Bizi Takip Edin

SAĞLIK

HİSLERİNİZİ TEST ETMEYE HAZIR MISINIZ?

-

 

Tüm duyularınızı tek tek sınamanın yöntemlerini keşfedin.
Amerika’da yapılan bir araştırma, MP3 çalarlar ile cep telefonlarının, duyma bozukluklarına yol açtığını ortaya koyuyor. Meksika’da yapılan bir başka araştırma ise şehirde yaşayan kişilerin, kokuları daha iyi aldıklarını açıklıyor.Duyularınızın geri kalan kısmı acaba tehlike altında mı? Yoksa duyularınızı yavaş yavaş kaybediyor musunuz? Aslına bakaranız, hemen hepimiz aynı derecede benzer duyu özelliklerine sahibiz ancak arada istisnalar da var tabii… Eğer duyularınıza dikkat eder ve onları kullanmaya özen gösterirseniz, duyularınızı geliştirerek; gelecekteki muhtemel sorunları azaltmış ya da engellemiş olursunuz. O halde gerçekten duyarlı bir erkek olmak istiyorsanız, yazımızın devamını okumanızı öneririz…
Duyularınızı, test etmeye hazır mısınız?
Bu test sayesinde şu ana kadar duyularınız ile ilgili olarak, başınıza gelen birçok hasarın ne anlama geldiğini görecek ve duyularınızın nasıl çalıştığının farkına varacaksınız. İşte bu nedenle testimizi uygulamanızda fayda var… Bu testin size gerçekten büyük fayda sağlayacağını düşünüyoruz…
1. Bu, ilk bakışta biraz acı verecek gibi görünebilir, ancak korkmayın ve durumu uzaktan kumandaya havale edin! Koltuğunuza oturun ve eşiniz ya da sevgiliniz ile birlikte, bir tartışma programını izlemeye başlayın. Televizyonun sesini başlangıçta normal seviyede tutun. Daha sonra, televizyonun sesini biraz azaltın. Eğer televizyonunuzun sesi kısıkken de konuyu kaldığı yerden takip edebiliyorsanız, kulaklarınızın yani işitme duyunuzun durumu, gerçekten iyi demektir. Ancak tartışma programındaki son birkaç konuyu sayamıyorsanız, işitme duyunuzun yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz.
2. Evde, bulunduğunuz odanın aydınlatması açıkken, aydınlatmanın olmadığı ya da çok az seviyede olduğu bir başka odaya doğru yol alın. Loş ışığın olduğu bölgede ilerleyin. Sonra arkanızı dönün, önce sol gözünüzü, sonra da sağ gözünüzü kapayarak, birkaç saniye kadar ışıklı ortama bakın. Arkanızı dönün. Gözünüzü açtığınızda, karşınızda bulunan odanın kapısını görebiliyorsanız görme duyunuz gerçekten iyi durumda demektir. Ancak kapı kolu, duvarda asılı bir tablo vb… nesneler bulanıksa, görme duyunuzda sorun olması ihtimali yüksek.
3. Gözlerinizi kapayın ve ağzınızı açın. Bu testteki asıl amaç, dilinizin farklı tatlara karşı olan duyarlılığını saptamak… Böylece dilinizin tatlı (şeker ile), tuzlu (cips ile), ekşi (limon ile) ve acıya (biber ile) karşı duyarlı bölgelerini keşfedebilirsiniz. Yaşamınızda nasıl ki eşiniz, sevgiliniz, dostunuz ya da anneniz, ayrı yerlere sahipse; dilinizde de her tadın farklı bir yeri vardır. Bu arada tat alma duyunuzun önemli bir kısmının koku olma duyunuz tarafından belirlendiğini de unutmayın.
4. Gözlerinizi kapatın ve güvendiğiniz bir kişinin farklı kokuları burnunuzun altından geçirmesini sağlayın. Örneğin;  otlu peynir, tütün, portakal dilimi gibi… Eğer tüm bu nesneleri kokularından çıkarabilirseniz, işte o zaman koku duyunuz gerçekten sağlam bir şekilde çalışıyor demektir.
5. İşte son testimiz… Yine gözlerinizi kapayın ve güvendiğiniz bir kişiden yardım alarak, farklı nesnelere dokunun. Sonuçta dokunduğunuz nesneleri tanımlayabiliyorsanız; dokunma duyunuz, sorunsuz bir şekilde görevini yapıyor demektir.
Not: Nelere dokunacağınız tamamen partnerinizin hayal gücüne kalmış. Hemen yanlış anlamayın. Zımpara kâğıdından buz küpüne kadar farkı özellikteki bu nesnelere gözü kapalı iken dokunmak size eğlenceli anlar da yaşatabilir; tabii yardımcınız, yaratıcılığını kullandığı sürece…

SAĞLIK

5 erkekten 1’i kısır

Umut Doğan Yıldız

-

Erkek kısırlığı, toplumda her 5 kişiden 1’inde görülüyor. Erkeklerdeki kısırlığın nedenleri.

 Nedenleri arasında, beyinden salınan hormonlarda yaşanan sıkıntılar, testislerde üretim bozuklukları, üretilen spermlerin dışarı atılma aşamasında kanallar ile ilgili yaşanan problemler ve genetik sorunlar olabiliyor. İnsanlar tarafından çok bilinmiyor ancak toplumun %1’inde azoospermi ile karşılaşılıyor.

Azoospermi, menide hiç canlı sperm hücresi olmaması durumu. Bu durumun nedenindeki %40 oran kanal tıkanıklıklarının olması. Ayrıca kanalların doğuştan olmaması veya enfeksiyonlara bağlı olarak tıkanması gibi sorunlarla da karşılaşılabiliyor. Ancak yine de olgun sperm hücresi elde edilebiliyor ve özellikle tıkalı damarlardan girilerek sperm alınması veya kanal yok ise de testis dokusundan sperm alınması ile mikroenjeksiyon yapılarak çocuk sahibi olmak mümkün. Azoospermi durumlarının %60 kadarında ise testislerde üretim sorunu bulunuyor. Bu gibi durumlarda olgun sperm elde etmek ve çocuk sahibi olmak biraz daha zor olabiliyor.

Devamı

SAĞLIK

Acı oje tırnak yemeyi bıraktırır mı?

Umut Doğan Yıldız

-

Kaygı düzeyi yüksek çocuklar, stresli ve baş edemeyecekleri bir durumla karşılaştıklarında, rahatlama amacıyla bazı davranışlar sergileyebilirler. 

Sürekli eleştiren, beklenti düzeyi yüksek bir ebeveyn karşısında, tırnak yeme davranışının gerginliğin habercisi olarak görülebileceğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Çocuğun tırnak yeme davranışını sürekli uyararak, bağırarak, acı oje sürerek, ödül veya ceza vererek çözemezsiniz” açıklamasında bulundu.

Çocukla kurulacak doğru iletişimin tırnak yeme alışkanlığı çözümü için atılması gereken ilk adım olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Yuva veya kreşe başlama, çocuğun oyun parkında baş edemeyeceği bir durumla karşılaşması sonucunda da benzer bir davranış görülebilir. Ayrıca ‘taklit ve modelleme ile öğrenmenin’ belirgin olduğu okul öncesi dönemde ise tırnak yeme basit bir taklit etme davranışı biçiminde de gelişmiş olabilir” dedi.

Tırnak yeme alışkanlığı ruhsal bozukluğun habercisi olabilir

Tırnak yeme sorununun nedenlerinin çok basit olabileceği gibi bu davranışın ciddi ruhsal bozuklukların da habercisi olabileceğine değinen Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Tırnak yeme davranışı sırasında, öncesinde ve sonrasında, çocukta kendi saçını çekme ya da yolma, parmak emme veya diş gıcırdatma gibi davranışlar da görülebilir” şeklinde konuştu.

Çocuklarla karşılıklı konuşularak tırnak yeme sebebi anlaşılmaya çalışılmalı
Tırnak yeme davranışının altında yatan sıkıntı veya gerginlik yaratan bir durumun olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Figen Karaceylan Çakmakçı, “Tırnak yiyen çocuğa ‘Beni üzüyorsun, lütfen bunu yapma’ ya da ‘Bebek gibi davranıyorsun’ ‘Neden tırnaklarını yiyorsun?’ gibi ifadeler kullanılarak çocuk üzerinde ek bir stres faktörü oluşturulmamalı. Aksine çocukla karşılıklı konuşarak, stres yaratan durum anlaşılmaya çalışılmalı” açıklamasında bulundu.

‘Elini ağzından çek demek’ daha çok dikkat çekici olabilir

Küçük yaştaki çocuklar için, eline bir nesne vermek, ilgisini başka bir yöne kaydırmanın uygun olabileceğini söyleyen Figen Karaceylan Çakmakçı, “Elini ağzından çek yönergesi daha çok dikkat çekici olacağından davranışın devam etmesine neden olabilir. Tırnak yeme davranışı sergileyen çocuğun yaşı büyükse, çocukla iş birliği yapıp, davranışın ne zaman ve nerede olduğunu tespit etmeye yönelik bir çizelge yapılabilir. Davranışın belirginleştiği ortam ve durum tespit edildikten sonra önleyici yöntemler ve çözümler çocukla birlikte oluşturulabilir” dedi. Çakmakçı, sadece acı oje sürmenin tırnak yeme davranışını engellemediğini belirterek, davranışın nedenlerinin tam olarak anlaşılmadan ezbere bir çözüm üretmenin yanlış olduğunu vurguladı.

Devamı

SAĞLIK

Ofiste uyumayı önleyen besinler

Umut Doğan Yıldız

-

Yorgun uyanmak, işe başlayacak enerjiyi bulamamak, öğleden sonra çöken uyku hali gibi sorunlar, çalışanların sıklıkla tekrarladığı şikâyetlerin başında geliyor.

Bu sorunlarla başa çıkmak, zinde bir gün geçirmek, aktif ve üretken olmak sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve beslenme düzeni ile mümkün. Çalışanların en büyük sorunu, işe yetişme telaşı yüzünden kahvaltıyı atlamaları, çok geç yapmaları ya da sağlıksız seçimlerle geçiştirmeleri oluyor. Kahvaltı yapacak zaman bulamamaktan muzdaripseniz bir bardak süt içmek, peynirli bir sandviç ya da tost yemek hem vakit kazandırıyor hem de güne sağlıklı başlamanızı sağlıyor. Kahvaltı, sadece karbonhidrat ve yağ içeren besinler yerine protein, lif, vitamin ve mineral kaynağı besinlerin de olduğu dengeli bir öğün içeriğine sahip olmalı. Poğaça, simit ve çay yerine peynir, yumurta, sebze içeren tam tahıl ekmekli sandviçler, süt, meyve gibi tamamlayıcılardan oluşan dengeli bir kahvaltı gününüzü daha iyi kontrol etmenize yardımcı oluyor. Ara öğünler ise sağlıksız atıştırmalıklar ile yapıldığında büyük kaloriler içeriyor. Atıştırma ihtiyacınız varsa yanınızda bulunduracağınız taze ve kuru meyveler, ceviz, kavrulmamış tuzsuz badem, fındık gibi kuruyemişler sağlıklı, besleyici ve beslenme kalitesini iyileştiren seçenekler arasında bulunuyor. Masanızda sürekli su bulundurmanız ve çay-kahve gibi içecekler dışında 6-8 bardak su tüketmeniz de sağlıklı beslenme açısından yararlı oluyor.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com