Bizi Takip Edin

BESLENME

GENLERİN ŞİFRESİNİ ÇÖZ, HEMEN ZAYIFLA

-

 

Kalıcı zayıflamanın yolu, DNA’larımızda  saklı olabilir mi? Nutrigenetik bilimiışığında, genetik  profilinize uygun beslenme düzeni yaratan Bodykey by Nutriwey programıyla tanışın.

1

Genlerle obezite arasındaki ilişki, uzun yıllar bilim insanlarının
araştırdığı bir konu oldu. Anne ve
babamızın aşırı kilolu olmaları bizi
ne kadar etkiliyor? Zayıflama ve
genetik özellikler arasında bir bağ
var mı? Metabolizmamızın hızı
genetik faktörlere mi bağlı? Bu sorular,
daha sağlıklı bir hayata adım
atmak ve zayıflamak isteyenler için
büyük önem taşıyor. Bu yüzden,
yapılan en son bilimsel çalışmaların
ışığında keşfedilen en doğru yanıtlara
ulaşmak için, Uzman Diyetisyen
Selahattin Dönmez’e danıştık. Biz
sorularımıza yanıt ararken, bizi
şaşırtan yepyeni bir soruyla karşılaştık:
Obeziteye neden olan zayıf yanlarımızın
şifresini çözersek kalıcı
kilo vermenin yolunu bulabilir
miyiz?

2-

Bu umut verici soruya ve cevabına
geçmeden önce, genlerin sahip olduğumuz
kilolar üstünde ne kadar
etkili olduğuna bir bakalım. Selahattin
Dönmez, obezitenin oluşumunda
genetik faktörlerin ortalama yüzde
40 oranında etkili bir rol oynadığını
söylüyor. Önemli araştırmalar, obez
kişilerin çocuklarında obezite
görülme riskinin obez olmayanlara
göre 2-3 kat daha fazla olduğunu
gösteriyor. Anne ve baba obez ise,
çocuğun erişkin döneminde obez
olma riski tam yüzde 80. Annede var,
babada yoksa bu risk % 40’a düşüyor.
Öte yandan, anne ve babada obezite
yoksa, çocuk sağlıksız besleniyorsa
ve aktivitesiz bir yaşam sürüyorsa,
obeziteye yakalanma riski sadece
%10

Nutrigenetik Bilimi

Genler ve beslenme tarzının etkileşimi
üzerine bilim dünyasında yepyeni
bir sayfanın açılması ise, 2003
yılında gerçekleştirilen Genom Projesi
sayesinde oldu. Besinler ile genler
arasındaki etkileşimi inceleyen
nutrigenetik bilimi ortaya çıktı. Nutrigenetik,
gıdalardaki besin öğeleri
ile tüm gen diziliminin etkileşimine
odaklanan bir bilim dalı. Araştırmalar,
yediğimiz yiyeceklerin genetik
farklılıklardan etkilendiğini, bu yüzden
vücudumuzdaki yanıtlarının
farklı olduğu gerçeğini ortaya koydu.
Buna en iyi örnek; benzer yaş, diyet
ve metabolizma özelliklerine sahip
aynı cinsteki kişilerin, aynı aktiviteyi
yaptıklarında farklı hızlarda kilo vermesidir.
Dönmez’e göre, eğer genetik
özelliklerimiz benzer olsaydı, aynı
diyete vücutlarımız aynı şekilde
yanıt verirdi. Fakat farklı yanıtlar
vermemiz, bizi diğerlerinden ayıran
önemli bir bilginin genlerimizde
saklı olduğunu gösteriyor. Ve eğer bu
bilginin şifresini çözersek, ideal kilomuza
ulaşıp onu koruma konusunda
daha pozitif sonuçlar elde etme şansımız
artabilir.

3-

mız
artabilir.
Peki bu genlerimizdeki farklılık
nasıl ortaya çıkıyor? Vücudumuz,
gıdalarda bulunan ve obeziteye
neden olan iki besin öğesinden karbonhidrat
ve yağlara karşı farklı
duyarlılıklar gösteriyor. Yani Dönmez’e
göre, hem genetik hem de
biyokimyasal olarak obeziteye neden
olan zayıf yanlarımızın şifresini
çözersek, kalıcı kilo vermenin de
yaşam boyu yolunu bulmuş olacağız.
Çünkü genlerin dizilimindeki farklı
kodlamalar, bizim obeziteye yatkınlığımızın
olup olmadığını ve obeziteye
neden olan beslenme hatalarına
dair bilgileri ortaya koyuyor.

Genetik Yapıya Özel Beslenme Plan

Bu bilgiler ışığında zayıflamak isteyenler
için yepyeni bir ihtiyaç doğuyor;
genetik profilinize uygun
beslenme düzeni oluşturmak. Selahattin
Dönmez, kişiye özel beslenme
programının önemini şu sözlerle
anlatıyor: “Dengeli olmayan bir diyetin
genleri, obezite dahil olmak üzere
kanser, diyabet, hipertansiyon ve
kalp hastalıkları yönünde aktive ettiğini
artık biliyoruz. Besin ihtiyaçları
ve genotip, yani bizi biz yapan özellikler
baz alınarak hazırlanan diyetlerle,
obezite dahil tüm kronik
hastalıklardan korunabileceğimizi,
bilimsel araştırmalar ışığında söyleyebilirim.
Bu nedenle, vücudumuza
aldığımız her yiyeceğin, obeziteye
yol açma konusundaki yarar ve zarar
ilişkisini değerlendirerek beslenmenin
önemi artık çok daha büyük.”

4-

Genetik yapı ve bireysel ihtiyaçlarınız
doğrultusunda geliştirilen bir
kilo kontrol programıyla zayıflama
fikri aklınıza yattıysa, Amway’in
ülkemize getirdiği “Bodykey by Nutriwey”
programıyla tanışın. Uzman
Diyetisyen Selahattin Dönmez’in
program sözcüsü olduğu Bodykey by
Nutriwey, kişiye özel bir diyet sağlamak
üzere diyetisyenler, psikologlar
ve fitness uzmanları tarafından
özenle geliştirilen yepyeni bir kilo
yönetim programı. Yapılan genetik
testleriyle, hangi besin öğesine karşı
duyarlı olduğunuz, hangi yoğunlukta
aktivite yapmanız gerektiği gibi bilgiler
saptanıyor. Bu bilgilere dayanarak,
online beslenme ve fiziksel
aktivite koçlarının yardımıyla, size
yönelik kişiselleştirilmiş önerilerle
güvenli kilo vermeniz sağlanıyor. Bu
yöntemin bilimsel verilere dayandığı
için güvenilir olduğunu vurgulayan
Dönmez, “Bu nedenle, kilo kontrolünde
başarı getirecek ender sistemlerden
biri olarak görüyorum. Kişiye
özel olmayan beslenme programları,
çok düşük bir kesimde olumlu etki
yaratır. Öte yandan, pek çok kişide
farklı kronik hastalıkları tetikleme
olasılığı yüksek” diyor. Genlerimiz,
beslenme dışında fiziksel performansımız
üzerinde de etkili. Bazılarımız
hafif aktiviteler yaparak hızla
kilo verebilirken, bazılarımız da
yoğun antrenmanlara rağmen yavaş
kilo veriyor. Genetik profilimiz
burada da devreye giriyor ve bize en
uygun fiziksel aktiviteyi yapılan testler
sonucunda keşfedebiliyoruz.
Kısacası, genetik olarak ne tür bir
yoğunluğa yatkın olduğumuzu bilmek,
yaşam boyu yapacağımız aktiviteler
ve kilo yönetimi konusunda
işimizi oldukça kolaylaştıracak.

BODYKEY BY NUTRIWAY SISTEMI NASIL İŞLIYOR?

1. GENETIK TEST UYGULAMASI
DNA’nızdan alınan bir örnek, uzmanlara
vücudunuzun yağ ve karbonhidrat
alımına ve belirli fiziksel aktivitelere
nasıl tepki verdiği konusunda temel
bilgiler sunuyor. Bilim insanlarının 5 gen
varyasyonunun metabolizma
üzerindeki sonuçlarını, bunların insan
genlerinde ne sıklıkta tekrar ettiğini ve
insan metabolizması üzerindeki çeşitli
etkilerini analiz ederek geliştirdikleri bu
yöntem, belirlenen bireysel kalıp
doğrultusunda kişiye özel bir beslenme
ve egzersiz planının hazırlanabilmesi
için kullanılıyor.
2. ONLİNE KOÇLUK SİSTEMİ
DNA testinin ardından bodykey.com.tr
adresine kaydınızı yaptırıp, bireysel
“Geleceğimi Tasarla” bölümünü
tamamlıyorsunuz. Böylece uzmanlar,
tercihlerinizi ve yaşam tarzınızı içeren
net bir resme sahip oluyorlar. Bu bilgiler
ışığında, size özel beslenme düzeni,
yemek tarifleri ve takviye gıdalar içeren
bir plan sunuyorlar. Ayrıca, online koçlar
sayesinde istediğiniz her an rehber
desteğe ulaşabiliyorsunuz

BESLENME

Sporcular için en önemli meyveler

Umut Doğan Yıldız

-

Tüm meyveler sağlıklıdır ancak hangisi listenin ilk sırasında hüküm  ürüyor?

Derleyen: Saide Tokuç

Çoğu yönden hangi meyvenin en sağlıklı olduğunu sormak hangi egzersizin en iyisi olduğunu sormak gibidir; cevap, hangi yararı görmek istediğinize bağlıdır.

“Bir kişinin meyvede hangi özellikleri aradığına bağlı olarak, —bu ister yüksek lif içeriği ister C vitamini gibi daha fazla vitaminler isterseniz de potasyum gibi daha fazla mineral olsun— bir meyve diğerlerine göre besin değeri açısından üstün olabilir,” diyor Appalachian State Üniversitesi’nde beslenme profesörü olan Lisa McAnulty.

USDA besin tahminlerine göre, örneğin konu potasyum olduğunda şampiyon guava (kâse başına 688 mg) iken, konu lif olduğunda ahududu (kâse başına 8 gram) yarışı önde götürüyor.

USDA’ya göre bunlar, farklı vitamin ve besin değerleri için en sağlıklı taze meyve kaynakları:

Lif: Ahududu, kâse başına 8 g
Protein: Çarkıfelek, kâse başına 5 g
Kalsiyum: Hurma, kâse başına 96 mg
Demir: Trabzon hurması, kâse başına 3,75 mg
Magnezyum: Hurma, kâse başına 81 mg
Potasyum: Guava, kâse başına 688 mg
Çinko: Böğürtlen, kâse başına 0,76 mg
C vitamini: Guava, kâse başına 377 mg
Folik asit: Guava, kâse başına 81 mg
Kolin: Klemantin mandalina, kâse başına 21 mg

Meyvenin sağlıkla ilgili faydalarını üst seviyeye çıkarmak

Duymuş olabileceğinizin aksine, konu kan şekeri seviyeniz üzerindeki etkileri olduğunda, meyveler arasında çok da büyük bir fark yok.

Fat Chance: Beating the Odds Against Sugar, Processed Food, Obesity, and Disease kitabının yazarı ve San Francisco’da yer alan California Üniversitesi’ndeki pediatri bölümünde fahri profesör olan Dr. Robert Lustig, şeker oranı yüksek meyveler aynı zamanda hem çözünebilir hem de çözünmez lif içermeye meyillidir, bu da meyve şekerinin emilimini yavaşlatır ve böylece büyük kan şekeri artışlarını önler, diyor. “Bu nedenle, meyvelerle birlikte çok fazla şeker alıyorsanız bu şekerin emilimini gerçekleştirmiyorsunuz,” diye ekliyor.

Bu kuralın bir istisnası var: Üzümler. “Bildiğim kadarıyla kimse üzümlerin insanları metabolik olarak hasta ettiğine dair bir çalışma yapmadı ancak çok fazla şekere sahipler ve pek lif içermiyorlar,” diyor Lustig.

Ayrıca önemli not: Meyveleri parçalayıp karıştırmak (smoothie’lerde olduğu gibi) çözünmeyen lifleri parçalıyor ve daha çok meyve şekerinin vücudunuz tarafından daha kısa sürede emilimine yol açıyor. “Smoothie makinesinin bıçakları, uzun, çözünmeyen lif tellerini küçük parçacıklar haline gelene dek kesip koparıyor,” diye açıklıyor Lustig.

Meyvelerin tüm vitamin ve besin değerlerini alacak olsanız da smoothieleri abartmamaya dikkat etmeniz gerekir,” diyor.

Diyete eklenecek en iyi meyve hangisidir?

İşlenmemiş meyvelere bağlı kaldığınızı varsayarsak ve hangi meyve türünün beslenme programınıza eklemek için kesinlikle en iyisi olduğunu merak ediyorsanız, alışveriş listenizin en üstünde olması gereken bir tür var: Kırmızı meyveler.

“Her türden kırmızı meyve —yaban mersini, çilek, böğürtlen, kurt üzümü, kızılcık, siyah frenküzümü, çoban üzümü de dâhil— harika bir meyvedir çünkü yağ ve kalorileri düşüktür ve iyi bir lif ve birçok temel vitamin ve mineral kaynağıdır,” diyor McAnulty.

Ayrıca kırmızı meyveler polifenol olarak adlandırılan çeşitli sağlıklı bitkisel kimyasallarla dolu, diyor. Bunlara, araştırmaların iyileşen kalp ve beyin sağlığı, azalan kanser riskleri, iyileşen insülin hassasiyeti ve daha iyi kan basıncı değerleriyle ilişkilendirdiği antosiyaninler ve antosiyanidinler de dâhil. Daha fazla bulgu, kırmızı meyvelerdeki antioksidan biyoaktif bileşenler ile daha düşük enflamasyon seviyesi ve sağlıkla ilgili diğer faydalar arasında bağlantı kurdu. Özellikle ahududu, sizin için iyi olan meyveler arasından bu yarışın kazananı olabilir. Yukarıda bahsedilen sağlıklı kırmızı meyve özelliklerine ek olarak, USDA’nın hesaplamalarına göre ahududu şekerden çok lif içeriyor. Bu, oldukça iyi bir şey. Araştırmalar, besinsel lifi sürekli olarak daha düşük hastalık ve ölüm oranıyla ilişkilendiriyor ancak çoğu kişi yeterli lif tüketmiyor. (Institute of Medicine, yetişkin erkeklerin günde 30 ila 38 gram lif yemesini tavsiye ediyor ancak ortalama bir erkek bunun yarısı kadar tüketiyor.) Bu da ahududuları diyetiniz için özellikle sağlıklı bir ilave kılıyor. Bu yüzden bu ve diğer kırmızı meyvelerden bolca tüketin; meyveler nakliye depolarında ya da mağaza raflarında ne kadar uzun süre kalırsa sağlıklı besin değerlerinin bir kısmını o kadar kaybetmeye eğilimli olduğundan, McAnulty taze toplananların en iyisi olduğunu söylüyor. Başka bir iyi seçenek ise donmuş kırmızı meyveler tüketmek olabilir çünkü genellikle kırmızı meyveler hasattan sonra hemen dondurulur, bu da besin değerlerini muhafaza etme oranını en üst seviyeye çıkarır,” diye ekliyor.

Son olarak, çok çeşitli meyveler yemenin ideal olduğunu unutmayın. “Farklı meyveler, sağlık için faydalı çok çeşitli etkiler ortaya koyabildiklerinden ve farklı bitki kökenli kimyasallar içerdiklerinden, yalnızca tek bir tür meyve tüketmek akıllıca olmaz,” diyor McAnulty ve sağlıklı bir beslenme düzeninin günde iki kâse çeşitli meyvelerden oluşması gerektiğini de ekliyor.

Devamı

BESLENME

Bağışıklık güçlendiren biftekli omlet

Umut Doğan Yıldız

-

Antiviral sarımsak ve zencefille dolu bir tarif: Zor günlerinizde yanınızda olan bağışıklık güçlendiren omlet tarifi!

En güncel sporcu tarifleri için web sitemize göz atmayı unutmayın!

Bağışıklık güçlendiren omlet tarifi için malzemeler

Beş kişilik kırmızı soğan, 150 G,
Küp doğranmış zencefil 30 G,
Dilimlenmiş sarımsak 10 G,
SARIMSAK, 10 G,
Dana kıyma 500 G,
Pirinç şarabı 75 ML,
Pul biber 4 yemek kaşığı,
Light soya sosu 40 ML
İnce toz şeker, 12 G
Porçini tozu, 5 G
Tavuk suyu, 60 ML
Yumurta, 10

350 KCAL

39 g PROTEİN

3.5 g KARB.

20 g YAĞ

Omlet yapılışı

1/ Soğanı, sarımsağı ve zencefili yumuşayana kadar kavurun. Kıymayı da ekleyip kahverengileşene kadar kavurduktan (dana enerji verici B vitaminleri bakımından zengindir) sonra tavuk suyu ve yumurta dışındaki bütün malzemeleri tavaya alın. 20 dakika pişirin.

2/ Tavuk suyunu ekleyip 20 dakika daha pişirin. Kıymanız hazır olduğunda bir kâsede iki yumurtayı çırpın. Geniş bir tavada, yüksek ısıda biraz tereyağı eritin ve yağ kızınca yumurtaları ekleyin.

3/Tavanın altını kısın ve kas yapıcı kıymayı yumurtanın üzerine koyun. Katlayın ve mideye indirin.

Tarif The Modern Pantry’nin şefi Anna Hansen’den alınmıştır.

Devamı

BESLENME

Minik karpuz ürettiler

Umut Doğan Yıldız

-

Uzun bir süredir küçük boyutlarda ürün yetiştiren firma, şimdi de zeytin boyutunda karpuz üretti.

Firmanın ürettiği mini karpuzlar, 26. Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı‘nda (26. FoodProduct) katılımcıların ilgisini çekti.

Alınan bilgilere göre, çocuklara meyve ve sebzeleri sevdirmek için böyle bir küçültme yolu seçtiğini söyleyen firma yetkilileri, minik ürünlerin çocukların ilgisini çektiğini ifade ediyorlar.

Uzun bir süredir mini sebze ve meyveler üreten bir Türk firması şimdi de mini karpuz üretti. Zeytin boyutunda olan karpuzun kabuğu karpuz, içerisi ise salatalık tadını andırıyor.


Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com