Bizi Takip Edin

ERKEK AKLI

DİZİ İZLERKEN PARTNERİNİZİ ALDATIYOR MUSUNUZ?

-

 

Netflix ile Kaçamak araştırmasına göre Türkiye’de çiftlerin yüzde 41’i beraber başladıkları diziyi eşini beklemeden, gizlice tek başına izlemeye devam ediyor. Bu şekilde “eşini aldattığını!” söyleyenlerin yüzde 81’i, bunun tek seferlik bir kaçamak olmadığını kabul ediyor.

dizi

Kimi zaman verilen sözleri tutmak zordur! Netflix’in yaptığı yeni bir araştırmanın sonucu, dünya genelinde bir diziyi beraber izlemeye başlayan çiftlerin neredeyse yarısının (%46) eşine verdiği sözü tutamayıp, diziyi tek başına, gizlice izlemeye devam ettiğini gösteriyor.

İlk defa 2013 yılında ABD’de gerçekleştirilen bir araştırmayla ortaya çıkan “Netflix ile Kaçamak” kavramı “eşlerin birlikte izlemeye söz verdikleri bir diziyi çeşitli gerekçelerle dayanamayıp tek başına izlemesi” şeklinde tanımlanıyor. Bu keşfin ardından geçen 4 yılda “Netflix ile Kaçamak” yaptığını söyleyenlerin oranının üç kat artması ise çoğunlukla Netflix’teki içeriklerin sürükleyiciliğine bağlanıyor. Her ülkede farklılıklar görülse de Netflix kaçamağı yapan eşlerin savunması çoğunlukla “Dizi öyle sürükleyiciydi ki kendimi durduramadım” oluyor.

Türkiye’deki kullanıcılar arasında ilk defa gerçekleştirilen bu araştırma, Türkiye’deki çiftlerin de Netflix kaçamaklarına oldukça yatkın olduğunu gösteriyor. Netflix izleyicilerinin yüzde 41’i eşine verdiği sözü tutamayıp sevdikleri diziyi tek başına izlemeye devam ettiğini söylüyor. Bu şekilde eşini aldattığını kabul edenlerin yüzde 81’i ise bunu tek seferle bırakmadığını da itiraf ediyor.

Araştırma sonuçlarının ortaya çıkardığı başka bir gerçek ise Türk izleyicilerinin, Netflix kaçamakları konusunda diğer ülkelere göre daha hassas oluşu. Bu gerçeği rakamlarla kanıtlamak mümkün. Türkiye’deki çiftlerin yüzde 76’sı Netflix’te kaçamak dizi izlemekten dolayı eşine karşı suçluluk duyduğunu söylerken bu oran dünya genelinde yüzde 68’lerde seyrediyor. Diğer yandan katılımcıların sadece 5’i eşinin Netflix’te kaçamak yapmasını önemsemeyeceğini düşünüyor. Daha da enteresan olan katılımcıların yüzde 27’si Netflix’te dizi bölümlerini eşinden önce izlemenin, gerçek anlamda aldatmadan bile kötü olduğunu düşünüyor. Dünyada ise bu oran sadece yüzde 14!

Kısacası heyecanın yeni dizilerle her gün biraz daha yükseldiği “dizi maratonu” devrinde, Netflix ile kaçamak eylemi de yeni normale dönüşüyor…

tv

HANGİ DİZİLERİ İZLERKEN ALDATIYORUZ?
Araştırmaya göre Türkiye’deki kullanıcılar Netflix ile kaçamak rutinini çabuk benimsedi. Netflix’in Eylül 2016’da tamamen yerel bir platforma dönüşmesiyle birlikte en iyi izleme deneyimine kavuşan Türkiye’deki çiftler, birbirini en fazla Dexter, Breaking Bad, Love, Star Trek, Black Mirror, Narcos ve Marvel’s Daredevil dizileriyle aldatıyor.

NEDEN ALDATIYORUZ?
Çoğu kişi Netflix kaçamaklarını planlı olarak yapmadığını, bir anda oluverdiğini söylüyor: Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 79’u eşini plansız aldatıyor. Yüzde 63’ü “dizi o kadar sardı ki resmen başından kalkamadım” gerekçesini öne sürüyor. Yine Türkiye’deki kullanıcıların yüzde 63’ü bu işten sessiz sedasız kurtulacağını bilse daha fazla aldatmaktan çekinmeyeceğini söylüyor.

NASIL ALDATIYORUZ?
Türkiye’de, evde tek başına kaldığında kendini tutamayıp eşiyle beraber izlemesi gereken diziyi yalnız başına izlediğini itiraf edenlerin oranı yüzde 58. Yüzde 10’u eşi evdeyken farklı bir odaya gizlenerek, yüzde 22’si ise eşi iş yerindeyken ya da şehir dışındayken sinsice diziyi açtığını kabul ediyor. Beraber dizi izlerken eşiniz uyuyakaldı ve siz izlemeye devam ettiniz diyelim, sizce bu aldatma sayılır mı? Türkiye’den araştırmaya katılanların yüzde 28’i öyle olduğunu düşünüyor.

NETFLIX İLE KAÇAMAK O KADAR KÖTÜ BİR ŞEY Mİ?
Türkiye’de bir diziyi birlikte izlemeye başlayan çiftlerin yüzde 27’si, hangi gerekçeyle olursa olsun eşinin Netflix’te kaçamak yapmasının, gerçek anlamdaki bir aldatmadan bile daha kötü olduğuna düşünüyor ve bundan korkuyor. Yüzde 40’ı ise şeytana uyup eşinden gizlice izlediği dizi bölümlerini asla itiraf etmiyor.

ERKEK AKLI

90’ların efsane ayakkabısı geri döndü

Umut Doğan Yıldız

-

90’lı yılların efsane koşu ayakkabısı Aztrek, tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yepyeni bir sneaker olarak pazara çıkıyor. 

Zamanının ilerisinde, benzersiz tasarımıyla Aztrek ’93 capcanlı renklerle 90’ları yeniden yaşatmaya geliyor.

Reebok Classic ailesinin en özel üyelerinden biri olan Aztrek ’93, çağın canlı ve genç enerjisinden ilham alırken 90’lı yılları yeniden yaşatmak üzere benzersiz bir sneaker olarak geri döndü.

Piyasaya çıktığı andan itibaren öncü kabul edilen Aztrek, benzersiz tasarımıyla tam 25 yıl sonra kendini özgün bir stille ifade etmek isteyenler için yeniden tasarlandı. Cesur renk tonları ve kendine has çizgileriyle göz alan Aztrek ’93, zamanının ilerisinde, yenilikçi bir sneaker olarak piyasaya çıktı.

Ünlü model Gigi Hagid, rap kraliçesi Cardi B’nin yanı sıra Future ve ikinci kişiliği Hndrxx ile iş birliğinde lanse edilen Aztrek ’93, 90’lar ruhuyla geçmişten esintiler taşırken yenilenmiş tasarımıyla günümüz sneaker modasına öncülük etmeye geliyor.

Petra Roasting pop-up mağazaya dönüştü

90’lı yılların tavrını otantik performansla harmanlayan Aztrek ’93, birbirinden renkli modelleriyle Mart ayı boyunca Gayrettepe Petra Roasting’deki Reebok Pop-Up Mağaza’da 559 TL fiyatla satışta olacak.

90’ların havasını solumak isteyenler için yeniden tasarlanan Reebok Pop-Up Mağaza, 7 Mart’tan başlayarak tam bir ay boyunca ziyaretçilerini karşılayacak. Türkiye’de bir ilk niteliğinde olan pop-up mağazada bir ay boyunca eşsiz tasarımıyla göz dolduran Aztrek ’93 modelleri sergilenirken, en sevilen Reebok Classic ürünleri de satışta olacak. 90’lar temalı dekorasyonu ile ziyaretçilerini bekleyen Petra Roasting’de 90’ları yeniden anmak üzere çeşitli atölyeler, Duygu Özaslan, Ekin Beril, Deniz Marşan ve Selen Akyüz gibi isimlerle birbirinden eğlenceli hafta sonu sohbetleri ve pazar günleri ise 90’ların efsane oyunlarını içeren heyecanlı oyun turnuvaları gerçekleşecek.

Reebok Petra Roasting Etkinlik Takvimi:

9 Mart – Duygu Özaslan ile “90’lardan Günümüze Değişen Medya”
13 Mart- Serigrafi baskı yöntemiyle Reebok Classic çanta tasarımı
16 Mart – Ekin Beril ile “90’larda Müzik”
20 Mart – D-I-Y Sticker tasarlama
23 Mart – Deniz Marşan ile “90’lar Modası”
27 Mart – Geçici Dövme atölyesi
30 Mart – Selen Akyüz ile “Sneaker nasıl evrim geçirdi?”
3 Nisan- Kişiye Özel Reeboklar..

Devamı

ERKEK AKLI

İyimser olmak ömrü uzatıyor

Umut Doğan Yıldız

-

Geleceğe yönelik olumsuz bakış, kişinin hem fiziksel hastalıklara hem de zihinsel rahatsızlıklara yakalanma sebebi

İyimser olmanın faydaları

İyimserlik ise fiziksel sağlık ve ruh sağlığı ile yakından ilişkili… Bilim adamlarının araştırmalarına göre iyimserler uzun yaşarken, kötümserler konforsuz bir hayat sürüyor hatta erken ölüyor! Kötümserlik ve fiziksel sağlık şikâyetler de birbiriyle alakalı. Buna göre 65-85 yaş aralığındaki kadın ve erkekler, iyimser bir bakış açısına sahipse kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini daha az taşıyor; ancak aynı şaş grubundakiler kötümser ise kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskleri yükseliyor. Öte yandan genç olmasına rağmen kötümser mizaca sahip göğüs kanseri hastalarında da erken ölüm gözlemleniyor. İyimser mizaçlılar, stresli durumlarla baş etmede daha rahat bir tutum sergiledikleri için depresyonu da daha düşük seviyede yaşıyor. Dahası, iyimser olanlar; kendilerinden daha az iyimser ve kötümser kişilere göre daha yüksek bir yaşam kalitesine sahip oluyor.

Bu durum, ağır hastalıklarda ve operasyonlarda da geçerli… Örneğin, by-pass ameliyatı geçirmiş bir grup hasta üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, ameliyatı takip eden 6 ay içinde, iyimser hastalarda yaşam kalitesi önemli ölçüde artış göstermiş ve hastanede kaldıkları sürede daha hızlı iyileşip taburcu olduktan sonra da günlük yaşamlarına daha çabuk dönebilmiş.

Devamı

ERKEK AKLI

Kendinize güvenmenin yolları var!

Umut Doğan Yıldız

-

Kendimize güvenmiyorsak bu güveni nasıl inşa edeceğiz? Bunun da yolları var elbette. Uzmanların tavsiyelerini sıralamak gerekirse.

*Yaşadığınız ve özgüveninizi sarsan bütün deneyimlerinizi unutun. Bu deneyimler aklınızda kalıcı bir yer edindiği için önünüzü kesip sizi engelliyor olabilir. İkinci adım olarak da istediğiniz şey her ne ise ona odaklanın. Yarım bırakmayın, başarısızlık düşüncesine prim vermeyin ve yapın! Yine başarısız mı oldunuz? Önemli değil. Eksiklerinizi belirlemek ve tamamlamak için zaman kazandınız sadece.

*Arkadaşlarınızla, dostlarınızla sık sık bir araya gelmeye çalışın ve onların başarı ve başarısızlık hikâyelerini dinleyin. Bu, hem kendinizi başkalarıyla kıyaslama fırsatı verecektir hem de karşınızdakilerin anlattıkları, gözünüzde büyüttüğünüz başarısızlıkların o kadar da “felaket” şeyler olmadığını anlamanıza yardım edecektir.

*Dert yanmayı, dünyanız yıkılmış gibi, bitmiş tükenmişsiniz, siz bir sıfırmışsınız gibi davranmayı bırakın! Fırsat buldukça başarılı insanların hayat hikâyelerini okuyun. Hepsinin birkaç ortak noktası olduğunu fark edeceksiniz: Hepsinin istediği şeye odaklanan, sorunları gözlerinde büyütmeyen ve (en önemlisi) çözüm odaklı düşünüp davranan insanlar olduğunu göreceksiniz.

*Başkalarının düşüncelerini umursamayın! Herkes istediğini düşünsün, siz ne düşünüp ne hissediyorsunuz, önemli olan bu.

*Enerjinizi doğru yere harcayın. Spor yapın, yürüyüşe çıkın; onlar da bir yana sizi mutlu eden şeylere yönelin. Depresif, her şeye olumsuz yaklaşan, sürekli eleştiren insanları etrafınızdan uzak tutun.

*Renkler daima hayatınızın içinde olsun. İşyerinizin kuralları gereği lacivert, siyah, gri gibi renkler kullanmaya mecbursanız renkli bir aksesuarla dış görünümünüzü canlandırın. Masanızda kullandığınız malzemeleri en göz alıcı renklerden seçin. Evinizi, hatta evinizin odalarını farklı renklere boyatın. Bütün bu “renkli” yaklaşımlar, hayata daha olumlu yaklaşmanızı sağlayacaktır.

*”Evet” ve “Hayır” iki basit kelime gibi görünebilir ama çoğumuz, kendimize güvenmediğimiz için, hiç istemediğimiz anlarda bile “hayır” diyecekken “evet, “evet” diyecekken “hayır” diyoruz. Size bir soru, bir öneri geldiğinde; siz, içinizdeki asıl kişi ne istiyor, hangi seçim onu mutlu eder, önce ona karar verin. Kimsenin hatırı için de seçiminizi değiştirmeyin.

*Kendinize, özgüven ile ilgili bir program da yapabilirsiniz. Başlangıç için gerçekte istediğiniz ama kendinize bahaneler üretip yapmadığınız bir isteğinizi hedefe koyun. Bir el sanatları kursuna gitmek, saçınızı kestirmek, öğle yemeğine arkadaşlarınız olmadan çıkmak ya da çocuklarınızla sinemaya gitmek gibi bir istekle işe başlayın. Bunu başardıktan sonra sizin için biraz daha önemli olanı, sonra daha da önemli olanı listeye alın. Bir süre sonra geldiğiniz noktaya kendiniz bile inanamayacaksınız! Hayatın ve kendinize güvenmenin tadını çıkarın!

Devamı

Popüler

 

www.pilioo.com