Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

EN GEÇ NE ZAMAN BABA OLUNUR?

-

 

73 yaşındaki Mick Jagger, 8. çocuğunu bekliyor. Peki bu kadar geç baba olmak, çocuğunuzun sağlığını tehlike altına mı atıyor?

mick-jagger

Baba olmak için bir son kullanma tarihi yok. Örneğin Mick Jagger 73 yaşında sekizinci çocuğunu bekleyen bir baba.

Erkekler menopoza girmedikleri için, ilerleyen yıllarda da baba olabilme şansına sahipler.

Ve geç baba olmaya çalışan erkeklerin sayısı günden güne artıyor.

Northwestern University’s Feinberg School of Medicine’dan Ürolog Dr. Robert E. Brannigan’a göre, çoğu durumda, geç baba olma yaşının ilerlemesi sorun yaratmıyor. Yaşlı babaların büyük çoğunluğunda kısırlık sorunu bulunmuyor; bebeklerde de fiziksel ya da gelişimsel sorunlara rastlanmıyor.

Fakat tüm bunlar, geç baba olmanın tehlikesiz olduğu anlamına gelmiyor.

Yaşlanma, sperm üretiminde sorun yaratabilir.

Kadınlar, sonsuza kadar ihtiyaçlarının olacağı yumurtalarla doğuyorlar. Erkekler ise sperm fabrikalarına sahip olarak doğuyor.

Washington Üniversitesi’nden Endokrinolog  Dr.Bradley Anawalt, “Kalbiniz her attığında 1.000 adet sperm üretmiş oluyorsunuz.” diyor.

Çoğu da hiçbir yumurtayı hiçbir zaman dölleyemiyor, boşalma ile birlikte dışarıya atılıyor ya da vücut tarafından kullanım süreleri geçtiği için parçalanıyor.

30 yaşınıza geldiğinizde ise kuru sıkı ateş etmeye başlıyorsunuz.

Radyasyon, çevresel toksinler ya da yaşlanmayı sorumlu tutabilirsiniz.

Yaşlanma ile birlikte bu etkenler birikiyor; hem Leydig (testisterinizde bulunan ve testosteron üreten hücreler) hem de Sertoli (yeni spermleri destekleyen ve besleyen hücreler) hücreleri azalmaya başlıyor.

Sonuç olarak, vücudunuz, DNA mutasyonları içeren ve bebeğinize zarar verebilen kusurlu spermlerden daha fazla üretmeye başlıyor.

Nature‘da yayımlanan bir makalede, ortalama 30 yaşındaki bir babanın soyuna yaklaşık 55 mutasyon aktardığı belirtiliyor. Bu sayı ise her geçen yıl ikiye katlanarak artıyor.

Bu şu anlama geliyor: her 16.5 yılda bir, gelecek nesillere aktardığınız mutasyon sayısı 2’ye katlanıyor. 50 yıl içerisinde, yani 30 değil 50 yaşınıza geldiğinizde, 8 kat daha fazla DNA mutasyonu aktarmış oluyorsunuz.

 

Geç baba olmak ne kadar tehlikeli?

Bu mutasyonların hepsi tabii ki sağlık sorunlarına yol açmıyor.

Fakat bazı sorunlara yol açabildiği de ortada.

Örneğin, Birleşik Krallık’ta yapılan bir araştırmada, 1 yıllık denemelerin ardından, 35 yaş ve üzeri erkeklerin baba olma şansının, 25 yaşındaki bir erkeğe kıyasla %50 daha az olduğu belirtiliyor.

American Journal of Epidemiology’de yer alan bir başka çalışmada ise partneri 35 yaş ve üzerinde olan kadınların düşük yapma ihtimallerinin, partneri 25 ya da daha genç yaşta olanlara oranla %27 daha az olduğu ortaya konuluyor.

Üstelik bu ilişki, değerlendirmeye anne adayının yaşı dahil edildiğinde de değişmiyor. Bu, aynı zamanda, yaşlanma ile birlikte kadınlardaki yumurta sayısının ve kalitesinin de azalması nedeniyle, komplikasyon ihtimalini de yükseltiyor.

Diğer mutasyonlar hamile kalmayı ya da fetüs gelişimini etkilemiyor; fakat çocuklarda doğum kusuru, kromozom anomalileri ya da diğer genetik hastalıklara sebebiyet verebiliyor.

Baylor College of Medicine’da yapılan bir değerlendirmede, araştırmacılar, yaşlı baba olma ile ilişkilendirilen 86 konjenital (doğumdan gelen) vakayı değerlendirdiler.

Varılan sonuca göre, bu hastalıklardan herhangi birisine sahip olma riski, toplumdaki her 50 kişiden birini etkiliyordu. Fakat 40 yaş ve üzeri babalar için konuşulduğunda, her 42 kişiden 1’inde görüldüğü anlaşılıyordu.

Spesifik olarak, akondroplazi (cüceliğin bir türü) sahibi bir çocuk dünyaya getirme riski, 50 yaş ve üzeri babalar söz konusu olduğunda 15.000’de 1’den 1.923’te 1’e kadar yükseliyor. Şizofreni riski de aynı yaş grubu açısından yaklaşık 4 katına çıkıyor.

Dahası, babaları 40 yaşının üzerinde olan bebekler için otizm riski 1.000’de 1’den, 174’te 1’e çıkıyor.

Kanser açısından da farklı bir durum yok. Bunun muhtemel bir nedeni, DNA mutasyonları olabilir.

Örneğin, bir kadının hayat boyu göğüs kanseri riski 8’de 1 iken, doğduğunda babası 40 ve üzeri yaşta olanlar için 5.3’te 1’e çıkıyor.

Çocukluk çağı lösemisi riski de normalde 36.000’de 1 iken, 40 yaş üzeri babalık söz konusu olduğunda 21.302’de 1’e yükseliyor.

Geç evlat sahibi olunca ne yapmalı?

İstatistikler gözünüzü korkutabilir; fakat Dr. Brannigan, yaşlı babaların büyük çoğunluğunun sağlıklı evlatlara sahip olduğunu vurguluyor.

Aslına bakarsanız, bebek sağlığı açısından asıl önemli rolü annenin yaşı oynuyor. 35 yaş ve üzeri kadınların hamilelikleri boyunca daha dikkatli takip edilmesi de bu yüzden.

Doktorlar, yaşlı baba konusunun günümüzde daha fazla incelendiğini, ancak hala öğreneceğimiz çok şeyin olduğunu söylüyorlar.

Bu konunun çalışılması daha zor; çünkü annelerden farklı olarak, babaların yaşları her zaman kayıt altında tutulmuyor ve araştırmacılar da konuyu inceleyebilmek için ihtiyaç duydukları veri havuzundan mahrum kalıyorlar.

Dahası, baba olmak için yaş sınırı gibi bir konuda uzmanlar uzlaşı sağlayamıyor.

Yani, uzmanlar tarafından baba adaylarına tavsiye edilebilecek standart bir yaş aralığı yok. Bu yüzden de risk daha da artıyor. Ayrıca, çocuk sahibi olmanın risklerine dair herhangi bir test de bulunmuyor.

Günümüzde, doktorlar spermdeki DNA mutasyonlarını gözlemleyebiliyor.Fakat olası risklerin bertaraf edilebilmeleri için verilebilecek bir garanti yok.

Endişeli çiftler tüp bebek (in vitro fertilizasyon) yöntemine de başvurabiliyorlar. Bu prosedürde, ana rahmine yerleştirilmeden önce her bir embriyo genetik hastalıklara karşı test ediliyor.

Dr. Ramasamy’nin tahminleri, spermlerinizin sorun yaratıp yaratmayacağını öngörebilecek genetik bir testin 5-10 yıl içerisinde bulunmuş olacağı yönünde.

 

 

ERKEK AKLI

Game of Thrones’un Sansa’sı: Dizi boyunca saçlarımı yıkamadım

Umut Doğan Yıldız

-

Game of Thrones’un Sansa’sı Sophie Turner, dizi boyunca saçlarımı yıkamadığını itiraf etti.

Game of Thrones dizisinde Sansa Stark karakterine hayat veren Sophie Turner, dizi çekimleri boyunca hiç saçlarını yıkamadığını söyledi.

InStyle dergisine konuşan 22 yaşındaki İngiliz oyuncu, “Beşinci sezon boyunca benden saçlarımı yıkamamamı söylediler. Bu gerçekten iğrenç bir şeydi” açıklamasında bulundu.

İlk sezonlarda saçlarını yıkamasına izin verildiğini çünkü o sezonlarda bakımlı olması gerektiğini söyleyen Turner, saçını yıkamadığı sezonun gerçekten bir felaket olduğunu söyledi.

Game of Thrones’ta yapay kar yağdırılan sahnelerde, kar makinasından çıkar yapay karların saçlarına yapıştığını da ekleyen ünlü oyuncu, bu durumdan hiç hoşlanmadını da ekledi.

Bu konuyla ilgili ünlü oyuncu rahatsızlığını dile getirmiş ve saçlarının bir süre yıkanmasına izin verilmiş ve peruk takması kararlaştırılmış.

Game of Thrones dizisi ne zaman başlayacak?

Sekizinci ve final sezonu dört gözle beklenen  Game of Thrones dizisinin 14 Nisan’da başlayacağı açıklandı.

Devamı

ERKEK AKLI

Dede Korkut Chronicles çok yakında Google Play Store’da

Umut Doğan Yıldız

-

Türkiye’nin ilk VR aksiyon macera oyunu,  Dede Korkut Chronicles çok yakında Google Play Store’da yerini alacak.

2017 yılının Kasım ayında Türkiye’nin ilk VR oyunu olma özelliğini taşıyan Kayıp Efsaneler’i yayınlayarak ilklere imza atan Bond Game Studio ekibi, kısa süre önce Oculus Store’da yerini alan yeni VR oyunları Dede Korkut Chronicles ile bir ilke daha imza attı. Samsung Gear VR kullanıcıları için yayınlanan ve Türkiye’nin ilk kapsamlı VR aksiyon macera oyunu olan Dede Korkut Chronicles, Samsung’un da desteğiyle oyunseverlere hikaye tabanlı eşsiz bir deneyim sunuyor.

Orta Asya’nın Masalsı Coğrafyasından Sanal Gerçeklik Dünyasına

2018 yılının son günlerinde UNESCO Dünya Somut Olmayan Kültür Mirası Temsili Listesi’ne alınan Dede Korkut Destanı, dünya çapında adından bahsettirir hale gelmişken, Bond Game Studio Ekibi yayınlandıkları VR oyunla bu mutluluğu ikiye katlıyor.

Oğuz Türklerinin bilinen en eski epik destanı Dede Korkut Hikayeleri’nden ilham alarak, 8 farklı dilde hazırlanan Dede Korkut Chronicles, toplam 12 hikaye arasından Oğuz halkına musallat olan Tepegöz ile kahramanımız Basat’ın destansı mücadelesini konu edinerek tüm dünyadaki oyunseverlerle buluşturuyor.

Daha önce de kültürel öğelerin yer aldığı karakter ve temaları global oyun dünyasına başarılı bir şekilde taşıyan Bond Game Studio ekibi, “Kayıp Efsaneler” puzzle oyununda Hacivat ile Karagöz gibi iki ikonik karakteri ele alarak oyunseverlerin gönlünde taht kurmayı başarmıştı.

Gerçekçi Oyun Dinamikleri ile Sınırları Zorlayan VR Deneyimi

VR teknolojisinin kullanıcılar ve geliştiriciler için sağladığı özgürlük alanın sınırlarını zorlamaktan çekinmeyen Dede Korkut Chronicles, kullanıcılara sanal gerçeklik bağlamında eşsiz bir deneyim vadediyor. Tek bir anlatıcıyla değil, oyundaki tüm karakterlerle diyalog halinde olarak bir masalı yaşayacağınız oyunda, Gear VR kumandasıyla el becerilerinizi de en üst seviyede test etme şansı yakalayacaksınız.

Orta Asya’nın büyülü coğrafyasında Basat karakterine bürünerek Oğuz halkını Tepegöz’ün lanetinden kurtarmaya çalışırken size eşlik edecek olan peri kızıyla birlikte kılıç, kalkan ve arbalet kullanma deneyimi yaşarken bir yandan zorlu bölüm sonu canavarlarıyla mücadele edeceksiniz.

Global normları göz önünde bulundurarak grafik kalitesinden de ödün vermeyen Dede Korkut Chronicles, mobil cihazların işletim sistemlerinin sınırlarını adeta sonuna kadar zorlamaya geliyor diyebiliriz.

Samsung Desteği ile Geliştirilen İlk Türk VR Aksiyon Macera Oyunu

Bond Dijital ajansının bünyesinde kurulan Bond Game Studio, tamamen türk yazılımcı ve tasarımcılardan oluşan bir oyun yapım stüdyosu. Yenilikçi ve dinamik yapısıyla yeni nesil oyun platformlarında yer alacak oyunlar geliştirmek için bir araya gelen ekip, yeni trendlerin peşinden gitmek ve henüz yapılmamış işler ortaya çıkarmak için tüm yeteneklerini ortaya koyuyor.

Türkiye’de mobil cihaz pazarının lideri Samsung’un desteğiyle geliştirilen VR aksiyon macera oyunu Dede Korkut Chronicles, Oculus Go ve Samsung Gear VR mobil platformlarından kullanıcılara sunulmuş durumda. Oyunun yayınlandığı günden itibaren Oculus Store’da öne çıkanlar arasında yer alması, Bond Game Studio ekibinin ilerleyen zamanlarda daha iyi üretimler yapması için kuvvetli bir motivasyon kaynağı oluşturuyor.

Şirinler’in İkonikleşmiş Sesi Nur Subaşı’nın Seslendirdiği Son Oyun

Sesiyle pek çok esere hayat veren ünlü tiyatro ve seslendirme sanatçısı Nur Subaşı’nı birçoğumuz Şirinler’den hatırlıyoruz. 80’ler kuşağı çocuklarının favori çizgi filmi Şirinler’in jeneriğini seslendiren sanatçı, “İyi bir çocuk olursanız, belki Şirinleri bile görebilirsiniz” sözüyle bir nesilin aklına kazınmıştı.

Dede Korkut karakterinin konsept çalışmaları sırasında seslendirme için ilk isim olarak Nur Subaşı’nı düşünen Bond Game Studio ekibi, keyifli bir çalışma sürecinin ardından büyük bir deneyime ortak olduklarının da altını çiziyor. Ünlü sanatçının oyun henüz yayınlanmadan hayata veda etmesiyle beraber, ekip için önemli bir yere sahip olan Dede Korkut Chronicles kendisine ithaf ediliyor.

Merak Uyandıran Kazak Ezgileri: Kamazhai Türküsü

Dede Korkut Chronicles henüz yayınlanmadan önce tanıtım videosu ile büyük bir yankı uyandırmayı başarmış, bu başarının büyük bir payı da içinde yer alan Kazak türküsünün büyüleyici ezgilerine bağlanmıştı.

Orta Asya bölgesinde geçen oyunda kullanılacak müziklerde, bu bölgeye yönelik ezgiler arasında yapılan ciddi bir araştırma sonucunda Kamazhai türküsüne ulaşılıyor. Dinleyen herkesin tüylerini diken diken eden bu eski Kazak türküsü oyunda kullanılmak üzere yeniden düzenlenerek ses sanatçısı Sinem Güngör vasıtasıyla tekrar seslendirildi. Oyunseverler ve müzikseverler için çok yakın zamanda Youtube kanalında oyun içi sahnelerden oluşan bir klip daha yayınlanacak.

Dede Korkut Chronicles Çok Yakında Mobil Platformda

Yakın zamanda oyunun mobil versiyonunun Google Play Store platformunda yayınlanacağının müjdesini veren Bond Game Studio ekibi, bununla birlikte yeni VR oyunlar üretmeye devam edeceğini de belirtti. Böylelikle Kayıp Efsaneler ile başlayıp Dede Korkut Chronicles ile devam eden bu öncü yaklaşımın, geleceğin oyun oynama alışkanlıklarını tamamen değiştirecek olan VR deneyiminde, başka yerli üreticiler için de örnek olması bekleniyor.

Devamı

ERKEK AKLI

Buzul erime oranı yüzde 280 arttı

Umut Doğan Yıldız

-

Antarktika’daki buzul erime oranı, 2001-2017 arasında yılda ortalama yüzde 280 arttı.

Kaliforniya ve Utrecht üniversiteleri ile ABD Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) Jet İtiş Laboratuvarı’nda gerçekleştirdikleri çalışma neticesinde çarpıcı bir rapor ortaya koydular.

Antartikada buzullar ne oranda eriyor?

Science Daily’de yer alan habere göre, Kalifornia ve Utrecht üniversiteleri ile NASA Jet İtiş Laboratuvarı’nın yürüttüğü çalışmada ortaya koyulan rapor: Antartika’da bulunan buzullardaki erime oranının, 2001-2017 arasında yılda ortalama yüzde 280 artış gösterdiğini yönünde.

Araştırmada ortaya koyulan başka bir bilgi de 1979-2001 arasında yılda ortalama 48 milyar ton buzulun eridiği ve Antarktika’da bu kaybın, 2001-2017 aralığında senede 134 milyar tona çıktığı yönünde.

Buzulların erimesi deniz seviyesini artıracak

Bilim adamları, Antarktika’da buzulların erime seviyesindeki bu ciddi artışın 1979-2017 aralığında küresel deniz suyu seviyelerini yaklaşık bir buçuk santimetre yükselttiğini söylüyor.

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com