Bizi Takip Edin

BESLENME

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Umut Doğan Yıldız

-

 

Güneş ışınları insan sağlığı için mutluluk kaynağı olabileceği gibi zararlı da olabilir. 

İki ucu keskin bıçak gibi olan güneş ışınlarını nasıl ve ne kadar kullanacağımızı bilirsek, bir soru oluşturmayacaktır.

Güneşin hem D vitamini sentezine hem de psikolojik olarak insan ruhuna faydası vardır. Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşma oranları % 0.3 ile % 6.8 arasında değişir ve en önemli saat dilimleri 11:00 ile 13:00 arasıdır.

Güneşten korunma amaçlı olarak düşündüğümüzde ise % 70 oranda ışınlar sabah saat 10:00 ile öğleden sonra 15:00 arasında yeryüzüne ulaşır.
Son yıllarda ne yazık ki incelmiş ozon tabakası nedeniyle deri kanserlerinin görülme oranı artmıştır. Güneş ışınlarının kontrolsüz olarak cilde ulaşması, hücre DNA’sında kalıcı hasar oluşturur. Bu da zaman içinde deri kanserlerinin oluşmasını tetikler.

Güneş ışınları 200 ile 400 nanometre (nm) dalga boyutunda olup UVC (Ultraviyole-C) UVB (Ultraviyole B) ve UVA (Ultraviyole A) olarak sınıflanır.
Derideki etkilerden UVA ve UVB sorumludur. UVB kısa dalga boyuna sahip olup, 290-320 nanometre arasındaki ışınlardır ve kış aylarında yoktur.

Bu ışınların etkisi şöyle sıralanabilir:

1) UVB, UVA’dan 800 kat daha etkilidir.
2) Melanin pigmentini artırır.
3) Bağışıklık sistemini baskılar.
4) Güneş yanığına sebep olur.
5) DNA hasarı yapar.
6) Cildin dejenerasyonuna neden olur.

Melanom, yani ben kanseri dünyada en sık görülen üçüncü kanser tipidir. Bizim için en tehlikeli kanserlerden olan malign melanom, % 70 civarında UV ışınlarının etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Malign melanom, normal bir ben üzerinden gelişebildiği gibi cilt üzerinde aniden de oluşabilir. Bu nedenle hem var olan benlerin takibi hem de cilt üzerinde fark ettiğimiz her yeni lezyon önemlidir.

Benlerin takibinde büyüklük, renk farklılıkları, üzerindeki çıkıntılar ve çevre düzensizlikleri gibi birçok faktör değerlendirilir. Buna rağmen cildimizde aniden gelişen her lekelenme, kabarcık ya da yara da bir sinyal olabilir. Eskiden; var olan bir ben üzerinden malign melanom gelişme ihtimali 3’te 1 iken, herhangi bir şey yokken, deri üzerinde aniden bir malign melanom gelişme ihtimali 3’te 2’dir.

UVA ise yaz-kış yeryüzüne ulaşan uzun dalga boylu ışınlardır. 320 ile 400 nm arasında bulunmaktadır. Cildin daha derin tabakalarına nüfuz edebilir.

UVA ışınlarının etkileri de şöyle sıralanabilir:

1) UVB’den daha az zararlıdır.
2) Yeryüzüne, UVB’den 20 kat daha fazla ulaşır.

UVA, oturduğumuz odada, bindiğimiz araçta bile bulunur ve camdan geçebilme özelliğine sahiptir. Bu nedenledir ki, güneş koruyucu kullanılırken, evin içinde dahi cilde uygulanmasını önermekteyiz.
Güneş ışınlarının ilk göze çarpan etkisi güneş yanığıdır. Yoğun güneşlenmenin hemen ardından 1 ila 6 saat içinde söz konusu yanıklar kendini gösterir. Birinci gün ile üçüncü gün arasında şiddetlenir ve 4-5 gün içerisinde ise geriler. Güneş yanığında su bazlı kremler, ağrı kesiciler ve gerekirse kortizonlu kremler verilerek iyileşme sağlanır.

BESLENME

Sebze ve meyve tüketmeden beslenmek

Umut Doğan Yıldız

-

Karbonhidratsız, sebze ve meyve tüketmeden beslenme mevzusuu masaya yatırdık.

Hata: Karbonhidratsız beslenmek

Diyete başlayanların en büyük hatalarından biri karbonhidratlı gıdaları tamamen kesmektir. Bu amaçla sadece ekmeği değil, makarnayı da bırakırlar. Oysa yapılacak en büyük hatalardan biri sıfır karbonhidratla zayıflamaya çalışmak olacaktır çünkü bu besin grubunun yerini alacak başka bir şey yoktur. Şöyle düşünün: Karbonhidrat, anne sütünde bile bulunur ve unutmayın ki anne sütü, hali hazırda dünya üzerindeki en mucizevi besindir!

Düzeltmek için: Burada anahtar kelimeler “kaliteli karbonhidratlar” ve “ihtiyaç oranı!” Kaliteli karbonhidratlardan kasıt tam tahıllı, çavdarlı ekmekler; makarna, bulgur ve esmer pirinç gibi vücuda yararlı gıdalar. Hepsinden önemlisi de şu: Beyin hücreleriniz enerjisini karbonhidratlardan alır ve karbonhidrat tüketmek, aynı zamanda insan psikolojisini de olumlu yönde etkiler.

Hata: Sebze ve meyve tüketmemek

Yukarıda aşırı proteinle beslenmenin zararlarından söz etmiştik. Bunun nedenlerinden biri de sebze ve meyve tüketimindeki azalma… Eskiden yemekten kalkınca ortaya gelen meyve tabaklarına artık rastlanmaz oldu. Sebzeler de günlük yediklerimiz arasından yavaş yavaş çekiliyor. Çünkü beslenmeyi doymakla, tok kalmakla açıklar olduk. Bir de itiraf etmek gerekirse, kimsenin sebzelerle uğraşacak zamanı yok. Tavuğu ızgaraya atıp sofraya getirdiğiniz zaman dilimi sebzelerin yıkanıp temizlenmesine, kabuklarının soyulup doğranmasına anca yetiyor. Hal böyle olunca sebzelerden adım adım uzaklaştık ve meyvelerin yerine hazır satılan meyve suyu ve meşrubatlara yöneldik.

Düzeltmek için: Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisi şu: Günde 5-8 porsiyon sebze ve meyve yiyin! Ana öğünlerinizde yediklerinizin biri mutlaka sebze olsun, ara öğünlerde de meyveyi tercih edin.

Devamı

BESLENME

Aşırı proteinle beslenmek

Umut Doğan Yıldız

-

Aşırı protein almak zararlı mıdır? Protein dengesi nasıl olmalı?

Her besin grubunun aşırısını tüketmek yanlış. Proteinle ilgili sorun ise şu: Son 10 yılda aşırı protein tüketimiyle birlikte hem rektum kanseri hem de kolon kanseri olarak tanımlanan kolorektal kanserin de aynı oranda artması, sadece diyet yapanların değil herkesin aşırı protein tüketiminden kaçınması gerektiğinin işareti…

Düzeltmek için: Proteinsiz yaşamaya çalışmanın bir anlamı yok; çünkü proteinin ana görevi, doku ve hücrelerin onarılması… Burada yapılması gereken, doğru miktarı bulmak… Ortalama bir rakam vermek gerekirse, vücut ağırlığınızın her kilosu için günde 0,8-1 gram protein tüketmek yeterli. Diyelim 65 kilosunuz. Bu da demektir ki günde tükettiğiniz protein miktarı en fazla 65 gram olmak zorunda. Peki, hangi proteinleri tüketeceğiz? Öncelikle tükettiğiniz kırmızı et miktarı, haftada 2-3 üç defadan fazla olmamalı. Tavuk, balık, hindi eti de diğer protein kaynakları olarak diyetinizde yer almalı. Daha da önemlisi mercimek, karabuğday, kuru fasulye,Antep fıstığı, kabak çekirdeği gibi bitkisel protein kaynaklarına yönelmelisiniz. 

Devamı

BESLENME

Vegan öğünler oluşturma rehberi

Umut Doğan Yıldız

-

Artık makrolarınızla ilgili bir fikriniz var ve kendi öğünlerinizi oluşturmanız gerekiyor. Karşınızda alışık olmadığınız ve sizi zorlayabilecek bir süreç var.

Süpermarketin yolu gözüktü ve gittiğiniz yerin evinizde yangın çıkaracak çoklukta tütsü satan bir aktar olması gerekmiyor. Stansbury’nin yöntemlerini izleyerek kendi vegan öğününüzü yaratabilirsiniz.

DÜN YEDİĞİNİ YEME

Vegan beslenmeye bugün başladıysanız mesele yok fakat yenilikçi tavrınızı sürdürmelisiniz. Her diyette olduğu gibi vegan diyetlerde de ihtiyacınız olan tüm besinleri alabilmek için öğünlerin anahtar bileşenlerini değiştirmelisiniz. Üstelik bu sayede monotonluktan da kurtulursunuz.

BAKLAGİLLERE GÜVEN

Protein bakımından oldukça zengin olan siyah fasulye, nohut, mercimek ve barbunya, vegan bir beslenme programının temelini oluşturan besinlerdir.

TAHILINI SEÇ

Stansbury’nin favori tahılları olan kinoa, bulgur, arpa, karabuğday, esmer prinç ve basmati pirincini beslenme programınıza ekleyebilirsiniz.

DÖRT YA DA BEŞ SEBZELİ BİR KOMBİNASYON YAP

Buzdolabınız yeşil renkli besinlerle dolduysa, dondurucunuzu da kullanmaktan çekinmeyin. Zira donmuş sebzelerin besin değerleri oldukça yüksektir.

BAHARATLARI KULLAN

Zerdaçal, hardal tohumu, Arnavut biberi ve tarçın, vegan öğünlerinizde kullanabileceğiniz baharatlardır ve kilo vermenize yardımcı olur.

PROTEINİNİ SEÇ

Tofu, vegan protein tozları, jak meyvesi ve tempeh, protein bakımından zengin besinlerdir ve rahatlıkla tüketebilirsiniz.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com