Bizi Takip Edin

BESLENME

DEPRESYON VE VÜCUT AĞIRLIĞI İLİŞKİSİ

-

 

Depresyon mu kilo aldırır; yoksa kilo almak mı depresyona neden olur? Aslında bu mesele, tavuk-yumurta anlatısından çok da farklı değil.

1Beden ve zihin arasındaki ilişki çoğunlukla karmaşıktır. Düşünceler, anılar ve duygular fiziksel durumları etkilediği gibi, tersi de geçerlidir. Söz konusu kilo vermek olduğunda ise bu diyalektik ilişki daha da belirginleşir. Araştırmacılar hangisinin nelere neden olduğunu kesin olarak bilmeseler de, ardı ardına gelen çalışmalar bu bağlantıların varlığına dair kanıtları daha da kuvvetlendiriyor.

Depresyondaki kişiler genellikle umutsuzluk hissine kapılabilir; buna bağlı olarak uzun vadede kendini ihmal etme eğilimi oluşabilir. Fiziksel aktiviteler ve sağlıklı yemek pişirme gibi alışkanlıklar da bu kapsamda önemini yitirebilir. Ayrıca, ümitsizliğe bağlı olarak beslenme bir uğraş olmaktan çıkar. Uğraş gerektirmeyen yemekler ise hepimizin bildiği üzere genellikle sağlıksız olurlar.

Depresyonun, enerji ve motivasyon kaybı yaşattığı için kişiyi sağlıklı beslenme alışkanlıklarından koparması akla yatkın gelebilir. Ancak, bazı araştırmalara göre vücuttaki yağ fazlaları da depresyon üzerinde etkili olabiliyor.

Yağ, etkisiz bir madde değil. Vücutta metabolizmadan hormon üretimine ve gen fonksiyonlarına kadar birçok biyolojik rol üstleniyor. Obez insanların yağ dokularında, patojenleri tüketen makrofajların sayısı yüksektir. Bu, ilk bakışta iyi bir şey gibi gelebilir; ancak Psychiatric Annals’ta yayımlanan bir çalışmaya göre aynı zamanda inflamasyona yol açan hormonların salgılanmasına da neden olur. İnflamasyonun ise aralarında en ölümcül iki hastalık olan diyabet ve kalp hastalıklarının da bulunduğu birçok rahatsızlıkta etken rol oynadığı bilinmekte.

İnflamasyon da depresyon ile ilişkilendirildiği için, araştırmacılar, söz konusu maktofajların obezite ile depresyon arasındaki mekanizmanın kilidi olabileceğini düşünüyorlar.

Eğer fazla kilolu ve depresyondaysanız, gerek mental gerek fiziksel açıdan içinde bulunduğunuz kötü koşulların ileride sağlığınızı da olumsuz etkileyebileceğini düşünebilirsiniz. Muhtemelen öyle de olacaksınız. Ancak bu döngüden çıkmanın etkili bir yolu bulunuyor: Sağlıklı beslenmek ve daha fazla hareket etmek.

Düzgün beslenmenin ve kardiyovasküler aktivitelerin hem zihin hem de beden üzerindeki olumlu etkileri uzun süredir bilinmekte. Medical Journal of Australia’da yayımlanan bir rapora göre bu faydalar özellikle de klinik depresyon ve obezite için geçerli.

Eğer depresyondaysanız ve kilo alma sorununuz bulunuyorsa uzman yardımına başvurarak bu sorunlarınızı gidermeyi denemelisiniz. Sizi zorlamayacak basit terapilerle başlayabilir, bu süre içerisinde diyetisyeninizden de yardım talep edebilirsiniz. Her ne olursa olsun, bir şeyleri değiştirmek adına atılacak ilk adım önemlidir. Bu adım ise seni depresyon-kilo alma döngüsünden çıkarabilecek bir adım olmalı.

BESLENME

Sindirim hızlandırıcı smoothie

Umut Doğan Yıldız

-

Diyetisyen Yrd. Doç. Dr. Gamze Şanlı Ak’ın hazırladığı enfes smoothie tariflerine bir yenisi daha eklendi: Sindirim hızlandırıcı smoothie

Gamze’nin Fit Notu: Polen, bilinen en eski doğal besin takviyeleri arasında yer alır. Polenin en büyük özelliği doğal bir alerji önleyici olmasıdır. Fiziksel performansın artırılmasında kullanılır.

MALZEMELER
3 orta boy taze kayısı
Yarım orta boy şeftali
Çeyrek papaya
3 yemek kaşığı süzme yoğurt
1 yemek kaşığı chia tohumu
1 tatlı kaşığı şekersiz ham kakao

Süslemek için
1 çay kaşığı polen

YAPILIŞI
Chia tohumunu, ham kakao ve yarım çay bardağı suda bekletip şişirerek chia pudingi hazırlayın. Smoothie yapımı için kalan tüm malzemeleri blender’a veya mutfak robotuna aktarın. Kıvamlı hâle gelene dek karıştırın. Kâseye smoothie ekleyip üzerine chia puding koyun ve süsleyin.

Devamı

BESLENME

Spor sonrası smoothie

Umut Doğan Yıldız

-

Yrd. Doç. Dr. Gamze Şanlı Ak tarafından hazırlanan efsane smoothie tariflerini vermeye devam ediyoruz. İşte karşınızda spor sonrası smoothie tarifi!

Gamze’nin Fit Notu: Buğday kepeği, B grubu vitaminlerden zengindir. Özellikle kabızlık sorununu önlemede etkilidir. Yüksek lif ve düşük kalori içeriğiyle tok kalma ve kilo kontrolünü sağlamaya yardımcıdır.

MALZEMELER
1,5 orta boy donmuş muz
1 tatlı kaşığı şekersiz fıstık ezmesi
1 tatlı kaşığı şekersiz ham kakao
1 yemek kaşığı buğday kepeği
1 çay kaşığı kahve
100 ml protein süt

Süslemek için
10 adet çiğ fındık
1 çay kaşığı chia tohumu
Yarım orta boy donmuş muz

YAPILIŞI
Smoothie yapımı için tüm malzemeleri blender’a veya mutfak robotuna aktarın. Kıvamlı hâle gelene dek karıştırın ve üzerini süsleyin.

Devamı

BESLENME

Yemek yemeden duramıyorum!

Umut Doğan Yıldız

-

Yemek yemeden duramayanların, doyduğunda bırakmalarını sağlayacak 6 öneri!

Yeme davranışını kontrol etmek ve ipleri eline almak isteyenler için 
Dr. Diyetisyen Gamze Şanlı Ak‘ın tavsiyeleri!

Hedeflediğiniz kiloya ulaşmanızdaki en büyük engel, hesaba katmadığınız fazla kalorilerdir. Hiçbir şeyden mahrum kalmadan, porsiyonları azaltarak bilinçli yediğinizde, bu kalorileri en kolay yoldan saf dışı bırakmış olursunuz. Bilinçli yemek, bir diyet çeşidi değildir.Ne yediğinize değil, nasıl yediğinize yönelik davranış değişiklikleri ile ilgilidir.Yeme davranışını kontrol ederek neler başarabileceğinizi öğrenmek ister misiniz?

1- Her lokmada çatalı bırakın

Bir lokma aldıktan sonra yutmayı bile beklemeden yenisi için tabağa mı yöneliyorsunuz? Yemek yerken otomatik olarak elimiz ağzımıza gidiyor ve 5 dakikada tabağımızı silip süpürüyoruz ancak beynimiz yemek yediğini 20 dakika sonra anlar. Bu nedenle yemek yemek için kendinize zaman ayırmanızı öneririm. Lokmalar arası çatalı bırakmak, doyup doymadığınızı anlamanız için size zaman verir. Çünkü bilinçli beslenmede amaç tıka basa yemek değil doyduğunu hissetmektir.

2- Yarım Porsiyona Ne Dersin?

“Ben doydum, gözüm doymadı” lafını hepimiz hayatımız boyunca en az bir kez söylemişizdir.  Tabağımızdaki her şeyi yemeye programlı olmamız bu güdü ile birleşince ortaya pek de hoşlandığımız sonuçlar çıkmıyor.Aslında tabağınızı yarım doldurursanız gözünüzün midenizden büyük olmadığını anlayacaksınız. Unutmayın, gerçekten doymazsanız kimse yemeği sizden kaçırmayacak.

3- İlk Lokmanın Tadına var

Yemek, sanılanın aksine sadece lezzetle ilgili değil tüm duyularla ilgilidir. Çoğunlukla yemek yerken, yemeğimiz hariç her şeyi düşündüğümüz için vasat denecek birçok şey yememize rağmen bunu fark etmeyiz. Yemeğe başlamadan birkaç saniye bekleyin ve gerçekten yemeğinize odaklan. Neye benziyor? Nasıl kokuyor? Tanımlamanız için 3 kelime seçmeniz gerekirse ne olurdu? Yemeğin dokusuna ve yerken çıkan seslere konsantre olun. Ağzınızdan midenize inene kadar geçecek süreyi hayal edin. Böylece tokluk sinyallerinin aşırı yemenize fırsat vermeden salınmasına zaman tanımış olursunuz.

4- Televizyonu kapat

Yemek yerken televizyonu açmak %14 daha fazla yemeye zemin hazırlar. Yediğinizle bağ kurun ve ekrana bakmak yerine tabağınıza bakın. Çünkü yemek molası, başka şeylerle de uğraşılacak boş zaman değildir.

5- Yemekten 30 dakika önce su için

Susamanın açlıkla karıştırabildiğini biliyor muydunuz? Yani yeteri kadar su içerseniz boş yere açlık hissetmezsiniz.

6- Yerken yumruğunu sık

Ne kadar garip olduğunun farkındayım ama gerçekten işe yarıyor. Fiziksel hareketler zihnimizi de etkiler. “Hayır”denilen şeye karşı duyarlılık oluşur ve elimizi yumruk yaparız. Çünkü bu “dur”demektir. Bu psikoloji ile alakalı “şekillenmiş biliş”  teorisi olarak bilinir. Elini yumruk yapmak,yemeğin her anında açlığınızı sorgulamanızı ve gerektiği yerde durmanızı hatırlatır.

Dr. Dyt.(PhD) Gamze Şanlı Ak 

Devamı

Popüler