Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

HOSTESİNİZ KONUŞUYOR

-

 

Havada başınıza bir şey gelmesin diye iki hostesle biraz laflayıp, uçaklar hakkında birkaç sır öğrendik. Kulak misafiri: Bir MH Editörü

“Maskeler Hayat Kurtarıyor”

Kabinde düşen hava basıncı ciddi tehdit yaratabilir. Hostes Ece, “Yukarıdan oksijen maskesi düştüğünde yüksekliğe göre 30 saniye kadar takmanız gerekir” diyor
ve ekliyor: “Bu durum sık yaşanmasa da, başınıza geldiğinde neden baştaki güvenlik uyarılarını dinlemeniz gerektiğini anlarsınız.”

“Bahşiş Kabul Ediyoruz”

Hostes Gizem, “İlk seferinde reddetsek de ısrarınıza dayanamayız” diyor. Ece ise “Eğlencenin merkezi olan destinasyonlara doğru uçarken yolcular alkol almaya daha meyilli olduklarından, biraz bahşişle büyük uçaklarda bile en iyi hizmeti alabilirsiniz” diye ekliyor.

“Yolu Kapatmayın”

Gizem uçuş görevlilerinin yolcuların ayaklarına devamlı olarak çarptığını söylüyor: “Bu nedenle moraran gözler, düşen dişler hatta kırılan bacaklar bile gördüm.
Bacağınızın veya ayağınızın koridora taşması sinir bozucu hatta tehlikeli olabiliyor. Doğru düzgün oturun.”

“Telefonlar Kapanmalı Ama…”

Ece “Uçak kalkışa geçene kadar herkes telefonunu kullanmaya devam ediyor, buna bazı uçuş görevlileri de dâhil” diyor. Telefon konusunda bildiğiniz gibi
davranmanızı söylese de bazı hosteslerin bu konuda çok katı olduğunu ve zıtlaşmamanızı söylüyor.

“Kirli Olabilir”

Gizem, “Yiyeceklerinizi doğrudan koltuk arkası masasına koymayın. İnsanlar üzerinde bebek bezi değiştirip, tırnaklarını kesebiliyor. Ayakkabısız etrafta dolanmayın, yerlerde her tür vücut sıvısı olabilir” diyor. Bu nedenle uçak koltukları ve görevli üniformalarında koyu renklerin tercih edildiğini, çünkü kiri göstermediklerini söylüyor.

“Centilmenler Kazanır”

Ece, “Aile üyeleri birlikte otursunlar diye koltuğunu feda eden bir adam nazik bir adamdır ve bu davranışını genellikle bedava içecek ya da hoş bir atıştırmalıkla
ödüllendiririz” diyor. Daha güzeli, koltuğunuzu daha iyisiyle değiştirirken daha az para ödeyebileceğinizi de söylüyor.

“Sizi Oturtmasını Biliriz”

Gizem, “İnsanlar bir türlü koltuğuna oturmuyor ve rahatsızlık veriyorsa pilottan ‘Kemerinizi takınız’ işaretini yakmasını istiyoruz ve daha sinir bozucu olursanız, sizin dosyanıza (bir tür uçuş sicili) not düşebiliyoruz” diyor. İtiraf edin, bunu bilmiyordunuz! Temiz bir sicil için oturun.

“Yakıtı Uçağa Binmeden Alın”

Ece, “Uçakta servis ettiğimiz kahve kafeinsiz değil ama Starbucks’tan aldıklarınız kadar da etkili değil. Biz kendimize kahve yapacaksak iki ölçü (yolcularaysa bir ölçü) kullanıyoruz” diyor. Kahvenizi havaalanındayken içseniz daha iyi olur.

“Uçakta Seks Berbattır”

Böyle bir fanteziniz varsa Ece’ye kulak verin: “Bir idrar gölüne oturup seks yapmaktan farkı olmadığını söyleyebilirim. Yani o kadar pis. Ayrıca tuvalet kapılarını sandığınızdan daha sık açıyoruz ve evet, tüm uçak tuvaletleri dışarıdan açılabiliyor!”

ERKEK AKLI

90’ların efsane ayakkabısı geri döndü

Umut Doğan Yıldız

-

90’lı yılların efsane koşu ayakkabısı Aztrek, tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yepyeni bir sneaker olarak pazara çıkıyor. 

Zamanının ilerisinde, benzersiz tasarımıyla Aztrek ’93 capcanlı renklerle 90’ları yeniden yaşatmaya geliyor.

Reebok Classic ailesinin en özel üyelerinden biri olan Aztrek ’93, çağın canlı ve genç enerjisinden ilham alırken 90’lı yılları yeniden yaşatmak üzere benzersiz bir sneaker olarak geri döndü.

Piyasaya çıktığı andan itibaren öncü kabul edilen Aztrek, benzersiz tasarımıyla tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yeniden tasarlandı. Cesur renk tonları ve kendine has çizgileriyle göz alan Aztrek ’93, zamanının ilerisinde, yenilikçi bir sneaker olarak piyasaya çıktı.

Ünlü model Gigi Hagid, rap kraliçesi Cardi B’nin yanı sıra Future ve ikinci kişiliği Hndrxx ile iş birliğinde lanse edilen Aztrek ’93, 90’lar ruhuyla geçmişten esintiler taşırken yenilenmiş tasarımıyla günümüz sneaker modasına öncülük etmeye geliyor.

Petra Roasting pop-up mağazaya dönüştü

90’lı yılların tavrını otantik performansla harmanlayan Aztrek ’93, birbirinden renkli modelleriyle Mart ayı boyunca Gayrettepe Petra Roasting’deki Reebok Pop-Up Mağaza’da 559 TL fiyatla satışta olacak.

90’ların havasını solumak isteyenler için yeniden tasarlanan Reebok Pop-Up Mağaza, 7 Mart’tan başlayarak tam bir ay boyunca ziyaretçilerini karşılayacak. Türkiye’de bir ilk niteliğinde olan pop-up mağazada bir ay boyunca eşsiz tasarımıyla göz dolduran Aztrek ’93 modelleri sergilenirken, en sevilen Reebok Classic ürünleri de satışta olacak. 90’lar temalı dekorasyonu ile ziyaretçilerini bekleyen Petra Roasting’de 90’ları yeniden anmak üzere çeşitli atölyeler, Duygu Özaslan, Ekin Beril, Deniz Marşan ve Selen Akyüz gibi isimlerle birbirinden eğlenceli hafta sonu sohbetleri ve pazar günleri ise 90’ların efsane oyunlarını içeren heyecanlı oyun turnuvaları gerçekleşecek.

Reebok Petra Roasting Etkinlik Takvimi:

9 Mart – Duygu Özaslan ile “90’lardan Günümüze Değişen Medya”
13 Mart- Serigrafi baskı yöntemiyle Reebok Classic çanta tasarımı
16 Mart – Ekin Beril ile “90’larda Müzik”
20 Mart – D-I-Y Sticker tasarlama
23 Mart – Deniz Marşan ile “90’lar Modası”
27 Mart – Geçici Dövme atölyesi
30 Mart – Selen Akyüz ile “Sneaker nasıl evrim geçirdi?”
3 Nisan- Kişiye Özel Reeboklar..

Devamı

ERKEK AKLI

İyimser olmak ömrü uzatıyor

Umut Doğan Yıldız

-

Geleceğe yönelik olumsuz bakış, kişinin hem fiziksel hastalıklara hem de zihinsel rahatsızlıklara yakalanma sebebi

İyimser olmanın faydaları

İyimserlik ise fiziksel sağlık ve ruh sağlığı ile yakından ilişkili… Bilim adamlarının araştırmalarına göre iyimserler uzun yaşarken, kötümserler konforsuz bir hayat sürüyor hatta erken ölüyor! Kötümserlik ve fiziksel sağlık şikâyetler de birbiriyle alakalı. Buna göre 65-85 yaş aralığındaki kadın ve erkekler, iyimser bir bakış açısına sahipse kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini daha az taşıyor; ancak aynı şaş grubundakiler kötümser ise kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskleri yükseliyor. Öte yandan genç olmasına rağmen kötümser mizaca sahip göğüs kanseri hastalarında da erken ölüm gözlemleniyor. İyimser mizaçlılar, stresli durumlarla baş etmede daha rahat bir tutum sergiledikleri için depresyonu da daha düşük seviyede yaşıyor. Dahası, iyimser olanlar; kendilerinden daha az iyimser ve kötümser kişilere göre daha yüksek bir yaşam kalitesine sahip oluyor.

Bu durum, ağır hastalıklarda ve operasyonlarda da geçerli… Örneğin, by-pass ameliyatı geçirmiş bir grup hasta üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, ameliyatı takip eden 6 ay içinde, iyimser hastalarda yaşam kalitesi önemli ölçüde artış göstermiş ve hastanede kaldıkları sürede daha hızlı iyileşip taburcu olduktan sonra da günlük yaşamlarına daha çabuk dönebilmiş.

Devamı

ERKEK AKLI

Kendinize güvenmenin yolları var!

Umut Doğan Yıldız

-

Kendimize güvenmiyorsak bu güveni nasıl inşa edeceğiz? Bunun da yolları var elbette. Uzmanların tavsiyelerini sıralamak gerekirse.

*Yaşadığınız ve özgüveninizi sarsan bütün deneyimlerinizi unutun. Bu deneyimler aklınızda kalıcı bir yer edindiği için önünüzü kesip sizi engelliyor olabilir. İkinci adım olarak da istediğiniz şey her ne ise ona odaklanın. Yarım bırakmayın, başarısızlık düşüncesine prim vermeyin ve yapın! Yine başarısız mı oldunuz? Önemli değil. Eksiklerinizi belirlemek ve tamamlamak için zaman kazandınız sadece.

*Arkadaşlarınızla, dostlarınızla sık sık bir araya gelmeye çalışın ve onların başarı ve başarısızlık hikâyelerini dinleyin. Bu, hem kendinizi başkalarıyla kıyaslama fırsatı verecektir hem de karşınızdakilerin anlattıkları, gözünüzde büyüttüğünüz başarısızlıkların o kadar da “felaket” şeyler olmadığını anlamanıza yardım edecektir.

*Dert yanmayı, dünyanız yıkılmış gibi, bitmiş tükenmişsiniz, siz bir sıfırmışsınız gibi davranmayı bırakın! Fırsat buldukça başarılı insanların hayat hikâyelerini okuyun. Hepsinin birkaç ortak noktası olduğunu fark edeceksiniz: Hepsinin istediği şeye odaklanan, sorunları gözlerinde büyütmeyen ve (en önemlisi) çözüm odaklı düşünüp davranan insanlar olduğunu göreceksiniz.

*Başkalarının düşüncelerini umursamayın! Herkes istediğini düşünsün, siz ne düşünüp ne hissediyorsunuz, önemli olan bu.

*Enerjinizi doğru yere harcayın. Spor yapın, yürüyüşe çıkın; onlar da bir yana sizi mutlu eden şeylere yönelin. Depresif, her şeye olumsuz yaklaşan, sürekli eleştiren insanları etrafınızdan uzak tutun.

*Renkler daima hayatınızın içinde olsun. İşyerinizin kuralları gereği lacivert, siyah, gri gibi renkler kullanmaya mecbursanız renkli bir aksesuarla dış görünümünüzü canlandırın. Masanızda kullandığınız malzemeleri en göz alıcı renklerden seçin. Evinizi, hatta evinizin odalarını farklı renklere boyatın. Bütün bu “renkli” yaklaşımlar, hayata daha olumlu yaklaşmanızı sağlayacaktır.

*”Evet” ve “Hayır” iki basit kelime gibi görünebilir ama çoğumuz, kendimize güvenmediğimiz için, hiç istemediğimiz anlarda bile “hayır” diyecekken “evet, “evet” diyecekken “hayır” diyoruz. Size bir soru, bir öneri geldiğinde; siz, içinizdeki asıl kişi ne istiyor, hangi seçim onu mutlu eder, önce ona karar verin. Kimsenin hatırı için de seçiminizi değiştirmeyin.

*Kendinize, özgüven ile ilgili bir program da yapabilirsiniz. Başlangıç için gerçekte istediğiniz ama kendinize bahaneler üretip yapmadığınız bir isteğinizi hedefe koyun. Bir el sanatları kursuna gitmek, saçınızı kestirmek, öğle yemeğine arkadaşlarınız olmadan çıkmak ya da çocuklarınızla sinemaya gitmek gibi bir istekle işe başlayın. Bunu başardıktan sonra sizin için biraz daha önemli olanı, sonra daha da önemli olanı listeye alın. Bir süre sonra geldiğiniz noktaya kendiniz bile inanamayacaksınız! Hayatın ve kendinize güvenmenin tadını çıkarın!

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com