Bizi Takip Edin

SAĞLIK

Hastalıklara karşı 8 önlem!

Umut Doğan Yıldız

-

 

Sonbahar özellikle de çocuklu aileler için hastalıkları çağrıştırıyor. Peki hastalıklardan korunmak için neler yapmalıyız? İşte hastalıklara karşı 8 önlem!

El yıkamanın önemini öğretin

El yıkama ve burun temizliği gibi kişisel bakım becerilerinin geliştirilmesini sağlayın. Su ve sabun sayesinde enfeksiyonlara yol açan mikropların vücutlarından uzaklaştırılmasını sağlamış olacaklarını öğretin. Doğru el yıkama için 20’ye kadar saymaları gerektiğini belirtirken, nasıl doğru el yıkanacağını uygulamayla gösterin.Ellerini gün içerisinde ağzına ve yüzüne sürmemesi, hapşırırken ağzını eliyle değil, koluyla ya da kağıt mendille kapatması gerektiğini anlatın.

Yeterince uyumasını sağlayın

Düzenli ve yeterli uyku çocukların gelişiminde olduğu kadar vücut direncinin güçlü olmasında da sanılandan çok daha önemli bir rol oynuyor. İlköğretim çağında çocuğunuzun günde en az 10 saat uyuması gerekiyor. Uykunun süresi kadar kaliteli olması da çok önemli olduğundan, odasının karanlık olmasına (gece lambası ile uyuyorsa, uyuduktan hemen sonra mutlaka kapatın), uykudan önce elektronik cihazlar, bilgisayar, tablet ve telefondan uzak kalmasına dikkat edin.

Yanında hatta balkonda da sigara içmeyin

Sigara dumanı en başta da solunum yolu enfeksiyonları açısından son derece riskli. Çocuğunuzun yanında hatta balkonda dahi sigara içmeyin. Sigara dumanını soluyan bir çocukta solunum yolu enfeksiyon riski önemli ölçüde artıyor.

Aşılarının tam olmasına dikkat edin

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Değerli, “Aşılarının tam olmasına özen gösterin. Kronik bir hastalığı olan çocuklara ya da çok sık gribal enfeksiyon geçiren çocuklara grip aşısı yaptırmakta fayda var. Ayrıca okul çağı çocuklarında altı ayda bir rutin kontrollerin ihmal edilmemesi gerekir” diyor.

Sağlıklı ve dengeli beslenmesini sağlayın

Vücudun enfeksiyonlara karşı direnç kazanmasında sağlıklı beslenme kilit rol oynuyor. Mevsim meyveleri ve mevsim sebzelerinde bulunan A ve C vitaminlerinin düzenli tüketimi bağışıklığı güçlendiriyor. Abur cubur tüketerek bağışıklık sistemini zayıflatmasını engellemek için sağlıklı atıştırmalıklar hazırlayın.

Çok kalın giydirmeyin

Mevsime uygun giydirin. Çok giyinmek de en az hafif giyinmek kadar riskli. Teri emmesi için giysilerin pamuklu kumaştan olmasına dikkat edin. Tek kat kalın kıyafet yerine ince ince birkaç kat giydirmekte fayda var. Eve gelince hemen üstünü değiştirmesi konusunda bilinçlendirin.

Spor yaptırın

Yapılan bilimsel çalışmalar düzenli spor yapmanın vücut direncini artırarak enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Çocuğunuzun hareketsiz kalmaması, düzenli bir sporla ilgilenmesi çok önemli. Bu nedenle mutlaka yaşına uygun spora gitmesini sağlayın. Spora gitme imkanı yoksa açık havada birlikte düzenli, tempolu yürüyün.

Bol su içme alışkanlığı kazandırın

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Değerli’ye göre; enfeksiyonlarla mücadelede en etkili yöntemlerden biri bol bol su içilmesi. Ülkemizde yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da yeterli su içme alışkanlığı olmadığını, oysa yeterli su tüketiminin, vücuttan toksik maddelerin atılmasının yanında enfeksiyonlarla savaşmak ve vücut direncini artırmak gibi çok önemli bir faydası da olduğunu vurgulayan Dr. İlkay Değerli “Üstelik yetersiz sıvı alımı fiziksel olduğu kadar zihinsel performansı da olumsuz etkiliyor. Bu nedenle çocuklara mutlaka susamasalar da su içme alışkanlığını kazandırın” diyor.

Sonbaharda göz hastalıkları!

Grip olmamak için ne yapılır?

SAĞLIK

Yazın bunları yapın ve değişimi görün

Umut Doğan Yıldız

-

Yazın kapıya dayandığı, güneşin tüm cömertliğiyle kendini gösterdiği bugünlerde göz sağlığımız açısından son derece dikkatli olmamız gerekiyor.

Zira ozon tabakasındaki incelme nedeniyle güneşin zararlı ışınları gözlerimizi her geçen gün daha fazla tehdit ediyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mürüvvet Ayten Tüzünalp, “Hem kendimizin hem de çocuklarımızın gözlerini yaz risklerine karşı mutlaka korumalı, özellikle güneş gözlüğü seçiminde bilinçli davranmalıyız. Aksi halde ileride görme kaybına bile yol açan sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz” diyor. Dr. Mürüvvet Ayten Tüzünalp, gözlerde yaz risklerine ve alınması gereken önlemlere yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

  • Güneş gözlüğü olmadan dışarı çıkmayın

Güneşin zararlı ışınları retinayı tahrip ederek katarakt ve kornea hasarına hatta gözün görmesini sağlayan sarı noktayı bozup kalıcı görme kayıplarına bile yol açabiliyor. Görme merkezi olarak bilinen sarı nokta, güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından en fazla etkilenen ve yaşlandıkça yapısı değişen bir bölge. Bu nedenle bu bölgeyi güneş ışınlarından korumak en önemli kurallardan birisi olarak karşımıza çıkıyor.

  • Bulutlu havalarda da güneş gözlüğünüzü çıkarmayın

Gölgede ya da bulutlu havalarda da güneş gözlüğünüzü gözünüzden çıkarmayın. Zira doğrudan güneşin altında kalmadan, gölgede ya da büyük bir şemsiye altında oturmak bile güneşin zararlı ışınlarından korunmak için yeterli değil. Çünkü güneş ışınlarının büyük bölümü bulutlardan da geçebiliyor. Özellikle öğle saatlerinde çok daha dikkatli olun.

  • Lens takıyorum diye güneş gözlüğünü ihmal etmeyin

Lens kullanımı yaz mevsiminin vazgeçilmezi. Her ne kadar çoğu lens markası ultraviyole koruması olduğunu belirtse de güneş gözlüğü kadar rahatlatıcı ve koruyucu olamıyor. Hem lens ile oluşan kuruluğu önlemek hem de aynı anda retinayı korumak amacıyla güneş gözlüğü de aynı derecede vazgeçilmez rol oynuyor. Bu nedenle lens takıyorum diye güneş gözlüğü kullanmayı ihmal etmeyin.

  • Gözlerinizi ovuşturmaktan kaçının

Bahar ve yaz aylarında rüzgar ve toz kaçmasına bağlı olarak korneaya saplanan yabancı cisim vakalarına sıkça rastlanıyor. Bu nedenle güneşin zararlı ışınlarından korunmanın yanı sıra yabancı cisimden korunmak için de güneş gözlüğünüzü yanınızdan ayırmayın. Gözünüze kum veya toz kaçtığında kesinlikle ovuşturmayın, bol su ile yıkayın.

  • Görünüşüne değil kalitesine önem verin

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mürüvvet Ayten Tüzünalp, “Güneş gözlüğü seçiminde çok dikkatli olmak gerekiyor. Hem kendinize hem de çocuklarınıza güneş gözlüğü alırken albenisine kapılıp ultraviyole korumalı olduğundan emin olmadığınız gözlükleri almayın. Çocuk hastalarda 1 yaşından sonra güneş gözlüğü kullanmak gelecek için büyük yatırımdır. Kaliteli bir güneş gözlüğünün camları ultraviyole filtreli olmalı. Sertifikasını mutlaka görün aksi halde UV koruması olmayan güneş gözlüğü kişiyi gözlerinden edebilir bile!” diyor.

  • Makyajlıyken güneşlenmeyin

Göz makyajınız varken güneşlenmek ya da güneşten korunmak için sürdüğünüz kremi gözünüze çok yakın sürmek; bir süre sonra bu maddelerin güneş altında erimesine ve göze temas etmesine yol açacağından kızarıklık, batma, kaşıntı ve sulanma gibi sorunlara yol açabiliyor.

  • Havuza ve denize yüzme gözlüğü olmadan girmeyin

Denize ve havuza yüzme yüzücü gözlüğü olmadan girmeyin. Aynı zamanda kontakt lens kullanıyorsanız da, lensle havuza veya denize girmek enfeksiyona yol açan etkenlerin lense yapışarak göze bulaşmasına neden olabilir. Bu nedenle kontakt lens kullanmanız gerekiyorsa günlük olanları tercih edin ve üzerine mutlaka yüzme gözlükleri takın.

  • Klimaya karşı dikkat edin

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Mürüvvet Ayten Tüzünalp, ”Klimanın bilinçsiz kullanılması gözyaşının daha fazla buharlaşmasına, bu nedenle batma, kaşıntı, bulanık görme ve göz kuruluğuna yol açabilir. Klimalı ortamda uzun süre durmamaya, ara sıra pencereleri açmaya ve klimaya doğrudan maruz kalmamaya dikkat edin” diyor.

Devamı

SAĞLIK

Astımı olanlar nasıl beslenmeli?

Umut Doğan Yıldız

-

Astımınız varsa ve kötüye gidiyorsa, beslenme tarzınıza bir göz atmanız gerekebilir.

Newcastle Üniversitesi araştırmacıları, astım rahatsızlığı olan ve olmayanların beslenme düzenini karşılaştırmış. Sonuçta şiddetli astımı olanların daha fazla yağ, buna karşın daha az lifli gıda tükettiği bulunmuş. Diyetine eklediğin her 10 gram yağ, astım belirtileriyle bağlantılı olan enflamasyonu arttırabiliyor ve astımın ciddileşme olasılığını yüzde 48 oranında yükseltiyor. Lifin ise tam tersine, enflamasyonu azaltma özelliği var. Çalışmanın yazarı Bronwyn Berthon, yağ (özelikle de doymuş yağ) tüketimini kontrol altında tutmanın ve lif alımını arttırmanın, astımı hafifletmeye yardımcı olacağını söylüyor.

Devamı

SAĞLIK

Şekerli içeceklerin bir zararı daha ortaya çıktı

Umut Doğan Yıldız

-

Yapılan araştırmalar şekerli içeceklerin böbrek taşı oluşumuna neden olan faktörlerden olduğunu ortaya çıkardı.

Şekerli içeceklerin diş sağlığı için kötü olduğunu zaten biliyorsunuzdur ama Clinical Journal of the American Society of Nephrology’da yayımlanan bir araştırmaya göre onlar böbreklerinizi de etkiliyor. Sıvı almak böbrek taşıyla savaşmaya yardımcı olsa da, günde bir ya da daha fazla şekerli içecek (kola, meyve suyu gibi) içenlerde böbrek taşı oluşma riski, içmeyenlere göre yüzde 33 artıyor. Araştırmanın yazarı Doktor Pietro Manuel Ferraro, “Bunun nedeni içerdikleri fruktoz olabilir. Şeker böbrek taşı oluşumunda risk faktörlerinden biri” diyor.

Bira böbrek taşını düşürür mü?

Yapabileceğiniz en iyi tercih, şekerli içecek yerine su içmeye alışmak. Bütün içecekleri hayatınızdan çıkarın demiyoruz: Araştırmada kahve, çay, portakal suyu, bira ve şarabın da böbrek taşı riskini düşürdüğü bulunmuş.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com