Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

Gıdada sürdürülebilirlik damgası!

Umut Doğan Yıldız

-

 

Brand Week İstanbul kapsamında “Eat Brand Love” mottosuyla gastronomi dünyasını ağırlayan Brand Week Gastro, gıdada sürdürülebilirlikle öne çıktı.

Konusunda uzman isimler, bilinçli gıda tüketiminden israfa, atık yönetiminden yerel lezzetlere kadar geniş bir yelpazede deneyimlerini paylaştılar.

 Zorlu PSM’de gerçekleştirilen Brand Week Gastro ilk gününü yoğun bir ilgi ile karşıladı. 7 farklı panelde 12 konuşmacının yer aldığı ilk güne damgasını vuran konu; gıdada sürdürülebilir fikirler oldu.  

Dünya kaynaklarının doğru kullanılması gerektiğine dikkat çekilen konuşmalarda, beslenme kaynaklarımızın her geçen gün biraz daha yok olduğunun ve beslenmeden israfa her alanda tüketicilerin farkındalık kazanması gerektiğinin altı çizildi.

İşte ilk günden öne çıkanlar:

İtalya’dan Balzamik Sirke panelinin konuşmacısı Andrea Bezzechi, Avrupa’da en çok ithal edilen gıda ürünü olan Balzamik Sirke’nin başarı öyküsünü anlattı.

İstanbul’dan Ayvalık’a Bir Şefin Öyküsü panelinde ise, Şef Şemsa Denizsel şehirde markalaşan bir şefin yerele uzanan öyküsü aktardı. Panelin ardından Denizsel, katılımcılara Ayvalık lezzetlerini tanıttı.

Brand Week Gastro’nun en ilgi gören panellerinden biri İstanbul Yiyecek İçecek Grubu Ortağı Şef’i Mehmet Gürs’ün konuşması oldu. Grundig Ruhun Doysun panelinde söz alan Gürs ve Arçelik Pazarlama A.Ş. Grundig Türkiye Grup Yöneticisi Handan Abdurrahmanoğlu, ‘’Ruhun Doysun’’ projesi ile atık yönetiminin ve bilinçli beslenmenin önemini anlattı.

İyi Beslen, Kendine İyi Bak panelinde konuşan Berrin Yiğit, doğru ve sürdürülebilir beslenmenin, dünya ekolojisine, insan sağlığına katkısını anlatırken dünya kaynaklarının ve gıdanın israfına dikkat çekti.

Dünyayı Yaşatmak için Böcek Proteini mi Vegan Olmak mı? Sürdürülebilir Beslenmeyi Başlat panelinde İyi Yaşam ve Beslenme Uzmanı Dilara Koçak; hava, toprak ve suyu korumak yaşamsal bir ihtiyaçtır dedi ve sürdürülebilir beslenme için yapılması gerekenleri anlattı. Bunun için en önemli ve gerekli şeyin, sadece hayvansal beslenmenin önüne geçerek tahıl ve sebze ağırlıklı beslenmek olduğunu vurguladı.

Fotoğrafın Tat Algısındaki Yeri – Sosyal Medyalaşan İnsanın Tat Algısı panelinde ise, Yemek Fotoğrafçısı Mehmet Ateş, Instagrammer Kenan Yıldırım ve Dude Table Kurucusu Funda İnansal tarafından fotoğrafın gıda deneyimi ve satın almada etkileri tartışıldı.

Gıda Üretiminde Sürdürülebilir Fikirler panelinde, Fazla Gıda CEO’su Olcay Silahlı, Ek Biç Ye İç ve Collectorspace Kurucu Direktörü Haro Cümbüşyan ve İksir Resort Town Co-founder Ece Aydın tarafından gıdada sürdürülebilir fikirler çerçevesinde; Şehirde tarım nasıl olur? Akuaponik sistem nedir? Dikey bahçeler ile şehirde tarım nasıl yapılır? Hidroponik sistem nedir? konularına cevaplar arandı.

Brand Week Gastro’nun ikinci günü 8 Kasım Perşembe günü gerçekleşecek ve sahne yine heyecan verici konu, konuk ve tatlarla lezzetlenecek…

Continue Reading
Advertisement

ERKEK AKLI

Stresle başa çıkmanın yolları

Umut Doğan Yıldız

-

Stresle boğuşmak bir oyunu, randevuyu, antrenmanı ve hatta kariyeri rayından çıkarabilir. Stresle başa çıkmanın yollarına bakalım!

Derleyen: Saide Tokuç

Çok iyi bildiğiniz iş görüşmesi sorusunda başarısız olmak Turnuvanızın şampiyonluk maçında penaltıyı kaçırmak. Kelimeler boğazınızda düğümlenmişken onun gitmesine izin vermek. Tıkanma, hayatınızı ve kendinizi ufak veya esas şekilde nasıl gördüğünüzü değiştirebilir.

Barnard College’in başkanı Sian Beilock, en büyük tıkanmayı yaşadığı anı hatırlıyor. California State için kalecilik yaptığı bir oyuna dek Olimpik hedefleri olan yetenekli bir futbol oyuncusuydu. “Ulusal koçun arkamda dikildiğini fark edene dek iyi oynuyordum ve ardından hayatımın en kötü oyunlarından birini oynadım,” diye hatırlıyor. “O kadar çok hayal kırıklığına uğramıştım ki asla iyileşmedim. En iyi zamanımda beni futboldan uzaklaştırdı.”

Deneyim, aynı zamanda onu bu olgunun Chicago Üniversitesi’ndeki en önde gelen araştırmacılarından biri olmasına teşvik etti ve ona How The Body Know The Mind kitabını yazma ilhamı verdi. Araştırmacılar 1980’lerde tıkanmayı ilk kez araştırmaya başladığından beri en çok kabul gören suçlu “aşırı düşünmek”, yani kusursuz olma teşebbüsündeyken vücut hareketlerine karşı geliştirilen takıntı üzerinden anksiyeteyle başa çıkmaya çalışmaktı. “Açık izleme (explicit monitoring)” olarak adlandırılıyor ve bilişsel ve nörobilim, bu eğilimin gerçekten de sizi iyi öğrenilmiş görevlerden akıcı bir şekilde geçiren beyin işlemlerine engel olduğunu gösteriyor. “Merdivenlerden inerken sizden dizinize ne olduğunu düşünmenizi istersem, düşme ihtimaliniz yüksektir,” diyor Beilock.

Ancak son yıllarda daha fazla araştırmacı, tıkanmanın daha sık görülen nedenlerinden başka bir bilişsel garipliğe işaret etmeye başladı: Beyninizin dikkatini dağıtan ve kritik beyin kaynaklarını (özellikle işleyen hafızayı) elinizdeki görevden uzaklaştıran anksiyete ve başarısızlık korkusu. Bir anlamda bu, çok az düşünmek.

Genel olarak konuştuğumuzda, hem açık izleme kapsamında tıkanma yaşayanlar hem de dikkat dağınıklığı kapsamında tıkanma yaşayanlar benzer beyin tutukluklarından mustaripler. Basite indirgersek, hem aşırı düşünme hem de çok az düşünme, beynin kökleşmiş motor kontrolü yeteneklerine erişme kabiliyetini bastırıyor. Yani etkisini gösterdiğinde, beceriksiz bir çaylağa dönüşüyorsunuz.

Bu iki tıkanma mekanizması arasındaki farkları belirtmek nöral kılları kırk yarmak gibi dursa da potansiyel çözümler söz konusu olduğunda önem taşıyor. Mırıldanma veya nötr bir objeye odaklanma gibi en yaygın tıkanma karşıtı stratejiler, açık izleme kapsamında tıkanma yaşayanları kasıtlı olarak konudan saptırmak üzere tasarlandı. Ancak bu tüyolar dikkat dağınıklığı kapsamında tıkanma yaşayanlar için aslında zararlı olabilir ve stres altında performans göstermelerini daha da zorlaştırabilir.

Farklı insanların farklı tıkanma zafiyetleri ve farklı tetikleri olsa da bu stratejiler adrenalinle dolu dakikalarda her iki türden tıkanma yaşayanlar için de işe yarama eğilimindedir:

Güçlü olmayı unutun

“Güçlü bir performans fikri bir efsanedir,” diyor Arizona State Üniversitesi beşeri sistemler mühendisliği programının başkanı, performans psikoloğu Rob Gray. Birçok erkek stresli durumlarda bilinçli olarak “ciddi olabileceğini” veya normalden daha iyi bir performans göstermek için güçlerini hizaya getireceğini düşünüyor. Bu yanlış bir düşünce. Baskı altında performansınızı artıramazsınız; hatasız bir şekilde yapabileceğiniz en iyi şey, her zamanki performansınızı sergilemektir. Mükemmel olana dek atışınızın provasını yapmadıysanız ya da 20’den 19’unu tutturmaya yetecek kadar turnike çalışmadıysanız atışlar sayılırken orta veya daha kötü performans sergilemeye hazır olun. “Mükemmel atletler de baskı altındayken tamamen farklı bir şey değil, diğer durumlarda yaptıklarının aynısını yapıyor,” diye ekliyor Rob Gray.

Bir kitle karşısında sınava girin

“Performans göstereceğiniz koşullarda pratik yapın,” diyor Beilock. Bu genellikle dürüst ve fikrine önem verdiğiniz insanlardan oluşan bir kitle anlamına gelir. Bu, tarafsız bir iş arkadaşından veya avukatınız olan kayınbiraderinizden atışınızın pratiğini eleştirmesini istemek şeklinde olabilir. Tekrar yapması zor bir şeyse kendinizi videoya almayı deneyin. “Tıkanma yaşayanlar izlenmekten nefret eder,” diyor Wales’deki Swansea Üniversitesi’nden spor ve egzersiz psikoloğu Denise Hill. Bir kitle önünde prova yapmak, bu korkuya karşı bağışıklık kazanmanızı sağlayabilir. Aynısı zaman baskısı için de geçerlidir. Zaman kısıtlaması olan bir görev veya sınava hazırlanırken zamanlayıcı kurun.

Seçeneklerin provasını yapın

Monoton bir şekilde serbest atış atmak gibi alıştırmalar yapmak tıkanmayı beraberinde getirir. “Çoğu sporda performans koşulları her zaman değişmektedir,” diyor Gray. “Anahtar nokta, pratiğe çeşitlilik eklemektir.” Bu, çatışma, açıları ve hızı değiştirme, görevleri farklı yorgunluk seviyelerinde yapma, karşınızdaki kitleden adımlarınıza farklı tepkiler vermesini isteme vb. anlamına gelir. “Golf sahasında 9 ya da 18 delikle oynar gibi yaparım,” diyor Clutch: Excel Under Pressure’ın yazarı Paul Sullivan. “Aynı vuruşu tekrar tekrar yapmam.”

Ön rutin geliştirin

Bu ister faul çizgisinde topu üç kez sektirmek, ister golf vuruşunda ayaklarınızı belirli bir şekilde ayarlamak ya da aynada vücut geliştirme pozları vermek olsun, bir ön rutin belirleyin. Bunları, sizi sakinleştiren ve göreve odaklanmanızı sağlayan ya da sizde olumlu bir etki bırakan tetikleyici kelimelerle eşleştirin. (“Gevşek eller,” “Bu üç noktayı hallet” ve bunun gibi…) Hill, kontrolü kaybetme hissinin tıkanmaya kilit bir katkısı olduğunu söylüyor. Alıştırmalarda ve oyunlarda tetikleyici kelimeler bu sakinlik hissini koruyor.

Yumruk yapın

Sol elinizi kullanın ve 30 saniye boyunca yumruk yapın ya da bir topu sıkın. Bu, görsel-uzamsal işlemleri yöneten beynin sağ lobunu aktive eder ve bunun sonucunda sözel ve analitik işlemleri yöneten sol lobu bastırır. Alman araştırmacılar, bunun deneysel ortamda futbol oyuncularında ve tekvando uzmanlarında tıkanmayı önlediğini gördü.

“Sessiz bakışınızı (quiet eye)” kullanın

Yoğun bir şekilde hedefe ya izleyici kitlenin tam merkezine odaklanın. “Yetenekli oyuncular hareket etmeye başlamadan hemen önce gözlerini hareketsiz tutar,” diyor Gray. “Örneğin, iyi golfçüler topa ve iyi serbest atışçılar potaya daha uzun süre bakar. Bunu sessiz bakış (quiet eye) olarak adlandırıyoruz çünkü kalan her şeyi susturup tek bir şeye odaklanıyorsunuz.”

Bir şarkı mırıldanın (ancak yalnızca açık izleme kapsamında tıkanma yaşıyorsanız)

Kaderinizi belirleyecek eylem aşağılayıcı bir şekilde kolaysa, –diyelim ki çok yakın mesafeden bir golf vuruşu ya da basit bir bilardo vuruşu- vuruşu yaparken sevdiğiniz bir şarkı mırıldanın. Açık izleme kapsamında tıkanma yaşadığınızı biliyorsanız ve zihniniz sessiz bakış sırasında vücudunuza fazla odaklanmaya başlıyorsa ikincil bir görevle dikkat dağıtma, sporlarda popüler bir anksiyete karşıtı stratejidir ve denemeye değer. Çoğu sporda tıkanma yaşayanlar, işin dikkat dağınıklığı kısmında durur; bu yüzden zihinleri küçük parmaklarının açısıyla ilgili değil, başarısız olma korkularıyla ilgili çığlıklar atar. Açık izleme kapsamında tıkanma yaşadığınızdan emin değilseniz, deliğe odaklanmak “Back to Black” mırıldanmaktan muhtemelen daha akıllıca bir stratejidir.

Devamı

ERKEK AKLI

Zihin açıklığı için ne yapılır?

Umut Doğan Yıldız

-

Evraklarla uğraşırken duvara toslamış gibi mi hissediyorsunuz? Zihin açıklığı için ne yapılır?

Antrenmanları pas geçmek için pek de inandırıcı olmayan bazı bahaneler vardır. Bileğiniz mi ağrıyor? Havuza gidin. Salona üyelik çok mu pahalı? Parka gidin. Çok mu ıslak? O kadar da korkak olmayın. Fakat beyin yakan iş teslim tarihleri, antrenman rutininizi gerçekten de baltalayacak bir sebep olabilir. Yeni bir araştırma, bu zihniyetin hem ofiste hem de sportif zamanlarınızda performansınızı baltalıyor olabileceğini öne sürüyor.

University of Kent tarafından yapılan araştırmalar, düzenli olarak uzun mesafe bisiklet süren, pedal çeviren erkeklerin zihinsel yorgunluğa karşı koymakta daha iyi olduğunu ortaya çıkardı.
 
Deneyimsiz katılımcılar zorlu zihinsel görevlerle karşılaştıklarında, bunu izleyen süreli bir bisiklet seansını tamamlamakta zorlandılar. Daha atletik olan bir başka grup ise bu beyin yakıcı testten etkilenmedi. Bilim insanları da bu sürecin iki taraflı işlediği sonucuna vardı: İş yerindeki zihinsel uyuşukluğa karşı direnmek, yolda ya da spor salonunda yapacağınız fiziksel bir eforla desteklenebilir.
 
Pedallara asılmak mental yorgunluğu tersine çevirir.
 
Uzun lafın kısası, işle ev arasındaki yolu pedal çevirerek kat etmek, patronunuzu memnun etme çabalarınızı daha çekilir bir hâle getirebilir.

Devamı

ERKEK AKLI

Pikachu filmi hayranları ikiye böldü

Umut Doğan Yıldız

-

1990’ların unutulmaz animasyon serisi Pokémon’ların ana karakteri olan Pikachu’nun, yeni çevrilen bir filmdeki görüntüsü hayranları ikiye böldü.

Mayıs 2019’da vizyona girecek olan Pokémon: Detective Pikachu‘ (Dedektif Pikachu) adlı filmin fragramanı yayınlandı. Fimde, gerçek dünyada yer alan Pikachu’nun görüntüsü ve konuşabilmesi hayranlarını ikiye böldü.

Sosyal medyada ilgi odağı olan film için çok sayıda yorum yapıldı. Kimileri bunu orijinal karaktere bir hakeret saydı ve beğenmediğini söyledi kimi de görüntünün gerçekçi olduğunu söyleyerek karakteri savundu.

Pikachu önce bir oyun karakteri olarak çıkmış

1993 yılında Japonya merkezli dünyanın en büyük oyun şirketlerinden biri olan Nintendo, ilk defa Pokémon’ları bir oyun karakteri olarak çıkarmış ve oyunu piyasaya sürmüştü. 1990’ların sonlarında oyun içinden çıkan pokemonlar televizyonlarda yayınlanan bir çizgi filme dönüştürüldü.

 

Dünyada 120’den fazla ülkede gösterilen çizgi film, 90’lar çocuklarının unutulmaz çizgi filmleri arasına girmişti.

 

 

 

Warner Bros’un yapımcısı olduğubu yeni Pikachu filminde Pikachu’yu Ryan Reynolds seslendiriyor.

Çizgi filmde Ash Ketchum adlı karakterin ilk pokémonu olan Pikachu yalnızca adını söyleyebiliyor ve konuşamıyordu. Filmde ise karakter konuşabilmekte.

Devamı

Popüler