Bizi Takip Edin

SAĞLIK

DOĞAL BESİN TAKVİYELERİ GERÇEKTEN FAYDALI MI?

-

 

 
 

Doğal ürünlerin yararlarıyla ilgili pek çok bilimsel çalışma yapılıyor. Ne var ki, bu çalışmaların hepsi aynı kalitede değil. Faydası kanıtlanmış destekleri sizin için seçtik.
Her gün gazete ve dergilerde doğal besin takviyelerinin yararlarıyla ilgili araştırma haberleri yayınlanıyor. Biz de Men’s Health olarak bu konuda yapılan araştırmalara olabildiğince yer veriyoruz. Ne var ki, bazen bir yerde yararlarını okuduğunuz bir besin desteği hakkında, başka bir yerde yararsız olduğunu okumanız da olası. Bu durumda kafanızın karışması gayet doğal, zira bu konuda bilim insanlarının kafası da karmakarışık.• İşte tam da bu noktada Natural Standards devreye giriyor.  Natural Standards bu alandaki bilgi kirliliğini ve kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için kurulan uluslararası bir bilimsel kuruluş. Harvard Üniversitesi merkezli olarak çalışan organizasyon, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından alternatif tıp alanındaki en güvenilir bilgi kaynağı olarak kabul ediyor. Kuruluş alternatif tıp alanındaki tüm bilimsel araştırmaları tarayarak bunlardan elde edilen bulguları araştırmaların kalitesine göre sınıflandırıyor ve dünyanın dört bir yanındaki saygın sağlık kuruluşlarıyla paylaşıyor. • Ne yazık ki, Natural Standards’ın veri tabanı herkese açık değil, sitenin verilerinden sadece üye olan sağlık enstitüleri yararlanabiliyor. Zaten Men’s Health varken sitenin son derece bilimsel dille yazılmış verileri arasında boğulmanın hiç alemi yok. Biz sizin için kurumun veri tabanının altını üstüne getirdik ve yararı üst düzey araştırmalarla kanıtlanmış doğal takviyeleri seçtik. En yaygın besin takviyeleri hakkında bilmeniz gereken her  şeyi bu rehberde bulacaksınız.

KREATİN

Nedir: Kreatin, böbrekler ve karaciğerde amino asitlerden sentezlenen ve kan yoluyla kaslara ulaştırılan doğal bir kimyasaldır. Vücuttaki kreatinin yaklaşık yüzde 95’i iskelet kaslarında bulunur. Kreatin, 1800’lü yıllarda etin organik bir bileşeni olarak keşfedildi. 1970’lerde Sovyet bilim insanları, kreatin takviyelerinin sprint gibi kısa süreli yoğun spor aktivitelerinde atletik performansı artırdığını bildirdi. Kreatin 1990’larda atletik performansı artırmanın ve yağsız kas gelişimini sağlamanın doğal bir yolu olarak popülerlik kazandı. Yayımlanmış bilimsel raporlar ABD’deki profesyonel beyzbol oyuncularının yüzde 25’inin, Amerikan Futbolu oyuncularının yüzde 50’sinin düzenli olarak kreatin takviyesi aldığını gösteriyor.

Kanıtlanmış faydalar: Kreatinin yağsız kas kütlesini, kas gücünü ve toplam antrenman kapasitesini artırdığını gösteren pek çok üst düzey araştırma bulunuyor. Yine de farklı form düzeylerindeki bireylerin kreatinden yararlanma oranlarının hesaplandığı daha detaylı araştırmalara ihtiyaç var.

Dikkat: Belirtilen dozların üzerindeki uzun süreli kreatin kullanımı böbreklerde hasara yol açabilir.

SARI KANTARON (ST. JOHN’S WORT)

Nedir: Latince ismi Hypericum perforatum olan bu bitki, yıllardır pek çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Sarı kantaron günümüzde en yaygın olarak depresyon tedavisinde tercih ediliyor.

Kanıtlanmış faydalar: Son 20 yılda sarı kantaronun depresyon üzerindeki etkisi hakkında sayısız araştırma yapıldı. Bu alandaki çalışmalara son yıllarda ABD’li bilim insanları da büyük ilgi göstermeye başladı. Araştırmalar, sarı kantaronun orta ve hafif dereceli depresyonları önlemekte klasik anti-depresanlar kadar etkili olduğunu gösterdi. Üstelik sarı kantaronun yan etkileri, anti-depresanların yan etkilerinden çok daha az. İntihar düşüncesinin ortaya çıktığı şiddetli depresyonlardaysa sarı kantaron önerilmiyor.

Dikkat: Sarı kantaron takviyeleri, bazı ilaçlar, yiyecekler ya da bitkisel desteklerle birlikte alındığında ciddi yan etkilere neden olabiliyor. Bu yüzden bu takviyelerin doktor kontrolünde kullanılması şart…

ÇİNKO

Nedir: Çinko,  300’ün üzerinde farklı enzimin doğru işlev görebilmesi için gerekli olan ve sayısız biyolojik süreçte hayati rol oynayan bir mineraldir. Bu mineral antik Mısır’dan bu yana tıbbi amaçlarla kullanılmaktadır.

Kanıtlanmış faydalar: Çinko eksikliğinin, saç dökülmesi, iktidarsızlık, göz ve cilt hastalıkları gibi pek çok ciddi soruna neden olduğu biliniyor ve beslenme yoluyla yeterince çinko alamayan herkese çinko takviyeleri öneriliyor. Çinko takviyelerinin sürekli tekrar eden ishallerin sıklığını ve şiddetini azalttığını ispatlayan pek çok bilimsel araştırma var. Çinko takviyelerinin gastrik ülser tedavisi gören hastaların tedavi süreçlerine faydalı olduğu da bilimsel olarak kanıtlanmış. Ayrıca bu takviyelerin ‘orak hücre anemisi’ olarak adlandırılan kansızlık türünün semptomatik tedavisinde başarılı olduğu yönünde de çok güçlü ve güvenilir bilimsel veriler mevcut.

Dikkat: Önerilen dozlara uyulduğu müddetçe çinko çok güvenli bir mineral olarak kabul ediliyor. Yine de kolesterol ve tansiyonla ilgili ilaç kullananların çinko takviyesi almadan önce mutlaka doktorlarına danışmaları öneriliyor.

OMEGA-3

Nedir: Omega-3 balıkta ve belli bitki ve yemişlerde bulunan bir yağ asididir. Omega-3 yağ asitleri üçe ayrılır. Bunlardan DHA ve EPA balık yağında, ALA’ysa keten tohumu, zeytin, soya fasulyesi gibi bazı bitkilerde bulunur. Araştırmalar DHA ve EPA’nın ALA’dan daha yararlı olduğunu ortaya koymuştur.

Kanıtlanmış faydalar: Omega -3 yağ asitlerinin en belirgin kanıtlanmış faydası yüksek tansiyon konusunda görülüyor. Bu noktada DHA’nın diğer omega-3 türlerine göre daha faydalı olduğunu gösteren pek çok klinik araştırma mevcut. Öte yandan yüksek dozda omega-3 kan akışkanlığını artırdığı için kanama riskini yükseltiyor ve bu yüzden de kullanmadan önce doktorunuza danışmanızda fayda var. Halk arasında karaciğer yağlanması olarak bilinen kanda trigliserid seviyesinin yükselmesi problemine karşı da EPA ve DHA’nın etkili olduğunu gösteren güçlü bilimsel kanıtlar var. Amerikan Kalp Vakfı bu soruna karşı EPA + DHA içeren omega 3 desteklerinin kullanılmasını öneriyor. İkinci kalp krizini önlemesi de omega 3’ün faydalı olduğu problemler arasında. Kalp krizi geçiren insanların ikinci bir krizden korunmak için omega-3 takviyesi almasını öneren araştırmalar Natural Standards’tan tam not almış.

Dikkat: Diyabet hastalarına ve LDL (kötü kolesterol) seviyesi yüksek insanlara omega-3 takviyeleri önerilmiyor.

GINGKO BILOBA

Nedir: Ginkgo Biloba bitkisi tarihi öncesi devirlerden beri tıbbi amaçlarla kullanılıyor. Halihazırda, gingko biloba ABD’de en çok satılan bitkisel ürünlerin başında geliyor.

Kanıtlanmış faydalar: Gingko bilobanın damar tıkanıklığına bağlı olarak bacaklarda görülen ağrıları azalttığını gösteren çok sayıda araştırma var. Gingko biloba bu konudaki tek tedavi olarak önerilmese de egzersiz ve reçeteli ilaçlarla birlikte kullanıldığında tedaviye kesinlikle yardımcı oluyor. Bilimsel literatür gingko bilobanın Alzheimer hastalığının başlangıç dönemindeki insanlarda ayrıca diğer demans ve bunama durumlarında da büyük yararlar sağladığını gösteriyor.  Gingko bilobanın alzheimer olmayan insanlarda bilişsel yetenekleri artırdığına dair veriler de var.

Dikkat: Gingko biloba destekleri kan akışkanlığını artırdığından kanama riski bulunan her türlü cerrahi müdahale öncesinde bu desteğin kullanımı kesilmelidir.

SAĞLIK

Karın bölgeniz yağlı ise dikkat!

Umut Doğan Yıldız

-

Karın bölgesindeki yağlar ile D vitamini eksikliği arasında bir ilişki bulundu.

Medical News Today dergisinde yayınlanan bir araştırma sonucuna göre karın bölgesi yağlı olan kişilerin vücutlarındaki D vitamini seviyesi düşük oluyor. Uzmanların bu tezi kanıtlamadaki çıkış noktası ise yaz mevsiminde güneşle temas halinde olan veya olmayan insan vücudunda, D vitamini eksikliğinin seviyelerini ve bu eksikliğin sebep olduğu hastalıkları ölçmekti. Bu noktadan yola çıkan araştırmacılar, karın bölgesi yağlı olanların da fazla güneş görmeyen ve D vitamini eksikliği çeken kişiler olduğunu fark etti. D vitamini eksikliği ile obezite arasındaki ilişkiden de yola çıkarak, bu kez vücudun hangi bölgesinde biriken yağın, hangi sebepten kaynaklandığı araştırıldı: Kadınlarda, karın bölgesindeki yağlar direkt D vitamini eksikliğine işaret ederken erkeklerde karın ve karaciğer yağlanıyordu. Uzmanlar bu keşif sayesinde şunu artık rahatça söyleyebiliyor: Bel bölgenizde yağlanma başladıysa, D vitamini seviyenizi mutlaka ölçtürün!

Devamı

SAĞLIK

Ergenlik ve bağımlılık

Umut Doğan Yıldız

-

Bizi asıl bağımlı yapan tütündeki nikotin. Yine yapılan bir araştırmaya göre her 10 bağımlıdan 9’u, sigaraya ergenlik döneminde başlamış.

Ergenlik, bu tür bağımlılıkların ilk işaretlerini verdiği gelişim dönemi çünkü kişiliğini kazanmaya çalışan gençler fazlasıyla etki altında kalabiliyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Onur Noyan; gençlerin sigaraya fazla önem verdiğine dikkat çekerek, ergenlerin sigara ile genellikle lise döneminde tanıştıklarını belirtiyor. Sigaranın bir geçiş maddesi de olabildiğini, bunu alkol ve madde kullanımının takip edebildiğini dile getiren Doç. Dr. Noyan, “İlk başlarda tek tek kullanılan sigara miktarı giderek artıyor, 3-4 paket sonra yoksunluk belirtileri ve aşerme dediğimiz sigara kullanma isteği başlıyor. Bu süreç de bağımlılığın geliştiğini gösteriyor” diyor. Doç. Dr. Noyan, e-sigarayı da büyük bir risk olarak niteleyerek “Özellikle ergenler, sigaradan daha güvenli olduğunu düşünerek e-sigara kullanmaya başlıyorlar ve bu da sigara bağımlılığına giden yolun önünü açıyor” uyarısında bulunuyor.

Ergenlikte sigaraya başlamak aslında bağımlılığa giden ve bilinen bir yol. Ancak bizi bağımlı yapan şey başka… Her bir sigaranın, vücut için zehirli, tahriş̧ edici, kanser yapıcı ya da kanserin ortaya çıkmasını kolaylaştırıcı 4000’den fazla kimyasal madde içerdiği artık biliniyor. Bu maddelerden en az 81 tanesinin doğrudan kansere neden olduğu da kanıtlanmış halde. Okan Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Öğretim Üyesi Dr. Melahat Bekir Külah’ın açıklamalarına göre günümüzde tüm kansere bağlı ölümlerde erkeklerin yüzde 35’i kadınların ise yüzde 15’i sigara yüzünden kansere yakalanıp ölüyor! Çünkü nikotinin, vücudumuz üzerinde kalp atışlarını hızlandırıcı, tansiyonu yükseltici ve kanın pıhtılaşma riskini artırıcı olumsuz etkileri var ve yine akciğer kanserine bağlı ölümlerin de yüzde 90’ının sebebi sigara.

Sigaraya bağımlı hale geliyoruz çünkü nikotin çok güçlü bir psikolojik uyarıcı. Öyle ki sigarayı ilk kez deneyen her üç̧ kişiden biri tek bir sigara ile bağımlı hale geliyor. Bir sigara içildiğinde ortalama 10 saniye gibi kısa bir sürede yanaktan emilen nikotin, beyne ulaşıyor ve serotonin gibi hormonların salgılanmasını sağlayan merkezi uyararak bazı hormonların salgılanmasına neden oluyor. Bu hormonlar da zevk alma, gevşeme, sakinleşme, konsantrasyon artışı gibi değişiklikleri ortaya çıkarıyor. Bu durum sigara içende geçici bir rahatlama sağladığı için bu değişim ve ruh hali devam etsin istiyor, daha çok nikotin istemeye başlıyor. Sonuçta içilen sigara miktarı arttıkça artıyor. Dr. Melahat Bekir Külah, bunun nedenini şöyle açıklıyor: Nikotinin meydana getirdiği etkilere karşı vücutta tolerans gelişir. Alınan nikotin miktarı arttıkça etkisi azalır, bu da daha fazla miktarda nikotine ihtiyaç duyulmasına yol açar. Vücut, gerekli olsa da olmasa da bu maddeyi almak istemeye başlar. Alamadığı zaman sinirlilik, gerginlik, konsantrasyon bozukluğu, iştah artışı, depresyon vb. gibi duygu ve davranışlar baş gösterir. Duygularımız irademizin kontrolünden çıkar ve tıbbi bir bozukluk haline gelir.”

Devamı

SAĞLIK

Yaşlıların yere düşmesi

Umut Doğan Yıldız

-

Yaşlıları bekleyen ancak görünmeyen bir tehlike var: Düşmek! 

Öyle ki yaşlılardaki her 10 düşmeden 7’si yaralanmayla sonuçlanıyor! Denge bozuklukları, işitsel ve görsel algılamadaki zayıflamalar ise ileri yaşta düşme vakalarını artırıyor. Yaşlılarda oluşan düşme vakalarının yüzde 70’inin yaralanmayla sonuçlandığını belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Davud Yasmin, bu tehdidin önünü almak için evlerde de önlem almak gerektiğini vurguluyor. Yaşlıların en çok kalça ve ön kol kemiklerini kırdığını belirten Op. Dr. Davud Yasmin, “İlerleyen yaşlarda kemik erimesi de kırığın oluşmasını kolaylaştırıyor. Bu yüzden yaşlı hasta kırıklarını tedavi ederken kaynamayı kuvvetlendirmek için başka bir kemik dokusundan kemik nakli, kemik çimentosu ve kırığın kısaltılarak kaynatılmaya çalışılması gibi yollar izlenebiliyor” diyor. Evde alınabilecek önlemler ise şöyle: Takılıp düşmeye yol açabilecek halı, kilim gibi eşyaları yere iyice sabitlemek, kişiyi baston kullanmaya teşvik etmek, yaşlıların özellikle göz muayenesini yaptırıp iyi görmesini sağlamak, geceleri evin içini gece lambalarıyla aydınlatmak, banyo ve tuvalet zeminlerini kuru tutmak ve yaşlılara uygun dizayn etmek hatta yaşlı kişinin odasıyla tuvalet arasındaki mesafeyi kısa tutmak, mutlaka tabanı kaymayan terlikler kullanmasını sağlamak…

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com