Connect with us

SAĞLIK

Gribe karşı doğal yöntemler

Umut Doğan Yıldız

-

Soğuk havaların etkisiyle genellikle kapalı alanlarda geçirilen süre artıyor. Bu da grip ve soğuk algınlığı gibi hastalıkların yayılmasına zemin hazırlıyor.

Gribal enfeksiyonlara karşı doğal yöntemler

 Hastalıklardan korunmanın en önemli yolu bağışıklığı güçlü tutmaktan geçiyor. Hastalığa yakalanmadan ya da ilk belirtiler ortaya çıktığında doğru beslenerek önleyici tedbirler almak önem taşıyor. Memorial Wellness Beslenme Danışmanı Uz. Dyt. Yeşim Temel Özcan, grip ve soğuk algınlığı ile mücadelede yardımcı olan besinler hakkında bilgi verdi.

Grip savar besinler

Kış mevsimi itibariyle grip ve soğuk algınlığı sıklıkla karşılaşılan şikayetlerin başında gelir. Zayıflayan bağışıklık, yetersiz beslenme ile de birleşince soğuk havalarda soğuk algınlığı ve gribe yakalanmak kaçınılmaz olmaktadır. Bu hastalıklar özellikle çocuklar, hamileler ve 65 yaş üstü yetişkinler için tehlike oluşturabilmektedir. Bu nedenle gribe karşı korunmada ve ilk belirtiler ortaya çıktığında önlem almak gerekmektedir. Grip ve soğuk algınlığı ile mücadelede yardımcı olan bitki ve besinlerden bazıları şunlardır;

Probiyotikler: Bağırsak florasının dengelenmesi bağışıklık sistemini destekleyeceği gibi özellikle fermente sebzede ve suyunda bulunan laktik asit bakterileri enfeksiyon ile mücadelede yardımcı olmaktadır. Bağırsak florasının düzenlenmesinde probiyotikleri tamamlayan bir diğer mekanizma da prebiyotiklerdir. Kalın bağırsaklarda yaşayan probiyotikler, prebiyotikleri besin kaynağı olarak kullanmaktadırlar. Soğan, enginar, sarımsak, hindiba, şeker pancarı, brokoli, pırasa, yer elması, avokado, balkabağı, ev yapımı yoğurt, tatlı patates, turp en iyi prebiyotik kaynaklarındandır.

C Vitamini içeren besinler: Bağışıklığı ve beyaz kan hücrelerini uyararak griple mücadelede büyük destek olmaktadır. Yeterince meyve ve sebze tüketmek; gerekli durumda hekim tavsiyesiyle C vitamini desteği almak önemlidir. Bu gıdaların organik olanlarını tüketmek gerekmektedir. Yemeklerle birlikte alındığında biyo-yararlılığı artırır, gıdalardaki demir emilimini hem maksimuma çıkarır, hem de olası bir mide rahatsızlığını önler. En yüksek C vitamini barındıran başlıca besinler şunlardır: Brokoli, kivi, portakal, biber çeşitleri, ananas, pembe greyfurt.

D Vitamini: Güneş ışığı ile vücut tarafından üretilen D vitamini eksikliğine, özellikle kış aylarında güneşten daha uzak kalınması nedeniyle daha fazla rastlanılmaktadır. Bu nedenle de grip ve soğuk algınlığı için de yine risk oluşturmaktadır. Özellikle güneş ışığından mahrum kalınan bu mevsimde doktor tavsiyesiyle D Vitamini desteği almak gerekebilmektedir.

Çinko içeren besinler: Çinko insan vücudunda 200 den fazla enzimin aktivitesinde görevli bir kofaktördür. Bağışıklık sistemini güçlendirici ve güçlü bir antiviral etkisi vardır. Gribal bir enfeksiyon durumunda kişinin doktorundan destek alarak çinko desteğine başlaması gribal enfeksiyonla mücadelede yardımcı olmaktadır. En iyi çinko kaynaklarından bazıları kabak çekirdeği, kaju, deniz mahsulleri, yumurta, serbest gezen hayvan etleri, mantar, nohut,ıspanak olarak sıralanmaktadır.

Ekinezya: İltihapla savaşma (antiinflamatuvar) özelliğe sahip bir bitki olması nedeniyle özellikle bronşial şikayetlerin azalmasında etkili olmaktadır. Özellikle maya ve diğer mantarlarla mücadelede ekinezya bitki özleri ve çayı kullanılabilmektedir.

Mürver: Balgam söktürücü etkisi nedeniyle özellikle bronşial şikayetlerin rahatlatılmasına yardımcı olmaktadır. Sinüslerdeki enfeksiyonun boşaltılmasını ve ağrının rahatlatılmasını sağlamaktadır. Mürveri, sıcak su içerisinde 5-7 dk. demleyerek çay şeklinde tüketmek önemlidir.

Kekik Yağı: Güçlü bir antiviraldir. Enfeksiyonla savaşmak, soğuk algınlığı, boğaz ağrısı gibi belirtileri hafifletmek için kullanılmaktadır. Ayrıca temiz hava almak, hafif ve sıvı ağırlıklı beslenmek, bol su içmek, limon, zencefil ve tarçın karşımı çaylardan destek almak, soğan, sarımsak tüketmek yine gribal enfeksiyonlarla mücadelede yardımcıdır.

Devamı
Reklam

SAĞLIK

Sperm kalitesini artıran yiyecekler

Umut Doğan Yıldız

-

Sperm kalitesi nasıl artar, testosteron seviyesi nasıl artar, sperm artıran yiyecekler nelerdir? işte cevabı.

Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan kısırlık durumunun sadece kadınlardan kaynaklı olmadığı, erkeklerden de kaynaklandığı artık biliniyor. Peki neden erkeklerin sperm kalitesinde ve sayısında düşüş meydana geliyor? Son yıllarda teknolojinin de gelişmesi ile birlikte hayatımızdaki yeri artan zararlı ışınlar, kucaklarımızdan düşürmediğimiz bilgisayarlar, cebimizden çıkarmadığımız telefonların yanı sıra, günlük yaşantımızda ki stres, vücudumuzda biriken toksik maddeler ve ağır metaller sonucunda erkeklerde testosteron seviyesinde bir düşüş ve buna bağlı olarak üreme oranında büyük bir azalma görüldüğünü konusun uzmanları bildiriyor. Bunların yanı sıra; şişmanlık, fast-food gıdalar, trans yağ içeren besinler, sigara, tütün, uyuşturucu, alkol kullanımı, uzun süre sabit bir şekilde oturma, testislerin aşırı ısınması da testosteron seviyesinde azalma ve iktidarsızlık sorununun görülmesinde baş faktörler olduğunu da araştırma sonuçları ortaya koyuyor.

Testosteron seviyesi nasıl artışa geçer?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Çağatay Köşkeroğlu, tam da bu konu ile ilgili besinler konusunda bilgilerini ve tavsiyelerini paylaşarak şu açıklamaları yapıyor;

Testosteron seviyesindeki bu düşüşün durdurulması ve tekrar artışa geçmesinin en uygulanabilir yolu sağlıklı beslenmeden geçiyor. Bazı besinler var ki, resmen mucizevi etki gösteriyor.

Sperm kalitesini artıran besinler

· Muz: İçerdiği bromelain enzimi sayesinde libidonun artmasını sağlar ve cinsel isteği arttırır.

· İstiridye: İçerdiği çinko sayesinde testosteron artışını, sperm seviyesinin ve kalitesinin artmasını sağlar.

· Uskumru: D vitaminin en büyük kaynaklarından olan bu besin testosteron miktarının artmasını sağlamaktadır.

· Kuşkonmaz ve Brokoli: İçerdiği Folik Asit (B9) vitamini sayesinde düzenli tüketildiğinde testosteron seviyesi üzerinde ciddi artışlar meydana getirmektedir.

· Yumurta: İçerdiği E vitamini sayesinde kısırlığın azalmasına yardımcı olur.

· Asya Ginseng: Yorgunluk hissi ve iktidarsızlık durumunda kullanımı önerilen ginsengin testosteron seviyesi üzerinde artış sağladığı gözlemlenmiştir.

· D3 Vitamini: Beslenmelerinde D3 vitamini arttıran kişilerin testosteron seviyelerinin 4 kat arttığı gözlemlenmiştir.

· Kırmızı et: İçerdiği çinko sayesinde serum testosteron düzeyinde artış sağlamaktadır.

· Bitkisel yağlar: Bilinçli miktarda tüketildiği takdirde kolestrol değerini düşürüp, kalp ve damarların sağlığını koruyarak ereksiyon durumunu ve sperm seviyesi arttırır.

· Ispanak: Magnezyum açısından yüksek olduğundan testosteron seviyesini %24 oranında arttırdığı görülmektedir.

· Bitter Çikolata: İçerdiği L – Arginine aminoasiti sayesinde testosteron miktarının artmasını sağlamaktadır.

Köşkeroğlu, bu besinlerin ne şekilde tüketileceği konusunda da şöyle diyor:
Sabah kalktığınızda almanız gereken protein miktarını 1-2 adet yumurtadan, ana öğünlerden yaklaşık 2,5-3 saat sonra yapmanız gereken ara öğünlerde meyve tercihinizi muzdan, yemekleri de kullandığınız yağı zeytinyağından yana kullanarak, öğle ve akşam yemeklerinde ise balık veya kırmızı et tüketerek testosteron seviyenizin artmasını sağlayabilirsiniz.

Devamı

SAĞLIK

Daha sağlıklı bir kalp için

Umut Doğan Yıldız

-

Kalbinizin durumunu öğrenmek için bu küçük testi yapın. Daha sağlıklı kalp için bizi takip etmeye devam edin.

Kendinizi test edin

Bir mezura kapın ve belinizi bulun. (Kemerinizin göç ettiği midenizin altındaki noktada değil, göbek deliğinizin hizasındadır.) Mezurayı belinize sarın, nefes verin ve rakamları görün.

Sonucunuz nasıl

Tek bir doğru cevap var: 102 santimetreden az olması. Ne kadar uzun olursanız olun. Houston’da yer alan UTHealth’teki McGovern Medical School’dan spor kardiyoloğu Dr. John Higgins, “102 cm ve üzeri, diyabet veya yüksek tansiyon veya kolesterol gibi birçok sorunla ilişkilendiriliyor –tabii zaten bunlara sahip değilseniz,” diyor.

İnce ayar

Refleks olarak bir bebek aspirinine uzanmayın. Daha önceden bir kalp hastalığınız yoksa, faydaları büyük olasılıkla risklerinden ağır basmayacaktır, diyor Dr. Higgins. Tabii ki beliniz (ve riskleri) iyi beslenip egzersiz yaptığınızda azalır ancak uykuyu da deneyin. Obesity, gecede altı saatten yedi ve sekiz saate çıkan kişilerin, kısa uyuyanlara kıyasla altı yıl içinde daha az abdominal yağ kazandığını belirtiyor.

Bonus: Ömrünüzü uzatın

Yere oturun ve tekrar ayağa kalkın. 51 ila 80 yaşlarında olup yardım için ellerini veya dizlerini kullanmadan, ellerini dizlerine yerleştirmek zorunda kalmadan ve dengelerini kaybetmeden bunu yapabilen kişiler, kendilerine yardımcı olmak zorunda kalan insanlara kıyasla ortalama altı yıl daha düşük ölüm oranına sahipti. Pratik yapın!

Devamı

SAĞLIK

Penis üzerinde kıl çıkması

Umut Doğan Yıldız

-

Penis üzerinde kıl çıkması normal midir? Penis üzerinde kıl neden çıkar?

Herkesin merak ettiği ancak internet ortamında pek de karşımıza doğru bilgi anlamında sunulmayan soruların cevabını Uzm. Dr. Şerafettin Saraçoğlu‘ndan aldık.

– Penis üzerinde kıl neden çıkar?

Penis üzerinde kıl çıkması normal bir olaydır. Vücutta el ayası ve ayak tabanı dışında her bölgede kıl vardır ve ergenliğe geçişle birlikte genital bölge kıllarındaki kalınlaşmayla birlikte peniste kıllanma da oluşur.

– Penis üzerinde kıllanma neye işarettir?

Penis üzerinde kıllanma bir şey ifade etmez, tamamen normal bir durumdur.

– Penis kıllarını azaltma ya da yok etmede karınca yumurtası yağı, kıl azaltıcı-seyreltici kremlerin etkisi var mıdır?

Benim bildiğim kadarıyla bu tür ürünlerin kılları azaltma şansı yoktur. Aksine bazı vakalarda aşırı duyarlılık reaksiyonları gelişebiliyor.

– Penis üzerinde kıl çıkması durumunda nasıl bir tedavi uygulanır, tedaviler, peniste herhangi bir işlev bozukluğu yaratır mı?

Normalde tedavi gerektirmez. Fakat bir tedavi istenirse laser epilasyon teknikleri yardımcı olabilir. Fakat bu konuda tecrübeli bir hekimin veya teknisyenin yapması uygun olur.

Devamı

Popüler