapsar. Baklagiller, fasulye türevleri, mercimek, kinoa, pirinç, un, glütensiz un, süt, yoğurt, makarna, zeytinyağı, saf Hindistan cevizi yağı, baharatlar, kuru bitkiler, çikolata ve kuskus – tüm bu yiyecekler bir şekilde işlenmiştir.

Yediğimiz yemeğin bizi sağlıklı yapan özellikleri, büyülü bir köken hikâyesiyle değil, kimyasal kompozisyonuyla belirlenir. Evde pişirilen (veya belki de evde işlenen) yiyecekleri fabrikada yapılanlardan daha iyi yapan büyülü bir doğallık tozu yok. İnsanların yediği yiyeceklerin kalitesini ve sağlıklılığını iyileştirmedeki anahtar nokta, yiyecek üreticileriyle olan bağlantıda yatar, onların reddedilmesinde değil.

Yiyecek üreticileri ve perakendecilerin, insanların beslenme planlarının iyileştirilmesinde tüm ünlü şeflerden çok daha büyük güçleri var. Modern yaşamlara uyan, mantıklı ve realistik çözümler sunabilirler. İşlediği suçlar nedeniyle endüstrinin kesinlikle sorumlu tutulması gerekse de, pozitif bir şey yaptığında yalnızca bir kez, bir şef ya da eylemci bunun yanında olsaydı çok mutlu olurdum. Eylemcilerin ve üreticilerin birleşmiş bir cephe oluşturduğu, iyi yapılmış işler için birbirlerini övmekten mutlu, ancak samimi olmayan iddialar ortaya atıldığında birbirlerini sorumlu tutacak kadar özgür olduğu bir zamanı iple çekiyorum. İnsanların hayatını iyileştirmek için mantıklı çözümler sunma ve bu çözümleri onaylamanın, değişim için ne kadar büyük bir güç olacağını hayal edin ➋.

Tüketime hazır yiyecekler zaten bizimle, hayatlarımıza iyice dâhil oldu; onları güçlendiriyor, canlandırıyor ve dolu dolu tüketiyoruz ➌. Onları ve temsil ettikleri modernliği reddetmek tamamen gerçekdışı olur. Onlara suçluluk ve utanç etiketi yapıştırmak, onları seçenlerle ilgili etik yargılamalarda bulunmak tehlikeli bir yol. En iyi ihtimalde dahi insanları olumsuz davranışlara iten bir tür suçluluk döngüsü yaratacaktır. En kötü ihtimalde ise yiyeceklerle olan ilişkimizi kalıcı olarak zedeleyecektir.

BESLENME

Sporcu beslenmesi nasıl olur?

Umut Doğan Yıldız

-

Sporcu beslenmesi konusunda son zamanlarda değişik öneriler duyuyorsanız eğer, bunların bir kısmını birlikte inceleyelim.

HİNDİSTAN CEVİZİ SUYU

Yüksek kaliteli bir spor salonu size bunlardan ikram edebilir, ancak araştırmacılar hidrasyon için bildiğiniz normal sudan daha iyi olmadığını düşünüyor. Susadınız mı? Sebile yönelin.

AVOKADO

Araştırma üstüne araştırma, meyvenin kalp sağlığına faydalarını doğruladı. Ayrıca yüksek lif içeriği tok tutmaya yardımcı olabilir.

KIVIRCIK LAHANA

Turpgillerden olan bu sebze, âdeta doğanın CrossFit’çisi gibi pek çok şeyi başarır. Vitamin bakımından zengindir ve ayrıca kanserin büyümesini ve yayılmasını önleyebilecek kükürt bileşikleri içerir.

ACAİ ÇİLEĞİ

Bu meyveler sadece antioksidanlarla dolup taşmıyor, aynı zamanda sağlıklı bir antienflamatuvar görevi görüyor. Onları diyetinize dâhil etmek, egzersiz sonrası iyileşmeye yardımcı olabilir ve kas hasarını sınırlayabilir.

KOMBU ÇAYI

Bağırsak sağlığını destekleyici bu içecek, homeopatik sahnenin temelini oluşturuyor. Ancak bilimsel jüri hâlâ yararları üzerinde fikir birliğine varamadı. Tadı da bir acayip.

KİNOA

Bu kadim tahıl, esansiyel amino asitleri içeren eksiksiz bir protein kaynağı. Kas büyümenizi hızlandırmak için beyaz pirinç yerine deneyin.

YEŞİL ÇAY

Yeşil çaydaki kateşinlerin uzun süreli tüketimi metabolik sendromla savaşır (tip 2 diyabetin öncüsü) ve koroner hastalık riskinizi azaltabilir. Demliğin altını yakın.

ISPANAK

Yapraklı yeşillerin kaslara yardım eden demir içeriğine ek olarak, günde bir porsiyon yiyenler üzerinde yapılan bir çalışma, kalp hastalığı riskini yalnızca bir haftada azalttığını buldu.

BADEM SÜTÜ

Mineral içeriği bakımından süt ile karşılaştırılabilir, ancak protein içermez (bu yüzden yine de süt içiyorsunuz, değil mi?). Bir bardak inek sütü, bademden yapılandan beş kat fazla protein içerir.

ÇİYA TOHUMU

Etiket üzerindeki iddialarına rağmen, bu tohumlarda vücudunuzun gerçekten ihtiyaç duyduğu omega-3 türü bulunmuyor. İyi bir lif kaynağı olmakla birlikte, omega almak için yağlı balık yemeniz daha iyi olur.

Devamı

BESLENME

Sebze ve meyve tüketmeden beslenmek

Umut Doğan Yıldız

-

Karbonhidratsız, sebze ve meyve tüketmeden beslenme mevzusuu masaya yatırdık.

Hata: Karbonhidratsız beslenmek

Diyete başlayanların en büyük hatalarından biri karbonhidratlı gıdaları tamamen kesmektir. Bu amaçla sadece ekmeği değil, makarnayı da bırakırlar. Oysa yapılacak en büyük hatalardan biri sıfır karbonhidratla zayıflamaya çalışmak olacaktır çünkü bu besin grubunun yerini alacak başka bir şey yoktur. Şöyle düşünün: Karbonhidrat, anne sütünde bile bulunur ve unutmayın ki anne sütü, hali hazırda dünya üzerindeki en mucizevi besindir!

Düzeltmek için: Burada anahtar kelimeler “kaliteli karbonhidratlar” ve “ihtiyaç oranı!” Kaliteli karbonhidratlardan kasıt tam tahıllı, çavdarlı ekmekler; makarna, bulgur ve esmer pirinç gibi vücuda yararlı gıdalar. Hepsinden önemlisi de şu: Beyin hücreleriniz enerjisini karbonhidratlardan alır ve karbonhidrat tüketmek, aynı zamanda insan psikolojisini de olumlu yönde etkiler.

Hata: Sebze ve meyve tüketmemek

Yukarıda aşırı proteinle beslenmenin zararlarından söz etmiştik. Bunun nedenlerinden biri de sebze ve meyve tüketimindeki azalma… Eskiden yemekten kalkınca ortaya gelen meyve tabaklarına artık rastlanmaz oldu. Sebzeler de günlük yediklerimiz arasından yavaş yavaş çekiliyor. Çünkü beslenmeyi doymakla, tok kalmakla açıklar olduk. Bir de itiraf etmek gerekirse, kimsenin sebzelerle uğraşacak zamanı yok. Tavuğu ızgaraya atıp sofraya getirdiğiniz zaman dilimi sebzelerin yıkanıp temizlenmesine, kabuklarının soyulup doğranmasına anca yetiyor. Hal böyle olunca sebzelerden adım adım uzaklaştık ve meyvelerin yerine hazır satılan meyve suyu ve meşrubatlara yöneldik.

Düzeltmek için: Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi şu: Günde 5-8 porsiyon sebze ve meyve yiyin! Ana öğünlerinizde yediklerinizin biri mutlaka sebze olsun, ara öğünlerde de meyveyi tercih edin.

Devamı

BESLENME

Aşırı proteinle beslenmek

Umut Doğan Yıldız

-

Aşırı protein almak zararlı mıdır? Protein dengesi nasıl olmalı?

Her besin grubunun aşırısını tüketmek yanlış. Proteinle ilgili sorun ise şu: Son 10 yılda aşırı protein tüketimiyle birlikte hem rektum kanseri hem de kolon kanseri olarak tanımlanan kolorektal kanserin de aynı oranda artması, sadece diyet yapanların değil herkesin aşırı protein tüketiminden kaçınması gerektiğinin işareti…

Düzeltmek için: Proteinsiz yaşamaya çalışmanın bir anlamı yok; çünkü proteinin ana görevi, doku ve hücrelerin onarılması… Burada yapılması gereken, doğru miktarı bulmak… Ortalama bir rakam vermek gerekirse, vücut ağırlığınızın her kilosu için günde 0,8-1 gram protein tüketmek yeterli. Diyelim 65 kilosunuz. Bu da demektir ki günde tükettiğiniz protein miktarı en fazla 65 gram olmak zorunda. Peki, hangi proteinleri tüketeceğiz? Öncelikle tükettiğiniz kırmızı et miktarı, haftada 2-3 üç defadan fazla olmamalı. Tavuk, balık, hindi eti de diğer protein kaynakları olarak diyetinizde yer almalı. Daha da önemlisi mercimek, karabuğday, kuru fasulye,Antep fıstığı, kabak çekirdeği gibi bitkisel protein kaynaklarına yönelmelisiniz. 

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com