Bizi Takip Edin

SAĞLIK

Erkeklerde 35 yaş sonrası cilt bakımı!

Umut Doğan Yıldız

-

 

Cilt bakımı ve yaşlanma belirtileri ile mücadele bugünün dünyasında artık erkekleri de içine alan bir süreç. İşte 35 yaş sonrası erkeklerde cilt bakımı!

30’lu yaşların başında cildinizde değişimler başlar. 20’lerde minimum özenle bile mükemmel görünen cildiniz, 30’larınızda farklılaşma sürecine girer. Erkekler, ciltlerindeki kolajen miktarı ve testosteron bakımından bu konuda kadınlara nazaran daha şanslıdırlar. 35’ten sonra her geçen yıl daha da yıpranan cildinizi sağlıklı tutmak için özel bakım uygulayarak dikkat çekici bir görünüme sahip olabilirsiniz.

İşte, İsveçli güzellik teknolojisi markası FOREO’nun her zaman 20’lerinizdeki gibi görünmenize yardımcı olacak bakım tüyoları…

ALTIN KURAL: NEMLENDİRME

Düzenli nemlendirme cilt bakımının altın kuralı. Cildinizin genç görünümünü, elastikiyetini ve sağlığını korumasını sağlayan nemlendirmenin en önemli adımı ise kaliteli bir nemlendirici tercih etmek. Cilt tipinize en uygun ürünü bulduktan sonra, nem dengesini korumak için günde iki kez uygulayın. Ayrıca cildinizin içten de nemlendirilmesi için bol su tüketmeyi unutmayın.

UYKU ÖNCESİ EN İDEAL ZAMAN

Araştırmalara göre cildimiz bakım ürünlerindeki aktif maddelerin emilimini en iyi uykuda gerçekleştiriyor. Bu nedenle uyku öncesi bakım için en iyi zaman. İlk olarak yüzünüzü nazikçe temizleyin. Bunun için cildin yaşlanmasını geciktiren, kişiye özel yüz temizleme ve masajı cihazı FOREO LUNA™ 2 for MEN’den yardım alabilirsiniz. FOREO LUNA™ 2 for MEN silikon temizleme başlığıyla yüzünüzün her noktasına ulaşır. Ardından cildinizi bir tonik yardımı ile canlandırın ve nemlendirici kreminizi sürün. LUNA™ 2 for MEN’in düşük frekanslı T-Sonic titreşimleri hem ürünlerin maksimum emilimini sağlar hem de çizgi ve kırışıklıkların görünürlüğünü azaltır.

HER MEVSİM GÜNEŞTEN KORUNUN

Cildinizin yaşlı görünmesinin en önemli sebeplerinden biri de cilt lekeleri. Leke oluşumuna engel olmak için ise cildinizi sadece yazın değil, yıl boyu güneş ışınlarından korumanız gerekir. Güneş koruyucular zararlı UV ışınlarının cildinize nüfuz etmesini ve hücrelere zarar vermesini önlemeye yardımcı olur. SPF ürünlerinin her mevsimde düzenli kullanımı sadece kırışıklıkların ve ağrılı güneş yanıklarının görünümünü engellemekle kalmaz, aynı zamanda cilt kanseri riskini de azaltır.

KAFANIZI DİNLENDİRİN

İç dünyanızdaki dalgalanmaların, gün içinde düşen motivasyonunuzun ve stresin cildinize de yansımaları olur. Günün ortasında bir süre dinlenmek, rahatlamanıza ve mental dengenizi korumaya yardımcı olur. Uzmanlar, meditasyonun bugüne kadarki en iyi yaşlanma karşıtı ritüellerden biri olduğunu söylüyor. Kırışıksız, genç ve diri görünen bir cilde sahip olmak için her gün kendinize zaman ayırarak meditasyon yapmayı deneyin.

ŞEKERDEN UZAK DURUN

Çok fazla şeker tüketimi cildinizin erken yaşlanmasına sebep olabilir. Yüksek seviyede şeker ve rafine edilmiş karbonhidratları içeren besinler kan şekeri seviyesini artırır. Kan dolaşımındaki şeker molekülleri, kolajen ve elastin lifleri gibi proteinlere yapışarak “glikasyon” adı verilen tepkimeye yol açar, cildimizin elastikiyetini sağlayan kolajen ve elastin işlevlerini yerine getiremez. Bu da cildin hızlı yaşlanmasına, kırışıklıklara, yaşlılık lekelerine ve diğer olumsuz etkilere neden olur. Şekerden uzak durmak hem sağlıklı bir metabolizmaya hem de sağlıklı bir cilde sahip olmanıza yardımcı olur.

SAĞLIK

Trabzon hurmasının faydaları

Umut Doğan Yıldız

-

Cennet hurması ve kocayemiş olarak da bilinen Trabzon hurmasının faydaları nelerdir?

A Vitamini, fosfor, demir, potasyum ve antioksidanlar yönünden çok zengin. Sindirim sistemine katkı sağlıyor ve kansızlık, mide rahatsızlıklarının tedavisine yardımcı oluyor. Orta boy bir Trabzon hurması 90 kalori. Ara öğünlerde canın tatlı istediğinde yiyebilirsin, lifli yapısı sayesinde uzun süre açlık hissetmeyeceksin. İyice yıkayıp kabuklarıyla ye. Çok olgunlaşmamış olanlarını alırsan buzdolabında bir hafta bekletebilirsin.

Devamı

SAĞLIK

Cushing sendromu nedir?

Umut Doğan Yıldız

-

Kilo alma şekliniz, kollar ve bacaklarda oluşan lekelenmeler bazı hastalıkların habercisi olabiliyor. İşte cushing sendromu.

Gövde şişmanlarken kollar ve bacakların incelmesi, kollarda ve bacaklarda oluşan mor renkteki izler “Cushing Sendromu”nun en temel belirtileri arasında yer alıyor.

 Her sağlıklı vücutta bulunan kortizon hormonunun; olması gerekenden fazla, kontrol dışı yükselmesi sonucu gelişen bu sendromun erken tanı ve tedavisi önem taşıyor.  Prof. Dr. Ayşe Çıkım Sertkaya“Cushing sendromu” hakkında bilgi verdi.

Cushing sendromu, hemen hemen her organ ve dokuyu etkiler. Belirtileri ise şu şekilde sıralanabilir:

  • Yüzde belirgin bir şişlik
  • Yanaklarda kırmızılık
  • Özellikle vücutta, gövde kısmında şişmanlık
  • Kol ve bacaklarda incelik
  • Karında, kol ve bacaklarda kırmızı-morumsu (erguvan rengi) çatlaklar
  • Oturma, kalkma, merdiven çıkma ve uzun yol yürümede zorlanma, üst bacakta ağrı
  • Kollarda ağrı
  • Kadınlarda adet düzensizliği
  • Yüksek tansiyon
  • Kemik erimesi
  • Kan şekeri düzensizliği

Kortizol hormonunun görevleri

Böbrek üstü bezi tarafından salgılanan kortizol hormonu, vücudun strese karşı kullandığı en önemli güç olarak kabul edilir. Ayrıca vücudun yağ ve karbonhidrat metabolizmasının düzenlenmesine yardımcı olur. Karbonhidratların ve yağların, özellikle açlık durumlarında kana karışmasını sağlayıp, şekere dönüşerek vücudun enerji ihtiyacını sağlar. Eğer kortizon üretimi normal ihtiyacın üzerinde olursa bu hormonu ilgilendiren Cushing sendromugelişebilir.

Bazı kanser hücreleri de hormon salgılayabilir

Bu hastalık sıklıkla beyindeki hipofiz bezinin ACTH hormonunu fazla salgılanması sonucu gelişir. Akciğer, mide, bağırsak sistemi gibi yerleri tutan bazı kanser hücreleri aslında salgılamaması gereken hormonları salgılayabilir. Bunlar beklenmeyen hormon ve molekülleri salgılayan tümör hücreleri olabilir. ACTH yani böbrek üstü bezine kortizon salgılatan esas hormon böyle bir odaktan kolayca salgılanabilir.

Cushing sendromu tanısı nasıl koyulur?

Cushing sendromunun tanısı için öncelikle kortizon hormonunun fazla olmasına neden olan etmenler sorgulanır. Listenin başında da hastaların kullandığı ilaçlar gelir. Kesin tanı için kortizon ve ACHT hormonları kontrol edilir. Eğer hormon oranlarında anormal bir yükseklik belirlenirse bunun geçici bir durup olup olmadığı kontrol edilir. Kortizon hormonunun nereden salgılandığını bulmak için ayrıca test ve çeşitli görüntüleme yöntemlerinden de faydalanılır. Sıklıkla diyabet gibi toplumda sık görülen hastalıklarla karıştırılan Cushing sendromu çocuklar dahil herkeste görülebilir. Nüksedebilen bir hastalık olduğu için fizyolojik ve patofizyolojik nedenler iyice irdelendikten sonra tedavinin başlaması gerekir.

Devamı

SAĞLIK

Ömrü uzatan antrenman

Umut Doğan Yıldız

-

Yeni yapılan bir araştırmaya göre, güç antrenmanları insan ömrünü uzatıyor.

Kardiyo bağımlılarına güç antrenmanları çekici gelmeyebilir. Ama yeni bir araştırma, güç antrenmanlarını atlamamanız gerektiğinin haberini veriyor. Çünkü anaerobik (yani güç antrenmanı) egzersizler, uzun yaşamın sırrı olabilir.

Preventative Medicine‘da yayımlanan araştırmada, güç antrenmanları ile uzun yaşam arasında bir bağlantı bulundu. Kardiyo egzersizlerinin kardiyovasküler hastalıklar, kanser ve Alzhemir gibi birçok hastalık riskini azalttığı uzun zamandır biliniyordu. Ancak, güç antrenmanlarının insan ömrü ve sağlık üzerindeki pozitif etkilerine dair araştırmaların sayısı görece sınırlıydı.

Araştırmacılar, National Health Interview Survey tarafından 1997-2001 yılları arasında toplanan veriler ile 2011 yılında 65 yaş ve üzerindeki 30.000 insanın ölüm raporlarını ilişkilendirdiler. İnsanların sadece %9’unun haftada en az 2 gün güç antrenmanı yaptığı bildirilmişti. Güç antrenmanı yapan insanların erken ölüm oranı ise güç antrenmanı yapmayanlara kıyasla %46 daha düşük olarak belirlendi. Dahası, bu insanların kalp sorunlarına bağlı ölüm oranlarının %41, kanserden dolayı hayatlarını kaybetme oranlarının ise %19 daha düşük olduğu ortaya çıktı. Hatta alkol tüketimi ya da sigara bağımlılığı gibi diğer yaşamsal faktörler hesaba katıldığında da sonuçlarda bir değişiklik oluşmadı.

Özetleyecek olursak, egzersiz programından güç antrenmanlarını asla eksik etmemelisiniz.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com