Bizi Takip Edin

anaslide

DEMİR TAVINDA DÖVÜLÜR

-

 

Şampiyon doğulmaz, olunur. Mike Tyson’ı suça meyilli bir çocuktan, kendini “gezegenin en kötü adamı” ilan eden bir adama dönüştüren efsanevi antrenör Cus D’Amato’nun öğretilerini, bizzat ünlü boksörün ağzından dinleyin.

1/ ASLA PES ETME

Genç Tyson akıl hocasıyla tanışır ve üne kavuşur. Cus’ın salonu New York Catskill’deki karakolun üstündeydi. Mekânın içi eskiydi, havada bir koku asılıydı ve küçük bir ring vardı. Duvarlarda dökülmeye yüz tutmuş onlarca gazete kupürü bulunuyordu. Yaşı ilerlemiş birkaç tane beyaz adam, Cus’ın yardımcısı Teddy Atlas’ın etrafında toplanmıştı. Ardından Cus’la tanıştırıldım ve her şeyin bu adamın kontrolü altında olduğunu anlamam uzun sürmedi. Odadaki bütün havayı içine çekmiş gibiydi. Elimi sıktı, yüzünde gülümsemeye dair hiçbir iz yoktu. Duygularını anlayamayacağınız biriydi. Teddy Atlas bana bir bakış attı ve “Bu elemanla dövüştürebileceğimiz kimse yok” dedi. Bobby Stewart (Tyson’ın ıslah evi hocası) ise benimle ringde dövüşeceğini söyledi. İlk rauntta çok iyiydim ve Stewart’ı yumruklarımla hırpalıyordum. Daha önceden çalıştığımız hareketleri yaparken ilk defa Cus’ın gülümsediğini gördüm. “İşte bu harika! Çok iyi!” diyordu. İkinci rauntta da Stewart’ın üzerine gitmeye devam ettim. O da bana bir iki tane salladı ve burnum kan revan içinde kaldı. Hissettiğimden daha kötü görünüyor olacak ki, Atlas hemen ringe atladı. Stewart’a döndü ve “Yeter Bobby, göreceğimizi gördük” dedi. Hemen karşı çıktım ve “Hayır hayır, bitiremeyiz. Stewart bir kez başladık mı, en az 3 raunt devam etmemiz gerektiğini söyler” dedim. Bobby dönüp Cus’a baktı, o anı bir film sahnesi gibi hatırladığını söylüyor: “Cus’ın yüzü kıpkırmızı oldu, yanında duran arkadaşlarına baktı, hepsi sırıtıyordu. Tüm yüzü aydınlanmıştı. Korkudan saçları dimdik olan bir adam gördünüz mü hiç? Cus’ın saçları yoktu gerçi ama öyle birini andırıyordu. Gözleri iri iri açılmıştı, ‘Yeniden hayata döndüm’ der gibiydi.”

2/ ARINMAYI ÖĞREN

Cus’a göre bir dövüşçünün başarılı olabilmesindeki en büyük etken, sezgisel ve kişisel olmayan bir biçimde dövüşmesi, yani ringde kendini duygularının yükünden kurtarmasıdır. Cus bana vücut dışı etkenlerin ne olduğunu öğretti. Bir gün oturup televizyon izlerken “Haydi bir çalışma yapalım” dedi. Yanıma oturdu ve “Baskın ol. Odaklan. Kendi gözlerine baktığını görene kadar gevşe. Kendini gördüğün an bana söyle” dedi. Kendimi duygularımdan soyutlamayı öğrenebilmek benim için çok kritikti. Tıpkı profesyonel bir yalancı olmayı öğrenmeye benziyor. Ringde kendimi duygularımdan arındıramazsam, kavgacı bir serseriden farksız olurum. Ringde duygular çok ön plandadır. Birine sert bir yumruk yapıştırıp, yere düşmediğinde gerilebilirim. Ancak bu arınmayı öğrenmek ayakta kalmanızı sağlar.

3/ KENDİNLE KONUŞ

Cus’la birlikte yaşamaya başladıktan sonra kendi kendimi sözlü olarak onaylamaya başlamıştım. “Günden güne, her anlamda daha iyiye gidiyorum” diyordum. Cus ise şöyle derdi: “Başarının her türlüsünü tatmış, güzel bir vücudu olan, mükemmel görünen, yatakta çok iyi olan, her alanda kusursuz bir adam düşün. Bu adamdan kendine olan güvenini alıp gerçek hayatla yüzleştirirsen, başarısız olur. Öte yandan hiçbir şeyi, gerçek anlamda hiçbir şeyi olmayan birine özgüven yükle ve hayatın ortasına koy. Başarılı olacaktır. Güven başarıyı, başarı güveni doğurur. Doğru kullanılan özgüven, zekâyı bile geride bırakır.” Hayatımın şu anki döneminde yaşadığım bazı sorunların kaynağında bunun yattığını düşünüyorum. Beni Tanrı olduğuma inandırmıştı çünkü.

4/ ZİHNİNE HÜKMET

Cus sürekli zihnimi kuvvetlendirmemi isterdi. “Zihnin senin dostun değil, bunu biliyorsun değil mi? Beyninle de dövüşmeli, onu ait olduğu yerde tutmalısın” derdi. Cus’a göre zihnimiz de bir kastı ve onu ne kadar çalıştırırsanız, o kadar kuvvetlendirdiniz. Ayrıca zihnimizin bize karşı oyunlar oynadığını da söylerdi. Bir adam çok formda olabilir ama dövüşmek istemiyorsa veya rakibinden çekiniyorsa, kendisini çok yorgun olduğuna inandırabilir, ringde kendini yere bırakacağı
güvenli bir nokta arar.

Cus’a göre zihninizin kontrolünü ele almak ancak iyi bir disiplin algısıyla mümkündür. Disiplin tanımıysa şuydu: Yapmaktan nefret etseniz de, o şeyi yapmayı seviyormuşsunuz gibi uygulamak. Adam rahip gibiydi! Bugün delinin teki olmamın sebebi de bu galiba; arzularımı bastırarak, sadece antrenman ve mastürbasyon yaparak yaşıyorum. Bu seviyede bir disipline sahip olursanız, Cus’ın gözünde profesyonelsinizdir.

5/ GÜVENDE HİSSEDERSEN, ÖLÜRSÜN

Cus yaratıcı görselleştirmeye inanan biriydi. Şampiyon olmak isteyen biri, tam anlamıyla kendisini o konumda hayal edebilmelidir. Ağır sıklet şampiyonu olmak istiyorsam, 14 yaşında bile ağır sıklet şampiyonu gibi yaşamalıyım. Yani ben 14 yaşındayken bir şampiyondum, çünkü şampiyon bir dövüşçü gibi yaşıyordum
zaten! Kendimi Romalı bir gladyatör gibi görerek her gün antrenman yapıyordum. Cus bana savaş halindeymiş gibi yaşamamı ama aynı zamanda dingin ve sakin olmamı öğütlerdi. İnsanlara savaş halinde olduğunuzu çaktırmamalısınız ki, gerçek savaş kapıya dayandığında ne kadar hazır olduğunuzu bilmesinler. Öte yandan fazla sakin ve özgüvenli olmaya karşı da uyarı alıyordum. Cus “Bir birey ne kadar büyükse, o kadar özgüvensizdir” derdi. Kendinizi güvende hissettiğiniz an ölürdünüz. Bir adam bulunduğu konumda rahata erdiyse, o konumu kaybetmeye hazır bir konumda demektir.

6/ KEDİ GİBİ DÖVÜŞ

Psikolojik çalışmalarım tıkırında giderken, Cus benim boks yeteneğime odaklanmaya başladı. Yenilikçi yaklaşımını boksun fizyolojik tarafına da taşıyan Cus, rakiplerince “peakaboo” (yüzü ellerin arkasına saklayıp göstererek oynanan çocuk oyunu) adı verilerek küçümsenen stilin yaratıcısıydı. Bazıları bu stili kaplumbağa tarzına benzetse de, Cus’ın ilham aldığı canlı kedilerdi. Cus her şeyi dövüşe bağlardı. Bir keresinde iki hamamböceğinin kavgasını izlemiş ve “Gördün mü nasıl direkt vuruş yapıyor?” demişti. Kediler oldukça çeviktir. Yanlara doğru çok iyi hareket ederler ve çok güzel “fake” atarlar. Gezegendeki en iyi katillerdir. Cus bana kedi gibi hareket ettiğimi söylerdi.

7/ İÇGÜDÜLERİNLE HAREKET ET

Cus’ın en yenilikçi antrenman icadı ise Willie Bag’di. Bu düzeneği ilk getirdiğinde Jose Torres, Willie Pastrano’yla yapacağı maç için hazırlanıyordu. Willie Bag, bir çerçeveye asılı beş şilteden oluşuyordu. Öndeki şilte insan taslağına benzer ve torbanın çeşitli yerlerinde numaralı hedefler yer alır. 1 numara çeneye sol kroşe, 2 çeneye sağ kroşe, 3 sol aparkat, 4 sağ aparkat, 5 karaciğere sol kroşe, 6 dalağa sağ kroşe, 7 surata direkt ve 8 karın boşluğuna direkti temsil eder. Cus numaraları söylediği bir kaset kaydeder ve boksör de bu numaraların karşılığı olan yumrukları atar. İlk etapta neredeyse 5 saniyede bir yumruk komutu gelirken, kaset ilerledikçe tempo da artar. Çalışmanın temelinde içgüdüsel olarak yapacağınız tekrarlar yatar ve bunları dışarıda hiç düşünmeden yapacak hale gelirsiniz.

8/ EFSANE GİBİ YAŞA

Bukalemun gibi adamdım. Cus bana 15 yaşımdayken Nietzsche okuturdu. Adımı bile zor yazarken kendimi Superman gibi görüyordum. Dövüş kulüplerine giderdim eskiden. Bu mekânlar serserilik peşinde koşan sokak çocuklarının, gerçekten sert adamların takıldığı yerlerdi. İçeri girerdim, onlar bana gözlerini dikerdi ben onlara; birbirimizi tartarak, dövecekmiş gibi bakardık. Hepimiz ciğeri beş para etmeyen tiplerdik ama orada dikilirken kendimi bir asilzade, büyük bir gladyatör, savaşmaya hazır bir adam gibi görüyordum. Gerçekten tam dayaklıktım ki, 15 yaşındaydım daha, düşünün. Tüm hayatım bundan ibaretti. Çizgi filmler, karate ve boks filmleri izliyordum, aralıksız mastürbasyon yapıyordum. Ama kendimi asilzade sanıyordum!

9/ TEKRAR AYAĞA KALK

Cus en iyi yönünü dövüşçüleri yenildiğinde gösterirdi. Onun güvencesine ve içimizi rahatlatmasına en çok o zaman ihtiyaç duyardık. Cus’ın olayı cesaretimizin kırılmasını önlemekti. Ağlayabilirsin, şikayet edebilirsin, söylenebilirsin ama cesaretini yitiremezsin. Sanki o adam seni değil de sen onu yere sermişsin gibi, tekrar o ringe çıkarsın.

10/ ONLARI HAKSIZ ÇIKAR 

İnsanların Cus’ın unvanı kazanacağına dair iddiasına şüpheyle yaklaşmalarının nedeni, çok küçük olduğumu düşünmeleriydi. Bir gün çöp poşetinin ağzını bağlarken, profesyonel boksör olarak ne kadar başarılı olacağımdan falan söz ediyordum. Cus şöyle demişti: “Keşke sende Mike Weaver ya da Ken Norton gibi bir vücut olsaydı. O zaman insanlar seni gördüklerinde çekinirdi. Ah o adamlar gibi iri olsaydın! Herkesi korkuturdun.” Bu sözler nasıl canımı acıtmıştı! Ona bir şey demedim tabii çünkü şöyle karşılık verirdi: “Nesin sen bebek mi? Ağlasaydın bir de? Duygusal yönden dirayetli olmayacaksan, o büyük maçların üstesinden nasıl geleceksin?” Çöpü çıkardım, odama çıktım ve ağladım. Cus bana olan güvenini yitirmiş miydi? Neden kimsenin benden korkmayacağını kafama kakıyordu ki? İşte tam o anda, boks dünyasının gördüğü en ürkütücü, göz korkutan auraya sahip olmaya karar verdim. Demir Mike’a dönüştüğüm gün, o gündür.

11/ GÖREVİNİ TAMAMLA

Cus bir gün bana zatürreden ölmek üzere olduğunu söyledi. Çok sinirlendim. Birlikte çok şey yaşamıştık. Sürgünde olan bu yaşlı adamın yanına sığınmış ufak bir sokak çocuğuydum. Çok büyük paralar kazandığımızı, dev malikanelerde yaşadığımızı hayal ediyor, dünyada bize dokunabilecek kimsenin olmadığına inanıyorduk. Bize kıskançlıkla bakmaktan başka bir şey yapamayacaklardı. Boks tarihinin gördüğü en mucizevi ikiliydik. Ama büyük hedefimize ulaşamadan her şeyi yitirmek üzereydik. Cus olmadan bu yolda yürümeye devam edemezdim. Ona “Sen ölürsen dövüşmeyi bırakırım” dedim ve hıçkırarak ağladım. Cus kızgınlıkla bakıyordu. Şöyle dedi: “Dinle beni! Dövüşmeyi bırakırsan, ölen ruhların insanlara nasıl musallat olabileceğini yaşayarak görürsün. Çünkü senin için geri gelirim ve hayatını kâbusa çeviririm. Dövüşmek zorundasın.”

12/ BÜYÜK DÜŞÜN

Cus bir keresinde insanlara hayal sattığını söylemişti. Yaptığı da tam olarak buydu. Bana büyüleyici bir hayal satmıştı. Kendimi asla ağır sıklet şampiyonu olarak düşünemezdim. Öyle gözükmüyordum bile. Çünkü ağır sıklet şampiyonu büyük ve güçlü olmalıydı. Bu amacın peşinden koşan bana hayrandım. Cus bana bunu öğretti. Bir rahip gibi, arzuların peşinden koşmayı reddetti, başarı için fedakârlık gösterdi. Ben de onun yolunu izledim ve şu an olduğum yere geldim. Bu yöntem bende işe yaradı çünkü radikal bir kişiliğim var. Ve özgüvenim o kadar düşüktü ki… Ne kadar dengesiz bir kombinasyon: Cus’ın içime işlediği düşük özgüven ve yüksek ego. Cus’ın bana sattığı hayalleri nasıl satın almazdım ki? Heves bulaşıcıdır. Ve Cus tanıdığım özgüveni en yüksek insandı.

Mike Tyson’ın yeni çıkan “IRON AMBITION: LESSONS I’VE LEARNED FROM THE MAN WHO MADE ME A CHAMPION” adlı kitabından alıntılanmıştır.

 

Continue Reading
Advertisement

anaslide

BACAK KASLARI İÇİN EFSANE PROGRAM

Umut Doğan Yıldız

-

Bu efsane hareketle bacak ve merkez bölgesi kaslarınızı güçlendirirken denge ve hareket kabiliyetinizi de geliştireceksiniz. Bacak kaslarını geliştirmek için haftaları atlamayın.

HAFTA 1

Reverse lunge

(bir adımınızı geri atın, o dizinizi bükün ve gövdenizle yere doğru alçalın) ve her iki bacakla SPLIT SQUAT (Bir ayağınızı öne atın ve gövdenizi yere yaklaştırın) yapın.

PAZARTESİ 6 TEKRARDAN 3 SET
SALI 6 TEKRARDAN 3 SET
ÇARŞAMBA 8 TEKRARDAN 3 SET
PERŞEMBE KNEE TO WALL: DUVARIN BİR ADIM ÖNÜNDEYKEN ÖNDEKİ DİZİNİZİ DUVARA DEĞDİRİN. BU BİR TEKRARDIR. 6 TEKRARDAN 5 SET YAPIN.
CUMA 10 TEKRARDAN 3 SET
CUMARTRSİ 12 TEKRARDAN 3 SET
PAZAR TEST: HER HAREKETİ HER İKİ TARAFA 15 TEKRAR YAPIN. YAPAMIYORSANIZ HAFTAYI TEKRAR EDİN.

HAFTA 2

Pistol negative

Sol ayağınız bir box’un üzerinde, sağ ayağınız havada olacak şekilde durun. Sol dizinizi sağ ayağınız yere değene kadar bükün ve tekrar doğrulun. Bu 1 tekrardır.

PAZARTESİ 4 TEKRARDAN 4 SET
SALI 6 TEKRARDAN 4 SET
ÇARŞAMBA 8 TEKRARDAN 4 SET
PERŞEMBE CLOSED-FEET SQUAT:
AYAKLARINIZ BİTİŞİK SQUAT YAPARAK ALÇALABİLDİĞİNİZ KADAR ALÇALIN. 10 TEKRARDAN 5 SET YAPIN.CUMA 10 TEKRARDAN 4 SET CTS. 12 TEKRARDAN 4 SET
PAZAR TEST: HER İKİ BACAK İÇİN ÜÇ TEKRARDAN 1 SET YAPIN. YERE 3-5 SANİYEDE ALÇALIN. YAPAMIYORSANIZ, BU HAFTAYI TEKRAR EDİN.

HAFTA 3

Single leg wall sit

Sırtınızı duvara yaslayın, ayaklarınız 60 cm kadar önde olsun. Dizleriniz 90 derece olana kadar alçalın. Sonrasında doğrulun ve bir bacağınızı düz hale getirerek 15 saniye bekleyin.

PAZARTESİ 4 TEKRARDAN 4 SET
SALI 6 TEKRARDAN 4 SET
ÇARŞAMBA 8 TEKRARDAN 4 SET
PERŞEMBE PIGEON POSES: DİZLERİNİZİN ÜZERİNDEYKEN SAĞ BACAĞINIZI ARKANIZA SOL BACAĞINIZI ÖNE UZATIN. 15 SANİYE BEKLEYİN.
CUMA 6 TEKRARDAN 4 SET
CUMARTESİ 8 TEKRARDAN 4 SET
PAZAR TEST: 3 TEKRAR WALL SIT YAPIN. (HER İKİ BACAKLA 20 SANİYE) OLMADI MI? 3. HAFTAYI TEKRAR EDİN.

 

HAFTA 4

Assisted pistol

TRX bandının 60 cm önünde durarak tutacaklarını kavrayın. Sağ ayağınızı yerden kaldırarak bacağınızı öne doğru uzatın ve sol dizinizi kırarak kalçanızı yere yaklaştırın. Bu bir tekrardır.

PAZARTESİ 4 TEKRARDAN 2 SET
SALI 6 TEKRARDAN 2 SET
ÇARŞAMBA 8 TEKRARDAN 2 SET
PERŞEMBE CROSSED LEG SQUAT: SOL AYAĞINIZI SAĞ AYAĞINIZIN ARKASINA GÖTÜRÜN VE PARMAK UCUNDA ALÇALIN.10 TEKRARDAN 5 SET YAPIN.

CUMA 10 TEKRARDAN 2 SET
CUMARTESİ 12 TEKRARDAN 2 SET
PAZAR TEST: HER İKİ BACAKLA 12 TEKRARDAN 2 SET YAPIN. ÜÇ SANİYEDE ALÇALIN. YAPAMIYORSANIZ 4. HAFTAYI TEKRAR EDİN.

 HAFTA 5

Pistol Squat yapmak için bir ayağınızı yerden kaldırın ve öne doğru uzatın. Diğer dizinizi bükün ve kalçanız yere iyice yaklaşana kadar devam edin. Şimdi doğrulun. Tebrikler!

Devamı

anaslide

BURPEE YAPARKEN BAŞ DÖNMESİ!

Umut Doğan Yıldız

-

Burpee yaparken başın dönüyorsa bunun birden fazla nedeni olabilir.

Egzersiz programına yeni eklediysen, bu hareket yapabilirlik seviyene bağlı olarak sana şiddetli gelebilir. Eğer zorlanıyorsan, egzersizi basitten zora doğru olacak şekilde aşamalandır. Burpee öncelikle bir box / kutu kullanılarak yapılmalı. Ellerini yerden daha yüksek bir yere koyarak açıyı daha uygun hâle getirebilirsin.

Ayrıca antrenmanının hangi kısmına, hangi yoğunlukta eklediğin de önemli. Aerobik ve anaerobik kapasiten yeterli değilse, nabzının aşırı yükselmesi de baş dönmesine sebep olabilir. Ayrıca yanlış ve yetersiz beslenme sonucu kan şekerinde düşme yaşanabilir; bu da baş dönmesine yol açar. Bunları dikkate alarak egzersiz ve beslenme planlamanı yeniden oluşturman gerekebilir.

Egzersiz yaparken doğru nefes alıp vermek de işin en önemli kısımlarından biri. Kaslarının en iyi performansını sergilemesi için oksijene ihtiyacı vardır ama bu oksijeni kaliteli bir şekilde alman gerekir. Çok sık ve hızlı nefesler alıp verirsen bu da bir süre sonra mide bulantısı ve baş dönmesine neden olabilir. Tüm bunlara dikkat etmene rağmen baş dönmesi devam ediyorsa, tabii ki doktora görünmende fayda var.

Çağdaş Cemre Kılıç, Burn & Joy’un Kurucusu, Egzersiz Danışmanı

Devamı

anaslide

ÇARPINTININ NEDENİ SADECE KALP DEĞİL!

Umut Doğan Yıldız

-

Kalpte çarpıntı, göğüs ağrısı ve nefes darlığı kalbimizin bize yolladığı sinyallerin başında geliyor. Bu sinyallerden çarpıntı, kalbin hızlı çalışması anlamına geldiği için bu sorunu yaşayanlar çoğunlukla kalp hastalıklarına yönelik muayene oluyor, şikayetleri çözümsüz kalabiliyor. Bunun nedeni ise toplumdaki yaygın inanışın aksine, kalpte çarpıntının sadece kalp hastalıklarının belirtisi olmaması.

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut; ilk planda kalp hastalığı habercisi olarak düşünülse de, çarpıntının aslında tüm vücuttaki sorunlar için bir belirti olabileceğine işaret ederek, sanılanın aksine her çarpıntının nedeni kalpteki bir sorundan kaynaklanmadığını belirtiyor. Kalbimiz hızlı çarparak aslında vücudumuz için bize sinyal göndermeye çalışıyor. Bu nedenle çarpıntıya yönelik araştırma yapılırken kalp dışındaki faktörlerin de dikkate alınması çok önem teşkil ediyor.  Çarpıntı gelişimine yol açan ve doğrudan kalbi ilgilendirmeyen nedenleri öğrenmeye hazır mısın?

Kansızlık 
Genç yaşlı her yaş grubunun ortak sorunlarından biri olan kansızlık genellikle tedavisi ihmal edilen bir hastalık. Kansızlıkta kalp vücudun oksijen ihtiyacını karşılamak için daha çok çalışıyor ve bu tablo da kendini çarpıntıyla belli ediyor.

Guatr
Boyunda bulunan tiroit bezinin anormal derecede hızlı çalışması vücudun metabolizmasını hızlandırıyor. Bu tablo sıklıkla kendini çarpıntıyla gösteriyor. Sebebi bulunamayan çarpıntı şikayetlerinde mutlaka tiroit hormonlarına bakılması gerekiyor.

Hipoglisemi
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut kan şekerinin düşmesi anlamına gelen hipogliseminin genç yaşlı herkesi tehdit ettiğini vurguluyor. Çarpıntı, yemek yedikten hemen sonra aşırı insülin salınmasına bağlı olarak da gelişebiliyor. Hipoglisemi kendini sıklıkla halsizlik ve çarpıntıyla gösteriyor.

Uyku bozuklukları
Uyku bozuklukları çarpıntının sık görülen sebeplerinden biri. Vücut uyku sırasında metabolizmasını yavaşlatıyor ve dinleniyor. Düzenli ve kaliteli uyku uyumayan kişilerde kandaki stres hormonlarının seviyesindeki artışa paralel olarak gün içerisinde kalp hızı daha yüksek seyrediyor ve çarpıntı daha sık gözleniyor.

Sigara ve alkol tüketimi
Tütün ürünleri ve aşırı alkol tüketimi vücudun metabolizmasını etkiliyor ve stres hormon seviyelerinde artış yapıyor. Bu durum da sıklıkla çarpıntı ataklarına yol açıyor.

Hipotansiyon
Tansiyon düşüklüğü anlamına gelen hipotansiyon daha çok uzun boylu ve zayıf gençler ile yaşlılarda görülüyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut aşırı yorgunluk, ayakta durma ve az su içilmesiyle bağlantılı olan tansiyon düşüklüğünün genelde halsizlik, baş dönmesi ve çarpıntıyla ortaya çıktığını söylüyor.

Stres ve kaygı bozukluğu
Vücutta oluşan her türlü fiziksel ve duygusal stres çarpıntıyı tetikliyor. Bunun yanında kaygı bozukluğu, evham ve depresyon da çarpıntının temel sebeplerini oluşturuyor.

Mineral ve su dengesizliği
Vücuttaki su ve tuz miktarının az olması çarpıntıyı tetikleyebiliyor. Bu duruma sıklıkla halsizlik ve tansiyon düşüklüğü de etki ediyor.

Hormonal değişimler
Kadınlarda oluşan hormonal değişimler kendini çarpıntı olarak gösterebiliyor. Özellikle menstrual periyotlar öncesinde ve menopoza geçiş sürecinde çarpıntı atakları sık gözleniyor. Hamilelik sürecinde de kalp atım hızı yükseliyor ve çarpıntı şikayetleri sıklaşıyor.

Kondisyon düşüklüğü
Çarpıntının en sık sebeplerinden biri de vücudun efor yapmaması sonucu oluşan hamlama ve kondisyon düşüklüğü. Genç yaşlı herkesi etkileyen bu durum yokuşta ve merdivenlerde çarpıntı ile nefes darlığıyla kendini gösteriyor.

Kafein ve çay
Prof. Dr. Ahmet Karabulut kafeinli enerji içecekleri ile yoğun kahvelerin genellikle çarpıntıyı tetiklediklerine işaret ederek, “Aşırı koyu siyah çay da çarpıntıyı tetikleyen içecekler arasında yer alıyor. Yeşil çay ise tam tersine kalbi sakinleştiren ve çarpıntıyı azaltan bir içecek olarak nitelendiriliyor” diyor.

Ateşli hastalıklar
Ateş yüksekliği çarpıntıyı tetikleyen temel etkenlerden biri. Sıklıkla enfeksiyon ya da romatizmal hastalıkların eşlik ettiği ateş yüksekliği sırasında kalbin üzerindeki yük artıyor ve kalp daha çok çalışıyor. Bunun sonucunda da çarpıntı oluşuyor.

Gıda takviyeleri
Özellikle vücut geliştirme için kullanılan bitkisel gıda takviyelerinin çoğunda vücudu tetikleyecek maddeler bulunuyor ve bu durum çarpıntıya yol açabiliyor.

Aşırı spor ve egzersiz
Hazır olamayan bir vücudun yoğun spor yapması sıklıkla çarpıntıya neden oluyor. Zaman zaman bu durum ciddi ritim bozukluklarını tetikleyebiliyor. Bu nedenle sıfırdan spora başlayacak kişilerin ilk ay ısınma şeklinde spor yapmaları gerekiyor.

Alerji
Besin alerjileri sık görülen çarpıntı sebeplerinden biri. Deniz mahsullerinde daha sık görülen bu durum yemek sırasında sıklıkla çarpıntı ve halsizlikle ortaya çıkıyor. Ağır yemek sonrasında hazımsızlığa bağlı çarpıntı atakları da sık görülüyor.

Kronik hastalıklar
Yüksek tansiyon, KOAH gibi kronik hastalıklar, romatizmal hastalıklar ve kanser türleri de vücutta iltihabi reaksiyon oluşturarak çarpıntıya yol açabiliyor.

Olumsuz yaşam koşulları
Çok tozlu, havasız iş ve ev koşulları da çarpıntıyı tetikleyebilen etkenlerden. Deniz seviyesinden yüksek rakımlara giden kişilerde oksijen açlığına bağlı çarpıntı şikayetleri de sık görülüyor.

Böbrek üstü bezlerinin hastalıkları
Böbrek üstü bezleri vücuttaki stres hormonlarını salgılayan temel organlar. Hastalık nedeniyle bu bezden aşırı salınan hormonlar çarpıntı ve tansiyon yüksekliğiyle sinyal veriyor.

Ağrı
Vücutta gelişen baş ağrısı, diş ağrısı, böbrek ağrıları, bel ağrıları ve kireçlenme ağrıları vücuttaki stres seviyesini yükselterek çarpıntıyı tetikleyebiliyor.

İlaçlar
İlaç kullanımı, çarpıntıya yol açan en önemli dış etkenlerden biri. Özellikle grip ve astım ilaçları, guatr ilaçları, antibiyotikler ve depresyon ilaçları ciddi çarpıntı atakları yapabiliyor

Devamı

Popüler