Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

İŞİNİZİ KURTARMA REHBERİ

-

 

Yaptığınız utanç verici hatalardan itibarınızı ve işinizi kaybetmeden kurtulabilirsiniz.

İş yerinizde yaptığınız hatalar kariyerinizi ve işinizi tehlikeye atabilir. Herkes hata yapabilir, siz de. Belki iş yerinizdeki stajyer kıza aşık olacaksınız ve bir aylık ihtiras dolu ilişkiden sonra köşe bucak kaçmak isteyeceksiniz. Yanlış kişilere yanlış kişiler hakkında dedikodu yapacaksınız. İşlediğiniz kabahat her ne olursa olsun, birinci sınıf, telafi edilemez ve katıksız bir aptallık olacaktır. Yine de bu olaylardan canlı kurtulabilirsiniz. Çünkü nasıl başa çıkacağınızı yazımızı okuyarak öğreneceksiniz.

1 – Zarar Tespiti Yapın

Çözüm üretmeden önce durumun ne kadar kötü olduğuna bakın. İlk olarak, yaptığınız şeyin kovulmanıza yol açacak kadar ciddi olup olmadığını düşünün. Eğer şirket yönetimi sizi zaten kovmak istiyorduysa, artık onlara bir bahane vermiş oldunuz. Eğer sizi kaybetmek istemiyorlarsa, muhtemelen onlar da sorunu çözmek isteyecektir.

Yaptığınız uzun bir periyoda yayılan bir hata mıydı, yoksa bir seferlik bir durum muydu? Eğer ikincisiyse, başınız dertte olmayabilir. Kısa bir süre önce, en sevdiğimiz asistanlardan biri, güzelliğiyle başını döndüren kadın bir gazeteciye şirketimizle ilgili “kayıt dışı” olmak kaydıyla bazı bilgiler vermişti. Tabii gazeteci bu bilgiler hakkında hemen bir haber yaptı. Asistan bu duruma çok üzülmüştü. Şirket onu cezalandırmasa da, o kendi kendisine işkence ederek cezalandırıyordu.

Tabii bir de iş yerinde ne kadar kıdemli olduğunuz önemli. Büyük adamlar büyük sorunlardan daha kolay sıyrılır. Sizi sorgulayacak olanlar kimler? Bu kişiler sizi seviyor mu? Sevmiyorlarsa, bunu aklınızdan çıkarmasanız iyi edersiniz. Olayı herkes öğrenmeden önce siz kime söylemelisiniz? Yaptığınız akılsızlığı örtbas etmenin pek çok yolu var. Olayın kontrolünüz altında olması için, mümkün olduğunca az kişiye anlatın.

2 – Kabullenin

Ben bu adımın önemine çok inanıyorum. Onurunuz için savaşıp bahaneler üretmeyin. Yaptığınız şeyi cümleye dökerek kabul edip arkasında durmak, uzlaştırıcı ve rahatlatıcı bir adımdır.

3 – Dikkat edin

Şansınız varsa, iş arkadaşlarınız sizi seviyordur. Benim durumumda, yöneticilerim bana bir süre işkence etmeye karar vermişlerdi. Ama sonra zararı uygun şekilde tazmin edince beni rahat bıraktılar. Benim yargıcım konumunda olsalar da, onlar benim müttefiklerimdi. Sizin de etrafınızda böyle insanlara ihtiyacınız var. Eğer gerekiyorsa, patronunuza gidip onun desteğini isteyin. Sonuçta sizi kovma yetkisi olan tek kişi patronunuz.

İş yerinizdeki birinin müttefikiniz olduğunu düşünseniz de, dikkatli olun. Birkaç yıl önce, benim için çalışan bir adam vardı. Bir önceki yönetimden kalmıştı ve benden iliklerine kadar nefret ediyordu. Üstelik bunu dile getiriyordu da. Bir gün, olmasını dört gözle beklediğim bir hata yaptı. Kendisiyle dost olduğunu sandığı bir yöneticiye karşı benim hakkımda atıp tuttu. Dost sandığı yönetici ise hemen bana geldi ve “Bu adamdan hemen kurtulmalısın. Senin kuyunu kazmaya çalışıyor” dedi. Düşmanımın müttefiki, benim müttefikim olmuştu. İş arkadaşınızın dostunuz olmadığını unutmayın. Bu kişisel bir durum değil, sadece iş.

4 – Cezanızı çekin

Zorlu bir süreç olacak ama her şeyi düzeltmenin bir yolunu bulmanız gerekiyor. Özrünüz dolu dolu, açık yürekli ve şirketin ve patronunuzun istediği gibi herkesin içinde dile getirilmiş olmalı. Sızlamalı, ağlamaklı, üst dudağınıza sümük bulaşmış bir şekilde günah çıkarıp, bir daha yapmama sözü verebilirsiniz. Eğer söz konusuysa maddi tazminat da ödemelisiniz.

5 – Konuyu kapatın

Bir süre sonra, konunun kapandığından emin olmanız gerekiyor. Resmi olarak affedilmediyseniz, peşinizde kara bulutlar dolaşmaya devam eder. İş arkadaşınızla konuşmanız şu şekilde ilerlerse iyidir:

 

Siz: Hakan, hani test etmemiz için gönderilen ama benim eve götürdüğüm oyun konsolu vardı ya. Onu yetkili firmaya geri yolladım ve özür diledim. Artık sorun kalmadı değil mi?

Hakan: Evet, tamam.

Siz: Ama aramızın gerçekten düzelip düzelmediğini duymak istiyorum.

Hakan: Tamam dedik ya, sorun yok.

Siz: Süper bi’ adamsın.

Hakan: Tamam kaybol hadi, şapşal herif.

Şimdi her şeyi unutun gitsin ve en azından bir yıl daha aptalca bir şey yapmamaya çalışın, olur mu?

ERKEK AKLI

20 Mart Uluslararası Mutluluk Günü

Umut Doğan Yıldız

-

Birleşmiş Milletler tarafından 2013 yılında ilan edilen Uluslararası Mutluluk Günü, her yıl 20 Mart’ta kutlanıyor.

 Amaç, dünya genelinde mutluluğun önemine dikkat çekmek ve bunu sürekli olarak hatırlatmak. “Hepimiz mutluluk istiyoruz fakat ne yazık ki günümüz dünyasında stres, depresyon ve mutsuzluk yükselişte gibi duruyor. Örneğin; Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünyada 300 milyondan fazla insan depresyonda. Üstelik depresyon, endişe bozukluğu gibi ruh sağlığını ilgilendiren konuların, dünya ekonomisine de bir maliyeti var. Bu maliyetin, 1 trilyon USD seviyesinde olduğu tahmin ediliyor” diyen kahkaha yogası eğitmeni Selda Susal Saatçi, insanların, yaşam sevinçlerini yeniden canlandırmaya ihtiyacı olduğunu söylüyor.

“Mutluluğu koşula bağlıyoruz”

İnsanların çoğu için mutluluk, bir koşula bağlı. Terfi etmek, daha fazla para kazanmak, hayalindeki o arabaya/eve sahip olmak bu koşullardan sadece birkaçı. Oysa barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra bu dışsal amaçların, toplam mutluluğumuzun sadece yüzde 10’unu oluşturduğu biliniyor. Kahkaha Yogası eğitmeni Selda Susal Saatçi “Mutluluğun bir de koşula bağlı olmayan ve insanın içinden dışa doğru çıkan bir hali var. Bunu yaşam sevinci ya da neşe olarak da tanımlayabiliriz” diyor. Susal Saatçi, yeni şeyler öğrenmek, etrafımızdakilerle iyi ilişkiler geliştirmek ve kendimizden daha büyük bir amaç için çalışmanın, başka bir deyişle iyilik yapmanın içimizdeki yaşam sevincini beslediğini, bunu yaparken bedenimizin kimyasını değiştiren kahkahanın gücünden de faydalanmamız gerektiğini vurguluyor.

“Kahkaha Yogası’nın mucidi Dr. Madan Kataria’nın dediği gibi; hayatı yeterince ciddiye aldık, artık kahkahayı ciddiye alma vakti geldi”
Kahkahanın bedensel ve ruhsal faydaları, bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Günde 10-15 dakika arasında derin kahkaha atmak, beynin daha fazla mutluluk hormonu salgılamasını sağlarken, stres hormonlarının da seviyesini düşürüyor. Beyin gerçek kahkaha ile sahte kahkahayı birbirinden ayırt edemiyor. Dolayısıyla her gün 10-15 dakika sahte kahkahalar bile atılsa aynı ruhsal ve bedensel faydalar görülebiliyor.

Dünya da ülkemiz de zor zamanlardan geçiyor. “20 Mart Uluslararası Mutluluk Günü” mutluluğu hatırlamak için güzel bir vesile değil mi?

Kahkaha Yogası Nedir?

Kahkaha Yogası, bir Tıp Doktoru olan Dr. Madan Kataria tarafından 1995 yılında geliştirildi. Yoga nefes tekniğini kullanan ve eşsiz bir egzersizler bütünü olan Kahkaha Yogası’nın temeli nedensiz (şaka, espri, komedi olmaksızın) gülmeye dayanıyor.

Kahkaha Yogası, grup içerisinde göz kontağı kurarak ve günlük hayatımızda karşılaştığımız olayların canlandırmasından oluşan çocuksu oyunlar aracılığı yapılıyor. Fiziksel bir egzersiz, yani sahte kahkaha olarak başlatılan gülme, genellikle 45-60 saniye içerisinde gerçek kahkahaya dönüşüyor.

Kahkaha Yogası’nın faydaları

Bundan 24 yıl önce bir parkta birkaç kişi ile başlayan ve bugün 100’ün üzerinde ülkede uygulanan Kahkaha Yogası’nın birçok faydası bulunuyor. Her gün yapılan 10-15 dakikalık Kahkaha Yogası:

· Beynin daha fazla mutluluk hormonu salgılanmasını sağlıyor. Kişinin duygu durumu dakikalar içerisinde yükseliyor. Kişi kendini daha neşeli ve enerjik hissediyor. Bu olumlu ruh hali iş dahil hayatının geneline yayılıyor.
· Beynin salgıladığı stres hormonlarının düşmesini sağlıyor.
· Bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
· Ciddi bir egzersiz programıdır. 10 dakikalık bir kahkaha yogası, 30 dakikalık kürek çekmeye eşdeğerdir.
· Kan basıncını düşürüyor, kan dolaşımını artırıyor. İyi bir kalp damar sistem çalışması olarak değerlendiriliyor.
· Yoga nefes bilgisinin bilimsel olgularla birleşmesi sayesinde anksiyeteyi azaltmaya yardımcı oluyor.
· Bedenin ve beynin net oksijen alımını önemli ölçüde artırıyor, odaklanma kapasitesini ve süresini geliştiriyor, kişilerin etkinlik ve iş performanslarında önemli iyileşmeler sağlıyor.
· Kişisel gelişime katkı sağlıyor. Kendine güveni artırıyor, iletişim becerilerini geliştiriyor, çocuksu oyunlar sayesinde sağ beyin tetikleniyor ve yaratıcılık artıyor, duygusal denge sağlanıyor.

Mutluluk için, Sağlık için Kahkaha Atın

Devamı

ERKEK AKLI

Ofiste gülmenin 5 önemli faydası

Umut Doğan Yıldız

-

İşyeri ve çalışmak gülmenize engel değil. Ofiste gülmenin 5 önemli faydasına göz atın.

Amerikan reklamcılık devi ve dünyaca ünlü ajanslar zincirinin sahibi Leo Burnett, “Kimse eğlenmek için işe gitmez ancak bu, iş yerinde eğlence olmayacağı anlamına da gelmez” diyor. Uzmanlar ise ciddiyet ve profesyonelliğin hâkim olduğu iş yerlerinde baskı ve stresi azaltmak için mizahın son derece önemli olduğuna dikkat çekiyor. Bu uzmanlardan biri de Reem Nöropsikiyatri Kliniği’nden Uzman Dr. Mehmet Yavuz… Yavuz’a göre gülümsemek fiziksel ve ruhsal anlamda iyi olmanızı sağlıyor, kan dolaşımını hızlandırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve gülerken salgılanan endorfin de özellikle ağrılara karşı morfinden çok daha güçlü bir etki yaratıyor. Ofiste gülmenin 5 önemli faydası ise şunlar:

*Yaratıcılığı ve üretkenliği artırır. Ofiste gülenler çok daha iyi işler çıkarır çünkü gülerken beyne giden oksijen artar ve zihni açar.

*Gülmek, insanların birbirini anlamasını kolaylaştırır. Çünkü iletişimde en etkili yöntemlerden biri mizahtır. Beraber gülebilenler kolay kaynaşır, aradaki bariyerler kısa sürede kalkar.

*Gülmek, insanların işini daha çok sahiplenmesini sağlar çünkü bir süre sonra, kendilerine bu ortamı sunan yöneticilere karşı kendilerini daha yakın hissederler. Hem otoritesini koruyan hem de mizah yapmayı başarabilen yöneticilerin ekipleri işlerinde çok daha başarılıdır.

*Mizahın ve gülmenin hâkim olduğu ofislere yeni gelenler de ortama daha hızlı uyum sağlar. Çünkü bu tür ofislerde adaptasyon sorunu yoktur veya en azından daha kolay atlatılır. Birlikte gülebilen ekiplerin pozitif bakışı bir süre sonra da yapılan işe yansır.

*Mizah müşterileri de olumlu yönde etkiler. Birçok uluslararası markanın daha sıcak ve samimi bir dili tercih ettiği yüzyılımızda, ölçülü mizah, giderek büyük markaların global kampanyalarında daha sık yer alıyor. Dolayısıyla kendi arasında gülmeyen bir ekibin, müşterilerden gelecek bu tür istekleri karşılaması da mümkün olmayacaktır.

Devamı

ERKEK AKLI

90’ların efsane ayakkabısı geri döndü

Umut Doğan Yıldız

-

90’lı yılların efsane koşu ayakkabısı Aztrek, tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yepyeni bir sneaker olarak pazara çıkıyor. 

Zamanının ilerisinde, benzersiz tasarımıyla Aztrek ’93 capcanlı renklerle 90’ları yeniden yaşatmaya geliyor.

Reebok Classic ailesinin en özel üyelerinden biri olan Aztrek ’93, çağın canlı ve genç enerjisinden ilham alırken 90’lı yılları yeniden yaşatmak üzere benzersiz bir sneaker olarak geri döndü.

Piyasaya çıktığı andan itibaren öncü kabul edilen Aztrek, benzersiz tasarımıyla tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yeniden tasarlandı. Cesur renk tonları ve kendine has çizgileriyle göz alan Aztrek ’93, zamanının ilerisinde, yenilikçi bir sneaker olarak piyasaya çıktı.

Ünlü model Gigi Hagid, rap kraliçesi Cardi B’nin yanı sıra Future ve ikinci kişiliği Hndrxx ile iş birliğinde lanse edilen Aztrek ’93, 90’lar ruhuyla geçmişten esintiler taşırken yenilenmiş tasarımıyla günümüz sneaker modasına öncülük etmeye geliyor.

Petra Roasting pop-up mağazaya dönüştü

90’lı yılların tavrını otantik performansla harmanlayan Aztrek ’93, birbirinden renkli modelleriyle Mart ayı boyunca Gayrettepe Petra Roasting’deki Reebok Pop-Up Mağaza’da 559 TL fiyatla satışta olacak.

90’ların havasını solumak isteyenler için yeniden tasarlanan Reebok Pop-Up Mağaza, 7 Mart’tan başlayarak tam bir ay boyunca ziyaretçilerini karşılayacak. Türkiye’de bir ilk niteliğinde olan pop-up mağazada bir ay boyunca eşsiz tasarımıyla göz dolduran Aztrek ’93 modelleri sergilenirken, en sevilen Reebok Classic ürünleri de satışta olacak. 90’lar temalı dekorasyonu ile ziyaretçilerini bekleyen Petra Roasting’de 90’ları yeniden anmak üzere çeşitli atölyeler, Duygu Özaslan, Ekin Beril, Deniz Marşan ve Selen Akyüz gibi isimlerle birbirinden eğlenceli hafta sonu sohbetleri ve pazar günleri ise 90’ların efsane oyunlarını içeren heyecanlı oyun turnuvaları gerçekleşecek.

Reebok Petra Roasting Etkinlik Takvimi:

9 Mart – Duygu Özaslan ile “90’lardan Günümüze Değişen Medya”
13 Mart- Serigrafi baskı yöntemiyle Reebok Classic çanta tasarımı
16 Mart – Ekin Beril ile “90’larda Müzik”
20 Mart – D-I-Y Sticker tasarlama
23 Mart – Deniz Marşan ile “90’lar Modası”
27 Mart – Geçici Dövme atölyesi
30 Mart – Selen Akyüz ile “Sneaker nasıl evrim geçirdi?”
3 Nisan- Kişiye Özel Reeboklar..

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com